SORU: 22 yaşındayken bir suça karışıp hüküm giydim ve hapis yattım. Suçumun cezasını 5 yıl 7 ay hapiste yatarak, pişmanlıkla çektim, çekiyorum. Hapisten çıktıktan sonra topluma karışıp normal biri hayatımı devam ettirmek istedim. Bunun için de iş aramaya başladım. Ancak iş başvurusu yaptığım bütün işyerleri sabıkalı olmaman dolayı beni çalıştırmak istemedi. Önceden bildiğim kadarıyla işyerlerinin eski hükümlü çalıştırma zorunluluğu vardı ancak bu zorunluluk kaldırılmış. Bu zorunluluk kalktığı için işe girmede sabıkalı oluşum engel oluyor. Hapishaneden çıkalı 1 yıl oldu. Bir türlü iş bulamadım. Ne yapmam gerektiğini bilmiyorum. Bu konuda ne yapabilirim? (Ayhan Bengü)CEVAP: Özel sektör işyerlerinin eski hükümlü çalıştırma zorunluluğu kaldırıldı ancak kamu işyerlerinde yüzde iki eski hükümlü işçi çalıştırma zorunluluğu var. Bu haktan yararlanabilmeniz için yaşadığınız ildeki İş-Kur il Müdürlüğüne giderek veya www.iskur.gov.tr adresinden kaydınızı yapın. Kamudaki eski hükümlü ile ilgili iş ilanları takip ederek şartları uygun olanlara başvurabilirsiniz. Tabii kamudaki iş ilanlarına uygun vasfınız, eğitiminiz var mı ve iş ilanları sizin işe girmeniz için yeterli midir onu bilemiyorum.İşveren kendi işyerinde sigortalı olamazSORU: SSK İzmir İl Müdürlüğü bana 01.10.2008’de çıkan 5510 sayılı yasa uyarınca, kendi şirketimde SSK’lı olarak çalışamayacağımı, yaklaşık 10 yıldır çalıştığım limited şirketten aldığım hisseden dolayı 23.03.2009’dan sonra Bağ-Kur’lu olmam gerektiğini bildirdi. (Mustafa Gürsel Kaya)CEVAP: Kanundaki yapılan değişikliği izah etmek için düzenlenen 2009/37 sayılı genelgede; “ 2008 Yılı Ekim Ayı Başından Önce Sigortalı Olanlar: 1- Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine tabi sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar dahil sigortalılığı devam ederken, 2008 Ekim ayı başından önce 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında çalışmaya başlayanlar 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki çalışmaları sona ermeden (b) bendi kapsamına alınmayacaklardır.“ Belirtildiği için; siz 01.10.2008’den sonra SSK’lı olarak çalıştığınız şirketin ortağı olduğunuz için kendi işyerinizde SSK’lı olamazsınız. Ancak şirket ortaklığınız 01.10.2008 tarihinden önce başlamış ve bu zamana kadar devam etmiş olsaydı SSK’lığınız şirket ortaklığınızdan önce başladığı için SSK’lı olarak işyerinde çalışmaya devam edebilirdiniz. Buradabelirleyici, çalıştığınız şirketteki ortaklığınızın 01.10.2008’den sonra başlamasıdır. Bununla birlikte şu andan itibaren başka bir işyerinde SSK’lı olarak çalışmaya başlarsanız yeniden SSK’lı olabilirsiniz.Şirket feshinden sonraki Bağ-Kur borçları silinir mi?SORU: 2005 yılına kadar sigortalı olarak toplam 3800 gün çalıştım. Daha sonra şirket ortağı olarak Bağ-Kur’lu olmuşum fakat Bağ-Kur’a hiç prim ödemedim. Ortağı olduğum şirket 2009 yılında vergi dairesince resen terk nedeni ile kapatıldı. hala Bağ-Kur’lu muyum ya da Bağ-Kur’dan nasıl çıkarım, ne yapmam lazım? Şirket kapanınca Bağ-Kur otomatikman sona erer mi? (Aydın Tekman) CEVAP: 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 01.10.2008 ile şirketin terk tarihine kadar ki sürede zorunlu bağ-kurlu olursunuz ve Müdürlükten gelen borcu ödemek zorundasınız. Şirketin feshinden sonra Bağ-kurunuz devam ettiyse bundan doğan bağ-kur borcunu sildirmek için vergi kaydınızın silindiğini ve şirket feshini gösteren ticaret sicil gazetesini ilgili Müdürlüğe bildirerek fesihten sonra adına tahakkuk etmiş Bağ-kur borcunuzu sildirebilirsiniz.Ev hanımları isteğe bağlı sigortalı olabilir mi?SORU: Kız kardeşim ev hanımı, 1981 doğumlu, 2005’te sigorta başlangıcı ve toplam 1100 gün sigortası var. Bunu emekli olacak gün sayısına tamamlamak istiyor. Ev hanımları isteğe bağlı sigortaya başvurması için şartlar nedir? Ve toplam ne kadar prim ödemek durumundadır? (Ramazan Yılmaz)CEVAP: Ev hanımı olan kardeşinizin isteğe bağlı sigortalı olması için sigortalı olarak çalışmaması veya kendisine aylık bağlanmamış olması koşulu ile isteğe bağlı sigortalı olabilir. İsteğe bağlı sigortalılığın başlaması için isteğe bağlı sigorta talep dilekçesiyle ikamet ettiği yerdeki sosyal güvenlik merkez müdürlüğüne başvurması gerekmektedir. bu şekilde isteğe bağlı sigortalı olunması durumunda isteğe bağlı sigortalı olarak ödenen süre 4/b sigortalısı (Bağ-Kur’lu) sayılacağından dolayı 4/b’li olarak emekli olmak isterse prim gününü 9000 güne tamamlayacak şekilde prim ödemesi ve 58 yaşını beklemesi gerekir. Ancak 4/a sigortalısı (SSK’lı) olarak emekli olmak isterse bir işyerinde SSK’lı olarak çalışıp prim gününü 7000 güne tamamlayacak şekilde prim ödemesi ve 58 yaşını beklemesi gerekir.