Güntekin Onay

Güntekin Onay

gonay@gazetevatan.com

Kriz devam ediyor

27 Mart 2012

İSTANBUL BŞ lige çıktığından beri deplasmanda tek bir kez bile rakibini mağlup edememişti Beşiktaş. Almeida, Q7 ve İsmail gibi ilk 11’in önemli isimlerinden yoksun oynamak da zaman zaman zorladı siyah-beyazlıları. Efe’nin golüyle yenik duruma düştükten sonra ilk 35 dakikadaki görüntü hiç de iç açıcı değildi. Fernandes’in Mustafa ile yaptığı 2’ye 1 sonrasındaki harika golüyle gelen baskı 2. gol için de pozisyonları beraberinde getirdi.-İKİNCİ yarının başında Fernandes’in müthiş pasıyla gelen Mustafa golü Beşiktaş’ı öne geçirirken savunma güvenliğinden uzak oynayan Beşiktaş galibiyet golünün ardından kalesinde tehlikeler yaşadı.-ÖNE geçmesine rağmen savunmanın bu kadar alarm vermesi ilginç. Oyunun hiçbir bölümünde savunma güven vermedi. Hem dar alanda hem de açık alanda bu kadar hatalar yaparsanız, açıklar verirseniz İBB gibi bir takım karşısında gol yemeniz de kaçınılmaz olur. Sol bek oynayan Egemen’in kanadından büyük tehlikeler yaşayan Beşiktaş bu kanada önlem almayınca bu kanattan kalesinde golü gördü.-KAÇIRDIKLARIYLA, attığıyla ve asistleriyle maça damgasını vuran Mustafa Pektemek, Veli’yi 3. gole çok yaklaştırırken kaçan net fırsat maçın resmen kırılma anı oldu. Bolu ve G.Antep BŞ gibi zayıf rakiplere karşı bile 11’de şans bulamayan Burak Kaplan ilk kez bir maça başlarken fizik olarak bu seviye için yeterli görünmedi.FANTAZİ YAPTI!-ORTA alanı ve hatta savunmayı güçlendirmek yerine forvet bölgesinde değişiklikler yapan Carlos ise bu hamleleriyle açıkçası şaşırttı. Çünkü oyundan çıkan Mustafa ve Simao rakip kalede pozisyon yaratıyorlardı. Aylarca ihtiyacı olduğu halde taze ve yeni isimleri denemeyen Carlos, İstanbul BB gibi güçlü bir rakip karşısında Mehmet Akyüz, Bebe, Burak Kaplan gibi isimlerin hepsini birlikte kullanarak bu kez de abartılı bir fantazi yaptı.-BEŞİKTAŞ takımı ve Carlos Carvalhal bu beraberlik ile yeni yönetime moralli bir başlangıç yapma fırsatı tanımadılar. Evet, sorunlar büyük. Ancak play-off öncesi Fikret Orman ve arkadaşları bu takımı ayağa kaldırmak için kolları sıvamalı.

