Dünya savaşına adım adım! Ukrayna harekete geçti... Kritik bölgede ölü ve yaralılar var...
Müzakerelerden sonuç çıkmadı dünya savaşa hazırlanıyor. İngiltere'den gelen 'işgal başladı' açıklaması sonrası ABD'den de benzer yönde demeçler geldi. ABD Başkanı Biden Rusya'nın 'barış gücü' kararı için 'Bu, Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin başlangıcıdır' dedi. Ukrayna lideri Zelenskiy yedek birlikleri göreve çağırdı. Son uydu fotoğrafları, Rus ordusunun Belarus-Ukrayna sınırına yeni yığınak yaptığını ve sahra hastaneleri kurduğunu kanıtladı. Amerikan Associated Press (AP) haber ajansı Putin'in bağımsızlığını tanıdığı Donetsk ve Luhansk'ta hareket eden tankların fotoğraflarını servis etti. Rusya'nın Ukrayna işgalinin bir gün içinde başlayabileceği belirtiliyor. ABD'nin Kiev Büyükelçiliği tarafından paylaşılan fotoğraf ise sosyal medyayı alt üst etti. Gece saatlerinde yapılan bu çağrı sonrası Ukrayna ordusu 18 - 60 yaş aralığındaki yedekleri orduya almaya başladı. Ukrayna Güvenlik Konseyi ulusal olağanüstü hal (OHAL) ilan etme planlarını onayladı.

Dünya ve Ukrayna'yı olası bir Rus işgali korkusu sararken kritik açıklamalar ve gelişmeler peş peşe yaşanıyor. Putin'in dünyayı şok eden Donetsk ve Lugansk kararından sonra savaş artık çok daha yakın. İşte kritik bölgedeki son dakika gelişmeleri...

Çocukların kıyafetlerine 'kan grubu etiketi' zorunluluğu
Ukrayna halkı olası bir Rus işgaline hazırlanırken bir yandan da normal hayatlarını devam ettirmeye çalışıyor. Ukrayna'da okula giden çocukların kıyafetlerine kan grubunu gösteren etiketlerin yapıştırıldığı ve okullarda sık sık tatbikat yapıldığı öğrenildi.

SİVİLLER SİLAH EĞİTİMİ ALIYOR
Ukrayna Ordusu'nun hazırlarına sivillerden de büyük bir destek söz konusu. Yaklaşık 100 bin Ukraynalı olası bir savaş için seferber edilmiş durumda. Ukrayna Özel Kuvvetleri, çocuğundan yaşlısına gönüllü olan herkese silah söküp takma, mermi sürme ve nişan alma eğitimi veriyor.

Ülkede her ne kadar savaş havası hakim olsa da Ukraynalılar normal yaşamlarına devam etmeye çalışıyor. Anne babalar çocuklarını okula gönderirken kıyafetlerine kan gruplarını gösteren çıkartmalar ekliyor.

BİR ÇOK OKUL ZORUNLU HALE GETİRDİ
Kan grubu etiketleri ilk başta Facebook'taki kapalı gruplarda bir tartışma konusuydu ancak şimdi birçok okul bunu zorunlu hale getirdi bile. Ukraynalı gazeteci Olga Tokariuk paylaştığı bir tweette Putin'in konuşmasının Ukrayna halkı tarafından "savaş ilanı" olarak görüldüğünü ve ailelerin çocuklarını daha hazırlıklı olarak okula gönderdiklerini söyledi.

Okulların ayrıca olası işgal durumu için sık sık tatbikatlar düzenleyerek öğrencileri bilgilendirdiği öğrenildi.

BU YENİ DEĞİL ESKİ BİR SAVAŞ
Konuya ilişkin açıklama yapan bir ebeveyn, "Putin'in konuşmasını duymak bir kabustu. Burası bizim anavatanımız. Çılgın bir diktatör Sovyet Rus imparatorluğunun cesedini diriltmeye çalışıyor diye ayrılmayacağız. Artık herkes Rusya işgalinin başladığını görüyor. Bu yeni bir savaş değil, eski bir savaş." ifadelerini kullandı.

İngiltere’den Ukrayna’ya yeni askeri yardım paketi
İngiltere Başbakanı Boris Johnson yaptığı açıklamada, Rusya'nın giderek artan tehditkar davranışları nedeniyle İngiltere'nin en kısa sürede Ukrayna'ya ek askeri destek paketi sağlayacağını söyledi.

Rusya ve Ukrayna arasındaki krize yönelik İngiltere Başbakanı Boris Johnson yeni bir karar daha açıkladı. Başbakan Johnson bugünkü parlamento konuşmasında yaptığı açıklamada, “Rusya'nın giderek artan tehditkar davranışları nedeniyle önceki desteğimize uygun olarak, İngiltere en kısa sürede Ukrayna'ya ek askeri destek paketi sağlayacak" ifadelerini kullandı. Johnson ayrıca gönderilecek ek yardım paketinde ölümcül silahların da yer alacağını açıkladı.İngiltere daha önce Rusya’nın Ukrayna’ya işgaline yönelik ülkeye tanksavar silahlar ve eğitmen asker gönderme kararı almıştı.

ELÇİLİK TAHLİYE EDİLDİ
Rusya’nın Ukrayna’daki diplomat ve personellerini bugün tahliye etmeye başladığı açıklandı. Kiev'de bulunan büyükelçilikteki Rus bayrağı indirildi.

RUS BAYRAĞI İNDİRİLDİ
Ukrayna'nın Donbass bölgesindeki Donetsk ve Luhansk'ı bağımsız devletler olarak tanıyan Rusya, Ukrayna’daki büyükelçilik ve konsolosluk personellerinin tahliye edileceğini duyurdu. Dün yapılan bu açıklamanın ardından bugün Rusya tarafından Kiev’deki büyükelçilik binasıyla birlikte Odessa, Lviv ve Harkov konsolosluklarındaki personellerin tahliyesine başlandığı öğrenildi. Rus basınının Rusya Dışişleri Bakanlığı yetkililerine dayandırdığı haberde, personellerin tahliyesine başlandığı aktarıldı. Bakanlık yetkilileri, bunun planlı bir prosedür olduğunu, güvenlik nedeniyle büyükelçilik ve konsolosluklarda bir dizi önlemler almaya devam edeceklerini ifade etti.

