Güntekin Onay

Güntekin Onay

gonay@gazetevatan.com

Kazanmayı unutmak

10 Şubat 2012

BU kadar çok koşan, mücadele eden ve pozisyona giren bir takım kazanamıyorsa birşeyleri yanlış ve eksik yapıyor demektir. Beşiktaş bu ligin tartışmasız temposu en yüksek takımı. Ancak topun değerini de -büyükler içinde- en az bileni. Pas sayısı ve kalitesi düşük. Bu faktör siyah-beyazlıların en önemli eksisi. Bir diğer önemli olumsuzluk ise forvetlerinin üretkenliğinin düşük olması. Dünyanın 4 bir yanında büyük takımlar 2 veya üstü gol ortalamasıyla oynarlar. Beşiktaş’ın gol ortalaması sadece 1.38. Bu kadro ile Beşiktaş, Sivas’tan bile 9 gol az atmış ise sorunun nerede olduğu da apaçık ortadadır.-TAKIMIN gol yükünü taşıması beklenen 3 oyuncusu yok. Tamam, ancak oynadıkları zaman da beklenenin altında kalmışlar. Ligdeki 26 maçta Almeida-Quaresma-Simao 3’lüsü sadece 12 gol üretebilmiş. Takımın yıldızı Q7, Sivas’lı Erman’ın 7 gol, 7 asistle oynadığı ligde (1’i penaltıdan) sadece 2 gol atmış. Beşiktaş’ın asıl sorunu burada.-İLK yarıda ağır sahaya rağmen harika oynayan Beşiktaş çok önemli pozisyonlar yakalamasına rağmen 1 gol bulabildi. O da duran toptan Sivok ile. Devreye maçı kopartmış olarak girmeliydi, yapamadı.SAYGI DUYACAKSIN!-2. yarıda Sivas’ın bıraktığı geniş alanları kullanamayan siyah-beyazlılar dakikalar geçtikçe de rakip kaleden uzaklaşmaya başladı. Böyle bir sahada rakibin bu kadar üzerinize gelmesine izin verirseniz golü yersiniz. Nitekim öyle oldu. Holosko’nun hiç top tutaması ve taşıyamaması, Mustafa Pektemek’in kesinlikle yanlış krampon tercihiyle ayakta duramayıp yere sağlam basamaması ve Fernandes dışında orta alan oyuncularının hücuma destek verememesi Beşiktaş’ın kontralarda etkisiz kalmasını sağladı. Holosko eski Holosko olsa hem F.Bahçe maçında hem de dün Beşiktaş’a maçları kazandırabilirdi. Sahada sevdiği tarz oyunlar varken sevimsiz bir Holosko var 2 maçtır.-CARVALHAL’İN son 20 dakikadaki Ersan ve Ekrem hamleleri tamamen 1-0’ı koruma üzerineydi. 2’yi bulmak için çözüm araması daha akılcı olurdu. Bir başka önemli konu da şu: Takımın yüksek maaş alan yıldızları ortada yok ancak yüreğiyle oynayanlar sahada. Ernst de para alamıyor ama 180 nabızla 90 dakika tüm gücünü ortaya koyuyor. Quaresma arkadaşlarının mücadelesini izlerken utanıyor mudur acaba?-ÖNCE mesleğine, seni sevenlere ve takım arkadaşlarına saygı duyacaksın. Önce hakedeceksin, sonra hakkını arayacaksın. Rıza Çalımbay ve 45 gol atan takımı geçmiş maçların altında kalsa da alkışı haketti..

