KADIKÖY’DE 2 yüzlü bir maç izledik. İlk 45 dakika harika bir F.Bahçe vardı. Bir futbol takımının yapması gereken her şeyi yapan bir takımın karşısında mücadele gücü böylesine düşük bir rakip bulunca ortaya tek taraflı bir maç çıktı.
-ETKİLİ, pres yapan, sahayı iyi parselleyen F.Bahçe, Mersin’i adeta sahadan sildi. Kanatları iyi kullandı. Gol bölgelerine çok adamla girdi ve pozisyonlar buldu. Her ne kadar sarı-lacivertlilerin Bienvenu ile bulduğu golde Özer ofsayt pozisyonunda ve kalecinin görüşünü kapatsa da sarı-lacivertliler 2-0’dan çok daha fazlasını haketti.
-STOCH mükemmel gollerine bir yenisini daha eklerken maçı izleyenler ve hatta F.Bahçeli oyuncular karşılaşmanın o an bittiğini düşündü.
-BU da 2. yarıda tüm görüntüyü değiştirdi. F.Bahçe kendi yarı sahasına çekilince Mersin alan ve zaman buldu, istediği oyunu oynamaya başladı. Öyle ki konuk takım 45-55 arası 3 pozisyon ve 1 gol buldu. Erdal ile de beraberliğe yaklaştı.
BU FİLMİ GÖRMÜŞTÜK
-F.BAHÇE’NİN ilk yarıda ezdiği rakibine ikinci yarıda oyunun kontrolünü tamamen vermesi şaşırtıcı. Bu gece-gündüz filmini Kadıköy’deki G.Antep maçında da izlemiştik. 2 devrede sahada bambaşka 2 takım vardı.
-65. dakikadan sonra olayın ciddiyetinin farkına varan F.Bahçe rakip savunmanın bıraktığı alanları da kullanarak farkı 2’ye çıkartacak şansları da buldu. Ancak genel anlamda F.Bahçe iyi bir kontratak takımı değil.
-İSTANBUL BŞ maçını sakatlık yüzünden tamamlayamayan Gökhan Gönül’ün riske edilerek oynatılması hataydı ve çıkması da F.Bahçe için bir diğer olumsuzluktu.
-İLK yarıda mükemmele yakın oynayan F.Bahçe, 2. yarıda sezonun en kötü 45 dakikalarından birini sergiledi. Tek devrelik güzellik kazanmak için yetti fakat Manisa’da harika bir takım, İstanbul BŞ karşısında çok kötü bir oyun. G.Antep ve Mersin maçları tek devre. Aykut Kocaman’ın bu oyunsal uçurumların nedenini bulması şart.
Gündüz ve gece
Haberin Devamı

