Ömür Özdemir(@Cerilevis)

Ömür Özdemir(@Cerilevis)

-

Merkür'ün zulmü varsa, sevenin Allah'ı var

26 Ekim 2013

En büyük ekmek kapısı Merkür olan Susan Miller abla da durur mu, başlamış yine dökülmeye tabii; neymiş efendim önemli kararlar almayacakmışız. Büyük işlere başlamayacakmışız. Bir duracakmışız, Merkür efendinin keyfini bekleyecekmişiz. Bakıyorum etrafımdaki herkes istim üstünde. Hayatında en büyük kararı "Bugün bulaşıkları yıkayayım" olan bezginler, hayatındaki en büyük işi süreceği ojenin rengini seçmek olan aylaklar bile Merkür'e dikkat kesildiler. Sanki eskiden Merkür yoktu anasını satayım. Sanki eskiden Merkür kıpraşmıyordu. "Tabii ki de kıpraşıyordu ama o zaman Susan Miller yoktu" dediğinizi duyar gibiyim. Evet zeki okur, ayrıca o zaman televizyon da yoktu, internet de yoktu, gazete de yoktu, yoktu da yoktu. Kimse velveleye veremiyordu beyaz yakalı plaza insanlarını. Şimdi Susan Miller New York'tan "höööt" dese, Maslak dolaylarından "eyvah!" diye ses geliyor. Çünkü günümüz insanı endişeli ve pesimist artık. Tanıdığım herkes aşk meşk meselelerinden ziyade "işim gücüm düzgün gitsin de kredi kartı ekstrelerimi ödeyebileyim" derdinde. Gönül dertlerini unuttuk hepimiz. Unutmayanlar da yıldızdır gezegendir onların bu antin kuntin işlerine canlarını sıkmasınlar. Merkür'ün zulmü varsa sevenin Allah'ı var desinler ve geçsinler. Ama şunları Merkür'ün geri gitmesine itelesek fena olmaz bence...- Milli Takımı’mızın Dünya Kupası’na gidemeyişini.- Ebru Şallı'yla Sinan Akçıl aşkını.- 2 aylık bebeğini evde bırakıp 9 günlük tatile giden anne müsvettesinin caniliğini.- Bülent Ersoy'un birbirinden tuhaf saç ve elbise modellerini.- Son zamanlarda katlanılmaz hale gelen İstanbul trafiğini.Reklamlardan soğutan reklamlar- Nil Karaibrahimgil'in söylediği "Karaoke candır sesini şarkılara bandır" nakaratlı jingle'ın olduğu reklam. Evet tamam şarkı akılda kalıcı falan ama fena halde de sinir bozucu.- Başrolündeki teyzemizin aşırı itici oynadığı soğuk çay reklamı. Yeminlen çok bunaltıyor, izlerken yaka ısırmaktan kaç tişörtüm parçalandı. Teyzeye baksan soğuk çay Gümüşhane'nin bağrından kopmuş da Avrupalı öyle öğrenmiş sanırsın.- Sempatik Kerem Bursin'i antipatik hale getirmek için çabalayan chat uygulaması reklamı da ayrı bir olay. "Yahu Kerem; yeni yeni tanınmaya, popüler olmaya başlarken ne gerek vardı böyle bir reklama?"- Adonisli baklavalı erkekleri oynatan bisküvi markasınını son reklamı. Adamlar şokoparti yapmışlar resmen. "Kadın vücudu meta olarak kullanılmasın!" diye bangır bangır çığıran kimi kadınlarımızın iki adonis sevdasına bu "vücudun meta olarak kullanılması" davasından vazgeçtiklerini görmek de ayrı üzüntü sebebi.- Bir de "Biz size 2 yıl oturucağımıza söz versek siz de bizden 5 ay hiç kira almasanız" cümleli bir internet şebekesi reklamı var ki evlere şenlik. Adam orada ev kiralıyor sen internet şebekesinden bahsediyorsun, alakaya maydonoz. Git onu herhangi bir ev sahibine söyle bak nasıl ıslak odunla kovalıyor seni.- 22 Mart 2012 tarihinde Hoanes isimli kullanıcının attığı "lan adamın tişörtünde; kan, çikolata, at lekesi var sen çıkmış 'hımm zorlu bi leke' diyorsun. Bir sor adamın başına ne gelmiş de böyle olmuş" tweetini neredeyse copy paste edip reklam filmi yapan deterjan firmasının Binnur Kaya'yı oynattığı reklam.Anne ben yaşam koçu oldum!- Bir tane kişisel gelişim kitabı okudum.- Müşterilerime "Pozitif ol" diyorum. Enerji içimizde diyorum. Kötü bir şey olursa da "Nazardır nazar" diyorum.- Müthiş bir buluş yaptım, meğer spor yaparak kalorilerimizi yakabiliyormuşuz. Müşterilerime spor yapmalarını öneriyorum. Hatta ücreti mukabilinde beraber koşabiliriz diyorum.- Ünlüler dünyasıyla tanıştım, arkadaş oldum. Röportajlarında benden bahsetmelerini istedim, sağ olsunlar bahsettiler.- Ünlülerle magazincilerin yoğun olduğu Arnavutköy-Bebek arasındaki sahil yolunda dostlar sporda görsün koşularına başladım. Magazinciler yanımıza yaklaştığında "Üf görmüyor musunuz! Spor yapıyoruz!" bakışları atıyorum.- Zayıflatmak için öyle bir para istiyorum ki duyanlar "Demek bunun bir bildiği var" deyip bir kamyon doları kafamdan aşağı boca ediyorlar.

