İş kazası geçiren işçi tazminat davası açabilir

13 Nisan 2013

Okurumuz Kazım H. mailinde, “İş kazası geçirdim, çalışamayacak durumdayım. Ne yapmam gerektiğini bilmiyorum. İşverene karşı dava açsam, davayı hangi gerekçeyle, nasıl açabilirim?” diye soruyor.Evet, iş kazası geçiren işçi, işverenine karşı iş mahkemesinde dava açabilir. Ancak davadan önce de, iş kazası sonrası SGK’dan da, işçiye ‘geçici iş göremezlik ödeneği’ ödenir ya da iş göremezlik durumu yüzde 10’un üzerinde ise iş göremezlik geliri bağlanır. Bunun için işçinin ilgili Sosyal Güvenlik Müdürlüğü’ne başvurması gerekir.Açılabilecek davalarKazanın oluşmasında işverenin, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili yükümlülükleri yerine getirmeyerek ‘işçiyi gözetme borcu’na aykırı davrandığı gerekçesiyle, işçi işverene maddi ve manevi tazminat davaları açabilir. Maddi tazminat davasında; işçinin, cismani zarara uğraması ve iş göremezlik ölçüsünde azalma olmasından dolayı maruz kalacağı zarar ve ziyanın tazmini için açılır. Maddi tazminat, 2 şekilde olabilir.Birincisi, iş göremezlik tazminatı olup işçi iş göremez duruma düştüğü için açılır. İkincisi, destekten yoksunluk tazminatı olup, iş kazası sonucu bedence ve ruhça zarara uğrayan işçitarafından, işçinin ölümü halinde ise desteğinden yoksun kalan hak sahipleri tarafından açılır.Zaman aşımı 10 yıl Bununla birlikte; iş kazası sonucu cismani zarara uğrayan işçinin veya ölümlü iş kazalarında işçinin ailesinin çektiği acı, elem ve ıstıraplar için hakim takdiri ile manevi tazminat davası da açılır. İş kazası sonucu sigortalı ve ölümü halinde hak sahiplerinin elde etmesi muhtemel yardım miktarı göz önünde bulundurulur. Böylece, tazminatın hesaplanmasında gerek ölen işçinin yaşı, gerekse yardım gören kimsenin durumu itibari ile yardımın devam süresi dikkate alınır.Geçirdiği iş kazası sonucu maddi ve manevi zarara uğrayan işçi kendisinin veya işyerinin adresi bölgesindeki İş Mahkemesi’nde dava açar.Dava ile ilgili zaman aşımı iş kazasının olduğu tarihten itibaren 10 yıldır.Vergi indirim belgesiyle hemen emekli olabilirsinizSORU: 10.09.1966 doğumluyum.1.11.1990’da ilk kez sigorta kapsamına girdim. Bugüne kadar da çeşitli aralıklarla 3 bin 751 günüm var. Askerliğimi 1986-1987 yılları arasında yaptım. Onun da hepsini borçlanıp yatırdım. 20.03.2013 tarihinde yüzde 55 özürlü raporu aldım. Hangi şartlarda emekli olurum?( Yılmaz Demirel )CEVAP: Belirttiğiniz gibi yüzde 55 özürlülük durumunuza göre 3. derece sakatlık vergi indirim belgesi alırsanız, 15 yıl 3 bin 600 gün şartını yerine getireceğiniz için sigortalılık durumunuza göre hemen emekli olabilirsiniz.Kanuna göre işveren kendi işyerinden sigortalı olamazSORU: 1993’ten beri 19 yıldır Bağ-Kur’a prim ödüyorum. 25 yılı doldurmak için 6 yıl daha prim ödemem gerekiyor. Bunun yerine kendi işyerimden SSK’lı olsam, daha erken emekli olamaz mıyım? (Eren Demir)CEVAP: Muhtemelen SSK’lı olarak daha erken emekli olabilirsiniz. Ancak belirttiğiniz şekilde kendi işyerinizden SSK’lı olmazsınız. 5510 sayılı Kanunun 53. Maddesi açıkça ‘İşveren kendi işyerinden 4/a sigortalı olamaz’ diyor. Ancak; 6111 sayılı Yasaya göre, işyerinizi devretmeden veya kapatmadan bir başka işverenin yanında 4/a kapsamında sigortalı çalışabilirsiniz. (Ama kendi iş yerinizde sigortalı çalışamazsınız). Bu durumda Bağ-Kur’unuz otomatikman sonra erer ve sigortanız devam eder. 1.260 gün sigortaya kesintisiz prim öderseniz 4/a kapsamında emekli olursunuz.Kesilen yetim aylığım, anneme bağlanan maaşa eklenir mi?SORU: Annem, kardeşim ve ben, SSK emeklisi olan babamdan bağlanan aylığı alıyorduk. Çalışmaya başladığım için yetim aylığım kesildi. Bu kesilen aylık annemin aylığına eklenir mi? (Aliye Çelik)CEVAP: Annenizden başka kardeşinizin de babanızdan dolayı aylık alması yüzünden, sadece sizin aylığınızın kesilmesi annenizin aylığını artırmaz. Kardeşinizin de aylık almaktan çıkması halinde, annenizin aylık bağlama oranı yüzde 50’den yüzde 75’e yükselir ve aylığının tutarı artar.

