Emekli olmak isteyen yüz binlerce kişi ilgilendiren açıklama!
5510 Sayılı Kanunun yürürlüğe girmesiyle değişen Bağ-Kur tescil ve prim ödeme süreçleri, esnaf ve küçük işletme sahiplerinin emeklilik planlarını etkiliyor. Geçmişteki tescil zorunluluğunun olmaması nedeniyle emeklilik hakkı kazanamayan yüzlerce vatandaş, mevcut yasal çerçevede çözüm arıyor. Konuyla ilgili SGK uzmanı Dilek Ete merak edilenleri aktardı.

"2008 yılına kadar Türkiye'de Bağ-Kur tescil ve prim ödeme süreçleri, mevzuata göre zorunlu değildi. Bu durum, çoğunlukla esnaf veya küçük ölçekli işletme sahipleri arasında yaygın olarak Bağ-Kur tescili açtırılmamasına sebep oldu. Bugün, 50 yaşın üstünde olan ve çalışma hayatına esnaf olarak başlayan yüzlerce vatandaş, geçmiş dönemler için Bağ-Kur tescilinin ve ödenmemiş primlerin borçlanma hakkının tanınmasını talep ediyor.

SGK Uzmanı Dilek Ete konuyla ilgili konuşarak dikkat çeken ifadeler kullandı: Bu durum, binlerce vatandaşın emeklilik süreçlerini ve finansal geleceklerini etkileyebilecek önemli bir konu olarak öne çıkıyor.""2008'e kadar Türkiye'de Bağ-Kur tescilinin zorunlu olmaması, bugün 50 yaşın üzerindeki birçok vatandaşın emeklilik hakkı kazanma sürecini karmaşıklaştırıyor.

Çoğunluğu esnaf veya küçük ölçekli işletme sahipleri olan bu grup, geçmişte Bağ-Kur tescili açtırmadıkları için emeklilik haklarından mahrum kalıyor. 1479 Sayılı Bağ-Kur Kanunu ve 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu gibi mevzuatlarda yapılan değişiklikler, bazı hak düşürücü süreler ve borçlanma imkanları sunsa da, vatandaşların çoğu mali imkanlar nedeniyle bu fırsatlardan yararlanamamış durumda.

Şimdi ise, bu vatandaşlar 1/10/2008 öncesi süreler için tescil ve borçlanma haklarının yeniden düzenlenmesini ve daha ulaşılabilir hale getirilmesini talep ediyorlar.

Ayrıca, Bağ-Kur ihya sürelerinin esnek bir şekilde yeniden düzenlenmesi ve toplam sürenin borçlandırılması yönünde çağrılar yapılıyor.

Bu durum, yüzlerce vatandaşın emeklilik planlarını ve finansal geleceklerini etkileyecek önemli bir konu olarak öne çıkıyor."

Bağ-Kur sigortalılarının hizmetlerinin tespitinde hak düşürücü süreler getirilmiş olmasına rağmen, sonradan yapılan yasal düzenlemelerle bu süreler için vatandaşlara ödeme yaparak sigortalılık süresi kazanma imkanı sağlandı.

1982 ve 2003 tarihli kanunlar kapsamında, belirli dönemlerde vergi dairelerine kayıtlı bağımsız çalışanlar, belirli süreler içinde müracaat ederek borçlanma yapma ve bu süreleri sigortalılık süresi olarak saydırma hakkına sahipti.

Son olarak, 5510 Sayılı Kanunun geçici 8. Maddesi ile, 1/10/2008 tarihine kadar kayıt ve tescillerini yaptırmayanlar için 2000-2008 tarihleri arasındaki hizmetlerini borçlanma hakkı tanındı.

Bu bağlamda, Bağ-Kur sigortalıları, 2008 öncesindeki süreler için kendilerine tescil ve borçlanma hakkının verilmesini ve bu süreçlerin daha ulaşılabilir hale getirilmesini talep ediyor.

Özellikle, Bağkur ihya sürelerinin, istenilen kadar gün almak yerine, toplam sürenin borçlandırılması yoluyla elde edilmesi yönündeki çağrılar dikkat çekiyor.