Devamını Oku

Geç kalan SHOW TIME

20 Mart 2012

BEŞİKTAŞ aylar sonra ilk kez rahat bir galibiyet aldı. Bunda ideal kanat beklerinin forma giymesinin etkisi büyüktü. Hem İsmail, hem de Hilbert takıma ofansif anlamda büyük güç katıyorlar. Roberto Hilbert maç eksiğine rağmen yüksek tempoyla oynadı.İLK 30 dakikada gol ve pozisyonlar bulan Beşiktaş tempoyu düşürünce oyunun kontrolünü de rakibine kaptırdı. Bu bölümde de kalesinde 2 tehlike yaşadı. İlk yarının İsmail ve Hilbert ile birlikte en hareketli ve istekli isimlerinden biri de Mustafa idi. Genç golcü biraz şanslı olsa 2 gol bulabilirdi. Pektemek, gol bölgesinde daha çabuk ve ve net hareket etmeli.İKİNCİ yarıya iyi başlamayan Beşiktaş Almeida’nın sakatlanıp Quaresma’nın girmesiyle oyun alanında statik santrforsuz kaldı. Çünkü 54. dakikada Mustafa’nın yerine Necip oyuna girmişti. Bu durum ilginçtir Beşiktaş’ın işini kolaylaştırdı. Orta sahada daha kalabalık olan Beşiktaş daha etkili pres ve pas yaparken, Simao 80 metre ileri geri oynamak zorunda kalmadı. Defalarca yazdım. Simao ciddi derecede ofansif güce sahip bir oyuncu. Kısıtlı olan enerjisini hücuma odaklamalı. Quaresma’ya attırdığı gol de bunun bir göstergesi. Topa iyi vurur, asist yapar.ÖNE ÇIKTILARQUARESMA, 2 golle döndü. Umuyoruz ki bu dönüş geç de olsa ‘kesin dönüş’ olur. Maçı 3-0’a getiren golü gerçekten de çok klastı. 3-0’dan sonra ışıkların kesilmesi Beşiktaş’ın hızını kesse de Fernandes, Quaresma ve Simao keyif yapmaya başladılar.FERNANDES 3 kişiden sıyrılıp bireysel becerisiyle sıradışı bir gol atarken özlenen farklı bir galibiyeti de getirdi. Kalabalık ve güçlü bir orta saha ile Beşiktaş’ın yetenekli oyuncuları da daha rahat sahne alıyor. Dün bunu gözlemledik.MANİSA kendisi için final niteliği taşıyan maçta havlu atmış bir takım görüntüsü verdi. Ciddi yönetim zaafiyeti yaşayan Manisaspor, Simpson ve Yiğit’i devre arasında satarak bu durumlara düştü. Beşiktaş farklı kazandı ancak dünkü çizgisini play-off’lar öncesinde sürdürmeli ve hatta yukarıya taşımalı.

Devamını Oku

İki yüzlü derbi

18 Mart 2012

İKİ yüzlü bir ilk devre oldu. Önde baskıyla başlayan, agresif F.Bahçe, ilk 15 dakikada attığı 3 etkili şutla 2 gol buldu. Sow’un röveşatası ve Alex’in şutlarında top o kadar iyi yerlere gitti ki değil Muslera kalede 2 kaleci olsa yapacak bir şey yoktu. 2-0’dan sonra demoralize olan G.Saray şoku 20’inci dakikadan sonra atlatmaya başladı. Oyunla,seyirciyle ve 2-0 ile G.Saray’ı krogi durumuna düşüren F.Bahçe öldürücü darbeyi vurmak yerine kabuğuna çekilmeyi tercih etti.-F.BAHÇE’NİN o kararlı, güçlü ve agresif görüntüsü gitti yerine pasif, kabuğuna çekilen ve yarı sahasından çıkamayan bir takım görüntüsü geldi. Böyle bir derbide, deplasmanda 2-0’dan ayağa kalkmak kolay değil. Kaptan Alex ve Miroslav Stoch’un sadece 20 dakika süren önde baskısı bitince Necati Ateş’in de orta alana gelmesiyle G.Saray bu bölgede sayısal üstünlük kurdu. Melo ve Selçuk İnan rahat rahat oyuna katıldılar.-ENGİN’İN pasında Necati ile beraberlik golüne yaklaşan sarı-kırmızlılar beraberliğe ulaşabilse psikolojik üstünlüğü de tamamen eline geçirecekti.-İKİNCİ yarı maç daha düşük tempoda seyretti. F.Bahçe skoru koruma duygusuyla hareket ederken G.Saray Terim’in de ofansif değişiklikleriyle rakibin üzerine gitti. İlk yarının sonundaki kadar İlk 20 dakikadan sonra hiçbirşey yapmayan Stoch yerini Selçuk’a bırakırken Aykut Kocaman: “Ben sadece 2-1’i korumak istiyorum” mesajını verdi.-ALEX’İN çıkıp Dia’nın da oyuna girmesi Aykut Kocaman’ın G.Saray’ın üstünlüğünü kabul ve ilan etmesi anlamına geliyordu. Bu ilanın ardından dalga dalga gelen G.Saray, hakettiği golü bir kaç gol girişiminin ardından buldu.‘GELİN, GOL ATIN’-HAKAN’IN golü atmasının ayrı bir anlamı var. Çünkü gol duran toptan gelmedi. Aykut Kocaman başta olmak üzere F.Bahçe takımı “Ailece gelin, bize gol atın” dediler. 2-0’dan deplasmanda böyle bir derbiyi çevirmek kolay bir hadise değil. G.Saray’ın neden ligde bu noktada olduğunun belgelendiği bir gece oldu. Hem taktiksel, hem psikolojik hem de fizksel açıdan ayakta kalan sarı-kırmızılılar oldu.

