Sen, yaklaşık 70 dakika 10 kişi kalmış bir takımdan 4 gol yiyorsan, rakibe hiçbir alanda baskı kuramayıp kalende de yediklerinden hariç en az 5 net gol fırsatı veriyorsan asla büyük takım olamazsın.G.Saray dün gece tam anlamıyla rezil olmuştur, üstelik yıllardır övündüğü Avrupa arenasında. Haftalardır bas bas bağırıyorum; G.Saray yaşlı bir takım ve bu takımın geleceği asla yok diye.Terim neden kaçtı sanıyorsunuz? Yönetimde tükenen paralar, alınamayan oyuncular ve her yıl yaşlanan kadronun çöküşe geçeceğini çok iyi biliyordu ve Milli Takım bahanesiyle güle oynaya gitti. Daha doğrusu gönderilmek için her şeyi yaptı. 5+2 yıllık süper imza atan Terim’den mutlusu yoktur şimdi. Haksız da sayılmaz.HAYÂL SATIYORHala halktan, haksız sermaye artırımıyla para koparabilir miyim hesapları yapan başkan Ünal Aysal çıkıp, “Bizim hedefimiz her sene Şampiyonlar Ligi’nde en az çeyrek final, hatta yarı finaller” deyip hayâl satıyor. İnsanlar da buna inanıyor.Bu G.Saray mı çeyrek final oynayacak?Resmen intiharHelal olsun Mancine’ye. Başkanının aksine gerçekleri gördü ve İtalyan medyasına “Juventus turu büyük olasılıkla geçer” dedi. Ama sonra o Mancini de su kaynattı. Türk medyasına karşı biraz kıvırmak zorunda kaldı. Yine de belli oranda gerçekçi davrandığı için kutluyorum ama dün gece için kendisinden açıklama ve özür bekliyorum.Artık Mancini benim için tam bir soru işaretidir. Neden mi? Son Sivasspor maçında sahanın en iyilerinden Riera kulübede, Aydın Yılmaz, İstanbul’da bırakıldı. Toy, güçsüz ve cılız Bruma ilk 11’de. Tribünlerin umudunu çoktan kestiği, devre arasında gitmesine kesin gözüyle bakılan Amrabat yine sahada. Mancini bu saçma sapan kadrosunun izahını nasıl yapacak acaba merak ediyorum. Resmen intihar bu.Üstelik Real Madrid’de, takımın yarısından çok daha fazlası olan Ronaldo ve Benzema oynamıyordu. Ramos gibi tecrübeli bir krampon maçın başlarında atılmış, G.Saray 1 dakika içinde beraberliği sağlayıp rakibi psikolojik olarak ezecekken ezildi, küçüldü. Sanırsın ki Real 11, G.Saray 10 kişiydi.Çekilmez olurBu mükemmel hakeme rağmen fark yedi G.Saray ve ben İstanbul’da Juventus’u yenebileceklerini düşünmüyorum. G.Saray grupta sonuncu olursa, işte o zaman Aysal ve Mancini için hayat çekilmez hale gelir.
Dün geceki karşılaşmadan çıkarılacak o kadar çok ders var ki.. Öncelikle görmüş, geçirmiş, buram buram tecrübe kokan futbolcuyla bizimkiler arasındaki fark ortaya çıktı. Düne kadar taraflı tarafsız herkesin “Takımda önce Drogba’nın adını yazarım sonra da diğerlerini” dediği G.Saray’da bir baktık ki, Drogba kulübede, oynamayan bir başka star Sneijder tribünde. Ama ikisinde de ne ukalalık ne küstahlık ne laubalilik vardı. SneIjder, bizim bazı oyuncıların yaptığı gibi evde veya barda değil tribünde pür dikkat maçı izlerken, Drogba yüzde yüz konsantre ve atılan gollerde müthiş arzulu ve coşkuluydu. Tavırın T’si yoktu Fildişili’de. Yani şunu demek istiyorum. Türkiye’nin star bir oyuncusunu kulübeye oturtsan, ne sevince ortak olur ne de ısınmak için sahaya çıkardı.Hakem iyiydi, kötüydü çok kurcalamak istemiyorum. Zaten herkes kararlarını gördü ve Özkahya iyi gününde değildi. Sarı kartları çok gereksiz gösterdi. Drogba’ya çaldığı penaltının uzaktan yakından alakası yoktu. G.Saray'da Riera, Chedjou, Aydın ve özellikle Melo harika oynadı. Burak Yılmaz da olumlu işler yaptı ama 75’te sakatlanmasına rağmen attığı 30 metrelik depar tam bir cahillik ürünüydü. MANCINI EL KOYSUNUmut da maç boyunca sol çizgide iyi işler yaptı ama bu sezon sağlıklı olarak forma giymeyen Riera ve Aydın’ı çok beğendim. Son sözüm teknik direktör Mancini ve Drogba’ya. Lütfen penaltı kime yaptırılırsa yaptırılsın ama bu Drogba’ya penaltı attırılmasın. Selçuk harika vuruşla penaltıyı atmış, bırakın ikincisini de atsın, moral kazansın ve takım 3-1’i yakalasın. Drogba’nın arzusuna, ciddiyetine hiçbir sözüm yok ama duran toplardaki egoistliğine artık Mancini el koysun. G.Saray ikinci yarı çok akıllı ve kontrollüydü. Haklı bir galibiyet aldılar ve kara bulutlar şimdilik dağıldı. Madrid’den 1 puanla dönerlerse kimse şaşrırmasın.