Devamını Oku

Yeminlen çok bunaldım sizden

18 Ekim 2013

- Meseleden bir haber olup kütüğü Milano'daymış gibi Fashion Week'i takip eden "dostlar aktivitede görsün" insanları.- Russell Crowe gibi emekliliğine beş kala ülkemize gelen Hollywood yıldızlarına abartılı ilgi gösteren medya mensupları.- Popülaritesini kaybetmiş ünlülerin sosyal medyada kendileriyle dalga geçerek sempati toplamaya çalışma faaliyetleri.- Normal günlerde pirzolayı, bifteği mideye gömüp bayram gelince "Ayy yetişin dostlar, hayvan katliamı yapılıyor" diye yaygara yapan kedi köpek dostu dantellektüeller.- Trafikten şikayet etmekte haklı olmakla beraber, canını alsalar toplu taşımaya binmeyen inatçı İstanbullu.- Sinan Akçıl'la Ebru Şallı'nın arasında bir şey var yok geyiği. Ebru Şallı "Sinan çok genius bir erkek" demecini okuyunca takip etmeyi bıraktım ben gerçi.- Ele başları Gülben Ergen olan ve haftada en az iki kere canlı yayında duygusallaşıp ağlayan bir gurup reyting arsızı sabah şekeri.- İkide bir ünlüleri bilmem kaç paraya zayıflattığıyla haber olan "yaşam koçu" Şeyda Coşkun hanfendinin bitmek bilmeyen diyet ve hayat tavsiyeleri.- Galatasaray, A milli takım ve Fatih Terim eksenindeki binbir çeşit entrika ve alengirli komplo teorisi haberleri.Olumlu düşün yani diyor ki...- Kredi kartı ekstrene bakma, zarfı açmadan yırt.- Trafiğe çıkma, mümkünse kazak ör.- Sevgilinin yanlışlarını görmezden gel, içine at.- Basküle çıkma, baskülü görme, baskülü unut.- Haber izleme, gündemi takip etme, gözünü kulağını kapat.- Terfi eden gammazcı yalaka iş arkadaşına pasta kes, "hakettin kardeşim" de.- Sana borcunu ödemeyip araba alan arkadaşına "Hayırlı olsun" de.- Eski sevgilisine dönen eski sevgiline mutluluklar dile.- Kira artışını Yunanistan'ın enflasyon oranına göre yapmak isteyen ev sahibine "Canımsın hay hay" de.- Bildin bileli yiyip içip hesaba ortak olmadan giden arkadaşına "kardeşimsin" diye sarıl.- Diğer sorunları düşünmeden uyuyabilmek için kafana sert bir cisimle vur.İstanbul trafiğini rahatlatmanın 6 önemli yoluÖncelikle "Tabii ki tek ve en gerçek yol arabalarımızı parkında bırakıp toplu taşıma araçlarını kullanmak" diyerek kamu spotu tadındaki mesajımı vereyim, ardından da goygoyuma geçeyim...1) Anadolu yakasındaki Sabiha Gökçen Havaalanı’yla, Avrupa yakasındaki Atatürk Havaalanı arasında karşılıklı uçak seferlerine başlanmalı.2) Avrupa yakasından Anadolu yakasına geçecek sürücülere Edirne üzerinden İspanya yapıp oradan okyanusla Amerika'ya, Amerika'dan da yine okyanusu geçerek Japonya, Irak, Antep güzergahlarını kullanmalarını özendirmek için vize işlemlerinde kolaylıklar sağlanmalı.3) Trafik yüzünden cinnet geçirip köprüden atlamak isteyenlere engel olunmaması yönünde adımlar atılmalı. Şöför sayısının azalması uzun vadede trafiğin rahatlaması açısından faydalı olacaktır.4) Acilen "Kardeş Aile" uygulaması başlatılmalı. İstanbulluların her semtte kardeş aileleri olmalı. Misal Bağcılar'daki işinden Pendik'teki evine trafik yüzünden gidemiyor mu, o gece Eyüp'teki kardeş ailesinde kalabilmeli. "Bazı şöförler bu durumu suistimal edebilir" dediğinizi duyar gibiyim. Haklısınız.5) İstanbul'dan gitmek isteyen ve imkanı olmayan vatandaşlara karşılıksız olarak "küçükbir sahil kasabasında balıkçı olma kredisi" verilmeli.6) Yol kenarlarına, köprülere, viyadüklere "Trafik öldürür" "İstanbul trafiği genç yaşta ölümlere neden olabilir""İstanbul trafiği kansere yakalanma riskini yüzde 500 artırır" gibi uyarılar yazılmalı.

