70 yıllık çeyizlik karyola takımından ceket yaptı: Çöpe gidecek duvar halılarını podyuma taşıdı!
Ankara’da 20 yıldır terzilik yapan usta zanaatkar Ziya Pınarbaşı, unutulmaya yüz tutmuş duvar halılarını, nostaljik kilimleri, yorgan yüzlerini ve çeyizlik perdeleri özgün kıyafetlere dönüştürerek sürdürülebilir modada çığır açıyor. Çöpe atılacak ya da sandıklarda çürümeye terk edilmiş tarihi tekstil ürünlerinden ceket, kaban, gömlek ve pantolonlar tasarlayan Pınarbaşı; sosyal medyada milyonlarca izlenmeye ulaşan tasarımlarıyla hem gençlerin ilgisini çekiyor hem de terzilik mesleğine yeni bir soluk getiriyor.

Ankara'da 20 yıldır terzilik yapan Ziya Pınarbaşı, unutulmaya yüz tutmuş duvar halıları, kilimler ve eski perdeleri kıyafetlere dönüştürüyor.
Atılacak kumaşlardan ceket, kaban ve elbiseler tasarlayan Pınarbaşı, özgün tarzıyla dikkat çekiyor.
Sosyal medyada paylaştığı tasarımlarla ilgi gören Pınarbaşı, terzilik mesleğini gelecek nesillere aktarmayı hedefliyor.

"ESKİ DUVAR HALILARI UNUTULMAYA YÜZ TUTMUŞKEN TEKRARDAN ONLARA BİR RENK VERDİK"
Ziya Pınarbaşı, ailesinden ve köyünden kalan eski kumaş ve perdelerle tasarladığı kıyafetlerin sosyal medyada ilgi görmesi üzerine farklı modeller üretmeye başladığını ifade ederek, şunları kaydetti:
"Eski kumaşlar, duvar halıları, kilimler ve yorgan yüzleri unutulmaya yüz tutmuşken tekrardan onlara bir renk verdik. Bir gün ailemizden, köyümüzden kalan eski kumaş ve perdelerle bir kıyafet dikim dedim ve bunu da sosyal medyada paylaştım. Baktım ki çok ilgi gördü. Sonrasında bunlardan farklı modeller yapıp, sokakta giydim. İnsanlar çok ilgi gösterdiler. Videolarım sosyal medyamda viral oldu. Bu kıyafetleri giymek, resim çekinmek isteyen çok insan oldu. Bu gördüklerim beni mutlu ettikçe farklı modellerle çalışmalar yaptım."

"DUVAR HALILARINDAN ÇOK GÜZEL CEKETLER DİKİLİR"
Eski kumaş ve perdelerden tasarladığı kıyafetlerle modaya yön verdiğini belirten Pınarbaşı, "Duvar halılarından çok güzel ceketler dikilir, kabanlar dikilir, frank yaptım kendime. Perdelerden güzel pantolonlar, elbiseler, gömlekler dikilir. Kumaş akıcı olduğu için, çok şık, çok güzel duruyor giydiğinde. Ben bunları normal hayatımda giyiyorum. Gençlerin ilgi göstermesi beni çok mutlu etti. İnsanlar ‘Bana da diker misin? Bana da satar mısın?' diye soruyorlar. Çöp olacak ürünlerle modaya yön veriyorum" diye konuştu.

"ÖNCE DUVAR HALISINI TABLO GİBİ DUVARDA İZLEYEREK, KAFAMDA NE YAPABİLİRİM DİYE CANLANDIRIYORUM"
Pınarbaşı, duvar halılarından tasarladığı kıyafetlerin kalıp çıkarma ve dikim işlemlerinin birkaç gün sürdüğünü söyleyerek, "Önce duvar halısını tablo gibi duvarda izleyerek, kafamda ne yapabilirim diye canlandırıyorum. Sonra kafamda bir model oluşturuyorum, bunun kalıbını çıkarıyorum. Kalıbını çıkardıktan sonra kesiyorum, biçiyorum, üzerinde oynamalar yapıyorum. Tam kafamda oluşturup, sonra giyip sokakta sergiliyorum. Bu da tabii ki birkaç günümü alıyor" ifadelerini kullandı.

"ÇÖPE GİDECEK HALILARLA GÜZEL KOSTÜMLER, KIYAFETLER TASARLADIM"
Gelecek nesillere örnek olmayı ve terziliği yeniden sevdirmeyi amaçladığını vurgulayan Pınarbaşı, "Çöpe gidecek halılarla güzel kostümler, kıyafetler tasarladım. İnsanlar çok ilgi gördü, fotoğraf çekindi. Gelecek nesil inşallah benim yaptığım işleri örnek alır. Çünkü bu memleketin zanaatkarlara ihtiyacı var. Nesli tükenecekken ben insanlara terziliği tekrardan sevdirdim" değerlendirmesinde bulundu.
"70 YILLIK KARYOLA TAKIMINI UMARIM ZİYA BEY ÇOK GÜZEL BİR ŞEKİLDE DEĞERLENDİRECEKTİR"
Güler Bostan, annesinin çeyizi için hazırladığı 70 yıllık karyola takımını yeni kıyafetler dikmesi için Ziya Pınarbaşı'na getirdiğini belirterek, "Ziya Bey'e söz vermiştim. Annemin, benim çeyizime yaptığı sarmalardan birini getirecektim. Bu sarmalar çok değişik olduğu için güzel bir karyola takımı olur. 70 yıllık karyola takımını umarım Ziya Bey çok güzel bir şekilde değerlendirecektir" dedi.










