Erkekler hakkında 5 seksi gerçek

5 Eylül 2007

Bunları da yeni okudum; hani vardır ya, bir takım şehir efsanelerinin hangisi doğru hangisi gerçek diye tespitte bulunurlar...Yani önce ortaya bir tez atıp, sonra bu doğru mu yanlış mı, onu söylerler...Bu sefer de “Erkekler hakkında 5 seksi gerçek” versiyonunu yapmışlar...Ama tabii ki benim de fikirlerim var.“Atletik performans seks yapmayı olumsuz etkiler.Yanlış: Bu kanıyı destekleyecek hiçbir veri yok. Gerçekte, atletik performans seks öncesi rahatlamaya yardımcı bile olabilir.” “Bir veri yok” diyor ama... Akıl var, akıl!Atletik performans dediği, spor yapmak veya kaslı vücutsa ki fark etmez, ikisinden de pek hayır gelmez. Benden söylemesi...Çünkü bunlar kendilerine hayran tiplerdir. Seks yaparken nasıl göründüklerine falan bakar bunlar. Gerisini siz düşünün artık! “Büyük eller, büyük burun, büyük ayaklar= büyük cinsel organ.Yanlış: Vücudun büyük olması cinsel organın da büyük olduğunu göstermez. Bununla ilgili bilimsel bir veri yoktur.” Nedir hâlâ bu büyük merakı yaa? Yeter artık! Eğer partner olarak bir gergedan seçecekseniz, lafım yok. Ama normal bir kadınsa tercihiniz, yeter artık yahu... “Afrikalı ve Amerikalı erkeklerin cinsel organları daha büyüktür. Doğru: Yapılan araştırmalarda Asyalı erkeklerin cinsel organlarının en küçük, bununla birlikte Afrikalı ve Amerikalı erkeklerin de en büyük cinsel organa sahip oldukları görülmüş.” Doğu’dan küçükler, Batı’nın ucundan ve Güney’den büyükler bastırıyor. Avrupa’yı atlamışlar. Onlar da gey mi ne? Yani bize bir faydaları yok. Oysa biz Asya’yla Avrupa’yı birbirine bağlayan bir ülke olaraktan, tek tek basaraktan...Ne yani? Düz mantık düşünürsek, bizimkiler ya küçük ya da gey mi?Artık ufak mufak idare edin!Ne çıkarsa bahtınıza... “Kel erkekler sekste daha tutkulu ve iyidirler: Doğru: Kel erkeklerin saçlarını kaybetmelerinin testosteron hormonu ile ilişkili olduğunu biliyoruz. Tabii ki testosteronlar erkeklerin seks yaşamının sağlıklı, daha tutkulu olmasını sağlayan en önemli unsurlar...” Siz hâlâ “Saçım dökülüyor” diye üzülenlerden misiniz? Allah bir taraftan alıp öbür tarafa veriyor işte! Kelsin ama o iş iyi... O halde birini bulursan tabii... (Keh keh!)Ama demek ki şimdi marifet, kimin gerçek kel, kimin kazıtma kel olduğunu anlamakta...Nasıl anlaşılır ki?“Bir erkek ortalama olarak 7 kez ereksiyon olabilir. Ne yazık ki bunun 5’i uykusunda olur.” Bir de, “Ne yazık ki” diyor. Doyamadılar... Sanki o geriye kalan2 kereyi de çok güzel kullanıyorlar...Kızlar, yırtmışız... Ya uyumasalardı?

Devamını Oku

Senin aşk dediğine ben...