Devamını Oku

‘Herkes gördü’ Carlos göremedi

31 Ocak 2012

BİR futbol takımı için olabilecek en kötü başlangıç oldu. 40. saniyede henüz sahaya yayılmadan oyuna ısınmadan yenilen golle yenik duruma düştü Beşiktaş. Golden sonra Mustafa, Necip ve Simao ile beraberlik için şanslar bulsa da kaleci Navarro’nun refleksleri gole izin vermedi. Devrenin son dakikasında Fernandes’in 2. sarı karttan atılması ile maçı çevirmek mucizelere kaldı.-İKİNCİ yarıya Carvalhal değişiklik yapmadan başlayarak şaşırttı. Fernandes-Necip-Ernst 3’lüsü ile bile ortada rakibe üstünlük kuramayan Beşiktaş, bu bölgede ikili kaldı, fizik olarak hazır olmaktan uzak olan Quaresma ile de takım savunması sekteye uğradı.-İŞİN doğrusu Beşiktaş, Fernandes atılmadan öncede eksik oynuyordu. Quaresma ve Ekrem oyuna hemen hemen hiç katkı yapmadılar. Q7 tek bir topuk pası dışında bir şey yapmazken Ekrem hem savunmada hem hücumda yoktu. Etkisiz eleman görüntüsündeki Ekrem bu kadar kötü bir oyuncu değil ancak güvensiz oynuyor, kaçak dövüşüyor, sorumluluk almıyor. Hasan Ali ve Troisi orta alandan da gereken yardımı almayan Ekrem’in kanadını adeta yol geçen hanına çevirdiler.AH EDU, VAH EDU!-KAYSERİ 2. yarıda rölanti oyun anlayışıyla puanı tehlikeye atarken Holosko’nun getirdiği topu Edu’nun dışarı atmasıyla büyük bir fırsatı tepti. Şayet o net pozisyonda Edu golü bulabilse Beşiktaş savunmada daha çok açık verecek olan Kayseri karşısında 2. golü bulup maçı bile kazanma şansı yakalayabilirdi.-15 resmi maçta yenilmeyen Beşiktaş’ta dönüşü heyecanla beklenen Q7’nin ilk 11’de başladığı ilk maç hüsran ile sonuçlandı. Kanımca ikinci yarı şans bulması daha doğru olurdu. Takımın direnci gözle görülür bir şekilde düştü.-5 gün içinde Mersin İ.Y. ve F.Bahçe gibi 2 zorlu maç var. Bu 2 maç ya tamam ya devam anlamına geliyor.- NOT: Kamil Abitoğlu bariz bir şekilde kasıtlı olarak elle oynayan Pekarik’i 2. sarı karttan atsaydı maçın seyri değişebilirdi.

Devamını Oku

Gündüz ve gece

30 Ocak 2012

KADIKÖY’DE 2 yüzlü bir maç izledik. İlk 45 dakika harika bir F.Bahçe vardı. Bir futbol takımının yapması gereken her şeyi yapan bir takımın karşısında mücadele gücü böylesine düşük bir rakip bulunca ortaya tek taraflı bir maç çıktı.-ETKİLİ, pres yapan, sahayı iyi parselleyen F.Bahçe, Mersin’i adeta sahadan sildi. Kanatları iyi kullandı. Gol bölgelerine çok adamla girdi ve pozisyonlar buldu. Her ne kadar sarı-lacivertlilerin Bienvenu ile bulduğu golde Özer ofsayt pozisyonunda ve kalecinin görüşünü kapatsa da sarı-lacivertliler 2-0’dan çok daha fazlasını haketti.-STOCH mükemmel gollerine bir yenisini daha eklerken maçı izleyenler ve hatta F.Bahçeli oyuncular karşılaşmanın o an bittiğini düşündü.-BU da 2. yarıda tüm görüntüyü değiştirdi. F.Bahçe kendi yarı sahasına çekilince Mersin alan ve zaman buldu, istediği oyunu oynamaya başladı. Öyle ki konuk takım 45-55 arası 3 pozisyon ve 1 gol buldu. Erdal ile de beraberliğe yaklaştı.BU FİLMİ GÖRMÜŞTÜK-F.BAHÇE’NİN ilk yarıda ezdiği rakibine ikinci yarıda oyunun kontrolünü tamamen vermesi şaşırtıcı. Bu gece-gündüz filmini Kadıköy’deki G.Antep maçında da izlemiştik. 2 devrede sahada bambaşka 2 takım vardı.-65. dakikadan sonra olayın ciddiyetinin farkına varan F.Bahçe rakip savunmanın bıraktığı alanları da kullanarak farkı 2’ye çıkartacak şansları da buldu. Ancak genel anlamda F.Bahçe iyi bir kontratak takımı değil.-İSTANBUL BŞ maçını sakatlık yüzünden tamamlayamayan Gökhan Gönül’ün riske edilerek oynatılması hataydı ve çıkması da F.Bahçe için bir diğer olumsuzluktu.-İLK yarıda mükemmele yakın oynayan F.Bahçe, 2. yarıda sezonun en kötü 45 dakikalarından birini sergiledi. Tek devrelik güzellik kazanmak için yetti fakat Manisa’da harika bir takım, İstanbul BŞ karşısında çok kötü bir oyun. G.Antep ve Mersin maçları tek devre. Aykut Kocaman’ın bu oyunsal uçurumların nedenini bulması şart.

