Güntekin Onay

Güntekin Onay

gonay@gazetevatan.com

Şampiyonluk için dev adım

6 Mart 2012

G.SARAY kazanmayı biliyor. Şartlar ne olursa olsun şampiyonluğa oynayan bir takımın özgüveni bizim ligimizde kazanmak için yetiyor. Fırtına gibi başlayan Sivas’ın esintisi 15 dakika sürdü. Bu bölümde sağlı-sollu ataklar ile bunalan G.Saray savunması kaleci Muslera’nın da katkısıyla bu atakları gol yemeden savuşturdu. Necati’nin 30 metreyi aşkın mesafeden yaptığı sıradışı golü ile öne geçen G.Saray zaten sıkı tuttuğu savunmasını daha da sıkılaştırdı.-G.SARAY iyi futbol mu oynuyor? Kesinlikle hayır. En azından Terim’in hayâlindeki futboldan uzaklar. Ama G.Saray iyi oynamasa da takım bütünlüğünü hiç bozmadan disiplinli bir şekilde ayakta kalıyor. İkili mücadelelerin değerini biliyor. Sahadaki küçük detayları önemsiyor. Az ama öz hücum yapıyor. Pozisyon verdiği zaman da sahneye kaleci Muslera çıkıyor. G.Saray bugün bu noktadaysa tüm bu faktörlere Muslera’nın istikrarını da eklemeli. Her kırılma anında sahne alıyor ve kurtarışlarıyla takımını ayakta tutuyor.EN İYİSİ JOHAN!-G.SARAY’IN görünen ve görünmeyen bir diğer kahramanı da Johan Elmander. Bence ligin en faydalı oyuncusu. Koşuyor, rakibi bozuyor, top kazanıyor. Takımını atağa kaldırıyor. Arkadaşlarıyla yardımlaşıyor. Semih-Ujfalusi uyumu önlerinde oynayan Melo’nun pozisyon bilgisi ve fizik gücü, Selçuk’un sakinliği ve zekası. Necati’nin tecrübesi ve ustalığı. Kısacası herkes işini iyi yapıyor. Arzu, konsantrasyon ve odaklanma en üst düzeyde. Bu da başarıyı getiriyor. Bu kararlılık zor bir virajı daha geçmelerini sağladı.-SİVAS ligin en dinamik takımlarından. Her rakibin üzerine gidiyorlar. Çok pozisyona gidip, rakiplerini zor durumda bırakıyorlar. Forvetlerin kalitesi daha yüksek olsa gol sayıları daha da artar. Sivas’ın diğer sorunu da maç içinde enerjilerini ekonomik kullanaması. Ağır saha koşullarında kazanan G.Saray için bu maç şampiyonluk yürüyüşünde atılan büyük bir adım oldu.

Devamını Oku

Tükeniş..

