Kabirden ses gelir mi?

9 Ocak 2006

Soru: İnsan ölünce, gömülene kadar niye göğsünün üzerine bıçak konuluyor? Bunun anlamı nedir? Ayrıca ölü toprağa verildikten sonra imam duasını okuyunca kabirden ses geliyormuş. Bu doğru mu?Cevap: Ölen bir kişinin üstüne bıçak konması, vücudun şişmesini önlemek içindir. Demin ardından imam dua okuduktan sonra kabirden ses gelmesi ise sadece söylentidir. Bunun kesinlikle aslı yoktur.Tağut'un anlamı nedir?Soru: Tağut nedir? (Kadir İmdat)Cevap: Tağut, tuğyan kökünden mübalağa sıfat ismidir. Çok azgın, azıtkan, şeytan, iblis, kafir anlamlarına gelir. Asıl azdıncı tağut, şeytan olmakla beraber Allah'tan başka tapılan her şeye de tağut denilir. Bu insan olabilir, ruhsal varlık olabilir, put olabilir. Büyücüye, kâhine ve kötü cine (şeytan), haktan batıla çeviren herkese tağut denilir.Uzmanlık isteyen bir işSoru: Okuduğumuz ayetlerin bir kısmı o anki topluluğa veya tüm Müslümanlara ya da tüm insanlara hitap etmektedir. Bunu nasıl ayırt edebiliriz? Başka bir deyişle ayetleri nasıl anlamalıyız? (Mustafa Kara)Cevap: Bunu anlamak için ayetlerin sözgelimini, iniş şartlarını ve Kur'ân'daki aynı konu ile ilgili ayetleri bilmek gerekir. Bu bir uzmanlık işidir. Herkes yapamaz.Parayı vakfa bağışlayınSoru: Kantinde görevli bir askerimiz, kasa sayımında bir miktar fazla para çıktığını, kul hakkından kurtulmak için bu parayı ne yapması gerektiğini soruyor.Cevap: En güzeli siz o askerinizin bulduğu parayı Mehmetçik Vakfı'na verin.Kamet getirmek sünnettirSoru: Farz namazı kılarken kamet getirmek şart mı? İkindi vakti uyumanın dinen bir sakıncası var mı? (Suat Özkılınç)Cevap: Farz namazlar cemaatle de yalnız da kılınsa kamet getirmek sünnettir. İkindi vakti uyumanın hiçbir sakıncası yoktur.Tavuk kurban olur mu?Soru: Bir arkadaşım sizin, "tavuktan kurban olur" dediğinizi söylüyor. Doğru mu?Cevap: O arkadaşınız yanlış söylemiş. Ben, tavuktan kurban olabileceğini söylemedim. Onu söyleyen bir başka kişidir. Arkadaşınız başkasının sözlerini bana mal etmiş. Böyle iftiracılar maalesef çevremizde çoktur.

Devamını Oku

Sözle "hak helal etme" yeterli mi?

