Kötü G.Saray kaybetmedi

26 Ağustos 2013

İlk yarıda sahanın en kötü iki ismi Burak Yılmaz ve Hamit Altıntop. Ve ilk yarıda atılan tek golün kahramanları da bu iki isim. İşte futbol böyle enteresan bir spor. Bir gün öncede futbol adına tüm güzellikler Eskişehirspor’dan geldi, maçı F.Bahçe kazandı. Maçı beraber izlediğim Erman Toroğlu’na göre Burak’ın attığı gol de kılpayı da olsa “ofsayt” var, bana göre yardımcının oynatması doğru. Öyle ya da böyle Hamit ama isteyerek ama istemeyerek nefis çalımlarla Burak’ı gördü ve o da topu mükemmel kontrol edip ‘Tanjuvari’ bir vuruşla topu ve kaleciyi ayrı ayrı köşelere gönderdi. Şimdi Fatih Terim çıkıp, “Ne konuşuyorsunuz kardeşim, ben Hamit’ten memnunum. Bakın golü nasıl attırdı” dese kim ne diyebilir ki?Gol de attırsa, çok da koşsa 30 yaşındaki Hamit’e 16 milyon Euro verip transfer etmezdim. Ben 1.5 yıldır Hamit ne oynuyor anlamış değilim.DROGBA HATASIBursaspor ilk 35 dakika o kadar güzel ve arzulu oynadı ki, G.Saraylı oyuncular şaşkınlıklarını gizleyemedi. Final paslarında hatalı tercihler yapmasa Daum’un Bursaspor’u soyunma odasına önde girebilirdi. Ama büyük takım olmak işte böyle birşey. Kötü oynarken bile gol atıp kazanabiliyorsan sorun yok.Bazı gözüme batan noktaları aktarmak istiyorum. Öncelikle G.Saray’ın siyah forması kötü değil berbat. Ara ki sarı ve kırmızı renkleri bul? Nerede? Forma numaralarını ayıp olmasın diye sarıdan yapmışlar.Bir diğer konuda Terim-G.Saray ve Milli Takım üçgeninin her maç sonra sorgulanacak olması. Bence Terim hem G.Saray’ı, hem millileri çok rahat götürür. Süper Lig’de doğru dürüst kim var ki? İki haftadır izliyoruz ve takımların hepsi formsuz, istikrarsız. Milli Takım zaten havlu atmış durumda. Bu nedenle 4 maçı kazanamasak Terim’den kim hesap soracak ki? Bu nedenle Terim her işi rahatlıkla yapar. Hatta Ersun Yanal’ın yerine F.Bahçe’de görev yapmasında bile sakınca yok. Terim, F.Bahçe’de olsa takım hem hava yakalar, hem de bu kadar kötü oynamaz.Sonuç olarak Bursa’da ilk yarısı zevkli, ikinci yarısı durgun bir maç oldu ve sonuçta G.Saray çok kötü oynamasına rağmen kaybetmedi. Drogba oyundan alınırken çok içerlemişti. Maç sonu Drogba, Hasan Şaş ve Ümit Davala’yı bir hayli yıpratmış olabilir. Drogba’nın oyundan alınması hataydı.