Çalışmaya başlarsam dul aylığım kesilir mi?SORU: Eşimin vefatından sonra dul aylığı bağlandı. Ben bir işyerinde çalışmaya başlasam eşimden dolayı bana bağlanan aylık tamamen kesilir mi? (Nagehan Yıldız) CEVAP: Sizinle beraber ölüm aylığı bağlanmış çocuğunuz yoksa size dul aylığı olarak normal ölüm aylığının %75’i bağlanmıştır. Çalışmaya başlarsanız aylığınızdan %25 eksiltme yapılarak aylığın %50’si üzerinden ödeme yapılır. Bunun haricinde dul aylığı sadece evlenme halinde tamamen kesilir.
Soru: Emekli olmak için gerekli prim günü ve prim süremi doldurdum ancak 53 yaşında emekli olacağım için 3 yıl daha yaşı beklemem gerekiyor. Bu süre zarfında çalışmak istemiyorum. Emekli olmak için yaşı bekleyeceğim bu süreçte sağlık yardımından yararlanabilir miyim? (Akın Güngör)Cevap: İster emeklilik için yaşı beklemek maksadıyla isterse başka bir sebeple işten ayrılmanız durumunda sağlık yardımından sadece işten ayrılma tarihinden itibaren 10 gün daha SGK üzerinden sağlık yardımı alabilirsiniz. İşten ayrılma gününden geriye doğru yıl içinde 90 günlük priminiz de varsa 10 güne ilaveten 90 gün daha sağlık hizmeti verilir ve toplam 100 gün sağlık hizmetinden yararlanırsınız. 100 günden sonra başka bir kişinin (eş veya çocuklarınızın) üzerinden sağlık yardımı alamayacaksınız yeşil kart bürolarına gidip gelir testi yaptırmanız gerekir. Yapılacak gelir testi sonucunda; beraber yaşadığınız ailenin toplam geliri ailedeki kişi sayısına bölündüğünde ortaya çıkacak kişi başına gelir, asgari ücretin üçte birinden (279 TL’den) az ise size yeşil kart verilir.Ancak kişi başına geliriniz,Asgari ücretin üçte biri (279 TL) ile asgari ücret (837 TL) arasında ise 34 lira,Asgari ücret (837 TL) ile iki asgari ücret ( 1674 TL) arasında ise 101 lira,İki asgari ücretten (1674 TL) çok ise 201 lira,GSS primi ödeyerek sağlık yardımından yararlanabilirsiniz.Kadın Destek Fonu ile açıklamalar yakındaSoru: Babam Haziran ayında vefat etti. 494 günlük sigortası mevcuttu. 900 güne tamamlanamadığı için annem sigortasından yararlanamıyor. Durumumuz iyi değil. Kadın Destek Fonu için nereye başvurabiliriz? (Ceren Y.)Cevap: Kadın Destek Fonu, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından hazırlanan bir proje. Fonla ilgili Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sayın Fatma Şahin, Kadın Destek Fonu kurma çalışmalarında sona yaklaşıldığını, ilk etapta en zor durumda olan eşi vefat eden kadınlara maddi destek sağlanacağını ve fonun önümüzdeki haftalar içinde açıklanacağını belirtmişti. Şu an fonun nasıl uygulanacağı ile ilgili kesin bir usul belli değil. Muhtemelen anneniz fon kapsamındaki yardımlardan yararlanacaktır.3.5 yıl önce SSK’lı olsaydınız şu an emekli olurdunuz...Soru: Ersin Bey, 1962 doğumluyum. 1.11.1986 tarihinde SSK’lı olarak işe başladım. 1988 yılında 18 ay askerlik yaptım ve askerliğimi de borçlandım. 2003 yılının mayıs ayında işyerinden ayrılarak bir şirketin ortağı oldum. 2003 yılı mayıs ayından beri Bağ-Kur’luyum. Bağ-Kur sürelerim de dahil toplam 7.800 günüm var, ne zaman emekli olurum. (Yılgar Boz)Cevap: Bağ-Kur’lu olarak 49 yaş 9 bin gün (25 yıl) doldurmanız durumunda emekli olabilirsiniz. Yaş şartını doldurmuşsunuz, ancak prim günü doldurmanız için daha 1.200 güne ihtiyaç var. Ancak siz 3.5 yıl önce SSK’lı olsaydınız sigorta başlangıcınız 01.11.1986 olduğu için 49 yaş 5 bin 300 gün şartlarıyla SSK’lı olarak emekli olma hakkını elde eder ve şu an emekli olabilirdiniz. (Bağ-Kur ile SSK arasında emeklilik yönünden ve bilhassa prim günü açısından farklılıklar bulunmaktadır, bu sebeple sigorta başlangıcı 1980 ila 1999 tarihi