Tipik bir F.Bahçe-G.Saray mücadelesi oldu dün gece. Sarı-kırmızılılar yine talihsiz bir gün yaşamamak, yani fark yememek için gelmişti Kadıköy’e. Mancini’ye nasıl anlatmışlarsa F.Bahçe’yi, İtalyan özellikle ilk yarıda pısırık, korkak ve aciz bir oyun kurgusuna imza attı. Bruma gibi gole yatkın, hızlı bir adam ancak bu kadar pasifleştirilebilirdi. Burak her zamanki gibi hayâl kırıklığı olmaya devam etti, varlığıyla yokluğu belli olmadı. Ofsayta düştü, hakeme hakaret etti, rakipleriyle diyaloğa girdi, gol noktalarından hep uzak kaldı. Mancini’nin 2. yarının başında Burak’ı Umut’la değiştireceğini düşündüm ama nerde?G.SARAY’DA, Drogba dışında taraftarı heyecanlandıran hiçbir isim yoktu. Fildişili oyuncunun çok uzaklardan kullandığı iki serbest vuruş dışında G.Saray’ın yarım dahi pozisyonu yoktu. Üstelik kaleci Volkan hiç güven vermiyordu. Kendisine atılan geri paslarda dahi tedirgin ve ürkekti ama G.Saraylı futbolcular ve Mancini bunu bile anlayamadı.Bir takım düşünün şut atamıyor. Bir takım düşünün kanatlarını kullanamıyor. Bir takım düşünün hiçbir üretkenliği ve planı yok ve karşılarında gününde olmayan bir F.Bahçe olmasına rağmen yine pozisyon yiyor ve kaybediyor.FLORYA’DA KAYBEDİYORŞimdi birileri kalkıp da “Kadıköy’de büyü var, bu stat okunmuş” ya da “G.Saray çok şanssız, F.Bahçe çok ballı” gibilerinden laflar etmeye kalkmasın. G.Saray kötü oynuyor hem de çok kötü. Golü düşünmeyen ve yeter ki fark yemeyelim düşüncesindeki bir takım değil 14 yıl, 114 yıl geçse yine kazanamaz. İddia ediyorum bu iki takım Kadıköy’de arka arkaya 100 maç yapsın, 90’ını F.Bahçe kazanır 10 maç da ite kaka berabere biter.Çünkü G.Saray, Florya’dan yola çıkarken maçı kaybediyor. Kafalarda hep, “Acaba bizi Kadıköy’de nasıl bir ortam bekliyor? Yine küfür yermiyiz? Yine fark olur mu? 6’lık olur muyuz?” soruları var. İşte bu sorular nedeniyle G.Saray kaybetmeyi veya kazanamamayı alışkanlık haline getirdi. F.Bahçe kötü oynadı ve yine kazandı. Kısacası sürpriz bir durum olmadı dün gece.Kartlarını unutmuşHAKEM Bülent Yıldırım kartlarını unutmuş gibiydi. Sürekli konuştu ve uyardı da uyardı. İlk yarıda kendini yere atan Gökhan Gönül ve Caner’e kart göstermedi, 2. yarının başında Egemen’e bence haksız kart verdi. Penaltı penaltıydı ve Chedjou Kayseri’de olduğu gibi dün de maça negatif yönde damgasını vurdu. Baroni’nin attığı gol de temizdi.Yeter artık! Bir ara oynamayan Sabri’nin kart gördüğünü gördüm. Yeter artık hâlâ bu Sabri G.Saray’da kalmaya devam edecek mi? Sonuca gelirsek G.Saray zaten 14 yıldır kazanamıyordu Kadıköy’de bu nedenle sonuca kimse şaşırmamalı ve üzülmemeli. Ama acı olan ve irdelenmesi gereken, dün geceki gibi aciz, korkak, ürkek ve bu kadar rezil hiç oynamamıştı G.Saray. Hatta 4, 5 ve 6 farklı kaybettiği maçlarda bile.
