Zemin G.Saray’ı eritiyor

9 Mart 2013

Ey G.Saray Yönetim Kurulu... Müthiş bir kadronuz ama rezil bir stadınız var. Eğer sahanızda rahat galibiyet almak istiyorsanız, Vefa veya Eyüp Stadı’nda oynayın ama Telekom’da kesin oynamayın. Tarladan daha kötü bir görünümdeki bu zemin sizin kabusunuz olacak. Cluj maçıyla başlayan rezalet dün akşam tavan yaptı. Drogba penaltı atışında 40 cm’lik çukur açtı, Selçuk korner atarken topun önünden 1 kg’lık toprağı eliyle kenara koydu. Bu taş devri görüntüleri yarından itibaren youtube da rekor kırar. Ama siz hala seyredin. Hala göremiyor musunuz bu stat sizi eritip bitiriyor.Kimse dün geceden sonra Burak Yılmaz’a sallamasın. Neden mi? Sen Burak’ı transfer ederken bilmiyor muydun böyle olacağını?Seni 34 haftanın en az 15 haftasında kurtarır, bir maç 3-4 gol de atar, Şampiyonlar Ligi’nden coşar, coşturur ama gün gelir dün geceki gibi saç-baş da yoldurur. Terim’in yerinde olsam 2. yarıya, Burak’ı çıkartıp Umut ve Drogba ile başlardım.G.Saray'da disiplinin ‘D’sinin olmadığı dün gece belli oldu. Duran topların, penaltıların kimin tarafından kullanılacağı belli değil. Belli ki hafta içinde Selçuk’u birileri doldurmuş olacak ki, serbest atışları Sneijder ve Drogba’dan önce kullanmak istedi ve bunda da başarılı oldu.EN İYİ AKTÖR EBOUE!Bu takımın 1. penaltıcısı Melo, 2.’si Selçuk? Eee nerde disiplin, otorite? Drogba kendisinine dokunulmadığı halde hakemin uydurduğu penaltıyı atmak için topu yakalıyor, dikiyor ve tribüne gönderiyor, sonra da çime, pardon toprağa kızıyor, tekmeliyor. Drogba kardeş, sen bu zeminin böyle olduğunu, penaltı atarken mi anladın? Hakemin yerinde olsam, verdiği komik penaltıdan sonra topun başına geçer, penaltıyı Drogba’dan daha iyi vuruşla ağlara gönderir sonra da düdüğümü rakip fileye asardım.Evet G.Saray bu sezonun en etkili ve pozisyonlu futbolunu ortaya koydu ama nafile. Geçen hafta Eskişehir’de haketmediği halde 1 puan alan G.Saray, bu defa farklı kazanabileceği maçtan puansız ayrıldı ve rakiplerini umutlandırdı. G.Birliği 3 defa geldi, ikisinde Muslera yine devleşti, üçüncüsünde Eboue’nin değme aktörlere taş çıkartacak düşüşünde Belçikalı nefis bir kafayla G.Saray’ı bitiren oyuncu oldu.Karamsarlığa kapılmayınSonuç olarak G.Saraylılar, Schalke maçı öncesi karamsarlığa kapılmasın. Ben salı akşamı G.Saray’dan tur bekliyorum. Ama Süper Lig’de işleri zor çünkü Telekom’da oynamaya devam edecekler ve puan kayıpları kaçınılmaz olacak. G.Saray Yönetimi yaşanan iç ve dış kavgaların yanında Schalke maçının biletlerini divan ve genel kurul üyelerine bedavaya verip mart sonundaki mali genel kurulda rahatsızlık yaşamamak için, hem takımı unuttu, hem zemine çare bulamadı, hem seyircisini küstürdü. Yönetim bu yaptıklarının bedelini bir gün çok ağır ödeyecek.

