İşe iade davasını kazanan işçi işyerine başvurmak zorunda

27 Temmuz 2013

İşten çıkarıldıktan sonra işe iade davası açarak kazanan işçi, eski işyerine 10 gün içinde başvurmak zorunda. Aksi halde, davayı kazansa bile haklarından yararlanması mümkün değil.SORU: İşveren tarafından verimsiz olduğum gerekçesiyle işten çıkarıldım. İşe iade davası açtım. Dava lehime neticelendi, ancak başka bir işim olduğu için eski işyerime dönmek istemiyorum. İşe dönmezsem davayı kazandığım için eski işverenimden ücret veya tazminat alamaz mıyım? (Yücel Çelik)CEVAP: İşe iade davasının tebliğinden itibaren 10 iş günü içinde işyerine başvurmak zorundasınız. Bu süre içinde başvurmazsanız davayı kazanmış olmanıza rağmen size yapılan fesih en başından itibaren geçerli olur. Bunun için işvereninizden ücret veya tazminat alamazsınız. Zira işe iade davalarında işçinin 10 iş günü içinde işyerine başvurması halinde; işveren işçiyi çalıştırırsa işçiye 4 aya kadar ücret, çalıştırmazsa 4 aya kadar ücret ve yine en fazla 8 aya kadar (tutarda) tazminat öder. Kısacası işçinin bu haklardan yararlanması için 10 iş günü içinde işyerine başvurması gerekir. Hizmet zammının emekliliğe etkisi var mı?SORU: SSK’dan emekliliğimi hakettim, halen çalışıyorum. Askerliğimi yedek subay olarak SSK’lı olmadan önce yaptım. Emekli Sandığı ‘1 yıl hizmet süresi + 3 ay fiili hizmet zammı’ olmak üzere toplam 1 yıl 3 ay bildirdi. 3 ay fiili hizmet zammı, sigortalılık süresine ve/veya prim günüme eklenir mi? (Ahmet Ömür)CEVAP: Fiili hizmet zammı süresi SSK’dan emekliliğinizde gün ve sigortalılık süresi miktarının tespitinde değerlendirilir. 3 aylık fiili hizmet zammınız hem prim ödeme gün sayınıza hem de sigortalılık sürenize ekleneceğinden ilk sigortalılık tarihiniz öne çekilir. Ancak Emekli Sandığı’ndan değil, SSK’dan emekli olacağınız için emeklilikte tabi olduğunuz yaştan 3 aylık süre indirilmez.İş güvenliği kursuna gitmek şartSORU: “İş güvenliği uzmanı olacak yeni meslekler” yazınızı okudum. Ben de biyolog olarak yeni değişiklikle iş güvenliği uzmanı olabiliyorum. Kanun yayınlanmadı ama bilgi almak için bazı kurslarla görüştüm ama yüksek fiyat istiyorlar. Bu kursa gitmeden iş güvenliği uzmanı olamaz mıyım? (Sibel Mert)CEVAP: İş Güvenliği Uzmanları’nın Görev, Yetki, Sorumluluk ve Eğitimleri Hk. Yönetmelik gereği eğitimin süresi toplam 220 saattir. Bunun 90 saati uzaktan eğitim, 90 saati örgün eğitim ve 40 saati iş güvenliği uzmanı bulunan bir işyerinde yapılacak pratik eğitimden oluşur. Uzaktan ve örgün eğitim Çalışma Bakanlığı tarafından yetkilendirilen kursta alınır. Eğitimlerini ve stajını başarıyla tamamlayan adaylara eğitim katılım belgesi verilmektedir. Aday bu belge ve bakanlıkça ilan edilecek diğer belgelerle birlikte; yılda üç kez Bakanlık tarafından yaptırılacak iş güvenliği uzmanlığı sınavına başvuru yapma hakkı kazanır. Bu sınavda 70 puan alan aday ‘C Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı’ belgesi almaya hak kazanır.Gazetecilere erken emeklilikte son hafta mı?Gazetecilerin yıpranma hakları 6385 sayılı Kanun ile yeniden sağlandı. Kanunla, 1.10.2008 tarihinden önce olduğu gibi gazeteciler yıpranma haklarından 1.2.2013’ten itibaren yararlandı. Ayrıca yıpranma hakkının kaldırıldığı 1.10.2008’e kadar geriye dönük yararlanma imkanı da verildi. Bu haktan yararlanacak gazetecilerin ilgili sosyal güvenlik merkezine sarı basın kartı ekli dilekçeyle başvurması ve yıpranma hakkı istediği dönemle ilgili sürelere ait hesaplanacak prim/kesenek farklarını 1.8.2013’e kadar ödemesi gerekir. Aksi hale hesaplanacak olan fark prim için gecikme zammı ve cezası ödemek zorunda. Yani geriye dönük yıpranma hakkından yararlanmak isteyen gazetecinin 1.8.2013’e kadar başvurmaması, gazetecinin bu haktan bir daha yararlanamayacağı, hakkının düşeceği anlamına gelmiyor. Sadece yıpranma hakkı için ödemesi gereken prim farkını gecikme zamlı ve cezalı şekilde ödemesi anlamına geliyor.

