Birçok kişi yiyor ama görme kaybına yol açabilir! Sakın böyle pişirmeyin...
Günlük alışkanlıklarımızın tamamı vücut sağlığımızı korumada büyük önem taşıyor. Hem fizyolojik hem de psikolojik olarak kendimize iyi bakmak, ortaya çıkabilecek sağlık sorunlarının da önüne geçmenizi sağlayacaktır. Yakın zamanda yapılan bir araştırma ise pek çok kişinin yediği oldukça yaygın bu yiyeceğin görme kaybına neden olabileceğini ortaya çıkardı. Burada risk, besinin pişirilme yönteminden kaynaklanmaktadır. Aman dikkat sakın böyle pişirmeyin. İşte haberin detayları...

Görme kaybı yaşayan kişilerin gözden kaçırdığı başlıca nedenlerden biri de beslenme düzenidir.

Yediklerimiz sadece kilomuzu değil, kalpten göze tüm organlarımızın da sağlığını korumak için önemlidir.

GÖRME KAYBINA YOL AÇIYOR
Avustralya'da bulunan Flinders Üniversitesi'nde yapılan bir araştırma az pişmiş veya çiğ et tüketmenin görme kaybı yaşama riskini artırdığını duyurdu.

Yapılan analiz sonucunda her 150 Avusturalyalıdan birinde kedilerle yakından ilişkilendirilen toksoplazma gondii parazitinin retinal skar adlı gözde oluşan tıbbi soruna yol açtığı ortaya çıktı.

Çalışmaya dahil olmayan başka bir kliniğin direktörü Giles Edmonds ise; "Retinal skar genelde iltihaplanmaya neden olabileceği gibi bazen de retinanın göz küresinden ayrılması anlamına gelen retina dekolmanına sebep olabilir." diyor.

GERİ DÖNÜŞÜ MÜMKÜN OLMAYABİLİR
Edmonds sözlerine; "Retinada oluşan yaraların giderilmesi kolay değildir, bu da herhangi bir görme kaybı yaşandığında geri dönüşünün çok da mümkün olmadığı, bundan dolayı da görüş çarpık ya da engellenmiş kalabilir." diyerek devam ediyor.

Giles Edmonds, çiğ ya da az pişmiş etin tüketilmesinin toksoplazmaya neden olabileceğini söylüyor.

Araştırmacılar gerçekten de toksoplazmanın oküler toksoplazmozis nedeniyle retinal skarlaşmasına neden olabileceğini keşfetti.

HAYVANLARDAN GEÇİYOR
Edmonds, "Bu, eti tüketen bireylerin, tüketmeden önce hayvanda bulunan toksoplazma parazitine sahip olmasından kaynaklanıyor." dedi.

"Etin düzgün ve yeterince pişirilmemesi, içerisinde bulunan paraziterin ölmemesi ve bizim etleri tüketirken de o parazitleri almamız anlamına gelmektedir."

ARAŞTIRMADA ORTAYA ÇIKAN GERÇEK
Flinders Üniversitesi'nde görev yapan Profesör Justine Smith ve ekibi, Batı Avustralya'da yaşayan 5000'den fazla bireyin retina fotoğraflarını inceledi ve uzun vadede sağlıklı yaşlanma çalışmaları için önceden glokom ya da yaşa bağlı dejenerasyonların yaygınlığını değerlendirmek adına bu fotoğrafları analiz etti.

Profesör Justine Smith'inde dahil olduğu üç uzman oftalmolog, kan testleriyle doğrulanan vakalarda oksoplazmik retinokoroidit taramalarını inceledi.

"5000 kişi arasında kan testleriyle de doğrulanan toksoplazmik retina skarı bulunan sekiz katılımcı bulduk."

"Buna ek olarak ise retinadaki lezyonların dörtte üçlük bir kısmı fotoğraflarda görülmeyen kısımda bulunacağı öngörülüyor: Bu ise her 149 kişiden birinde bu rahatsızlığın olduğunu tahmin etmemizi sağlıyor." dedi.