Devamını Oku

G.Saray aciz kaldı

3 Mart 2013

Yazık bu G.Saray ligimizin lideri üstelik 7 puanla. Dün gece inanılmaz üzüldüm Eskişehir adına ve isyan ettim. Baştan sona tek kale bir maç, en az 5 önemli fırsat, 3 direkten dönen top ve Es-Es adına kaçan 2 puan. Eee işte bazen futbol bu kadar adaletsiz olabiliyor.G.Saray ise rezil ötesi bir oyun ortaya koydu, utanmasalar uzatma dakikalarında Drogba’nın frikiği ile maçı galip bitireceklerdi. O gol olsa dün Eskişehir’de bazı intiharlar yaşanabilirdi, neyse ki gol olmadı. Uzatmalarla koca 94 dakika lider takımın bir tane insanı biraz olsun heyecanlandıracak pozisyonu olmaz mı? İnanın olmadı.Bir tane atakta rakip kaleci Boffin yere yatmaz mı? Evet, Boffin yere yatmadan maçı tamamladı. Belçikalı kaleci maçtan sonra memleketindeki arkadaşlarını arayıp “hayatımın en rahat maçını oynadım” dese, arkadaşı doğal olarak şu soruyu sorar; “Küme düşen bir takımla mı oynadınız?”İlk 20 dakika Necati’nin biraz şansı olsa ve son vuruşlarda hafif dikkatli olsa ilk yarı 3-0 olurdu. G.Saray’ı uzun zamandır bu kadar arzusuz ve isteksiz görmedim. Drogba bile inanılmaz durgundu, üstelik en iyi olduğu hava toplarında bile rakipten tek bir top alamadı.Melo yine bildiğiniz gibi, agresif ve etkisiz. 36. dakikada Alper’e arkadan hafif yoklama çeken ve kart gören Melo’nun aslında 20. dakikada Kamara’nın Muslera ile karşı karşıya kaldığı pozisyon öncesi orta alanda yapmış olduğu faulde kart görmesi lazımdı ama Bülent Yıldırım görmezden geldi. Sonuçta sorunlu Brezilyalı yine cezalı duruma düştü.2. yarı Amrabat’ın oyundan alınmasına şaşırdım çünkü sahanın yıldızı Muslera’dan sonra en azından vasata yaklaşan tek oyuncusu Faslı oyuncuydu. Eskiler ne derdi; “Bir oyuncunun yaşlandığını ayaklarının susup çenesinin konuşmasından anlarsın...”SELÇUK BİTİKBu söz belki Selçuk için erken olabilir ama Selçuk kardeş, sen ne yapıyorsun diye sormak istiyorum? İlk yarının ortalarında bir pozisyonda Selçuk faul bekledi, hakem haklı olarak oynattı ve zaman zaman G.Saray’da kaptanlık yapan Selçuk maçı bırakıp tam 2 dakika boyunca hakemi kovaladı, el kol hareketleriyle tepki koydu. Demek ki Selçuk ne kadar bitik, ne kadar güçsüz ki geçen sezon hiç yapmadığı agresiflikleri bu sezon sıkça yapıyor.Burak golleriyle alkışlanıyor, kendisini yere atmasıyla tepki topluyor. Ama gerçekçi olmak gerekirse dün Burak 3 defa yerde kaldı ve acı içinde kıvrandı. Pozisyonları dikkatlice izledim ve 3 pozisyonda da Burak’a sert darbelerin yapıldığını gördüm. Kısacası Burak, hakemi ve rakibi kandırma dönemini geride bırakmış.DAHA KÖTÜSÜ YOKLider G.Saray sezonun en çekişmeli geçmesi beklenen maçında o kadar aciz, o kadar pasif kaldı ki yazacak bir şey bulamıyorum. İlk dakikadan son dakikaya kadar Eskişehir tek kale oynadı, son dakikalarda Nuhiu’nun nefis topları direkleri dövdü, hele iki direğe çarpan topu Sabri gol sanmış olacak ki, neredeyse santraya gidiyordu. Size komik gelebilir ama G.Saray adına tek önemli pozisyon, 71’de Drogba ile Akaminko arasındaki kovalamacada top çizgiyi geçip G.Saray adına korner olmuştu ama yardımcı hakem göremedi. İşte G.Saray adına belki de en net fırsat bu ataktı. Vah benim ligime, vah benim liderime. 44 yaşındayım ve dünden daha kötü bir G.Saray izleyen varsa lütfen bana bildirsin. Çünkü ben daha kötüsünü yemin ederim hiç izlememiştim.