G.Saray neredeyse 70 dakika tek kale oynadığı maçı kaybetti. Üstelik Juventus, Real Madrid’i yenemedi ve G.Saray dün kazansa işi yüzde 90 bitirecekti, berabere kalsa Kopenhag’ı devre dışı bırakacak ve Juventus’u alt etmesi kolay olacaktı. G.Saray neden kaybetti sorusunu soracak olursak; Burak birinci faktördü. İlk yarı 2 yüzde yüzlük kafa vuruşunu çok kötü kullandı. Nerede geçen sezon Şampiyonlar Ligi’nde coşan ve coşturan Burak Yılmaz nerde bu sezonki Burak. O toplara öyle mi kafa vurulur. Drogba’nın al da at dediği pasa Burak kötü vurdu, dönen topta da Bruma ofsayttaydı ve golü haklı olarak geçerli olmadı.SELÇUK TOPARLANIYORKısacası rakip sahada ve zor şartlarda bu fırsatları atamazsan adamlar atar ve senin işini bitirir. Roberto Mancini’nin Bruma tercihi yanlış oldu. Bu ağır sahada çok net gözüktü ki genç, cılız bacaklı Portekizli ayakta kalamadı, boş alan bulamadı ve birkaç etkili ortası dışında sahada kaybolup gitti. Albert Riera ise haftalardır oynamamasına rağmen Felipe Melo ile birlikte sahanın en iyisiydi. Ayrıca Selçuk İnan da toparlanmaya başlamış...Film gibi izledilerDrogba da hasta olup eski gücünde olmayınca G.Saray’ın gol atması mucizelere kaldı. Ve ikinci yarıdaki o müthiş baskı ne gol getirdi ne de pozisyon. Kimse yenilen golde kaleci Eray’a fatura kesmeye kalkmasın. Çünkü Riera, Semih, Chedjou ve Eboue aksiyon filmi seyreder gibi pozisyonu izledi, rakipte yakın mesafeden golü atıverdi. Sonrasında Eray net bir golü açıyı iyi kapatarak önledi.Kadıköy’de kazanırHakem Martin Atkinson ilk yarı G.Saray’ın belki 1, belki de 2 penaltısını es geçti. İlkinde rakip oyuncu açık olan sol koluyla Burak’ı çekti ve bu sırada top da koluna çarptı. Net penaltıyı görmedi İngiliz hakem. İkincisinde Aydın hızla ceza sahasına girerken rakip topa müdahele edemedi ve kayarak kontrolsüz girişi sonrası Aydın yerde kaldı. İngiliz yine oralı bile olmadı. Kısacası hakem sonuçta etkili oldu.G.Saray kalan 2 maçından 4 puan çıkarırsa sorun olmaz ve tur atlar. Kopenhag’ın gruptan çıkma şansı bana göre yok. İş İstanbul’da oynanacak olan G.Saray-Juventus maçında sonuçlanır ve G.Saray tur atlar.Pazar günü Şükrü Saracoğlu Stadı’nda ne mi olur? G.Saray arka arkaya kaybetmeyeceği için Kadıköy’de 14 yıl sonra kazanır.