5 Mart 2012

FUTBOLDA maçlar kaybedilir kazanılır. Hiç önemli değil. Her türlü kötü sonuç ve oyun kabul edilebilir. Ancak bir futbol takımının, bir kulübün sahipsizlikten bu noktalara gelmesi kabul edilemez.-YAZIK bu kadroya. İyi yönetilse, sahaya tam kadro çıkabilse, yükümlülükler yerine getirilse, ciddiyet, konsantrasyon ve aidiyet olsa şampiyonluğun şu an 1. adayıydı. Ama şimdi nereye gittiği belli değil. İyi niyetli ama yumuşak bir hoca, sadece kendine oynayan Portekizliler ve birkaç tane çırpınan adam. Görüntü bu.-LİGDE son atımlık mermisini geçen hafta G.Saray maçında harcayan Beşiktaş dün havlu atmış bir boksör gibiydi. Havluyu atması gereken de Carvalhal’di. 15. dakikada Ersan, Sidnei ve İ.Toraman’ın düşeceği durum belliydi. Bu savunmayla Beşiktaş’ın Trabzon karşısında ayakta kalması imkânsızdı. Ancak Carlos bunu göremedi. Bu savunmayla maça çıkmak ve devam etmek intihardı.İSTEK VE DİSİPLİN YOK-OYUN disiplininden bu kadar uzak, dağınık bir takımın profesyonel futbolda maç kazanması zaten beklenemezdi. Sidnei ve Ersan’ın şu an üst düzey profesyonel futbolda performans ortaya koyamayacağı gibi...-BAŞKA görünen gerçek de İ.Toraman’ın sağ bek oynayamadığı. Olmuyor, yapamıyor. Quaresma sadece disiplinli bir takımda tolere edilebilecek bir oyuncu. Son 2 maçtaki 3 golün hazırlayıcısı da o zaten. Getirdikleri kadar götürdüklerini de bir teknik adamın tahtaya takımı yazarken hesaplaması şart. Aksi takdirde faydasından çok zararı var. -DÜN Beşiktaş isteksizlik + disiplinsizlikle kazanamazdı. Açıkçası fark yemeden kurtulması tek tesellisi olmalı.Beşiktaş ligi çoktan bitirmişİŞİN acı tarafı bu kadar başıboş kalan bir takımdan profesyonellik ve özveri beklemeye de kimsenin hakkı yok. 14 puanlık farka rağmen düne kadar Beşiktaş için lig bitmemişti. Çünkü Beşiktaş seri yapsa fark 7’lere inebilirdi. Ama dün görüldü ki meğerse Beşiktaş için lig çoktan bitmiş.ATLETICO Madrid maçı zor. Hem de çok zor. Beşiktaş böyle değil iyi bile olsa zor. İyi organize olan, iyi pas yapan, hızlı oynayan, teknik kapasitesi yüksek ve kararlı bir takım olacak karşılarında perşembe akşamı.

Devamını Oku

Almeida ve Cenk havlu attırdı

27 Şubat 2012

Almeida biraz etkili olsa Beşiktaş kazanabilirdi. Kaleci Cenk’e gelen 3 top da gol olduMAÇ öncesi G.Saray önemli avantajlara sahipti. Evindeydi, puan olarak avantajlıydı ve 9 gündür hem mental hem de fiziksel açıdan bu maça odaklanmıştı. Ayrıca da tam kadroydu. Sakatı ve cezalısı yoktu. Beşiktaş ise 10. günde 4. maçına çıkarken hem yorgun hem de Fernandes ve Hilbert gibi 2 önemli oyuncusundan yoksundu.G.SARAY bu avantajları iyi kullandı. Kaleye ilk şutunda golü bulan sarı-kırmızılılar öne geçmenin de avantajıyla orta sahayı kalabalık tuttu ve Beşiktaş bu kalabalığa karşı oyun kurmakta güçlük çekti.ORTA alanda topa sahip olan ve iyi organize olan G.Saray, Beşiktaş kalesine gelmeye gerek görmeden bu bütünlüğü korudu. Beşiktaş ise hücumları bireysel girişimlerle yapmaya çalıştı. İlk 45 dakika Beşiktaş etkisizdi. Ama G.Saray’da kaleye sadece 1 şut attı ve golü buldu.2. yarınınn başında Quaresma’nın çabasıyla gelen gol Toraman golü dengeleri değiştirmeye adaydı. Ancak G.Saray, Selçuk’un çok şık pasında Melo’yla 2. şutunda 2. golü buldu.SEMİH’İN kendi ağlarına gönderdiği top hücumda çok zenginlik yaşayamayan Beşiktaş’ı tekrar kazanma noktasına getirirken aynı zamanda az posiyonlu maçı da hakettiğinden fazlasıyla ödüllendiriyordu. Zira toplam 4 gol olacak bir maç değildi asla.SELÇUK-Melo-Engin-Elmander G.Saray’da; Sivok, Toraman ve Ernst de Beşiktaş’ta öne çıkan oyuncular oldular. Quaresma iyi oynamadığı maçta 2 asist yaparak görevini yaptı. Almeida biraz daha etkili oynasa Beşiktaş maçı kazanabilirdi de. Hele hele 90’da kaçırdığı gol Beşiktaş’ı 3 puandan etti. Geçen sene F.Bahçe maçında, dün de G.Saray derbisinde kaçırdıklarıyla Beşiktaş’a havlu attırdı. Ve bir başka önemli not da kalesine gelen 3 top var, 3’ü de gol oldu. Cenk’in mutlaka çok çalışması şart.

