G.Saray'ın gücü Chelsea'ye yeter

27 Şubat 2014

BİRBİRİNDEN çok farklı iki 45 dakika izledik.İLK 45 dakikanın kahramanı şüphesiz Roberto Mancini(!) idi.BEĞENİRSİNİZ beğenmezsiniz, son haftaların en formda adamları Semih ve Sabri'yi kulübede unutmak, ligde görev vermediği İzet'e, Eboue'ye görev vermek büyük skandaldı. Ama Mancini'nin en büyük hatası ne diye soracak olursanız; tartışmasız İzet Hajroviç tercihiydi.SEN Rizespor'la, Erciyes'le, Antalyaspor'la oynamıyorsun. Birileri Mancini'ye rakibin Chelsea olduğunu hatırlatmalıydı. Bunu da yanında oturan Tugay Kerimoğlu yapabilirdi.DROGBA, Sneijder, Burak ve İzet.VAY yavrum vay.4 forvet neyin nesi? Bunu ne Bayern Münih yapar ne de Barcelona.AMA Mancini, İzet'le başlayarak hem kendini hem de Bosnalı oyuncuyu ateşe attı.İZET'TEN bu sezon için verim almak biraz güç. Oyundan çıkarkenki haline inanın çok üzüldüm.İLK yarıda Mancini ile birlikte Eboue, Telles, Sneijder ve Selçuk rezil ötesi oynadı.AMA ikinci yarı takım seyirciyle birlikte coştu. Eboue, Telles ve Selçuk normal oyunlarına döndü, Burak, Sneijder, Drogba daha hareketliydi ve bunun sonucunda önce Selçuk direğe takıldı, sonrasında Chedjou umutları Stamford'a taşıdı.UMUTSUZ DEĞİLİMKABUL edelim 2. yarı G.Saray'da kötü oyuncu yoktu. Yekta da Melo ile birlikte hem savaştı hem de defansa ve forvete inanılmaz destek verdi.BU takımda Semih'in sakatlığı veya cezası yoksa banko oynar bu bir.İKİNCİSİ de İzet, Sneijder, Burak ve Drogba dörtlüsü hiçbir zaman bir arada oynamaz, oynamamalı.G.SARAY Türkiye'de iddiasını sürdürmek istiyorsa, riskli de oynasa Chedjou kadroda olmalı. Eleştirilse de Kamerunlu oyuncuyu beğeniyorum.UMUTSUZ değilim. Londra'da bu turu uzatmalara taşımak, Chelsea'yi elemek çok güç değil.G.SARAY'IN bunu yapacak gücü de var.Mancini ayıp ediyorSON sözüm yine Mancini'ye. Her fırsatta Türk oyuncularını ve G.Saray'ı küçük gören, sürekli rakipleri öven, G.Saray'ın Şampiyonlar Ligi'nde devam etmesini mucize olarak ağzına dolayan İtalyan'a birileri müzedeki UEFA ve Süper Kupaları göstersin. Üstelik G.Saray bu 2 kupayı alırken kadroda sadece Taffarel, Popescu, Hagi, Capone yabancı olarak oynuyordu. 7 tane öz be öz Türk oyuncu vardı. Ama Mancini Türk oyunculara biraz ayıp etmeye başladı.DEVRE arası yapılan gereksiz 9 transfer ve harcanan 50 milyon Euro'ya rağmen hâlâ istediği oyuncuların alınmadığı söyleyen Mancini bakalım ne zaman gerçekleri görecek?

