G.Saray ile F.Bahçe arasında oynanan maça geleceğim ama öncesinde yaşananlara bir bakalım...
“Aziz Yıldırım’la yanyana oturmam mümkün değil” diyen Ünal Aysal ile “Kayseri’ye kesin gitmeyeceğim” diyen Aziz Yıldırım’ı bir araya getirmek için utanmasalar bütün parlementoyu olağanüstü toplantıya çağıracaklardı. Ben böyle rezalet görmedim.
İki başkan da hem birbirlerinden hem de renklerinden nefret ediyorlar. Sebep ne, bunu bilen yok.
Sanırsınız ki hem Aysal hem Yıldırım kulüplerinin başkanı değil, patronu sanki. Transferleri kendi paralarıyla mı yapıyorlar? Elbette hayır. Kendi şirketlerinin mali durumu elbette iyidir. Ya yönettikleri kulüplerin mali durumu? Borç içinde yüzüyorlar borç. G.Saray ile F.Bahçe’nin borçlarını toplasan yarım milyar doları geçer. Yani Aysal ve Yıldırım’ın bana göre kulüplerine kazandırdıkları en ufak bir katkı yok. Hele Aziz Yıldırım’ın bırakın katkı yapmasını icraatlarıyla(!) kulübü F.Bahçe’nin başına nelerin geldiğini, yarınlarda başka ne gibi sorunlarla karşılaşacağını tahmin eden bile yok. Sonra kalkmış bu iki başkan, birbirlerine hava atıyorlar; “Ben onunla biraraya gelmem” diye.
HİÇ SAMİMİ DEĞİL
Asıl üzüldüğüm nokta, 2 devlet bakanın işi gücü bırakıp bu ikiliyi barıştırma, yan yana oturtma konusundaki ısrarları. Ne oldu sonuçta, kocamam bir hiç. Aysal’la Yıldırım yanyana otursa ne olur oturmasa ne olur. Gönülsüz, samimiyetten uzak, soğuk, sohbetsiz, arada 3 kişinin oturduğu buluşmadan ne çıkar ki?
Bir başka saçma mevzu da, G.Saray maçı kazanırsa F.Bahçe taraftarlarının bulunduğu tribünün önünden kupasını alacakmış. Aman ne mühim konu! İnsan bunu söylemeye, tartışma konusu yapmaya utanır. Çok değil 15 ay önce aynı Ünal Aysal değil miydi, Kadıköy’de şampiyon olduktan sonra, “Bize kupayı verin de nerede verirseniz verin. İster soyunma odasında, isterse duşta. Yeter ki rakibizin stadında verin” diye haykıran.
UMUTLANDIRMADI
Ben bu kadar ipe sapa gelmez konular, kandırmacalar, yalanlar görmedim. Ve maalesef bu kişiler, bu ülke futbolunda söz sahibi konumunda itibar görmeye devam ediyorlar. Kimse de, “Kardeşim sen futbolcunu 10’a sattın şimdi 13’e alıyorsun, 2 yılda ne değişti?” demiyor. Veya “Sen harıl harıl yabancı oyuncu ararken, elindeki en büyük silahı, gol kralını neden oynatmıyorsun?” diye sormaz mı?
Ben soruyorum ve bunun yanıtını istiyorum. İlave olarak neden aynı menajerden sürekli oyuncu aldıklarını merak ediyorum. Türkiye’de işler böyle yürüyor ve birileri transfer döneminde yine ceplerini doldurup duruyor.
HAA G.Saray-F.Bahçe finalinde ne mi oldu? Aynı tas aynı hamam. Beni keyiflendirmedi, umutlandırmadı. Her yıl harcanan milyon Eurolar’ın karşılığında daha iyi futbol beklemek biraz hakkım diye düşünüyorum.
Bu buluşmadan ne çıkar?
Haberin Devamı