Devamını Oku

Ecel terleriyle gelen tur

24 Şubat 2012

CARVALHAL ilk maçtaki 11’le çıktı sahaya. Plan aynıydı. Ancak hesaba katmadığı bir şey vardı. O bir deplasman oyunu ve kadrosuydu. İnönü’de Beşiktaş’ı kaybedecek hiçbir şeyi olamayan rakibi karşısında ilk 30 dakika mahkumiyete itti Portekizli teknik adam. Bu bölümde Braga’nın golü gelince hatasından döndü ve Almeida’yı oyuna sokarak klasik düzeniyle devam etti. Beşiktaş oyununu değiştirdi ve pozisyonlar buldu. 2. yarıya hızlı ve hırslı başlayan Beşiktaş rakibinin üzerine her gittiğinde etkili oldu.-FUTBOLDA rakibe saygı duymak önemli. Ancak ilk yarım saat saygının ötesinde tedirginlik, korkuyu da beraberinde getirdi ve golle güven kazandırdı rakibe. Her ne kadar teknik kapasitesi yüksek oyunculardan kurulu olursa olsun Braga bir Avrupa devi değil. Bence rakipten bu kadar çekinmek ve topu onlara bırakmak yanlıştı. Bu boyutta paniğe ve tedirginliğe gerek yoktu.-İKİNCİ yarıda Fernandes’i hücum alanında daha fazla gördük. Quaresma ve Almeida biraz daha becerikli olsalar son dakikalardaki paniği yaşamayacaktık. Carvalhal’in bir başka hatası da Simao ve Tanju’nun oynadığı kanada defansif olarak bir türlü çare bulamamasıydı. Braga’nın sağ beki Salino ve sağ açığı Alan bu bölgede üstünlük kurdular.-KANATLARDAN hücum yapamayan Beşiktaş kendi kanatlarını da maç boyunca iyi savunamadı. Sivok ve Egemen’in iyi oyunları, Ernst’in olağanüstü çabası, Veli’nin enerjisi Beşiktaş’ı ayakta tutan etkenlerdi.MADRİD DAHA ZOR-DÜN akşam zor bir maçı 1-0 kaybetmesine rağmen turu geçen temsilcimiz kim ne derse desin önemli iş başardı. Carlos’un hataları, Q7, Almeida ve Simao’nun durgun olmaları Beşiktaş’ın golü bulmasını engelledi. Önemli olan turdu ve Beşiktaş bunu başardı.-BUNDAN sonraki rakip A.Madrid. Braga’dan daha güçlü daha teknik ve daha kaliteli bir takım. Temsilcimizin işi daha zor olacak. Bu oyundan daha fazlası açıkçası şart. Avrupa’da dün akşam son 2 sezondaki 24. maçını oynayan Beşiktaş’ın Spor Toto Süper Lig dışında bir başka ligde daha oynadığını da belirtmek lazım. Her şeye rağmen teşekkürler Avrupalı Kartal’a.