Devamını Oku

O Ses Türkiye'ye hazırlık kursu

12 Ekim 2013

Ders 1"Rastlarsan gözleri yaşlı yavruna, suçunu bağışla sarıl boynuna" sözleriyle bezeli Annem şarkısını söyle, jüridekilerin de stüdyodaki seyircilerin de gönül tellerini titret, ağlat, süründür, bunalıma sok, vicdanlarını sömür. Anne sevgisi en büyük silahtır böyle yarışmalarda. Sesin nasıl olursa olsun dönme ihtimalleri yüzde 1700. Hiç kimse dönmezse Athena Gökhan kesin dönecektir, rahat ol.Ders 2Hangi şarkıyı söylersen söyle avazın çıktığı kadar bağır. Çığır hatta, çığlık at. Bağırarak şarkı söyleyenleri severiz biz. "Kalbim duuuraksız haykırışlardaaa" derken o haykırışlardayı yırtına yırtına 7 dakika uzat.Ders 3Eğer kimse dönmezse, "Son olarak söylemek istediğin bir şey var mı?" diye sorulduğunda "Bu değerli jürinin karşısında şarkı söylemek bile bana yeter" falan gibi klişe şeyler söyleyip silik silik gitme. "Neden dönmediniz ki bana? Valla kusura bakmayın ama güzel sesten anlamıyormuşsunuz" de. Madem elendin bir şeklin bir tavrın olsun değil mi yani. En azından sanal mecralarda muhabbetin döner birkaç saat, hatta belki Twitter'da trending topic olursun en hashtag'lisinden.Ders 4Eğer kimse dönmez ve jüriden biri "Ben senin sesini çok beğendim, keşke dönseydim şudur budur, kusura bakma" derse "Çok beğenmişmiş! Yaa bırak hocam bu işleri, madem beğendin bassana butona" de ve milyonların iç sesini dile getirip öyle git.Ders 5Eğer jüriden biri, birkaçı ya da tamamı döner ve sesini övmeye başlarlarsa "İnanın ne diyeceğimi bilemiyorum, çok mutluyum, 30 yıldır yemek yemediğimi bile unuttum" de, ajitasyonu patlat! Mümkünse ağla, biraz sessiz olup gözyaşlarını sil, jüriden biri yanına gelirse hönkürerek sarıl. Seni kuliste izleyen yakının da ağlarsa yaşadın. Bunun halk oylaması falan var ileriki zamanlarda. Şimdiden hazırlığını yapmalı, deponu fullemeli, "Koş koş bizimki çıktı!" dedirtmelisin.Pazar sabahları eski sevgiliyi özlemek için 8 sebep- Her saati boş geçmeye aday, plansız, programsız, koca bir tatil gününe yalnız uyanmak.- Beraber Pazar kahvaltısı yapacak kimsenin olmaması ya da "Bu pazar kahvaltıyı hangimiz hazırlayacak" konulu şirin tartışmadan mahrum kalmak.- Biriyle saatlerce magazin programı izleyip ünlü tayfasıyla hunharca dalga geçememek.- "O gazetenin Pazar ekini ilk ben okuyacağım, ilk ben!" kavgası edememek.- Birlikte ihtiyaç listesi hazırlayıp, birlikte market alışverişi yapmaya gidememek.- Eşiyle, sevgilisiyle kahvaltı yapmaya giden arkadaşlarının sırf sana acıdıkları için "Hadi bizimle kahvaltıya gel" dediğini bilmek.- Onunla müdavimi olduğunuz kahvaltı mekanına "Öööf bu salakla niye beraberim" dediğin yeni sevgilinle gitmek.- Şu mis gibi tatil sabahında çılgın bir aşk böcüğü ve iflah olmaz bir pazar sevişgeni olmak yerine; 3 saattir Twitter'da Facebook'ta dolaşan antisosyal bir avare olduğun gerçeğiyle yüzleşmek.