Devamını Oku

İşverene ilave prim teşviği başladı

20 Temmuz 2013

Geçtiğimiz Mart ayında, işverenlere yararlandıkları 5 puanlık teşvik haricinde ilave teşvik geleceğini kamuoyuna ‘İşverene ilave prim teşviği’ başlığı ile duyurmuştuk. Nihayet beklenen teşvik yasalaşmıştı. Bu teşvikin hangi illerde uygulanacağı ile Bakanlar Kurulu kararı da yayınlandı. Böylece kalkınmada öncelikli iller ile ilgili süresi dolduğu için yürürlükten kalkan 5084 sayılı Kanunun sigorta primi teşvikin boşluğu doldurulmuş oldu.Teşvikten yararlanmak için; Teşvikin uygulama ayrıntılarını izah edecek SGK genelgesi muhtemelen birkaç gün içinde yayınlanır. Ancak kanundaki hükümlere göre yararlanma şartlarındaki 3 esas şu şekildedir:- İşyerinin Bakanlar Kurulu kararında ilan edilen 52 il/ilçe içinde kurulu olması,- İşyerinde, 5084 sayılı Kanunda olduğu gibi 10 ve üzerinde sigortalı çalıştırılması,- 5 puanlık prim indiriminde yararlanacak şartları taşıması (prim borcunun olmaması vs.) gerekmektedir. Bu şartların sağlanması halinde işverenlerin toplam sigorta primlerine yapılan 5 puanlık hazine indirimine ilave, asgari ücret üzerinden hesaplanacak 6 puan ilave edilmek suretiyle sigorta prim teşviki uygulanacak.Örneğin; işyerinde brüt 3 bin TL ücret üzerinden çalışan bir işçi yüzde 5 kadar mevcut teşvikten yararlanırken (150 TL teşvik miktarı eder), bir de asgari ücretin yüzde 6’sı kadar da bu yeni teşvikten yararlanacak. (Geçerli asgari ücret üzerinden hesaplanırsa 61.29 TL yeni artı teşvik miktarı olur.) Buna göre, toplamda o işçi için teşvik 211.29 TL olacaktır.Teşvik uygulanacak illerBakanlar Kurulu kararına göre teşvik; illerin kalkınma durumuna göre süreli uygulanacaktır. Bu da 3 grupta toplanmıştır. Buna göre;- 31 Aralık 2016 tarihine kadar uygulanacağı iller: Afyonkarahisar, Amasya, Artvin, Bartın, Çorum, Düzce, Elazığ, Erzincan, Hatay, Karaman, Kastamonu, Kırıkkale, Kırşehir, Kütahya, Malatya, Nevşehir, Rize, Sivas, Trabzon ve Uşak.- 31 Aralık 2017 tarihine kadar uygulanacağı iller: Adıyaman, Aksaray, Bayburt, Çankırı, Erzurum, Giresun, Gümüşhane, Kahramanmaraş, Kilis, Niğde, Ordu ,Osmaniye, Sinop, Tokat, Tunceli ve Yozgat.- 31 Aralık 2018 tarihine kadar süreceği il ve ilçeler: Ağrı, Ardahan, Batman, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Hakkari, Iğdır, Kars, Mardin, Muş, Siirt, Şanlıurfa, Şırnak, Van, Bozcada ve Gökçeada.