Devamını Oku

G.Saray geçen yılı aratır

20 Ağustos 2013

Birileri maça çıkmadan önce Hamit Altıntop’a sakinleştirici olarak Xanax filan mı veriyor? Ben bu ilacı hiç kullanmadım ama kullanan bir arkadaşım, Xanax alınca üzerindeki endişe, heyecan ve huzursuzluğun kısa sürede bittiğini ama ilacın yan etkisinin ise uyuşukluk, sersemlik ve sakarlık olarak ortaya çıktığını söylemişti. Ben Hamit kadar koşup da boş işler yapan bir futbolcu görmedim. 45+3’teki ortası dışında sahada hiç yoktu. En komiği de 28. dakikada Burak, serbest atışı başlattı ve Hamit ne yapacağını şaşırıp 5-6 saniye bekledi. Seyircilerin “oynasana” diye bağırmasına rağmen Hamit uykuya dalınca rakip, ayağından topu kaptı, neyse ki pozisyonun devamında G.Saray tehlike yaşamadı. G.Saray geçen seneden daha iyi değil. Yavaş oynuyorlar. Transferde sessiz kalınca yaş ortalaması 29 olan takımın ilerleyen haftalarda zorlanacağını düşünüyorum. G.Antep parasızlık ve iç kavgalar nedeniyle sahaya zaten kolu kanadı kırık çıkmıştı. Yakında teknik direktör Bülent Uygun da bırakır, takımdan ayrılan oyuncular da olur, göreceksiniz. PENALTI KRİZİ!G.Saray'ın en iyileri, yıllardır kalitesi tartışılan ve yerine oyuncu aranan Hakan Balta, Wesley Sneijder ve Felipe Melo idi. Maç öncesi en çok merak edilen Burak Yılmaz’ın ilk 11’de oynayıp oynamayacağıydı ve Terim bu oyuncusuna biraz da baskılardan olsa gerek görev verdi. Ama Burak etkili değildi. Kazanılan penaltıda Karcemarskas acemice bir penaltı yaptı ve Burak Yılmaz, Terim’in otoritesini sarsarcasına kimseye sormadan penaltıyı attı. Tabii Melo bu duruma çok bozuldu, sonrasında Drogba olayı sakinleştirdi. Tahminimce Burak takımdan gitmek için her şeyi yapıyor ve bu penaltı krizi Terim’i daha çok gerecektir.

Devamını Oku

Bu buluşmadan ne çıkar?

12 Ağustos 2013

G.Saray ile F.Bahçe arasında oynanan maça geleceğim ama öncesinde yaşananlara bir bakalım... “Aziz Yıldırım’la yanyana oturmam mümkün değil” diyen Ünal Aysal ile “Kayseri’ye kesin gitmeyeceğim” diyen Aziz Yıldırım’ı bir araya getirmek için utanmasalar bütün parlementoyu olağanüstü toplantıya çağıracaklardı. Ben böyle rezalet görmedim.İki başkan da hem birbirlerinden hem de renklerinden nefret ediyorlar. Sebep ne, bunu bilen yok.Sanırsınız ki hem Aysal hem Yıldırım kulüplerinin başkanı değil, patronu sanki. Transferleri kendi paralarıyla mı yapıyorlar? Elbette hayır. Kendi şirketlerinin mali durumu elbette iyidir. Ya yönettikleri kulüplerin mali durumu? Borç içinde yüzüyorlar borç. G.Saray ile F.Bahçe’nin borçlarını toplasan yarım milyar doları geçer. Yani Aysal ve Yıldırım’ın bana göre kulüplerine kazandırdıkları en ufak bir katkı yok. Hele Aziz Yıldırım’ın bırakın katkı yapmasını icraatlarıyla(!) kulübü F.Bahçe’nin başına nelerin geldiğini, yarınlarda başka ne gibi sorunlarla karşılaşacağını tahmin eden bile yok. Sonra kalkmış bu iki başkan, birbirlerine hava atıyorlar; “Ben onunla biraraya gelmem” diye. HİÇ SAMİMİ DEĞİLAsıl üzüldüğüm nokta, 2 devlet bakanın işi gücü bırakıp bu ikiliyi barıştırma, yan yana oturtma konusundaki ısrarları. Ne oldu sonuçta, kocamam bir hiç. Aysal’la Yıldırım yanyana otursa ne olur oturmasa ne olur. Gönülsüz, samimiyetten uzak, soğuk, sohbetsiz, arada 3 kişinin oturduğu buluşmadan ne çıkar ki?Bir başka saçma mevzu da, G.Saray maçı kazanırsa F.Bahçe taraftarlarının bulunduğu tribünün önünden kupasını alacakmış. Aman ne mühim konu! İnsan bunu söylemeye, tartışma konusu yapmaya utanır. Çok değil 15 ay önce aynı Ünal Aysal değil miydi, Kadıköy’de şampiyon olduktan sonra, “Bize kupayı verin de nerede verirseniz verin. İster soyunma odasında, isterse duşta. Yeter ki rakibizin stadında verin” diye haykıran.UMUTLANDIRMADIBen bu kadar ipe sapa gelmez konular, kandırmacalar, yalanlar görmedim. Ve maalesef bu kişiler, bu ülke futbolunda söz sahibi konumunda itibar görmeye devam ediyorlar. Kimse de, “Kardeşim sen futbolcunu 10’a sattın şimdi 13’e alıyorsun, 2 yılda ne değişti?” demiyor. Veya “Sen harıl harıl yabancı oyuncu ararken, elindeki en büyük silahı, gol kralını neden oynatmıyorsun?” diye sormaz mı? Ben soruyorum ve bunun yanıtını istiyorum. İlave olarak neden aynı menajerden sürekli oyuncu aldıklarını merak ediyorum. Türkiye’de işler böyle yürüyor ve birileri transfer döneminde yine ceplerini doldurup duruyor.HAA G.Saray-F.Bahçe finalinde ne mi oldu? Aynı tas aynı hamam. Beni keyiflendirmedi, umutlandırmadı. Her yıl harcanan milyon Eurolar’ın karşılığında daha iyi futbol beklemek biraz hakkım diye düşünüyorum.

