Ömür Özdemir(@Cerilevis)

Ömür Özdemir(@Cerilevis)

-

Sosyal medya flörtleşmesi

Haberin Devamı

Malumunuz yaz bitti. Hava soğuyacak, kara kış gelecek, okuldu işti kafalar şişecek öyle yaz aylarındaki gibi tatil rahatlığının verdiği yetkiye dayanarak yeni aşklara yelken açmak kolay olmayacak. Yani nedir; eğer bu yaz da aşkınızı bulamadıysanız bundan kelli önünüzdeki bilgisayara, tablete, telefona bakacaksınız. Bunun için de sosyal medya denen o dipsiz kuyudaki flört tekniklerinden haberdar olmanız gerek. O yüzden okumaya devam edin beni şimdi...

Twitter cilveleşmesi


- Çok söylendi bu biliyorum ama; profil fotoğrafında Megan Fox gibi görünen kadınlar, Johnny Deep gibi görünen adamlar bir anda karşınıza komşunun çirkin kızı Nurten gibi, vücut geliştirme salonunda kas yapmaktan beynini kaybetmiş Volkan gibi çıkabilir. O yüzden öyle profil fotoğraflarından yola çıkıp testesteronunuzu boşuna harcamayın.

- Hemen onu takip etmeye başlamayın. Azcık sabredin. Tweetlerini okuyun. Sevgilisi var mı yok mu meselesi de çok önemli tabii. Yazdığı tweetlerden, attığı mention’lardan bunu anlayabilirsiniz. Anlayamıyorsanız bu onun ayıbı.

- Eğer profil fotoğrafından memnunsanız tweetlerini de beğeniyorsanız takibe alın. Elinizi korkak alıştırmayın, çökün follow ikonuna. Ama ona kendinizi farkettirmek için “selaaaam!” falan yazmayın sakın.

- Ona kendinizi farkettirmek meselesinde aceleci olmayın! Twitter’da bunun için retweet ve fav ikonları var, onları kullanın. Onun en beğenmediğiniz, en tutmamış, en olmamış tweetlerini retweetleyin ya da favorileriniz arasına alın. “Neden?” diyorsunuz, çünkü “seni bir tek ben anlarım“ triplerine gireceksiniz. Günün farklı saatlerinde hunharca retweetleyin, favorileyin onun tweetlerini. Ama avınızı da şımartmayın!

- Bu aşamada yazdığı tweetlere yorum yapmaya başlıyoruz. Fakat bunu yaparken çok dikkatli ve ölçülü olunması gerekiyor. Yeni bir tweet yazar yazmaz taşı gediğine koymalısınız. Öyle “Süpeeeer tweet bravooo“ falan diye mention yazacaksanız bu yazıyı okumayı bırakın, hemen hesabınızı kapatın ve ateşin bulunduğu, lastiğin icat edildiği zamanlara dönmenin yollarını arayın. Yazdığı tweete öyle bir yorum yapmalısınız ki sizi diğerlerinden ayırsın, beyninizi layklasın. 20 yorumunuzun sadece biri pohpoh olsun. Hafif eleştirel ama iğrite etmeyecek bir üslup kullanmanız lazım.

- Sizli bizli yazmayın. Gereksiz kibarlıklara girmeyin. Mümkün olduğunca samimi bir üslupla yaklaşın. Sizi bu konuda uyarırsa da geri adım atmayın. Nihayetinde sanal bir alem burası, Buckingham Sarayı’nda kralla kraliçeyle konuşmuyorsunuz. Ama abartmayın. Hormonlarınızın kurbanı olmayın.

- Sizin yazdıklarınıza cevap yazarsa da zafer sarhoşluğuna kapılmayın. Twitter’ın olayı bu. Herkes herkesle iletişime geçebilir. Ashton Kutcher’ın Ayşe Özyılmazel’in tweetini retweet etmişliği var, ama “Aralarında bir şey oldu mu?” diye sor, hayır.