Devamını Oku

İş güvenliği uzmanı olacak yeni meslekler

14 Temmuz 2013

66331 sayılı İş Sağlığı ve Kanunu iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi çalıştırma zorunluluğu dahil diğer bütün hükümler 50’den fazla işçisi olan tehlikeli ve çok tehlikeli işyerlerinde herhangi bir geçiş sürecine tabi olmadan 1.1.2013’de uygulanmaya başladı. Diğer işyerleri için geçiş süreci öngörülmüştü. Bilhassa iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi sayısındaki kapasitesizlik kanunun uygulanmasında aksama yaşatacağından önce İşçi sayısı 50’den az olan tehlikeli ve çok tehlikeli işyerlerinde iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi çalıştırma şartı 1 Ocak 2014’e ertelendi. Daha sonra yine kapasite sorunu yaşanmasın maksadıyla torba kanunla 6331 sayılı kanunda iş güvenliği uzmanı olacak yeni meslek grupları eklendi.Her darbe kötüdürBilindiği üzere, 2004 yılından bugüne kadar mühendis, mimar, teknik öğretmen, fizikçi, kimyager ve iş sağlığı ve güvenliği bölümü mezunları iş güvenliği uzmanı olabiliyordu. Yeni değişikliklerle; İç mimarlar, bölge şehir plancıları, şehir plancıları, peyzaj mimarları ve biyologlar da bundan böyle iş güvenliği uzmanı olabileceklerdir. Değişiklik öncesi sadece Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığındaki teknik müfettişler hem de A grubu olarak iş güvenliği uzmanı olmaktayken yeni değişiklik ile, Bakanlık bünyesindeki bütün müfettiş unvanına sahip olanlar yani sosyal iş müfettişleri de artık iş güvenliği uzmanı olabilecekler. SGK müfettişleri de mesleğine bakılmaksızın bundan böyle iş güvenliği uzmanı olabilecekler.Mavi kartlılar da yurtdışı borçlanması yapabilir mi?Soru: Bize mavi kart (eskiden pembe kart) verilirken sosyal güvenlik haklarımın korunacağı belirtilmesine rağmen mavi kartlıların yurtdışı borçlanması yapamadığını, bunun SGK tarafından red edildiğini ve dava açarsa ancak yargı yoluyla borçlanma yapılabilme imkanının olduğunu öğrendim. Bu konu doğru mudur? (Metin Yıldız)Cevap: Evet okurumuzdan belirttiği üzere mavi kartlıların yargı yoluyla yurt dışı borçlanma haklarını almalarına rağmen idari yoldan yani SGK tarafından yurt dışı borçlanması başvurularının red edildiği ve borçlanma yapamadıkları doğrudur. Ancak mavi kartlıların borçlanma başvurularının SGK tarafından red edilmesi SGK’nın idari inisiyatifinden olmayıp 3201 sayılı “Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun” hükümlerinden dolayıdır. Kanun gereği; yurtdışı borçlanmalarda, Türk vatandaşlarının, Türk vatandaşı olarak yurt dışında geçen çalışmalarını borçlanabilmeleri öngörülmüştür.Yine okurumuzun belirttiği gibi mavi kartlılar ancak yargı yoluyla bunu yapabilirler. Burada emsal iki karar bulunmaktadır. Kararlarda; Türk vatandaşlığından izinle çıkan ve borçlanma talep tarihinde Türk vatandaşlığını haiz olmayan davacının, Türk vatandaşlığından izinle çıkmadan önce yurtdışında gerçekleşen çalışma sürelerine ilişkin borçlanma hakkının, Türk Vatandaşlık Kanunu ile kazanılmış hak sayılarak korunduğu gözetilerek, anılan süreye ilişkin borçlanma yapılabileceği kararlaştırılmıştır. Ben de bu görüşe katılmaktayım. Ancak bunun için 3201 sayılı Kanunda bu yönde değişiklik olmalıdır