İlk yarı bir ara G.Saray’ın son yılların en flaş takımı Borussia Dortmund’a karşı oynadığını sandım. Çünkü Torku Konya o kadar disiplinli ve ayağa çabuk paslarla hücuma çıktı ki, Muslera’nın mucizevi eli, Sabri, Chedjou ve diğerlerinin kritik ayak uzatmaları olmasa Konyaspor ilk yarı 3’lerdi G.Saray’ı. Bir başka anlatımla Konya son pasları biraz düzgün kullansa maçı rahat kazanırdı.Toplama bir takımla ve yıldız oyuncusu olmamasına rağmen, üstelik sadece Sneijder’in maliyetine kurulan Konyaspor’u ve Uğur Tütüneker hocayı kutluyorum. Dünkü maçtan puan alamamaları büyük şansızlık ve tecrübesizlik.Drogba'nın zor pozisyonda vurduğu kafada Itandje hata yaptı, ikinci yarıda da Aydın ve Burak ikilisi Konya defansının bir anlık hatasından faydalanıp Sarı-Kırmızılıları hayata döndüren isimler oldu.G.Saray kazandı kazanmasına ama çok da ağır bir şekilde hırpalandı. Kopenhag ve F.Bahçe maçları öncesi Muslera, Sneijder ve Chedjou adeta haşat oldu. Özellikle Muslera ve Sneijder ne yapıp edip Danimarka’da ve Kadıköy’de oynamalı. Aksi halde G.Saray için zorlu iki maç kabus gibi geçebilir.G.Saray hala iyi oynamıyor ve Mancini de kafasındaki G.Saray’ı hala kurabilmiş değil. EV SAHİBİNİ SOLLADIHakem Kamil Abitoğlu’nu insan olarak çok severim. Dün gece hızlı, tempolu ve zevkli bir maç ortaya çıktıysa bunda Abitoğlu ve yardımcılarının da belli ölçüde katkısı vardı ama ikinci yarı Kamil hoca ev sahibini çok kolladı. Burak kendisine atılan her top da rakibini formasından, şortundan, ensesinden, kolundan yani neresinden yakalarsa çekip durdu ama bir pozisyon hariç hepsini Abitoğlu’na bal gibi yedirdi. Dün geceden büyük keyif aldım ve katkısı olan herkesi kutlarım.MANCİNİ'NİN ARTISISarı-Kırmızıların üzerinde bir uğursuzluktur gidiyor. Basketbolda ve futbolda takım kuramaz hale geldiler. Bazen “acaba bu kulüp Terim ve Terim gibi sinsice gönderilenlerin ahını mı aldı?” diye düşünmüyor değilim. Daha maçın başında Sneijder’in vuramadığı top sonrası sakatlanması, Muslera’nın arka arkaya yaptığı başarısız degajlardan ikincisinde golü yemesi ve sonrasında acılar içinde maçı tamamlaması, Selçuk ve gol atmasına rağmen Burak’ın yine etkisiz oyunları G.Saray adına eksi puanları. Bu takım Terim zamanında da kötü oynuyor ve puan kaybediyordu. Mancini’nin tek artısı ise, yine kötü oynayan G.Saray’ın skor olarak istediğini alıyor olması.
G.Saray kazandı şimdi belki gündeme getirilecek sorunlar da rafa kaldırıldı ama G.Saray puan kaybetse suçlu belliydi; Roberto Mancini.NEDEN Mİ?Vay efendim 4 golcü Burak, Umut, Drogba ve Sneijder aynı takımda oynar mı hiç? Hele hele Burak sol, Umut da sağ çizgide görev alır mı? Üstelik son Kopenhag maçının kahramanlarından Eboue nasıl olur da kadroya dahi alınmaz?BU yazdıklarım elbette tartışılacaktır ancak bana göre ne Burak ve Umut’un kanatlarda oynaması, ne de Eboue’nin kadroda olmaması mazeret olamaz.G.Saray 0-2’den 2-2’ye skoru taşımışsa rakibi küçük görmek, 2-0’dan sonra laubali oynamak, dalga geçmek, erken havaya girmekten kaynaklanmıştır. Bunun başka açıklaması olamaz. Ve bu durum Mancini’nin G.Saray’ına yakışmamıştır. İtalyan hoca artık sert yüzünü göstermek zorundadır. G.Saray ikinci yarıda ilk yarıdakinden daha çok pozisyon verdi ama 2 şans golüyle kazanmasını bildi. G.Saray adına sahanın en kötüleri haftalardır olduğu gibi Burak Yılmaz, Selçuk İnan ve ilk yarıda yenilen gollerde hatası olan Chedjou’ydu.BURAK gol attı, bu