- Flaş flaş flaş! O büyük gün geldi ve avınız sizi takibe aldı diyelim. İşte şimdi o zafer sarhoşluğunun yüzde 20’lik kısmını yaşayabilirsiniz. Ama esas olay şimdi başlıyor. “Takip ettiğine göre bana bayılıyor, benden hoşlanıyor“ kafasına girmeyin. Şimdi onu etkileme zamanı. Artık elinizde ona DM (direkt mesaj) marifetiyle pat diye ulaşabilecek bir güç var. Amaca giden yolda bu gücü akıllı bir şekilde kullanmanız şart.

- DM’den cat walk’la yürümelisiniz. Usulca, zarifce ve zekice. Takip eder etmez bir teşekkür patlatın özelden. Buna sevindiğinizi bilsin. Hem zaten artık iş sizde bitiyor. Yolun bundan sonraki kısmına katırlarla mı devam edersiniz, yoksa onunla mı bilemem.

Facebook tontişliği

- Her fotoğrafının altına kalp gibi bayık bayık şeyler koymayın. Kocaman insansınız ya ne öyle orta ikiye gider gibi. Seviyorsanız gidin dökülün bence.

- Onu çam ağacına, bayram şekerine, plaj şemsiyesine oraya buraya etiketlemeyin. Bırakın yerinde kalsın. Böyle gereksiz atraksiyonlara girmeyin.

- Onun online olduğunu görür görmez Teoman’a bağlayıp “Durun tahmin edeyim balıksınız değil mi? Çok yalnızım ne olur size gidelim mi?” benzeri sözlerle saldırmayın. Biraz cool olmanızda fayda var. Ama tabii öyle Polat Alemdar ağırlığı da bir yere kadar. 7/24 online biriyse hayvani dürtülerinizi sergilemekten çekinmeyebilirsiniz. Ben burada insanlara yazıyorum zaten.

- Kişisel zevklerini öğrendikten sonra beğeneceğini ya da dikkatini çekeceğini düşündüğünüz sanatsal ve edebi paylaşımlardan kaçının. Misal arabesk rap seviyorsa bırakın gitsin zaten. Allah belasını vereceği kadar vermiş.

- Her türlü komikli hayvan yavrusu videosu paylaşmaktan kaçının. İlla şakalarla esprilerle falan yürüyecekseniz daha zeki ve yaratıcı malzemeler bulun. 90 yaşındaki dedemden bir farkınız olsun. Ama o paylaşıyorsa altına “Ahahahaha çok güldüm buna“ gibi şeyler yazabilirsiniz. “Körler sağırlar birbirini ağarlıyor sonuçta“ der geçeriz.

- “Sessiz bir çığlık gibi senin aşkın“ türünde şiirler paylaşıp avınızı tiksindirmeyin. Zamanında ekmeğini yiyen yedi o şiirlerin. Yıl olmuş 2013, elin oğlu Mars’ta tenis oynuyor, “Neyin peşindesin birader?” diye sorarlar adama.

- Gerek sanal dünyada, gerekse gerçek hayatta olduğu gibi zeka pırıltılarıyla bezenmiş, ilgi alanına giren sorular sorarak, şahane sohbetler edebileceğinize inandırın onu. Facebook tontişliğiniz mübarek olsun.

Twitter

@hakankoksal:

İlişkinin 5N1K’sı: Kimle konuşuyodun? Nerdesin sen? Ne dediğinin farkında mısın? Ne zamandan beri? Nasıl yaptın bunu bana? Neden?

@resulertas:

Eskiden eve misafir geldiğinde önce bir hal hatır sorarlardı. Şimdi ilk soru: “Kablosuz internetin şifresi ne?”

@fayntenks:

“Kıran kırana bir mücadele” değildir o, “çıkık çıkığa bir mücadele”dir. Kıran kırana olsa, duramazsın.

DİĞER YENİ YAZILAR