İstanbul'da "Türkiye Plastik Atık Çalıştayı" başladı: PLastik döngüsünde ortak akıl seferberliği

Sıfır Atık Vakfınca Türkiye’nin plastik kirliliğiyle mücadele ve döngüsel ekonomi hedeflerine katkı sunmak amacıyla 17 bakanlık ve yaklaşık 50 genel müdürlük, başkanlık ve bağlı kuruluşun katılımıyla İstanbul’da düzenlenen "Türkiye Plastik Atık Çalıştayı" başladı. Ortak Akıl Platformu kapsamında hayata geçirilen çalıştay; kamu kurumlarını, valilikleri, yerel yönetimleri, üniversiteleri, sivil toplum kuruluşlarını ve özel sektör temsilcilerini aynı masa etrafında buluşturdu.
Sıfır Atık Vakfınca Türkiye’nin plastik kirliliğiyle mücadele ve döngüsel ekonomi hedeflerine katkı sunmak amacıyla 17 bakanlık ile bu bakanlıkların plastik döngüsünün farklı aşamalarında görev ve sorumluluk üstlenen yaklaşık 50 genel müdürlüğü, başkanlığı ve bağlı kuruluşunun katılımıyla İstanbul’da düzenlenen "Türkiye Plastik Atık Çalıştayı" başladı.
Ortak Akıl Platformu kapsamında düzenlenen çalıştay, ilgili bakanlıklar ve kamu kurumları, valilikler ve yerel yönetimler, üniversiteler, meslek kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, özel sektör, finans kuruluşları ve alan uzmanlarını bir araya getirdi.

BAKAN ERSOY: "GERİ KAZANIM ORANINI 2053'TE YÜZDE 70'E ÇIKARMAYI HEDEFLİYORUZ"
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ise dünya genelindeki plastik üretiminin son 70 yılda 230 kat artarak 460 milyon tonun üzerine çıktığını belirterek çarpıcı rakamlar paylaştı. Ersoy, Plastik atıkların yalnızca yüzde 9'unun geri dönüştürüldüğünü, yüzde 22'sinin kontrolsüz biçimde doğaya karıştığını ve yaklaşık 78 milyon ton plastiğin dünyayı kirlettiğini dile getirdi. Bakan Ersoy, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı verilerine göre sekiz yılda geri kazanım oranının yüzde 13'ten yüzde 37,53'e yükseldiğini, bu sayede 90 milyon ton atığın ekonomiye kazandırılarak 365 milyar liralık katkı sağlandığını açıkladı. Sorunun çözümü için gereksiz plastik kullanımının azaltılması, geri dönüşümün güçlendirilmesi ve döngüsel ekonomi modelinin yaygınlaştırılması gerektiğini vurgulayan Ersoy, güçlü ekonomilerin teknoloji ve uygulama paylaşımıyla altyapısı yetersiz ülkelere destek vermesinin önemine işaret etti.
Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, 2025-2028 Ulusal Döngüsel Ekonomi Stratejisi ve Eylem Planı'nda plastiğin öncelikli sektörlerden biri olarak belirlendiğinin altını çizdi. Plan kapsamında atıkların önlenmesi, döngüsel ürün tasarımı, ikincil hammadde kullanımı, izlenebilirlik ve sektörel dönüşüme yönelik 53 eylemin hayata geçirileceğini söyledi.
Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak çevre dostu uygulamaları kültür ve turizm yatırımlarında yaygınlaştırmayı sürdüreceklerini belirten Ersoy, tesisleşmeden altyapı yatırımlarına, çevre düzenlemelerinden yeşil mimariye kadar sıfır atık yaklaşımını desteklemeye devam edeceklerinin altını çizdi. Ersoy, "Döngüsel ekonomi yaklaşımıyla atıkların ciddi oranda azaldığı, var olanın bir ekonomik kaynak olarak fayda sunduğu, kurumlar arası iş birliğini ve bilinçli bireylerden oluşan toplumun bu işleyişi garanti altına aldığı yarınları inşallah birlikte inşa edeceğiz." ifadelerini kullandı.
İSTANBUL VALİSİ DAVUT GÜL: "MESELE YEREL DEĞİL, KÜRESEL BİR MESELEDİR"
Çalıştayda konuşma yapan İstanbul Valisi Davut Gül, çevre sorununun sadece Türkiye ile sınırlı olmadığını dünyada da çok kötü sonuçlar doğurduğunu vurgulayarak çevre sorunlarının sınır tanımadığına dikkat çekerek şu değerlendirmelerde bulundu. Gül, İthalat ve ihracatın bu kadar yaygın olduğu bir dönemde çevre, hava, deniz ve toprakla ilgili meselelerin yerel değil küresel olduğunu vurguladı.