Devamını Oku

Yurdum ünlülerininTwitter’la imtihanı

5 Ekim 2013

Şov dünyasının o parıltılı, o dışarıdan "hayat bunlara güzel be" denen isimlerinin birçoğu sanal dünya faaliyetlerini de sürdürmekteler klavye başlarında. Gelgelelim oradaki takipçileri kadar albüm satabileceklerini sanıp üzülmesinler. Bu arada birçok meşhurumuz da olayın dışında kalmaya, "Sanal dünya bozar beni" desturuyla devam ediyor halen. İyi mi yapıyorlar kötü mü yapıyorlar onu onlar bilir. Daha önce de irdelediğim bu meseleyi, o mecralarda olan meşhurlarla güncellemek istedim sadece. Twitter, dikkatlerin en yoğun olduğu yer olduğu için de yorumlarımı oradaki gözlemlerimden yola çıkarak yaptım.Gülben Ergen2 milyon 900 bin civarı bir takipçisi var. Twitter'a ilk giren ünlülerden. Hep bir "Ay canım teşekkür ederim" durumu var ve bu yüzden de çok sıkıcı. Genellikle diğer ünlülerle iletişim halinde ama günahını almayalım arada bir hayranlarıyla da mention'laşıyor. Sinirlendiren biri olursa Mevlana'dan özlü bir söz paylaşarak ayar veriyor. Twitter'da televizyondakinden bir tık daha az yapmacık gibi görünüyor sanki. Çocuklar Gülsün Diye kampanyasını Twitter hesabından sürdürmesi takdire şayan.Seda Sayan 233 bin civarı bir takipçisi var kendilerinin. Twitter'a geç girenlerden olsa da şu aralar zaman ayırıyor oraya. Gerçi whatsapp gibi kullanmasa iyi ama neyse. Twitter'daki Seda Sayan ise ekrandakinden çok daha farklı. Adeta bir plaza kadını gibi kullanıyor hesabını. Özlü söz paylaşmaması en büyük artısı.Ajda PekkanÇok fazla Twitter'a girmiyor. Çok nadiren bir şeyler yazıyor. 1 milyon 800 bin takipcisi olsa da gerek yazdıklarıyla, gerekse genel tavrıyla Twitter ahalisince pek beğenilen bir Ajda Pekkan hesabı olmadığını rahatlıkla söyleyebilirim. TarkanNormal şartlarda 3-5 milyon takipçisi olması gereken Tarkan, sadece konser tarihlerini, sosyal sorumluluk projelerini ve özel günlerde yaptığı sürprizleri paylaştığı ve tek taraflı iletişim sürdürdüğü için sadece 1 milyon 790 bin takipçiye sahip. Normal şartlarda bu iletişim biçimi hoş karşılanmaz aslında ama bahsi geçen kişi Tarkan olunca ben de dahil kimse yadırgamıyor.Ebru Gündeş410 bin küsür takipçili Ebru Gündeş, son zamanlarda Twitter'ı aktif kullanıyor. Sanırım birileri ona "Twitter'da daha aktif olmalısın" demiş. Demiş de bir şeyi unutmuşlar. Sayfasına göz attığımda 100 tweetin 98'i retweetlediği övgü tweetlerinden ibaret. Bu sayıyı minimuma çekmesi gerekiyor. Yıldız TilbeTwitter'ın en sevilen ünlülerinden. Orada çok samimi, çok komik ve çok şaşırtıcı. Gelgelelim 155 bin gibi çapına göre az bir takipçi sayısına sahip. Kimseyi takip etmemesi tuhaf ve sevimsiz duruyor. Gelen sorulara kayıtsız kalmaması ise bu sevimsizliği bir nebze azaltıyor. Gecenin bir saati saçını fönlerken çektiği bir fotoğrafı paylaşabilir, dans ettiği bir videoyu paylaşabilir, kısacası her şeyi yapabilir Yıldız Tilbe Twitter hesabından. Sürprizlerle dolu bu hesabı takipleyin bence.Yılmaz MorgülO da Yıldız Tilbe gibi Twitter'ın eğlenceli ve sevilen isimlerinden. 168 bin gibi fena olmayan bir takipçi sayısına sahip. Takip ettiğinizde "Kol böreği gibiyim çok tatlıyım çok", "Haliniz varsa gülün gözyaşlarınız morgülün" gibi tweetlerle karşılaşabilirsiniz, hatta bu tweetlerin sonuna yedi adet yıldız eklediğini görebilirsiniz, şaşırmayın, alışacaksınız. Twitter'da kafa dağıtmak isteyenler için mutlaka takip edilmesi gereken bir hesap.Serdar OrtaçTwitter'a geç gelenlerden biri. 232 bin küsür takipçisi var. İlk geldiği zamanlar Twitter'a Facebook muamelesi yapıp eserlerini bizlerle paylaşsa da şu aralar çok daha etkin bir şekilde kullanmakta. Mümkün olduğunca insanlara cevap vermeye çalışıyor. Onun dışında magazincilere geçiren tweetler atıyor, ailesel bir problemini paylaşıyor, yazdığı özlü sözlerle Serdar Ortaçizm akımından örnekler veriyor. Bir de Twitter'ı fotoğraf albümü gibi kullanmaya devam etmese daha iyi.Murat BozTwitter'ın eski kullanıcılarından. Ve 2 milyon 500 bin küsür takipçisi var. Oldukça aktif kullanıyor bu mecrayı. Gelgelelim eski bir Twitter kullanıcısı olarak şunu söyleyebilirim ki eskisi kadar konuşulan biri değil sanal alemde. Eskiden bir "günaydın" dediğinde yıkılan Twitter alemi son birkaç aydır ona karşı kayıtsız. Bunda Twitter'daki bazı eleştirilere bloklayarak karşılık vermesinin de büyük payı var. Demet AkalınHep söylüyorum, bence Twitter'ı en iyi kullanan ünlü o. Gün geliyor sevgilisine en baba atarını yapıyor, aşkını itiraf ediyor, hamile olduğunu oradan duyuruyor, kısaca hesapsız kitapsız, adeta komşunun evde sıkılan çılgın kızı Demet gibi kullanıyor Twitter'ı. 3 milyon 145 bin küsür gibi oldukça yüksek bir takipçi sayısının olması da söylediklerimin sağlaması gibi. Hande YenerTwitter hesabını whatsapp gibi, MSN gibi kullanan isimlerden biri daha kendisi. Takip edenleriyle sürekli bir mention iletişimi halinde ve hep bir canım, bebeğim durumu söz konusu. Bu da onun profilinin oldukça sıkıcı hale getiriyor. Yani ne bileyim hiç mi sokağa çıkıp bir şey yaşamazsın, hiç mi sinemaya gitmezsin be kardeşim. Yaparsın, 2 milyon küsür kişi takip ediyor, e onlara da yap işte. Yap ki bir sıcaklık olsun, bir kaynaşma olsun.Kenan Doğulu2 milyon 120 bin küsür, yani hiç de azımsanmayacak sayıda takipçisi var. Sadece işleriyle ilgili bilgileri ve yorumları paylaşıyor. 800 civarı tweetinin yüzde 99'u "Yarın konser şurada" şeklinde ve geri kalan yüzde 1 tweet de takipçilerinin "O konser şahaneydi" yorumlarından ibaret.Ömür TörpüsüYepyeni bir işin heyecanı içindeyim bu aralar. Ömür Törpüsü adında, konuklarına eyvallahı olmayan, "içime en çok sinen albümüm bu oldu" diyen popçulara döner tekme atabildiğim, "işimle evliyim ben" diyen oyunculara "dünyanın en sıkıcı insanısın" diyebildiğim bir talk show'a başlıyorum. Anlayacağınız üzere sahiden de bir ömür törpüsü durumu söz konusu programda. Yarın saat 21.30'da ilk bölüm yayınlanıyor. İlk konuğum Keremcem olacak. Birbirinden ünlü konukları ağırlayacağım bu talk show, netD.com'da olacak. Şimdiye kadar izlediklerinizden çok farklı bir şey göreceğinize emin olabilirsiniz.