7 Ocak 2006

Soru: Cenaze namazında "hakkınızı helal ediyor musunuz?" sorusuna verilen "evet" cevabı yeterli mi? Helallik almadan ölen kişinin durumu nedir? (A. O.)Cevap: Cenaze namazında cemaatin haklarını helal etmesi, güzel bir gelenektir. Zaten cemaatin çoğu da belki cenazeyi tanımaz ve onun üzerinde bir hakka da sahip değiller. Asıl cenaze üzerinde hakkı olanların haklarını lafla değil, gönülden helal etmeleri gerekir. Gönülden hakkını helal etmedikten sonra lafla, utanma pazarı "helal ettim" demek hiçbir anlam ifade etmez. Aslında bu şekilde imamların hak helal ettirme merasimleri de Peygamberimizin uygulaması değildir, bid'attir. Önemli olan insanların ölen kişiye dua etmeleri, af ve mağfiretini dilemeleridir. Zaten cenaze namazının espirisi de budur.İstihare için gusül abdesti almak şart mı?Soru: Her istihare namazında gusül almamız gerekir mi? (Ufuk Yılmaz)Cevap: Ünlü bir tekerleme vardır: "Men çi gûyem, tamuram çi gûyed: Ben ne söylüyorum, tamburam ne söylüyor." Ben istihare namazı kılmak için yıkanmak gerektiğini söylemedim ki böyle bir soru soruluyor? İstihare yapmak isteyen, abdesti yoksa abdest alır, namazını kılar, istihare duasını okur. Kalbine gelen ağırlıklı düşünce, işin sonucuna işaret sayılır. Tam güven için bu işlem 7 kez yapılır.Cahillerin uydurmasıSoru: Alkol aldıktan sonra 40 gün namaz kılınmazmış, doğru mu? (Barış)Cevap: Bu tür söylentiler, cahillerin uydurmasıdır. Alkol allan da aklı başına gelir gelmez abdestini alıp namazını kılar. Hatasının bağışlanmasını Allah'tan diler. 40 gün namaz kılmamak da ne demek? 40 gün namazı bırakanın bir daha namaza başlaması kolay değildir. Bunu aklı başında bir insan söyleyemez."Pek içime sinmiyor"Soru: Türkçe namaz kılıyorum ama bu ibadet içime pek sinmiyor. Çünkü namaz sureleri dışında, tekrarlanması gereken kısımların Türkçelerini bulamıyorum. Bir kaynak tavsiye eder misiniz? (Atilla Kokoğlu)Cevap: Namaz sureleri dışında okunan namaz dualarının ve tespihlerinin manalarını, "Müslüman'ın Cep Kitabı" ile "Yeni Dua Mecmuası" veya "Yeni İslâm İlmihali" adlı eserlerimde bulabilirsiniz.

Devamını Oku

Meryem Suresi 71. ayetin anlamı

6 Ocak 2006

Soru: Meryem Suresi 71'inci ayetinde "İçinizden cehenneme uğramayacak hiçbir kimse yoktur. Bu, Rabbin için kesinleşmiş hükümdür" yazıyor. Bu ayetin manasını açıklamanızı rica ediyorum. (Ahmet Küçük)Cevap: Kimine göre söz konusu ayetteki (hâ: ona) zamiri, kıyamete gider. Tüm insanlar, kıyametteki hesaba gelir. Korunanlar kurtarılırlar, suçlular cehenneme atılırlar. Ayetlerin amacı, Allah'a kulluğa tenezzül etmeyen inatçı kafirleri uyarmak, korkutmaktır. Kanaatimize göre "içinizden oraya gitmeyecek hiç kimse yoktur. Bu, Rabbinin üzerine aldığı kesin borçtur" ayetinde hitap, tüm insanlara değil, Kur'ân'ı kabul etmeyen kafir ve suçlularadır."Rabbine andolsun ki, onları ve şeytanları mutlaka toplayacağız, sonra onları diz çökmüş vaziyette cehennemin çevresinde bulunduracağız. Sonra her milletten Rahman'a en çok karşı geleni ayıracağız. Sonra, elbette biz, kimlerin oraya girmeye uygun olduğunu daha iyi biliriz" ayetleriyle inkarcı suçluların durumunu belirttikten sonra yüce Allah, cehennemin çevresinde çökertilecek o karfirlere hitaben, "Sizin içinizden oraya gitmeyecek hiç kimse yoktur" buyuruyor.Bu ayet, tıpkı Allah'ın, şeytana hitaben, "Senden ve onlar içinde sana uyan kimselerden (gelenlerle) cehennemi dolduracağım" (Sâd: 85) buyurduğu ayet gibidir. Asıl amaç, kafirlerin uyarılmasıdır. Bundan bütün insanların cehenneme gideceği anlamını çıkarmak, Kur'ân'ın ruhuna aykırıdır. Cehenneme girecek inkarcı suçlular da hep aynı derecede değildir. Kimi küfrün önderidir, kimi şaşırtılmıştır. Bu zalimler içinde suçlu olmakla beraber iyilikleri olan, Allah'tan korkan, sadece şaşırtıldığından dolayı yanlış yola gitmiş olanlar da vardır. İşte yüce Allah bu iyi kimseleri kurtaracağını, asıl suçluları da cehennemde bırakacağını bildirmektedir. Gerçeği Allah bilir."Eserlerinizi nereden ve nasıl temin edebilirim?"Soru: Kur'ân mealinizi nerede bulabilirim? (Süleyman Ablak). Aynı konuda bir başka soru: Yüce Kur'ân'in Çağdaş Tefsiri adlı eserinizi nasıl temin edebilirim? (Tanju Ası)Cevap: Yüce Kur'ân'ın Çağdaş Tefsiri, 30 ciltlik Kuran Ansiklopedisi ve Soru ve Cevaplarla İslâm adlı eserlerimi, yayıncısı olan Yeni Ufuklar Neşriyat'tan temin edebilirsiniz.İsteme adresi: Nuhkuyusu Caddesi No: 365 Bağlarbaşı/ Üsküdar/İstanbul Tel: (0216) 492 66 12 Faks: (0216) 492 6613