Devamını Oku

Gücümüz bu kadar

16 Mart 2012

“Atletico Madrid, Türkiye’deki her takımı içerde, dışarda eler. Avrupa’da buraya kadar gelen Beşiktaş’ı alkışlamak gerek.”AÇIK konuşalım. İspanya Ligi ile Türkiye Ligi arasındaki fark dün akşam sahadaydı. Avrupa’daki son kale Beşiktaş bütün gücüyle, konsantrasyonuyla, arzusuyla ve aklıyla sahadaydı. Ancak karşımızdaki rakip son derece organize, iyi yardımlaşan, hiç hata yapmayan dört dörtlük bir takımdı. Kimse boş yorum yapmasın. Atletico Madrid, Türkiye’deki her takımı içerde, dışarda eler. Beşiktaş, rakibin temposuna ve organizasyonuna oyunun büyük bölümünde ayak uydursa da hücumda üretken olmadı.-QUARESMA’YI neden kadroya almadı diye Carlos’a eleştiri getirecek değilim. Ancak dün Quaresma olsaydı, Beşiktaş hücumda çok daha üretken olabilirdi. Ama doğrusunu söyleyelim, doğru olan Q7’nin olmamasıydı. Bütün futbolcular canla, başla herşeylerini ortaya koydu. Özellikle de İsmail iyi bir oyun ortaya koyarak rakibi zorlayan futbolcuların başında geldi.EDU FANTEZİSİ TUTMADI!-TUR zordu ve Beşiktaş, seyircisinin büyük desteğine rağmen zoru başaramadı. Gerçekçi olmak gerekirse gücümüz bu kadardı ve zoru başaramadık. Carvalhal için getirelebilecek en çarpıcı eleştiri, 4-3-3 düzeniyle Edu’nun sağ kanatta başlamasaydı. Brezilyalı oyuncu da gayretliydi ancak o kanatta o işi daha önce de yapamadı dün akşam da. Edu fantezisi tutmadı.-AVRUPA’DA buraya kadar gelen Beşiktaş’ı alkışlamak ve tebrik etmek gerek. Güçlü bir takıma direndiler ve kulüp zor günler geçiriyor. Bu oyuncular bu anlamda da alkışı mücadeleleriyle hak ediyor.FARK VAR!-BİR cümle de Beşiktaş taraftarı için. Dün gece harikaydılar. Bu stat içerdeki her maçta böyle olsa Beşiktaş ligde de bu durumlara düşmezdi. Son söz, çok ciddi, organize ve her hattıyla güçlü bir takım karşısında Beşiktaş ayakta kalamadı. Bu Beşiktaş’ın değil gerçekçi olmak gerekirse Türk futbolunun sorunu. Aradaki fark İspanya-Türkiye farkı.