Devamını Oku

Erkeği evlenilecek erkek yapma tekniği

28 Eylül 2013

Sevgili kadınlar, bu teknikler eğlenilecek adamın sizden hoşlanması durumunda çalışan tekniklerdir. Bu şuursuzu evlenilecek erkek kıvamına getirmekse amaç, şu yolları izlemek faydalı olacaktır...* Ona asla evlenmek istediğinizden bahsetmeyin. Hatta mümkünse evliliğe karşıymış gibi yapın. Bu modeller evlilik lafını duydukları anında toz olurlar. * Bütün planlarını bozun bunun. Yok efendim bana gel film izleyelimmiş, yok efendim bana gel tavla atalımmış gibi eve atma yöntemlerine sadece gülün geçin. O istediği zaman değil, siz istediğiniz zaman aynı evde olun.* Bir dizi izlemeye başlayın onunla. İlk bölümünden itibaren izleyin, ortak bir alışkanlığınız olsun. Evliliğe giden yolda adamı dizi bağımlısı yapmak güzel bir harekettir. Düşünsene bir yılda 52 hafta var, dizi 2 sezon sürse çocuğunuz bile olur.* Beraber maç izlemeye çalışsanız iyi olur. Sevmiyorsanız bile seviyormuş gibi yapın. Dürüst olmak her zaman prim yapar diye bir şey yok. Suyuna gideyim diye tuttuğunuz takımı değiştirmeyin sakın. Rekabet iyidir. * Onun kendisi gibi yaşayan bütün yarım akıllı arkadaşlarıyla tanışın kaynaşın. Dünyanın en iyi insanlarıyla tanışmış gibi yapın. Adamı çekiştirin, size anlatmadığı şeyleri öğrenin ve sonra bunları adama ötüp arkadaşlarıyla arasını açın. Onu koruduğunuzu kolladığınızı hissetsin. Belki haince bir plan ama çevresinden uzaklaştırmak için bunu yapmanız şart.* Fingirdeme konusunda asla aceleci olmayın. Klasik yöntemler asla şaşmaz. * Onu asla ona benzeyen arkadaşlarınızla tanıştırmayın. Bunların utanması arlanması yoktur. Sizi devre dışı bırakır onlarla takılır bu tipler. * Buraya dikkat! Hesap ödetmeyin ona sakın. En büyük hatalarınızdan biri bu oluyor ilişkilerde. Küçük bir ayrıntı gibi görünse de güçlü kadın imajınıza zarar veren bir şey bu. Bir kahvenizi ısmarladı diye kendisini Spartaküs zannetmesin herif. Alman usulü iyidir güzeldir. Bu sizi diğer kadınlardan ayıracak mühim bir detaydır, es geçmeyin bence.* Evli mutlu çocuklu arkadaşlarınız varsa ortak planlar yapın, alın bunu onlarla sinemaya gidin. Bu serseri yaşının adamı olsun, sevişerek bebek de yapılabileceğini hatırlasın, Cumartesi gecesi dışarı çıkmadığında ölmeyeceğini anlasın, politika falan konuşsun.* Boğazına düşkün biriyse sevdiği yemekleri yapın ona. Tamam klişe ama sahiden de kalbimize giden yol midemizden geçiyor bizim. Kuru fasulye yapın ona, pilav yapın, cacık yapın, serotoninden serotonine koşturun.* Son olarak toparlayacak olursak şöyle diyebiliriz; ona öyle davranın ki sizden sonra yaşayamayacağını zannetsin. Ama anlıyorsa, kadir kıymet biliyorsa davranın tabii. Odunun tekiyse zorlamanın, üzülmenin alemi yok.1 dakikalık saygı duruşu lütfen* Şu son hafta sevgilisiyle ayrılan ve bugün Pazar kahvaltısını yalnız yapmak zorunda kalan aşk böceklerinin tarifsiz acılarını paylaşmak için.* "Sıradaki şarkı sana gelsin" dediği sevgilisine Sinan Akçıl ya da Ömür Gedik şarkısı denk gelenleri yaşadıkları yıkımda yalnız bırakmamak için.* "Twitter'da 2 milyon takipçim var hepsi bir albüm alsa köşe olurum" diye düşünüp 5 bin satan popçunun dramı için.* Havaların serinlemesiyle beraber alttan çıtçıtlı body giymeye başlayan sevgilisi yüzünden libidoya hasret kalan adamın hüznüne ortak olmak için.* "Kerem Bursin'de orada" diye reklamı yapılan çöpçatan uygulamasını indirip karşısında koca göbek Mahmut'u, adonis fukarası Selahattin'i bulan kadınlarımızın yaşadığı hezeyan için.* Satın aldığı Twitter takipçileri bir süre sonra gidince foyası ortaya çıkan zorlama ünlünün fıssss diye sönen fiyakası için.* Yıllarca kır düğünü hayali kurup Başak Düğün Salonu'nda evlenen plaza kadınlarının o derin kederini paylaşmak için.* Angelina Jolie ile Brad Pitt gibi bir ilişki yaşayalım hayaliyle başlayıp Safiye ile Faik ilişkisiyle noktalanan ümitsiz aşklar için.TWİTTER@tambirleydi: Acun Ilıcalı konuşurken reklam mı yapıyor yoksa normal bir şey mi anlatıyor ayrım yapamıyorum artık.@onderseren: Babaannem dedeme "Sakalın lens mi?" dedi. Dedem de ona "Takma diş kullanan kadın iticiliği" dedi. Bilgisayarı yasaklayacağım bunlara.@hoanes: Ben hiç "L" şeklinde giden at görmedim. O yüzden satranç saçma. Teşekkürler.@Sisman_Kiz: 90'lar ne güzeldi ya... Hey gidi hey... Hele o 80'ler, 70'ler... Asıl 60'lar, 50'ler dün gibi gözümün önünde... İnsan ne çabuk kilo alıyor!