Devamını Oku

SGK Başkanı İlhan mobbinge savaş açtı

7 Temmuz 2013

Kamu kurumlarındaki tek kadın tepe yöneticisi olan SGK Başkanı Yadigar Gökalp İlhan, ‘mobbing’e yani bezdiriye savaş açtı. SGK Başkanı İlhan, ilk defa bir kamu yöneticisi olarak açıkça mobbingi dile getirdi. Hatta kendisinin de geçmişte mobbing mağduru olduğunu belirterek mobbing de yaşanan sıkıntının ne olduğunu iyi bildiğini açıkladı. Bu zamana kadar mobbing hem özel sektörde hem de kamu da yok sayılmakta, sanki çalışana yapılan baskı, ayrımcılık gibi mobbing uygulamaları görev gereği yapılıyormuş gibi gösteriliyordu.Mobbing nedir?Mobbing ya da bezdiri; psikolojik şiddet, baskı, kuşatma, taciz , rahatsız etme veya sıkıntı vermektir. Çalışana bu yolla mesleki yeterlilik gibi konularda küçük düşürmeler yaşatılır, eşit davranma ilkesine aykırı hareketler yapılır, kişi utanacağı bir tutum içine sokulur, itibar zedeleyici davranışlara maruz bırakılır vs. Genel olarak mobbing ile çalışanın sosyal statüsü zedelenir, toplumda istenmeyen adam olgusu oluşturularak dışlanır, güven duygusunu yitirir, depresif haller başlar ve çalışan psikolojik olarak yıpranır.Mobbingin yapılmasının nedenleri özel sektörde farklı kamu da farklıdır. Özel sektörde; mobbing uygulayan işverenler, iş kanunlarının işçiyi koruyan tazminat ve işe iade hükümlerinden kurtulmak ve işçiyi istifaya zorlamak için uygular ve bu süreçte mobbinge maruz kalan işçi çoğu zaman psikolojik açıdan ciddi zararlar görerek istifa edip ayrılır. Kamudaki iş güvencesi özele göre daha sağlam olduğu için mobbing nedeni; şahsi sorunlar olabilir, rekabet unsuru olabilir, sadist olabilir, vs. Kamuda da sürecin sonunda maksat çalışanın kariyerinden vazgeçmesi veya işten ayrılmasıdır ama bu o kadar kolay olmaz.İşyerinde psikolojik taciz suç olmalıSGK’nın ALO 170 verilerine göre, toplam 6 bin 857 adet mobbing başvurusu yapılmış. Ve ne yazık ki bu başvuruların büyük çoğunluğu kamudan geliyor. ‘Kamu da mobbing çok uygulanmaktadır’ diyebiliriz ama aynı zamanda konunun çok bilinmemesinden de kaynaklanmaktadır. Diğer türlü özel sektörde de yaşanmaktadır.İşyerlerinde ‘Psikolojik Tacizin (mobbing) Önlenmesi’ hakkındaki Başbakanlık genelgesi ile konunun önemi vurgulanmıştı. Ancak daha iyi anlaşılabilmesi için mobbing suçunun yasal suç olması, gerekirse çalışma mevzuatı içinde tanımlanması ve özel cezai yaptırımlara tabi olması gerekiyor. Mobbing ile ilgili bilgilendirme toplantıları, kamu spotları yapılmalı. Ayrıca SGK Başkanı İlhan’ın mobbinge karşı hassasiyeti bütün kamu yöneticilerinde olmalı.Mobbinge uğrayan çalışan ne yapmalı?Mobbinge maruz kalınması halinde öncelikle bu tutumun durdurulması için gerekli işlemlerde bulunmak gerekir. Mobbing uygulayan kişinin varsa üst amirine durum şikayet ile bildirilmekte yarar var. Bu belki mobbingin durdurulması için çözüm olmayabilir ama daha sonraki yapılacak hukuki mücadelede elinizi kuvvetlendirecektir. Gelelim hukuki işlemlere...Özel sektörde öncelikle; İş Sözleşmesi’ni haklı nedene dayanarak feshedebilir, kıdem tazminatını ve yapılan ayrımcılıktan, eşit davranma ilkesine aykırılıktan dolayı 4 aya kadar ücreti tutarındaki ayrımcılık tazminatını alınabilir. Bunun haricinde mobbing sonucu mobbing yapan yöneticiyi dava edebilir ve manevi zararlardan dolayı manevi tazminat talebinde bulunabilir. Yine davada kötü niyet tazminatı da talep edilebilir.Kamuda ise kanuni hakları kullanmak veya şikayet mekanizmasını harekete geçirmek daha kolay olduğu için mobbingin şikayeti ile yaşadığınız sorunu üst mercilere ileterek açılacak soruşturmalarda sonuç elde etmeye çalışabilirsiniz.Emekli olamayan ödediği primi geri alırSORU: Annem 1965 doğumlu ve 2009 yılında isteğe bağlı sigortalısı oldu. O tarihten itibaren kendisi adına prim ödüyoruz. Ancak öğrendiğimiz kadarıyla kısa vadede emekli olma imkanı yokmuş. Bu durumda ödediğimiz primleri geri alabilir miyiz? (Tülay Ergin)CEVAP: Anneniz 2009’da sigortalı olduğu için en erken 5 bin 400 gün prim ödemek suretiyle emekli olabilir. O da 15 yıla tekabül eder. Bu şartlarda emekli olamayacağını düşünüyorsa ödenilen primlerin iadesi istenebilir.Buna kanunda ‘Toptan Ödeme’ denir. Bunun için annenizin 58 yaşına gelmesi gerekir. Çünkü kanunda yaşlılık aylığı bağlanması için gerekli yaş şartını doldurduğu halde malûllük ve yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanamayan sigortalıya, yazılı istek tarihine kadar geçen yıllar için, her yılın gerçekleşen güncelleme katsayısı ile güncellenerek toptan ödeme şeklinde verileceği belirtilmektedir. Anneniz 58 yaşında emekli olacağı için toptan ödemeyi 58 yaşına geldiğinde alır.