Devamını Oku

Yürekli ama akılcı oyun şart

15 Mart 2012

A.MADRID gibi bir takım karşısında 3-1’den turu çevirmek kolay değil. Cesur, coşkulu, akıllı ve dikkatli bir oyunla Beşiktaş bunu başarabilir. Rakip maçın başında mutlaka bir tedirginlik yaşayacaktır. Bu tedirginliği avantaja çevirmek için agresif ve önde baskılı oyun şart. Her ne kadar kaliteli oyuncuları olursa olsun A.Madrid gibi takımlar deplasmanlarda kendi evindeki gibi güvenli oynayamazlar. Oyunun hiçbir bölümünde onlara bu güveni vermemek gerekiyor.-HAKEMİN İtalyan olması Beşiktaş için bir avantaj. Tagliavento diğer İtalyan hakemler gibi otoriteye önem verir ancak topa yapılan sertliklerde agresif oyuna belli derecede müsamaha gösterebilir. Atletico Madrid’in pas yapmasına izin verilirse oyunu istediği şekilde kontrol eder ve maçı istediği şekilde götürür.-BEŞİKTAŞ’TA Quaresma ve Ernst gibi 2 önemli yıldız yok. Q7’nin yokluğunda Simao’nun Almeida’nın arkasında serbest oynaması gerektiğini düşünüyorum. Simao’yu solda 70-80 metre götürüp getirmek bu ismin performansını, hücum gücünü azaltıyor. Beşiktaş pozisyonlar ve gol bulacaktır. Önemli olan takım savunmasındaki zaafiyetleri en aza indirgeyip, gol yememek.KALECİLERİ KÖTÜ-ATLETICO’NUN kanatları ikişer oyuncuyla kullandığını, kenarlardan çok iyi hücum yaptığını, orta sahadaysa oyunu hızlı ve basit oynadığını unutmamak şart. Maç 0-0 devam etse, son 20 dakika bile turu lehimize çevirebiliriz. Yani erken gol şart değil. O yüzden dengeyi ve kontrolü kaybetmemek gerekiyor.-İKİNCİ yarıda öne geçmek bile onları paniğe sevkedebilir. Yapılması gereken inançlı, güçlü, kararlı, agresif olmak ve bunu hissettirmektir. Beşiktaş bunu yapamazsa işi zor. İçerideki Braga maçındaki tedirgin görüntünün aksine sahada çok daha özgüvenli bir Beşiktaş olmalı. Savunmaları ve kalecileri en zayıf noktaları. Onların üzerlerine gidip sindirmek şart.-BİR başka silahımız da duran toplar ve Fernandes’in destek koşuları. İspanyol takımları oynadıkları futbolla Türk futbolunun ve Avrupa’nın çok önünde. Bunu kabul etmek ve sahaya bunu bilerek çıkmak da şart. Onların oyununu bozmak için Beşiktaş çok savaşmalı, çok çalışmalı ve gol yememeli..

Devamını Oku

Akılcı oyun yok

12 Mart 2012

BEŞİKTAŞ, Atletico Madrid maçının 2.5 gün sonrasında sert bir rakip olan Ordu karşısında yine çok efor sarfetmek zorunda kaldı. Tempoyu düşük tutarak akılcı bir anlayışla oyunu tutabilir, rakibinin zaaflarını kollayabilirdi. Ancak sahaya çıkan kadro pas yapmaya uygun değildi. Topun değerini bilmezseniz, topa sahip olamazsanız oyunu da istediğiniz şekilde kontrol edemezsiniz ve daha çok efor sarfetmek zorunda kalırsınız.-BEŞİKTAŞ ilk yarıda pozisyona giremedi fakat rakibine de pozisyon vermedi. Gelişigüzel atılan uzun bir topta Rüştü’nün hatası Ordu’ya golü getirdi. Böyle bir golle devreyi yenik kapatmak ve bu golün altından kalkmak Ordu gibi bir deplasmanda kolay değil. Sahip olduğu tek silah topa sol ayağıyla iyi vurmak olan Edu’nun mükemmel golü beraberliği getirirken birkaç dakika sonra Sidnei ile de galibiyet golü kaçtı. Beşiktaş son 15 dakika savunma güvenliğinden uzaklaşırken ev sahibi ekip de etkili kontratak şansları buldu.-CARVALHAL, kaybettiği maçların ardından “haklı olarak” birçok mazaret üretiyor. Sakatlıklar, kulübün içinde bulunduğu durum ve yoğun maç trafiği bu mazaretlerin ana maddeleri. Ancak teknik adamın işi mazaret üretmek değil; zorlukların üstesinden gelmek. Portekizli teknik adam da çok hata yapıyor ve kötü gidişte bu hataların da rolü çok büyük. Trabzon maçı ve Madrid’deki tercihsel yanlışları bir kenara bırakırsak 4-3-3 formasyonunda ısrar etmesi en önemli hatası.-CARLOS hep aynı oyuncularla yıpranmış olan orta sahasını daha kalabalık tutabilecek formüller üretmeliydi. Çift santrforlu düzeni en azından oyunun devamında denemeliydi. Elindeki mevcut kadroyla 4-3-3 oynamak zorunda değil. Çünkü M.Pektemek veya Edu tek forvet oynayamıyor. Bu sistemde Simao kanatta sürekli 70 metre gidip gelmek zorunda kalıyor. Böyle olunca da hücumda üretkenlik için enerjisi kalmıyor. Carlos, Simao’nun Benfica’da oynarken forvet arkası oynadığını ve ne kadar gole yakın olabildiğini bilmiyor mu? Neden farklı arayışlar ve tercihler yok? Neden oyuncular farklı olsa da hep aynı düzende ısrarcı? Bunu anlamak çok güç.DENİZ BİTMEDİ!-MUSTAFA önemli bir yetenek ancak bu düzende o da kayboluyor. 2 stoper ve 1 ön libero arasında hep tek başına. En yakınındaki oyuncu 25 metre ötede. Mustafa’nın etkisizliğinin nedeni bu sistem. Mustafa da daha basit oynamalı. Çok zorluyor ve zorlanıyor.-BURAK Kaplan bu takımda şans bulması gereken bir oyuncu ancak oyuna 2 dakika kala alınıyor. Carlos, yine değişiklikleri geç yaptı. Ya daha erken yap ya da hiç yapma. Beşiktaş çok mücadele ederek ancak iyi oynamayarak 2 puan daha kaybetti. Fark 19’a çıktı. Buzdağı eriyor ancak deniz hâlâ bitmedi.