kendisi ve G.Saray adına elbette güzel ama ben Burak ve Selçuk’un yerinde olsam, Kayseri’den döner dönmez G.Saray Televizyonu’na gider ve bu sezon hariç son 2 yılda oynadığım tüm maçları tek tek izlerdim. İzlerken “vay be ne gol atmışım. Ne müthiş gol attırmışım, nasıl topa vurmuşum öyle. Bak bak attığım çalıma bak” gibi sesler çıkaracaklardır elbette.EKSİK OYNATIYORLARBu ikili geçen yıl nasıl, bu yıl nasıl oynadıklarını görüp, eksiklerini gidermeli. Çünkü Burak ve Selçuk G.Saray’ı her maçta eksik oynatıyorlar. Burak’ın dün attığı golde minik de olsa ofsayt havası vardı. Belki yanılmış olabilirim ama gol zaten Emre Çolak’ın katkısıyla oldu. Burak ve Selçuk forma giremez dökülmeye devam ederse 2 hafta sonra Kadıköy’de alabilecekleri mağlubiyet sonrası taraftar faturayı bu ikiliye keser, benden söylemesi.Sonuç olarak G.Saray eksik ve moralsiz rakibini ilk 25 dakika hariç kötü oynayarak yenmiştir. Ama Mancini ve oyuncular dünkü maçtan dersler çıkarmak zorundadır. Çıkarmazlarsa F.Bahçe, G.Saray’a hiç unutamayacağı yeni bir hezimet yaşatabilir.
İşte yaklaşık 1.5 yıldır görmeyi arzu ettiğimiz ama bir türlü izleyemediğimiz G.Saray dün gece Arena’daydı.NE mi yaptı G.Saray?11 futbolcu da hep topun arkasındaydı. Doğru yerde doğru hamleler yaptılar. Yerini boşaltanın veya ileride kalanın yerine hep 2’li, 3’lü kademe vardı. Son 15 dakikaya kadar tam bir Alman-İtalyan karşımı müthiş bir disiplinle oynadı G.Saray. Sahanın en kötü isimleri haftalardır olduğu gibi yine Burak-Selçuk ikilisiydi ve inanın onlar bile dün gece herkese sempatik geldi. Özellikle Burak çok koştu, gol için her şeyi yaptı ama kaybedilen özgüven o kadar kolay geri gelmiyor. Bu düşünce yapısıyla Burak 15 gün içinde toparlar.Çok açık ve net görüldü ki, G.Saray bu sezon ligimizde başarılı olamazsa, bunun temel faktörü kaliteli yabancılarını sınırlamadan ötürü oynatamaması olacak. Muslera, Sneijder, Melo, Drogba dörtlüsü sakat veya cezalı olmazsa hep banko oynarlar. Geriye kalan 2 kontenjan için en büyük adaylar Eboue, Chedjou ve Bruma.Amrabat, Dany ve Riera’nın işi çok zor ve biz artık onları ağırlıklı olarak Avrupa arenasında izleyebileceğiz. Federasyon ne yapıp edip kendi ülke milli takımlarında belli sayıda forma giyen veya giymiş kaliteli yabancılara sınırlamayı kaldırmalı. İddia ediyorum, F.Bahçe, Beşiktaş ve G.Saray’ın tribünde oturtmak zorunda kaldığı yabancılarından bir kadro kur, ligde ilk 3’ün dışında kesinlikle kalmaz.MANCINI DOĞRU TERCİHYeniden dün geceye dönersek, G.Saray kazandıkça, hele bir de dün olduğu gibi iyi mücadele edip goller attıkça, “İmparator” sesleri yok olur. Zaten Mancini’ye kimsenin laf söylediği yok. Avrupa arenasında başarıya aç olan Mancini, G.Saray için çok doğru bir isim. Yakışıklı İtalyan’la G.Saray doğru yolda ilerliyor. Rakiplerinden daha yaşlı kadrosu bulunan G.Saray, orta sahasını hem defansa hem ofansa yakın oynatır, Sneijder böyle enerjik olursa, Burak gollerine kavuşursa sarı-kırmızılı ekip her kulvarda etkili olur.Fernandes’in Türkiye’de işi ne?Beşiktaşlılar hiçbir büyük maçta oynamayan, maçtan bir gün önce bile sabahın ilk ışıklarına kadar gezen, tozan, alkolü elinden düşürmeyen Fernandes ile dün gece her tekmeye kafa uzatan, hırslı, dinamik ve sahada coşup coşturan Melo ve Drogba’yı lütfen mukayese etsin. Sonra da aradaki farkı görüp Fernandes’e ne yapması gerekiyorsa yapsın. Bu ve bunun gibi rezil adamların ne işi var Türkiye’de?
