Emekli olmak için gerekli şartları sağlamak maksadıyla askerlik, doğum, yurtdışı vs. gibi borçlanmaların miktarı sigortalıların kendilerinin veya hak sahiplerinin yazılı talepte bulunmaları ve talep tarihinde geçerli asgari ücret ile asgari ücretin 6.5 katı arasında olmak üzere, kendilerince belirlenecek günlük kazancın yüzde 32’si üzerinden hesaplanmaktadır. Bilindiği üzere her yıl ocak ayı başından itibaren asgari ücret arttırılmakta ve borçlanmalarda yeni asgari ücret miktarı esas alınmaktadır. Bu sebeple emeklilik hesabında sayılsın diye askerlik, doğum, yurtdışı vs. gibi borçlanmaları asgari ücret üzerinden yapacak olan sigortalıların 2012 yılı girmeden aralık ayı içinde yapmaları halinde borçlanmalar daha ucuza mal olacaktır.
Şu an için asgari ücrete gelecek zam oranı tespit edilemedi ancak ekonomik programda zam oranı yüzde 3 artı 3 olarak öngörülüyor. Yani bu zam oranına göre asgari ücret belirlenirse, asgari ücret 2012 yılı ilk 6 ayı için 862.11TL olacak. Bu durumda hizmet borçlanması yapacak sigortalılar 2012/Ocak ayından itibaren günlük 9.20TL üzerinden borçlanacak. 2011/Aralık ayında borçlanacaklar ise günlük 8.93 TL üzerinden borçlanacaktır.
Bunun için emekli olmak için hizmet borçlanması yapması gerekenler, borçlanma miktarı pahalanmadan, aralık ayı bitmeden borçlanma için talepte bulunsun.
Ofiste cep yasağı
Geçen hafta hemen hemen bütün ulusal medyada “Ofiste cep yasağına SGK onay verdi” başlıklı haber yer aldı ve haber diğer sosyal güvenlik haberleri gibi bir anda kamuoyunun dikkatini çekti ve uzmanlar işyerinde cep telefonu kullanımı ile ilgili yasağa SGK’nın karışamayacağını belirtti. Aslında ‘Ofiste cep yasağı’ haberinin kaynağının Sosyal Güvenlik Müfettişleri Derneği’nin çıkarmış olduğu Sosyal Güvenlik Dünyası Dergisindeki bir yazı olduğunu belirtti. Ancak haber ilk gün “SGK cep yasağına onay verdi” diye çıkınca haberle ilgili tartışma haliyle SGK üzerinden yapıldı. SGK’nın bu şekilde iş sözleşmeleri ile ilgili konular hakkında görüş belirtmek gibi bir görevi yoktur. Zaten konuyu bilenler de bu duruma SGK’nın karışmayacağını bilir.
Temel eğitim olmadığı için bu bedellide Kıdem Tazminatı olmaz
SORU: Bedelli askerlik için ödeyeceğim parayı,i işyerinden 7 yıl için alacağım Kıdem Tazminatı ile karşılarım diye düşünüyordum. Ancak bedelliden yararlanacak kişilere askerlik dolayısıyla Kıdem Tazminatı alamayacağını okudum. Konu ile ilgili kanunu incelediğimde; bu haktan yararlanıp yararlanamayacağım hakkında bir fikir oluşturamadım. Konu ile ilgili beni aydınlatabilir misiniz? (Ersin Bozkuş)
CEVAP: 1475 sayılı Kanunun 14. Maddesi gereği işçinin askere gitmesi neticesinde alınacak Kıdem Tazminatı için işçinin 1 gün dahi olsa askere gitmesi gerekirdi. Bu bedellide temel eğitim olmadığı için askere gitmemiş oluyorsunuz ve işverene askere gittiğinize dair ibraz etmeniz gereken askerlik sülüs kağıdını verememiş oluyorsunuz. Askerlik sülüs kağıdı askere gidecek olan kişinin askerlik vazifesine başlayacağını gösterir belgedir. Bu belge olmadan ‘Ben askere gidiyorum, bana kıdem tazminatını ver’ diyene Kıdem Tazminatı verilmez.