Rusya Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yapılan açıklamada, “Ukrayna makamları Diplomatik İlişkiler Hakkında Viyana Sözleşmesi kapsamındaki yükümlülüklerinin aksine Rus dış temsilciliklerinin çalışanlarına yönelik fiziksel şiddet tehditlerine hiçbir şekilde tepki vermemektedir. Bu koşullar altında birinci önceliğimiz Rus diplomatlar, büyükelçilik ve başkonsolosluk çalışanları ile ilgilenmek. Bu kişilerin canlarının ve güvenliklerinin sağlanması için Rusya yönetimi, Ukrayna’daki dış misyonlarının personelini tahliye etme kararı aldı. Söz konusu karar en kısa zamanda uygulanacak" ifadeleri kullanılmıştı. Kiev'de bulunan büyükelçilikteki Rus bayrağı indirildi.

İngiltere, Ukrayna'ya multi-milyon dolarlık destek paketini açıkladı
İngiltere hükümeti bugün Ukrayna'ya verilecek multi-milyon dolarlık ekonomik destek paketini açıkladı. Dışişleri Bakanı Liz Truss, İngiltere'nin Ukrayna'yı desteklemek ve krizin ekonomik etkilerini azaltmak için 500 milyon dolara kadar krediyi garanti etmeye hazır olduklarını belirtti.

İngiltere hükümetinin açıklamasında Başbakan'ın dün yaptığı açıklamanın ardından Birleşik Krallık, ekonomik istikrarı ve yolsuzlukla mücadele gibi hayati reformları destekleyecek projeler için Çok Taraflı Kalkınma Bankası'na (MDB) kredi garantisi sunmaya hazır ifadeleri yer aldı.

ARALIK 2021DE 3.5 MİLYAR POUNDLUK ANLAŞMA
İngiltere Dışişleri Bakanı Liz Truss sözlerini eyleme döktüklerini belirterek ekonomik destek paketi hakkında "Doğrudan ekonomik destek sunmaya, savunma silahları sağlamaya ve Rusların işgal için sahte bahaneler üretme girişimlerini ifşa etmeye hazırız" dedi. Aralık 2021'de İngiltere, Ukrayna'ya sağlanan mali destek miktarını da artırdı (3.5 milyar pound) ve Ukrayna'nın donanma kapasitesini geliştirmek için İngiltere'nin tedarik zincirine erişmesine izin veren anlaşma imzaladı. İngiltere ayrıca 17 Şubatta Ukrayna için 100 milyon sterlinlik 3 yıllık Resmi Kalkınma Yardımı paketi açıklamıştı.

ABD'DEN 1 MİLYAR DOLARLIK BORÇ GARANTİSİ
ABD Başkanı Joe Biden, 19 Şubatta Ukraynanın savunması için 650 milyon dolarlık Javelin füzeleri dahil askeri mühimmat sağladıklarını, daha önce de 500 milyon dolarlık insani yardım ve ekonomik destek verdiklerini belirterek 1 milyar dolar borç garantisi vereceklerini açıkladı.

ABD'den NATO'nun doğu kanadına askeri sevkiyat
ABD, NATO'nun doğu kanadını güçlendirmek amacıyla Polonya, Litvanya, Letonya ve Estonya'ya 800 asker, 32 adet Apache savaş helikopteri ile 8 adet F-35 uçağı gönderecek.

ABD, Rusya'nın Ukrayna'nın doğusundaki ayrılıkçı güçlerin kontrolündeki bölgeleri tanımasına tepki olarak NATO'nun doğu kanadındaki ülkelere asker ve teçhizat gönderme kararı aldı. Bu kapsamda ABD tarafından, Yunanistan'da konuşlanmış olan 12 adet A/64 Apache savaş helikopterinin Polonya'ya gönderileceği bildirilirken, Almanya'daki 20 adet A-64 Apache helikopterinin ise Baltık ülkelerine gönderileceği öğrenildi.

İtalya'daki 800 askerini de Litvanya, Letonya ve Estonya'ya gönderme kararı alan ABD, NATO'nun doğu kanadındaki "çeşitli operasyonel noktalara" ise Almanya'da konuşlanmış olan 8 adet F-35 avcı uçağının gönderilmesine karar verdi.

ABD Başkanı Joe Biden ayrıca dün yaptığı açıklamada, müttefikleriyle birlikte NATO topraklarının her karışını savunacaklarına, İttifak içinde verdikleri taahhütlere bağlı kalacaklarına dair açık bir sinyal göndermek istediklerini belirtmiş, Avrupa'nın diğer bölgelerinden NATO'nun doğu kanadına asker ve teçhizat sevkiyatında bulunacaklarını söylemişti.

Avrupa Birliği (AB) maliye bakanları Rusya'ya karşı ek yaptırım kararları almak için 25-26 Şubatta bir araya gelecek.

Rusya ve Ukrayna arasındaki kriz devam ederken, Ukrayna yeni bir karar aldı. Ukrayna Güvenlik ve Savunma Konseyi Başkanı Aleksey Danilov yaptığı açıklamada, "Donetsk ve Lugansk hariç tüm Ukrayna genelinde olağanüstü hal (OHAL) ilan edilmiştir. Bu karar hayatımızı radikal manada etkilemeyecek. Sokağa çıkma yasağı duruma göre gereken bölgelerde ilan edilebilir. Askeri yönetim kararı almamızı gerektirecek bir durum yok. OHAL 30 gün boyunca devam edecek, gerektiği takdirde uzatılacak. Ayrıca 36 bin yedek asker göreve çağırıldı" ifadelerini kullandı.

Kanada Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, içerisinde silahların da bulunduğu yardım amaçlı askeri teçhizatın Ukrayna’ya ulaştığı belirtildi. Kanada Savunma Bakanı Anita Anand konuya ilişkin, "Kanada Silahlı Kuvvetleri Ukraynalı ortaklarımıza destek için ikinci askeri yardımı gönderdi. Rusya, egemen bir devleti işgal etmeye çalışıyor. Bu kabul edilemez. Ukrayna bağımsızlığını ve egemenliğini savunurken biz yanlarında olmalıyız" şeklinde konuştu.