arasında olanlar en kolay nasıl emekli olunacağını doğru tespit ettirmeleri gerekir.)Eşi başka ile tayin olan işçiye Kıdem Tazminatı ödenir mi?Soru: Devlet memuruyum. Görev nedeniyle başka bir şehire atandım. Eşim özel sektörde 10 yıldır aynı firmada çalışıyor ancak atanmış olduğum ilde aynı firmanın personeli olarak çalışma imkanı yok. Kıdem Tazminatı’nı alıp işinden ayrılması yasal olarak mümkün müdür? (Mehmet Kaya)Cevap: Ne yazık ki eşinizin başka bir şehre tayininizin çıkması sebebiyle işten ayrılması istifa sayılır ve bu sebepten Kıdem Tazminatı alamaz. Eşinizin ayrılması İş Kanunu’nda belirtilen ve Kıdem Tazminatı almak için gerekli olan iş akdinin geçerli ve haklı nedenle fesih şartlarına girmez.
2000 yılından önce emekli olan yaklaşık 3 milyon kişi, 2000’den sonra emekli olanlarla eşit prim günü ödemesine rağmen daha düşük maaş alıyorlar. Bu haksızlığın giderilmesi için Çalışma Bakanlığı’nda çalışma başlatıldı. İntibak Yasası hazırlığı ilk kez bu kadar ciddi biçimde ele alındı ve bu durum 3 milyon emekli için umut oldu.2000 öncesi emekli olan SSK’lılar tarafından hemen her yerde “Prim günüm aynı olmasına rağmen benden daha fazla aylık alanlar var” diye serzenişler yapılagelmekte ve aylıklardaki farklılıkların giderilmesi ve böylece aynı hizmet süresi prim güne sahip olanların aynı maaşı almalarının sağlanması istenmektedir.Bu konuyla ilgili ilk defa Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Faruk Çelik bakanlığının 2. döneminin başında emeklilerin intibak sorununu çözmek için Maliye Bakanlığı ile ortak sonuçlandırılacak ciddi bir çalışma başlattı. Çalışmada; sorunun çözülmesi için uygulanacak usul ile çözümün getireceği maliyetin ne olacağı tespit edilecek. Aslında sorun belli, aylıkların hesaplanmasındaki farklılıkÖ Bu fark, 1999 yılında kabul edilen 4447 sayılı Kanundaki aylıkların hesaplanması ile ilgili değişikliktir. Bu değişiklik sonucu, eşit prim günü sigorta bildirimi olmasına rağmen 2000 yılından önce ve gösterge sistemine göre aylığı hesaplanan yaklaşık 3 milyon emekli, 2000’den sonra emekli olanlara nazaran daha düşük emekli aylığı almaktadırlar. Bunun düzeltilmesi yani eşit güne sahip sigortalılara bağlanacak olan aylığın eşit hale dönü∫türülmesi intibak edilmesi gerekmektedir. Ancak bu çözümün uygulanması bu kadar kolay değil zira yapılan tahminlere göre; bu şekilde yaklaşık 3 milyon SSK emeklisinin olduğu ve maliyetinin de aylık 3 milyar civarında olduğu yönündedir... Ayrıca farklılığın giderilmesinde uygulanacak çözüm yolu biraz karışık. Zira bu düzenlemenin hangi tarih itibariye başlatılacağı, kademeli olarak mı düzeltilmenin yapılacağı gibi sorunları da bulunmakta. Ama sonuç olarak ilk defa bu konu bu kadar ciddi gündeme gelmiş oldu. İntibak Yasası...Zaten Bakan Çelik araştırmanın bitirilmesinden sonra da bu durumun düzeltilmesi için intibak yasası hazırlanacağını ve yasa neticesinde SSK emeklileri için, aynı prim gün sayısıyla emekli olanların maaşarının eşitleneceğinin de müjdesini verdi. Bu sefer emeklilerin beklediği intibak yasası çıkacak gibi görünüyor.***Yaşınızı büyütürseniz daha erken emekli olamazsınızSoru: 1967 yılında doğmuşum ancak köy yerinde beni nüfusa biraz geç yazdırmışlar ve doğum yılım 1970 olarak geçmiş. Bunun için ilk işe başladığımda, sigortalı olduğumda doğum tarihim 1970 olarak kayıtlı. Mahkeme kararıyla doğum tarihim gerçek doğum tarihim olan 1967 olarak düzeltildi.Bu düzeltme Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından dikkate alınmıyor, dava açsam sonuç alabilir miyim? (Ali Yüzer/Konya)Cevap: Emeklilik işlemlerinde, ilk defa sigortalı olunduğu tarihte nüfusta kayıtlı olan doğum tarihi dikkate alınır. Sigorta başlangıç tarihinden sonra yapılan yaş düzeltmeleri dikkate alınmaz. Bunun için dava açsanız da sonuç alamazsınız. Zira Yargıtay da ve Anayasa Mahkemesinde alınan kararlarda bu uygulama uygun bulmuştur. Buna göre; Yargıtay vermiş olduğu bir kararında “Sosyal Sigortalar Kurumu, işlemlerine, ilk defa çalışmaya başlanılan tarihte nüfus kütüğünde kayıtlı bulunan doğum tarihini esas almaktadır”şeklinde belirtmiştir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E: 