Devamını Oku

Bardak hâlâ dolu

20 Şubat 2012

BEŞİKTAŞ uzun bir aradan sonra evinde İnönü’de bir lig maçına çıkmış. İstanbul’da uzun bir aradan sonra hava güzel. Takım 3 gün önce Avrupa’da büyük bir zafer kazanmış. Ama tribünlerde büyük boşluklar var. Taraftar başkan ve yönetime kırgın. Takıma yeterince sahip çıkmıyorlar diye. Taraftar başkanı ve yönetimi beğenmeyebilir. Eleştirebilir. Taraftar protesto edebilir. Ancak Türkiye’nin en vefakâr taraftarı olarak bilinen taraftar bu sezon takımına ve kulübüne yeterince sahip çıkıyor mu? Hayır. Tribünler neden boş? Zor şartlarda mücadele eden oyuncu grubunun ve Carvalhal’in ne suçu var?OYUN KÖTÜYDÜGELELİM maça. Beşiktaş geleneksel olarak bir ilk 45 dakikayı daha çöpe attı. İlk yarı tek bir pozisyonu yok. Ersan hazır değil. Maç boyunca aksadı. Bu savunmayla Beşiktaş’ın işi zordu. Nitekim öyle oldu. Simao girdikten sonra biraz daha olgunlaşan ataklar Fernandes’in ustalığı ile yönlendi. 3 Portekizli’nin 3 golü kazanan Beşiktaş bu galibiyet ile lige tutundu.ALMEIDA yine bir arka direk koşusu ile gol attı. En iyi yaptığı şey bu. Ancak başka bir şey de yapmıyor. Golleri çeşitlendirmeli arkadaşlarıyla yardımlaşmalı. Quaresma istekliydi ancak o da henüz hazır değil. Beşiktaş’ın en iyisi dün 3 farklı pozisyonda oynayan Veli’ydi. Çok çalıştı. Yürekten oynadı.YEDİĞİ 2. gol Cenk’e gerçekten yakışmadı. Cenk yetenekli ve gelecek vadeden bir kaleci. Ancak yediği hatalı gol sayısını azaltmalı, minimuma indirmeli. Usta kaleciler iyi yer tutar ve her topa atlamaz. Cenk ne yazık ki gerekli gereksiz her topa atlıyor.Beşİktaş iyi oynamadı. Ama UEFA’daki Braga maçı sonrası eksikleri de göz önünde bulundurunca sadece sonucun önemli olduğu bir maçtı. Oyun bu durumda 2. planda bırakılabilir.FERNANDES’E DERBİ YASAK MI?G.SARAY maçı öncesi Beşiktaş’ın en iyi oyuncusu Fernandes’in cezalı duruma düşmesi büyük olumsuzluk. Bu ligin genel anlamda “gösterilmeyen kartlar standartı” çerçevesinden bakarsak sarı kart ağır olarak değerlendirilebilir.EN KRİTİK HAFTABEŞİKTAŞ’I hedeflerin devamı için çok kritik bir hafta bekliyor. Tüm camia perşembe-pazar oynanacak 2 önemli maça odaklanmalı. Braga’yı geçmek ve G.Saray’ı yenmek hedeflerin devamı demek. Ancak aksi sonuçlarda takım önümüzdeki pazar akşamı hedefsiz kalabilir.

Devamını Oku

Teşekkürler Avrupalı Kartal

15 Şubat 2012

BEŞİKTAŞ için bir silkiniş, bir diriliş maçıydı. Rakibin erken 10 kişi kalmasının yanı sıra Carvalhal’ın taktiksel başarısı da bu zaferi getirdi. Portekizli teknik adamın Braga’yı tanıması, çok iyi analiz etmesini de beraberinde getirdi. Carlos statik bir santrfor olmadan kalabalık bir orta saha ile rakibini kontrol etti. Braga 11’e 11 oynanan bölümlerde de istediği hücumları yapamazken 10 kişi kaldıktan sonra daha da zayıfladı. İlk gol bir Beşiktaş klasiği oldu. Fernandes kesti, Sivok vurdu.-SAHANIN yıldızı 2 asist yapan Fernandes’ti. Portekizli maestro dün orta alanı mükemmel organize etti. Sadece Beşiktaş’ı tura uçurmakla kalmadı, Portekiz Milli Takımı’nın Avrupa Şampiyonası kadrosunda yer almak için de büyük bir adım attı.-LİGİMİZDE rakiplerin yakın ve sert futboluna karşı, daha yumuşak ve teknik bir takımla oynamak da Beşiktaş’ın işini kolaylaştırdı.SIMAO’YA ALKIŞ-SAVUNMADA oynayan 4 oyuncu Toraman, Sivok, Egemen ve Tanju sağlam ve hatasız oynarken Ernst, Veli ve Necip defansif olarak başarılıydı. Simao çizgisinin altında kalmasına rağmen attığı golle alkışı haketti.-TAKTİKSEL disiplin ile organize bir Beşiktaş izledik dün akşam. Bunun yanında sahada kararlılık ve kalite de olunca Beşiktaş tur için büyük bir avantaj yakaladı.-BRAVO Beşiktaş. Bravo Avrupalı Kartal. Türkiye’de kaos içinde ‘Futbola aç’ günler yaşarken Avrupa’da yola devam etmek büyük başarı. Kavgamız bunun için olmalı. Orada olmak, yarışmak, devam etmek için..Lig için de çok değerli-EVİNDE bu sezon ligde tek maç bile kaybetmeyen, 7 maçtır kazanan, geçen yılın Avrupa Ligi finalistine karşı deplasmanda tur kapısını açacak bir galibiyet almak büyük başarı.-BU zaferin ardından sakatların da düzelmesiyle Beşiktaş bir ivme yakalayacaktır. Bu galibiyet sadece tur için değil, lig için de önemli bir adım.-BİR not da hakem yorumları farklılığı için. Oyunu bozmaya yönelik hiçbir hareket Avrupa’da prim bulmuyor. Bunu yine gördük.