Devamını Oku

'Bu kavgalar Aziz Yıldırım'ın sonunu getirecek'

1 Mart 2013

Fenerbahçe başkanı ve yönetimi, biz Telegol programı yorumcularını ve formatımızı hep düşmanca gördükleri için uyarılarımızı hiç dikkate almadılar. Son cumartesi ve pazar günü Telegol’de bu paraşütlü havai fişekleri atan 8-9 genci aslında bir bir deşifre ettik. Giydikleri kıyafetten, bindikleri araçtan, havai fişek temin ettikleri yerden bu 8-9 holiganı tespit etmek polis için çocuk oyuncağı. Çünkü bu gençler bu işi kasıtlı, yani Aziz Yıldırım yara alsın, kulüp zor durumda kalsın diye planladılar ve uyguladılar. Sonuçta başarılı da oldular ve F.Bahçe’ye, aslında Türk futboluna ağır bir darbe vurdular. Bu gençler F.Bahçe-Barcelona basketbol maçında çıkan olayların da aktörleri. Ülker Arena’da camların kırıldığı, iddiaya göre başkanla son dönemde yakınlaşan İbrahim Gümüştekin’in grubuyla yıllardır anti Aziz Yıldırım’cı olan Sefa’ların grubunun çatışması, bu olayların aslında habercisi oldu. Bu meşale olayı olmasa bir başka gün stat içinde bıçaklar konuşacak ve çok kişi yaralanacaktı. PAZARLIĞA GİTMEK ŞARTZamanında Aziz Yıldırım’dan her türlü desteği(!) alan (ki bunu Genç F.Bahçeliler itiraf etti) taraftar grupları güzelim F.Bahçe’nin içine etti. F.Bahçe seyircisiyle nasıl maç kazanabileceğini Kasımpaşa maçında gösterdi. Bate’yi zar zor eleyen F.Bahçe’nin işi artık mucizelere kaldı. UEFA da kâbus gibi seyircinin taşkınlık yapmasını bekleyecek. Ama inanın bu arka arkaya gelen seyircisiz oynama cezaları belki de kazanılacak bir UEFA şampiyonluğunu engelledi. Yine çok ümitsiz olmamak lazım. Kimbilir F.Bahçe önce Viktoria Plzen’i sonra diğer rakiplerini eler ve bu kupayı kazanan 2. Türk takımı olur.F.Bahçe'de bu kavganın bitmesi için Aziz Yıldırım’ın taraftar gruplarıyla, maalesef ve üzülerek belirtiyorum; pazarlığa girmesi şart. Onlara istedikleri yerden kombine verecek ,onlara iyi bakacak. Aksi halde bu sürtüşme ve iç kavgalar Aziz Yıldırım’ın sonunu getirecek.“G.Saraylısı, F.Bahçelisi, Beşiktaşlısı herkes birbirini sevsin” diyen Aziz Yıldırım’ın aynı ortamda “Beni lütfen Şenes Erzik’le yanyana oturtmayın” demesi ne kadar komik? Emre Belözoğlu küfür ediyor, etmedim diyor, üstelik yemin ediyor. Daha da komiği aynı Emre “Benim dediğimi yapın, yaptığımı yapmayın” diyor. Ünal Aysal ile Yıldırım Demirören yemek yiyor. Elbette yerler, içerler. Ama o yemeğin altından da inanın bir şeyler çıkar.Tüm bunlar olurken, herkes herkese şüpheyle bakarken sorumlu ve suçlu kim olur biliyor musunuz? Bunları yazan ve yorum yapan biz Spor Medyası.