Devamını Oku

Vine’ın kralı Hakan Hepcan

21 Eylül 2013

Gün geçmiyor ki bir sanal mecra daha kendi yıldızlarını yaratmasın. İşte Vine adında, kullanıcılarının maksimum 6 saniyelik kısa videolar çekebilmesini sağlayan uygulama da kendi starlarını yaratmaya başladı. Ve ben de her Pazar yazdığım yazıları bu haftalık kızağa alıp, 6 saniyelik kısa sürede büyük işler başaran Hakan Hepcan’la tanıştırmak istedim sizi.Hakan kimsin sen? Biraz anlatsana kendini.32 yaşındayım.Göstermiyorsun ama hiç!Evet öyle diyorlar ama malesef gerçek bu. Neyse ben devam edeyim anlatmaya, bu yaş konusu da değişir hem. Her şeyimi İzmir’de bırakıp İstanbul’a geldim dokuz yıl önce.Neden ki?Ünlü olmak için. Ben gitar çalmaya başladığım andan itibaren kafama taktım ünlü olmayı. Amacım müzisyen olarak bir yerlere gelmekti. Ne bileyim albüm yapmaktı mesela. Albümü de yaptık aslına bakarsan Rol grubuyla. Ama işler çok da istediğimiz gibi gitmedi. Kendi başımıza bir şeyler yapmaya çalıştık, destek yoktu.Ailen nasıl baktı bu duruma?Hiçbir sıkıntı yaratmadılar. Onlar her zaman tam destekler bana.Okul durumu ne oldu?Ben Ege Üniversitesi Konservatuarını kazandım ve okul daha başlamadan bıraktım. Tek isteğim ideallerimin şehri İstanbul’a gitmekti.‘Şu an kendimi bir rüyada gibi hissediyorum’Peki bir anda nasıl bu kadar popüler oldun Vine’da?Tam yeni bir albüm hazırlığındayken Vine’ı tanıdım. Dost ortamında “Sen oyunculuk yap, komik adamsın” denen biriydim. Yok ben şarkı söyleyeceğim derken Vine sayesinde o yönümü de gördüm. Sadece kendi kendime eğlenmek için bir şeyler yapıyordum oysa. Sonra insanların aşırı derecede ilgisini çekti o videolar, ben de şaşırdım doğrusu.Bir dönüm noktası oldu mu peki sana ivme kazandıran? Benim Twitter’daki popülaritemin artmasında Hülya Avşar’ın hayranlığını söylemesi etkili olmuştu mesela.Oldu tabii. Charlie diye çok ünlü bir video var, Vine’da onun dublajını yaptım ve o, popüler videolar arasına girdi. Amerika’da Vine’ın editörü paylaştı. Yüksek sayıda ‘like’ alması buradakilerin de dikkatini çekti. Ve sonra ilgiyle takip edilir hale geldim.Bir rüyada gibi hissediyorsun kendini, doğru mu?Evet şu son 2-3 ay içinde olan şeyleri idrak edemiyorum henüz. Çok güzel bir duygu bu.“Okan Bayülgen’in yeni programındayım”Yeni sezonda Okan Bayülgen’in ekibinde olacaksın. Nasıl gelişti bu durum? Heyecanlı mısın?Yine Vine’la alakalı bir durum o da. Beni aradılar bir gün, dumur oldum tabii. O kadar heyecanlıydım ki giderken yola kustum. Birden bire Okan Bayülgen arayınca insan garip oluyor.Peki ekipte ne yapacağın belli mi?Skeç grubundayım ben. Bakalım neler olacak, 28 Eylül’de başlıyoruz.Twitter’da fark yaratmanın, dikkat çekmenin bir matematiği var. Aynı şeyi Vine için de söyleyebilir miyiz? Nasıl videolar iş yapar mesela?Başlarda hangi mizahın nereye gideceğini kestiremiyordum. Şimdilerde yavaş yavaş görmeye başladım. Kaç like alıyor, kaç kere paylaşılıyor, bunlar size yol gösterici oluyor. Artık neyin konuşulacağını, neyin beğenileceğini biliyorum. Herkesin bir tarzı var. Şöyle videolar iş yapar bunlar yapmaz demek zor.‘Beni arkadaş gibi görüyorlar’Küfür de ediyosun zaman zaman videolarında, tepki geliyor mu buna?Hayır, hem küfür hayatımızın içinde olan bir şey nihayetinde. Burası internet ortamı zaten, bir ayrıcalığı olmalı. İnsanlar beni arkadaşları gibi görüyorlar. Onlar da bana küfrediyorlar falan, eğleniyoruz biz.“Cocumuyo ama” diye bir laf çıkardın, sen mi çıkardın onu? Ne o?Evet, meşhur oldu o laf. Televizyonda izledim. Bir reklam çekiminde ufaklığın biri ‘cocumuyo’ diye bir şey söylüyordu. Çok hoşuma gitti. O lafı cebime koyup sokağa çıktım Vine çektim. Şarkı sözlerini cocumuyoyla değiştirip videolar çektim.Meşhur bir ağız hareketin var...Yapıyordum arkadaş ortamında hep. Şimdi anneler babalar öğretmenler yapıyormuş, geliyor kulağıma. Komik değisin, oldu canım manasında ya da saçmasapan bir şey yaptıktan sonra iyi gidiyor.‘Buradan para da kazanmaya başladım’Her şey güzel hoş da paraya gelelim. Para kazanıyor musun Vine’dan?Başladım kazanmaya yavaş yavaş. Ama o konuda çok seçiciyim. Her reklamı yapıp Vine hesabımın imajını zedelemek istemiyorum.Vine’daki popülaritenin müzik yaptığın yerlere gelen insan sayısına bir etkisi oldu mu?Çok fazla oldu, tıka basa doluyor artık.Yazın hava müsaitti üstün çıplak çektiğin Vine videolarının çoğunu kışın da devam edebilecek misin bu duruma?Çekeceğim, hatta Uludağ’da karlara atlayacağım çıplak.Gelecekte ne yapmak istiyorsun?En başından beri tek istediğim şey milyonların benim şarkılarımı dinlemesiydi. Onun dışında uzun yıllar şov dünyasının içinde olmak isterim.‘Bu aralar kadınlara değil işime gücüme bakıyorum’Sevgilin var mı? Yok. Neden yok peki? Ben işime gücüme bakıyorum bu aralar. Ama yine de belli olmaz. Kısmet diyelim. Nasıl kadınlardan hoşlanıyorsun? Zekanın seksi bir şey olduğuna inanıyorum. Zeki kadın olsun. Çok güzel olmasına gerek yok. Rol grubu devam mı? 14 yıldır varolan bir grup Rol, ama yavaş yavaş sonlandırıyoruz artık. Önümüzdeki yıl solo albüm yapacağım. Bu arada Rol demişken Salı geceleri Beyoğlu Line Bar’da çıkıyoruz, bekleriz.

