Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) 2012 yılına 74 milyonu ilgilendiren bir uygulama ile başladı ve ‘Herkes Genel Sağlık Sigortası Olacak’ sloganı ile bu uygulamayı ilan etti. Yeşil Kart dahil herhangi bir sosyal güvencesi olmayanlar gelir durumlarına göre, prim ödeyerek veya ödemeyerek Genel Sağlık Sigortası (GSS) uygulamasından yararlanacak. GSS, 1.1.2012 tarihi itibarıyla herkes için zorunlu hale geldiGenel Sağlık Sigortası, belirtilen istisnalar haricinde sosyal güvencesi olmayan kişiler de dahil olmak üzere herkesi kapsıyor. Yani “GSS’li olmak istemiyorum” deme hakkınız bulunmuyor. Hiçbir sosyal güvencesi olmayan kişiler istese de istemese de Gelir Testi yaptırmak ve bunun sonucunda sonucunda prim ödeyerek veya ödemeyerek GSS’li olmak zorunda.İşte GSS’nin en çok merak edilen soruları ve yanıtlarıGSS’li olmak istemiyorum deme hakkınız bulunmuyor- SORU: Kimler zorunlu Genel Sağlık Sigortası (GSS) kapsamında?CEVAP: Sigortalı olarak çalışanlar (işçi, memur, esnaf vs.), isteğe bağlı sigortalılar, Yeşil Kartlılar, Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan (SGK) aylık ve gelir alanlar, işsizlik ödeneğinden yararlananlar ve bunlarında dışında olup da hiç sosyal güvencesi olmayan kişiler zorunlu GSS kapsamındadır. Bunlar haricinde er ve erbaşlar, hükümlü ve tutuklular, Anayasa Mahkemesi üyeleri, TBMM üyeleri, Türkiye’de 1 yıldan az ikamet eden yabancılar, Yurtdışında ikamet eden (Türkiye’de ikameti olmayan) Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları ve banka ve sigorta şirketlerinin sandıkları kapsamında bulunanlar GSS kapsamı dışındadır.- SORU: “GSS’li olmak istemiyorum deme hakkım” var mıdır?CEVAP: Belirtilen istisnalar haricinde sosyal güvencesi olmayan kişiler de dahil olmak üzere herkes GSS kapsamında olduğu için GSS’li olmak istemiyorum deme hakkınız bulunmuyor. Sosyal güvencesi olmayan kişiler gelir testi sonucu prim ödeyerek veya ödemeyerek GSS’li olacaklardır. Bununla birlikte GSS kapsamına giren gelir testi için başvuru yapmayan kişiler res’en tescil edileceklerdir.Okusun okumasın, 25 yaş üzeri çalışmayan erkeklerin Gelir Testi yaptırması gerekiyor- SORU: Erkek çocuklar anne veya babası üzerinden sağlık yardımı alabilecek mi?CEVAP: Erkek çocuklar 18 yaşına kadar anne ve babsının üzerinden sağlıktan yararlanacaklar. Ancak 18 yaşın üzerindeki erkek çocuklar, lise eğitimini sürmeleri halinde 20 yaşına kadar; üniversite öğrencisi olmaları durumunda 25 yaşına kadar anne veya babasının sağlık güvencesinden yararlanmaya devam edecek. Herhangi bir prim ödemesi gerekmeyecek. Üniversite öğrencilerinin her yıl öğrenci belgelerini Sosyal Güvenlik Merkezi’ne veya Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğü’ne göndermesi yeterli olacak. 18 yaşın üzerinde çalışmayan, okumayan veya 25 yaşın üzerinde okuyan/ okumayan/ çalışmayan erkekler Adrese Dayalı Nüfus Kaydı’nda yer alan adreslerine en yakın Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’na başvurarak, gelir testi yaptırmaları gerekiyor.Kız çocukları için 1.10.2008 tarihi önemli- SORU: Kız çocukları anne veya babası üzerinden sağlık yardımı alabilecek mi?CEVAP: Kız çocukları 1.10.2008 öncesi bakmakla yükümlü olunan kişi olarak sağlık yardımlarından faydalanmıyorsa, yaş ve eğitim durumlarına göre anne veya babasının sağlık sigortasından yararlandırılacak. Yani 2008 öncesinde bu kapsamda olmayan kız çocuklar, okumuyorsa erkek çocuklar gibi 18 yaşından sonra Gelir Testi için başvurmak zorunda. 1.10.2008 öncesi bakmakla yükümlü olunan kişi ise GSS’li anne veya babasının üzerinden bekar ve işsiz olması halinde ömür boyu sağlık yardımından yararlanacak. Bunların ayrıca kendi adlarına gelir tespiti yaptırmalarına gerek yoktur. Eğer 1.10.2008 tarihinden önce sağlıktan yaralanan kız çocukları evlenme veya çalışmaya başlaması ile anne veya babasının üzerinden yararlanma hakkı bitenler boşanmış veya çalıştığı işten çıkmış ise Burada da 1.10.2008 tarihi önem taşıyor. Bu tarih öncesi bakmakla yükümlü olunan kişi olarak sağlık yardımlarından faydalanan kız çocukları, sağlık yardımlarından eskisi gibi yaş şartı aranmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu’na başvurarak yeniden anne veya babasının sigortasından yararlanma hakkını elde edecek.Ailenin kişi başı aylık brüt geliri asgari ücretin üçte birinden az ise GSS primini devlet öder- SORU: Gelir Tespiti sonucuna göre ne kadar GSS primi ödenecek?CEVAP: Gelir tespiti sonucunda aile içindeki kişi başına düşen aylık geliri;- Brüt asgari ücretin 3’te 1’inden az olanların GSS primleri devlet tarafından ödenir- Brüt asgari ücretin üçte biri ile asgari ücret arasında olanlar, asgari ücretin üçte birinin %12 oranında GSS primi öderler (2012 yılının ilk altı ayı için : 35.46 TL)- Brüt asgari ücretle asgari ücretin iki katı arasında olanlar, asgari ücretin %12 oranında GSS primi öderler (2012 yılının ilk altı ayı için : 106.38 TL)- Brüt asgari ücretin iki katından fazla olanlar, asgari ücretin iki katının %12 oranında GSS primi öderler (2012 yılının ilk altı ayı için : 212.76 TL)Prim ödeyerek GSS’li olan kişinin baktığı aile fertleri prim ödemeyecek- SORU: GSS primini aynı ailedeki herkes ödeyecek mi?CEVAP: Yapılan gelir tespiti sonucu prim ödeyerek GSS kapsamına dahil olması gerektiği anlaşılan kişinin, bakmakla yükümlü olduğu eşi, çocukları, anne ve babası için ayrıca GSS primim ödemesine