Almanya Ekonomi Bakanı Robert Habeck, Kuzey Akım 2 projesinin durdurulması sonrası yaptığı açıklamada, Almanya'nın enerji ihtiyaçlarını Rus gazı olmadan karşılayabileceğini söyledi.

Katolik Kilisesi lideri Papa Francesco, Ukrayna'da 'giderek artan endişe verici senaryolar' karşısında temkinli olunması çağrısında bulundu.

Rusya yanlısı ayrılıkçıların kontrolündeki Donbass Bölgesi’ndeki sınırda milisler ile Ukrayna askerleri arasındaki çatışmalar devam ediyor. Ukrayna Ordusu'nun Müşterek Kuvvetler Komutanlığı Basın Servisi'nden yapılan açıklamada, Rusya'nın desteklediği birliklerin saldırılar gerçekleştirdiği belirtilerek, "Bombardıman sonucunda 1 Ukraynalı asker şarapnel parçaları nedeniyle yaralanarak yaşamını yitirdi. Çatışmalarda 1'i ağır toplam 6 asker yaralandı" denildi. Açıklamada Donbass'taki ayrılıkçıların 81'i ağır toplam 96 saldırı gerçekleştirdiği ve BM-21 Grad roketatar sistemi, 152 mm ve 122 mm çaplarında toplar, tanksavar bombaatar ile büyük makineli tüfekler kullandığı ifade edildi.

Ukrayna Silahlı Kuvvetleri’nden yapılan açıklamada, Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’nin imzaladığı kararname ile göreve çağırılan 18-60 yaş arası yedek askerlerin bugün göreve başladığı bildirildi. Aktif göreve çağırılan yedek askerlerin görev sürelerinin en fazla 1 yıl olacağı da açıklandı.

"Rusya’yı derhal terk edin"
Ukrayna Dışişleri Bakanlığı, Rusya’da yaşayan Ukrayna vatandaşlarına bir an önce ülkeyi terk etmeleri çağrısında bulunarak, "Ukrayna’ya karşı artan Rus agresifliği sebebiyle, Rusya Federasyonu’ndaki konsolosluk hizmetleri sonlandırılabilir. Bakanlık olarak vatandaşlarımıza Rusya'ya gidişlerini iptal etmelerini ve orada bulunanlara da ülkeyi derhal terk etmelerini tavsiye ediyoruz" ifadeleri kullanıldı.

Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov, BM Genel Sekreteri Guterres'in açıklamalarını eleştirdi. Lavrov, 'Guterres belli ki batının baskılarına maruz kaldı ve Ukrayna'nın doğusunda yaşananlarla ilgili kendi statüsü ve yetkileriyle bağdaşmayan açıklamalar yaptı' dedi.

Ukrayna Dışişleri Bakanı Kuleba'dan daha fazla Rusya yaptırımı çağrısı
Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmytro Kuleba sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Rusya'ya daha fazla yaptırım uygulanması çağrısında bulunarak, "Putin'in daha fazla saldırganlığını durdurmak için ortaklarımızı şimdi Rusya'ya daha fazla yaptırım uygulamaya çağırıyoruz. İlk kararlı adımlar dün atıldı ve bunlar için minnettarız. Şimdi Putin'i durdurmak için baskının artması gerekiyor. (Putin'in) ekonomisini ve yakın dostlarını hedef alın. Daha fazla hedef alın, daha sert hedef alın, şimdi hedef alın" ifadelerini kullandı.

Rusya saldırganlığını artırırsa yaptırımlarımız genişleyecek
ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Rusya'nın Ukrayna'nın ayrılıkçı bölgeleri Donetsk ve Luhansk'ın tek taraflı bağımsızlığını tanıyarak bölgeye asker sevk etme kararına ilişkin, "Rusya, Ukrayna'ya yönelik saldırganlığını artırırsa yaptırımlarımızı genişletmeye devam edeceğiz" dedi.

Rusya'nın dünya kamuoyunu alarma geçiren Ukrayna kararının yankıları sürerken, ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken temaslarda bulunmak üzere Washington'a gelen Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmitro Kuleba ile ortak basın toplantısı düzenledi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Ukrayna'nın doğusundaki Donetsk ve Luhansk'ı bağımsız ülkeler olarak tanıma ve bölgeye asker sevkiyatı yapma kararına atıfta bulunan Blinken, "Haftalardır dünyayı Rusya'nın Ukrayna'ya karşı askeri saldırı için seferber olduğu konusunda uyarıyoruz. Rusya, Ukrayna'yı işgal ederse ABD ve müttefiklerinin tepkilerinin ciddi sonuçlar doğuracağını söylemiştik" ifadelerini kullandı.

"Yaptırımlarımızı genişleteceğiz"
ABD Başkanı Joe Biden'ın Donetsk ve Luhansk ile Rusya'ya yönelik uygulanacağını açıkladığı yaptırımları hatırlatan Blinken, "Rusya, Ukrayna'ya yönelik saldırganlığını artırırsa yaptırımlarımızı genişletmeye devam edeceğiz" şeklinde konuştu.

Biden'ın açıkladığı üzere ABD'nin müttefiklerine yönelik herhangi bir muhtemel Rusya saldırısına karşı NATO'nun doğu kanadına ek kuvvetler göndereceklerini vurgulayan Blinken, Putin'in Ukrayna sınırına 150 bin askeri iyi niyetli tatbikatlar için göndermediğine dikkat çekti. Yaşanan gelişmeleri "İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana Avrupa güvenliği için en büyük tehdit" olarak niteleyen Blinken, "Ukrayna tehlikede. Başkan Putin, Avrupa'da ve dünyada on yıllardır barışı koruyan yasaları ve ilkeleri bariz ve şiddetli bir şekilde çiğniyor" diye konuştu.

"Lavrov görüşmesini iptal ettim"
Geçen hafta Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile bölgesel güvenlik hakkındaki endişelerini paylaşmak üzere görüşme kararı aldıklarını hatırlatan Blinken, Rusya'nın son adımı nedeniyle ABD müttefikleri ile istişarede bulunarak Lavrov ile görüşmesini iptal ettiğini söyledi. Kararını Lavrov'a bildirdiğini kaydeden Blinken, "Rusya, gerilimi düşürme ve diplomatik bir çözüm bulma konusunda ciddi olduğuna dair uluslararası topluma güven vermek için kanıtlanabilir adımlar atmaya hazırsa, ABD ve şahsen ben her daim diplomasiye bağlı kalacağız. Ancak Rusya'nın çatışma ve savaş yolunda ilerlemesini hızlandırırken aynı zamanda göstermelik diplomasi iddiasında bulunmasına da izin vermeyeceğiz" dedi.