Devamını Oku

Sosyal medya flörtleşmesi

7 Eylül 2013

Malumunuz yaz bitti. Hava soğuyacak, kara kış gelecek, okuldu işti kafalar şişecek öyle yaz aylarındaki gibi tatil rahatlığının verdiği yetkiye dayanarak yeni aşklara yelken açmak kolay olmayacak. Yani nedir; eğer bu yaz da aşkınızı bulamadıysanız bundan kelli önünüzdeki bilgisayara, tablete, telefona bakacaksınız. Bunun için de sosyal medya denen o dipsiz kuyudaki flört tekniklerinden haberdar olmanız gerek. O yüzden okumaya devam edin beni şimdi...Twitter cilveleşmesi- Çok söylendi bu biliyorum ama; profil fotoğrafında Megan Fox gibi görünen kadınlar, Johnny Deep gibi görünen adamlar bir anda karşınıza komşunun çirkin kızı Nurten gibi, vücut geliştirme salonunda kas yapmaktan beynini kaybetmiş Volkan gibi çıkabilir. O yüzden öyle profil fotoğraflarından yola çıkıp testesteronunuzu boşuna harcamayın.- Hemen onu takip etmeye başlamayın. Azcık sabredin. Tweetlerini okuyun. Sevgilisi var mı yok mu meselesi de çok önemli tabii. Yazdığı tweetlerden, attığı mention’lardan bunu anlayabilirsiniz. Anlayamıyorsanız bu onun ayıbı. - Eğer profil fotoğrafından memnunsanız tweetlerini de beğeniyorsanız takibe alın. Elinizi korkak alıştırmayın, çökün follow ikonuna. Ama ona kendinizi farkettirmek için “selaaaam!” falan yazmayın sakın. - Ona kendinizi farkettirmek meselesinde aceleci olmayın! Twitter’da bunun için retweet ve fav ikonları var, onları kullanın. Onun en beğenmediğiniz, en tutmamış, en olmamış tweetlerini retweetleyin ya da favorileriniz arasına alın. “Neden?” diyorsunuz, çünkü “seni bir tek ben anlarım“ triplerine gireceksiniz. Günün farklı saatlerinde hunharca retweetleyin, favorileyin onun tweetlerini. Ama avınızı da şımartmayın!- Bu aşamada yazdığı tweetlere yorum yapmaya başlıyoruz. Fakat bunu yaparken çok dikkatli ve ölçülü olunması gerekiyor. Yeni bir tweet yazar yazmaz taşı gediğine koymalısınız. Öyle “Süpeeeer tweet bravooo“ falan diye mention yazacaksanız bu yazıyı okumayı bırakın, hemen hesabınızı kapatın ve ateşin bulunduğu, lastiğin icat edildiği zamanlara dönmenin yollarını arayın. Yazdığı tweete öyle bir yorum yapmalısınız ki sizi diğerlerinden ayırsın, beyninizi layklasın. 20 yorumunuzun sadece biri pohpoh olsun. Hafif eleştirel ama iğrite etmeyecek bir üslup kullanmanız lazım. - Sizli bizli yazmayın. Gereksiz kibarlıklara girmeyin. Mümkün olduğunca samimi bir üslupla yaklaşın. Sizi bu konuda uyarırsa da geri adım atmayın. Nihayetinde sanal bir alem burası, Buckingham Sarayı’nda kralla kraliçeyle konuşmuyorsunuz. Ama abartmayın. Hormonlarınızın kurbanı olmayın.- Sizin yazdıklarınıza cevap yazarsa da zafer sarhoşluğuna kapılmayın. Twitter’ın olayı bu. Herkes herkesle iletişime geçebilir. Ashton Kutcher’ın Ayşe Özyılmazel’in tweetini retweet etmişliği var, ama “Aralarında bir şey oldu mu?” diye sor, hayır.- Flaş flaş flaş! O büyük gün geldi ve avınız sizi takibe aldı diyelim. İşte şimdi o zafer sarhoşluğunun yüzde 20’lik kısmını yaşayabilirsiniz. Ama esas olay şimdi başlıyor. “Takip ettiğine göre bana bayılıyor, benden hoşlanıyor“ kafasına girmeyin. Şimdi onu etkileme zamanı. Artık elinizde ona DM (direkt mesaj) marifetiyle pat diye ulaşabilecek bir güç var. Amaca giden yolda bu gücü akıllı bir şekilde kullanmanız şart.- DM’den cat walk’la yürümelisiniz. Usulca, zarifce ve zekice. Takip eder etmez bir teşekkür patlatın özelden. Buna sevindiğinizi bilsin. Hem zaten artık iş sizde bitiyor. Yolun bundan sonraki kısmına katırlarla mı devam edersiniz, yoksa onunla mı bilemem.Facebook tontişliği- Her fotoğrafının altına kalp gibi bayık bayık şeyler koymayın. Kocaman insansınız ya ne öyle orta ikiye gider gibi. Seviyorsanız gidin dökülün bence.- Onu çam ağacına, bayram şekerine, plaj şemsiyesine oraya buraya etiketlemeyin. Bırakın yerinde kalsın. Böyle gereksiz atraksiyonlara girmeyin.- Onun online olduğunu görür görmez Teoman’a bağlayıp “Durun tahmin edeyim balıksınız değil mi? Çok yalnızım ne olur size gidelim mi?” benzeri sözlerle saldırmayın. Biraz cool olmanızda fayda var. Ama tabii öyle Polat Alemdar ağırlığı da bir yere kadar. 7/24 online biriyse hayvani dürtülerinizi sergilemekten çekinmeyebilirsiniz. Ben burada insanlara yazıyorum zaten.- Kişisel zevklerini öğrendikten sonra beğeneceğini ya da dikkatini çekeceğini düşündüğünüz sanatsal ve edebi paylaşımlardan kaçının. Misal arabesk rap seviyorsa bırakın gitsin zaten. Allah belasını vereceği kadar vermiş.- Her türlü komikli hayvan yavrusu videosu paylaşmaktan kaçının. İlla şakalarla esprilerle falan yürüyecekseniz daha zeki ve yaratıcı malzemeler bulun. 90 yaşındaki dedemden bir farkınız olsun. Ama o paylaşıyorsa altına “Ahahahaha çok güldüm buna“ gibi şeyler yazabilirsiniz. “Körler sağırlar birbirini ağarlıyor sonuçta“ der geçeriz.- “Sessiz bir çığlık gibi senin aşkın“ türünde şiirler paylaşıp avınızı tiksindirmeyin. Zamanında ekmeğini yiyen yedi o şiirlerin. Yıl olmuş 2013, elin oğlu Mars’ta tenis oynuyor, “Neyin peşindesin birader?” diye sorarlar adama.- Gerek sanal dünyada, gerekse gerçek hayatta olduğu gibi zeka pırıltılarıyla bezenmiş, ilgi alanına giren sorular sorarak, şahane sohbetler edebileceğinize inandırın onu. Facebook tontişliğiniz mübarek olsun.Twitter@hakankoksal:İlişkinin 5N1K’sı: Kimle konuşuyodun? Nerdesin sen? Ne dediğinin farkında mısın? Ne zamandan beri? Nasıl yaptın bunu bana? Neden?@resulertas:Eskiden eve misafir geldiğinde önce bir hal hatır sorarlardı. Şimdi ilk soru: “Kablosuz internetin şifresi ne?”@fayntenks:“Kıran kırana bir mücadele” değildir o, “çıkık çıkığa bir mücadele”dir. Kıran kırana olsa, duramazsın.