Devamını Oku

Kontrolsüz güç güç değildir

26 Şubat 2013

Son yılların en çekişmeli, en heyecanlı maçı için G.Saraylı ve Ordusporlu oyuncuları gönülden kutluyorum. Aslında G.Saray adına bu maçtan çıkarılacak o kadar çok ders var ki...Şu net; Fatih Terim, yardımcıları, oyuncular ve en önemlisi taraftar dün kontrolü tamamen kaybetti. G.Saray maçı 7 kişiyle tamamlayabilirdi. Her defasında seni Burak kurtaramaz. Serkan Çınar Sneijder, Hakan Balta, Gökhan Zan, Selçuk va hatta Amrabat’ı biraz objektif olsa, biraz cesur olsa oyundan atmalıydı ama Serkan Çınar Terim ve yardımcılarını attı.Öyle ya da böyle G.Saray dün geceki müthiş galibiyetle “Ben şampiyonluğun tek adayıyım” mesajını açık ve net olarak rakiplerine verdi. Bu G.Saray göreceksiniz üzerine koyarak devam edecektir ve tahminimce 31. haftada şampiyonluğunu ilan edecektir.Rahatlık, sakinlik Terim ve oyuncularına yaramıyor. Onlar gerginliği seviyor. Onlar kavgayı seviyor. Adrenalin artınca, seyirci de ateşleyince G.Saray zoru kolaya dönüştürdü.Terim, doğru bir kadroyla sahaya çıktı. Hem Sneijder, hem Amrabat, hem Drogba hem de Burak’ın oynaması çok doğruydu. Burada Terim’in mesajı “Bu maçı ne yapıp edip kazanacağız” şeklindeydi.BAMBAŞKA G.SARAYOrduspor, Muslera’nın ikramıyla öne geçti, sonra da hakem Çınar’ın göremediği pozisyona penaltı çalmasıyla 2-0’ı buldu. İşte bu dakikalarda G.Saray sahada eksilse maçı çevirmeleri daha zor olabilirdi. Ama ikinci yarıda sahada bambaşka bir G.Saray vardı. Oyuncular Terim’i kulübede göremeyince pabuçun pahalı olduklarını anladılar ve başta Burak olmak üzere tüm takım olağanüstü bir performansla maçı büyük bir zafere dönüştürdü. Bu maçın kahramanı Burak Yılmaz ve olağanüstü nefis gol atan Sneijder’dır. Ama seyircinin de hakkını verelim, dün geceki performansı Schalke maçında da gösterseleler G.Saray o maçı da kazanırdı.Bundan sonra Serkan Çınar uzun süre G.Saray maçı yönetemez.

Devamını Oku

Sneijder çıkmamalıydı

21 Şubat 2013

Seyirci Hamit’e tepki gösteriyor, nedeni Hamit top kaptırıyor ve her maçta 1-2 gol kaçırıyor. Dün de Drogba’nın şutunda kaleciden seken topu boş kale yerine direğe nişanladı. Peki ya Selçuk ve Melo bu takımda ne yapar arkadaş?. Selçuk sakın ola, “Ben Burak’a gol pası verdim, daha ne yapacağım” demesin. Çünkü gol Burak’ın Ronaldo-Messi karışımı nefis topuk hareketi sonrası geldi. Evet Hamit göze hoş gelecek hareketler yapamıyor ve hala verimli değil ama Selçuk ve Melo Hamit’ten daha kötü inanın. Çünkü hiç risk almıyorlar ve yalandan koşuyorlar.Dany çok istikrarsız. Bir bakıyorsunuz Milan’ın dünyaca ünlü liberosu Baresi gibi sakin ve zeki, bir bakıyorsunuz saatli bomba. Dün de yenilen golde büyük kusur Dany’nin. Terim, ilk yarıda Riera’nın açıklarını kapatmaktan orta sahayı bir-iki defa geçebilen Sneijder’i çıkarak büyük hata yaptı. Hollandalı halbuki bu maçın skorunu değiştirebilecek birkaç futbolcudan biriydi. Amrabat hiçbir şey yapmadı. Boş boş koşup durdu, sarı kart gördü ve 80’nci dakikadaki inanılmaz pas hatasından Galatasaray ikinci golü de kalesinde görebilirdi. Senin elinde Sneijder varsa ve toparlanmışsa oynatsana Fatih Hocam.Burak harika golü dışında sahada yok. İlk yarı ve ikinci yarı Drogba’nın nefis iki “al da at” diye verdiği paslardan en az birini gol yapmalıydı. Yine de geriye giden Türk Futbolunun şu andaki en pozitif forveti. Drogba yine çok iyi oynadı ama kendisine yapılan markaja rağmen çok güzel alanlar yarattı arkadaşlarına ama Burak hep kendisine uzak durdu. Drogba bu takımda hem atar, hem attığından daha fazlasını da attırır. Kimse moralini bozmasın. Bu maçın hakkı beraberlikti. Schalke 1 attı, 3 net fırsat kaçırdı ve İskoç hakem 55’te Farfan’ın şutunda Sabri’nin sol koluna çarpan (belki de kol topa uzandı) pozisyonda penaltıyı verse kim ne diyebilirdi ki?G.Saray camiası, “bu yıl yarı final görürsem harika olur” diyor, seyirci inanılmaz coşkulu ama zemin rezalet. Bugün Ünal Aysal’ın yerinde olsam, 2 ay önce zemini sıfırdan yapan firmanın yetkililerini çağırıp rezil eder, verdiği paramı son kuruşuna kadar geri ister bir de mahkemeye verirdim.Sonuç olarak sarı-kırmızılılar Almanya’da kesin gol atar ama kalesinde kaç gol görür emin değilim. Her şeye rağmen tur ortada.