Devamını Oku

İşçi maaşının tamamına haciz konulamaz

29 Haziran 2013

Kredi kartı mağdurları yüksek faiz altında daha büyük borçlarla boğuşmak zorunda kalırken bir yandan da ilgili banka tarafından maaşlarına konulan hacizlerle de borcu ödemeye çalışmaktalar... Açıkçası çoğu kez dipsiz kuyuyu doldurmak gibi bir durum oluyor bu durum. Bu durumda olan okurumuz İsmet Efe kredi kartı borcundan dolayı banka tarafından maaşına haciz konulduğunu, bu şekilde maaşa haczin yasal dayanağı olup olmadığını ve bu haczin işten atılmasına sebep olup olmayacağını soruyor.Maaşın 1/4’ü haczedilir...Evet, işçilerin üçüncü kişilerle oluşan borçlarını ödememeleri halinde yapılacak icra takiplerinde, maaş ve ücretlerinin ne oranda haczedilebileceği İcra ve İflâs Kanunu’nun 83. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre; maaşlar ve her nevi ücretler borçlu ve ailesinin geçinmeleri için icra memurunca lüzumlu olarak takdir edilen miktar tenzil edildikten sonra haczolunabilir. Ancak haczolunacak miktar bunların dörtte birinden az olamaz. Birden fazla haciz var ise sıraya konur. Sırada önde olan haczin kesintisi bitmedikçe sonraki haciz için kesintiye geçilemez.İşveren sorumluÇalışma hayatında bu uygulama doğrudan alınan net maaşın 1/4’ü oranında haczedilmesi şeklinde uygulanmaktadır. Yapılan icra kesintilerinin zam, prim vs. gibi durumlara göre doğru ve tam olarak kesilip aktarılmasından işveren sorumludur. Çünkü borca karşılık haczedilecek miktar doğrudan kaynakta kesilerek yani maaş işçinin eline geçmeden kesilerek borçluya aktarılır. Bazı durumlarda bilhassa kredi kart borçlarında eğer aynı bankadan maaş alınıyorsa ilgili banka maaşın tamamını bloke etmektedir. Ancak bankanın böyle bir hakkı ve yetkisi bulunmamaktadır. Kanunda da belirtildiği üzere borçlu ve ailesinin geçinmeleri için gerekli miktar düşüldükten sonra haciz yapılması gerekir. SGK’dan yetim hakkına özel düzenlemeErkek çocuklar okul durumuna göre en fazla 25 yaşına kadar anne/babasının sağlık yardımından yararlanır veya aylıklarını alır. Bu yaştan sonra yararlanma imkanları yoktur. Ancak erkek çocuk malul olmayı gerektirecek (%60 ve fazla özürlülük) durumdaysa ömür boyu anne/babasının üzerinden sağlıktan ölmeleri halinde aylıklarından yararlanabilmektedirler.Rapor istenmeyecekAncak bu durum uygulamada bazı prosedürlerden dolayı bilhassa yetim aylığına başvurmaları halinde kendilerinden yeniden sağlık raporu isteniyor ve çoğu kez olumsuz sonuç çıkıyordu. Yani çocuk annesi/babası sağken yararlandıkları haktan ölmeleri halinde raporları olmasına rağmen yeniden rapor alma durumunda kalıyorlardı. Bu gereksiz uygulamayı SGK 2013/26 sayılı genelge ile düzelterek “Sigortalının/emeklinin sağlığında bakmakla yükümlü olduğu malul çocuğunun mevcut sağlık kurulu raporu var ise ve malul çocuğun ana/babanın ölümü sonrası yetim aylığı talebinde bulunması halinde, raporun hangi tarihte alındığına bakılmaksızın, yetim aylığı bağlanacak ve daha önce malullüğü tespit edilen yetim çocuklardan yeni bir rapor istenmeyeceğini” belirtti.