gerek yok. Bakmakla yükümlü olunan kişiler GSS primi ödeyen aile reisi üzerinden sağlık yardımı alabilecek.Süresi dolan Yeşil Kartlılar da Gelir Tespiti yaptıracak- SORU: Yeşil Kart Sahibi Olanlardan Vize Süresi Dolmayanlar GSS Tescili Yaptıracak mı?CEVAP: 01.01.2012 tarihinden önce Yeşil Kart alanlardan vize süresi dolmayanlar, vize sürelerinin bittiği tarihe kadar GSS tescili yaptırmazlar. Vize sürelerinin bittiği tarihi takip eden bir ay içinde gelir testi yaptırarak GSS tescillerini gerçekleştirirler.Gelir Tespiti için Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’na başvurulacak- SORU: Gelir Tespiti nerede ve nasıl yaptırılacak?CEVAP:Gelir tespitine esas teşkil edecek göstergeleri içeren başvuru formu ile ikametgahın bulunduğu il veya ilçe sınırları içindeki Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’na başvurulur. Gelir tespitinde, aile bireylerinin harcamaları, taşınır ve taşınmazları ile bunlardan doğan hakları da dikkate alınarak aile içinde kişi başına düşen gelirin aylık tutarı tespit edilir. Gelir tespitinde esas alınacak aile bireyleri aynı hane içinde yaşayan eş, evli olmayan çocuk, büyükanne ve büyükbabadır.- SORU: Gelir Tespiti’nde ölçüm nasıl yapılacak?CEVAP: Gelir tespiti’nde, aile bireylerinin harcamaları, taşınır ve taşınmazları ile bunlardan doğan hakları da dikkate alınarak aile içinde kişi başına düşen gelirin aylık tutarı tespit edilecek. Gelir tespit yönteminde, Bütünleşik Sosyal Yardım Hizmet Projesi (BSYHP) üzerinden puanlama formülü esasına göre belirlenecek hane geliri ve kişi başına düşen gelir kullanılacak. Puanlamada haneye ilişkin veriler, BSYHP’den ve hane ziyaretinden elde edilen bilgilerden oluşacak. Aile içinde kişi başına düşen gelirin aylık tutarının tespitinde, puanlama formülünün gelir, harcama ve servet verileri dikkate alınarak geliştirilen gelir tespit ölçütleri kullanılacak. Gelir tespiti yöntemi olarak kullanılacak puanlama sisteminde ayrıca;- Kişilere ait taşınır ve taşınmazlar ile bunlardan doğan haklar,- Bankaların muvafakati alınmak suretiyle SGK tarafından Bakanlığa sağlanacak olan aile bireylerinin bankalardaki tüm hesaplarına ilişkin bilgiler,- Sürekli olarak alınan nakdi ve sosyal yardımlar dikkate alınacak. Bakanlık veya SGK tarafından aile bireylerine ilişkin, aile içinde kişi başına düşen geliri etkileyecek diğer unsurların belirlenmesi halinde, bu unsurlara göre vakıf personeli tarafından yapılacak tespitler sonucu elde edilen bilgiler de kişilerin gelir tespitinde dikkate alınacak.Kesintisiz 1 yıl ikamet eden yabancılar SGK’ya başvurmalı- SORU: Türkiye’de yaşayan yabancılar da GSS’li olacak mı?CEVAP: Kesintisiz bir yıllık ikamet süresini dolduranlar yabancılar, ilgili ülke kapsamında sigortalı değilse bu sürenin dolduğu tarihten itibaren bir ay içinde Sosyal Güvenlik Merkezine veya Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğü’ne başvurmak zorunda.18 yaş altı çocuklar için ayrı bir işleme gerek yok- SORU: 18 yaş altı çocukların GSS tescili nasıl yapılacak?CEVAP: 18 Yaş altı çocuklar, ana ya da babalarının genel sağlık sigortalısı olarak tescil edilmiş olmasına bakılmaksızın ve ayrıca bir işleme gerek olmaksızın 18 yaşını dolduruncaya kadar genel sağlık sigortalısı sayılır. Bu durumdaki çocukların sağlık sunucularına başvurmaları halinde gerekli sağlık hizmeti verilerek anne ya da babalarının tescil edilebilmesi için SGK’ya bilgileri gönderilir. Ayrıca 18 yaşından küçük çocukların, anne ve babası ölmüş veya gaipliğine karar verilmiş ise, 18 yaşını dolduruncaya kadar primleri devlet tarafından ödenmek üzere GSS tescilleri yapılır.- SORU: Gelir tespiti yaptırması gereken çocuk nasıl ve hangi gelirle tespit yaptıracak?CEVAP: Gelir Testi yapılırken, resmi ikamet adresi anne ve babasıyla aynı olanların gelir testinde; anne-babasının geliri dikkate alınacak. Bakmakla yükümlü olunmadığı için GSS’li olarak tescil edilecek ve ödenmemesi durumunda borç çocuğun olacak.Gelir Tespiti yaptırmak şart- SORU: Gelir Tespiti yaptırmayan veya yaptırmak istemeyenlerin durumu ne olacak?CEVAP: SGK’ca kendisine bildirilen tarihin sonuna kadar Gelir Tespiti yaptırmayanlarla, Gelir Tespiti yaptırmak istemediği beyan edilen kişilerin GSS tescilleri, brüt asgari ücretin 2 katı gelir üzerinden yapılır.- SORU: GSS primi ödenmezse ne olur?CEVAP: Genel Sağlık Sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin, sağlık hizmeti sunucusuna başvurduğu tarihte, başvurduğu tarihten önceki son bir yıl içinde toplam 30 gün genel sağlık sigortası prim ödeme gün sayısının olması ve 60 günden fazla prim borcunun bulunmaması gerekir. Aksi durumda sağlık hizmetinden faydalanamayacaktır. Bununla birlikte; borçsuz olma şartı aranmaksızın 18 yaşın altındaki tüm çocuklara sağlık hizmeti verilmeye devam edecek.30 günden az çalışan sigortalılar eksik günler için prim ödeyecek- SORU: Kısmi süreli iş sözleşmesiyle ay içinde 30 günden az çalışanların GSS durumu ne olacak?CEVAP: Kısmi süreli iş sözleşmesiyle çalışan ve ay içerinde 30 günden az çalışan sigortalılar, bildirilmeyen eksik günleri için genel sağlık sigortası primi ödemek zorundadır. Örneğin, part-time çalışan ve 10 gün üzerinden SGK’ya bildirilen sigortalının 10 günlük GSS primi işverence ödenmektedir. Sigortalı bildirilmeyen 20 gün için GSS primini kendisi ödemek zorundadır. Bu kişi dilerse eksik günlerini isteğe bağlı sigorta ile de ödeyebilir.