Profesör sözlerine, "Toksoplazma belirtiler, kişinin yaşına, sağlığına ve genetiğine göre değişiklik gösterebileceği gibi herhangi bir tedavisi ise bulunmamaktadır.

Birçok kişide hiçbir semptom görülmez ancak en sık karşılaşılan hastalık retinada iltihaplanma ve oküler toksoplazmozis olarak bilinen inflamasyondur." şeklinde devam etti.

"Dünya çapında yapılan araştırmalarda toplam nüfusun yüzde 30 ila 50'sinde toksoplazma enfeksiyonu görülse de asıl önemli olan gözle alakalı bu rahatsızlıkların aslında ne kadar yaygın olduğudur."

Avustralya'da yapılan bu çalışma, toksoplazmoz oranını ölçmek ilk girişim ve bulgular aslında bu durumun oldukça yaygın olabileceğini gösteriyor.

KÖRLÜĞE YOL AÇIYOR
Otoriteler enfeksiyonun görme yetisinin yüzde 50'den fazla azalmasına ve hatta körlüğe bile yok açabileceğini araştırmalarla bulurken, toksoplazmanın ne kadar önemli bir risk içerdiğini ve kesinlikle kaçınılması gereken bir şey olduğunu bilmelerini istiyor.

Profesör Smith, " İnsanlar genelde kedi kumunun ne kadar tehlikeli olabileceğini ve özellikle hamile kadınların onlardan uzak durması gerektiği konusunda bilinçlenmiş olsalar da etin hazılanma aşamasının da farklı bir önemli risk faktörü olduğunu bilmesi gerekiyor." dedi.

RİSK ARTIYOR
Profesör, " Tüm bunların yanında artık restoranlarda bile etlerin az pişmiş ya da çiğ olarak servis edilmesi giderek yaygınlaşıyor ve bu nedenle kişilerin toksoplazma ile enfeksiyon kapma riski de artıyor." diyerek uyarıda bulundu.

BİLİNÇLENMEK ÖNEMLİ
Öncelik bireylerin bu hastalıktan haberdar olmasıdır. Bu sayede etlerini nasıl pişireceklerini ve neyi nasıl yemeleri gerektiği konusunda bilinçlenebilirler.

Etin minimum 66 derecede yani orta sıcaklıkta pişirilmesi ya da pişirilmeden önce dondurulması gerekir. Bu sayede parazitler de kolayca ölür.

NE YAPMALISINIZ?
Eğer gözleriniz hakkında herhangi bir endişeniz bulunuyorsa mutlaka önce doktora danışın.

GÖZE İYİ GELEN BESİNLER
BALIK Balıklar genel olarak zengin birer omega-3 kaynağıdır. Yağlı balıklar olarak bilinen balık grubu ise hem bağırsaklarında hem de deri altlarında yağ bulunanlardır.

KURUYEMİŞ
Aynı balıklarda olduğu gibi kuruyemişler de yüksek omega-3 seviyesine sahip olduğu için göz sağlığını korur.

Ayrıca içerisinde bulunan yüksek E vitamini sayesinde yaşla oluşabilecek hasarlardan da gözü korur.

Özellikle göz sağlığına iyi gelen kuruyemişler; ceviz, kaju, yer fıstığı ve Brezilya fındığıdır.

NARENCİYE
Turunçgillerin tamamı C vitamini bakımından zengindir.

C vitamini de aynı E vitamini gibi yaşa bağlı göz hasarını önlemeye yardımcı olur.

C vitamini bakımından en zengin turunçgiller ise limon, portakal ve greyfurttur.

YEŞİL SEBZELER
Yeşil yapraklı sebzeler içerisinde bulunan lutein ve zeaksantin sayesinde göz sağlığını korumak için oldukça önemlidir.

Aynı zamanda zengin bir C vitamini deposudur.



