Altın yatırımcısı gözünü konut ve otomobile çevirdi! Piyasada dengeler değişti
Altın fiyatları rekor üstüne rekor kırarken dikkat çeken bir analiz ortaya çıktı. Yılbaşından bu yana fiyatlar yüzde 35 civarında artarken, bu durum Merkez Bankası tarafından da analiz edildi. Özellikle son iki yılda altın fiyatı kaynaklı servet artışının konut ve otomobil piyasasına etkisi incelendi. Sonuçlar ise dikkat çekti. İşte ayrıntılar...


Son iki yılda altın fiyatlarının dolar bazlı yüzde 77 yükseldiği belirtilerek, mevduatlarda altın payının yüksek olduğu illerde konut fiyatlarının diğer illere göre farklılaştığı bildirildi.

Yapılan analizde özellikle 2023 yılı 4. çeyrek dönemden sonra altın mevduatları ile konut fiyatları arasında pozitif bir korelasyon görüldüğü belirtildi. Otomobil satışlarının da altın mevduatı yüksek olan illerde arttığı görüldü.

Vatandaşlar genellikle altını bir peşinat olarak gayrimenkul alımı için kullanmayı tercih ediyor. Bir nevi altını güvenli liman olarak görüyorlar. Özellikle krediye erişimin de zor olduğu bu süreçte altından gayrimenkule bir yönelim söz konusu mu? Hangi bölgelerde fiyat artışları daha yoğun oldu? Önümüzdeki süreçte kredi faizlerinin düşmesiyle birlikte altından gayrimenkule yönelim daha da artacak mı?

Konuyla ilgili tüm merak edilenleri milliyet.com.tr’ye değerlendiren Gayrimenkul Uzmanı Mustafa Hakan Özelmacıklı şu ifadeleri kullandı: “Türkiye’de gayrimenkul alımında önemli ihtiyaçlardan biri başlangıçta ödenecek peşinattır. BDDK’nın konut kredisine getirdiği çeşitli sınırlandırmalar nedeniyle gerek birinci el gerekse de ikinci elde önemli peşinat tutarları ödemeniz gerekiyor. Türkiye’de yüzde 16’ya yaklaşan ipotekli satışlar olsa da bu satışların çoğunda kredi kullanımı sınırlı. Altın, Türkiye’de gayrimenkul başta olmak üzere araç alımlarında da önemli bir peşinat kaynağı diyebiliriz.

Altın aynı zamanda kişilerin gerek akrabalarından gerek dostlarından bir borç alma türüdür. Türkiye’de dövize endeksli bir yatırım aracı olduğu için dövizdeki hareketliliği de içinde barındırıyor. Dövizden ziyade altına yatırım vatandaşlar açısından daha çok tercih ediliyor. Altının son dönemde tüm yatırım araçları içerisinde en çok kazandıran, enflasyona göre en karlı emtia olduğunu söyleyebiliriz. Makroekonomik açıdan baktığımızda altın Rusya-Ukrayna krizi, Çin ile ABD arasındaki ticaret savaşından şüphesiz etkilendi. Normalleşme ile altının sakinleyeceği dönemler olabilir ama piyasada bunun gayrimenkul alımında önemli oranda peşinat olarak kullanıldığını ifade edebiliriz.

Ülkemizde ilçelerdeki gayrimenkul hareketliliği oldukça değişken, büyükşehirler bu hareketliliğin başında geliyor. İstanbul, Ankara, İzmir gerek göç aldığı için gerekse diğer nedenlerden dolayı talebin yoğun olduğu yerler. Gayrimenkul alım satımı açısından baktığımızda nisan ayı iyi bir grafik sergiledi. Vatandaş güvenli liman olarak gayrimenkulü görüyor.

Fiyat artışları açısından baktığımızda doğu ve güneydoğu illerinde artışlar çok daha fazla oldu. Gayrimenkulde bu tür fiyatlar nispeten doğu ve güneydoğu illerimizde daha fazla hissediliyor diyebiliriz.

Merkez Bankası’nın incelemesi altın yatırımının yüksek olduğu yerlerde konut ve otomobile olan talebin arttığını gösteriyor. Altın mevduatının yüksek olduğu illerde konut fiyatlarının diğer illere göre yüzde 11 oranında daha fazla artmış olması çok önemli bir tespit. Ben bunun piyasada bir etkisinin olduğunu değerlendiriyorum. Türkiye’de yastıkaltı dediğimiz örnekler de var. Bazı illerimiz, ilçelerimizde, kuyumculuk faaliyetinde bulunan mağazalar bir banka gibi faaliyette bulunuyor. İnsanlar oraya altınlarını yatırıp işletiyorlar.

Bu durum piyasada çok yaygın. Birçok il, ilçede aracılık faaliyetleri yapılıyor. İnsanlar yastıkaltı deyince sadece altınları evde bekletiyorlar diye düşünmesin. Kuyumcularda emanet olarak da bırakabiliyorlar. Bunun bazen olumsuz örnekleri de olabiliyor. Temkinli olmakta fayda var. Konut tarafında kredi çekilen tutarlar açısından da baktığımızda kredi meblağları sınırlı. Devlet bankalarında da krediler o kadar az kullandırılıyor ki bugün belki 5 milyon TL çekebileceğiniz bir kredi için 500 bin TL kredi veriliyor. Bu da konut alımında kişilerin peşinat ihtiyacını görmüyor. Biriktirdikleri altını bozdurarak kişiler ihtiyaçlarını çözmeye çalışıyor.

Kredi faizlerinin düşmesi finansmanın kolaylaşması nedeniyle altına olan yatırımı hafifletecektir. Finansman kolaylaşınca peşinat tarafını gene altınla bile çözseler kredi çektikleri tutarları TL olarak öderler. Şu anda altının yüzde 70’in üzerinde değer kazanmış olması ister istemez altın yatırımı olanlar için avantaj sağladı.

Normalleşme başladıkça altın aynı oranda prim yapmayacaktır. Bence şu an için yatırımcılar açısından gayrimenkul, araç gibi varlıklara yönelim yüksek. Gayrimenkul enflasyona karşı bir koruma kalkanı da sunuyor. “