Devamını Oku

Yetim kızların çeyiz parası SGK’dan

22 Haziran 2013

Okurumuz Aylin Altınoluk, merhum babası Bağ-Kur emeklisi olduğu için yaklaşık 7 yıldır annesi ile beraber babasının aylığını aldıklarını, kendisine yaklaşık 300 TL ödeme yapıldığını, Ağustos ayında düğünü olduğunu, düğün masrafları için çeyiz parası şeklinde bir toplu para alıp alamayacağını, alabilirse ne kadar alabileceğini ve kendisinin evlenme halinde kesilecek olan aylık hissesinin annesinin aylığına eklenip eklenmeyeceğini soruyor.Kesilen aylıklarOkurumuzun sorularına göre öncelikle çeyiz yardımı ya da evlenme ödeneğini izah edelim. Evlenme ödeneği, anne veya babasından gelir/aylık alan kız çocuklarının evlenmeleri halinde yapılan parasal yardımıdır. Erkek çocukların böyle bir hakkı bulunmamaktadır.Evlenme ödeneğinin miktarı SGK’dan alınmakta olan en son gelir veya aylığının 2 yıllık tutarı, yani 24 katıdır. Bu miktar peşin ve bir defada verilmektedir.Evlenme ödeneği için kız çocuğunun başvurması gerekir. Bununla birlikte; 1 Ekim 2008’den önce Bağ-Kur’dan yetim aylığı alan kız çocuğu 1 Ekim 2008’den sonra evlenirse bu kız çocuğuna da da aynı SSK’lıların kızları gibi çeyiz parası verilir. Bu açıklamalara göre; okurumuz Aylin Hanım 5510 sayılı Kanun ile yapılan düzenleme gereği Bağ-Kur’lu kızı olsa bile evlenme ödeneğinden yararlanır.Kendisine 300 TL ölüm aylığı aldığı için evlendiğinde 7 bin 200 TL evlenme ödeneği verilir. Aylin Hanım’ın bu ödenek için bulunduğu yerdeki SGK İl Müdürlüğü veya Sosyal Güvenlik Merkez Müdürlüğü’ne başvurması gerekmektedir.Anne veya babasından gelir/aylık alan kız çocuklarının aldıkları gelir/aylık kız çocuğun evlenmesi ve çalışmaya başlaması ile kesilir. Kız çocuğunun boşanması halinde tekrar gelir ve aylığı 2 yıl tamamlandıktan sonra bağlanmaktadır. Ayrıca; Kız çocuğu evlenme sürecinde evlenme ödeneği alırsa bu kesilen para hak sahiplerine evlenme tarihinden itibaren ikinci yılın sonunda gerçekleşecektir. Çünkü evlenme ödeneği kız çocuğuna iki yıllık gelir veya aylık peşin olarak verilmektedir.Bu sebeple; okurumuz Aylin Hanım evlenme ödeneği alırsa kesilen hissesi 2 yıl süreyle annesine aktarılmaz. 2 yılın sonunda annesi babasının yüzde 50 hissesini alırken Aylin Hanım’ın da kesilen hissesinin eklenmesi ile yüzde 75 alacaktır. Bu durumda annesinin aylığı Aylin Hanım 300 TL aldığı için 600 TL’den 900 TL’ye yükseltilir.Son sigortalılığınız SSK’dan ama Bağ-Kur’dan emekli olacaksınızSoru: 21.05.1961 doğumluyum. 01.01.1985 Bağ-Kur girişliyim. 30.07.2011’e kadar toplam Bağ-Kur hizmetim 20 yıl 6 ay ve 02.06.2011 tarihinde 600 gün de askerlik borçlanması yaptım. 01.08.2011 tarihinde SSK’lı olarak işe başladım. Ben SSK’dan mı yoksa Bağ-Kur dan mı emekli olabilirim ve ne zaman emekli olabilirim? (Osman Özçelik)Cevap: Belirtmiş olduğunuz günlere göre, bugün itibariyle 24 yıl 15 prim gününüz ve hizmetiniz var. 25 yılı doldurduğunuzda emeklilikten önceki son 7 yıl içinde Bağ-Kur daha fazla olduğu için şu anki sigortalılığınız SSK olsa bile Bağ-Kur’daki emeklilik şartlarına göre emekli olursunuz. Buna göre; 49 yaş 25 yıl şartına tabisiniz, yaş şartını doldurmuşsunuz, 2014/5. ay sonunda 25 yılı doldurarak emekli olabilirsiniz.İş göremezlik geliri alana malullük aylığı da bağlanır mı?Soru: 35 yaşındayım, bir fabrikada pres operatörü olarak çalışıyordum. İş kazası geçirdim ve yüzde 65 oranında iş göremezlik durumu oluştu. Bana bu iş kazasından dolayı SGK’dan iş göremezlik geliri bağlandı. SGK’ya başvurursam bana ayrıca malullük aylığı da bağlanır mı? (Ercan Şengün)Cevap: İş kazasından dolayı bağlanan iş göremezlik geliriniz yanında yüzde 65 oranında iş göremezlik durumunuza göre 10 yıllık sigortalılık süresi ve 1800 gün prim gününüz varsa malullük aylığı bağlanır. Ancak; iş göremezlik geliri ve malullük aylığından yüksek miktarlı olanın tamamı düşük miktarlı olanın yarısı bağlanır.