Devamını Oku

Sigortalılar geçmişe dönük nasıl borçlanır?

10 Nisan 2013

Okurlarımızdan son dönemlerde genelde askerlik borçlanması, doğum borçlanması vs. gibi borçlanmaların nasıl yapılacağı, bu borçlanmalar için hangi şartların olması gerektiği, bu borçlanmalar haricinde de borçlanabilme imkanı olup olmadığı soruları geliyor. Bugün, genel olarak hizmet borçlanmalarının nasıl yapılacağını izah edeceğim.Hizmet borçlanması, sigortalının çalışma süreci içinde kanunda yazılı nedenlerden dolayı çalışamadığı ve bu yüzden geçmişte ödenmeyen belli sürelere ait primlerin, sigortalı tarafından sonradan ödenmesidir. Hizmet borçlanması, çalışılamayan sürelerdeki günlerin satın alınması anlamına gelir. Öncelikle belirtmek gerekir ki; geçmişte boşta geçen sürelerin hepsi için hizmet borçlanması söz konusu değildir. Hangi sürelerin borçlanılabileceği 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 41. Maddesi’nde ve 3201 sayılı Kanun’da sayılmıştır. Bu kapsama girmeyen süreler için hizmet borçlanması söz konusu değildir.Buna göre şu durumlarda, belirtilen süreler için hizmet borçlanması yapılabilir :Doğum süresi- Bir işyerinde çalışan ve doğum nedeniyle yasal olarak belli bir süre ücretsiz izin alan kadın işçiler, bu ücretsiz izin süreleri için hizmet borçlanması yapabilir. - Doğumdan önce sigortalı olmak kaydıyla, doğum yapan kadın işçilerin doğumdan sonraki 2 yıl içinde herhangi bir işte çalışmaksızın geçirdiği süreler de borçlanılabilir. Doğumun gerçekleştiği tarihten önce eski adıyla SSK’lı ve yeni adıyla 4/1-(a)’lı olarak sigorta başlangıcı olmayan kadınlar bu haktan yararlanamaz. Ayrıca, en fazla 2 doğum için hizmet borçlanması yapılabilir ve doğumun gerçekleştiği tarihten itibaren en çok 2 yıl içinde boşta geçen süreler borçlanılabilir. Ancak 2 yıllık süre dolmadan çocuğun ölmesi halinde, çocuğun ölümünden sonraki süreler için hizmet borçlanması yapılamaz. Bu düzenlemenin amacı, doğumdan sonra çocuğuna bakmak için çalışmayan kadınlara, 2 yıla kadar hizmet borçlanması imkanı tanımaktır. Çocuğun ölümü halinde bu sosyal ihtiyaç ortadan kalktığından, borçlanma imkanı da sona erer.Diğer durumlar- Er veya erbaş olarak silah altında veya yedek subay okulunda geçen süre.- Türk vatandaşı olarak yurt dışındaki bir işte çalışılarak geçirilen süreler.- Kanuni grev ve lokavtta geçen süreler.- Sigortalı iken herhangi bir suçtan tutuklanan veya gözaltına alınanlardan bu suçtan dolayı beraat edenlerin tutuklulukta veya gözaltında geçen süreleri.- 4’üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında olanların, personel mevzuatına göre aylıksız izin süreleri (memur ve diğer kamu görevlileri için).- Sigortalı olmaksızın doktora öğrenimi veya tıpta uzmanlık için yurtiçinde veya yurtdışında geçirdikleri normal doktora veya uzmanlık öğrenim süreleri.- Sigortalı olmaksızın avukatlık stajını yapanların normal staj süreleri.- Hekimlerin fahrÓ asistanlıkta geçen süreleri.- Seçim kanunları gereğince görevlerinden istifa edenlerin, istifa ettikleri tarih ile seçimin yapıldığı tarihi takip eden ay başına kadar açıkta geçirdikleri süreleri.Hizmet borçlanmasının avantajlarıHizmet borçlanması yapılan süre, kişinin prim gün sayısının tamamlamasında etkilidir. Bununla birlikte; doğum borçlanması haricindeki diğer borçlanmalar sigortalılık başlangıcından önce yapılmış ve borçlanılmışsa sigortalılık süresi borçlanılan gün kadar geriye gider. Bu da sigortalının daha erken yaş ve daha az prim günü üzerinden emekli olmasını sağlar. Örneğin; askerlik süresi; 1984-1985, sigorta başlangıcı 30.08.1986 olan erkek sigortalı, askerliğini sigorta başlangıcından önce yaptığı için 280 gün askerlik borçlanması yapması halinde; 25 yıl hizmet süresi 49 yaş 5 bin 300 günle emekli olacakken borçlanmayla 25 yıl hizmet süresi 48 yaş 5 bin 225 günle emekli olur.Borçlanmada günlük ödeme 10.43 TLHizmet borçlanması, sigortalının veya hak sahiplerinin yazılı talebi ile yapılır. Talep dilekçesinde, talep tarihinde 16 yaşından büyükler için belirlenen asgari ücretten az olmamak ve bu asgari ücretin 6.5 katından fazla olmamak üzere başvuru sahibi tarafından günlük kazanç beyan edilir. Ödenecek günlük tutar, beyan edilen bu kazanç tutarının yüzde 32’si tutarındadır. 2013 yılı ilk altı ay için günlük 10.43 TL’dir.