1.1.2012 tarihinden sonra sosyal güvencesiz kişiler için yapılacak gelir tespiti neticesinde; kişiler ya prim ödeyerek ya da ödemeyerek sağlık yardımından yararlanacak. Buna göre;* Aile içindeki kişi başına düşen gelir tutarı asgari ücretin üçte birine kadar olanların Genel Sağlık Sigortası primlerini devlet ödeyecek. Bununla birlikte; Yeşil Kartlılar’dan vizesi bitenlerin de Gelir Testi yaptırmaları gerekiyor. Yapılacak gelir testine göre aile içindeki kişi başına düşen gelir tutarı, asgari ücretin üçte birinden az olursa, primleri devlet tarafından karşılanmak suretiyle sağlık hizmeti alacaklar. Kişi başına düşen gelir tutarının asgari ücretin üçte birini aşması halinde, aşağıda belirtilen usule tabi olacaklar.* Kişi başına düşen gelir tutarı;- Asgari ücretin üçte biri ile asgari ücret arasında olanlar, asgari ücretin üçte biri üzerinden (295.50-886.50 TL arasında olanlar 35.46TL)- Asgari ücretle asgari ücretin iki katı arasında olanlar, asgari ücret tutarı üzerinden (886.50-1.773 TL arasında olanlar 106.38TL)-Asgari ücretin iki katından fazla olanlar ise asgari ücretin iki katı üzerinden (1.773 TL’den fazla olanlar 212.76TL)Yüzde 12 oranında genel sağlık sigortası primi ödeyecek.*****Sigortalı olarak çalışanın GSS sorunu olmaz!SORU: Yaklaşık 6 yıl çalıştım fakat şu an 4 aydır çalışmıyorum. Evliyim ve eşim çalışıyor. Gelirimiz ise 2 bin TL’nin üzerinde. Bu durumda benim adıma bir prim yatırmak zorunda mıyız yoksa eşimin himayesi altında olduğumu beyan etmek gibi bir yöntemle yatırmama şansımız var mı? Bir de diyelim prim yatırmaya bu ay itibarıyla başladım, 3 ay sonra yeniden işe başladığımda bu primi yatırmaya devam etmeyeceğim değil mi? (Hande Pehlivan)CEVAP: Sigortalı olarak bir işyerinde çalışanlarla SGK’dan aylık alanların kendileri ve hak sahipleri doğrudan GSS’li olur. Bu sebeple siz şu an için eşinizin sağlığından yararlanabilirsiniz. Çalışmaya başlarsanız kendi sigortanız üzerinden sağlık hizmetlerinden yararlanırsınız.*****Yabancı eşler sağlık yardımı nasıl alır?SORU: Yabancı eşlerin Genel Saglık Sigortası durumu ile ilgili hala büyük soru işaretleri var. Yabancı olan eşimi kendi üzerimden Genel Sağlık Sigortası’ndan yararlanabilir mi? (S. Bilgin)CEVAP: Yabancı eşler Türkiye’de geriye doğru 1 yıldır ikamet ediyorsa GSS’den eşleri üzerinden yararlanabilir. Bu sebeple eşiniz sizin üzerinizden sağlık yardımından yararlanır.*****Erkek çocuklar nasıl GSS’li olacak?SORU: SSK emeklisiyim, dolayısıyla eşim de bu haktan faydalanıyor. 32 ve 26 yaşlarında iki oğlum var. 32 yaşındaki oğlum Greencard ile 4 yıl önce Amerika’ya gitti ve orada çalışıp ikamet ediyor. Halen Türk vatandaşı olup, 5 yılı dolmadığı için ikinci bir vatandaşlığı yok. Şimdi Türkiye’de onu gıyabında GSS yapıp borçlandıracaklar mı? Bunun önüne nasıl geçebilirim. 26 yaşındaki oğlum ise burslu olarak yüksek lisans eğitimini bir özel üniversite de sürdürüyor. Bizim yanımızda ikamet ediyor, işi ve geliri yok. O da zorunlu olarak GSS’li olacak mı? Olacak ise bu primi geliri olmadığına ve tam anlamı ile harçlık ile geçindiğine göre hangi şartlar altında ödeyecek. Anladığım kadarıyla Sosyal Yardımlaşma Vakfı’na gidip gelir tespiti yaptırması gerekecek. (Ferzan Ak)CEVAP: Erkek çocukların anne ve babaları üzerinden sağlık yardımından yararlanmakları kız çocuklarına göre farklıdır. Buna göre erkek çocuk üniversite eğitimine devam ediyorsa 25 yaşına kadar anne ve babasının üzerinden sağlık yardımından yararlanır. Amerika’da okuyan oğlunuz yurtdışında olduğu ve Türkiye’de ikamet etmediği için GSS’li olamaz. Türkiye’de okuyan oğlunuz okusa da 26 yaşında olduğu için, yönetmeliğe göre bağlı olduğunuz Sosyal Yardımlaşma Vakfı’nda Gelir Tespiti yaptırarak GSS’li olmak zorundadır.
Geçen haftaki yazımda SGK’nın, yeni yıla 74 milyonu ilgilendiren bir uygulama ile başladığını ve ‘Herkes Genel Sağlık Sigortası Olacak’ sloganı ile yeni uygulamayı ilan ettiğini, Yeşil Kart dahil herhangi bir sosyal güvencesi olmayanlar gelir durumuna göre, prim ödeyerek veya ödemeyerek sağlık yardımından yararlanacağını belirtmiştim. Yazıyla ilgili okurlarımızdan çok fazla soru geldi. Bu haftaki yazımızda da geçen haftaki yazımızın devamı olarak gelen sorular çerçevesinde Genel Sağlık Sigortası (GSS) ile ilgili merak edilenlere yer vereceğim. SORU: Çalışmıyorum, kira gelirlerimle geçiniyorum. Tedavi harcamalarımı özel sağlık sigortası primleri ödeyerek özel sağlık sigortamdan karşılıyorum. Geçen haftaki yazınızda herkesin genel sağlık sigortası kapsamında olacağını belirtmiştiniz. Özel sağlık sigortam olduğu için GSS’li olmak istemiyorum. Zira aylık 2 asgari ücretin üstünde gelirim olduğu için her ay özel sağlık sigortam haricinde bir de iki asgari ücretin %12’si olan 212.76TL GSS primi ödemek zorunda kalacağım. Genel Sağlık Sigortalısı olmama hakkım var mı? (Mahmut K.)CEVAP: Genel Sağlık Sigortası, hem kapsadığı tedavileri açısından hem de sigortalılık açısından genel bir uygulamadır. Herkes için geçerlidir. 1.10.2008 tarihinden beri uygulanıyor ancak 1.1.2012 tarihinden itibaren zorunlu olarak herkese uygulanmasına başlandı. Çalışma şekline göre SSK’lı, Bağ-Kur’lu ve memur olarak çalışanlar ile SGK’dan aylık ve gelir alanlar, doğrudan Genel Sağlık Sigortalısı iken 5510 sayılı Kanunun 60. Maddesi’nde belirtilen (şeref madalyası olanlar, vatansızlar vs.) statüleri gereği Genel Sağlık Sigortalısı sayılmışlardır. Geriye sizin gibi geliri olan veya olmayan sosyal güvencesiz kişiler kalıyor. Bu kişiler de gelir tespiti yaptırarak, prim ödeyerek veya ödemeyerek Genel Sağlık Sigortalısı olabilecekler. Olmak zorundadırlar. Genel Sağlık Sigortalısı olunmaması halinde geriye doğru adınıza GSS prim borcu çıkacaktır. Kısacası “Genel Sağlık Sigortalısı olmak istemiyorum” deme hakkınız bulunmamaktadır.*****GSS primini ailemdeki herkes için ayrı mı ödeyeceğim?SORU: Yeni dönemde sağlık için Gelir Tespiti yaptırıp çıkan sonuca göre prim ödeyerek sağlıktan yararlanacağız. Peki bu primi ailemdeki herkes için ayrı ayrı mı ödeyeceğim. (Salih Pınar)CEVAP: Genel Sağlık Sigortası kapsamında prim ödeyerek sağlıktan yararlanacaklar için de sadece siz aile reisi olarak kendi adınıza prim ödeyeceksiniz. Ev içindeki gelir testine tabi olan aile bireylerinin tamamı için genel sağlık sigortası prim ödemesi söz konusu olmayacaktır.*****Kız çocukları anne ve babaları üzerinden sağlık yardımı alabilirSORU: Memur emeklisiyim. Eşim ve çalışmayan iki kızım sağlık hizmetlerinden yararlanıyor. Aylık gelirim 1.150 TL. Başka gelirim yok. Bu durumda ilgili yönetmeliğe göre gelir tespiti yaptırmam gerekiyor mu? Genel Sağlık Sigortası primi ödeyecek miyiz? (Selamet Hacıosmanoğlu)CEVAP: Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan aylık alanlar doğrudan Genel Sağlık Sigortalısı sayılır. Bu kişilerin bakmakla yükümlü olduğu eş, çocuk, anne ve babaları da aylık alan kişi üzerinden GSS sayılırlar. Bu sebeple gelir tespiti yaptırmanıza gerek yok. Malul olmayan erkek çocukları üniversite okumaları halinde 25 yaşına kadar anne ve babaları üzerinden sağlık yardımından geçici yararlansa da, kız çocukları işsiz ve bekar olmaları kaydıyla anne ve babaları üzerinden sağlık yardımından ömür boyu yararlanabilir.