Devamını Oku

Dün geceden alınacak dersler

19 Mayıs 2013

Ne olursa olsun G.Saray taraftarının ‘2010-11 sezonu şampiyonu Trabzonspor Telekom’a hoşgeldin’ pankartı hiç hoş olmadı. Bana kimse “G.Saray ile F.Bahçe ezeli ve ebedi kardeştir” demesin çünkü bu en büyük yalan. İki takım belki 15-20 yıl önce dost olabilir ama artık değil ve maalesef düşmanlıkları had safhaya çıktı. Herkes önündeki yemeğe bakmalı ama kimse önündeki yemek istemiyor. Trabzonspor camiası, ortaya çıkan tapelerden, mahkeme kararlarından 2010-11 sezonu için kendini şampiyon görebilir, üstelik böyle düşünmeleri hakkıdır da ama G.Saray’a ne oluyor? İşte tribündeki manasız ve tahrik kokan bu pankartlar, maç öncesi G.Saray ve Trabzonsporlu futbolcuların yaşadıkları, Burak’ın attığı golden sonra sevinmemesi, Selçuk’un yine maç öncesi Trabzonlu meslektaşlarıyla samimiyetini gördükten sonra ‘G.Saray veya Trabzon’a 3 puan gerekse, biri şampiyonluk, diğeri Avrupa kupalarına katılmak için kazanmak zorunda olsa dünkü manzara yaşanır mıydı?’ dedim. Cevap hayır. Çünkü Türkiye’de her şey sonuçlara endeksli. Biri 2 hafta önce şampiyon olmuş, diğerinin iddiası kalmayınca ortaya elbette böyle samimi manzaralar çıkar.Aslında G.Saray geçen ve bu sezonu şampiyon bitirdiyse bunda Trabzonspor’un payı çok büyük. Selçuk geçen sezon 40 maçta 13, bu sezon 42 maçta 7 gol, Burak bu sezon 39 maçta 32 gol atmış. Engin’in, Umut’un, Ceyhun’un katkılarını da sayarsam G.Saray’ı aslında kendi öz yerlileri ve yabancıları değil, bizzat Trabzon’dan gelen oyuncuların şampiyon yaptığı açık ve net ortada. Belki de G.Saraylı taraftarlar bundan dolayı bordo-mavili oyunculara bu kadar büyük sempati gösterdi.TEK SORUMLUSU YILDIRIM Tabii işin doğrusu, bugün G.Saraylı Trabzon’a, Beşiktaş’a, Trabzonlu yine G.Saray’a, Beşiktaş’lısı G.Saray’a ve Trabzon’a, tüm Anadolu kulüpleri de bu 3 takıma sevgi ve saygı gösteriyor, F.Bahçe sağda solda taşlanıp küfür yiyorsa bunun tek sorumlusu Aziz Yıldırım’dır. Bilmem anlatabildim mi? Tam bu satırları yazarken Arena’da 50 bin kişi gırtlarlarını yırtarcasına F.Bahçe’ye küfrediyordu. Aziz Yıldırım artık bırakmalı ve Türk futbolunda zirve yapan bu nefret, kin, intikam kendiliğinden sona ermelidir.