Rakip neredeyse 40 dakika 10 kişi ve G.Saray son 10 dakika maçı soğutmak,zamandan çalmak için herşeyi yaptı. Drogba bile vakit geçirmekten kart gördü. G.Saraylı futbolcuların tamamı panik içinde ve “gol yemeyelim de ne yaparsak yapalım” havasındalar. Sonra da hakem düdüğü çalıp maçı bitiriyor ama tüm Sarı-kırmızılı oyuncular hakemin etrafında ve “nasıl golümüzü yersin fırçası” atıyorlar. Biraz insaf lütfen.G.Saray kötü oynuyor hem de çok kötü. Takımın hiçbir oyun planı, kurgusu, sistemi yok. Dün geceki maçı özellikle Burak Yılmaz ve Selçuk İnan lütfen izlesin, izlesin ki takımlarını nasıl eksik oynattıklarını görsün. G.Saray bu iki oyuncuya senede asgari 15 milyon lira, maç başına ödenenlerle, primleri de dahil edersek yaklaşık 20 milyon TL ödüyor ve bu parayı benim diyen işadamı kazanamaz veya zor kazanır. Bu parayla Boğaz’da 2 yalı, ormanlık bölgede 10 ila 15 arasında tripleks villa, yaklaşık 100 son model iyi marka araba alınır. Memur ve işçinin kaç yüzyılda bu parayı kazanacaklarının hesabına girecek zamanım zaten yok.KÖTÜ ŞUT ASİST OLDUŞuraya getirmek istiyorum; Birileri bu iki oyuncuya, artık geçmişteki başarılarını unutmaları gerektiğini söylesin. Dün dünde kaldı ama bu ikili hala geçmişteki kredileriyle oynamaya devam ediyorlar. Çok net ortada, Selçuk ve Burak kötü yaşıyorlar ve iyi çalışmıyorlar. Sakın Burak “daha ne yapacağım? İlk golde Sneijder’e al da at dedim, rakibi 10 kişi bıraktım, galibiyette en büyük pay benim” demesin. İlk golde Burak topu kaleye vurdu ama o kötü şut Sneijder’e asist oldu.Drogba’yı örnek alsınlarDrogba ve Sneijder ise çok iyi oynadılar. Özellikle Drogba maçın başında mutlak golü kaçırmasına rağmen, takımda dökülen diğer isimlere iyi ders verdi. Arzulu, istekli ve diriydi. Yaşı ilerliyor ama temposunu kaybetmiyor. Doğal olarak dünya futbol kamuoyu bunları görüyor ve Fildişili oyuncuyu ödüle boğuyor. Özellikle genç futbolcular, Drogba’yı kendilerine model alsınlar ve onun yolundan gitsinler. İstanbul’un renkli gecelerinde çok yıldızlar gelip geçti ve birçoğu maalesef şimdilerde kuruşa muhtaç durumda.G.Saray bu sezon taraftarını sıkıntıya sokmadan, rahat maç zor izlettirir. Çünkü formsuz oyuncu sayısı fazla, belli ki iyi çalışmamışlar veya çalışmıyorlar, yan gelip yatmışlar. Mancini’nin işi çok zor. Dün biraz futbolda adalet olsa Karabük zorlanmadan kazanırdı. Ama Drogba ve Sneijder, biraz da Melo ve Chedjou’nun katkısı 3 puanı G.Saray’a getirdi.Ceyhun döküldüSadece Selçuk ve Burak kötü oynadı dersek bu ikiliye haksızlık ederiz. Semih, Sabri ve Ceyhun da kötü oynadılar. Özellikle 25 yaşındaki Ceyhun zor kaptığı formanın sürekli sahibi olmak için çok çalışıp daha iyi oynaması gerekirken, döküldü, varlık gösteremedi ve tepki gördü.