Devamını Oku

İnsanın üstünde iki koruyucu melek vardır

6 Ocak 2006

Köpekler de dahil, tüm canlılar Allah'ın güdümünde, yönetiminde, korumasındadır. Allah yaratıkları melekleri vasıtasıyla yönetir. Yani köpekler de meleklerin gözetimi ve koruması altındadır. Öyle ise onların yanında da melek vardır. Şunu iyi bilmek gerekir ki cinsi ne olursa olsun Allah'ın eliyle yaratılmış bulunan herhangi bir canlı, insan yapısı olan en lüks saraylardan, evlerden, kâşanelerden daha değerlidir. O cansız varlıklar, can taşıyan tek hücreye bile denk olamaz. Çünkü dünya bilginleri bir araya gelse canlı bir hücre yapamaz.Ayrıca Kur'ân, insanın sağında ve solunda iki alıcı meleğin oturduğunu, söylediği her sözü saptadıklarını, İnfitar Suresi'nin 10-12'nci ayetlerinde de insanın üstünde bulunan iki koruyucu meleğin, her yaptığı şeyi bilip yazdıklarını vurgulamaktadır. Ra'd Suresi'nin ll'inci ayetinde ise "O (insa)nın önünden ve arkasından izleyen(melek)ler vardır, onu Allah'ın emrinden korurlar" buyurulmaktadır. Bu ayetler insanı korumakla, söz ve eylemlerini saptamakla yükümlü meleklerin, ondan hiç ayrılmadıklarını belirtmektedir.Bu nasıl mantıktır?Şimdi köpek bulunan eve melek girmez ise bu koruyucular insandan ayrılmakta mıdır? Peki insan istemeyerek de olsa köpek ağılına kapatılırsa melekler ondan uzaklaşır mı? Bu nasıl mantıkta? Melekler ayrılırsa, canlı nasıl hayatını idame ettirir? Bu söz doğru olsaydı bazı sahabiler köpek beslemezlerdi. Sürüyü ve evi beklemek için köpek beslenebilir. Köpek ha bahçede olsun, ha evin içinde olsun ne fark eder? Sonuçta aynı evde değil mi? Böyle sözler Peygamber'e iftiradır. Melek ne zaman insandan uzak durur, bilir misiniz? insan nefsine yenik düşer, şehvetlerinin, kaprislerinin, egosunun buyruğu altına girerse o zaman şeytan etkinleşir, meleğin etkinliği azalır.O insan şeytanın emrine girmiş olur. Hadiste belirtildiği gibi insan Allah'ın iki parmağı arasındadır. Rahman insanın kalbini, parmaklanyla evirip çevirir. Allah'ın iki parmağıyla, insan üzerinde bulunan melek ve şeytan rolüne işaret edilmektedir. İnsanda melek ilhamı yoğunluklu ise o kişi iyiliklere, güzelliklere yönelir. Şeytan vesvesesi ağırlıklı ise o kişi kötülüklere, egoizme yönelir. Bu durumda üstündeki yönlendirici meleklerin etkisi azalır. O kişi kaprislerine yenik düşer. Ziya Paşa'nın dediği gibi: Avret gibi mağlûb-i hevâ olma er ol er Nefsin seni ram etmeye sen nefsini ram et.