4 Eylül 2007

Hani bazen gelir... Mail kutunu açarsın, bu da ne komik laf(!) bir de “kişilerinizin tümü ortam dışı” var ya, bilgisayar lafı olarak yani...Ne komik!Hayır, onlar nereden benim kişilerim oluyor?Ayrıca gerçekten benim kişilerimse bileyim, ona göre davranayım.“Kişim benim” diyeyim...Bazen seveyim, bazen döveyim.Ne yapacaksam yapayım...Bunu yazmayacağım tabii ki! Baştan alayım:Hani mail kutunu açarsın, haftada bir tane ‘ondan’ gelir...Kemanla ya da piyanoyla romantik bir fon müziği...Ekranda kalpler, çiçekler, böcekler...Başlar aşk tarifi yapmaya...Bunun arkadaş, erdem gibi versiyonları da vardır ya...Onlardan bahsediyorum.Ha, bir de kıssadan hisse hikâyeler var. Onlar en beteri...Öyle de ağırlar ki, bitirene kadar kurdeşen oluyorsun. Okursan tabii...Varsa tabii...“Varsa tabii kızları” vardır bir de...“Bak kalbini kırarım” der ve ekler:“Varsa tabii...” Karşısındaki de çok incinir! Ağır laf! Kim olsa alınır yani...Ne zamandır gelmiyordu o mail’lerden. Bitti artık diye seviniyordum ki...Başlamış aşkı anlatmaya...Ama bu seferki bir kitabın tanıtımı...Geveze’nin “Aşka Dair” adlı kitabı.Kitabı okumadım; gırgır mı, ciddi mi bilmiyorum ama ben biraz dalga geçersem, kalplerini kırmam herhalde...“Varsa tabii!” “Aşk; iyi geceler öpücüğünü uzun tutmaktır.Beklentidir.” Onu uzun tuttuğun zaman, iyi geceler öpücüğünü...Hem gece hem öpüşme hem de uzuuun uzun...E, artık o beklenti olmaktan çıkar tatlım! Olan olmuştur; geçmiş olsun! “Aşk; delicesine flört ederken, yanındakinin hiçbir şey yapmama hakkını teslim etmektir. Saygıdır.” Ne diyor? Anlamadım. “Yanındakinin hiçbir şey yapmama hakkını teslim etmek” ne demek yaa..? Yani sen seveceksin, o hıyar hıyar oturacak gibi mi? Hııı... Delicesine (nasıl oluyorsa) flört ederken “tık” yoksa ki buna bir şey yapmama hakkı deniyor herhalde, hakkını teslim edeceksin. Yani, “Çocuk da bu sıcakta haklı yani...” diye...“Aşk; “Şimdi zamanı değil” diye beklemeyi bilmektir. Sabırdır.” Bunlar aşkı seks yapmamaya bağlıyor, haberiniz olsun. Sabır, mabır. Ayrıca onun zamanı yeri mi olur? Yapamıyorsan, açık konuş! Sabırmış!“Aşk; saçlarda başlayıp, topuklarda biten bir gezintidir. Keşiftir.” Hıh! İşi topuklarda bitirse de, nihayet bir hareket başladı. “Topuklarda” dan kastı başka bir şey de, ben mi saf saf doğru anlıyorum? Yok, olmuyor.Aşk böyle olmaz.Sizin aşk dediğinize ben... (Çok da iddialı oldu.)Ben...Hıı...Ne desem ki?

Devamını Oku

Cinsel tabu nasıl yıkılır?