Devamını Oku

Kısa yoldan nasıl emekli olabilirim?

16 Haziran 2013

SORU: 1.7.1958 doğumluyum, 1980’den beri sigortalıyım. Çok farklı işlerde çalıştım ama sigortam çoğu işte yapılmamış. Bugün itibarıyla, askerlik borçlanması ile 3 bin 600 günü doldurdum. Artık çalışamayacak durumdayım. Bu 15 yıl 3 bin 600 gün şartına göre kısa yoldan nasıl emekli olabilirim? (Hikmet Dilli)CEVAP: 15 yıl 3 bin 600 gün şartına göre emekli olma veya diğer adıyla yaştan emekli olma hakkı 8.9.1999 tarihinden önce sigortalı olanlar için geçerlidir. 506 sayılı Kanun’un geçici 81. Maddesi’ne göre: C- 23.5.2002 tarihinde 15 yıllık sigortalılık süresini kadın ise 50, erkek ise 55 yaşını doldurmuş ve 3 bin 600 gün primi ödemiş bulunanlara yaşlılık aylığı bağlanır.b) 23.5.2002 tarihinde (a) bendinde öngörülen şartları yerine getiremeyenlerden bu şartları;ba) 24.5.2002 ile 23.5.2005 tarihleri arasında yerine getirenler kadın ise 52, erkek ise 56,bb) 24.5.2005 ile 23.5.2008 tarihleri arasında yerine getirenler kadın ise 54, erkek ise 57,bc) 24.5.2008 ile 23.5.2011 tarihleri arasında yerine getirenler kadın ise 56, erkek ise 58,bd) 24.5. 2011 tarihinden sonra yerine getiren kadınlar 58, 24.05.2011 ile 23.05.2014 tarihleri arasında yerine getiren erkekler 59,be) 24.5. 2014 tarihinden sonra yerine getiren erkekler 60 yaşını doldurmuş olmaları,ile yaşlılık aylığından yararlanabilir.Buna göre 23.5.2002 tarihine kadar 15 yıl 3 bin 600 günle erkeklerin 55 yaş şartını, kadınların ise 50 yaş şartını sağlamaları halinde emekli olma imkânı vardı. Kanunda görüldüğü üzere belirtilen sigortalılık süresi, prim günü ve yaş şartının 23.5.2002’den sonra sağlanması halinde, üçünün aynı sağlandığı tarihte geçerli olan yaş şartında kademelendirme yapılmıştır. Buna göre okurumuz Hikmet Dilli, bugün itibarıyla 15 yıl sigortalılık süresine, 3 bin 600 gün prim gününe sahip ve 55 yaşında olduğu için kademe gereği 59 yaşında emekli olabilir.Fazla mesai için yazılı izin şartSORU: İşyerinde fazla mesai yaptırmak isteniyor. Ancak ben ailevi sebeplerden dolayı fazla mesai yapmak istemiyorum. Bunu red etme hakkım var mı? (Mesut D.)CEVAP: Tüm işçilerin fazla çalışmasına ilişkin yazılı muvafakatlerinin alınması gerekir. Yazılı rıza olmadan fazla mesai için işçiye zorlama yapılamaz. Sözleşmenizde fazla mesai yapmanızla ilgili genel bir hüküm yoksa işverence istenen fazla mesaiyi red etme hakkınız var.İBRANAME İÇİN EK ŞARTGeçen haftaki yazımda çalışma mevzuatına göre; geçerli ibraname şartlarını izah etmiştim. Okurumuz Avukat Zafer Aksoy, Borçlar Kanunu 420’nci Maddesi gereği banka ödemeleri ile teyit edilmeden yapılan ibranamelerin geçerli olmayacağını belirtti.Buna göre, geçerli ibraname şartlarına ek olarak, banka ödemeleri (dekont) ile ispat edilmeden yapılan ibraname, işçiye yasal hakları ödendi demek değil. Geçerli de değil. Okurumuza bilgi paylaşımı için teşekkürler.