Devamını Oku

Vergi indirimi yapılan engelliye kolay emeklilik

6 Nisan 2013

1 Ekim 2008’den önce sigortalı olup vergi indirimi alan engellilerin emekliliği kolaylaştı. Bu hakkı olan engellilerin hastane raporları doğrudan işleme alınacak.Engellilerin emekli olma yollarından biri de sakatlık vergi indirim belgesi almaktır. Bu uygulamadan 1 Ekim 2008’den önce sigortalı olup kanunun yürürlük tarihinden önce veya sonra sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış sigortalılar yararlanabilir.Bu sigortalılar hakkında 5510 sayılı Kanun’un geçici 10. Maddesi’ne göre işlem yapılır. (1 Ekim 2008’den sonra sigortalı olanlar hakkında sakatlık vergi indirimi yerine Kurum Sağlık Kurulu‘nca verilecek rapora göre özürlü erken emekliliği uygulaması yapılmaktadır.) Sakatlık vergi indirimi alan sigortalılar, SGK tarafından kolay emekli edilmektedirler.Öncelikle engelli yaşlılık aylığında yaş şartı bulunmaktadır. 1 Ekim 2008 gününden önce sigortalı olup yüzde 40 ve üzerinde sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış durumda olan sigortalılar hakkında, Mülga 506 Sayılı kanunda öngörülen aylığa hak kazanma koşulları korunmuştur. Buna göre 6 Ağustos 2003 tarihi baz alınmıştır. Emeklilik durumu 6 Ağustos 2003 tarihi öncesi ve sonrasında değişkenlik göstermektedir.Tabloda gösterildiği üzere; 506 sayılı Kanunu’na göre sigorta başlangıç tarihlerine ve sakatlık oranlarına göre şartlarla emekli edilir Bunlardan 18 yaşından önce işe girmiş olanlar varsa işe giriş tarihleri değil, 18 yaşını ikmal ettikleri tarihler dikkate alınmalıdır.Sağlık raporu alınmalıEngelli olup da erken emeklilik şartlarından yararlanılabilmesi için engelli çalışanın (ücretli hizmet erbabının) 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu 31. Maddesi gereği çalışma gücünün en az yüzde 40’ını kaybettiğini ispat edecek şekilde sağlık raporu alması gerekir.Engellinin hastanelerden aldığı ve ilgili müdürlükler vasıtasıyla Gelir İdaresi Başkanlığı’na gönderilen raporları Maliye Bakanlığı Merkez Sağlık Kurulu’nca ‘Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik’ ve eki cetvellere göre incelenir ve oran değerlendirilmesi yapılırdı. Bu inceleme çalışan için zaman kaybına sebep olduğu gibi, zaman zaman hastaneden alınan özürlü orandan farklı bir oran çıktığı için bir hak kaybı da oluşmaktaydı. Söz konusu yönetmeliğin 15. Maddesi’nde yapılan değişiklik sonucu artık raporlar Maliye Bakanlığı Merkez Sağlık Kurulu’nca incelenmeyecek.Yani hastanelerden alınan raporlar doğrudan ilgili defterdarlıklarca dikkate alınarak çalışma gücünün en az yüzde 40’ını kaybettiğini ispat edecek şekilde sağlık raporu alınması halinde sakatlık vergi indirimi belgesi verilecek. Bu da alınan raporun herhangi bir ekstra değerlendirme olmadan doğrudan işleme alınacağı ve sakatlık vergi indirimi belgesinin beklemeden alınacağı anlamına geliyor.