2005/21-34, K: 2005/78). Anayasa Mahkemesi de 2005 yılında verdiği kararla söz konusu bu durumu “Sosyal güvenlik kurumlarına tabi olarak çalışılmaya başlanıldığı tarihten sonraki yaş düzeltmelerinin dikkate alınmayacağını öngören itiraz konusu kuralın, sosyal güvenlik sisteminin kimi aksaklıklara yol açmadan sürdürülmesi amacına yönelik olarak düzenlendiği kuşkusuzdur” diye belirterek hükme bağlamıştır. AYM 18.01.2005, RG, 4/7 17.05.2005, 25518) Her ikisi de vermiş oldukları kararlarla sigortalı olduktan sonra yapılan yaş düzeltmelerinin emekli olmada dikkate alınmamasını Yargıya ve Anayasa’ya aykırı bulmamıştır.***Bağ-Kur’lu doğum parası alabilir mi?Soru: ben 9 yıldır kendi eczanemi işleten bir eczacıyım, Bağ-Kur’luyum. bu yıl 7 nisanda doğum yaptım. Bir eczacı arkadaşım bana doğum yaptığında SGK’dan iki bin TL civarında doğum parası aldığını söyledi. Doğumdan önce ve sonrasında doktor raporu olmasına rağmen çalışmaya ve Bağ-Kur primlerimi ödemeye devam ettim. Çalışmadığım takdirde yerime bir mesul müdür atamam gerekiyor bildiğim kadarıyla. Çalışmaya devam ettiğim halde Bağ-Kur’lu olduğum için SSK’lılardan farklı olarak yine de doğum parasına başvurabiliyor muyum? (Gül Güner)Cevap: Bağ-Kur’lularda SSK’lı kadınlar gibi analık ödeneği veya diğer adıyla doğum parası alabilir. Doğum parası; hekimin vereceği istirahata bağlı olarak doğumdan önceki ve sonraki 8 haftalık sürede, çoğul gebelik halinde doğumdan önceki 8 haftalık süreye 2 haftalık süre ilave edilerek çalışmadığı her gün için ödenecektir. Ancak doğum parası alınabilmesi için; a- İstirahatın başladığı tarihte sigortalılık niteliğinin sona ermemesi, b- Doğumdan önceki 1 yıl içinde en az 90 gün kısa vadeli sigorta primi bildirilmiş olması, c- Bu süre içinde işyerinde çalışmamış olması ç- Doğum olayının gerçekleşmiş olması, gerekmektedir. Bu 4 şartın hepsi birden sağlanılmaması halinde doğum parası ödenmez. Siz doğumdan önceki ve sonraki sürelerde çalışmış olmanız, yani bu süreçte kendi adına Bağ-Kur’a prim ödemeye devam ettiğiniz için doğum parası alamazsınız.***Sigorta boşlukları toplu para ile doldurulabilir mi?Soru: Kızım 2004 yılında özel bir işyerinde SSK’lı olarak çalışmaya başladı. Bu tarihten sonra çalışmasına zaman zaman ara vererek çalışmaya devam etti. Çalışmadığı dönemlerde sigortalı olmadığı için boşluklar bulunmakta. Bu çalışmadığı süreleri geriye doğru hizmet borçlanması yapıp toplu para ödeyerek doldurma imkanımız var mıdır? (Kevser Taştekin) Cevap: Hizmet borçlanması; sigortalının çalışmasının Kanunda belirtilen gerekçelerden (askerlik, doğum, avukatlık stajı vs.) dolayı engellemesi sebebiyle yine Kanunda belirtilen şartlar çerçevesinde çalışma yapılmadan geçen sürelerin sonradan malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları priminin ödenmesidir. Kızınız çalışmadığı sürelerde borçlanmayı gerektirecek nedenler yoksa yani kendisi iş bulamadığı için çalışamamışsa çalışmamasından dolayı oluşan sigorta boşlukların geriye doğru toplu para ödeyerek doldurma imkanınız bulunmamaktadır. ***İşsizlik ödeneği için 3 şartSoru: Özel bir işyerinde yaklaşık 3 yıl kadar çalıştım. Geçen ay itibariyle işten çıkarıldım. İşsizlik ödeneği nasıl alabilirim. Şartları nedir? (Kamil Kaya)Cevap: İşsizlik sigortasından işsizlik ödeneği alınabilmesi için üç şartın sağlanması gerekir. buna göre; a- işçinin kendi rızası olmadan veya haklı nedenlerle işten çıkmış olmasıb- işsiz kalınan günden geriye doğru üç yıl içinde (birden çok işverende de olsa) en az 600 gün (20 ay) sigortanın olması ve c- son 120 günün kesintisiz prim ödenmiş olması gerekmektedir. Bu üç şartı sağlayarak işten ayrılmış olmanız halinde işsizlik ödeneği alabilirsiniz. Bunlara göre, siz bütün bu şartları taşıdığınızdan işten çıkarıldığınızda İŞKUR’a 30 gün için gerek giderek gerekse www.iskur.gov.tr web sayfasından başvurursanız işsizlik ödeneği alırsınız.