“İstanbul BŞ, Mersin, Samsun ve Beşiktaş maçları dünkü mağlubiyetin habercisiydi.”
F.BAHÇE bir deplasman fukarası. İç sahada başka bir kimlik dışarıda bambaşka bir kişilik. Son 6 deplasmanda alınan sadece 1 galibiyet var. (O da Manisa’da 90+6’da gelen şans golüyle). Üstüste de 3 dış saha maçında alınan 3 yenilgi.
F.BAHÇE ilk yarıda çok yavaş ve düşük tempoyla oynadı. Rakibi zora sokacak, pozisyon hatası yaptıracak hıza hiç bir zaman ulaşamadılar. İki Karabükspor golü dışında Mehmet Yıldız ile kaçan bir de ev sahibi pozisyonu var. Ancak F.Bahçe’nin hiç pozisyonu yok.
2. yarıda Karabük’un 2-0’ı koruma duygusuyla takım halinde ceza sahasına çekilmesi ile F.Bahçe baskılı oynadı gibi gözüktü. Ancak bu etkin bir presle gelen baskı değildi. Stoch, Alex ve Sow pres yapmıyorlar. Cristian da kendini çok geriye atıyor. Bu görüntü devam ederse İyi pas yapan takımlar F.Bahçe’yi daha da zorlar.
İSTANBUL BŞ maçı, Mersin maçının 2. yarısı, Samsun deplasmanı ve Beşiktaş maçının tamamında oynanan futbol aslında dünkü mağlubiyetin habercisiydi. Sarı-lacivertli takımda bireysel olarak da büyük düşüşler var. Alex dün sorumluluk alsa da gerçek Alex’in uzağında. Serdar çok hata yapıyor. Ziegler haftalardır kötü. Caner bir maç var 3 maç yok. Cristian’ın temposu düşük. Stoch zaten deplasmanlarda etkisiz.
KÖTÜLERİ yazıp listesi uzatmak yerine kestirmeden gidelim. Sadece Yobo iyi.
YENİ transfer Sow ise oynadığı 2 maçta da beklenenin çok altında kaldı. Yeni bir takıma, farklı bir ülkeye geldi. Adaptasyon süreci gibi mazaretleri olabilir. Bunlar doğal. Ancak bu maliyetin karşılığında aranan kan olacak mı ? Bir kaç hafta daha beklemek şart. Zira Sow’un oynadığı 2 maçta da F.Bahçe takım olarak çok kötü bir futbol sergiledi.
SON olarak Bülent Korkmaz ve Karabük’u alkışlamak lazım. Ligde kalma inancını ve ısrarını sahaya yansıtıyorlar. Shelton. Mustafa Sarp, Deumi, Kaan karabük gibi bir takım için çok önemli eksikler.
SON 30 dakikadaki kötü oyunlarını ise 6 günde 3’ncü maçı oynamalarına bağlamak gerekir.
Deplasmanda yine yok
Haberin Devamı