Devamını Oku

İşverene ilave prim teşviği

30 Mart 2013

Çalıştırdığı işçi başına ödediği primde 5 puanlık indirim yapılan işverene, asgari ücretin yüzde 6’sı kadar daha ilave teşvik geliyor. SGK’nın bu teşviğinden prim borcu bulunmayan işverenler yararlanabiliyorSosyal Güvenlik Kurumu (SGK), 1.10.2008 tarihinden başlatılan 5 puanlık prim indirimi uygulamasında önemli değişiklikler yapmaya hazırlanıyor. Mevcut duruma göre, özel sektörde iş yapan, prim borcu bulunmayan bütün işverenler başka şart aranmaksızın, çalıştırdığı sigortalıların işveren hisseleri üzerinden 5 puanlık prim indiriminden yararlanıyordu.İstihdamı artırmak ve mevcut çalışanların kayıt içine girmesi amacıyla hazırlanan mevcut yasada çok önemli 2 değişiklik yapılacak.Birincisi; Sosyo ekonomik gelişmişlik endeksi dikkate alınmak suretiyle Bakanlar Kurulu’nun belirlediği illerde, 10 ve üzerinde sigortalı çalıştıran işverenlere, 5 puanlık indirime ilave olarak, 6 puana kadar ilave prim indirimi getirilebilecek.Örneğin; 10 ve üzerinde sigortalı çalışan işyerinde 3 bin TL ücret üzerinden çalışan işçi yüzde 5 kadar mevcut teşvikten yararlanırken (150 TL teşvik miktarı eder), bir de asgari ücretin yüzde 6’sı kadar da bu yeni teşvikten yararlanacak. (Geçerli asgari ücret üzerinden hesaplanırsa 58.72 TL yeni artı teşvik miktarı olur.)Buna göre; toplamda o işçi için teşvik 208.72 TL olacaktır. Uygulama süresi, uygulanacak illeri, sosyo ekonomik gelişmişlik endeksi dikkate alınmak suretiyle Bakanlar Kurulu tarafından belirlenecek.Söz konusu düzenlemeden yararlanacak işyeri sayısının 48 bin, sigortalı sayısının ise 963 bin olacağı hesaplandı. İşveren yerine Hazine tarafından karşılanacak ilave tutarın bir aylık bedelinin ise 91 milyon TL olacağı tahmin ediliyor.İkinci değişiklikle de prim teşviğinden yararlanan işyeri kapsamı genişleyecek. Mevcut yasada teşvik kapsamındaki sigortalılar, tüm sigorta kollarına tabi sigortalılar olup, yurtdışına götürülen işçiler, SGDP’li çalışan işçiler ve çırakları kapsamıyordu.5 puanlık teşvik indiriminin, yurtdışında çalıştırılmak üzere götürülen Türk işçiler için de uygulanması düşünülüyor. Bu düzenlemenin de Hazine’ye aylık maliyetinin 3.3 milyon TL olacağı tahmin ediliyor. 150 TL’lik avantaj 208 TL’ye çıkıyor10 ve üzerinde çalışanın olduğu işyerinde, 3 bin TL brüt maaşlı bir işci başına işveren, yüzde 5 prim teşviki ile 150 TL daha eksik SGK primi ödüyordu. İlave yüzde 6’lık teşvik ile 58.72 TL daha avantajı olacak. Böylece işçi başına SGK’ya ödeyeceği primden 208.72 TL düşülecek. Düzenlemenin Hazine’ye yıllık toplam maliyetinin 1.1 milyar lira olacağı hesaplandıABD’de yaşıyorum Türkiye’de nasıl emekli olabilirim?SORU: Ekim 1986’da SSK’lı olarak başladığım çalışma hayatıma, daha sonra yaklaşık 6 yıl süreyle Emekli Sandığı mensubu olarak devam ettim. Ardından yeniden yaklaşık 3 yıl SSK’lı olarak çalıştım. 2004 yılından bu yana ailemle ABD’de yaşıyorum ve kendi şirketimi yönetiyorum. Aralık 1965 doğumluyum. Türkiye’ye kesin dönüş şu an için gündemimizde değil. Türkiye’de nasıl emekli olabilirim? (Bora M.)CEVAP: Türkiye’deki sigorta başlangıcınıza göre, 49 yaş 5 bin 300 gün ile SSK emeklisi olabilirsiniz. Yaşınızı bekleyip prim günlerinden eksik günler için gerekli yurtdışı borçlanması yapabilirsiniz. Ancak emekli olabilmeniz için Türkiye’ye kesin dönüş yapmanız gerekiyor.

