Taşta binlerce yıllık iz: Eskişehir’de lületaşı geleneği
Eskişehir’de Çavlum kazılarında bulunan binlerce yıllık lületaşı mühür ile Odunpazarı’ndaki atölyelerde şekillenen eserler, kentin lületaşıyla geçmişten günümüze uzanan bağını ortaya koyuyor.

Eskişehir’de lületaşının geçmişi, günümüzde Odunpazarı’ndaki atölyelerde şekillendirilen geleneksel el sanatlarının çok daha öncesine uzanıyor. Eskişehir Eti Arkeoloji Müzesi’nde sergilenen ve Çavlum köyündeki mezarlık kazılarında ortaya çıkarılan lületaşı damga mühür, bu malzemenin binlerce yıl önce de kullanıldığını gösteren önemli buluntular arasında yer alıyor.

Geçmişten günümüze lületaşı
Çavlum’da 1999-2002 yılları arasında gerçekleştirilen kurtarma kazılarında ortaya çıkarılan Orta Tunç Çağı mezarlığında bulunan lületaşı mühür, arkeolojik açıdan dikkati çekiyor. Bir mezarda ölü hediyesi olarak ele geçirilen eser, lületaşının Anadolu’da eski dönemlerden beri bilindiğine ilişkin önemli bulgular arasında gösteriliyor.

Eskişehir Eti Arkeoloji Müzesi’nde sergilenen eser, kentin lületaşıyla kurduğu tarihsel bağın izlerini taşıyor. Müze koleksiyonunda ayrıca Şarhöyük-Dorylaion kazılarında bulunan Erken Tunç Çağı damga mühür de yer alıyor. Konik formlu, yuvarlak bezeme yüzeyine çentik motifleri işlenmiş mühür, dönemin küçük buluntuları arasında bulunuyor.

Odunpazarı’nda el emeği sürüyor
Eskişehir’in geleneksel el sanatları arasında yer alan lületaşı işlemeciliği, Odunpazarı’ndaki atölyelerde yaşatılıyor. Ustaların elinde şekillenen lületaşı; oyma ve işleme teknikleriyle farklı figürlere ve dekoratif eserlere dönüşüyor.

Arkeolojik buluntular ile günümüzdeki lületaşı işçiliği arasında doğrudan ve kesintisiz bir mesleki devamlılık bulunduğunu söylemek mümkün olmasa da iki dönem, Eskişehir’de bu malzemenin farklı amaçlarla kullanıldığını ortaya koyuyor. Binlerce yıllık mühürlerden günümüzün el emeği ürünlerine uzanan bu hikâye, lületaşının kentin kültürel mirasındaki yerini gözler önüne seriyor.