*****Gelir Tespiti’ni nerede ve nasıl yaptıracağım?SORU: Düzenli bir gelirim yok. Sadece mülk olarak oturduğum evim var. Şu an için sosyal güvencem yok. Genel Sağlık Sigortalısı olmak için Gelir Tespiti’ni nereye ve nasıl yaptırabilirim? (Cüneyt Akgün)CEVAP: Gelir Tespiti yapılması için Gelir Tespiti’ne esas teşkil edecek göstergeleri içeren başvuru formu ile ikametgahınızın bulunduğu il veya ilçe sınırları içindeki Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’na yapacaksınız. Gelir Tespiti’nde, aile bireylerinin harcamaları, taşınır ve taşınmazları ile bunlardan doğan hakları da dikkate alınarak aile içinde kişi başına düşen gelirin aylık tutarı tespit edilecek. Gelir Tespiti’nde esas alınacak aile bireyleri içinde aynı hane içinde yaşayan eş, evli olmayan çocuk, büyük ana ve büyük baba yer alıyor. Tespit edilen gelir, asgari ücretin üçte biri kadarsa siz ve bakmakla yükümlü olduğunuz kişiler prim ödemeden genel sağlık sigortalısı olacaksınız.*****İşsizim, Gelir Tespiti yaptırayım mı?SORU: SSK’lı olarak çalıştığım işten Haziran 2011’de çıkartıldım. Şu anda düzenli çalıştığım bir işim yok. Mal varlığı olarak kirada oturuyorum, sadece 90’lardan kalma çok eski model bir aracım var. Gelir tespiti yaptırarak sağlık yardımı alabilir miyim? (Ali Şahin)CEVAP: Oturduğunuz ilçenin Sosyal Yardımlaşma Vakfı’na giderek gelir tespiti yaptırmanız gerekiyor. Belirttiğiniz şekilde geliriniz yoksa yapılacak gelir tespiti sonucuna göre size muhtemelen Yeşil Kart pozisyonunda ya da yeni adıyla 60-C-1’li olarak sağlık yardımı yapılır.*****SGK taşrada 2012 yılına kan değişiklikleri ile girdiBilhassa yeşil kartlıların da devrinden sonra artık istisnasız tüm vatandaşlara hizmet vermeye başlayan SGK taşrada il müdürlüklerinde kan değişikliğine giderek 2012 yılına girdi. Balıkesir İl Müdürü Cem Dinç Konya’ya, Balıkesir İl Müdür Yardımcısı Ömer Çalışkan Balıkesir’e, İzmir İl Müdür Yardımcısı Murat Saygı Manisa’ya, Kadıköy SGM Müdürü Mahmut Kotan Tekirdağ’a, İstanbul İl Müdür Yardımcısı Mustafa Yılmaz Malatya’ya, Ankara Rüzgarlı SGM Müdürü Selami GÖZ Samsun’a, SGK Müfettişi Mükremin İspirli Bursa’ya, Samsun İl Müdürü Saffet Çalışkan Aksaray’a, Aksaray İl Müdürü Sayın Kaşif Kılıç Aydın’a, Manisa İl Müdürü Saffet Dinç Sivas’a il müdürü olarak atanmıştır. İl Müdürlerimize yeni görevlerinde başarılar dilerim.
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), yeni yıla 74 milyonu ilgilendiren bir uygulama ile başladı. Uygulamanın sloganı, ‘Herkes Genel Sağlık Sigortası Olacak’. Buna göre Yeşil Kart dahil herhangi bir sosyal güvencesi olmayanlar gelir durumuna göre, prim ödeyerek veya ödemeyerek sağlık yardımından yararlanacak. Bunun için öncelikle, gelir tespitinin nasıl yapılacağını izah eden yönetmelik 28 Aralık 2011 tarihli resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe girdi.1 Ocak 2012 tarihi itibariyle kapsama sosyal güvencesiz olarak girenler Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından resen tescili yapılacak. Bu kişiler bir ay içinde Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi’nde kayıtlı ikametgahının bulunduğu il veya ilçe sınırları içindeki sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfına başvuracak. Ancak, kişiye kanun temsilci atanması durumunda, bu kişi adına başvuru işlemi kanun temsilcisi, özürlülük ve yaşlılık gibi nedenlerle bizzat başvuruda bulunamayacak olanların ise vekili tarafından yapılabilecek. Gelir tespiti yapılması için başvuracak kişiler, gelir tespitine esas teşkil edecek göstergeleri içeren başvuru formu ile müracaat edecek.Ölçüm nasıl yapılacak?Gelir tespitinde, aile bireylerinin harcamaları, taşınır ve taşınmazları ile bunlardan doğan hakları da dikkate alınarak aile içinde kişi başına düşen gelirin aylık tutarı tespit edilecek. Gelir tespit yönteminde, Bütünleşik Sosyal Yardım Hizmet Projesi (BSYHP) üzerinden puanlama formülü esasına göre belirlenecek hane geliri ve kişi başına düşen gelir kullanılacak. Puanlama formülünde kullanılacak haneye ilişkin veriler, BSYHP’den ve hane ziyaretinden elde edilen bilgilerden oluşacak. Aile içinde kişi başına düşen gelirin aylık tutarının tespitinde, puanlama formülünün gelir, harcama ve servet verileri dikkate alınarak geliştirilen gelir tespit ölçütleri kullanılacak. Gelir tespiti yöntemi olarak kullanılacak olan puanlama sisteminde ayrıca;- Kişilere ait taşınır ve taşınmazlar ile bunlardan doğan haklar,- Bankaların muvafakati alınmak suretiyle SGK tarafından Bakanlığa sağlanacak olan aile bireylerinin bankalardaki tüm hesaplarına ilişkin bilgiler,- Sürekli olarak alınan nakdi ve sosyal yardımlar dikkate alınacak. Bakanlık veya SGK tarafından aile bireylerine ilişkin, aile içinde kişi başına düşen geliri etkileyecek diğer unsurların belirlenmesi halinde, bu unsurlara göre vakıf personeli tarafından yapılacak tespitler sonucu elde edilen bilgiler de kişilerin gelir tespitinde dikkate alınacak.Geniş aileGelir tespitinde esas alınacak aile bireylerine büyükanne ve büyükbaba dahil... Gelir tespitinde, aynı hane içinde yaşayan eş, evli olmayan çocuk, büyük ana ve büyük babadan oluşan aile esas alınacak. Ancak gelir testine tabi olan aile bireylerinin tamamı için Genel Sağlık Sigortası (GSS) prim ödemesi söz konusu olmayacak. Eşlerden hangisinin GSS hangisinin bakmakla yükümlü olunan kişi olacağını kendileri belirleyecek. Primler genel sağlık sigortalısı olan eş için ödenecek. Diğer eş ve çocuklar Genel Sağlık Sigortalısı’nın bakmakla yükümlü olduğu kişiler olarak sağlık hizmeti alacak. Ancak eğitime devam etmeyen 18 yaşından büyük erkek çocuklar için, kişi başına düşen gelir durumuna göre genel sağlık sigortası primi ödenecek.Gelir tespiti neticesinde; kişiler ya prim ödeyerek ya da ödemeyerek sağlık yardımından yararlanacak. Buna göre;- Aile içindeki kişi başına düşen gelir tutarı asgari ücretin üçte birine kadar olanların genel sağlık sigortası primlerini devlet ödeyecek. Bununla birlikte; yeşil kartlılardan vizesi biten yeşil kartlılarda gelir testi yaptırmaları gerekecek. Yapılacak gelir testine göre aile içindeki kişi başına düşen gelir tutarı asgari ücretin üçte birinden az olursa, primleri devlet tarafından karşılanmak suretiyle sağlık hizmeti alacak. Kişi başına düşen gelir tutarının asgari ücretin üçte birini aşması halinde, aşağıda belirtilen usule tabi olacak.- Kişi başına düşen gelir tutarı;- Asgari ücretin üçte biri ile asgari ücret arasında olanlar, asgari ücretin üçte biri üzerinden,- Asgari ücretle asgari ücretin iki katı arasında olanlar, asgari ücret tutarı üzerinden,- Asgari ücretin iki katından fazla olanlar ise asgari ücretin iki katı üzerinden,Yüzde 12 oranında genel sağlık sigortası primi ödeyecekler.Sosyal güvencesi olmadan 1 Ocak itibarıyla yeni sisteme girecek olan kişilerin 31 Ocak 2012’e kadar gelir tespiti yaptırmaları gerekir. Gelir tespiti yaptırmayanların primleri iki asgari ücret tutarı üzerinden hesaplanacak. Bu nedenle gelir testi yaptırılması çok önemli.*****Mustafa Kuruca, SGK Başkan Yardımcılığı’na atandıSosyal Güvenlik Kurumu’ndaki hizmetine 1995 yılında sigorta müfettişi olarak başlayan ve uzun yıllar İstanbul’da İl Müdürü olarak devam eden sayın Mustafa Kuruca yaklaşık 6 aydır vekaleten yürüttüğü Kurum Başkan yardımcılığı görevine asaleten atandı. Atamanın kendisine ve Kuruma hayırlı olmasını dilerim...*****Yeni yılınız kutlu olsun!2012 yılının ülkemiz ve tüm insanlık için huzur, bereket ve esenlik dolu bir yıl olmasını temenni ediyorum.