Devamını Oku

Kazandı ama tatmin etmedi

10 Mart 2012

F.BAHÇE açısından beklenildiği kadar kolay olmadı. Kaptan Alex ve Cristian Baroni haricinde tam kadro oynayan sarı-lacivertliler oyunun hiç bir bölümünde zayıf rakibi karşısında çok zengin ve akıcı hücumlar yapamadı. Bu etkisizliğin temel nedeni yavaş oyundu. Adeta yürüye yürüye oynayan F.Bahçe, bu galibiyetle deplasman fobisini yendi ama 3 puanın dışında tatmin edicilikten son derece uzak bir oyunla.FOBİ DEVAM EDİYOR-DÜNKÜ karşılaşmada rakip A2 ile oynayan A.Gücü değil de ligin başka bir takımı olsa bu olumsuz görüntüsüyle F.Bahçe yine hüsran yaşayabilirdi. Aykut Kocaman futbolda herşeyin olabileceğini hesap edecek tecrübeye sahip bir teknik adam. Bu yüzden hiç riske girmeden rakibi ciddiye alarak sahaya olabilecek en güçlü kadroyu sürmüş. Ancak bu güç farkı maçın genelinde oyuna yansımadı.-MOUSSA Sow’un Dia ile yaptığı duvar pası sonrası attığı gol maçtaki alkışlanacak ender hareketlerden biriydi. Bu sezon deplasman fukarası F.Bahçe yine deplasmanlarda İstanbul’daki kimliğinden çok uzak görünürken takımıyla aynı olumsuz özelliğe sahip Miroslav Stoch bir dış saha maçında pek varlık gösteremedi. Bu durum F.Bahçe için irdelenmesi gereken bir konu. Teknik direktör Aykut Kocaman takımının ve başta Stoch olmak üzere bazı oyuncularının deplasmandaki tutukluğunun nedenlerini bulmalı ve bu sorunu çözmeli.A.GÜCÜ ZORLADI-A.GÜCÜ kısıtlı kadrosuyla F.Bahçe’yi zorlamayı başardı. Başkent temsilcisinin 90 dakika boyunca gösterdiği bu mücadeleye saygı göstermek gerek. F.Bahçe ise 3 puanı aldı ama derbi öncesi oynadığı son maçta kimseyi tatmin etmedi.

Devamını Oku