Devamını Oku

Bir çuval inciri berbat etti

23 Şubat 2014

Son yılların en sıkıcı, en temposuz, en çok pas hatasının yapıldığı, kısacası kalitesiz bir derbi izledik. Telekom’da, özellikle son haftalarda kurduğu müthiş baskıyla rakiplerinin gardını maçın başında düşüren ve farka koşan G.Saray, neredeyse pozisyona girmeden Beşiktaş’ı yendi.Normalde Almeida biraz becerikli olsa veya son vuruşlarda azıcık şansı olsa G.Saray’ı yenerdi. Bir başka deyişle Dany, o akılları karıştıracak, Beşiktaşlılar’ın hep kafasında soru işareti olarak kalacak aptalca penaltıyı yapmasa G.Saray gol atamazdı. Başkan Fikret Orman’ın Dany’yi neden istemediğini şimdi daha iyi anlıyorum. Pozisyon yokken kayarak Veysel’in ayaklarını yerden kesen Dany bir çuval inciri berbat etti. Artık Dany, bundan sonra hangi kulüpte oynarsa oynasın benim kafamda hep şaibeli bir oyuncu olarak kalacaktır. G.Saray’dan Beşiktaş’a geçmiş bir oyuncunun, tüm bakışlar üzerindeyken böyle bir hata yapma lüksü olamaz. Ben bunu masum bir hata olarak kabul etmiyorum.Notlarıma baktığımda Alex Telles’in sol çaprazdan, Drogba’nın da ceza sahası çizgisi üzerinden yan ağlara vurduğu şutlar dışında G.Saray’ın gol girişimi hiç olmadı. Bir de 84. dakikada Cenk ile Franco’nun çarpıştığı pozisyonda Burak topu göremedi ve golü kaçırmış oldu. Ama Beşiktaş rakibine oranla daha istekli ve diriydi. 2. yarının başında Muslera’nın Almeida’nın şutunu yakın mesafeden kurtarması maçın kırılma anı oldu. O pozisyon gol olsa G.Saray 1 puanı bile zor kurtarırdı.SEYİRCİ İYİ BİLİYORMaçın en güzel hareketi, 54’te Semih’in ‘korner hocam’ sözlerindeki harika itirafı ve Cüneyt Çakır’ın hatasından hemen dönmesiydi. Aslında yapılması gerekene bile ülke olarak nasıl şaşırıyoruz, nasıl hayretler içersinde kalıyoruz. Neden? Çünkü Türkiye’de hemen herkes birbirini yiyip duruyor, kuyusunu kazıyor. Arada bir böyle itiraf duyduğumuzda da inanmakta güçlük çekiyoruz. Vah Türkiyem vah. Yine de teşekkürler Semih Kaya.G.Saray kötü ama şanslıBir başka sevindirici gelişme de, tribünlerin fuboldan fazlasıyla anlaması ve oyunun içinde olmasıydı. Öyle ki maçta 4 ofsaytta düşen Burak 67’de pas yerine vurmayı tercih edince tribünlerden tokat gibi cevabı aldı ve o dakikadan sonra dağıldı gitti. Kısacası artık seyirci neyin ne olduğunu çok iyi biliyor. Yani onları kandırma şansın yok.Drogba haftalar sonra biraz kımıldadı. İyi oynadı mı? Hayır ama kötü G.Saray’ın iyilerindendi. Kuşkusuz Muslera, Beşiktaş’taki Atiba, Gökhan ve Motta ile birlikte sahanın en iyi ismiydi. Dün G.Saray kötüydü ama şanslı. Dilerim bu şans Chelsea karşısında da devam eder.