Devamını Oku

Hayvanlara merhamet etmek dinin kuralıdır

4 Ocak 2006

İmam Ahmed'in Menakıb'ında belirttiğine göre Maveraünnehir'de üçlü hadis bilen bir adam bulunduğunu işiten Ahmed ibn Hanbel, oraya gitmiş. Vardığında ihtiyar adam, bir köpeğe yemek yedirmekle meşgulmüş. Ahmed'in selamını alan ihtiyar, yine köpeği yedirmeye devam etmiş. Ahmed'in, bu duruma canı sıkılmış. İhtiyar, köpeği doyurduktan sonra Ahmed'e, "Herhalde köpekle meşgul olup seninle ilgilenmediğim için bana gücendin" demiş. Ahmed de "Evet" diye cevap vermiş.İhtiyar demiş ki: "Peygamber, 'Her kim kendisinden bir şey isteyenin isteğini yanda keserse Allah da kıyamet gününde onun isteğini yanda keser ve o kimse cennete giremez' buyurmuştur. Bu köpek bana geldi. Onun isteğini yarıda kesersem Allah'ın da kıyamet gününde benim umudumu keseceğinden korktuğum için önce onu doyurdum."Ahmed, "Bu söz bana yeter" demiş ve geri dönmüş (Hayâtu'l-Hayavân: 2/257). Bazı fıkıhçılara göre köpekler necistir (pis). İmam Malik'e ve Davud'a göre temizdir. Çünkü, "Eğitilmiş köpeklerin tuttuğu hayvanlardan yiyiniz" (Mâide: 4) buyurulmuş, köpeğin tuttuğu yerin yıkanması emredilmemiştir.Akıl ve mantığa aykırıAbdullah ibn Ömer'in anlatımına göre: "Allah Elçisi'nin mescidinde köpekler dolaşırdı, işerlerdi. Oraları temizlemek için su serpmezlerdi. Buna rağmen orada namaz kılınırdı (Buhârî, Vudû': 33; Ebû Dâvûd, Tahânet: 137; İbn Hanbel, Müsned: 2/71). Demek ki köpeğin dolaştığı yer pislenmiyor. Bu hadise dayanan kimi bilginler, köpeğin etinin de temiz (helal) olduğu anlamını çıkarmıştır. Hayvanlara merhamet dinimizin temel kurallarındandır. Alemlere rahmet olarak gönderilmiş bulunan bir peygamber, neden köpeklerin öldürülmesini emretsin?Maalesef insanlar, kendi ön kabullerine geçerlilik bulmak için hemen bu yönde bir sözü Peygamber'e yamamakta hiç zorluk çekmemişlerdir. Köpek bulunan eve meleğin girmeyeceği rivayeti ise evvela Kur'ân'a, sonra sahabilerin uygulamasına, akıl ve mantığa aykırıdır. Çünkü Kur'ân, "Yeryüzünde yürüyen hiçbir hayvan ve iki kanadıyla uçan hiçbir kuş yoktur ki, (onlar da) sizin gibi birer ümmet olmasınlar. Biz kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmamışızdır. Sonra (onlar), Rableri(nin huzuru)na toplanacaklardır" (En'âm Suresi: 38) buyurmaktadır.* Devam edecek

Devamını Oku

Köpek bulunan bir eve melek girmez mi?