Devamını Oku

Kötülerin gecesinde mutlu son

25 Ocak 2012

ÇOK kötü bir Beşiktaş, kötü ötesi bir G.Antep ve felaket bir hakem. Beşiktaş neden kötü oradan başlayalım. Birincisi topun değerini bu kadar az bilen büyük bir takım olamaz. Sürekli öne doğru oynama çabası var ama hep telaşlı. Pas oyunu yok. Tüm ofansif yük Fernandes’in üzerinde. Oyuna kalite ve akıl katan başka kimse yok.-KANAT beklerinin hücuma katkısı neredeyse ‘0’. Edu kanat değil.Almeida ancak harika asist gelirse gol yapacak nitekim Simao ve Fernandes “al da at” dedi de Almeida attı. Edu kesinlikle 4-3-3’ün sağında yapamıyor. Veli çok top kazanıyor ama kazandığından fazlasını kaybediyor. Ernst dün çok tutuktu. Simao güzel bir asist yaptı onun dışında yok. Cenk hatalı gol yediği zaman ilginçtir ortada gol pozisyonu yokken gol yiyor. Çıkmasa gol olamaz! ÖZKALFA AKIŞI BOZDU-BEŞİKTAŞ kazandı ama kaleci Mahmut’un sakatlığı da konuk takımı olumsuz etkiledi. Evet, eksikler var. Alınan 3 puan da herşeye rağmen hakederek. Ama bu kadar pamuk ipliğine bağlı olmamalı. Bu kadar olumsuz bir görüntü veren G.Antep’tin 2 gol yemek de beceri ister! Sadece 2 kez ceza sahasına giren G.Antepspor’dan 2 gol yemenin izahı yok.-GELELİM Tolga Özkalfa’ya. Her hakem hata yapar. Ama oyunun seyrini, akışını bu kadar bozan ve kontrolü elinden kaçıran bir hakem kabul edilemez. Maçın son 30 dakikasında 10 tane sarı kart var. Bu bölümde 15 tane faul var, 5 tane oyuncu değişikliği var, sakatlıklar var, kalecinin 2 dakikalık tedavisi var, yere yatıp kalkmayanlar var, serbest vuruşları yavaş kullananlar var. Oyun çok durdu son 20 dakika top oyunda o kadar az kaldı ki Tolga Özkalfa bunu engelleyemediği gibi çoğu zaman çanak tuttu.-SEYİRCİNİN tepkisi buna. Hakem oyun süresinden ve akıcılığından bu kadar çalınmasına izin vermemeli.-BEŞİKTAŞ bir kez daha uçurumun kenarından döndü. Bakalım ders çıkarabilecek mi?