2 Eylül 2007

“Cinsel tabulara karşı oynadım.” Böyle demiş ya...Ali Poyrazoğlu...“Kayıkçının Küreği” ve bir zamanlar çevirdiği filmler için...Öyle demiş ya....Ben de merak ettim; araştırmacı gazeteci yanım uyandı! Neymiş bu “Kayıkçının Küreği” diye araştırdım.“Nasıl yıkmış cinsel tabuları?” diyerekten...Bakın karşıma neler çıktı?Önce Türk sineması diye bir siteye girdim. Filmin konusunu öğrenmek için...“Hızlı ve çapkın bir kayıkçı, kayığına binen kızların hemen hemen hepsini ayarlamakta, yatağa atmaktadır. Kayıkçının bu ününü duyan bir kadın, kayıkçının kendisini ‘be....meyeceğine’ iddiaya girer ve kayıkçının kayığına biner.” Eveet...Ve kayıkçının kayığına biner...Acaba tabu yıkmaktan kastı, başka bir şey mi?“Şey” mi yani?E, bu filmde epey tabu yıkmıştır...FAKİR KIZ, BAKİRE DEĞİLDİNeyse, sonra T.C. Kültür Bakanlığı’nın sitesine girdim. Orada da şu vardı:“İki aşk arasında kalıp sonunda zengin sevgilisini terk ederek sevdiği fakir kıza dönen çapkın bir gencin hikâyesi...” Eee? Burada tabuyu nerede buldu da yıktı acaba?Hadi şimdi burada tabu yıkabilecek doneler çıkaralım. Ne olmuş olabilir yani?Bu kadar masum bir senaryoda cinsel tabular hangi araya sıkıştı ki?Mesela:* Çapkın genç, zengin kızla ‘yapamadı’. Ama bunu kafasına takmadı.* Fakir kız bakire değildi. * Zengin kız zengindi ama vajinismustu.Böyle bir şey mi acaba?Sonra başka bir yerde, filmden diyaloglar buldum:“Eleni: Şu 4. kocam Kosta ölsün, bütün varımı yoğumu sana yedireceğim.Ali: Sen de benim kayığımın küreğini...Eleni: Ah! Oh...Ali: Kocanın adı Kosta, benimki kaçıncı posta? İkizlere takke. Hem havada hem karada üç oyuncak bi arada anam.” Unutmadan, Ali’nin lakabı da “Lüfer.” TUTUKLANIRMIŞIM...Bu arada belli ki filmi “komşumuz”dan kimse izlemedi. Zira tabular yıkılırken diplomatik bir krizin çıkmasına ramak kalmış. “Eleni” falan...(Belki izlediler de “İzledik” diyemediler...) Ama olsun! Önemli olan tabu yıkmak... Tabunun memleketi mi olur?Doğrusunu isterseniz, tam istediğim gibi bir araştırma yapamadım.Korktum.İnternette filmi seyredebilirdim. Ama karşıma ne çıkacağını bilemediğim için hiçbirini açmayı denemedim.Hayır, karşıma ne çıkacağı belli değil, çocuk pornosu falan çıkar neme lazım...Tutuklanırmışım...Hayır, “benim bu işlerle ilgim yok” desem kimseyi inandıramam da...Bu yüzden seyretmeden yazıyorum, kusura bakmayın.Bir şey daha var; onu da yazayım...Araştırmalarımdan...Filmi seyrettiğini söyleyen birinden not: “Yanlış hatırlamıyorsam Lüfer abimiz filmde manitanın tekini oyuncak bir atın üstünde...” Tabu yıkmak önemli tabii....Cinsel tabuları yıkmak da önemli...Ve bu konuda en büyük rol tabii ki sanatçılarımıza düşüyor.

Devamını Oku

Seks baş ağrıtır mı? (2)