"Yaptırımları memnuniyetle karşılıyoruz"
Ukrayna Dışişleri Bakanı Kuleba ise, Putin'in adımının Minsk Protokolü'nü etkisiz kıldığını ve dünya düzenine saldırı anlamı taşıdığını vurguladı. "Rusya'nın hareketi uluslararası hukukun ciddi bir ihlali ve Ukrayna'nın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne karşı yeni bir saldırganlık eylemidir" diyen Kuleba, Biden'ın açıkladığı yaptırımlara atıfta bulunarak, "Memnuniyetle karşılıyoruz. Dünya, Rusya'yı şimdiye kadar işlediği ve işlemeyi planladığı suçlardan cezalandırmak için tüm ekonomik gücüyle yanıt vermeli" ifadelerini kullandı.

Ukrayna'nın gerilimi azaltmak için ABD, AB ve NATO ile diplomatik çabalarına devam edeceğinin altını çizen Kuleba, buna rağmen muhtemel her türlü gelişmeye hazır olduklarını da sözlerine ekledi.

Çin Dışişleri Bakanı Wang’dan Ukrayna açıklaması
Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ile görüşmesinde Ukrayna ve Rusya arasındaki krizle ilgili Çin’in tüm taraflarla temas kuracağını söyledi.

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Wang Wenbin başkent Pekin’de düzenlediği basın toplantısında Çin Devlet Konseyi Üyesi ve Dışişleri Bakanı Wang Yi ile ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken’ın telefon görüşmesini değerlendirdi. Görüşmenin Blinken’in talebiyle gerçekleştirildiğini belirten Wang, bakanların Ukrayna’daki gerginlik ve Kore Yarımadası’ndaki nükleer sorunu ele aldıklarını ifade etti. Wang Wenbin’in açıklamasına göre Wang Yi görüşmede, Çin’in Ukrayna’daki gelişmeleri yakından takip ettiğine işaret ederek, Çin’in Ukrayna’daki gerginlik hakkındaki tutumunun değişmediğini, tüm ülkelerin rasyonel güvenlik endişelerine saygı gösterilmesinden yana olduğunu, Birleşmiş Milletler Tüzüğü ve ilkelerinin korunması gerektiğini kaydetti.

Görüşmede Ukrayna’daki gerginliğin bugünkü hale gelmesinin Yeni Minsk Anlaşması’nın etkin şekilde hayata geçirilmemesinden kaynaklandığını hatırlatan Wang Yi, Çin’in önümüzdeki günlerde tüm taraflarla temas kuracağını belirtti. Ukrayna’daki durumun gittikçe kötüleşmekte olduğuna değinen Wang Yi, Çin’in ilgili tüm taraflara temkinli olma, “güvenliğin bölünmezliği ilkesi”nin önemine saygı gösterme, gerginliği ve anlaşmazlıkları diyalog ve görüşme yollarıyla çözme çağrısında bulundu.

Tayvan ve Singapur’dan, Rusya’ya teknolojik sınırlama planı
Tayvan ve Singapur, Rusya’nın muhtemel bir Ukrayna işgaline karşılık teknoloji satışında sınırlama planladıklarını duyurdu.

Tayvan ve Singapur, Rusya-Ukrayna krizinde ABD’ye destek çıkarak Rusya’nın bölgede işgale kalkışması durumunda Rusya’ya yapılan teknoloji satışlarına büyük ölçüde sınırlama getirileceğini açıkladı. Sınırlamaya dahil edilecek ürünler arasında bilgisayar çipleri, yarı iletkenler ve diğer yüksek teknoloji içeren parçalar yer alıyor. Tayvan basınında yer alan bilgilerde, ABD’nin Asyalı ortakları ile birlikte hareket ederek Rusya için hayati önem taşıyan teknoloji ürünlerinin satışını engelleyeceği de vurgulandı. Ayrıca, Çin’in Rusya-Ukrayna krizinden güç alarak Tayvan’a daha fazla baskı yapmasından da endişe duyulduğu belirtildi. Öte yandan ABD eski Ticaret Bakanlığı yetkilisi Kevin Woolf yaptığı açıklamada, Rusya’nın petrol, gaz, savunma, havacılık, akıllı telefon ve diğer elektronik üretiminde dışa bağımlı olduğunu ve bu yaptırımların Rusya’yı derinden etkileyeceğini söyledi.

ABD'nin Kiev Büyükelçiliği'nden paylaşım
Ukrayna toprağı Donetsk ve Lugansk'ın bağımsızlığını tanıyan Rusya lideri Vladimir Putin'in, yaklaşık bir saat süren basın toplantısında tarihi kendi penceresinden yeniden yazması tüm dünyayı sarstı.

Ukrayna'nın Lenin tarafından yaratıldığını ve tarihsel olarak Rus toprağı olduğunu savunan Putin, konuşmasının bir kısmında görünür şekilde öfkeliydi, "Ukrayna'yı Vladimir İlyich Lenin olarak adlandırabiliriz" dedi.

Ukrayna'nın gerçek bir ulus olmadığını da ileri süren Putin'e yanıt sosyal medyadan verildi. Ukraynalılar Kiev ve Moskova'nın 1000 yıl önceki hallerini gösteren fotoğrafları paylaşmaya başladı.

PAYLAŞIM 137 BİN BEĞENİ ALDI
ABD'nin Kiev Büyükelçiliği de söz konusu görseli resmi Twitter hesabından paylaştı. Yalnızca 90 bin takipçisi bulunan resmi hesabın paylaştığı fotoğraf, 137 bin beğeni aldı.

Çarlık Rusyasının bir parçası olan Ukrayna toprakları, 1917'de Bolşevik Devrimi sonrası Ukrayna Halk Cumhuriyeti; bir yıl sonra da Ukrayna Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti olarak özerklik kazanmıştı.

Rus lider Vladimir Putin, televizyonların canlı yayınla verdiği konuşmasında ayrıca 2014 yılında Rusya yanlısı liderin devrildiği Ukrayna'daki protestoları bir darbe olarak tanımladı.