***Askerlik borçlanması ile erken emekli olursunuzSoru: Mayıs 1963 doğumluyum, sigorta başlangıç tarihi 15 Şubat 1988. Askerliğimi 1983 - 1985 arasında 20 ay olarak yaptım. Normal şartlarda 2013 yılında emekli oluyorum. Askerlik hizmetindeki geçen 20 aylık süreyi yatırdığım takdirde bu süreyi öne çekmek, emeklilik süresini kısaltmak mümkün olur mu? Beni aydınlatırsanız sevinirim. Teşekkür eder, saygılar sunarım. (Fatih Murat Açıkgenç)Cevap: Askerliğiniz sigorta başlangıcınızdan önce yaptığınız için ne kadar askerlik borçlanması yaparsanız sigorta başlangıcınız borçlandığınız gün kadar geriye gider ve bu sebeple daha erken emekli olabilirsiniz. Sigorta başlangıcınız olan 15 Şubat 1988 tarihi 20 ay borçlanmanız durumunda sigorta başlangıcınız 15 mayıs 1986 olur. Bu durumda SSK’lı olarak 49 yaş 5300 günle emekli olursunuz. Ancak sizin bu şarta göre emekli olmanız için 20 ay yerine 15 ay borçlanmanızda yeterli, bunun için 5 ay fazla borçlanmanıza gerek yok. ***Bağ-Kur’a borcu varken SSK’lı olarak işe girenler sağlıktan yararlanır mı?Soru: Bağ-Kur’a prim borcum var, borcun yapılandırma süresinde de borcumu yapılandırmadım. Prim borcu yüzünden sağlıktan yararlanamıyorum. Kendim ve eşimin takip edilmesi gereken sağlık problemlerimiz var. Sağlık hizmetinden nasıl yararlanabilirim? (Cevdet Bağcı)Cevap: belirttiğiniz üzere; 5510 sayılı Kanun gereğince Bağ-Kur’a 60 günden çok borcu olanlar kendileri ve bakmakla yükümlü olduklarınsa SGK üzerinden sağlık yardımı alamazlar. Ancak, kamuoyunda adına torba kanun denilen 6111 sayılı Kanunla Bağ-Kur’lu iken SSK’lı bir işe girilmesi durumunda Bağ-Kur sigortası kapanıyor ve SSK’lı sigortası olunuyor. Bu durumda da SSK’lı olunduğu için Bağ-Kur borcunuz olsa bile SSK’dan hem siz hem bakmakla yükümlü olduklarınız sağlıktan yararlanır. SSK’lı işe girdikten sonra SGK il müdürlüklerine gidip aktivasyon yaptırmanız gerekir.
Yeni dönemde icracı bakanlık olarak kurulan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, sosyal güvencesi olmayan ve alt gelir grubunda yer alan vatandaşların koruyucusu olacak ve yıllık 15 milyar lirayı bulan kamu yardımlarının farklı kurumlar tarafından değil de tek elden dağıtılmasını sağlayacak bir yapıya bürünüyor.Kadın Destek Fonu...Bu misyonuyla ilgili olarak Bakanlık ilk adımını kocası ölmüş ve sosyal güvencesi olmayan dul kadınlara atarak, onlara aylık bağlanmasını sağlayacak. Bunun için öncelikle “Kadın Destek Fonu” oluşturulacak. Muhtemelen fondan yararlanacak kocası ölmüş kadınla ilgili en önemli şart; kadının sosyal güvencesi olmaması, SGK’dan gelir veya aylık almaması yani muhtaç olmasıdır.Çok yerinde bir karar!Bilindiği üzere SGK’dan bağlanan ölüm aylığında asgari 5 yıl sigortalılık süresi şartının yanında SSK’lılar için 900 gün (her türlü borçlanma hariç) diğerleri için 1800 gün prim ödenmiş olması gerekmekte olup bu şartlar sağlanmaması durumunda bu kişilere aylık bağlanamamaktadır. Bu durumda; gerekli şartları sağlanmadan sigortalının ölmesi halinde sigortalının hak sahiplerine aylık bağlanamamakta ve bu da sosyal güvenliğin özünü zedelemekte... Kocası ölen ve ölüm aylığı için gerekli şartların sağlanmamasından dolayı kendisine aylık bağlanamayan dul kadına Kadın Destek Fonu’ndan aylık bağlanması ile sosyal güvenlikteki bu eksiklik giderilmiş olacak.Böylece kadının mağduriyeti de giderilecek ve bu yolla sosyal devletin gereği yerine getirilmiş olacaktır. Umarım fon kapsamına, kocası malul kalarak çalışamayacak duruma düşen ve ölüm aylığında olduğu gibi gerekli sigortalılık süresi (10 yıl) ve prim gününü (1800 gün) dolduramadığı için kocasına malullük aylığı bağlanamamış kadınlar da alınır ve onlara da bu kapsamda aylık bağlanır. ***** Mesai saati içinde cep telefonuyla konuşan işçi işten çıkarılabilir mi?Soru: İşyerimizde cep telefonun kullanımını yasaklamak istiyoruz. Yasaklama hakkımız var mı? Uymayan işçiye yaptırım olarak ne yapabiliriz? (Kani Kar)Cevap: işveren, işçinin yapması gereken işte özenli olmasını sağlamak için gerekli gördüğü tedbirleri yönetim hakkı kapsamında alabilir. Bu hakkı doğrultusunda; işyerinde çalışma süreleri içerisinde özel amaçlı cep telefonu görüşmesini yasaklayabilecektir. Buna uymayan işçiyi yani mesai saatleri içinde işverence konulan yasağa rağmen aciliyeti olmayan bir konu dışında cep telefonla görüştüğü için işçiyi işvereni de işten çıkarılabilir. Ancak burada özel telefon