30 Ağustos 2007

Ağrıtma mııı?Prof. Dr. Osman Müftüoğlu’muzun “Seks baş ağrıtır mı?” yazısına devam etmek istiyorum.Bu, baş ağrısı meselesi önemli çünkü...Seks ve baş ağrısı...Bugün, “Seks niye baş ağrıtır ve çözümleri”ni işleyeceğiz.Hocamın yazısından alıntılarla başlayalım:“Burada önemli olan sekse bağlı baş ağrılarından çok, seks esnasında tetiklenebilen ciddi bazı sorunların da baş ağrısı ile ortaya çıkabileceği gerçeğidir.” Ne güzel söylüyorsunuz hocam!Yani birini unutmak için gider başkasıyla yatarsın ve ne olur?Unutmazsın.Gece çok iyi geçer hatta başın bile ağırır ama unutmazsın.Ve asıl ciddi sorunun ortaya çıkar;“O...” Veya intikam almak için gider biriyle yatarsın. Ne olur?Ne için rahatlar ne de hıncını almış olursun. Sadece başka bir adama... Yani başka adamı mutlu etmiş olursun. Yani ertesi gün başı ağırıyorsa...Ve o gün asıl ciddi sorunun ortaya çıkar:“O...” Hocamızın makalesine devam edelim:“Seksle ilgili baş ağrıları çoğu kez birkaç dakika sürer. Nadiren bir veya birkaç saat...” ‘Ağrıtır diyorsak o kadar da değil’ diyorsunuz yani...Peki biz abartabilir miyiz?“Ağrı zorlayıcı bir karakterde olabileceği gibi başa arkadan gelen şiddetli bir darbe olarak da algılanabilir.” Demek ki neymiş?Zorlayıcı karakterde ve ağrı yapanla birlikte olmamak lazım. Yoksa arkadan şiddetli bir darbe alırsınız...Doğru anladım değil mi hocam?“Sekse bağlı baş ağrılarının nedeni tam olarak bilinmiyor.” Hocam biz biliyoruz da, yapacak bir şey yok!“Stres, yorgunluk, korku, güvensizlik, endişe ve uykusuzluk gibi faktörler bu ağrıları etkileyebiliyor.” Ama hocam!O saydıklarınız olmadan yapılan seksin de tadı olmuyor!Olur mu yoksa?“Seksin çok uzun süreli baş ağrılarına yol açması da mümkündür.” Nasıl yani hocam?Uzun süreli ilişkilerde falan mı?Doğru vallahi...Şimdi kim kalkacak, diziyi bırakacak, soyunacak, bu sıcakta...“Eğer seksüel faaliyet sırasında böyle bir sorun ile karşılaşıyorsanız korkmayın.” Hıh!Sağol hocam. Sağol da... Seksüel faaliyet dedin, yıktın yine...Seksüel faaliyetlerle, sevişme arasında bir fark var mıdır?Biri düzeyli, öteki düzeysiz falan mı yani?Yoksa biri sağlık amaçlı, öteki duygusal, yıkılma amaçlı falan mı?Ayrıca hangisi baş ağrısı yapıyor?Lafınızı böldüm hocam, korkmayacağız da ne yapacağız?Ne diyordunuz?“Tehlikeli olanı, uzun süre başınızı ağrıtacak ilişkilerdir!” Hıh şöyle...Siz söyleyin hocam! Beni dinlemiyorlar...“Sıra cinselliğe gelince, ’Başım ağrıyor’ diyen eşinize lütfen darılmayın. Seks gerçekten baş ağrıtabiliyor ve bu ağrılar bazen tehlikeli bile olabiliyor.” Biliyoruz hocam, biliyoruz...Bilmemii....

Devamını Oku

Seks baş ağrıtır mı?

29 Ağustos 2007

Hem de nasıl hocam! Ağrıtma mııı? Kendi kendime sorup sonra cevaplamıyorum.O kadar delirmedim henüz. Dün Prof. Dr. Osman Müftüoğlu’muzun köşesinin başlığı buydu:“Seks baş ağrıtır mı?” Başlığı atmış sonra da yazıya şöyle başlamış:“Bu sorunun cevabı ne yazık ki “Evet”tir!” Sus hocam yaa...Bari sen söyleme...Yıktın bizi... Tek umudumuz oydu! Diğer baş ağrılarından böyle kurtulacağımızı sanıyorduk!Hani öyle genç kalacaktık!Ne oldu şimdi?Belki de yanlış anladım. Adamına göre falan mı hocam?Okuyayım bakiim...“Seks, baş ağrısını geçirebildiği gibi sebebi de olabiliyor.” Tıp böyle bir şey işte!Senin bin hüsranla anladığını bir cümlede toparlayabiliyor.CİNSEL AKTİVİTE NE HOCAM?Şöyle bir şey mi hocam?Mesela, takmışsın kafaya birini... Aklın fikrin onda. Ama olmuyor bir türlü. Çok başını ağrıtıyor...Mesela, hiiç aklında yokken... İçmişsin falan. Sabah bi kalkmışsın yanında biri... Çok başını ağrıtıyor...Ya da:Mesela, takmışsın kafaya, tavlamışsın da... Hatta yatmışsın ama...Ama yine başını ağrıtıyor...Hangisi?Yoksa hepsi mi?Devam edelim.“Baş ağrısını cinsel aktiviteden çok orgazmın tetiklediği belirtiliyor.” Bir dakika! Cinsel aktivite ne hocam?Yani öncesi mi, sonrası mı yoksa tam o an mı?Ayrıca cinsel aktivitenin düzeylisi düzeysizi oluyor mu?Oluyorsa hangisi iyi?Bir de orgazm meselesi var tabii...Olunca mı, olmayınca mı yoksa olamayınca mı ağrıyor? Devam edeyim, belki yazmıştır...“Orgazm sırasında oluşan değişimlerin baş ve boyun üzerinde sersemletici bir durumu zaten vardır.” Hocam!Orgazm öncesinde bir sersemlik var sanırdım oysa?Yok mudur?Özellikle erkeklerde...“O an” denemez mi buna? Ne istersen yaptırabileceğin an. Erkeklerin en yalaka hali... Ha, o sıradaki sersemliği...O sırada sersemlemiş bana ne? Ya aslında düşündüm de tıp yine haklı çıktı: İnsan sersemlemese niye sevişir ki? Çirkin vaziyetler...Yani insan sonradan düşününce...AYY...ETLERİM ACIYOR!Devam...“Eğer bu durum çok etkili olursa seks yaparken ani ve şiddetli baş ağrıları yaşamanız mümkündür.” Nasıl yaaa?..Sersemlik mi etkili olursa yoksa öteki iş mi?Sersemlik değildir herhalde...Yoksa, “Ne kadar sersemsen o kadar iyi orgazm olursun” gibi bir sonuç ortaya çıkar ki bu hiç işimize gelmez.O halde...Artık...Yani bundan böyle...Racon değişti!Ertesi gün cümleleri yani...“Ay her tarafım ağrıyor! Böyle bir et kesiği olmuşum ki!” ler falan...Geçin bunları, geçin...Hemen küçümsenirsiniz. En azından ben küçümserim;“Ne!!! Senin hâlâ etlerin mi ağrıyor tatlım? Ne o? 100 yaşında biriyle mi yattın?” Bundan böyle ne söyleyeceğinizi anladınız herhalde;“Ayy... Çok başım ağrıyor, çook!” Öyle mi hocam?