Devamını Oku

İbraname hangi durumlarda geçerli olur?

9 Haziran 2013

Okurumuz Celal D. geçen hafta itibarıyla işe başladığını ve başlarken kendisine boş bir kağıt imzalatıldığını, neden imzaladığını sorduğunda, personel müdürü tarafından gerekli olduğu söylenerek ayrıntılı açıklama yapılmadığını belirtiyor. Celal D., daha sonra işyerinde diğer işçilerle konuştuğunda bu boş imzalı kağıdın işten ayrılırken ibraname adı altında aleyhte kullanıldığını öğrendiğini belirtiyor ve gerçekten ileride aleyhinde kullanılıp kullanılmayacağını soruyor? Evet, ne yazık ki bu ‘beyaza imza’ denilen ve daha sonra ibraname olarak kullanılacak kötü niyetli uygulama bazı işverenler tarafından uygulanıyor. Daha işe girerken size imzalatılan boş kağıt, işten ayrıldığınızda işyerinden alacağınız olmadığına dair içi doldurularak işverenin size (işçisine) karşı yükümlülükleri yönünden ibra olmasını, aklanmasını sağlayacak ibra belgesi olarak kullanılacaktır. Peki bu ibra belgesi ne demektir. Neye yarar?İbraname, ibra belgesiİbra sözleşmesi yani ibraname, mevcut olan alacağı ortadan kaldırmayı sağlayan bir sözleşmedir. İş Hukuku bağlamında ‘ibraname’ işçinin işten ayrılırken ücret, fazla çalışma, yıllık ücretli izin alacağı, ihbar ve kıdem tazminatı vb. alacaklarını aldığına, başka alacağının kalmadığına ilişkin imzalayarak işverene verdiği belgeye denir. İbraname iş hukukunda düzenlenmeyen bir belgedir.Geçerlilik koşullarıÖncelikle; uygulamada ve yargıtay kararlarında birleşilen nokta, iş sözleşmesinin sona ermesinden önce düzenlenen ibranamelerin geçerli sayılmamasında kendisini gösterir. Yani ibraname işten ayrılan işçiye yapılan ödemelerin ispatını yapan bir makbuz gibidir.İbranamelerin geçerli olabilmesi için, işçinin medeni hakları kullanma ehliyetine de sahip olması gerekir.Ayrıca ibranamelerin hukuki açıdan geçerli bir belge olarak kabul edilebilmesi için ayrıca, işçinin, tüm ücretlerini, kıdem tazminatını aldığını, yıllık izinlerini kullandığını (veya ücretini aldığını), hiçbir alacağının kalmadığının ve ayrıca, söz konusu hakların parasal tutarlarının da belirtilmesi gerekir.İmzalı kağıdı isteyinSize imzalatılan boş kağıt daha sonra size karşı ibraname olarak kullanılmak istenecektir. Ne yazık ki iş hayatında bu tip uygulamalarla karşılaşılmaktadır. Ayrıca sizi telaşlandırmak istemem ancak imzaladığınız boş kağıdın kötü niyetli kişilerin eline geçmesi de sizin için kötü sonuçlar doğmasına sebep olabilir. Bu sebeple söz konusu kağıdı işvereninizden istemenizi size tavsiye edebilirim.İmzalatılan kağıdın ibraname olarak kullanılacağını düşünürsek; bunun için siz işten ayrılırken adınıza tahakkuk eden bütün alacakları kapsayacak nitelikte olması gerekir. Yani ibraname işçiye işten ayrılırken verilir. Bu sebeple sizin daha girişte imzaladığınız belgenin kriminal çalışma sonucunda yazı yaşının ölçülmesi gerekir. Bu da sizin işten ayrılmanız durumunda imzaladığınız kağıttan dolayı haklarınızın verilmemesinin iptalini İş Mahkemesi’nde açacağınız dava ile çözümlemenizi gerektirecektir.Askerlik borçlanması erken emekli eder mi?SORU: 1.12.1988’de sigortalı olduktan sonra 89-90 yıllarında askerlik yaptım. Askerliğimi borçlanırsam erken emekli olur muyum? (Eyüp Efeli)CEVAP: 25 yıllık sigortalılık süresi, 5 bin 450 gün ve 51 yaş şartlarının hepsini tamamlayarak emekli olabilirsiniz. Askerlik yaptığınız süre sigorta başlangıcından sonra olduğu için askerliği borçlanmanız sigortalılık süresi ve yaş şartını değiştirmez. Sadece 5 bin 450 günü tamamlamanıza yardımcı olur.

Devamını Oku