ASGARİ ücret pazarlığı bütün kızgınlığıyla devam ediyor. Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun işveren heyeti zam oranının az olmasını isterken, işçi kesimi yüksek olmasından yana, hükümet ise denge noktasını bulmaya çalışıyor. Bu pazarlık devam ederken TÜİK, bir işçinin eline geçen net asgari ücretin, asgari geçim indirimi hariç tutulduğunda 971 liraya, asgari geçim indirimiyle 1.030 liraya çıkması gerektiğini açıkladı.
Aslında TÜİK’in belirlediği rakam bilhassa İstanbul başta olmak üzere Büyükşehir belediyeleri hariç diğer iller için geçim standardı açısından orta gelir sınıfı sayılabilir. Ancak İstanbul, Ankara, İzmir vs. için az olabilir. Zira ülkemizde iller arasında gelir dağılımında ciddi farklar bulunuyor. Örneğin Maliye Bakanlığı bültenine göre İstanbul’da kişi başına gelir aylık 6.376,5 TL iken Hakkari’de aylık 95.56 lira civarında. Bununla birlikte bilhassa ev kirası, şehir içi ulaşım giderleri, ana gıda tüketim maddeleri vs. fiyatları yani satın alma gücü karşılaştırıldığında da iller arasında aynı farklılık görülüyor. Bu sebeple iller arasında yaşam standardı açısından farklı sonuçlar oluşuyor.
Bölgesel asgari ücret
İller arası gelir dağılımındaki dengesizlik ve işsizlik için uygulanabilir en pratik çözüm yerel asgari ücret uygulamasına geçiştir. Birçok ülkede, örneğin, ABD, Japonya, Kanada, Meksika, Çin ve Hindistan’da bölgesel asgari ücret uygulanıyor. Hatırlanacağı üzere 2010 yılında da ülkemizde de bölgesel asgari ücret tartışılmış ve istihdam paketi içinde değerlendirilmesi amaçlanmıştı. Tasarıya göre yerel aktörler bir araya gelip söz konusu merkezi asgari ücretin yasayla belirlenecek marj kadar yukarısında veya aşağısında yeni bir oran tespit edebilecekti. Asgari ücretin bölgesel olarak uygulanmasında 26 bölge dikkate alınacaktı. Buna göre merkezden belirlenecek asgari ücret üzerinden yerelde belirli bir marjda artırımlarla veya azaltmalarla asgari ücret farklılaştırılacak ve böylece İstanbul için ayrı bir asgari ücret uygulanırken Hakkâri için ayrı bir asgari ücret uygulanacaktı. Tabii bu uygulamada yereldeki gelir ve gider durumunun doğru tahlil edilmesi ve yerelin standardına uygun bölgesel asgari ücretin saptanması gerekiyor. Aslında ülkemiz bu usule yabancı değil. 1951 yılından 1967 yılına kadar asgari ücretin yerel (kentsel) düzeydeki katılımcılardan oluşan ‘mahalli komisyonlar’ tarafından belirlenerek uygulaması yapılmıştı.
Doğu Anadolu’da Çin yapmak...
Yerel asgari ücret uygulaması sonucu iller veya bölgeler arasında farklı asgari ücret uygulanarak yoksul illerde düşük belirlenmesi halinde yatırımların ana maliyet unsurlarından işçilik giderlerinin asgari ücretin diğer illere nispeten daha az belirlendiği yoksul illerde daha az olmasından dolayı bu yerlerin yatırım açısından bir cazibe merkezi olmasını sağlayacaktır. Bununla birlikte ucuz işçilik, devlet tarafından uygulanan teşvikler bir araya geldiğinde bilhassa yoksul illerin çok olduğu Doğu ve Güneydoğu bölgelerimizde küçük bir Çin oluşturabilecektir.
18 yaşın altındaki sigorta primleri emeklilikte dikkate alınır mı?