Devamını Oku

Kayıkçının küreği...

28 Ağustos 2007

Levent Kırca-Ali Poyrazoğlu kavgası, polemiği...Ne derseniz, deyin artık.Kavga mı ediyorlar gerçekten?Yoksa bu bir oyun mu?İnteraktif tiyatro...Oyunun adı: “Kayıkçının Küreği” Oynayanlar: Levent Kırca-Ali Poyrazoğlu.Konuk oyuncu: Oya Başar.İnteraktif oyuncular: Biz. Evet, eğlenceli...Şimdi, birbirlerine medya aracılığıyla söylediklerini yazacağım.Umarım onlar da okur.***“Beni kıskanıyor.” “Pornocu.” “Ben hiçbir zaman pornografik filmlerde oynamadım. İçinde cüretkâr sevişme sahneleri olan komedi filmleriydi onlar. Hepsi de televizyonlarda yayınlandı.” “Evet, onun pornocu olduğunu, porno filmleri çektiğini söyledim. Ama ‘ahlaksız pornocu’ lafı hakarete girer ve ben mürekkep yalamış biri olarak kesinlikle onun için ‘ahlaksız’ demedim.” “Araya parça koymuşlar demiş. Bir tane iş yaparsınız, araya parça koyabilirler. 30 tane yapıyorsun, hâlâ mı araya parça koyulduğunun farkında değilsin? Yine Ali demiş ki; ‘Onlar porno değil, komedi filmi... ‘Nasıl komedi filmi? Resmen kıçı başı filmlerde gözüküyor.” “Ona baktığım zaman üzgün, başarısız, şöhretini yitirmiş, hüzünlü bir karga görüyorum.” “Karga dünyadaki en zeki akıllı ve uzun yaşayan hayvanlardan birisidir.” “Memlekette Levent kadar müstehcen adam yoktur. Çünkü adam 10 yıldır ortalıkta ‘S...im S...im’ diye dolaşıyor. Asıl pornografi yapan o.” “Bakın elimde onun rol aldığı ‘Kayıkçının Küreği’ isimli bir film var. İşte bu filmin afişlerini çoğaltıp, İstanbul’un çeşitli semtlerindeki billboard’lara asacağım. Onu afişe etmek için 6 bin YTL billboard kirası verdim.” “Levent Bey, herhalde karısıyla soyunmadan sevişti ki karısı da onu bıraktı gitti.” Kimbilir daha ne replikler var oyunda; merakla bekliyorum.İkisinin de rol aldığı en komik oyun bu olsa gerek!Yoksa trajikomik mi desek?Hayatlarının rolü...Biri 60, diğeri 64 yaşında...Birbirlerine neler söylüyorlar...Koskoca adamlar, yalan söyleyecek halleri yok ya...Gerçekten!Belki de söyledikleri doğrudur.Hem de ikisininki de...Yakışıyor mu?Onlara yakışmıyor ama bizi böyle bile eğlendirdikleri kesin.Mahkemede ikisine de birer ödül vermek lazım. Artık, Afife Jale mi olur, Avni Dilligil mi, Altın Kelebek mi bilemem.... Keşke bu yazıyı okusalar. Birbirlerine söylediklerini şöyle yazılı olarak önlerine koysalar. Birileri onlara gösterse.Yoksa bu bir oyun mu?İnteraktif tiyatro...