Devamını Oku

Kullanılmayınca unutulan teknolojiler

31 Ağustos 2013

- Üslup teknolojisi: Müthiş bir teknolojiydi. Neyi nasıl söylediğimizin önemli olduğu günlerde çok yaygındı. Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır akımının devamıydı. Zaman içinde gerek politikacılarımız, gerekse aydınlarımız "Ben lafımı öyle de kodum, böyle de kodum" teknolojisine geçince bu teknoloji unutuldu tabii.- Tahammül teknolojisi: İnsanların birbirini dinlemesine ön ayak olan çok faydalı bir teknolojiydi. Herkes birbirini anlamaya dinlemeye çalışır, karşıt fikirlerde olunsa bile insanlar birbirlerine anlayışla yaklaşırlardı. Hatta bu teknoloji sayesinde ilişkiler huzur içinde geçer, evlilikler uzun sürerdi. "Aman seninle mi uğraşacağım lan ben!" teknolojisi sevilince tahammül teknolojisi bitti tabi.- Uzlaşma teknolojisi: Anlaşmaya gönlü olanların, birbirine saygı, sevgi duyanların teknolojisiydi. Ortak bir nokta bulmaya çalışmak, meseleleri köprüleri atmadan sakince çözebilmek bu teknoloji sayesinde gayet mümkündü. "Ya benim dediğimi yaparsın ya da ağzını burnunu kırarım" teknolojisinin yaygınlaşmasıyla bitti gitti tabi.- Kadir kıymet bilme teknolojisi: Güzel anılar paylaşmış, birbirine emek vermiş insanların ilişkileri bittikten sonra birbirlerini saygı ve sevgiyle anmaları, arada bir hal hatır sormalarını sağlayan şahane bir teknolojiydi kadir kıymet bilme teknolojisi. Gidenler hatırlandığında yüzlerde küçük tebessümler oluşur, hatta belki de bir telefon açılıp sevgi sözcükleri söylenirdi. "Neyini gördüm ki zaten! Gebersin inşallah pislik" teknolojisi çok tutunca unutuldu gitti tabii.- Dostluk teknolojisi: Birbirini seven, sayan, koruyan kollayan insanların birbirlerini sırtlarından hiç vurmamacasına uzun soluklu arkadaşlıklar yaşamasını sağlayan über yararlı bir teknolojiydi. Taraflar birbirlerine destek olurlar, birinin mutluluğu diğerinin mutsuzluğu olmaz ve sırlarını asla üçüncü kişilere anlatmazlardı. "Abi çok yoğunum bu aralar, sonra görüşelim mi?" teknolojisiyle beraber yalan oldu tabii.Bunlara cevap istiyorum!- Monica Belluci ne zaman boşanıyor? Mahkeme nerede ve saat kaçta? Bir şey deneyeceğim de...- Sayın Rasim Ozan Kütahyalı. "Beşiktaş şampiyon olursa eşek gibi anırırım" dediniz. Peki rica etsek Beşiktaş şampiyon olursa Olimpiyat Stadı'na gelip biz taraftarların önünde bunu yapar mısınız?- Ömür Gedik'e bir sürü güçlü ses, önemli isim varken Müslüm Gürses'in anısına yapılan Baba Şarkılar albümünde neden şarkı söyletildi? Dinleyenler kendini jiletlesin ve böylelikle Müslüm Gürses'i ansınlar diye mi?- Mağdur olan ve kamuoyuna ilişkisini anlatan taraf erkek olunca "yaşananlara saygısızlık" yapmış oluyor ve linç ediliyor da, kadın olunca neden olağan karşılanıyor?- Meryem Uzerli'nin ayakta kalma savaşından gurur duyan, ama işyerlerinde birbirinin ayağını kaydırmaya çalışan kadınlarımızın durumu nedir?- Tamer Karadağlı'nın Süperman'i oynadığı bir ülkedeyiz, yeni Batman'i Ben Affleck oynamış çok mu?- Mitinglerde sempati toplamak için o şehrin takımının kaşkolunu boynuna dolayan siyasetçilerimiz "sporla siyaset karışmasın" derken inandırıcı olmadıklarının farkındalar mı?Gece hayatı çok renkli ve hareketli- Siz siz olun, taksicilerle pazarlık yapmadan şurdan şuraya gitmeyin.- Birbirinden lezzetli yemekler ve bilumum içkiler çok ucuz bu şehirde. Misal şehrin en iyi kulübünde mojito 12 TL. Bizde 25'ten aşağı bulamazsın.- Old City denen ve bolca restauranın olduğu bölgeyi mutlaka dolaşın. Masaların kaldırılmadığı, özlenen Asmalı Mescit'i görecek ve derin bir "ah" çekeceksiniz.- Romen yemeklerini tatmak için Old City'deki Caracubere en iyi seçim olur. Rezervasyon yaptırmadan gitmeyin.- Gece hayatı çok renkli ve hareketli. Bizde olduğu gibi eline içkisini alan kasım kasım kasılmıyor. Herkes gülmeye, eğlenmeye, dans etmeye geliyor.- Şehrin her noktasında, her mekanında ücretsiz Wi-fi bulabilirsiniz. Üstelik bizim müesseseler gibi 1500 karakterli, alengirli şifreler yok, hatta şifre yok.- Bükreş'in kızları kaprissiz, nazsız ve çok güzeller, erkekleriyse vasatın altında, bunları bilin.- Şehrin en popüler kulüpleri olan Le Gaga ve Boa'yı görmeden, feneri Fratelli'de söndürmeden "Bükreş'in gece hayatını iyi bilirim" demeyin.Twitter@istiklalakarsu:Parası neyse verelim, Google Translate'i bir İngilizce kursuna yazdıralım.@amanneguzel:Durakta 3 kişi otobüs bekliyoruz, otobüs gelince 300 kişi oluyoruz. Bu 297 kişinin kamuflaj tekniği SAT'larda yok yemin ediyorum.@BegumToprak:Şu hayattaki en büyük hayalim "Eye Of The Tiger" eşliğinde birilerini dövmek.@MuzoChe:Zayıflamak için hıyar yiyen, güzelleşmek için hıyar maskesi kullanan kadının; sevmek için bir hıyarı seçmesi çok normal.@hakankoksal:"Anangille nasıl tanıştım?" diye dizi yapsak millet kıçıyla güler ama elinoğlu "How i met your mother" yapınca ayıla bayıla izliyoruz.

Devamını Oku