1991 yılında Sovyetler Birliği'nin çöküşüyle birlikte ülkesinin 'soyulduğunu' iddia eden Putin, kukla bir hükümet tarafından yönetildiğini vurguladığı Ukrayna'yı 'Amerikan kolonisi' olmakla suçladı.

“Rusya’nın Ukrayna’ya seyahati o kadar kolay olmayacak”
Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Vasyl Bodnar, “Ukrayna kolluk kuvvetleri, gerekse her Ukraynalı kendi ülkesini savunmaya hazır. İşgalci ve saldırgan devletin de şunu anlaması gerekiyor, Ukrayna’ya seyahati o kadar kolay olmayacak” dedi.

Büyükelçi Bodnar, Ukrayna ile Rusya arasında yaşanan krize ilişkin basın bilgilendirme toplantısı düzenledi. Rusya’nın sözde cumhuriyetleri tanıma kararı almasının uluslararası hukukun ihlali olduğunu söyleyen Bodnar, söz konusu kararın Ukrayna çevresindeki krizi iyice tırmandırdığını ve tek taraflı olarak Minsk Anlaşmalarından çıktığı anlamına geldiğini kaydetti. 22 Şubat itibarıyla Rusya’nın toplamda 96 kez ateşkes ihlali gerçekleştirdiğini, bunların 81 kez ağır silahlar vasıtasıyla olduğu bilgisini veren Bodnar, “Bunun sonucu hem cephe hattında yaşayan evlerinin bozulmasına, çeşitli altyapının bozulmasına sebep oldu ve Ukrayna tarafından bazı kayıpların verilmesine sebep oldu. Bu gece 15 kez ateşkes ihlal edilerek ateş açıldı. Herhangi bir kayıp yok. Aynı şekilde hem Kırım’da hem de Belarus’ta tehlikeli denilebilecek Rus askeri yığınağı söz konusu. Böylece farklı rotalardan saldırı riski var. En büyük tırmanış riski şu an işgal edilen Donetks ve Luhanks yerlerinin bazı yerlerinde” diye konuştu.

Ukrayna’nın Rusya ile olan krizin çözülmesi bağlamında diplomasiye bağlılığını teyit ettiğini dile getiren Bodnar, “Almanya tarafından uygulanan yaptırımları memnuniyetle karşılıyoruz. Rusya’nın göstermiş olduğu saldırganlık yükseldikçe bu yaptırımların güçlendirilmesini umuyoruz. Bu bağlamda Rus Parlamentosu’nun Ukrayna’nın egemen topraklarının tanınması konusunda parlamentoda oy veren Rus milletvekillerine karşı AB’nin yaptırımları da son derece olumludur. Eminim ki diğer devletlerin de saldırgan olan Rusya’ya bu tür yaptırımları değerlendirmesi lazım. Kolektif açıdan biz Ukrayna olarak çeşitli örgütlere kolektif bir fikir üretmekten yanayız” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler (BM) daimi ülkeleri, Almanya ve Türkiye’nin ortak görüşme fikrini desteklediğini hatırlatan Bodnar, “Gerek Ukrayna kolluk kuvvetleri, gerekse her Ukraynalı kendi ülkesini savunmaya hazır. İşgalci ve saldırgan devletin de şunu anlaması gerekiyor, Ukrayna’ya seyahati o kadar kolay olmayacak. Tekrar vurgulamak isterim ki biz savaş istemiyoruz, savaşı provoke etmiyoruz. Savaşı önlemek adına çabalarımızı sarf ediyoruz” dedi.

Rusya Devlet Başkanı Putin’in öne sürdüğü taleplerinin ve Rusya Güvenlik Kurulu’nun yapmış olduğu toplantıyı 1978’deki Afganistan’a girme kararı alındığı tarihe benzeten Büyükelçi Bodnar, savaş fikrinin Rusya toplumu arasında yaygın olmadığının altını çizdi. Büyükelçi Bodnar, Rusya’nın saldırganlığının Ukrayna’nın NATO bağlamında tarafsız statüsüne sahip olduğu zamanlarda başladığına dikkati çekerek, “Özellikle Avrupa’da gri bölgelerin var olması, onların sürdürülmesi Rusya’nın çeşitli ülkelere saldırganlığını teşvik ediyor. Genel itibarıyla bir çözüm olmadığı sürece Avrupa’ya karşı bu saldırganlık devam edecektir. Emin olabilirsin ki Ukrayna üstlenmiş olduğu bu sorumluluklara ve yükümlülüklere bağlı kalacaktır. Tabii ki de Ukrayna’yla ilişkili olarak uluslararası ortaklarımızı buna uygun davranmaya davet ediyorum” açıklamasında bulundu.

Ukrayna’ya nükleer silahtan vazgeçmesi durumunda güvenlik garantisi verildiğini hatırlatan Bodnar, “Bunu garanti eden devletler tarafından sağlanıyor. Özellikle nükleer silahların yayılmamasıyla ilgili anlaşmalarda Ukrayna’nın bu konudaki tüm yükümlülükleri orada yazılı. Bugünkü durumumuz uluslararası güvenlik sisteminin korunma arayışlarının nasıl olduğuna ilişkin. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın zamanında 'Dünya 5’ten büyük' ifadesi şu an Ukrayna’da her zamankinden daha güncel” şeklinde konuştu.

“Yaptırımların hiç olmasındansa geç olması daha iyidir”
Açıklamasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Büyükelçi Bodnar, Avrupa ve ABD’nin yaptırımlar konusundaki açıklamalarını değerlendirerek, “Söz konusu yaptırımlar 2014’de uygulanmaya başlasaydı biz çok mutlu olurduk. Bazı Batı ülkeleri Rusya’yla normalmiş gibi iş ilişkilerini kurmaya çalışıyor. Şu an şöyle bir anlayış ediniyorlar. Gelen tehditler sadece Ukrayna’yı değil, daha geniş bir alanı kapsayabilir. Bana göre hiç olmasındansa geç olması daha iyidir ama yarın da geç olabilir” açıklamasında bulundu.