Devamını Oku

Fatih Terim’in saçma kumarı

13 Mayıs 2013

Bu Eboue’ye daha ne kadar tahammül edecek G.Saray teknik direktörü Fatih Terim anlamak mümkün değil. Seni 3-0 biten Şampiyonlar Ligi’ndeki ilk Real Madrid maçında yakan, Türk Telekom Arena’da G.Birliği’ne 1-0 kaybettiğin maçta Belçikalı rakibinin küçücük dokunmasında kendini yere atıp golü yediren yine Eboue. Dün ağır çekimde pozisyonu izleyen Webo’nun Eboue’ye faul yaptığını düşünebilir ama normal çekimde Eboue, Webo’nun önüne geçerken zaten kayıyor ve düşüyor. Bence faul kesinlikle yok. G.Saray’da sahanın en kötü ismi yine Hamit. Yedikleri ilk golde topu faul gerekçesiyle bırakıyor, F.Bahçe’de Webo topu alıyor, veriyor, Gökhan Gönül ortalıyor, Gökhan Zan, Melo ve Semih izliyor ve topa hareketlenen Webo golü atıyor. Kısacası G.Saray tam takım uyuyor.EVLERE ŞENLİK GOLLEREee şampiyon oldular, antrenman yok, kamp yok, senin hocan yine kulübede ve soyunma odasında yok, rakibin gol atacak mecali yok ama iki gol yiyorsun, ikisi de evlere şenlik.F.Bahçe takımı iddia ediyorum 34 haftanın 33 haftasında rakiplerine yenilebilir ama Kadıköy’de G.Saray’ı bu zihniyetle ne zaman oynarlarsa oynasın yener. Enazından yenilmez. Çünkü karşılarında G.Saraylı futbolcuları görünce şahlanıyorlar, buna rakip teknik direktörün aylardır doğru dürüst maç oynamayan Johan Elmander’i orta sahanın ortasında oynatma gibi saçmalıkları eklenince F.Bahçe’nin G.Saray’ı mağlup etmesi çok kolay oldu.SNEIJDER NEREDE?Sneijder yok, neden diye soruyorsun, kimi akrabası öldü 2 gün antrenma çıkmadı ondan diyor, kimi de ağrısı vardı ondan oynamadı diyor. Kısacası neden oynamadığını bilen Terim dışında kimse yok. Terim’e sorsan hemen bir bahane üretir. Şimdi Terim bana kötülerin kötüsü Hamit’e nasıl bu kadar tahammül ettiğini ve neden ısrarla görev verdiğini, Elmander’e hangi düşünceyle orta sahanın ortasında görev verdiğini, Dany gibi çabuk bir oyuncuyu neden oynatmadığını anlatsın.YENİLGİ TERİM’E SORULMALIEvet G.Saray şampiyon oldu, kutlamak lazım ama F.Bahçe’nin ölüsü bile yetti G.Saray’a. Üstelik G.Saray’ın hiçbir stresi yoktu, dedik ya şampiyondu zaten onlar. Bahanesi ve mazereti olmayan G.Saray favori çıktığı maçta Kadıköy’de yine kaybetti.Neden mi kaybetti? Çok bilen Fatih Terim’e sormak lazım.