Özürlü çocuğu olan anne erken emekli olur
SORU: Zihinsel özürlü bir oğlum var. 3 Ocak 1998’de SSK’lı oldum. 1.10.2008’e kadar 1595 gün primim var. Halen çalışıyorum. Doğum tarihim 12 Ocak 1970. Mevcut kanuna göre özürlü çocuğu olan annelere erken emekli hakkı tanınıyor. Bundan yararlanabilir miyim?
CEVAP: Öncelikle erken emeklilikten yararlanabilmeniz için çocuğunuzun başka birinin sürekli bakımına muhtaç olacak derecede malul olması gerekir. Bu durumu sağlık raporu ile belgelemeniz halinde adınıza 1 Ekim 2008’den sonra ödenen prim ödeme gün sayılarının dörtte biri, prim ödeme gün sayılarına ilave edilmekte ve eklenen bu süreler, emeklilik için aranan yaş haddinden düşmektedir. Siz 20 yıl sigortalılık süresi, 5975 gün prim ödeme ve 54 yaş şartlarına tabisiniz. 1.10.2008’den önce 1595 gününüz olduğu için (çocuğunuz belirttiğimiz gibi engelliyse), adınıza 3504 gün daha prim ödendiğinde, çocuktan dolayı primi 876 gün artırılır ve 4380 güne yükseltilir. Böylece prim ödeme şartını yerine getirmiş olursunuz. Aynı süre 55 yaştan da düştüğünde, yaş şartı da 52 yaş 6 ay 24 güne düşer. Yapmanız gereken, çocuğunuzun başkasının sürekli bakımına muhtaç olduğunu sağlık kurulu raporu ile belgelemek ve aralıksız prim ödemektir.
Kıdem Tazminatı’nda ödeme süresi makul olmalı
SORU: İşten çıkardığımız işçimize Kıdem Tazminatı’nı belirli bir süre sonra ödemek istiyoruz. Bu süreyi ne kadar erteletebiliriz. Tek taraflı olarak erteleme imkanımız var mı? (Uğur Ateş)
CEVAP: Kıdem Tazminatı’nın ne kadar süre içinde ödeneceğine dair kesin bir süre mevzuatta belirtilmemiştir. Ancak Kıdem Tazminatı’nın hak kazanıldığı süre iş sözleşmesinin feshedildiği veya işçinin öldüğü tarihtir. Bu sebeple bu süreden itibaren tazminatın ödenmesi gerekir. Yargıtay kararlarında bu süre makul süre olarak tarif ediliyor. Yani işçinin mutabık olacağı bir süre olmalıdır. İşverenin bu süreyi tek taraflı tehir etme hakkı yoktur. Faiz ödenmesi ve işçinin mutabık olması şartıyla süre tehir edilebilir veya yine aynı şartlarda taksitle ödenmesi olabilir. Ancak işçinin onaylamamasına rağmen halde kıdem tazminatı makul bir süre içinde ödenmez ise iş mahkemesinde dava açılması halinde hakim, gecikilen süre için mevduata uygulanan en yüksek faizle birlikte ödenmesine hükmeder.
İşçi alacak davalarına çözüm Umut Topcu’dan
İşçi alacakları konusundaki ihtilaflar hemen hemen her işyerinde yaşanan sorunlardan biridir. Burada sorun biraz da mevzuatın tam olarak bilinilmemesidir. İşte bu konuda hukukçulara ve uygulamacılara rehber niteliğinde bir çalışma, Sosyal Güvenlik Müfettişi Umut Topcu tarafından kaleme alındı. Adalet Yayınevi tarafından basılan İşçi Alacak Davaları isimli kitap, yargı kararları ve bilirkişi raporlarıyla da zenginleştirilmiş.