Türkiye’nin krizdeki rolüne ilişkin gelen soruyu yanıtlayan Büyükelçi Bodnar şunları söyledi:“Sayın Erdoğan’ın arabuluculuk tekliflerini biz desteliyoruz. İhtilaf sonuç itibarıyla yerinde olmaya devam ediyor. Böyle bir teklif gerçekleşirse Rusya ile siyasi boyutuyla çözmemize yardımcı olacaktır. Sayın Erdoğan’ın Rus tarafıyla da iyi ilişkileri var. Biz inanıyoruz ki teklif etmiş olduğumuz diplomatik yoldan devam edersek Rusya’yla mevcut sorunun çözülmesine ve Rusya’nın Ukrayna karşı saldırganlığının tırmandırılmasını engelleyecektir. Savaş herkese zarar getirecek Türkiye de dahil olmak üzere. Çünkü Türkiye’nin hem Ukrayna ile Rusya’yla ticari ilişkileri var. Bölgede böyle bir askeri hareketliliğin canlandırılması, tırmandırılması olursa bölgedeki ekonomiye, güvenlik durumuna zarar verecektir.”

“Barışın anahtarı şu anda bildiğiniz gibi sadece Putin’de var”
11-13 Mart’ta Antalya Diplomasi Forumu’nda iki ülke arasında bir müzakere ihtimalinin olup olmadığının sorulması üzerine Büyükelçi Bodnar, “Biz ADF dahil olmak üzere her türlü müzakere formatına açığız. Bizim taraf söz konusu hazırlığı hem resmi olarak hem de gayriresmi olarak açıklamıştır. Önemli olan söz konusu müzakere toplantısı için Kremlin’in siyasi isteğinin olması. Çünkü bildiğiniz gibi barışın anahtarı şu anda bildiğiniz gibi sadece Putin’de var” şeklinde konuştu.

“Topyekün saldırıya geçmesi için yeterince imkanları yok”
Topyekün savaş olma ihtimalini de değerlendiren Bodnar, “Rus tarafından her şeyi bekleyebiliriz. Bizim yaptığımız araştırmalara göre topyekün saldırıya geçmesi için yeterince imkanları yok. Ama tabii ki bu bağlamda Rusya lokal operasyonlara, bazı yerlerde provokasyona hazır. Rus tarafının vermiş olduğu açıklamalardan yola çıkarsak Luhansk ve Donetsk bölgelerinin işgaline devam etmek istiyorlar. Bu sadece kamuoyuna açık açıklamalar. Biz en kötü senaryoya da açığız” ifadelerini kullandı.

Avustralya’dan Rusya’ya genişletilmiş yaptırım kararı
Avustralya Başbakanı Scott Morrison, Ukrayna'nın ayrılıkçı bölgeleri Donetsk ve Luhansk'ın bağımsızlıklarını tanıyan Rusya’ya karşı ulaşımdan enerjiye, turizmden gıda sektörüne kadar birçok alanda genişletilmiş yaptırım uygulayacaklarını ifade etti.

Dünya gündeminin sıcak konusu Rusya-Ukrayna krizinde dünya liderleri birer birer konuyla ilgili açıklamalar yaparken, Avustralya Başbakanı Scott Morrison da Rusya’ya ağır eleştirilerle yüklendi. Rusya’nın Ukrayna topraklarındaki faaliyetlerini işgal olarak nitelendiren Morrison, Ulusal Güvenlik Komitesi toplantısının ardından konuştu. İstihbarat kanallarından aldıkları bilgilere göre Rusya’nın tam işgal hazırlığında olduğunun altını çizen Morrison, ilk olarak Rusya’nın üst düzey devlet görevlilerine seyahat yasağı getireceklerini belirtti. Ayrılıkçı grupların kontrolündeki Luhansk ve Donetsk bölgelerine güçlü yaptırımların kapıda olduğunu vurgulayan Avustralya Başbakanı, petrol, doğalgaz, ulaşım, maden rezervleri, telekomünikasyon ve enerji başta olmak üzere güçlü ekonomik yaptırımları hayata geçireceklerini belirtti.

“Ukraynalılara kapımız açık”
Rusya’nın Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne dair girişimlerini 'saldırgan' ve 'işgalci' olarak tanımlayan Avustralya Başbakanı Morrison, Rusya’yı 'haydutluk'la suçladı. Morrison, Ukrayna ile savaş ihtimali arttıkça Rus hükümetinin "haydutlar" ve "zorbalar" gibi davrandığını ifade ederek, "Avustralya her zaman zorbalara karşı duracaktır" dedi. Ukraynalılara kapılarının açık olacağının altını çizen Morrison, “İlk düşüncelerim tüm Ukrayna halkı ve burada bulunan 38 bin Ukrayna asıllı Avustralyalı için. Bugün erken saatlerde Avustralya'daki Ukrayna topluluğuna başkanlık eden Stefan Romaniw ile konuştum ve onlar elbette aileleri, arkadaşları ve geldikleri memleketleri için çok endişeliler” dedi.

Ukrayna’da şu an yaklaşık bin 400 Avustralyalı olduğunu belirten Avustralya Başbakanı, Ukrayna’daki vatandaşları ve vize sırası bekleyen 430 Ukrayna vatandaşının Avustralya’da memnuniyetle karşılanacağını sözlerine ekledi.

“İşgalin başladığını gösteren kanıtlar var”
Rusya’nın tam ölçekli bir işgale başlayacağını düşündüklerini belirten Avustralya Başbakanı Scott Morrison, istihbarat raporlarında Rusya tarafından çeşitli bombardımanların yapıldığını öğrendiklerini dile getirdi. Basın toplantısında ABD Başkanı Joe Biden’ın sözlerine atıfta bulunan Morrison, “Başkan Biden'ın da belirttiği gibi, Ukrayna'nın işgali fiilen başladı bile. Bu işgal haksızdır, yersizdir, sebepsizdir ve kabul edilemez. Rusya, Ukrayna'ya yönelik tam ölçekli bir işgali tamamlamak için en üst düzeyde hazır ve bunun önümüzdeki 24 saat içinde gerçekleşmesi muhtemel. Hatta bombardımanın ve bu tür şeylerin zaten başladığını gösteren raporlar bile var” dedi.

FOTOĞRAFLAR 00.52'DE SERVİS EDİLDİ
Amerikan Associated Press (AP) haber ajansı, Ukrayna'nın doğusundaki Donetsk ve Lugansk'ta hareket eden tankların fotoğraflarını gece yarısı 00.52'de dünyaya geçti.