Devamını Oku

İşyerinde risk analizi yaptırmayana ceza

26 Mart 2013

İş kazalarını önlemek için iş yerinde risk değerlendirmesi yapmayan veya yaptırmayan işverene 3 bin 234 TL ceza kesilecek.İş kazalarında istatistiklere baktığımızda ülke olarak unvanımız kötü. Avrupa’da birinci, dünyada üçüncü sıradayız. Yine istatistiklere göre, ortalama her gün 217 iş kazası oluyor ve 4 işçi, iş kazası sonucu hayatını kaybediyor. 5 kişi, iş kazası sonucu iş göremez hale geliyor. İş kazaları nedeniyle her yıl Gayri Safi Milli Hasıla’nın yüzde 5’i kayboluyor. İş kazaları nedeniyle hem beden gücü zayi oluyor, hem de parasal kayıplar yaşanıyor. Tabii ki bireysel olarak işçinin yaralanması, sakat kalması veya ölmesi ayrı bir hazin sonuç.Bu kötü tablonun iyileştirilmesi için son 10 yılda önlemler alınmaya çalışıldı. Ancak alınan önlemler tali düzenlemelerdi ve çok ciddi başarı elde edilemedi. Nihayet 2012 yılında 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası, TBMM’de kabul edildi. Ve bu şekilde terör belasından daha çok ölüme sebep olan iş kazalarından kurtulmak için yeni bir dönem başlatılmış oldu. 6331 Sayılı yasanın gayesi, riskleri önleyici önlemlerin alınması. Bunun için de her işyerinin risk değerlendirmesi yapmasıdır. İyi bir risk değerlendirmesinin yapılmasındaki gayede iş kazalarını ve meslek hastalıklarını sıfırlamak olmalıdır. İş Sağlığı Ve Güvenliği Risk Değerlendirmesi Yönetmeliği ile risk değerlendirmesinin ayrıntıları açıklandı. Buna göre, risk değerlendirmesi yapmamak veya yaptırmama durumunda 3 bin 234 TL, ayrıca aykırılığın devam ettiği her ay için 4 bin 851 TL para cezası uygulanacak.İşveren kontrolü şartUygulamada asıl ilke her işyerinin kendisi risk değerlendirmesini yapmasıdır. Ancak; aynı çalışma alanını birden fazla işverenin paylaşması durumunda, yürütülen işler için diğer işverenlerin yürüttüğü işler de göz önünde bulundurularak ayrı ayrı risk değerlendirmesi gerçekleştirilir.İşverenler, risk değerlendirmesi çalışmalarını, koordinasyon içinde yürütür, birbirlerini ve çalışan temsilcilerini tespit edilen riskler konusunda bilgilendirir. Birden fazla işyerinin bulunduğu iş merkezleri, iş hanları, sanayi bölgeleri veya siteleri gibi yerlerde, işyerlerinde ayrı ayrı gerçekleştirilen risk değerlendirmesi çalışmalarının koordinasyonu yönetim tarafından yürütülür.Bir işyerinde bir veya daha fazla alt işveren bulunması halinde, her alt işveren yürüttükleri işlerle ilgili olarak, gerekli risk değerlendirmesi çalışmalarını yapar veya yaptırır. Uygulama, asıl işverenin kontrolü altında yürür.Doğum borçlanması için T.C. vatandaşı olmak mı gerekiyor?SORU: Alman vatandaşıyım , uzun süredir Türkiye’de çalışıyorum. Emeklilik için yaşı doldurdum, prim günüm eksik olduğundan 2 çocuğum için doğum borçlanması yapmak istedim. TC vatandaşı olmadığım için borçlanamayacağım söylendi. Bu doğru mu? (Angel S.)CEVAP: Doğum borçlanması için T.C. vatandaşı olmaya gerek yok. 4/a sigortalısı olarak çalışan her kadın, doğum yaptığı 2 çocuk için 4 yıla kadar borçlanma yapabilir.

Devamını Oku

Kimler 65 yaşında emekli olacak?