Devamını Oku

G.Saray’ın yakasından düşün artık

18 Şubat 2014

9 yaşına yeni giren oğlum var, adı Deniz. Futbol hastası. Hem oynuyor hem de tüm maçları izliyor. İnanılmaz çalışkan ve çok hırslı. Biraz gayret etse dünkü Burdisso kadar o da oynardı. 1 aydır yazıyorum, başkan Aysal ve yönetim beni mahkemeye vereceklermiş. Hemen versinler. Bazı taraftarlar da başkanın gazına gelmiş bana kızıyorlar. Ben ne diyorum; “G.Saray’da büyük soygun var...”MENAJERLER ve tahminimce bazı profesyoneller para kazanma uğruna G.Saray’ın kadrosunun içine ettiler. Devre arasında 9 oyuncuya yaklaşık 50 milyon euro veren G.Saray normalde fark yemesi gereken maçta beraberliği Umut Bulut’la kurtardı.TAMAM Alex Telles güzel bir gol attırdı, birkaç iyi orta yaptı ama hepsi bu. Burdisso tam bir felaket. G.Saraylılar Dany’i çok arar çok. Hajrovic’i geçen hafta Eskişehir maçında beğenenler fazlaydı, dün baktık ki İzet 18 kişilik kadroda bile yok.LİGDE OYNATMA!YÜRÜYEN Drogba bu haliyle senede 2 milyon Euro’yu bile hak etmiyor. Mancini vallahi 65 dakika iyi tahammül etti. Fildişili’ye oyundan alınırken yaptıkları da hiç yakışmadı. Normal, her geçen gün yaşlanıyor ve yavaşlıyor. Belli ki tüm enerjisini Chelsea maçlarına saklıyor. O zaman ligde oynatmayacaksın, bekleteceksin.BURAK Yılmaz harika bir gol attı ama sonra sürekli hücum faulleri yaptı. Koray’a attığı dirsek kırmızı kart olmalıydı. Üstelik Burak Yılmaz tüm uyarılara rağmen hakemlere, rakibe küfür ediyor. Lig TV, 2 saniye Burak’ı yakından gösterdi, baktık yine küfür ediyor. F.Bahçe’de Emre, Caner, Volkan nasıl küfür ediyorsa Burak’ın da onlardan bir farkı kalmamış!Ceza neden yok?SEVGİLİ Mete Düren, “kimsenin kimseye 119 saniye küfür etme özgürlüğü olamaz” dedi, % 100 katılıyorum. Seyirci küfür edince 6222 uygulanıyor, ceza alıyor, kulübüne ceza veriliyor. Peki Emre, Caner, Volkan, Burak ve adını yazmadığım bazı oyuncular da küfür ediyor. Üstelik milyonların gözü önünde ama onlara ceza yok? Mancini sürekli değiştiriyorG.SARAY’DA iyi diyebileceğim bir oyuncu bile yoktu. İlk yarı Sabri’nin Diarra’ya yüklenmesi penaltı gibi geldi. Ceyhun’un kendi kalesine attığı golde Diarra ofsayt olabilir. G.Saray’ın beraberlik golünde de yardımcı hakem Umut’a gönderilen ilk topta ofsayt bayrağını kaldırsa kim ne diyecekti? Hakemin devam kararı doğruydu.MANCINI her hafta bir çok oyuncunun yeriyle oynuyor. Eboue bu takımda rahatlıkla oynar ama kadroda yok. Yeni transferler hayâlkırıklığı. SPK’dan yönetime ağır bir tokat geldi. G.Saray battı batacak kimsenin haberi yok! Ama o başkan ve yönetim uyumuyor, gece yarısı sözüm ona F.Bahçe’yi, hakemleri, federasyonu hedef alan açıklamalar yapıyor. Sen önce kendine bakacaksın. Sahaya çıkıp hem rakibi, hem hakemi yeneceksin, kazanacaksın ondan sonra söyleyecek sözün olabilir.G.Saray çok önemli 2 puan kaybetti, yenilmemeleri ise büyük şans. Beşiktaş’a takılırlarsa havlu atarlar.