Devamını Oku

Önce kelleştiler sonra iktidarsız oldular

27 Ağustos 2007

“Şımarık, terbiyesiz, arsız, cimri, megaloman... Nedir bunlar böyle?” Başlık da, sonraki sözler de bana ait değil ama...Bence de...Anlattıklarına baksanıza:“Yalnız yaşıyorum, çocuklarım da var, kimseye de muhtaç değilim. Tanıştığım birinden bahsetmek istiyorum. Her şeyi olan; evleri, arabası, yazlığı, geliri ve de halen çalışarak elde ettiği kazancı olan birisi. Ancak ilişkide parası gidecek diye ödü patlıyor. Gerçek bir cimri. *Birlikte yaptığımız alışveriş için kendime 10 YTL harcadığımda bile bana ödetti.*Kasaya varınca ayrı ayrı duruyor.*Sadece eve yemeğe çağırıyor ve kendi yapıyor.Her şeyi sineye çekerek alışmaya çalışıyordum zira bizim yaşımızda elek üstünde kalan fazla bir şey(!) yok artık.Ta ki, evde yapacağımız bir kestane pişirme keyfinde bana KAÇ KESTANE YERSİN diyene kadar. Orada bende ip koptu artık.Kızlarımız haklı, bilgisayarda bile bedava olan bir tıkla ne çiçekler böcekler yollanabilecekken beceremeyen erkekten hiç hayır gelmezzzzzz.Demek ki hayır gelecek erkek kalmadı. Ne deseniz haklısınız.” ***Evet. Bunlardan hayır gelmeezzzz... Peki erkek kaldı mı?Onu da tartışırız sonra.Tabii itirazı olanlar da var:“Mal sahibine göre kişner!! Eeee, peki niye erkekler hep alacakmış ki? Eşit değil miyiz? Bezen siz, bazen biz :))) İdare edin, ekonomik kriz var. Bakın gerçekten seven erkekle ne böyle bir muhabbet geçer ne de buraya konu olur.” Hıh şöyle... Ben de bunu diyorum; gerçekten seven, ne cimri ne ucuzcu olur. Eşitlik meşitlik hikâye! (Ayrıca eşit olduğumuzu savunan kim? Biz üstünüz.)“Ucuzcu bir erkeğe ancak ucuzcu bır kadın layıktır. Herkes hak ettiğini yaşar...” İyi de... Her zaman birbirlerine denk gelmiyorlar ki! Öyle olsa iyi! İnsanın ezberini dağıtıyor bazısı...“Eskiden kadınlar zengin koca beklerlerdi şimdi erkekler nasıl yapsam da zengin bir kadını ayartsam, takılsam hatta evlensem derdindeler.” Desenize bu adamları, o kadınların akıbeti bekliyor.“Bu anlatılan kötü ama o adam için mutlaka bir travmatik deneyim vardır arkasında. O kadar çok ‘kullanan’ kadın var ki, gardımızı düşüremiyoruz kolay kolay, bizi anlayın.” Bu kadar mızmız olmayın. Ne olmuş bir kadından kazık yemişse! Hemen travmatik falan... “Bırak bunları da benimle ne zaman sevişeceksin onu söyle..İyi bir erkek bütün bu liseli kompozisyonlarını sana yedirir. Naber?..O aradığın erkekten bulursan bir tane de Fransa’daki teyzeme yolla!” Bu mail’in cevabını ben vermeyeceğim. Yani veremeyeceğimden değil, biliyorsunuz. Ama vermeyeceğim!.. Belki bir veren çıkar. Belki! Şimdi ben önemli bir uyarıda bulunmak istiyorum:Kızlara...Bırakın kızlar!Bırakın bu adamları...Kendinize gelin ve bırakın yaa...İlle biri mi olacak yani?