Devamını Oku

İş bitmişti zaten

6 Mayıs 2013

G.Saray'ın 19. lig şampiyonluğu hayırlı uğurlu olsun. Başta Başkan Ünal Aysal olmak üzere Fatih Terim ve futbolcuları, özellikle de geriye düştükleri Orduspor ve Mersin İdman Yurdu maçlarında inanılmaz bir atmosfer yaratan seyircileri gerçekten kutlamak lazım.Bu sezon G.Saray şampiyon olduysa elbette öne çıkan isimleri de saymamız lazım... Mesela Muslera. G.Saray’ı en az 10 maçta ipten aldı, bazen degaj yaparken kendi kalesine gol attı ama tartışmasız G.Saray’ın en büyük silahıydı.Ve Burak Yılmaz. Bazen saç stiline takıldık, bazen gol sevinçlerine ama ligde ve Şampiyonlar liginde attığı 30 golle alkışı en çok hak eden futbolcuydu.Sonrasında Drogba, Selçuk İnan, son dönemde Gökhan Zan ve Melo, fazla olmasa da Wesley Sneijder, Eboue, Umut Bulut elbette katkı yaptılar.Fatih Terim’in bu 6’ncı lig şampiyonluğu. Şampiyonlar Ligi karnesi düne kadar çok zayıftı Fatih Hoca’nın ama bu sezon çıtayı yükseltti ve Avrupa’nın 1 numaralı kupasında da başarı kaydetti. Terim elbette Türkiye’nin 1996 yılından beri en başarılı, zaman zaman imkânsızı kolaya dönüştüren, çalışkan ve hâlâ enerjisini ve hırsını artırarak devam ettiren bir teknik direktör. Ama Mersin İdman Yurdu maçından sonra yaptıkları ve bu sezon 12 maçla en fazla ceza alan kişi olması karne ortalamasını düşürmesine rağmen G.Saraylılar ona, o da G.Saray’a aşık.MELO’NUN DURUMU...Şimdi gelelim sorulara. Şampiyonluk bugün, yarın coşkuyla yaşanır, G.Saraylılar, F.Bahçeliler’i gördükleri yerde şakayla takılır, kızdırır ama birkaç gün sonra herkes ‘yeni transfer haberi var mı?’ diye sormaya başlar.G.Saray Başkanı Ünal Aysal 2013-2014 sezonunda Fatih Terim’le kesin olarak devam edecek mi? Bu konuyla ilgili resmi açıklama ne zaman yapılacak? Yarın Fatih Hoca, “Bana müsaade” derse Ünal Aysal’ın kafasında hangi isimler var? Burak ve Muslera’ya resmi teklif var mı? Her an kulüpten kopabilirler mi?Sol kanatta Riera’nın yerine kim alınacak? Gerideki Semih Kaya-Dany-Gökhan Zan ne derece yeterli? Melo’nun akıbeti ne olacak? Sneijder ve Drogba kalitesinde başka yabancılar alınacak mı? Eskişehirli Alper Potuk’la kesin anlaşmaya varıldı mı?Şimdiden soralım...Belki bu soruları sormak için acele ettim ama ne yapayım, şampiyon dün belli olmadı ki? Geçen hafta G.Saray, G.Antep’i deplasmanda yenerek şampiyon olmuştu, dün geceki Sivasspor maçı formalite gibiydi. Zaten F.Bahçeliler 2 hafta önceden G.Saray’ı şampiyon ilan ettiği için, ben bugünden, yarın başkaları tarafından sorulacak soruları şimdiden sormak istedim...

Devamını Oku

Herkese hayırlı olsun

28 Nisan 2013

Maç öncesi G.Antepspor-G.Saray ve F.Bahçe-Kayserispor kadrolarına baktım ve üzüldüm. Bu F.Bahçe değil mi son 7 yılda tam 3 defa şampiyonluğu son maçta, ne son maçı son saniyelerde kaybeden? G.Saray’ın Antep’i, Sivasspor’u, Trabzonspor’u yeneceğinin garantisi mi var? F.Bahçe, Kadıköy’de G.Saray’ı mı yenemeyecek? Ne malum G.Saray’ın son 4 maçta 7 puan kaybetmeyeceği?Normalde bu düşüncede olması ve daha arzulu olması gereken F.Bahçe kafada ve sahada tam anlamıyla bitirmiş ligi. Sahaya çıkan kadro diyor ki, “Benim lig şampiyonluğunda gözüm yok, zaten bu saatten sonra olamamam da. Şampiyonluk hayırlı olsun G.Saray’a.”Bu nasıl bir profesyonellik? Bu nasıl bir teknik direktörlük? Bu nasıl bir zihniyet?İki maçı aynı anda izledim ama bir gram heyecanlanmadım. Niye heyecanlanacağım ki? İki takımdan F.Bahçe, ligi çoktan bırakmış, G.Saray’da “G.Birliği F.Bahçe’yi yendi ben şampiyon oldum” havasında. İlk 45 dakika kötülerin kötüsü bir G.Saray... Burak, Selçuk, Yekta, Riera, Hamit ayakta duracak gücü yok. Biraz Semih, biraz Melo gayretli. Drogba bile durgun. İlk yarı skor 2-0 Antep lehine olabilirdi ama şansları yoktu. Normalde Şükrü Saraçoğlu Stadı’ndan gelen Kayserispor golü tribünleri ve futbolcuları heyecanlandırması gerekirken, yaprak kımıldamadı G.Antep’te.TATİL HAVASIBen bu kadar erken havlu atılan bir lige ilk defa şahit oluyorum. Şampiyon ve ligden küme düşenler çoktan belli olmuş ama bizim haberimiz yok. Pardon dün akşam saat 20.00’de bizim de haberimiz oldu. Anlaşılan o ki, herkes Mayıs ayı gelsin de tatile çıkalım modunda. Kimsenin ne top oynayacak taakati var ne de futbolseverlerin izleyecek hevesi ve iştahı.İkinci yarıda Aykut Kocaman birileri tarafından uyarılmış olmalı ki Sow, Kuyt ve Caner’i aldı oyuna... F.Bahçe Kuyt ve Cristian’ın golleriyle kazandı ama atı alan Üsküdar’ı geçmişti. Bu değişiklikler sadece galibiyeti getirdi. G.Saray ise 2. yarıda kötü futbola devam etti. Burak’ın, Binya’nın ikramıyla bulduğu golle G.Saray maçı kazanmasını bilse de yine de hiç heyecan duymadım. Çünkü dedim ya şampiyon ve düşenler belli...