Devamını Oku

Terlemeden, sıkmadan, zorlanmadan

22 Ocak 2012

SON dönemde 3 Büyükler’in fazla bir şey oynamadan kolay kazanma modası dün Kadıköy’de de devam etti. Biraz disiplin, biraz kalite yetiyor. Çırpınmaya, efor sarfetmeye gerek kalmıyor. Anadolu takımları dirençsiz ve kolay teslim oluyor. -HAFTA içi doğru dürüst antrenman bile yapmayan Alex yürüye yürüye yine 2 gol attı. Dün 2 farklı F.Bahçe izledik. Karşılaşmaya önde baskı yaparak başlayan sarı-lacivertliler Kayserispor’u yarı sahasından çıkartmadı. ilk 25 dakika iyi de pas yaptı sarı-lacivertliler.. Ancak bu bölümdeki iyi oyun, gol pozisyonu açısından zenginlik getirmedi. Kaleci Navarro’nun amatörce hediyesi ile öne geçen sarı-lacivertliler 25. dakikadan sonra oyunu kendi yarı sahasında kabul etmeye başladı. Kayserispor’un pas yapmasına, oyun kurmasına izin verdi. Forvet bölgesinde sprinter oyuncusu olmadığı için de etkili kontratak yapamadı...SKOR ALDATMASIN..-İKİ ruhlu F.Bahçe görüntüsü ikinci yarıda da devam etti.. Rakibe fazla baskı yapmadan topun arkasına dizilen F.Bahçe, duran toptan Gökhan Gönül’ün kafa vuruşu hariç hiç pozisyon bulamadı.. Al gülüm-ver gülüm şeklinde iki tarafı da tatmin etmeyen oyunda Kayseri’nin atakları da hep cılız girişimler olarak kaldı.. Penaltıyla gelen Alex golü maçı 2-0’a getirince maç da koptu. Son haftaların en iyisi Stoch, eskisine oranla çok daha güvenli. Attığı gol beceri dışında özgüvenin de bir göstergesi.-KAYSERİSPOR Amrabat’tan faydalanamıyor. Sözleşmeli oyuncusunu -nedense- kadro dışı bıraktı. Görünen o ki çok ihtiyaçları var. Gökhan Ünal ve Furkan da 1 yıldızlık oynayınca Kayserispor’un girişimleri hep silik kaldı..-SKOR aldatmasın, Aykut Kocaman’ın farklı hücum kurgusu hücum zenginliği getirmedi. Fazla yorulmadan, terlemeden farklı skorla alınan bu 3 puanda F.Bahçe’nin oturmuş takım hüviyeti kadar Kayseri’un yetersizliği de etken oldu.

Devamını Oku

Piyango

21 Ocak 2012

FUTBOLDA tempo yapmadan, üstün bir beceri sergilemeden maç kazanmanın tek bir yolu var. Rakip size hediye edecek. Beşiktaş dün golü böyle buldu. Deniz Barış gibi tecrübeli bir oyuncu amatör bir futbolcunun yapmayacağı bir hata ile Hugo Almeida’ya golü resmen hediye etti..-MAÇ boyunca golü üretmek için hareketlilikten bu kadar uzak olan Beşiktaşlı futbolcular Deniz’in ikramı ile golü buldular.-SAVUNMADA İbrahim Toraman, Ekrem ve Sivok’un ciddiyeti, orta alanda Ernst’in ve Veli’nin çabası ile de skoru korumaya çalıştılar. Aslında maçın özeti bu.-İLK yarıda futbol adına hiçbir şey ortaya koymayan Beşiktaş kalesinde bir gol gördü, iki de net pozisyon verdi. Necati’nin çizgiyi bariz bir şekilde geçen pozisyonunda önü kapalı olan yardımcı hakem pozisyonu süzemezken Halis Özkahya da gol kararı verme konusunda emin olamadı.-BU tip pozisyonlar için FIFA’nın artık bir çözüm bulması şart. Akla en yatkın geleni ise teknolojiden faydalanmak. Pozisyon sonrası emin olamayan hakemler kenardaki bir monitör yardımı ile kolaylıkla doğru kararı verebilirler.-BEŞİKTAŞ’TA Simao’nun ve Edu’nun durgun oyunları hücum performansını olumsuz etkilerken Almeida da yalnız ve etkisiz oyunu üretkenliği azalttı.FERNANDES’İN DÜŞÜŞÜ-BEŞİKTAŞ’IN bir diğer sorunu Manuel Fernandes’teki düşüş. Fizik olarak 3 maçtır büyük düşüş yaşıyan Portekizli yıldızın orta alandaki kötü performansı da takımın oyununu çok olumsuz şekilde etkilemeye başladı.-90. dakikadaki gol ise Medical Park Antalya’nın risk alıp kendi yarı sahasında geniş alanlar bırıkmasından kaynaklandı.-ANTALYA ligin en az pozisyon veren takımlarından biri. Rakip kim olursa olsun ağır ve dengeli oynularını sahaya yansıtabiliyorlar. Daha önce G.Saray ve F.Bahçe ile benzer maçlarda 0-0 berabere kalmışlardı.-AÇIKÇASI Beşiktaş futbol adına fazla bir şey ortaya koymadan 2. devre biraz silkinerek, bir yardımcı hakem hatası ve Deniz Barış’ın hediyesi ile zor bir maçtan 3 puanla döndü..