Sekiz yıldır Rus yanlısı ayrılıkçıların kontrolündeki bölgenin bağımsızlığını tanıyan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ayrıca Donetsk ve Lugansk'a asker göndereceğini duyurmuştu.

HER CEPHEDE YENİ YIĞINAK
Uydu fotoğrafları, kağıt üstündeki Donetsk ve Lugansk yönetimlerinin bağımsızlığını tanıyan Rus lider Vladimir Putin'in Ukrayna'ya saldırı için son hazırlıkları yaptığını gösteriyor.

Fotoğraflar, Belarus'a 'tatbikat' için gönderdiği 30 bin askerini geri çekmeyen Putin'in Ukrayna'nın kuzey sınırına yeni yığınak yaptığını kanıtladı. ABD merkezli teknoloji firması Maxar, Ukrayna sınırına 100'ü aşkın zırhlı aracın sevk edildiğini ve Rus askerlerin çadırlarda barındığını bildiriyor.

Ukrayna sınırında dikkat çeken bir başka detay, yeni bir sahra hastanesinin kurulmuş olması. Başka sınır noktalarında da kurulan hastaneler, işgale hazırlık olarak değerlendiriliyor.

Rus ordusu ayrıca Ukrayna-Belarus sınırına ağır silahları da taşıdı. Ukrayna topraklarına yaklaşık 10 kilometre mesafedeki Krasnyy Oktyabr'a yapılan yığınak yine fotoğraflarda görüldü.

Rusya'ya yaptırım açıklayan ülkeler arasına Japonya da katıldı. Kameralar karşısına geçen Japonya Başbakanı Fumio Kişida, Rusya'nın Ukrayna'daki saldırganlığına yaptırımlarla yanıt verdiklerini vurguladı.

Ülkesindeki Rus tahvillerinin ihracını yasaklayacağını duyuran Başbakan Fumio Kişida, bazı Ruslara yönelik vize yasağı ve varlık dondurmaları da uygulanacağını söyledi.

Kişida, Moskova'nın Ukrayna'nın doğusuna asker gönderme kararının Ukrayna'nın egemenliğini ihlali anlamına geldiğini kaydetti. Tokyo, gerilimin artması halinde ek önlemler uygulamaya hazır.

Rusya'nın ABD Büyükelçisi Anatoly Antonov, Batı yaptırımlarının küresel piyasaları vuracağını ve ABD'lilerin refahını etkileyeceğini, ancak Rusya'yı dış politikasını değiştirmeye zorlamayacağını söyledi.

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken Ukrayna'nın işgal edilmesinin Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in 'baştan beri planı' olduğunu söyledi ve durumu 'yapılandırılmış bir kriz' olarak nitelendirdi.

Blinken, Washington'da Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmytro Kuleba ile düzenlediği ortak basın toplantısında şunları söyledi;

'Başından beri planı Ukrayna'yı işgal etmekti; Ukrayna'yı ve halkını kontrol etmek; önderlik ettiği otokrasiye tam bir tezat oluşturan Ukrayna demokrasisini yok etmek; Ukrayna'yı Rusya'nın bir parçası olarak geri almak. Bu nedenle, Avrupa'da ikinci dünya savaşından bu yana güvenliğe yönelik en büyük tehdit budur.'

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Rusya'nın bağımsızlığını tanıdığı Donetsk ve Lugansk'a göndereceği askerlerin 'barış gücü' olarak tanımlanamayacağını söyledi. Guterres, "Rusya'nın Donetsk ve Lugansk bölgelerinin sözde bağımsızlığını tanıma kararı, Ukrayna'nın toprak bütünlüğü ve egemenliğinin ihlalidir" ifadesini kullandı.

Kanada Başbakanı Justin Trudeau, Rusya'nın ayrılıkçı Donetsk ve Lugansk halk cumhuriyetlerini tanımasının ardından artan gerilim nedeniyle Kanada'nın Doğu Avrupa'ya 460'a kadar ek asker göndereceğini söyledi.

Beyaz Saray Sözcüsü Jen Psaki bir basın brifingi sırasında, ABD Başkanı Joe Biden ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında yapılacak bir zirvenin, Ukrayna üzerindeki artan gerilimler nedeniyle 'kesinlikle planlarda yer almadığını' söyledi.

Ukrayna lideri Zelenskiy yedek birlikleri göreve çağırdı. Ulusa sesleniş konuşmasında Zelenskiy şu ifadelere yer verdi;'Rusya tarafından Donetsk ve Lugans Halk Cumhuriyetlerinin bağımsızlıkları kabul edildi. Aralarında imzalanan sözde anlaşmalar doğrultusunda Rusya’nın Ukrayna toprağı olan Donbas’a girmesinin önü açıldı. Bu kararla Rusya Minsk anlaşmalarından çıkmış oldu. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyeleri, Almanya, Türkiye ve Ukrayna arasında bir zirve düzenlenmesi konularında çalışıyorlar ve Erdoğan da bu zirveyi destekliyor. Partnerlerimizin Rusya’ya karşı yaptırım seçeceğinden başka alternatif olmadığını bilmelerinden mutluyum. Bugün itibariyle genel seferberliğe gerek yoktur. Ancak ben Ukrayna Silahlı Kuvvetleri başkomutanı olarak yedek askerlerin çağırılmasına ilişkin kararname imzaladım. Sayın Ukraynalılar! Barış yanlısı Ukrayna halkı, biz sessizlik istiyoruz. Eğer bugün susarsak yarın yok oluruz. Yaşasın Ukrayna!.'

'İŞGALİN BAŞLANGICIDIR'
Dün İngiltere'den gelen 'Rus işgali başladı' çıkışı sonrası Beyaz Saray'ın da retoriğinde benzer yönde bir değişiklik görüldü.

Beyaz Saray Rusya ordusunun Ukrayna'nın doğusunda konuşlanmasına ilişkin 'işgal' ifadesini kullanmaya başladı.

Dün gece saatlerinde Rusya'ya yaptırımları açıklayan ABD Başkanı Joe Biden ise Putin'in Ukrayna'ya 'barış gücü' gönderme kararına yanıt olarak 'Bu, Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin başlangıcıdır' dedi.