ASGARİ ücret pazarlığı bütün kızgınlığıyla devam ediyor. Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun işveren heyeti zam oranının az olmasını isterken, işçi kesimi yüksek olmasından yana, hükümet ise denge noktasını bulmaya çalışıyor. Bu pazarlık devam ederken TÜİK, bir işçinin eline geçen net asgari ücretin, asgari geçim indirimi hariç tutulduğunda 971 liraya, asgari geçim indirimiyle 1.030 liraya çıkması gerektiğini açıkladı. Aslında TÜİK’in belirlediği rakam bilhassa İstanbul başta olmak üzere Büyükşehir belediyeleri hariç diğer iller için geçim standardı açısından orta gelir sınıfı sayılabilir. Ancak İstanbul, Ankara, İzmir vs. için az olabilir. Zira ülkemizde iller arasında gelir dağılımında ciddi farklar bulunuyor. Örneğin Maliye Bakanlığı bültenine göre İstanbul’da kişi başına gelir aylık 6.376,5 TL iken Hakkari’de aylık 95.56 lira civarında. Bununla birlikte bilhassa ev kirası, şehir içi ulaşım giderleri, ana gıda tüketim maddeleri vs. fiyatları yani satın alma gücü karşılaştırıldığında da iller arasında aynı farklılık görülüyor. Bu sebeple iller arasında yaşam standardı açısından farklı sonuçlar oluşuyor. Bölgesel asgari ücretİller arası gelir dağılımındaki dengesizlik ve işsizlik için uygulanabilir en pratik çözüm yerel asgari ücret uygulamasına geçiştir. Birçok ülkede, örneğin, ABD, Japonya, Kanada, Meksika, Çin ve Hindistan’da bölgesel asgari ücret uygulanıyor. Hatırlanacağı üzere 2010 yılında da ülkemizde de bölgesel asgari ücret tartışılmış ve istihdam paketi içinde değerlendirilmesi amaçlanmıştı. Tasarıya göre yerel aktörler bir araya gelip söz konusu merkezi asgari ücretin yasayla belirlenecek marj kadar yukarısında veya aşağısında yeni bir oran tespit edebilecekti. Asgari ücretin bölgesel olarak uygulanmasında 26 bölge dikkate alınacaktı. Buna göre merkezden belirlenecek asgari ücret üzerinden yerelde belirli bir marjda artırımlarla veya azaltmalarla asgari ücret farklılaştırılacak ve böylece İstanbul için ayrı bir asgari ücret uygulanırken Hakkâri için ayrı bir asgari ücret uygulanacaktı. Tabii bu uygulamada yereldeki gelir ve gider durumunun doğru tahlil edilmesi ve yerelin standardına uygun bölgesel asgari ücretin saptanması gerekiyor. Aslında ülkemiz bu usule yabancı değil. 1951 yılından 1967 yılına kadar asgari ücretin yerel (kentsel) düzeydeki katılımcılardan oluşan ‘mahalli komisyonlar’ tarafından belirlenerek uygulaması yapılmıştı. Doğu Anadolu’da Çin yapmak...Yerel asgari ücret uygulaması sonucu iller veya bölgeler arasında farklı asgari ücret uygulanarak yoksul illerde düşük belirlenmesi halinde yatırımların ana maliyet unsurlarından işçilik giderlerinin asgari ücretin diğer illere nispeten daha az belirlendiği yoksul illerde daha az olmasından dolayı bu yerlerin yatırım açısından bir cazibe merkezi olmasını sağlayacaktır. Bununla birlikte ucuz işçilik, devlet tarafından uygulanan teşvikler bir araya geldiğinde bilhassa yoksul illerin çok olduğu Doğu ve Güneydoğu bölgelerimizde küçük bir Çin oluşturabilecektir.***18 yaşın altındaki sigorta primleri emeklilikte dikkate alınır mı?SORU: Eşim 19/02/1976 doğumlu. 1988 yılında sigortalı olarak çalışmaya başlamış. Şu anda ödenmiş prim 6 bin 900 gün civarında sigorta primi var. 1988 yılından itibaren ödenen primler emeklilikte sayılır mı? Ne zaman emekli olabilir? (Ferhat Bayır) CEVAP: Eşiniz 19/02/1976 doğumlu olduğu için 19/02/1994 tarihinde 18 yaşına girmiş. 5510 Sayılı Kanun’un 38. Maddesi’nde “Kanunun uygulanmasında 18 yaşından önce malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tâbi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir. Bu tarihten önceki süreler için ödenen malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri, prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir” denildiğinden, sigortalıların 18 yaşından önceki prim günleri emeklilikte dikkate alınır. Ancak sigortalılık süresi 18 yaşını doldurduğu tarihte başlar. Söz konusu sebepten dolayı eşinizin 18 yaşına girdiği 19/02/1994 tarihinde sigortası başlayacağı için eşiniz 50 yaş 5 bin 675 günle emekli olabilir.***Bireysel emeklilik primi sigorta primine tabidirSORU: İşyerimizde çalışan işçilerimize bireysel emeklilik sigortası yaptık. Bunun prime tabi olacağı söylendi. Bu konuda bilgi verebilir misiniz? (Ali Gedik)CEVAP: Genel olarak büyük işyerlerinde işçilere Özel Sağlık Sigortası (ÖSS) veya Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) primleri ödenmektedir. 5510 sayılı Kanun’da ÖSS ve BES’e sigortalı adına işverence yapılan ödemeler, primler veya katkı paylarının aylık toplamı asgari ücretin yüzde 30’unu geçmeyen kısmı sigorta primine esas kazanca tabi tutulmaz. Burada önemli olan söz konusu ödemelerin sigortalı adına işverence yapılmış olması gerekir. buna göre örneğin; 2011 kasım ayında (A) sigortalısı için işverence brüt 200,00 TL özel sağlık sigortası primi ve brüt 100,00 TL bireysel emeklilik katkı payı ödendiği varsayıldığında, şu an asgari ücret de 837,00 TL olduğundan,837,00 X 30 % = 251,10 TL istisna tutarı,200,00 TL + 100,00TL = 300, 00 TL300,00 - 251,10 = 48,90 TL 2011 kasım ayı primi esas kazancına dâhil edilecektir. ***Doğum izinlerini nasıl ve ne zaman kullanabilirim?SORU: SSK’lıyım. Hamileliğimin 29. haftasındayım. Doğum izinlerini ne zaman ve nasıl kullanabilirim? (Filiz Şahin)CEVAP: Doğum izinlerini tek doğumlarda doğumdan önceki ve sonraki 8 haftalık izin kullanabilirsiniz. Doğumdan önceki 8 haftalık süre hamileliğinizin 32. haftasında başlayacaktır. Ancak sağlık durumunuz uygun olduğu takdirde, doktorun onayı (raporu) ile doğuma 3 hafta kalana kadar çalışabilirsiniz. Bu durumda, kullanmadığınız doğum öncesi izin süreleri, doğum sonrası izninize eklenir. Çalışarak geçirdiğiniz süreleri doğum sonrası kullanırsınız. Bunun için yapmanız gereken, doktorunuzdan sağlığınızın çalışmanıza uygun olduğunu belirten bir rapor alarak işverene ibraz etmekten ibarettir. Bununla birlikte; doğumdan önceki bir yıl içinde 120 günden fazla annelik sigortasına prim ödemeniz olduğundan, doğumdan önceki ve sonraki 8 haftalık izin süresinde her gün için günlük kazancınızın üçte ikisi kadar geçici iş göremezlik ödeneği verilir. Geçici iş göremezlik ödeneğiniz işyerinizin bağlı olduğu Sosyal Güvenlik İl/Merkez Müdürlüğü’nce ödenir.