Devamını Oku

Muslera varsa şampiyonluğa yakınsın

9 Şubat 2014

VE Claudio Taffarel, ne Mondragon. En büyük Fernando Muslera!ELBETTE G.Saray’ın şampiyonluklarında, özellikle UEFA Şampiyonluğu’nda Tafo’nun payı inkar edilemez ama Muslera bu saydığım isimlerden çok daha iyi ve istikrarlı.BU konuda iddialıyım; G.Saray son iki sezonda Süper Lig şampiyonu olduysa bunda aslan payı kesinlikle 27 yaşındaki bu Uruguaylı’ya ait. Elbette Tolga Zengin, Onur Kıvrak, hatta Volkan Demirel de iyi kaleciler ama Muslera inanın çok farklı. Muslera’nın bu yıl 3. sezonu ve kurtardığı maç sayısını artık hesaplayamıyorum. Geçen sezon Muslera, Ordu karşısında degaj yaparken topu takım arkadaşı Selçuk’a çarptırmış ve o top G.Saray ağlarına gitmişti. İşte o komik gol bile Muslera’nın moralini bozmamış ve Cimbom 0-2’den maçı 4-2 kazanırken Uruguaylı 2 müthiş top çıkarmıştı.1 ADIM ÖNDE!MUSLERA diğer gecelerde olduğu gibi dün de çok dikkatli ve disiplinliydi. Bir defa asla cıvıtmıyor ve maçtan hiç kopmuyor. 14. dakikada Hürriyet, 15’te Kamara’nın şutlarında iyi yer tuttu. 53’te Jorquera’nın yakından şutunu sol ayağıyla mükemmel kurtardı. 72’de Erman’ın sol çizgiden getirip Necati’ye kestiği toptaki çabukluğu harikaydı.SONUÇ olarak Muslera’lı G.Saray rakiplerinden hep bir adım önde. Bu yıl da şampiyon olurlarsa aslan payı yine Uruguaylı file bekçisinin olacak.Panik başlarSONUÇ olarak G.Saray maçın başındaki baskısıyla, hırsıyla rakiplerinin gardını düşürüyor sonra da farka koşuyor. Şimdi düşünme ve strese girme sırası F.Bahçe’de. Sarı-lacivertliler bugün kaybederse, -ki kaybetme ihtimalleri çok yüksek- işte o zaman onlarda panik başlar ve G.Saray şampiyonluğa tam anlamıyla ortak olur.Selçuk düzeliyorGELELİM yeni transferlere. İzet Hajrovic, Burak’a nefis pas attı, Burak da affetmedi. Ama bu asist dışında biraz fazla egoistti. Elbette sol ayağı iyi ama bu özelliği G.Saray’da oynamasına yetmeyebilir.TELLES iyi niyetli ama ürkek. Elbette kolay değil 21 yaşında ülkesinden, ailesinden uzaklaşmak. Üzerinde büyük baskı var. Biraz zaman lazım genç Telles’e.Dün Muslera’nın dışında Melo, Burak, Ceyhun, Sabri ve Selçuk’u beğendim. Özellikle Selçuk öldürücü paslar attı, çok koştu. Ciddi düzelme var Selçuk’ta.BUGÜNE kadar Sabri Sarıoğlu’nu birçok maçta eleştirdim ama hakkını verelim, müthiş özverili. Sola koyuyorsun başarılı, sağa çekiyorsun gayretli. Hiç sırıtmıyor ve formayı bileğinin hakkıyla aldığını her maçta dosta düşmana kanıtlıyor. Bravo Sabri, hep böyle devam.

Devamını Oku

Hatırlatmakta fayda var

6 Şubat 2014

1990’ın aralık ayı ve ben G.Saray muhabiriydim. Devre arası kampı için Kuşadası’ndaydık. G.Saray’ın uzun uğraşlar sonrası renklerine bağladığı Kosecki ülkesi Polonya’nın en popüler oyuncusuydu. G.Saray o zaman için rekor bir ücret ödeyip aldığı Kosecki ile şampiyonluğun en büyük adayıydı. Üstelik ligin ilk yarısını Beşiktaş’ın 5 puan önünde lider bitirmişti. Hatırlatmakta fayda var; lig 16 takımla oynanıyor ve galibiyete 2 puan veriliyordu. Sonra ne oldu? Kosecki ve G.Saray ligin ikinci yarısında döküldü ve Beşiktaş aradaki 5 puanlık farkı kapatıp ligi de G.Saray’ın 5 puan önünde şampiyon bitirdi. Kosecki kötü oyuncu muydu? Asla ama takım arkadaşlarıyla uyumu olmadı. Sene 1998. Yine muhabirdim ve Terimli G.Saray’ı bu defa Marmaris kampında takip ediyordum. Terim’le ben ve diğer muhabir arkadaşlar balıkçıya gitmiştik. Terim bize, “Lutu adında süper bir yetenek aldık. Çocuk rüzgar gibi. Kimse tutamıyor. Görün bak dünya yıldızı olacak” demişti. Rumen Lutu, G.Saray’a geldi. O G.Saray bir önceki sezon gibi yine şampiyon oldu ama Lutu sadece 3 maç oynadı ve G.Saray’dan lig bitmeden gönderildi. Yani rüzgar çocuk denilen Lutu, hem Terim’i hem bizleri büyük hayâl kırıklığına uğrattı. Fatih hocanın, biliyorum alınacak ama futboldan iyi anladığını ama futbolcudan hiç anlamadığını düşünüyorum. Zaten Hagi’nin transferi gündeme geldiğinde de dudak bükmüş, “Olsa da olur, olmasa da olur” demişti. Bunları niye yazdım? Sen devre arasında Drogba, Sneijder kalitesinde adam alıyorsan sonuna kadar “eveeet” diye haykırırım. Ama Burdisso, İzet, Lucas ve Telles isimlerine itirazım var. G.Saray maalesef 35 milyon Euro’ya yakın parayı çöpe atmıştır. Özellikle Chedjou’nun, Eboue’nin kadroya girmeye zorlandığı yerde Burdisso iddia ediyorum kadroya giremez. Yani alınması büyük hatadır. SADECE VEYSEL SARITelles solda iyi ortalar yaptı, defansa yardım etti. 19 yaşındaki Lucas Ontivero çok iyi başladı, kötü bitirdi. Çok top ezdi. 22 yaşındaki İzet Hajrovic ofsayt kokan pozisyonda golü attı ama kondisyonu yetersiz. Telles, Lucas ve Hajrovic kendilerini göstermek için şahsi oynayacaklar ve en önemlisi kendilerini çok zorlayacaklar. İşte bu zorlamalar sakatlıkları da peşinden getirebilir. Zaten ilk fire Lucas’la verildi. Tokat’ta G.Saray kötü oynadı, rakibin 4 net pozisyonu ve verilmeyen 1 veya 2 penaltısı vardı. Ben dün en çok Veysel Sarı’yı beğendim. Umut Gündoğan’ın kumaşı da iyi.