Devamını Oku

Ucuzcu erkekler...

26 Ağustos 2007

Ne anlamda ucuzcu? Bunun bir sürü cevabı var: Ucuz kadınlarla olanlar... Kadınlara ucuz davrananlar... Veya kelimenin gerçek anlamıyla, cimriler...Peki ben bu ucuzcuların hangi türünden bahsedeceğim? Ben değil de, önce o başlasın. Bir okuyucu:***“Hep erkek kısmının haykırışlarına yer veriyorsun, onların elinden tutuyorsun.Biraz da benimle ilgilen, bana kulak ver. Benden çok var, derdime çare...Sarıldım yazılarına ama nafile!Yok yok yok, kafama göre adam yok.Çok kur yapıyorlar, ama şu tırnağımın ucu kadar yaratıcılık yok.‘Seni davet ediiyorum bebiş!’ diye başlayan telefon konuşması şöyle devam ediyor:‘Nereyeee?’ diye şaşırmış, hafiften heyecanlanmış çapkın çapkın gülümseyen ben, soruyorum tabii, safım ya ben, işte belki program yapmıştır falan diye...Hani kur yapıyor ya bana, birlikte olmak istiyor ya veya ben öyle sanıyorum; ‘banaaaaaaa!’ diyor nara atar gibi telefonda. İkinci görüşmemiz, başarısız 1-2 küçük öpücük denememiz olmuş, o kadar.Pardon, daha bitmedi, bir de ‘Yemeğini ye de öyle gel!!!’ dedi. Ben şoktayım!Nasıl yani?Beyimizin tabağı çanağı kirlenmesin, aman!Bence yeni bir başlık atmalısınız Dilek Hanım, ‘Ucuzcular’ diye.Bende bolca örnek var. Mesela...Taksim’in fast food dükkânlarında 2 kaşarlı dönerle karışık meyve suyu ısmarladıktan sonra, ay sonunda, yarım ağızla, halinden pek memnuniyetsiz, ‘Bu ay da kredi kartım biraz çok gelmiş’ diyen mi ararsınız (Çok geldi dediği kredi kartı da 400 YTL)...Adam bunun 20 katını bir ayda kazanıyor ama gelin görün ki, Medine dilencisi kıvamında geziyor.Sonra, hani çok seviyor ya beni, mail atmış Sevgililer Günü’nde, aynen şöyle:‘@-->’Bu nedir diye sakın sormayın, bu benim Sevgililer Günü çiçeğim...Bu beni hem ağlattı hem güldürdü. Şimdi de hem ağlıyorum, hem de gülüyorum.Ucuzcular...Çok para önemli değil, az parayla yaratıcılık önemli. Paylaşmak önemli, anı keyifli ve unutulmaz yapmak önemli...Ama nerdeeee!” ***Hadi bakalım! Buyrun buradan yakın. Ama haklı. Bu aralar o kadar çok kadından bunlara benzer hikâyeler dinliyorum ki... Kadınları bırakın, erkeklerden de duyuyorum.Bir de marifet gibi anlatıyorlar:“Ne çiçek miçek alacam, o bana kurban olsun!” “Hangi birine hediye alacağım yaa...” “Onlar buna razı!” Bazılarında da şu evham oluşmuş, erkeklerde yani:“Kadınlar para düşkünüdür, ben yedirmem. Kullandırtmam kendimi...” Kullandırtmayacakmış!Yahu fahişe bile olsa, bir kadına ufacık bir jest yapmak çok mu ağırınıza gidiyor?Ki çıktığınız kadınlara...Ne olacak sizin bu haliniz?Hı? Ne olacak?

Devamını Oku