Son yıllarda artarak ortaya çıkan olaylardan birisi de kadınların ölen anne ve babalarının aylıklarının alabilmek için eşleriyle kağıt üzerinde anlaşmalı boşanarak yetim aylığı almaları. Ancak bu durum SGK’nın mali yapısını bozduğu için, bir nevi asayiş polisi gibi çalışıp eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşayan aileleri belirliyor. Boşandığı için yeniden hak sahibi olan kadına bağlanan yetim aylığını keserek, bağladığı aydan itibaren faiziyle beraber geri istiyor. Hatta bu cezai uygulamayı da 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 56. Maddesi’ne istinaden yapıyor. Zira söz konusu madde; ‘’Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar geri alınır’’ şeklinde.750 kişinin aylığı kesildiSGK bu madde çerçevesinde gelen ihbarlara göre anlaşmalı boşanarak kurumu kandıran ailelere baskınlar yaptı ve aylıklarını kesti. Son olarak geçen hafta Bursa SGK İl Müdürü SGK Müfettişi İlhan Küçük, yaklaşık 750 ailenin muvazaalı boşanarak aylık aldığı için bağlanan aylıklarının kesildiğini açıkladı. Tabii SGK’nın yapmış olduğu kesintilerin yasal dayanağı olan bu madde, yerel mahkemelerce (Diyarbakır 2. İş Mahkemesi, Zonguldak 1. İş Mahkemesi ve Malatya İş Mahkemesi) Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi’ne götürüldü. Yüksek Mahkeme, üç ayrı davayı birleştirerek karara bağladı ve iptal istemini oy çokluğuyla reddetti.‘İyi niyetli davranılmıyor’Kararın gerekçesinde, ölüm aylığı alabilecek eşin dul olması ve kız çocuğun evli olmaması şartının itiraz konusu kuralda değil, 5510 sayılı Kanunun 34. Maddesi’nde düzenlendiği belirtilerek, yasa koyucunun, bir geliri bulunmayan ve evli olmayan kadınları yaşa bağlı olmaksızın ölüm aylığından yararlandırmak suretiyle korumayı amaçladığı kaydedildi. İtiraz konusu kuralın madde gerekçesinde ‘’Eşinden boşanmak suretiyle babasından maaş bağlanan, ancak boşandığı eşleriyle fiilen beraber yaşayanların gelir ve aylıklarının kesilmesi ile ilgili hususların, uygulamada hakkın kötüye kullanılmasını önlemek amacıyla yeniden düzenlendiği’’nin vurgulandığı ifade edilen gerekçede, böylelikle ölüm aylığı alma hakkının kötüye kullanılmasının engellenmesinin amaçlandığı belirtildi. Gerekçede, “Bu sebeple sırf ölüm aylığı alabilmek için gerçekleştirilen boşanmada, taraflar iyi niyetli davranmamaktadır” denildi.*****Emekli ikramiyesinde son durum nedir?SORU: Geçen ay itibarıyla memurluktan ayrılıp özel sektörde çalışmaya başladım. Bu şekilde çalışmaya devam edersem SSK’lı olarak emekli olacağım. Memuriyet süremin emekli ikramiyesini alabilir miyim? Emekli ikramiyesinde son durum nedir? (Zeynel Yılmaz)CEVAP: Emekli ikramiyesinin belirlenmesinde 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu’nun 89. Maddesi ve 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumları’na Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunun 12. Maddesi hükümleri birlikte uygulanarak memurluk hizmet süresi kadar emekli ikramiyesi ödeniyordu. Emekli ikramiyesi ödenirken Emekli Sandığı’ndan emekli aylığı başvurusu yapmadan önce hizmet süresinin son defa Emekli Sandığı’na kesenek ödemek suretiyle geçip geçmediğine bakılıyordu. Bu uygulama Anayasa Mahkemesi’nin 05.02.2009 tarihli ve E.: 2005/40, K.: 2009/17 sayılı Kararı ile 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunun 12’nci maddesi gereğince farklı sigortalılık statülerine tabi olarak geçen hizmetlerin birleştirilmesi sonucunda aylık bağlananlara emekli ikramiyesi ödenebilmesi için son defa T.C. Emekli Sandığı’na tabi görevlerden emekliye ayrılmış olmak şartı iptal edildi. İptal kararı 05.06.2010 tarihinde yürürlüğe girdi. İptal kararı sonrası 01.06.2010 tarihinden geçerli olarak yürürlüğe giren 16.06.2010 tarihli ve 5997 sayılı Kanunla aynı yasaklayıcı hüküm bu defa 5434 sayılı Kanuna konuldu. Bu değişiklikle de devlet memurluğu statüsünde geçen sürelere karşılık emeklilik ikramiyesi ödenebilmesi için yine son defa 5434 sayılı Kanun veya 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun geçici 4’üncü maddesi hükümlerinin uygulanmasını gerektiren görevlerde bulunmuş olmak şartının aranması düzenlendi. Bu düzenleme de Anayasa Mahkemesi tarafından 12.5.2011 tarihli ve E.: 2010/81, K.: 2011/78 sayılı Kararı ile iptal edildi. Bu iptalle 09.07.2011 tarihinden sonra Emekli Sandığı haricinde diğer sigortalı olarak da çalışanlara emekli olduğunda emekliliğin Emekli Sandığı’ndan mı yoksa SSK, Bağ-Kur, özel banka sandıklarından mı olup olmadığına bakılmaksızın ikramiye istekleri kabul edilmeye başlandı. Fakat 09.07.2011 tarihinden önce emekli olanlar için emekli ikramiyesi ödenmemeye devam edecek.Ancak; uygulamanın tam olarak açıklığa kavuşması için TBMM’ye sevk edilen bir tasarı mevcut. Söz konusu tasarı emekli ikramiyesinin hak kazanımını Kıdem Tazminatı gibi belirli usullere göre düzenliyor. Buna göre; söz konusu tasarı kanunlaştıktan sonra,1- Memura yaşlılık, adi-vazife malullüğü ve ölümü halinde hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanması,2- Muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyla memuriyetten ayrılıp askerlikten sonra dönmemiş olması,3- 15 yıl ve en az 5 bin 400 günü tamamlayarak istifa etmesi,4- Kadın memurun evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile memuriyetten çekilmiş olması, hallerinde hangi kurumdan olursa olsun emekli edildiği tarihte ödenecek. Kurumu tarafından memuriyetten çıkarılmış olması durumunda ikramiye ödenmeyecek. Sözün özü; 09.07.2011 tarihinden sonra Emekli Sandığı haricinde diğer sigortalı olarak da çalışanlara emekli olduğunda emekliliğin Emekli Sandığı’ndan mı yoksa SSK, Bağ-Kur, özel banka sandıklarından mı olup olmadığına bakılmaksızın ikramiye ödenecek, öncekilere ödenmeyecek. Bununla birlikte söz konusu tasarı TBMM’de kanunlaştıktan sonra yukarıda belirtilen nedenler haricinde memuriyetten istifa edip de SSK, Bağ-Kur, özel banka sandıklarına tabi olarak çalışanlara ikramiye ödemesi yapılmayacak.Eğer belirttiğim kanun yasalaşmadan emekli olursanız emekli ikramiyesi alabilirsiniz, kanun çıktıktan sonra emekli ikramiyesi için yukarıdaki şartları sağlamanız gerekiyor.