Devamını Oku

Seyirci ve 3 adam harikaydı

26 Nisan 2013

Şu an dünyanın en kollektif, en hızlı oynayan ve en formda birinci takımı kim diye sorsam yanıt büyük ölçüde salı gecesi Barcelona’yı rezil eden Bayern Münih olur, ikinci sırayı da Borussia Dortmund alır. Şimdi iddia ediyorum bu iki formda takım bile Kadıköy cehenneminden çıkamaz. Belli ki turu geçebilirler ama Kadıköy’de bırakın kazanmayı gol atabilirler mi inanın şüphem var.Bu F.Bahçe seyircisi ölüyü bile diriltir, abartmıyorum. Müthiş bir destek ve şaşkına dönen Benfica dün yatsın kalksın 1-0 kurtulduğuna dua etsin. 5. dakikada Volkan’ın açıyı daraltarak kurtardığı top dışında Benfica’nın 1 tane elle tutulur pozisyonu yoktu buna direğe vurup auta çıkan şutları da dahil. Kısacası Volkan yere yatmadan maçı tamamladı. Gökhan Gönül, Egemen ve Yobo üçlüsü sahanın en dikkatli, en konsantre ve en formda isimleriydi. Egemen bir attı daha kolayını ilk yarıda kalecinin üzerine vurdu. Ama F.Bahçe’ye geldiğinden beri en iyi maçını çıkardı. İnsan bir tane hata yapmaz mı, vallahi yapmadı defanstaki bu üçlü.Sow'un kafası, Cristian ve Kuyt’un direği bulan vuruşlarından biri girse tur İstanbul’da gelirdi ama olsun F.Bahçe Lizbon’da mutlaka gol atacaktır ve final gelecektir. F.Bahçe her maç üzerine koyarak devam ediyor. Bate maçında iyi oynamadılar kazandılar, Plzen maçında vasat oynadılar kaybetmediler, Lazio maçında iyi oynadılar yarı final geldi ama dün gece iyi değil çok iyi oynadılar, her bir oyuncu üç kişilik koştu, harika mücadele etti ve finale artık çok yaklaştı F.Bahçe.ZORU BAŞARDILARBelki bu F.Bahçe pazar günü Kayserispor’u yenemeyecek ve lig şampiyonu G.Saray olacak ama sarı-lacivertli futbolcular ve başlarındaki Aykut Kocaman UEFA Kupasında, çok inandıkları, istedikleri finale çıkacaklardır. Finalde kupa gelir veya gelmez ama F.Bahçe çıtayı artık yükseltmiştir, F.Bahçe zoru başarmıştır ve bu kupayı F.Bahçe herkesten çok daha fazla istemektedir. Aylardır yenilmeyen, bu sezon sadece 2 mağlubiyet alan Benfica’yı dün adeta ezerek ve farkı kaçırarak yenen futbolcuları, bir dakika bile susmayan taraftarlarını gönülden kutluyorum.

Devamını Oku