Devamını Oku

İlaç olacağı kesin

20 Ocak 2012

Tıpkı Güiza gibi sadece 1 sezon patlama yapması, onunüzerindeki en büyük soru işareti ama..GEÇEN sezonki Sow harika bir transfer. Lille’in şampiyon olduğu sezon, 25 gollük süper bir performansla sonuçlanmıştı. Bu sezon gözler doğal olarak hep Sow’un üstündeydi. Açıkçası bu sezon beklenenin uzağında kalması hayâl kırıklığı yarattı. Süper performans gösteren Sow, Rennes’de oynarken de ilk 11 oyuncusu değildi. İstatistiksel olarak da doyuruculuktan uzaktı. Neden bunun üstünde duruyorum?ÇÜNKÜ 2010-11’deki Sow, Avrupa’nın her üst düzey takımında oynayabilecek bir çizgideyken diğer sezonlarının bu paralelde olmadığını görüyoruz. Geçen sezonki Sow alıp götürür, F.Bahçe’yi uçurur. Türkiye’de bu kadar atletik bir oyuncu şu anda yok. Savunmaların sevmeyeceği bir tipte, hareketli, hızlı ve fırsatçı. Havadan hakimiyet kuracak bir tipte oyuncu değil ama fırsat yakalarsa kafayla da becerisi var. Sağ ayaklı ama gerektiğinde sol ayağını da devreye sokabiliyor. Ani dönüşleri rakip stoperleri şaşırtıyor.BÜYÜK CESARETF.BAHÇE, Arsenal ve Liverpool gibi kulüplerin de transferini düşündüğü Avrupa pazarında adından söz ettiren önemli bir oyuncuyu aldı. Sanıyorum Niang ve Dia gibi Senegalli diğer oyuncuların olumlu referansı bunda etkin rol oynadı. Bienvenu’den sonra Sow kesinlikle ilaç gibi gelecektir.İKİ tane soru işareti var. İlki 25 gollük performansı sürdürülebilir mi? Çünkü ondan bir önceki sezon 3 gol atmıştı. Ayrıca Güiza’nın da gol kralı olduğu ve patlama yaptığı tek bir sezonu vardı. 2.’si ise Afrika kökenli oyuncuların devamlılılk problemi.NIANG tecrübeli ve profesyonellik anlayışı üstü düzey bir oyuncuydu. Onun dışında gelen Afrikalılar, iniş-çıkışlar yaşayabiliyor. Uyum sorunu yaşamazsa ve burada mutlu olursa, başarısız olacağına inanmak biraz zor.AFRİKA Kupası’ndan (ilk 4’e girerlerse) geç dönecek olması bir dezavantaj bu yüzden uyumu biraz zamana alabilir. Çünkü farklı bir ülkeye bambaşka bir ortama gelecek. 26 yaşında önemli bir forvet oyuncusu olan Sow’u heyecanla bekliyorum. Külübün bu belirsiz tablo içerisinde 50 milyon TL’yi aşan böyle bir maliyete girmesi ise büyük cesaret. Ancak sportif açıdan bakarsak sahada futbol severleri heyecanlandıracak bir oyuncu..