görüşmelerine ilişkin yasağın daha önceden işçiye bildirimi ve söz konusu görüşmenin acil ve işten kaynaklanan meşru bir sebebe dayanmaması şartı aranmaktadır. Konuyla ilgili Yargıtay 9. Hukuk Dairesi de 2007/27583 E, 2008/5294 K. 17.03.2008 tarihinde verdiği kararla yukarıda belirtilen yaklaşımı şu ifadelerle kabul etmiştir. Söz konusu Yargı Kararı; “Acil durumlarda ve işine ilişkin sebepler gibi meşru bir dened yoksa işçinin mesai saatleri içinde özel telefon görüşmesi yapması geçerli fesih nedeni kabul edilebilir. Özel telefon görüşmesi nedeni ile sözleşmesinin feshi için bu konudaki yasağın daha önce işçiye bildirilmiş olması veya önceden ihtar verilmiş olması şarttır” şeklinde.*****Yargıtay da doğum borçlanmasında SGK ile aynı görüşteSoru: Geçen haftaki yazınızda sigortalı olmadan önce yapılan doğumlar için borçlanma olunamayacağını okudum. Peki bunun için dava açsak bu sorunu yargıda çözebilir miyiz? Ben de 1997 yılında sigortalı oldum ve 1993 yılında doğan oğlum için borçlanma yapabilirim diye düşünüyordum. (Aynur Baş) Cevap: Sizin de belirttiğiniz üzere geçen pazar ki “Sigortalı Olmadan Önceki Doğum İçin Borçlanma Olur Mu?” başlıklı yazımda; SGK genelgesine göre doğum borçlanması yapabilmesi için kadın sigortalıların doğumdan önce SSK’lı olması gerektiğini belirtmiştim. Bu idari uygulama için daha önce zaten dava açılmış ve konu yerel mahkeme sonrası Yargıtay’a taşınmıştı. Yargıtay geçenlerde verdiği kararında “kadın sigortalının doğum borçlanması yapabilmesi için doğumdan önce SSK’lı olarak çalışmış olması gerektiğini” belirtti. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2011/10-311 esas no’lu kararı) Bu karar ile Yargıtay SGK’nın doğum borçlanması ile ilgili uygulamasını onaylamış oldu. Kısacası bu durum için artık Yargıda da çözüm bulamazsınız. Bununla ilgili yeni düzenleme yapılması gerekir. Umarım yeni dönemde bu konuyla ilgili bir düzenleme yapılır ve aynı erkeklerin askerlik borçlanmasında olduğu kadınların doğum borçlanmasında da sigortalılıktan önceki süreler borçlanılabilir.*****İsteğe bağlı sigortada ikamet şartı varSoru: Ersin Bey selamlar... Yabancı bayraklı bir gemide çalışırken Türkiye’de sosyal güvencemin olması için isteğe bağlı sigorta yaptırmak istiyorum. Nasıl isteğe bağlı sigortalı olabilirim... (Yasin Döşer)Cevap: İsteğe bağlı sigortalı olmanız için sigortalı olarak çalışmama veya kendinize aylık bağlanmamanın haricinde Türkiye’de ikamet etmeniz, 18 yaşından büyük olmanız gerekmektedir. Buna göre yabancı gemide çalışma haricinde Türkiye’de ikamet etmeye devam ediyorsanız ve diğer şartları sağlıyorsanız isteğe bağlı sigortalı olabilirsiniz. İsteğe bağlı sigorta için isteğe bağlı sigorta talep dilekçesiyle İkamet ettiğiniz yerdeki sosyal güvenlik merkez müdürlüğüne başvurmanız gerekmektedir. *****Çıraklık sigortası emeklilikte sayılmıyorSoru: 1995 Yılında meslek lisesinde okurken okul tarafından gönderildiğimiz stajda sigortalı olmuştum. Emekli olmak için hesaplama yaptırdığımda 1999 yılındaki başlangıcın emeklilik için geçerli olmadığı söylendi. Bu haksızlık değil mi? O süreleri borçlanma imkanımız yok mu? (Ercan Aydın)Cevap: Çıraklık, staj sigortalarında kanun gereği öğrenciler için sadece kısa vadeli sigorta kollarına prim ödenerek, stajyerin iş kazası- meslek hastalığı ve hastalık riskleri güvence altına alınır. Emeklilik hesabında geçerli olan uzun vadeli sigorta kollarına(malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları) prim ödenmediğinden, bu sürelerdeki sigortalılık emeklilik açısından başlangıç sayılmaz. Bununla beraber söz konusu süreler ile ilgili borçlanma imkanı da yoktur. Sizin gibi bu şekilde stajyerlik sigortası başlangıç olmadığı için daha geç emekli olacak binlerce sigortalı bulunmaktadır. Umarım bu konuyla ilgili bir düzenleme yapılır ve bu şekilde sizin gibi staj veya çıraklık süreleri olanlar için aynı avukatların staj süreleri gibi olan hizmet borçlanması gibi borçlanma imkanı getirilir. *****Hizmet birleştirmesi zorunlu mudur?Soru: Merhabalar... Şu an için SSK’dan emekli olmam için gerekli yaş ve prim gün şartını (44 yaş ve 5225 gün) hepsini SSK’lı olarak doldurmama