Devamını Oku

İşte Aysal'ın durumu

17 Şubat 2013

Yıllardır aldığımız soru aynı; “F.Bahçe’nin herşeyini konuşup, tartışırken, başkanımız Aziz Yıldırım’ı yerden yere vururken, G.Saray’daki yolsuzluğa, küçük yatırımcın bile bile soyulmasına neden seyirci kalıyorsunuz?” Haklılık payı yüzde yüz. Peki o zaman?Bir konuyu en ince ayrıntısına kadar tartışıp suçlama getirmek veya savunma yapmak için o işin ehli olmak gerekiyor. Son haftalarda bu konu hakkında yoğun mesai harcadım. Ben size G.Saray’da yaşananları, kavgaları ve camiayı nasıl bir geleceğin beklediğinden haberdar etmek istiyorum.Net olarak söylebilirim ki, 2002-10 arasında G.Saray Spor Kulübü hisslerini alanlar 8 yıl köşeyi döndü. Paralarını ikiye, üçe katladılar. Şimdi haklı olarak ağlıyorlar. Sözüm yok. Ama kazanınca iyi, kaybedince suçlu Aysal ve yönetim. İşte buna karşıyım. Borsa bir kumardır. Zamanında G.Saray hisselerini mecburiyetten almış olan, camianın tanımadığı Aysal, çeşitli fon kuruluşlarına hisseleri satarak tarihte G.Saray’ın üzerinden para kazanmış ilk ve tek kulüp başkanıdır. Asla bunu eleştiri getirmek için belirtmedim. Maalesef Faruk Süren ve Özhan Canaydın’ın yanlış politikaları ve halka arzları neticesinde Aysal bir zaruret ile kulübü o gün için dar boğazdan kurtarmış ama kendisi de 2 yıl içinde, bazılarına göre 7, bana göre de 12 milyon dolar kazanmıştır. Bunu normal karşılamak lazım. Ünal Aysal’ın 20 aylık başkanlık periyoduna bakacak olursak;ZARARA UĞRATTIG.Saray'a yeni bir tesis kazandırmış mıdır? Hayır.Kulübün gelir kalemlerini büyüymüş müdür? Hayır.küçük yatırımcıyı zarara uğratmış mıdır? Evet.Polat’ın mirası erime noktasına gelmiş midir? Evet.Verdiği sözleri tutmuş mudur? Büyük ölçüde hayır.Kulubün personel sayısını yüzde 50 arttırıp, misal 10 bin lira maaş ödediği adamı 1 yıl sonra iki katı maaşa geri almış mıdır: Evet.Peki ya Aysal’ın başardıklarıGöreve geldiğinde içler acısı bir durumda olan takımını, Terim’e emanet edip şampiyon yaratmış mıdır? Evet.ZAMAN zaman Terim’in kaprislerine rağmen hocasının arkasında durmuş mudur? Evet.Futbolda G.Saray, F.Bahçe’nin nüne geçmiş midir? Son 2 yılda tartışmasız evet.Çilek mi, krem şanti mi bilmem ama Sneijder, Drogba transferleriyle verdiği sözleri fazlasıyla yerine getirip, taraftarın gözünde kahraman olmuş mudur? Kesinlikle evet.G.Saray'ı yeniden bir dünya markası yapmış mıdır? Bu yolda en azından doğru adımlar attığını düşünüyorum.Mutlaka artı veya eksi unuttuklarım olmuştur. Ama benim gözümde Ünal Aysal üç aşağı beş yukarı budur. İŞTE SENARYOLAR...SENARYO 1: Ünal Aysal, İnan Kıraç’ın yörüngesinden uzaklaşmış, adeta baş kaldırmıştır. Aysal, beraberinde Ali Dürüst, Celal Gürcan, Adnan Öztürk gibi isimlerle 15 günde bir Les Ottomans otelin iskelesinden, Kıraç’ın Vaniköy’deki evine, Kıraç’a ait Kıraça isimli teknesiyle giderken, bunu 2 aydır yapmamaktadır. ÜSTELİK Kıraç, Sneijder ve Drogba transferleriyle güç kazanan Aysal’ın giderek palazlanması, kulüp yönetimini öğrenmesi, kendisine artık danışmaması ve Aysal’ın her gün yazılı ve görsel medyada manşet olmasından, kısacası çok popüler olmasından rahatsızdır. BU sezon şartlar ne olursa olsun lig bitimi Aysal olağanüstü kongreye gidecek ve Kıraç’ın oluşturduğu yönetimden en az 5 kişiyle yollarını ayıracaktır.SENARYO 2: Senaryo 1’de kaleme alınan yazılar gerçek değildir. Kıraç ile Aysal arasındaki ilişki iyi gitmekle beraber, yaşlanan ve artık huzurlu bir hayat arayan Kıraç, G.Saray Eğitim Vakfı Başkanlığını Ünal Aysal’a devrecek, Aysal, G.Saray Başkanlığı’nı bu yıl içinde bırakacak, Faruk Süren yeniden başkan olacaktır. Ali Dürüst de Süren’in 2.başkanı olacaktır.ENARYO 3: SPK, G.Saray’a yeni bir sermaye artırımı için izin vermeyecek, kulüp geçmişte olduğu gibi borç bataklığına sürüklenecek ve Kıraç’ın karşı çıkmasına rağmen genel kurul üyelerinin büyük desteğiyle bu yılın son çeyreğinde veya en geç önümüzdeki mart ayında Adnan Polat kurtarıcı olarak yeniden başkan seçilecektir.