Devamını Oku

Oyunun adı futbol

17 Ocak 2012

“Bu yıl ligde bu kadar tek taraflı, güç farkının olduğu başka maç izlemedik.”F.BAHÇE sezonun en iyi oyunlarından birini oynadı. Pres yaptı, pas yaptı, şut attı, orta yaptı. Kısacası futbolun gerektirdiği her şeyi yaptı. 20. dakikadan, Caner’in attığı gole kadar olan bölümdeki 35 dakikada sahanın tek hakimiydi..STOCH, Caner, Gökhan ve Baroni etkiliydiler. Ancak futbol böyle bir oyun; rakip 1 kez geldi ve golü buldu... 1-0’ken Bienvenu ve M.Topuz’la net pozisyonlar kaçınca skor 1-1’e geldi ve F.Bahçe ortada kontrolünü kaybetti.BU durum da Manisa’yı 2 kez golle burun buruna getirdi. F.Bahçe’nin kalabalık ve kompakt orta alanı karşısında Manisa Teknik Direktörü Kemal Özdeş’in ısrarla 3 forvetle oyuna devam etmesi aslında sarı-lacivertlilerin işini maçın her anında kolaylaştırdı.DAVETİYE ÇIKARDILAR!CANER harika bir gol atmakla kalmadı, Murat’ın yüzde 100 pozisyonunda bir de golü önledi. Alex’siz pozisyon üretmekte zorluk yaşayan F.Bahçe, Stoch ve Caner’in etkili oyunlarıyla sezon boyunca en çok pozisyon bulduğu maçı oynadı. Öyle ki sarı-lacivertliler pozisyonlar dışında da rakip ceza alanına çok rahat gittiler.LİGDE bu sezon bu kadar tek taraflı, bu kadar güç farkının olduğu başka bir maç izlemedik. Ama bu kadar gol kaçırırsan, net fırsatlardan sonuç alamazsan sıkıntıya girmemen imkansız. ŞU net bir şekilde görüldü ki Bienvenu yerine biraz daha kaliteli, oyun bilgisi ve becerisi biraz daha yüksek bir santrfor olsa F.Bahçe, Manisa’dan farklı bir galibiyetle dönerdi. Ama Kamerunlu oyuncunun kötü performansı, F.Bahçe’nin son saniyede şans golüyle kazanmasını sağladı.Bunda maç boyu kötü oynayan Manisa’nın da galibiyete davetiye çıkartması önemli bir faktör. Oyun olarak yenilmeyi hak ettiği gibi bundan sonraki maçlar için de umut vermedi. F.Bahçe ise geçen haftaki kötü görüntüsünün ardından dün futbolun gerektirdiği her şeyi, oyunun büyük bölümünde yapıp önemli bir 3 puan aldı.Müftüoğlu doğrusunu yaptı-OBJEKTİF bir pencereden bakarsak Kuddusi Müftüoğlu, duraklamaların oynanmayan süresini maça ekleyerek doğru yaptı. Hakemler bu konularda titiz ve hassas olmalı. Böyle bir hassasiyet F.Bahçe’ye dün 3 puanı getirdi. Önemli olan bunu kazanırken de kaybederken de aynı olgunlukla karşılayabilmek.-ÇÜNKÜ doğru tektir. Müftüoğlu da doğruyu yaptı. Aynı standartı bütün hakemlerden bekliyoruz. 53’te Cristian’ın Simpson’a tabanla basması sanki sarıdan fazla gibiydi.

Devamını Oku