SIFIR ATIĞIN BAŞKENTİ İSTANBUL
Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum koordinasyonunda önemli mesafeler katedildiğini belirten Gül, “Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, Çevre Şehircilik Bakanımız Murat Kurum koordinasyonunda önemli mesafeler katedildi. Yeterli mi? Sorun ortadan kalktı mı? Hiç şüphesiz kalkmadı. Halen gidilecek bir yol var mı? Evet, var. İstanbul da bunların içerisinde en isabetli şehirlerden bir tanesi. 60 üniversitemiz var, 1 milyondan fazla üniversite öğrencimiz var, 3 milyona yakın orta ve ilköğretim öğrencimiz var. Dolayısıyla da bir kültür oluşacaksa, bir şehirden dünyaya mesaj verilecekse 'Sıfır Atığın Başkenti' iddiasıyla ortaya çıkan İstanbul'da yapılabilir” açıklamalarında bulundu.
SAMED AĞIRBAŞ: "GEREKİYORSA PLASTİK ATIK İTHALATININ YASAKLANMASINI KONUŞABİLMELİYİZ"
Plastik kirliliğinin yalnızca denizlerimizin ve kıyılarımızın meselesi olmadığını, Türkiye’nin dört bir yanında her alanda karşımıza çıktığını ifade eden Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, Sıfır Atık Hareketi'nin atığı yalnızca toplanması gereken bir sonuç olarak değil, önlenmesi, azaltılması, yeniden kullanılması ve ekonomiye yeniden kazandırılması gerektiğini kaydetti. Ağırbaş, "Bu anlayışın temelinde de israfı önlemek ve kaynaklarımızı doğru, verimli kullanmak var. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ortaya konulan güçlü irade, bu dönüşümün ülke politikalarına taşınmasını sağladı. Türkiye Plastik Atık Çalıştayı’nı da bu anlayışın yeni bir adımı olarak görüyoruz." dedi.

Ağırbaş, asıl meselenin plastiği tamamen hayatımızdan çıkarmak değil, nerede ihtiyaç duyulduğunu ve sonrasında ne yapıldığını sorgulamak olduğunu ifade etti:
Adana, Mersin, Muğla ve Antalya valilikleri öncülüğünde yerel yönetimler, üniversiteler ve sivil toplumla bir araya gelerek tarım alanlarından limanlara kadar sahadaki sorunları yerinde dinlediklerini aktardı. Ağırbaş, “Gerekiyorsa plastik atık ithalatının yasaklanmasını da konuşabilmeliyiz. Çevreyi plastik atıklarla kirletenlere yönelik hapis cezası dahil daha ağır yaptırımları da tartışabilmeliyiz” diyerek ortak aklın zor soruları da masaya yatırması gerektiğini belirtti.
Plastik kirliliğinin zamanla mikroplastiklere dönüşerek gıda zincirine ulaştığını; bu nedenle konunun yalnızca çevre değil, gıda güvenliği, insan sağlığı, iklim ve ekonomik rekabet meselesi oldu.” dedi.

Türkiye Plastik Atık Çalıştayı’nı altı temel eksen üzerine kurduklarını dile getiren Ağırbaş, çalıştayın önemini aktardı. Ağırbaş, “Atık, kirlilik, çevre, ekonomi, gıda güvenliği, insan sağlığı. Bizim hedefimiz çevre ile ekonomi arasında bir tercih yapmak değil, çevreyi koruyan, ekonomiyi güçlendiren ve insanı merkeze alan bir dönüşümü birlikte gerçekleştirmek. Çalıştayımızın hedefini de bu anlayışla ifade ediyoruz. Atığı azaltan, kirliliği önleyen Türkiye: Temiz çevre, güçlü ekonomi, güvenli gıda, sağlıklı nesiller. İki gün boyunca 15 tematik çalışma masasında bu konuları ele alınacak olup, üretimden tüketime, yeniden kullanımdan geri dönüşüme, mevzuattan ticarete, mikroplastiklerden gıda güvenliği ve insan sağlığına kadar plastik döngüsünün bütün boyutlarını değerlendireceklerini söyledi.
Çalıştay, 17 bakanlık ile bu bakanlıkların plastik döngüsünün farklı aşamalarında görev ve sorumluluk üstlenen yaklaşık 50 genel müdürlüğü, başkanlığı ve bağlı kuruluşunun katılımıyla gerçekleştiriliyor.
Çalıştay kapsamında gereksiz kullanım ve israfın azaltılmasından ürün tasarımına, ham madde ve üretim süreçlerinden tüketime, yeniden kullanımdan toplama, ayrıştırma, geri dönüşüm ve geri kazanıma, ikincil ham madde kullanımından plastik kirliliğinin önlenmesine kadar uzanan süreç bütüncül şekilde değerlendirilecek.
Bu konular, çevresel kazanımların yanı sıra Türkiye’nin kaynak verimliliği, üretim kapasitesi, ihracatı, pazara erişimi ve sanayi rekabetçiliği açısından da ele alınacak