16 Mart 2013

30 Nisan 2008’den sonra sigortalı olan erkekler için emeklilik yaşı 2036 yılına kadar 60, kadınlar için 58 olacak. Emeklilik yaşı 2036’dan itibaren kademeli artacak ve 2044’de erkekler, 2048’de kadınlar için 65’e çıkacak.Okurumuz Mehmet Önbilgin, 49 yaşında emekli olması gerektiğini ancak emekli yaşının 65 yaşa yükseltilmesinin ardından kendisinin de 65 yaşında mı emekli olacağını soruyor. Okurumuzun sorusu, emekli olmayı planlayan herkesin aklını kurcalıyor. Emekli yaşı 65 olacak mı? Öncelikle Mehmet Bey’in durumunda olanlar, yani 08/09/1999 tarihinden önce sigortalı olup da prim gün ve yaş şartında kademelendirilenler kazanılmış hakları dolayısıyla işe giriş tarihlerindeki kademeye tabiler. Mehmet Bey, prim günü ve hizmet süresini doldurmuşsa 49 yaşında emekli olacak.08/09/1999 tarihinden sonra ilk defa sigortalı olanların SSK’dan emekli olabilmeleri için 7 bin gün prim ödemeleri, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı’ndan emekli olabilmeleri için ise kadınların 20, erkeklerin 25 tam yıl sigortalılık/iştirakçi sürelerini tamamlamaları, kadınların 58, erkeklerin 60 yaşını doldurmaları gerekmektedir.Gelelim 65 yaşında emekliliğe65 yaşında emekli olma 30.04.2008’ten sonra sigortalı olanları ilgilendiriyor. Bu tarihten sonra sigortalı olacak erkekler için emeklilik yaşı 2036’ya kadar 60, kadınlar için 58 olacak. 2036 yılından itibaren ise kademeli olarak artacak ve 2044’te erkekler için; 2048’de kadınlar için 65’e ulaşacak. Bu kişiler için prim gün sayısı 4/a’lılar için 7 bin 200 gün, 4/b ve 4/c’liler için 9 bin prim gün sayısı olarak uygulanacak. Ayrıca söz konusu tarihten sonra sigortalı olacak çalışanların yaştan emekli olmaları için yaş hadlerine -65 yaşını geçmemek üzere- 3 yıl eklenerek 2036 yılına kadar, kadınların 61, erkeklerin 63 yaşını doldurması, en az 5.400 gün prim ödemeleri gerekiyor. Sonuç olarak;- 30/04/2008’den önce sigortalı olanların emekli olmaları için gerekli emeklilik şartlarında değişiklik olmamıştır.- 30/04/2008’den sonra sigortalı olanlardan emeklilik yaşı erkekler için 2044’te, kadınlar için ise 2048’de 65 olacaktır.Sigortalılıkta deneme süresi olur mu?SORU: Market işletiyorum. Genelde işe aldığım işçiler kısa süre çalışıp işten çıkıyor. Bunun için hemen sigortalı yapmıyorum. İşçilerin sigortalı olması için deneme süresi var mı? (Kazım A.) CEVAP: Sigortalılık sigortalının işe başladığı anda başlar ve kesinlikle vazgeçilmeyeceği gibi, sözleşmelerle de istisna tanınamaz. Yani sigortalılık zorunludur. Ve bu sebeple sigortalılıkta deneme süresi kesinlikle yoktur. Bununla birlikte; yeni açılmayıp, öteden beridir faal olan işyerinde çalışacak 4/a (SSK’lı) sigortalıların, sigortalılık başlangıç tarihinden önce bildirilmesi gerekir.SGDP ödemesi emekli aylığını artırmazSORU: 2004 yılında SSK’dan emekli oldum. 2006 yılında tekrar ücretli olarak işe başladım. Aynı tarihte çalıştığım şirket adıma Sosyal Güvenlik Destekleme pirimi ödemeye başladı. Çalışmayı bıraktığım takdirde ödenen pirime göre yeniden emekli maaşı düzenlemesi yaptırmak mümkün mü? (Levent Aytaç)CEVAP: SGDP ödemesi aldığınız emekli aylığın kesilmeden çalışabilmeniz için işvereniniz tarafından SGK’ya ödenen primdir. SGDP ödemesi emekli aylığınızı etkilemez.Bu sebeple; SGDP ödemesi emekli aylığınızı arttırmaz.Hamilelik nedeniyle işten ayrılan Kıdem Tazminatı’na hak kazanır mı?SORU: 2 aylık hamileyim. Hamilelik sürecim zor geçiyor. Çalışmakta zorlanıyorum. Yaklaşık 6 yıldır çalıştığım işten hamilelik gerekçesiyle ayrılsam Kıdem Tazminatı alabilir miyim? (Emine Kayı)CEVAP: Yasal düzenleme açısından hamilelik veya doğum nedenine dayalı işten ayrılmalar istifa olarak değerlendirilmektedir. Bu sebeple sadece hamilelik sebebi ile işten ayrılmanız durumunda Kıdem Tazminatı alamazsınız.