3 Ocak 2006

Soru: Elmalılı Hamdi Yazır'a ait "Hak Dini Kur'ân Dili" adlı eserin 162'nci sayfasında Maide Suresi'nin 5'inci ayeti açıklanırken İkrime ve Muhammed B. Ka'b'den nakledildiğine göre Cebrail (A.S.), "Biz köpek bulunan eve girmeyiz" dediği için Hz. Peygamber köpeklerin öldürülmesini emretmiş. Ebu Rafi'i bununla görevlendirmiş. Bu konuyla ilgili bilgilerinizi rica ediyorum. (Cengiz Öz)Cevap: Hz. Peygamber'in av köpeği ve koyun köpeği beslemeye izin verdiğini bildiren hadisler yanında köpeklerin öldürülmesini emrettiğini söyleyen hadisler de vardır. Ancak köpeklerin öldürülmesi hakkındaki emir, bütün köpekler için değil saldırgan, zararlı, kuduz köpekler hakkındadır. Yoksa zararsız köpekleri öldürmek caiz değildir. Çünkü Peygamberimiz, tam tersine, "Köpekler de sizin gibi bir ümmet (bir toplum) olmasaydı onların öldürülmesini emrederdim" (Tirmizî, Ahkâm: 3, 4) sözleriyle köpeklerin de bir sosyal toplum olduklarını, korunması gerektiğini belirtmiştir."Allah onu bağışladı"Bir başka hadis: "Yürümekte olan susamış bir adam, yol üstünde gördüğü bir kuyuya inip su içti. Çıktığında susuzluktan soluyan, toprak yiyen bir köpek gördü. 'Bana ulaşan susuzluk buna da ulaşmış' deyip kuyuya indi. Pabucunu çıkanp su doldurdu, ağzıyla da tutarak çıktı ve köpeği suladı. Allah ona teşekkür edip onu bağışladı. 'Ey Allah'ın Elçisi, bu hayvanlara iyiliğimizden ötürü bize sevap verilir mi?' diye sordular. 'Her ıslak ciğer sahibine yapılan iyilikten ötürü sevap vardır' buyurdu" (Müslim, Selâm: b. 41, hd. 153).İslâm bilginleri arasında köpeğin bazı ayrıcalıklarını anlatan kitaplar yazanlar dahi vardır. Mesela Muhammed ibn Halef el-Merzübani "Fadlu'l-kilâb âlâ kesîrin mim-men lebise's-siyâb: Köpeklerin, birçok elbise giyene üstünlüğü" adlı eserinde, Amr ibn Şuayb'den şu hadisi nakletmektedir: "Allah'ın Elçisi, öldürülmüş bir adam gördü de ona ne olduğunu sordu. 'Bu adam Zühre oğullarının koyunlarına sıçradı. Sürünün köpeği de adamın üzerine atlayıp onu öldürdü' dediler. Peygamber, 'Adam hem kendini helak ermiş, hem dinini zayi etmiş, hem Rabbine karşı asi olmuş, hem de kardeşine hıyanet ermiş. Köpek ondan iyi imiş' dedi." Peygamberimizin amcası Abbas'ın oğlu Abdullah da "Emin köpek, hain arkadaştan iyidir" demiştir. * Devam edecek

Devamını Oku

Bütün dünya ülkelerindeki Kur'anlar aynıdır

3 Ocak 2006

Soru: Girdiğim bir internet sitesinde Kur'ân'ın değiştirildiğini iddia ediyorlar ve kendilerince bir takım kanıtlar ileri sürüyorlar. Okumaya dayanamadım, devam etmeye de cesaret edemedim. Mesela farklı ülkelerdeki Kur'ân-ı Kerîm'lerin karşılaştırıldıklarında farklı olduğunu söylüyorlar. Böyle şeyler kafamı karıştırıyor, huzurumu kaçırıyor, şüpheler beni yiyip bitiriyor. Ne tavsiye edersiniz? (Pelin)Cevap: Tüm dünya ülkelerinde bulunan Kur'ân'lar aynıdır ancak lehçe farklarına göre okuyuşlardan doğan basit farklar vardır ki bunlar kıraat uzmanlarınca zaten okunmakta ve Kur'ân tefsirlerinde yazılmaktadır. Bu farklar kelimede değişikliği değil, söyleniş yani lehçe farkını gösterir. Mesela İstanbullu'nün "geliyorum" sözünü Erzurumlu "gelirem", Trabzonlu ise "celeyrum" şeklinde söyler. Bu konuda ayrıntı için "Yüce Kur'ân'ın Çağdaş Tefsiri" adlı eserimde geniş bilgi verilmiştir.Ölen birinin ruhu geride kalanları görür mü?Okurum Gülşah Çiftçi, bir kaç ay önce ölen annesinin ruhunun kendilerini görüp görmediğini soruyor. Bir de okuduğu Türkçe Yasin-i Şerifin makbul olup olmadığını öğrenmek istiyor. Serbest olan ruhlar var, günahla yüklü olduğundan tutuklu olan ruhlar var. Serbest olan ruhlar ailelerini dolaşırlar, istedikleri yere gidebilirler, aile bireylerinin yanında bulunabilir, onların hareketlerine tanık olabilirler. İnşallah, annenizin ruhu böyle serbest olan ruhlardandır. Kur'ân okumanız, sizin niyetinize göre değer kazanır. İyi niyetle okuduğunuz Kur'ân meali de aynen Kur'ân okumuş gibi makbuldür. Hatta anlamını düşüne düşüne okuduysanız daha da makbuldür.Reenkarnasyon üzerine...Reenkarnasyon konusunu çok merak eden Hayriye Özel, bu konuda kimseden net cevap alamadığını söylüyor. Ben reenkarnasyonu birkaç kez yazdım. Ama bu tehlikeli ve yanlış anlaşılabilecek konu, gazete sütununda izah edilemez. Çünkü bana ayrılan sütunun hacmi sınırlıdır. Bir yazı birkaç güne bölününce de tam anlaşılamıyor. Siz eğer konuyu enine boyuna öğrenmek istiyorsanız, "Kur'ân Ansiklopedisi" adlı eserimin "tenasüh" ve "reenkarnasyon" maddelerini okuyunuz. Konuyu genişçe açıkladım. İstediğiniz cevabı orada bulabilirsiniz.

