Babaannesinin acısından yola çıktı, ABD yolcusu oldu: Erzurumlu liselilerden dünya çapında buluş!
Erzurum Remzi Sakaoğlu Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM) öğrencileri İrfan Sefiloğlu ve İrem Alparslan, medikal dünyada çığır açacak devrim niteliğinde bir biyoteknoloji projesine imza attı. Yoğun bakımda uzun süre yatağa bağımlı kalan hastalarda oluşan ve tedavisi son derece güç olan bası (yatak) yaralarının iyileştirilmesi için Küba tarantulası (Tarantula cubensis) zehrinin biyoaktif bileşenlerini kullanan liseli gençler, hücre yenileyici özel bir biyoteknolojik hidrojel geliştirdi.

Remzi Sakaoğlu BİLSEM öğrencileri İrfan Sefiloğlu ve İrem Alparslan, danışman öğretmenleri Mustafa Akay'ın rehberliğinde, uzun süre yatağa bağımlı hastalarda ortaya çıkan bası yaralarının iyileştirilmesine yönelik çalışma başlattı. Sefiloğlu'nun yaklaşık 2 ay yoğun bakımda kalan babaannesinde oluşan yaralardan etkilenmesiyle başlayan proje kapsamında öğrenciler, örümcek zehrindeki biyoaktif bileşenlerin doku yenilenmesi üzerindeki potansiyel etkilerini araştırdı.

Literatür taramalarında örümcek zehrinin farklı alanlarda biyolojik ajan olarak kullanıldığını belirleyen öğrenciler, özellikle yara iyileşmesi ve hücresel yenilenme üzerindeki etkilerin araştırılmasına odaklandı. Çalışmada Küba tarantulası olarak bilinen 'Tarantula cubensis' türünün zehrinden yararlanıldı.

Öğrenciler, Türkiye'de örümcek zehri sağımına yönelik bir merkezin bulunmaması nedeniyle temin edilen çözeltideki zehri çeşitli işlemlerden geçirerek ham örümcek zehrini elde etti. Daha sonra farklı dozlarda yapılan deneylerle elde edilen bileşenlerin hücresel doku yenilenmesi üzerindeki etkileri incelendi. Projenin araştırma ve analiz aşamaları, Atatürk Üniversitesi Doğu Anadolu Yüksek Teknoloji Araştırma Merkezi'nde (DAYTAM) gerçekleştirildi. Doç. Dr. Nihal Şimşek Özek ve Doç. Dr. Ferhunde Aysin, öğrencilere laboratuvar çalışmaları, deney süreçleri ve teknik uygulamalarda akademik destek verdi.

Yaklaşık 5 ay süren çalışmada hücre deneyleri gerçekleştirilirken, elde edilen sonuçlar doğrultusunda biyoteknolojik hidrojel geliştirildi. Öğrenciler, belirli dozlarda yara iyileşmesi yönünde olumlu sonuçlar elde ettikleri projelerini rapor haline getirerek TÜBİTAK yarışmasına müracaat etti.

TÜRKİYE İKİNCİSİ OLDULAR
Bölge yarışmasında birincilik elde eden İrfan Sefiloğlu ve İrem Alparslan, TÜBİTAK Türkiye finalinde 24 proje arasında Türkiye ikincisi oldu. Ardından Uluslararası Regeneron ISEF kapsamında gerçekleştirilen çevrim içi mülakata katılan öğrenciler, değerlendirme sonucunda 2027 yılında ABD'de düzenlenecek yarışmada Türkiye'yi temsil etme hakkı kazandı.
‘PROJENİN ÇIKIŞ NOKTASI BABAANNEMİN YAŞADIĞI SÜREÇTİ’
Projenin çıkış noktasının babaannesinin yaşadığı sağlık süreci olduğunu belirten İrfan Sefiloğlu, "Babaannem yaklaşık 2 aylık bir yoğun bakım süreci yaşadı. Bu süreçte halk arasında 'yatak yarası' olarak bilinen yaralar oluştu. Bunları yakından gözlemledikten sonra buna bir çözüm bulmak istedim. Projenin doğuşu bu yaralara bir çözüm bulmak üzerineydi. Örümcek zehrinin farklı alanlarda biyolojik ajan olarak kullanıldığını gördük. Literatürde bu konuda büyük bir boşluk olduğunu gördük. Tarantula örümceğinin zehrini kullandığımız laboratuvar çalışmalarında yara iyileştirme deneylerini yaptık. Elde ettiğimiz jelin belirli dozlarda iyileştirici olduğunu tespit ettik. Yaptığımız çalışmayla TÜBİTAK yarışmasında Türkiye 2’ncisi olduk. Şimdi ABD'deki yarışmaya büyük bir motivasyonla hazırlanıyoruz. Biz Amerika'ya milli takım olarak gidiyoruz. Bayrağımızı en üst yerde taşımayı hedefliyoruz. Vatanımıza, milletimize bir katkı sunmamız gerektiğini düşünüyorum. Altın madalyayı alıp dönmek istiyoruz" dedi.

‘ALTIN MADALYA İLE DÖNMEK İSTİYORUZ’
İrem Alparslan ise çalışmanın yatak yaralarına çözüm bulma amacıyla başladığını belirterek, şunları söyledi:
"Gerekli literatür araştırmalarını yaptık. Tarantula zehrini kullanarak yara iyileştirici etkilerini inceledik ve ürün elde ettik. Ürettiğimiz ürünle yarışmaya başvurduk. Bölge yarışmasından birincilik elde ettik. Daha sonra Türkiye finallerine gittik ve burada Türkiye ikincisi olduk. 2027 Uluslararası Regeneron ISEF Bilim Yarışması'na Türkiye'den 14 proje gidecekti. Biz bir mülakata tabi tutulduk. Mülakattan elde ettiğimiz başarıyla Amerika'da Türkiye'yi temsil etme hakkına sahip olduk. Hedefimiz her zaman birinci olmak. Ülkemize altın madalya ile geri dönmek istiyoruz."
‘GENÇLERİN BİLİMSEL MERAKI BİZİ HEYECANLANDIRDI’
DAYTAM'da öğrencilere akademik destek veren Doç. Dr. Nihal Şimşek Özek, lise düzeyindeki öğrencilerin bilimsel merakından büyük heyecan duyduklarını belirterek, "Biz örümcek zehrinin yara iyileştirmesini çalışmak istiyoruz dediler. Gençlerin laboratuvar konusunda tecrübeleri yoktu. Önce iş güvenliği, laboratuvarda hangi deneylerin yapılacağı gibi konularda çalışmalar yaptık. DAYTAM'da çok güzel bir altyapımız var. Hem teknik hem bilimsel olarak bilgimizi gençlerimize aktarmak istedik. Gerçekten çok heyecan vericiydi. Bütün deneysel süreçleri bizimle birlikte çalıştılar" diye konuştu.
Doç. Dr. Ferhunde Aysin de çalışmanın yaklaşık 5 ay sürdüğünü belirterek, "Hücre çalışmalarını yaptık. Amerika'da arkadaşlarımızdan en iyi sonucu bekliyoruz. Çünkü kendileri çok emek verdiler. Bize güzel bir fikirle geldiler. Onların fikri olmasaydı biz de onlara bir destek sağlayamazdık. Hep beraber çalıştık, onların emekleriyle bu sonuca ulaştık. Şimdi Amerika'da da onlardan en güzel sonucu bekliyoruz" dedi.