Devamını Oku

Bildirime değil prime bakın emeklilik yaşınız uzamasın

12 Mart 2013

Emeklilikte hizmet süresinin hesaplanması SGK’ya giriş bildirgesinin verildiği tarihten değil, primlerin yatırılmaya başlandığı tarihten başlıyor. Bu nedenle prim ödemesine geç başlanan çalışanların İş Mahkemesi’nde ‘Hizmet Tespit Davası‘ açması gerekiyor.SORU: 08.05.1978 doğumluyum. 24.12.1994’da çalışmaya başladım ama işverenim sigorta girişimi yapmasına rağmen primlerimi bildirmemiş. Bunun için hizmet dökümünde sigorta başlangıcım 24.12.1994 olmasına rağmen prim ödemelerim 14.06.1998’de başlamış. Emekliliğimin hesabı için sigorta başlangıcı hangisi sayılır? (Kemal Öncü)CEVAP: Sigorta girişi olmasına rağmen primlerin bildirilmemesi ve bu sebeple sigorta başlangıcı sayılmama sorunu binlerce kişiyi ilgilendiriyor. Sigorta başlangıcınız mevcut hizmet dökümüne göre 14.06.1998 tarihi sayılır. Ve buna göre; 25 yıl hizmet süresi 57 yaş 5900 prim günle emekli olursunuz. 24.12.1994 tarihinde prim ödenmediği için başlangıç sayılmıyor. Ancak bu tarihte giriş bildirgenizin verilmesi, tescilinizin yapılması ve sigorta sicil numarası verilmesi; mahkemece o iş yerinde en az 1 gün çalıştığınıza karine sayılıyor. Şahidiniz varsa, o tarihte o iş yerinde çalıştığınızı ispatlayabilirseniz; İş Mahkemesi’ne ‘Hizmet Tespit Davası’ açabilirsiniz. Davayı kazanırsanız; 25 yıl 55 yaş 5750 prim günü şartlarına göre emekli olabilirsiniz.Fazla prim iade edilmezSORU: 5 bin 600 günle emekli olmam gerekirken hizmet dökümünde 6 bin 500 günüm olduğunu gördüm. Emekli olmak için gerekli prim günlerimin üstündeki prim ödemelerini geri alabilir miyim? (Pelin Aktaş)CEVAP: Adınıza bildirilen prim günlerinden emeklilik için gerekli prim günü üstündekileri geri alamazsınız. Prim gününün fazla olması emeklilik aylığınızın hesaplamasında kullanılan aylık bağlanma oranının hesaplamasında kullanılacaktır.Yaş büyüterek emekli olunur mu?SORU: 02.09.1989 tarihinde SSK’lı olarak çalışmaya başladıktan sonra mahkeme kararı ile doğum tarihimi gün ay aynı olarak yılı 1968 iken 1967 olarak düzelttirdim. Yeni yaşıma göre mi emekli olurum? (Aslan Gani)CEVAP: Emeklilik hesabında işe girişten sonra yapılan yaş tashihleri dikkate alınmamakta, sigortalı olarak başlanılan tarihteki yaş geçerli sayılmaktadır. 02.09.1989 tarihli sigorta başlangıcınıza göre; 51 yaş 5 bin 450 prim günü ve 25 yıllık sigortalılık süresi ile emekli olursunuz. 51 yaşınız 1968 yılına göre hesaplanır.Hizmet süresinde 18 yaşın altı sayılmazSORU: 22.08.1991’de doğdum. 1996’da 15 yaşında çalışmaya başladım. Sigorta başlangıcım nasıl hesaplanır? (Hıdır Gültekin)CEVAP: Erkek 08.09.1976’dan önce, kadın 01.04.1981’den önce işe girmişse yaşla ilgileri yoktur. Bunların dışındaki sigortalılar için 25 yıllık hizmet süresinin hesabında 18 yaşın dolduğu süre esas alınır. 18 yaş altındaki sigorta başlangıcı ve yapılan bildirimler emeklilik hesabında hesaplamaya dahil edilir. 11.03.1996 sigorta başlangıcı ile 56 yaş, 5 bin 825 günle SSK’dan emekli olabilirsiniz.