SORU: Eşim 19/02/1976 doğumlu. 1988 yılında sigortalı olarak çalışmaya başlamış. Şu anda ödenmiş prim 6 bin 900 gün civarında sigorta primi var. 1988 yılından itibaren ödenen primler emeklilikte sayılır mı? Ne zaman emekli olabilir? (Ferhat Bayır)
CEVAP: Eşiniz 19/02/1976 doğumlu olduğu için 19/02/1994 tarihinde 18 yaşına girmiş. 5510 Sayılı Kanun’un 38. Maddesi’nde “Kanunun uygulanmasında 18 yaşından önce malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tâbi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir. Bu tarihten önceki süreler için ödenen malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri, prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir” denildiğinden, sigortalıların 18 yaşından önceki prim günleri emeklilikte dikkate alınır. Ancak sigortalılık süresi 18 yaşını doldurduğu tarihte başlar. Söz konusu sebepten dolayı eşinizin 18 yaşına girdiği 19/02/1994 tarihinde sigortası başlayacağı için eşiniz 50 yaş 5 bin 675 günle emekli olabilir.
Bireysel emeklilik primi sigorta primine tabidir
SORU: İşyerimizde çalışan işçilerimize bireysel emeklilik sigortası yaptık. Bunun prime tabi olacağı söylendi. Bu konuda bilgi verebilir misiniz? (Ali Gedik)
CEVAP: Genel olarak büyük işyerlerinde işçilere Özel Sağlık Sigortası (ÖSS) veya Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) primleri ödenmektedir. 5510 sayılı Kanun’da ÖSS ve BES’e sigortalı adına işverence yapılan ödemeler, primler veya katkı paylarının aylık toplamı asgari ücretin yüzde 30’unu geçmeyen kısmı sigorta primine esas kazanca tabi tutulmaz. Burada önemli olan söz konusu ödemelerin sigortalı adına işverence yapılmış olması gerekir. buna göre örneğin; 2011 kasım ayında (A) sigortalısı için işverence brüt 200,00 TL özel sağlık sigortası primi ve brüt 100,00 TL bireysel emeklilik katkı payı ödendiği varsayıldığında, şu an asgari ücret de 837,00 TL olduğundan,
837,00 X 30 % = 251,10 TL istisna tutarı,
200,00 TL + 100,00TL = 300, 00 TL
300,00 - 251,10 = 48,90 TL 2011 kasım ayı primi esas kazancına dâhil edilecektir.
Doğum izinlerini nasıl ve ne zaman kullanabilirim?
SORU: SSK’lıyım. Hamileliğimin 29. haftasındayım. Doğum izinlerini ne zaman ve nasıl kullanabilirim? (Filiz Şahin)
CEVAP: Doğum izinlerini tek doğumlarda doğumdan önceki ve sonraki 8 haftalık izin kullanabilirsiniz. Doğumdan önceki 8 haftalık süre hamileliğinizin 32. haftasında başlayacaktır. Ancak sağlık durumunuz uygun olduğu takdirde, doktorun onayı (raporu) ile doğuma 3 hafta kalana kadar çalışabilirsiniz. Bu durumda, kullanmadığınız doğum öncesi izin süreleri, doğum sonrası izninize eklenir. Çalışarak geçirdiğiniz süreleri doğum sonrası kullanırsınız. Bunun için yapmanız gereken, doktorunuzdan sağlığınızın çalışmanıza uygun olduğunu belirten bir rapor alarak işverene ibraz etmekten ibarettir. Bununla birlikte; doğumdan önceki bir yıl içinde 120 günden fazla annelik sigortasına prim ödemeniz olduğundan, doğumdan önceki ve sonraki 8 haftalık izin süresinde her gün için günlük kazancınızın üçte ikisi kadar geçici iş göremezlik ödeneği verilir. Geçici iş göremezlik ödeneğiniz işyerinizin bağlı olduğu Sosyal Güvenlik İl/Merkez Müdürlüğü’nce ödenir.