Devamını Oku

6-0 kazanan takım eleştirilir mi?

3 Şubat 2014

Dünkü oyun için cevap hayır olabilir ama bazı garipliklerden yine bahsetmek istiyorum. G.Saray'dan gönderilen Kazım ve Sercan'ın ilk 11'de oynadığı Bursaspor'dan yine de daha dirençli bir futbol beklerdim ama özellikle Şamil, Sestak, Taiwo o kadar kötü oynadılar ki G.Saray hiç zorlanmadan, stres yaşamadan güle oynaya kazandı. Elbette başrolde Sneijder ve Melo vardı. Bu ikili öyle çabuk vites artırdı ki, rakip kendine gelemeden 4-0 oldu. Melo ve Sneijder’in G.Saray'daki en iyi ve en rahat maçlarını oynadığını söyleyebiliriz. G.Saray'ın 1 golünü Taiwo attırdı, diğeri muhtemel ofsayt idi. Rakibin 1 penaltısı da verilmedi ama yine de G.Saray ile Bursaspor arasında dün akşam çok fark vardı. Ben bu kadar dirençsiz ve aciz takım görmedim. Sabri son kanatta mükemmel işler yaptı, Semih-Ceyhun ikilisi en rahat maçlarını oynadı. Muslera takımın yine en ciddi oyuncusu oldu. Burak biraz şanslı olsa maç çift haneli skorla biterdi. Şimdi gelelim benim kafamın basmadığı konuya. Bu takımda Melo, Sneijder, Muslera ve Drogba'yı sakat veya cezalı olmamaları durumunda kim gelse kesemez. Bu birinci gerçek. Geriye kalıyor 2 yabancı hakkın. Elinde kim var? Eboue ve Chedjou. Bana sorarsanız bu iki oyuncu da kaliteli ve her an görev alabilecek kapasitede. Üstelik Eboue de dün hiç fena oynamadı. Peki G.Saray yönetimi ve Mancini ne yapıyor?SÜREKLİ BORÇLANIYOR16 milyon Euro'ya alınan Chedjou yerine 4 yabancı transfer ediyor. Hajroviç, Ontivero, Telles ve bugün gelmesi beklenen Burdisso. Değer mi bu 4 oyuncuya verilecek 50 milyon Euro’ya?. 50 milyon Euro demek 155 milyon lira. Bu G.Saray'ın aslında hiçbir oyuncuya ihtiyacı yok ama birileri para götürecek diye kulüp sürekli borçlanıyor, paraları çar çur ediyor. İnanın 2014’te G.Saray maddi zorluklar çekecek, artan kurla G.Saray çok hırpalanacak. Yazık değil mi, iyi ve kaliteli olan kadronu ne olduğu belirsiz oyuncularla bozman? İsyanım buna. Yoksa bana ne? G.Saray transfer yaparken benden para istemiyor. Ama seyirci bilet, kombine, forma alıyor. Seyircinin parasıyla gereksiz transferler yapılıyor. Varsın onlar bana dava açsın. Ama yakın bir gelecekte kimin haklı olduğu ortaya çıkacak.