Devamını Oku

Ücreti düşük gösterilen işçi işverenini şikayet edebilir

9 Mart 2013

Geçen Çarşamba günkü yayınlanan ‘Maaşına sahip çıkmayana emekli olunca hayat zor!’ başlıklı yazının ardından okurlarımızdan çok mail geldi. Maillerdeki ortak şikayet, işverenlerin primleri düşük göstermesiydi. Ve bunu engellemek için ne yapılması gerektiği soruluyordu. Ne yazık ki işverenlerin çoğu, primlerin yüksek olduğu bahanesiyle gerçek ücretleri SGK’ya bildirmiyor. 10 kişiden fazla işçi çalıştıran işyerlerinde ücretin tamamen bankadan ödenmesi gerekmesine rağmen ‘yasal gider’ yazılan kısmı bankadan ödeniyor. Bunu önlemek için öncelikle işverenin ikna edilmesi gerekir. Ancak işten atılma riski olduğu için bu biraz zor. Bunun haricinde ‘ALO 170’ veya dilekçe ile ücretlerin eksik ödendiğini SGK’ya şikayet etmek gerekir. İşçi bu şartlarda çalışmak istemiyorsa, ücretinin SGK’ya eksik bildirildiğini iddia ederek iş akdini haklı olarak feshedebilir.2012/Kasım’dan beri uygulanan meslek kodu yani ‘ünvana göre ücret bildirilmesi’ buna çözüm olacak. Ssisteme 5 bin küsur meslek tanımlanarak SGK’ya bildirilen işçinin çalıştığı meslekte kodlandı.İşçisine yüksek ücret ödediği halde SGK’ya düşük bildiren işverenlere denetimler başlayacak. Çıraklık, stajyerlik sigortası emeklilikte sayılmıyorSORU: 1995 yılında meslek lisesinde okurken okul tarafından gönderildiğimiz stajda sigortalı olmuştum. Emekli olmak için hesaplama yaptırdığımda stajyerlikteki başlangıcın emeklilik için geçerli olmadığı söylendi. Bu haksızlık değil mi? O süreleri borçlanma imkanımız yok mu? (Ercan Aydın)CEVAP: Çıraklık, staj sigortalarında kanun gereği öğrenciler için sadece kısa vadeli sigorta kollarına prim ödenerek, stajyerin iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık riskleri güvence altına alınır. Emeklilik hesabında geçerli olan uzun vadeli sigorta kollarına (malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları) prim ödenmediğinden, bu sürelerdeki sigortalılık emeklilik açısından başlangıç sayılmaz. Bununla beraber söz konusu süreler ile ilgili borçlanma imkanı da yoktur. Sizin gibi bu şekilde stajyerlik sigortası başlangıç olmadığı için daha geç emekli olacak binlerce sigortalı bulunuyor.Emekliler de Kıdem Tazminatı alırSORU: Emekli olalı 16 yıl oldu. 64 yaşındayım hâlâ aynı işyerinde 16 yıldır emekli olarak çalışıyorum ve kaza sigortam ödeniyor. Ayrılmak istiyorum. 16 yıllık tazminatımı alabilir miyim? (Ertan Demirci)CEVAP: Emekli olduktan sonraki çalışmalarınız için de Kıdem Tazminatı alabilirsiniz. Ancak Kıdem Tazminatı almak için işyerinden haklı veya geçerli bir nedenle ayrılmanız gerekir. Bu şartları sağlamadan ayrılmanız halinde Kıdem Tazminatı alamazsınız.Çalışma şartlarını değiştirmek için işçinin izni gerekirSORU: Özel bir hastanede çalışıyorum. İşverenim rızam olmadan beni kendisine ait başka bir ildeki hastanesinde eğitim adı altında 5-6 ay çalışmaya zorladı. Bu şekilde evimi, ailemi bırakıp başka bir ile gidemem. Bu sebeple iş akdini feshetse Kıdem Tazminatı dahil yasal haklarımı alabilir miyim? (Turgut E.)CEVAP: Çalışma koşullarında yapılacak değişikliğin geçerli olabilmesi için; değişikliğin yazılı olarak yapılması, işçiye tebliğ edilmesi ve işçinin rızasının alınması gerekmektedir. Aksi durumda çalışma koşullarında yapılan değişiklik hüküm ifade etmemiş olacaktır. Diğer yandan çalışma koşullarındaki değişiklik, geçmişe dönük etkili olamamaktadır. Bu durumda işçi, İş Yasası’nın 24/II-f Maddesi’ne göre, iş sözleşmesini bildirimsiz feshetme hakkına sahiptir. Diğer koşulların da bulunmasıyla Kıdem Tazminatı hakkına sahip olmaktadır.

Devamını Oku