Devamını Oku

Drogba kulübede oturmaz

16 Şubat 2013

İR futbolsever olarak başta Ünal Aysal olmak üzere G.Saray Yönetim Kurulu’nu, profesyonellerini ve kendisini 63. dakikada oyuna almasına rağmen Fatih Terim’i bizlere Didier Drogba’yı izlettirme fırsatı verdikleri için bir kez daha gönülden kutluyorum. Drogba'nın dün kısa metrajlı performansı belki de G.Saray’a şampiyonluğu getirecek. Bazıları bu galibiyeti küçük görebilir ve hatta ‘Akhisar’ı yenmek için Drogba’ya ihtiyaç mı var?’ ukalalığına bürünebilir. Evet maalesef bu ligimizde belki de bunu eleştirmemek lazım. Her takımın her takımı yeneceği bir sezon oynanıyor ve işte kağıt üzerinde zayıf gibi gözüken takımlar bile sana bela olabiliyor. Drogba dün olmasaydı G.Saray muhtemelen sahadan puansız ayrılacaktı. DÜNYANIN EN İYİSİ...Az önce tebrik ettiğim Fatih Terim’e kısa bir eleştiri getirmek istiyorum... Adnan Menderes Havalimanı’ndan iki korumayla çıkan, taraftarların sırf kendisini görebilmek için havalimanına akın ettiği, maç öncesi ısınırken bütün gözlerin ve LİG TV kameralarının Didier Drogba’yı adeta taradığı bir ortamda sahadaki 11 futbolcu da aslında dayak yemiş boksör gibiydi. Çünkü onlar sahada bile oynarken beyinlerinin bir tarafında ‘Didier Drogba ne zaman sahaya girecek?’ diye sorup duruyorlardı!İŞTE Terim sırf bazı dengeleri korumak veya Umut’un şevkini kırmamak için Drogba’yı kulübede bırakmıştı... Bazılarına bu hamle mantıklı gelebilir. Ama senin elinde dünyada bugün en iyi 5-6 forvet arasında gösterilen ve tecrübesiyle uzak ara dünya 1 numarası olan Drogba gibi bir oyuncun varsa, ‘kusura bakma’ sahaya ilk onun adını yazarım, sonrasında da diğer 10 futbolcunun adını eklerim. EĞER Gekas’ın direkten dönen topu gol olsa, onun öncesinde yine Akhisar’ın iki yüzde 100’lük pozisyonu golle sonuçlansa seni ne Drogba kurtarabilirdi ne de Ronaldo. Bu nedenle sevgili Terim, oyuncularının kıymetini bil! Elmander’i sen sen ol, küstürme ve İstanbul’da bırakma. Adalet terazini lütfen bir kez daha gözden geçir.. Hakemliği kovalamasınBU genç hakemimizin Raul Meireles olayının şokunu atlatamadığı belli. Yaşananlardan sonra üzerindeki dağınıklığı atamıyor.. Halis Özkahya artık hakemliği kovalamasın... En az iki kırmızı kartı vermeyen Özkahya kardeşimiz, gerçek mesleği olan öğretmenliğe bir an önce ağırlık versin.