Devamını Oku

Birileri parayı götürmüş yine

26 Ocak 2014

Ben hayatımda G.Saray kadar aciz, bolluk içinde yokluk yaşayan, amatörce yönetilen bir takım görmedim.Devre arasında 9 milyon Euro'ya alınan İzet Hajroviç, 13 milyon Euro'ya transfer edilen Telles ile diğerleri nerede? Bu oyuncular G.Saray'a imza attıysa neden kadroda yoklar. İnanın bu soruların yanıtını ne Aysal verebilir ne de Mancini. Şimdi bir de Heitinga'yı, Guarin'i ve Podolski'yi alabiliriz diyorlar. Hepsi yalan.G.Saraylılar futbolseverler dikkat kandırılıyorsunuz. Bu G.Saray'da Ünal Aysal hâlâ başkanlık yapıyorsa ben de Amerika Başkanlığına talibim.Komik değil mi?Devre arasında 33 milyon Euro'ya yani 105 milyon liraya alınan oyuncular ortada yok. Bir tek Salih Dursun girdi onu da az kalsın Sneijder dövecekti. Dün birara Galatasaray.org'a girip kadrodaki isimlere baktım. Telles ve Hajroviç'in esamasi bile yoktu. Peki borsaya bu adamlar niye bildirildi? Ne yani G.Saray yoksa hayalet adamlar mı transfer etti?Bunca adam alınıyor oynayan yine Sabri. Üstelik yılların sağ bekini sol bekte oynatıyor Mancini. Bu İtalyan'a birileri gerçekleri anlatsın artık. G.Saray ligin ilk yarısında Avrupa'da ve Türkiye'deki bazı maçlarda başarılı sonuçlar aldıysa hemen hepsinde Albert Riera oynamış. Üstelik iyi de oynamış. Ama nedendir bilinmez Riera'yı göndermek için camia seferber olmuş. Acaba birileri yeni transferlerden avanta mı alacak? Ben rahatsızım arkadaş. Gönderilmeye çalışılan Amrabat dün baktım kurtarıcı olarak alınıyor. İşte G.Saray'ın hali! Devre arası transferlerini oldum olası sevmedim, hep arkasında birşeyler aradım. Yüzde yüz eminim ve bu hayalet transferlerden birileri yine mangırı götürmüş. Kulüpte sirkülasyon olacak ki, menajerler ve bazı profesyoneller ceplerini dolduracak.Vah G.Saray vah. Bunca hayalet transferlere, gereksiz kamplara karşın G.Saray'ın oynadığı futbola bakın. Melo, Muslera ve biraz Semih dışında diğerleri yürüyor.CAMİA KANDIRILIYORNet bir tane pozisyonun yok. Rakip biraz akıllı olsa, son topları iyi kullansalar G.Saray'ı en az 3'lük yaparlardı.Bu G.Saray mı F.Bahçe'yi yakalayacak. Güldürmeyin beni. Lig sonunda G.Saray ile F.Bahçe arasında 18 puanlık fark olursa iyi. Sonuç; G.Saray camiası ve taraftarı kandırılıyor, uyutulmaya çalışılıyor. Bu takıma hiç kimse alınmasa çok daha iyi olurdu ama o zaman birileri para kazanamazdı. 1 aydır oyuncu gönderemeyip sürekli alan G.Saray felakete doğru sürükleniyor, benden söylemesi.

Devamını Oku

Nereden nereye...