Putin’in daha fazla Ukrayna toprağını işgal etmek için bahaneler yaratmaya çalıştığını söyleyen Biden, açıkladığı yeni yaptırımlar ile bundan sonra Rusya’nın Batı ülkelerinden borç alamayacağını açıkladı, Rusya’nın gerginliği artırması durumunda ABD’nin de yaptırımları artıracağını ekledi.

Biden, Rusya’nın komşularının toprak bütünlüğünü ihlal ettiğini ve uluslararası hukuku ihlal ettiğini belirtti.

Doğu Avrupa ülkelerine daha fazla ABD askeri gönderilmesine onay verdiğini açıklayan ABD Başkanı, 'Bu konuda net olmak istiyorum: Bunlar bizim savunma hamlelerimiz. Rusya ile savaşma niyetimiz yok' diye konuştu.

Biden bu sevkiyat ile müttefiklerine, NATO’yu savunmaya devam edeceklerine dair bir mesaj verdiklerini de ekledi.

İŞTE RUSYA'NIN OLASI İŞGAL ROTALARI
Rusya, ordularına Ukrayna'nın doğusuna girme emri verdi. Fakat Batı ülkeleri Moskova'nın çok daha büyük bir işgal planladığını, hatta bütün Ukrayna'yı işgal edebileceğini düşünüyor.

İngiltere Başbakanı Boris Johnson, "Dev bir harekat hazırlığı yapıldığını düşünüyoruz. Herkes olası işgal rotalarını görebiliyor" dedi.

Askeri analistlere göre Ukrayna yakınlarında 190 binden fazla askeri olan Rusya'nın önünde işgal için birden fazla seçenek bulunuyor.

DOĞUDAN SALDIRI
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ukrayna'nın doğusunda isyancıların kontrolünde bulunan iki bölgenin bağımsızlığını tanıdı. Bunlar Donetsk ve Luhansk halk cumhuriyetleri.

Putin ordusuna "barış gücü" olarak bu bölgelere girme emri de verdi. ABD merkezli düşünce kuruluşu Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi'nden Seth Jones, Putin'in bu iki bölgeden ilerlemeye karar vermesi durumunda Dnipro ve Zaporijya kentlerine ilerleyebileceğini düşünüyor.

Daha güneydeki Melitopol kentini ele geçirmek de Rusya'nın Rostov kenti ile 2014'te ilhak edilen Kırım'ın karadan birleşmesini sağlayabilir.

Rusya'nın Belgorod'da da aylardır binlerce askeri bulunuyor. Rus ordusu oradan da bir hamle yaparak Harkov ve Kremençuk'a ilerleyebilir.

Londra merkezli düşünce kuruluşu Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü'nden Ben Barry bir kara savaşında, top atışlarıyla desteklenen güçlü zırhlı birliklerin hızla Ukrayna'nın derinliklerine ilerleyeceği görüşünde.

Barry daha kısıtlı bir operasyon yapılacak bile olsa Rusya'nın Ukrayna'daki hava savunma sistemlerini ve ülkenin geri kalanındaki askeri idare altyapısını bombalayabileceğini belirtiyor.

Rusya'nın doğudan başlatacağı saldırıya Lugansk ve Donetsk'teki Rus yanlısı isyancılar da destek verebilir. Bu iki bölgede 15 bin isyancı olduğu tahmin ediliyor. Ukrayna'ya göre bu sayı daha da fazla.

BELARUS SEÇENEĞİ
ABD merkezli düşünce kuruluşu Denizcilik Analizleri Merkezi'nden Michael Kofman'a göre Rusya'nın hedefi Ukrayna'da bir rejim değişikliği ise, saldırıya kuzeyden başlamaları olası.

Rusya'nın Belarus'taki tatbikatlara katılan 30 bin askeri var. Bu birliklerin elinde kısa menzilli İskender roketleri, Su-25 ve Su-35 saldırı uçakları bulunuyor.

İngiltere Başbakanı Boris Johnson Pazar günü, ellerinde Rusya'nın saldırıya Belarus'tan başlamayı planladığına dair istihbarat bulunduğunu söylemişti.

Johnson Rusya'nın kuzeyden güneye inerek Kiev'i kuşatacağını belirtmişti. Rusya'nın Belarus'taki tatbikatları süresiz olarak uzatıldı.

Kofman "Doğuda, Rus sınırının hemen içinde Moskova'nın 41'inci ordusunun tamamı bulunuyor" diyor. Belarus'tan Kiev'e yapılacak bir harekat, Çernobil Nükleer Santrali'nin etrafındaki yasak bölgeye girmeden de ilerleyebilir.

Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi'nden Seth Jones, böylesi bir harekata Rusya'daki Troebortno ve Novi Yurkoviç'te bulunan birliklerden de destek gelebileceği görüşünde.

KIRIM ROTASI
Ben Barry, Rusya'nın işgale girişmesi durumunda Kırım'dan bir operasyon başlatılmasına kesin gözüyle bakıyor.

Rus ordusunun Kırım'dan Kiev'e ilerlemesi, Ukrayna ordusunun önemli bir kısmının Dinyeper Nehri'nin doğusunda izole kalmasına yol açabilir. Böylesi bir durumda bu askerler dört yandan kuşatma altında kalır.

Rus birlikleri Kırım'dan batıya ilerleyerek Herson ve Odesa'yı, doğuya ilerleyerek de Melitopol'ü ele geçirebilir. Doğuya doğru yapılacak bu hamle Kırım ile Rusya arasındaki kara bağlantısını da sağlar.

Kırım'dan başlatılacak saldırıya Karadeniz'deki Rus donanması da destek verebilir. Bölgedeki çıkarma gemileri asker, zırhlı araç ve tank taşıma kapasitesine sahip.

Analistler Rus saldırısının aynı anda birden fazla cephede başlayabileceğini, buna siber saldırılar, dezenformasyon ve roket atışlarının da eşlik edebileceğini belirtiyor.

Kofman, Rusya'nın Ukrayna'nın içlerine kadar saldırmasının büyük ihtimal olduğunu fakat saldırının nasıl gerçekleşeceğinin Moskova'nın siyasi hedeflerine bağlı olduğunu düşünüyor. Bu hedeflerin ne olduğu ise hâlâ belirsiz.