Devamını Oku

Tüm kazanımlar evlilikte ortaktır

2 Ocak 2006

Soru: Evli bir bayanım. Eşim bana evin mutfak dışındaki ihtiyaçları için yapacağım alışverişe, "Allahını peygamberini seviyorsan" tabirini kullanarak bir süreliğine izin vermedi. Araya zaman girdi. Ancak eşim aramızdaki bu sözü hatırlamadı. Ben de bu alışverişi eşime danışmadan yaptım. Bu davranışım yanlış mı? Bir başka sorum da şu: Apartman sahiplerinin, telefon vericileri aracılığıyla kazanç elde etmesi haram mı? (Goncagül Çuha)Cevap: Dargınlık süresi geçtikten sonra eşinizin rızasıyla yaptığınız harcamalarda bir sakınca yoktur. Zaten evlilikte yasal olarak kazanımlar ortaktır. Karı koca arasında özellikle mutfak harcamalarında ayrılık gayrdık olmaz. Eşinizin vaktiyle birtakım şartların etkisiyle söylemiş olduğu söze takılıp kalmanız, size hiçbir şey kazandırmaz. Allah insanı, kötü olaylan çabuk unutacak biçimde yaratmıştır. Çünkü sağlığı ve mutluluğu buna bağlıdır.Geçmişi unutup ailenizde mutlu olmaya çalışınız. Diğer sorunuza gelince. Apartman sahibi, evinin çatısına kurulacak telefon vericilerinden aldığı para karşılıklı sözleşmeye bağlı olduğuna göre helaldir. Bu tıpkı insanın dairesini kiraya vermesine benzer. Apartman sahibi, evinin bacasından bir bölümünü verici kuranlara kiralamaktadır. Bunda helal haram bakımından bir sorun yok ama sağlık açısından ben sorun olduğu kanısındayım.Bağnazlık, gerçeğin görülmesini engellerSoru: Bir yazınızda Ehl-i Beyt'i tanımlarken Peygamberin ev hanımlarını da söylediniz. Ehl-i Beyt'te kişiler Ali, Patıma, Hasan, Hüseyin'dir. Peygamber hanımları da temizdir ama Ehl-i Beyt'ten değildir. Çünkü ayet bu 4 kişi için inmiştir. Bunu Sünni hadisçiler ve tarihçiler de yazar.Cevap: Lütfen Şii alimleri, Sünni alimleri bırakın da Kur'ân ne diyor siz ona bakın. Ne diye Kur'ân'ın dediklerini bırakıyor da şunun bunun bağnaz yorumlarına bakıyorsunuz? Nedir bu gözü kapalılık. Kur'ân'dan uzaklaşmayın. insanları putlaştırmayın. Bu, Peygamber'in yolu değil, Kur'ân'ın yolu değil. Bütün insanlar Allah'ın kuludur. Kimse melek değil ve kimse masum da değil. İşte Kur'ân düşüncesi budur. Siz Peygamber'in hanımlarını, nasıl onun ev halkı dışına atarsınız? Bu, akıl mantık işi midir? Sizin hanımınız ev halkından değil mi? Ehl-i Beyt (ev halkı), Peygamber'in hanımları onun ev halkı değilse peki nedir onlar? Kimin ev halkıdır? insaf ile düşünün lütfen insaf ile!

Devamını Oku