10 Ocak 2014

Türk Futbolunda 3 Temmuz 2011 sonrası ne olmuştu, kısaca hatırlayalım;F.Bahçe'nin averajla Trabzon'un önünde şampiyon olduğu 2010-11 Süper Lig sezonunda oynanan F.Bahçe-İBB, Karabük-F.Bahçe, F.Bahçe-A.Gücü, Sivas-F.Bahçe maçlarında şike yapmak, yine aynı sezon oynanan Trabzon-Bursa,Eskişehir-Trabzon ve Trabzon-İBB müsabakalarında da teşvik primi vermek suçlarından İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi Aziz Yıldırım'a 3 yıl 9 ay, Şekip Mosturoğlu'na 3 yıl 1 ay, İlhan Ekşioğlu'na 4 yıl 4 ay ceza verdi. En önemlisi bu isimler Metris'te yaklaşık 1 yıl yattılar.Sonrasında TFF Disiplin Kurulu Yıldırım'a ceza verememiş ama Mosturoğlu'na teşvikten 1 yıl, Ekşioğlu'na ise şike ve teşvikten 3 yıl hak mahrumiyeti cezası vermişti. İlginç bir detay ise futbolcu İbrahim Akın'a, F.Bahçe-İBB maçında sonucu etkilemekten yani şike yapmaktan verdiği 3 yıl men cezası ile kaleci Serdar Kulbilge'ye G.Birliği-F.Bahçe maçında yine şike yaptığı için verdiği 2 yıl men cezası. TFF Tahkim Kurulu da Mosturoğlu ve Ekşioğlu'nun cezalarını aynen onamıştı. 'Şike sahaya yansıdı mı yansımadı mı' gibi ortaya atılan komik sorunun yanıtını Türkiye olarak "pas" geçtik ama UEFA ve CAS işte o noktada topa girdi.UEFA ve CAS'ta ne mi oldu?25 Haziran 2013'te UEFA Disiplin Kurulu, şikeden dolayı F.Bahçe'ye 2+1 yıl (Ayrıca 2011-12 sezonunda da Futbol Federasyonumuz F.Bahçe'yi Avrupa Şampiyonlar Ligi'ne göndermemiş, kupalardan elenen Trabzon'u göndermişti) ve Beşiktaş'a da 1 yıl Avrupa Kupalarından men cezası verdi. Yıldırım, Ekşioğlu, Mosturoğlu ve Cemil Turan'la ilgili kararı da ek rapor sonrasına bırakmıştı. (Yakında kişilerin cezası da açıklanacak)15 Temmuz günü toplanan UEFA Tahkim Kurulu da F.Bahçe'nin 2, Beşiktaş'ın 1 yıl men cezalarını onarken, sadece F.Bahçe'nin +1 yıllık cezasını kaldırdı. CAS ayağına gelirsek; onlar da cezaları 15 gün içinde aynen onadı.FATURA 100 MİLYON EUROBöylelikle F.Bahçe şike ve teşvikten toplamda 3 yıl Avrupa Kupalarına gidememiş oldu. Yapılan avukat, seyahat masraflarıyla, arada ödenen komisyonlar ve tabii en önemlisi 3 yıl Avrupa Kupalarına gidememenin faturası aşağı yukarı 100 milyon Euro. Yani 300 milyon Türk Lira'sı. Yapılan onca iddialı transferleri de sadece Türkiye Lig'leri için yapılmış olduğunu düşünürsek bu zarar 2 katını çıkabilir.Şimdi F.Bahçe yönetimi, "Türkiye'de hukuk sistemi lekelenmiştir ve bizlerin yeniden yargılanması gerekir. Bizler ilk gün söyledik, bugün de söylüyoruz; suçsusuz..." diyor. Böyle düşünmek hakları mı? 17 Aralık'tan sonra yüzde yüz haklarıdır. F.Bahçe yönetiminin yeniden yargılanma düşüncesine, hadi diyelim olumlu baktık, peki ya sonrası...Ne değişecek?Kocaman ve oyuncular temizUEFA 3 yıl men cezasının karşılığında kulübün kasasına girmeyip büyük oranda G.Saray'a giden 100 milyon Euro'yu G.Saray'dan alıp F.Bahçe'ye mi verecek?Futbol Federasyonu Disiplin ve Tahkim Kurulları F.Bahçeli yöneticilerin şike yaptığını kabul etti. Diyelim yeniden yargılama yapılırsa bu kurullar da mı 3 Temmuz dosyasını yeniden