Devamını Oku

Deplasmanda yine yok

13 Şubat 2012

“İstanbul BŞ, Mersin, Samsun ve Beşiktaş maçları dünkü mağlubiyetin habercisiydi.”F.BAHÇE bir deplasman fukarası. İç sahada başka bir kimlik dışarıda bambaşka bir kişilik. Son 6 deplasmanda alınan sadece 1 galibiyet var. (O da Manisa’da 90+6’da gelen şans golüyle). Üstüste de 3 dış saha maçında alınan 3 yenilgi.F.BAHÇE ilk yarıda çok yavaş ve düşük tempoyla oynadı. Rakibi zora sokacak, pozisyon hatası yaptıracak hıza hiç bir zaman ulaşamadılar. İki Karabükspor golü dışında Mehmet Yıldız ile kaçan bir de ev sahibi pozisyonu var. Ancak F.Bahçe’nin hiç pozisyonu yok.2. yarıda Karabük’un 2-0’ı koruma duygusuyla takım halinde ceza sahasına çekilmesi ile F.Bahçe baskılı oynadı gibi gözüktü. Ancak bu etkin bir presle gelen baskı değildi. Stoch, Alex ve Sow pres yapmıyorlar. Cristian da kendini çok geriye atıyor. Bu görüntü devam ederse İyi pas yapan takımlar F.Bahçe’yi daha da zorlar.İSTANBUL BŞ maçı, Mersin maçının 2. yarısı, Samsun deplasmanı ve Beşiktaş maçının tamamında oynanan futbol aslında dünkü mağlubiyetin habercisiydi. Sarı-lacivertli takımda bireysel olarak da büyük düşüşler var. Alex dün sorumluluk alsa da gerçek Alex’in uzağında. Serdar çok hata yapıyor. Ziegler haftalardır kötü. Caner bir maç var 3 maç yok. Cristian’ın temposu düşük. Stoch zaten deplasmanlarda etkisiz.KÖTÜLERİ yazıp listesi uzatmak yerine kestirmeden gidelim. Sadece Yobo iyi.YENİ transfer Sow ise oynadığı 2 maçta da beklenenin çok altında kaldı. Yeni bir takıma, farklı bir ülkeye geldi. Adaptasyon süreci gibi mazaretleri olabilir. Bunlar doğal. Ancak bu maliyetin karşılığında aranan kan olacak mı ? Bir kaç hafta daha beklemek şart. Zira Sow’un oynadığı 2 maçta da F.Bahçe takım olarak çok kötü bir futbol sergiledi.SON olarak Bülent Korkmaz ve Karabük’u alkışlamak lazım. Ligde kalma inancını ve ısrarını sahaya yansıtıyorlar. Shelton. Mustafa Sarp, Deumi, Kaan karabük gibi bir takım için çok önemli eksikler.SON 30 dakikadaki kötü oyunlarını ise 6 günde 3’ncü maçı oynamalarına bağlamak gerekir.

Devamını Oku