rağmen hizmet süremdeki son yedi yıl içinde Bağ-Kur’a beş yıldan fazla ödeme yaptığımdan SSK’dan emekli olamadım. Şu an zorunlu olan bin 260 günü tamamlamak için SSK’ya tabi bir işte çalışıyorum. Bu şekilde en erken 2013/Ocak ayında emekli olacağım. Peki neden SSK’dan emekli olma imkanım varken Bağ-Kur devreye girerek Bağ-Kur’dan emekli oluyorum. Bu şekilde emeklilik için bütün sigortalılık sürelerimin Hizmet Birleştirme Kanunu ile birleştirilmesi zorunlu mudur? (Aziz Çetinkaya)Cevap: Sayın okurum, soruda belirttiğiniz gibi, sigortalının emeklilik durumu tespit edilirken mevcut düzenlemeler çerçevesinde tüm sigortalılıkları göz önünde tutuluyor ve bu durumda SSK için emekli olma imkanı varken sizde olduğu gibi son 7 yıldaki sigortalılığa göre Bağ-Kur şartlarına göre emekli olma durumunda kalınabiliyor. Bu işin Kurum uygulaması. Ancak yargı buna idari uygulamalardan daha farklı bakıyor. Bu konuda Yargıtay’ın “2829 Sayılı Yasanın amacının hiçbir kurumdaki hizmeti aylık bağlanmasına yeterli olmayan sigortalı ve hak sahiplerine aylık bağlanmasını sağlamak olduğu ve 2829 Sayılı Yasa’dan yararlanabilmek için kişiyi tüm sosyal güvenlik kurumlarına tabi hizmet sürelerini birleştirmeye zorlamanın sosyal güvenlik sistemi ve yasanın amacı ile bağdaşmadığının” vurgulandığı güzel bir emsal kararı bulunmaktadır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2002/21-132 Esas ve 2002/139 nolu karar) Bu sebeple bu kararla beraber dava açabilir ve SSK’dan emekli olabilirsiniz.
EDİTÖRDENÇalışma hayatı ile ilgili düzenlemeler çok hızlı değişiyor. Nitekim yeni yasama yılında başta kıdem tazminatı fonu ve esnek çalışma sistemi olmak üzere çalışanları çok yakından ilgilendiren yeni değişiklikler gündemde. Bu sıcak gündemi daha yakından takip edebilmek ve mevzuattaki değişiklikleri okuyucularımıza daha net aktarabilmek için yeni bir köşe açıyoruz. Sosyal güvenlik uzmanı Ersin Umdu, sizlerden gelen sorulara yanıt vermeye ve aynı zamanda yeni gelişmeleri de duyurmaya çalışacak.Sorularınız için: ersinumdu@mynet.comSoru: Emekli olmak için gerekli 25 yıl ve 5300 günü doldurdum, ancak yaştan dolayı emekli olamıyorum. 3 yıl daha beklemem gerekiyormuş. Torba kanunda bir kereliğe mahsus 1999 yılında getirilen emekli olmak için yaş şartının kaldırıldığı söyleniyor. Bu doğru mu? (Can Akın/Niğde)Cevap: Kamuoyunda torba kanun olarak bilinen 6111 sayılı Kanunda emekli olmak için gerekli yaş şartının kaldırılması ile ilgili herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Emekli olmak için yaş şartının kaldırıldığı ile ilgili söylentiler dedikodudan ibaret. Açıkçası böyle bir düzenlemenin yapılması da Sosyal Güvenlik Kurumu’nun mali durumu açısından imkansız. Yaş şartı bu şartlarda kolay kolay kaldırılamaz. Zaten bilindiği üzere 01.05.2008’den itibaren sigortalı olanlar için 5510 sayılı Kanunda yaş şartı 60’dan kademeli olarak 65’e arttırılmaktadır.Çalışan ücretsiz izni kabul etmek zorunda değil, kıdem tazminatını isteyebilirSoru: Çalıştığım işyeri, malum kriz sebebiyle bizleri ücretsiz izne çıkarmak istiyor ve bununla ilgili olarak, karşılıklı anlaştığımıza dair bir sözleşme imzalatılmak istendi. Sözleşmede de 3 ay süre ile bizim ücretsiz izne çıktığımız, sonunda tekrar işyerinde işe başlayacağımız belirtildi. Ancak biz bu sözleşmeyi imzalamak istemiyoruz. Biz bu ücretsiz izni kabul etmek zorunda mıyız? Kabul etmeyip işyerinden ayrılsak haklı ayrılmış olur muyuz? (Ali Y./Gebze)Cevap: İşveren ile yaptığınız bireysel iş sözleşmesinde veya toplu is sözleşmesinde sizin (işçinin) isteğiniz dışında ve tek taraflı olarak (hangi nedenle olursa olsun) ücretsiz izin kullandırılması mümkün değildir. Ancak buna rağmen İşveren sizi isteğiniz dışında ücretsiz izne göndermeye kalkışırsa; bu durumda iki şekilde davranabilirsiniz. Buna göre; Ya işverenin bu isteğini kabul ederek ücretsiz izin kullanacak ve bu sürenin bitmesi halinde tekrar işyerinde çalışmaya devam edeceksiniz. Bu durumda, işverene yönelik ücretsiz izne ayrılmak istediğinizi belirten bir dilekçe alınarak veya ücretsiz izin formu kullanan işverenlerin bunu doldurarak sizi ücretsiz izne çıkarması olanaklıdır. Bu