İnternet uygulamasını hizmete dönüştüren en iyi kurum, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) olsa gerek. Bilhassa işveren ve sağlık (medula) ekranları zaman zaman bağlanma hızında sorun oluştursa da 74 milyon nüfusun yaşadığı bir ülke için çok güzel uygulamalar. Bu ekranlardan SSK’lı çalıştıran işverenler ve eczane ile hastaneler Kurumdan e-şifre alarak kurumsal işlemlerini ilgili müdürlüklere gitmeden yapabiliyor. Kurumun resmi internet sitesi www.sgk.gov.tr web sitesinden de SGK ile ilgili bütün bilgilere ulaşılabiliyor. Hatırlanacağı üzere önceden sigorta sicil numarası veya T.C. Kimlik Numarasıyla Sigortalı Hizmet Dökümü Sayfasından çalışanların çalışma süreleri görülebiliyordu. Bu uygulama SGK’nın web sitesinden çıkarılarak ancak PTT’den 1 TL karşılığında alınan şifre ile www.türkiye.gov.tr web sitesinden girilerek bireysel olarak öğrenilmesi sağlandı. Yeni yapılacak olan düzenleme ile hizmet dökümünün eskiden olduğu gibi yine herkes tarafından görülecek şekilde T.C. Kimlik Numarasıyla Sigortalı Hizmet Dökümü Sayfasından hizmet dökümü uygulamasına geçildi. Bu uygulama 15 Aralık’tan itibaren başlayacak olup kendi çalışma sürelerinin herkes tarafından görülmesini istemeyen vatandaşların müracaatları durumunda hizmet dökümüne ulaşılması engellenebilecek.*****Yaşlılık aylığı için yaşını bekleyenlere bedava sağlık yardımı olacak mı?SORU: Geçenlerde yaşlılık aylığı için çalışmayarak yaşını bekleyenlere sağlık yardımı bedelsiz yapılacağı belirtildi bu doğru mu? (Osman Mert)CEVAP: Son dakika değişikliği olmazsa 1.1.2012 tarihinden sonra herkes zorunlu genel sağlık sigortalısı olacak. Bunun için 1.1.2012 itibarıyla sağlık sigortası olmayan kişiler yani çalışmayan, herhangi bir sosyal güvencesi olmayan kişiler de kapsam içinde değerlendirilecek. Buna göre; vatandaşların tapu, vergi, sigorta kayıtlarının yer aldığı bilgilerle üzerine kayıtlı tarla, taşınır ve taşınmaz mal ve dükkân bulunup bulunmadığı incelenecek. Yapılacak incelemeler neticesinde aile içi kişi başı gelir brüt asgari ücretin (şu anda 837 lira) üçte birinden az ise (279 liradan) GSS primini Hazine ödeyecek. Asgari ücretin üçte birinden (279 liradan) asgari ücret tutarına kadar ise 30.42 lira sağlık primi tahsil edilecek. Brüt asgari ücret olan 837 ile asgari ücretin iki katı aralığında ise prim tutarı 91.26 liraya çıkacak. Asgari ücretin iki katından fazla ise 182.52 lira alınacaktır. Tabi bu miktarlar asgari ücret 2012’de artması ile artacaktır. Bu kapsam içinde yaşlılık aylığı almak için gerekli yaş haddini çalışmadan bekleyenler de yer alacak ve gelir testine girerek gelir durumuna göre ya prim ödeyerek (bedava) ya da prim ödeyerek sağlık yardımından yararlanacaktır. Yaşlılık aylığı için çalışmayarak yaşını bekleyenlere sağlık yardımı bedelsiz yapılacağı hususu kısmen doğrudur.*****Deneme süresince işverenin işçiyi sigorta yaptırmama hakkı var mı?SORU: İşyerinde 3 aydır çalışıyorum. İşverenim sigortamı yapacağım dediği halde deneme süresindesin diye yapmıyor. İşverenin böyle bir hakkı var mıdır? (Yakup Kozak)CEVAP: Deneme süresi İş Kanunu gereği işçinin ve işverenin birbirini deneyerek tanıma, alışma süresi olarak uygulanmakta olup en çok iki ay olabilir ve bu süre toplu iş sözleşmeleriyle dört aya kadar uzatılabilir. Deneme süresi içinde taraflar iş sözleşmesini bildirim süresine gerek olmaksızın ve tazminatsız feshedebilir. İşçinin çalıştığı günler için ücret ve diğer hakları saklıdır. Bunun sosyal güvenlikle hiçbir alakası yoktur. Zira sosyal sigorta mevzuatına göre genel olarak iş alınan sigortalılarla ilgili sigortalı işe giriş bildirgesinin işe başlamadan bir gün önce verilmesi yasal bir zorunluluktur. Buradan hareketle işverenlere hiçbir zaman deneme süresi içerisinde çalıştırdığı kişilerin sosyal güvenlik haklarından yoksun bırakma gibi bir hak verilmemiştir. Kişiler deneme süresi içerisinde dahi işe başladıkları andan itibaren sigortalı bildirimleri yapılmak kaydıyla çalıştırılabileceklerinden, işverenler deneme süresinde çalışan kişilerin işe girişlerini kanunun öngördüğü yasal sürede yapmak zorundadır.*****Bağ-Kur’dan malulen emekli olanların çalıştıklarında aylığı kesilir mi?SORU: 2007 yılında Bağ-Kur’luyken malulen emekli oldum ve dükkanımı kapattım. Şimdi yine işyeri açıp vergi mükellefi olacağım. Bu durumda 2007’de Bağ-Kur’dan bağlanan malulen emekli aylığının kesileceği söylendi, bu doğru mu? (İbrahim Kopaner)CEVAP: Aslında 5510 sayılı Kanunda malullük aylığı alırken çalışmaya başlayanların aylıklarının kesileceği belirtiliyor. Ancak Kanunun geçici 1. Maddesinde normal Bağ-kur ve tarım Bağ-kurlulardan malullük aylığı bağlanmış olan ile 1.10.2008 sonrası işlemleri devam ederek bağlanacak olanlar hakkında 1479 ve 2926 sayılı kanunların mülga hükümlerinin uygulanacağı yer alıyor. Buna göre; (Bağ-Kur) kapsamında malullük aylığı almakta iken 1.10.2008 tarihinden sonra;- Eski ifade ile SSK sigortalısı olursa, malullük aylığı kesilmeyecek ancak prime esas kazançları üzerinden yüzde 30 ve kısa vadeli sigorta kolları primi olmak üzere sosyal güvenlik destek primi kesilecek.- Eski ifade ile Bağ-Kur sigortalısı olursa, malullük aylığı kesilmeyecek ve herhangi bir prim alınmayacak.- Eski ifade ile Emekli Sandığı sigortalısı sigortalı olursa aylığı kesilmeyecek.Buna göre; 2007 yılında Bağ-Kur’luyken malullük aylığını aldığınız için yeniden vergi mükellefi olmanız halinde aylığınız kesilmeyecektir.