Devamını Oku

Adalet sağlanmalı

10 Şubat 2013

2 yıllık Türk Telekom Arena’nın çimleri tam 3 defa değişti, Avrupa’dan ultraviyole ışınlar yayan özel makineler getirdiler, hepsi nafile. Bir pozisyonda Burak topdan daha hızlı koştu, sonra fren yaptı, nerdeyse drenajı bile kazıyacaktı, en az 40 santimlik çimi yerinden kaldırdı. Her ikili mücadelede, bazen hiç mücadele bile olmadan çimler kalkıp durdu. Üstelik bu zemin için 2 yılda en az 2 milyon dolar harcadın, sonuç ortada. Devre arasında bu işlere kalkar, Beşiktaş maçını illa ‘kendi evimde oynayacağım’ diye diretirsen bu zemime şikâyet etmeyeceksin.İnanılmaz hırslı ve arzulu başlayan G.Saray 8. dakikada çok şanslıydı. Hamit’in kötü vuruşunu Semih istemeden de olsa Burak’ın önüne bıraktı, golcü de golünü attı. Burak dün mümkün olduğunca teknik direktör Fatih Terim’den uzak durdu. Belli ki son 2 haftada 1 dakika bile oynayamamasından dolayı hocasına kırgındı. Bu da çok net belli oldu. Şartlar ne olursa olsun, arzulu, rakibi hataya zorlayan Burak, bu takımda mutlaka oynamalı.Sneijder ilk yarı tüm topları olumlu kullandı. Üstelik sağa sola oynamayı sevmiyor, direkt kaleye oynuyor. Arkadaşları biraz Hollandalı futbolcuyu anlayabilse her buldukları topta kaleciyle karşı karşıya kalabilirlerdi. Selçuk hâlâ uykuda, Yekta ürkek, Hamit dağınık. Tüm transferlere rağmen en çok alkış alan futbolcu Sabri Sarıoğlu. Taraftar aslında her şeyin farkında. Koşan, mücadele eden, canını dişine takarak oynayan oyuncuyu destekliyor. Doğru da yapıyorlar. Söyleyin bana Sabri’nin Eboue’den eksiği ne? Ama haftaya görün Eboue ilk 11’de oynar, Sabri büyük ihtimalle tribünde oturur. İşte Terim adaleti bu noktada devreye girmeli ve koşana, mücadele edene formayı vermeli. Bu sezon hâlâ Terim’in takım içindeki adaleti tam olarak sağlamadığını düşünüyorum.BÖYLE OLMAZ!Bakalım Drogba dahil olunca kimler kesik yiyecek. Görünüşe göre Elmander ve Umut 11’den uzaklaşacak. Türkiye’de hakemler hızla düşüşte. F.Bahçe’de Meireles, G.Saray’da Amrabat ve Riera direkt atılması gerekir ama hakemlerden sarı kart zorla çıkıyor. Amrabat 24. dakikada rakibine dalıyor, ben acaba ‘kırmızı mı verecek yoksa sarı ile kıyak mı yapacak’ diye düşünürken aaa ne faul düdüğü var ne ne kart! 29. dakikada rakip zıplamasa ayağı kırılacak bir pozisyonde Barış Şimşek kerhen sarı veriyor. Riera tutuyor, çekiyor, bileğe kasti vuruyor kart yok. 2. yarı Amrabat rakibine dokunmadan topu kazanıyor ve belki gol yapacak ama zırt düdük. Böyle hakemlik olmaz.Burak'ı bu formuyla da Drogba değil Messi gelse kesemez.

Devamını Oku