şekilde ücretsiz izne ayrılmanız ile ücretsiz izinde iken başka bir işyerinde çalışabilir ve ücret elde edebilirsiniz. Bu hususla ile ilgili her hangi bir engel bulunmamaktadır.Ya da, ücretsiz izne çıkmayı kabul etmeyeceksiniz. İsçilerin bir talebi olmaksızın, işveren tarafından tek taraflı olarak ücretsiz izne çıkarılması iş sözleşmesinin haklı feshi anlamına geleceğinden kıdem tazminatı ödenmesi gerekecektir.Eşinden ayrılan kadın sağlık yardımı alabilecekSoru: 29 yaşındaki bekar kızım sağlık sebebiyle çalıştığı işten ayrıldı. Çalıştığı süre kendi sigortasından dolayı sağlık yardımından yararlandı, süresi bitince sağlık yardımı alamadı. Ben emekliyim ancak benim üzerinden de yararlanamayacağını öğrendik. Benim kızım sağlık yardımından nasıl yararlanabilir? Bu konudaki son durum nedir? (Ekrem Taşçı)Cevap: kız çocukları 01.10.2008 tarihinden önce bekar ve işsiz olmaları durumunda anne veya babalarının üzerinden sağlık yardımından yararlanmaktaydılar. Ancak 01.10.2008’den sonra 25 yaşını aşmış olmaları durumunda anne-babalarından dolayı sağlık yardımından yararlanma imkanları kaldırılmıştı. Bu değişiklik sonrası evlenmemiş ve işsiz kızlar mağdur oldular. Mağduriyeti gidermek için Torba Kanun olarak bilinen 6111 sayılı Kanundaki değişiklik ile uygulama yine eski haline döndü. Buna göre evlenmeleri ve işe girmeleri sebebiyle anne veya babasının sağlık yardımından yararlanamayan kız çocukları boşanmaları veya işten ayrılmaları gibi durum değişikliklerinin ortadan kalkması halinde, tekrar anne ve babasının sağlık yardımından yararlanabilecekler.Emekli çalışanın rapor parası alma hakkı yokSoru: 1996 yılında emekli oldum. 2000 yılından itibaren de özel bir şirkette SGDP’ye tabi sigortalı olarak çalışıyorum. Sağlık sorunum nedeniyle Ekim 2010’dan itibaren üst üste üç kere üçer aylık rapor kullandım. Sizden öğrenmek istediğim raporlu günlerim karşılığında SGK ’dan rapor parası alabilir miyim? (Cemal Kara)Cevap: Sosyal güvenlik destek primi (SGDP) ile çalışan bir emekli olarak kısa vadeli sigorta kolları kapsamındaki hastalık primi (Emekli kadın sigortalılar için de ayrıca analık primi) zorunluluğu bulunmuyor. Bunun doğal sonucu olarak da emekli çalışan sıfatıyla hastalık ve analık sigortası imkânlarından faydalanamıyor. Bu durumda da hastalık sigortası kapsamındaki bir ödeme olan geçici işgöremezlik ödeneği (Rapor parası) alma hakkınız bulunmuyor.Sigortalılık öncesi doğum için borçlanma olur mu?Soru: Annem 10.12.1959 doğumlu olup 1979-1976-1985 olmak üzere 3 doğum yaptı. 04.07.1996’da SSK’ya girişi oldu. Toplam olarak 2059 günü var. Annem doğum borçlanması hakkına sahip midir? (Erkan Ç.)Cevap: Doğum borçlanması yapabilmesi için kadın sigortalıların doğumdan önce iki şartı yerine getirmeleri gerekir. Buna göre; birincisi kadın sigortalının doğumdan önce 4/A sigortalısı (eski adıyla SSK ’lı) olması, ikincisi de kendisi adına işvereni tarafından SGK ’ya hizmet (prim) bildirimi yapılmış olması gerekmektedir. Bu iki şartın yerine getirilmemesi halinde doğum borçlanması yapılmasının imkanı olmamaktadır. Anneniz bu iki şartı da yerine getirmediği yani doğumlardan sonra 1996 yılında sigortalı olduğu ve kendisi adına herhangi bir sigorta bildirimi olmadığı için doğum borçlanması yapamayacaktır.Kıdem tazminatı için kritik süre 15 yıl ve 3.600 günSoru: Şu an 3900 günüm var ve yaklaşık 17 yıldır sigortalıyım. Yaklaşık 6 yıldır çalıştığım işyerinden emekli olmak için gerekli şartları sağladım diye ayrılsam kıdem tazminatı alabilir miyim? Bunun için ne yapmalıyım? (Meliha Demir) Cevap: Emeklilik için gerekli prim gün ve hizmet süresini (asgari 15 yıl ve 3600 gün) sağladığınız için 1475 sayılı Kanunun 14/4.maddesine göre kıdem tazminatını alarak işten ayrılma hakkına sahipsiniz. Kıdem tazminatını alabilmeniz için önce bağlı bulunduğunuz sosyal güvenlik merkez/il müdürlüğünden 15 yıl ve 3 bin 600 gün şartlarını sağladığınızı, emeklilik için yaşı beklediğinize ilişkin yazıyı almalısınız. Bu yazıyı aldıktan sonra işvereninize “emeklilik sebebiyle işten ayrıldığınızı ” belirterek işten ayrılmanız gerekiyor. Bu şekilde kıdem tazminatını almaya hak kazanabilirsiniz.