Emekli olmak için gerekli şartları sağlamak maksadıyla askerlik, doğum, yurtdışı vs. gibi borçlanmaların miktarı sigortalıların kendilerinin veya hak sahiplerinin yazılı talepte bulunmaları ve talep tarihinde geçerli asgari ücret ile asgari ücretin 6.5 katı arasında olmak üzere, kendilerince belirlenecek günlük kazancın yüzde 32’si üzerinden hesaplanmaktadır. Bilindiği üzere her yıl ocak ayı başından itibaren asgari ücret arttırılmakta ve borçlanmalarda yeni asgari ücret miktarı esas alınmaktadır. Bu sebeple emeklilik hesabında sayılsın diye askerlik, doğum, yurtdışı vs. gibi borçlanmaları asgari ücret üzerinden yapacak olan sigortalıların 2012 yılı girmeden aralık ayı içinde yapmaları halinde borçlanmalar daha ucuza mal olacaktır. Şu an için asgari ücrete gelecek zam oranı tespit edilemedi ancak ekonomik programda zam oranı yüzde 3 artı 3 olarak öngörülüyor. Yani bu zam oranına göre asgari ücret belirlenirse, asgari ücret 2012 yılı ilk 6 ayı için 862.11TL olacak. Bu durumda hizmet borçlanması yapacak sigortalılar 2012/Ocak ayından itibaren günlük 9.20TL üzerinden borçlanacak. 2011/Aralık ayında borçlanacaklar ise günlük 8.93 TL üzerinden borçlanacaktır.Bunun için emekli olmak için hizmet borçlanması yapması gerekenler, borçlanma miktarı pahalanmadan, aralık ayı bitmeden borçlanma için talepte bulunsun.Ofiste cep yasağıGeçen hafta hemen hemen bütün ulusal medyada “Ofiste cep yasağına SGK onay verdi” başlıklı haber yer aldı ve haber diğer sosyal güvenlik haberleri gibi bir anda kamuoyunun dikkatini çekti ve uzmanlar işyerinde cep telefonu kullanımı ile ilgili yasağa SGK’nın karışamayacağını belirtti. Aslında ‘Ofiste cep yasağı’ haberinin kaynağının Sosyal Güvenlik Müfettişleri Derneği’nin çıkarmış olduğu Sosyal Güvenlik Dünyası Dergisindeki bir yazı olduğunu belirtti. Ancak haber ilk gün “SGK cep yasağına onay verdi” diye çıkınca haberle ilgili tartışma haliyle SGK üzerinden yapıldı. SGK’nın bu şekilde iş sözleşmeleri ile ilgili konular hakkında görüş belirtmek gibi bir görevi yoktur. Zaten konuyu bilenler de bu duruma SGK’nın karışmayacağını bilir. *****Temel eğitim olmadığı için bu bedellide Kıdem Tazminatı olmazSORU: Bedelli askerlik için ödeyeceğim parayı,i işyerinden 7 yıl için alacağım Kıdem Tazminatı ile karşılarım diye düşünüyordum. Ancak bedelliden yararlanacak kişilere askerlik dolayısıyla Kıdem Tazminatı alamayacağını okudum. Konu ile ilgili kanunu incelediğimde; bu haktan yararlanıp yararlanamayacağım hakkında bir fikir oluşturamadım. Konu ile ilgili beni aydınlatabilir misiniz? (Ersin Bozkuş)CEVAP: 1475 sayılı Kanunun 14. Maddesi gereği işçinin askere gitmesi neticesinde alınacak Kıdem Tazminatı için işçinin 1 gün dahi olsa askere gitmesi gerekirdi. Bu bedellide temel eğitim olmadığı için askere gitmemiş oluyorsunuz ve işverene askere gittiğinize dair ibraz etmeniz gereken askerlik sülüs kağıdını verememiş oluyorsunuz. Askerlik sülüs kağıdı askere gidecek olan kişinin askerlik vazifesine başlayacağını gösterir belgedir. Bu belge olmadan ‘Ben askere gidiyorum, bana kıdem tazminatını ver’ diyene Kıdem Tazminatı verilmez.*****Özürlü çocuğu olan anne erken emekli olurSORU: Zihinsel özürlü bir oğlum var. 3 Ocak 1998’de SSK’lı oldum. 1.10.2008’e kadar 1595 gün primim var. Halen çalışıyorum. Doğum tarihim 12 Ocak 1970. Mevcut kanuna göre özürlü çocuğu olan annelere erken emekli hakkı tanınıyor. Bundan yararlanabilir miyim?CEVAP: Öncelikle erken emeklilikten yararlanabilmeniz için çocuğunuzun başka birinin sürekli bakımına muhtaç olacak derecede malul olması gerekir. Bu durumu sağlık raporu ile belgelemeniz halinde adınıza 1 Ekim 2008’den sonra ödenen prim ödeme gün sayılarının dörtte biri, prim ödeme gün sayılarına ilave edilmekte ve eklenen bu süreler, emeklilik için aranan yaş haddinden düşmektedir. Siz 20 yıl sigortalılık süresi, 5975 gün prim ödeme ve 54 yaş şartlarına tabisiniz. 1.10.2008’den önce 1595 gününüz olduğu için (çocuğunuz belirttiğimiz gibi engelliyse), adınıza 3504 gün daha prim ödendiğinde, çocuktan dolayı primi 876 gün artırılır ve 4380 güne yükseltilir. Böylece prim ödeme şartını yerine getirmiş olursunuz. Aynı süre 55 yaştan da düştüğünde, yaş şartı da 52 yaş 6 ay 24 güne düşer. Yapmanız gereken, çocuğunuzun başkasının sürekli bakımına muhtaç olduğunu sağlık kurulu raporu ile belgelemek ve aralıksız prim ödemektir.*****Kıdem Tazminatı’nda ödeme süresi makul olmalıSORU: İşten çıkardığımız işçimize Kıdem Tazminatı’nı belirli bir süre sonra ödemek istiyoruz. Bu süreyi ne kadar erteletebiliriz. Tek taraflı olarak erteleme imkanımız var mı? (Uğur Ateş)CEVAP: Kıdem Tazminatı’nın ne kadar süre içinde ödeneceğine dair kesin bir süre mevzuatta belirtilmemiştir. Ancak Kıdem Tazminatı’nın hak kazanıldığı süre iş sözleşmesinin feshedildiği veya işçinin öldüğü tarihtir. Bu sebeple bu süreden itibaren tazminatın ödenmesi gerekir. Yargıtay kararlarında bu süre makul süre olarak tarif ediliyor. Yani işçinin mutabık olacağı bir süre olmalıdır. İşverenin bu süreyi tek taraflı tehir etme hakkı yoktur. Faiz ödenmesi ve işçinin mutabık olması şartıyla süre tehir edilebilir veya yine aynı şartlarda taksitle ödenmesi olabilir. Ancak işçinin onaylamamasına rağmen halde kıdem tazminatı makul bir süre içinde ödenmez ise iş mahkemesinde dava açılması halinde hakim, gecikilen süre için mevduata uygulanan en yüksek faizle birlikte ödenmesine hükmeder.*****İşçi alacak davalarına çözüm Umut Topcu’danİşçi alacakları konusundaki ihtilaflar hemen hemen her işyerinde yaşanan sorunlardan biridir. Burada sorun biraz da mevzuatın tam olarak bilinilmemesidir. İşte bu konuda hukukçulara ve uygulamacılara rehber niteliğinde bir çalışma, Sosyal Güvenlik Müfettişi Umut Topcu tarafından kaleme alındı. Adalet Yayınevi tarafından basılan İşçi Alacak Davaları isimli kitap, yargı kararları ve bilirkişi raporlarıyla da zenginleştirilmiş.