ele alacak ve "yanılmışız, hata yapmışız, aslında şike hiç yapılmamış mı? diyecek. İlk gün de bugün de aynı düşüncedeyim. "F.Bahçe şike yapmamıştır." Aykut Kocaman ve futbolcular sonuna kadar temizdir. Sadece Aziz Yıldırım, Kocaman ve futbolcularına güvenmediği ve verdiği iddialı sözleri yerine getirebilmek için bu kirli işlere girmiştir. Ayrıca 3 yıldır, "Eğer F.Bahçe şike yapmışsa diğer kulüplerde yapmıştır. Bu dava bizi lekeleme, F.Bahçe'yi ele geçirme operasyondur. Biz şike yapmadık" diyen ve bu sözleriyle milyonları inandıran Aziz Yıldırım'ın şimdi neyi, neden, niçin istediğini anlamış değilim. Zaten yıllardır suçsusuz demiyor muydu? Yeniden yargılanacak da ne olacak? Halâ anlamış değilim.TELEGOL, TV8 VE ACUN27 Kasım 2013'te MNG TV Yayıncılık adına Avukat Ayhan Yılmaz benimle, tüm yorumcularla ve spor servisinde çalışan 12 arkadaşımla görüşüp iş akdimizi tek taraflı fesh etti. Öncesinde MNG Holding patronu Mehmet Nazif Günal benimle yüzyüze bir görüşme yaptı. İleride o görüşmenin detaylarını da açıklayacağım.Peki Telegol neden TV8'de ayrıldı sorusuna gelince...Yalakalık mı yapayım!İddiaya göre birinci sebep Telegol'un yüksek maliyetiymiş. Cevabım çok net; TV8'e para kazandıran, geliri giderinden fazla olan ve reyting sıralamasında uzak ara hep kanalın lideri olmuş bir programdı Telegol. Bu nedenle yüksek maliyet olayına katılmam söz konusu değil. 2. iddia; Aziz Yıldırım Acun'u arayıp, "Bak Acun! Bu Telegolcüler yıllardır benimle uğraşıyor, onlara yüklü davalar açacağım. Dava açtığımda bana bozulma, darılma. Sen de kanal sahibi olarak davalarla muhatap olacaksın" demiş. Bana bunu Vatan Gazetesi muhabir ve yazarı aktardı. Ben bu iddiaya da kesinlikle inanmak istemiyorum.Son iddia ise, aslında iddia olmaktan çıktı; Acun TV8'i satın aldığı gün Medyatava internet sitesinden beni arayıp, "Acun kanalı satın almış, Telegol'ü de gönderecekmiş, size herhangi bir tebligat yapıldı mı?" diye sordular. Ben de "Benim hiçbir şeyden haberim yok, kanal çalkalanıyor ama biz görevimizin başındayız. Üstelik Acun'la hiç görüşmedim, zaten iyi tanımam, samimiyetimiz de yok, sadece selamlaşırız" dedim ve bu sözlerim minik çarptırılarak sitelerde yayımlandı. Sonrasında Acun'un yakın çevresinden 3 kişi benimle buluşup, "Sen ne yaptın! Açıklamalarına, özellikle de kendisini tanımam sözüne Acun çok fena bozuldu, istersen bir düzeltme geç, bu iş tatlıya bağlansın" dediler. Ama ben herhangi bir düzeltme yapmadım. Gerçekten de Acun'la birkaç yerde karşılaştık sadece selamlaşıp devam ettik. Bugüne kadar ne yemek yedik, ne çay içtik. Yalan söyleyip yalakalık mı yapacaktım.Yüzde 20'si önerildiSONUÇ: TV8 yönetimi sözleşmelerimizde yazan alacaklarımızın ancak yüzde 20'sini teklif etti. Temmuz 2014'e kadar TV8'le anlaşmamız ve tüm ekibin ciddi alacağı var. Kıdem, ihbar ve sözleşmedeki bedellerin hiçbiri ödenmedi. Dava açtık ve artık davalı TV8'in hem eski hem yeni patronu. Hakettiğimiz paraları alana kadar da başka bir yerde çalışmayı düşünmüyoruz. Herkes için hayırlısı olsun.

Devamını Oku