Emevi saltanatı hayırlı olmamıştır

21 Ağustos 2006

Soru: “Kadir Gecesi bin aydan iyidir” ifadesi neyi anlatmak istiyor? Kadir Suresi’nin 1-3’üncü ayetlerinin tefsirlerini okuduğumuzda, resmen Emevi devletinin saltanatı hesaplanmış, krallarının isimleri (1. Muaviye, 2. Muaviye ve diğerlerinin) zikredilerek günahıyla savabıyla bu saltanatın 90 senelik icraatının karşılığı kadar sevap olduğu belirtilmiştir (Elmalılı Hamdi Yazır Tefsiri: Cild: 9). Emevi hanedanının sürdüğü saltanat süresinin hesaplarının Kuran tefsirinde ne işi var? (Mehmet Demircan - Almanya)CEVAP: Kuran’ın ilk inmeye başladığı gece olması nedeniyle Kadir Gecesi’nin bin aydan daha değerli olduğu belirtilmiş, böylece gecenin tanık olduğu olayın büyüklüğüne vurgu yapılmıştır. Bin ay ifadesinin Emevi saltanatının süresine işaret görülmesi ise bazı hayalperestlerin karihalarından çıkan tatbiklerdir yani Kuran’ı alıp düşüncelerindeki anlama uydurmalarıdır. Böylece Kuran’a hizmet etmemişler, Kuran’ı düşüncelerine hizmet ettirmişlerdir. Emevi saltanat süresi ise hiç de hayırlı olmamıştır. Zaten bu tatbiki yapanlar da aslında o saltanatı övmek için değil, Kuran’ın indiği o tek gecenin, 80 küsur yıllık Emevi saltanat süresinden daha değerli olduğunu, Emevi saltanatının değersizliğini anlatmak istemişlerdir. Ama bu, Kuran’ın kastı değil, bazı insanların kendi çıkarımlarıdır.KENDİNİZ EZAN OKUYUP NAMAZINIZI KILABİLİRSİNİZSORU: Sabah ezanları acaba camilerden ihtiyari olarak mı okunuyor? Vakti geldiği halde birkaç kez sabah ezanını bekledim ama okunmadı? Vakit namazlarını işimden dolayı zamanında kılamıyorum. Bu sebeple öğlen vaktinde öğlen ve ikindiyi, akşam 18.00’de iş çıkışı yatsı zamanı girene kadar da akşamı kılsam olur mu? Bayram namazı kıldıktan sonra sabah namazı kılınır mı? (Murat Zeren) CEVAP: Sabah vakti girdikten sonra ezan okunmadıysa beklemek zorunda değilsiniz. Kendiniz ezan okuyup namazınızı kılabilirsininiz. İş ve yolculuk dolayısıyla öğleyle ikindi, akşamla da yatsı namazları birlikte kılınabilir. Sadece iki vakit. Öğlenin vakti içinde de ikindinin vakti içinde de cem edilebilir. Ancak önce öğle sonra ikindi kılınır. Akşamla yatsı da öyle. Bayram günü önce sabah namazı kılınır. Güneş doğup bir iki mızrak boyu yükseldikten sonra da bayram namazı kılınır. Sabah namazını kılmamış olan, önce sabahı kılmalı sonra bayrama uymalıdır. Bayram namazına durmuş olan sabahı kılmamış ise sonradan namazını kaza eder.

Devamını Oku

Çok eş almak ne emir ne ibadet ne de fazilettir

20 Ağustos 2006

Soru: Pek çok din bilgini, ikinci eş alabilmek için birinci eşin müsaadesinin olması gerekir diyor. Halbuki okuduğum kitaplarının hiç birinde Peygamberimizin evlenmek için eski eşlerinden izin aldığına dair bir kayıt yok. Her ne kadar Kuran, bir eşle iktifa edin diyorsa da asr-ı saadette buna uyan hiçbir sahabiye kitaplarda rastlamadım. Eğer onlar çok eşliliği Peygamber’e uymak için tercih ettilerse bu bizler için de geçerli değil mi? Dört nikâhlı eş, sayısız cariye, zinanın cezası yüz değnek. Bugün çok eş yok, cariye yok, ceza yine yüz değnek. Bunda bir haksızlık yok mu? (Mehmet Nafiz Özdemir)Cevap: “İkinci eş alabilmek için birinci eşin iznini almak gerekir” diyen bir din alimi bilmiyorum. Sizin din alimi dediğiniz kimler acaba? Din, insanların sözleriyle değil, kitap ve sünnetten delille olur. Bütün sahabilerin çok evlliliği doğru değildir. Hiç evlenmeyen sahabiler olduğu gibi tek eşle yetinen sahabiler de vardır. Birkaç eş alabilmek için biraz mal varlığı gerekir. Ebuzer bir tek eşle yetinmiştir. Hz. Ali de Hz. Fatıma ölünceye dek tek eşle yetinmiştir. Kardeşim bu zamanda tek kadını geçindirmek öyle kolay değil. Ama eskiden hayat sadeydi. Şimdi şartlar değişti. Nice kimse tanırım ki çok eşliliğe heveslenip bir eş daha almış ancak sonunda ailede huzur diye bir şey kalmamış ve eşlerinden birinden ayrılmıştır. Çok eş almak ne emirdir, ne ibadet, ne de fazilet. Sen eğer biriyle mutlu bir aile kurarsan ondan iyisi yok. Hiç macerayı düşünme. Zina cezasını belirleyen insanlar değil, Kuran’dır. Nur Suresi’nin ikinci ayetinde zina eden kadın ve erkeğe yüz sopa vurulması emredilmektedir. Bu ayetin hükmünü kaldırma yetkimiz yok. Ama din sınırlayıcı değildir. İnsanın ihtiyacı varsa karşılıklı rızayla evlenir.*****2.5 yıldan beri suyu akmayan köy varmışÜniversite öğrencisi olduğunu belirten okurum Yasin Cebeci, Ankara’nın Gölbaşı ilçesine 10 kilometre uzaklıkta Oğulbey Köyü’nde 2.5 yıl önce suya mühür vurulduğunu ve o zamandan beri suların akmadığını söylüyor. Artık köy özelliğini yitirip Gölbaşı ilçesinin bir mahallesi olan Oğulbey’de muhtarın dikkatsiz bir konuşması yüzünden halkın sıkıntıya uğradığını belirten Yasin, “Hocam belki sesimiz, sizin aracılığınızla yetkililerin kulağına gider” diyor.

Devamını Oku

Bu gece Miraç Kandili

19 Ağustos 2006

Recep ayının 27’nci gecesi, Miraç Kandili olarak kutlanır. Miraç, merdiven, yükseğe çıkma anlamına gelir. Peygamberimizin mana âleminde yükselip ruhani âlemleri dolaşması vizyonuna Miraç denilir. Bu olay, İsra ve Miraç diye iki bölümden oluşur. Kuran’da sadece İsra olayının büyüklüğüne dikkat çekilir (İsra: 50/1). İsra, yürütmek demektir. “Gecenin bir parçasında aileni isra et (yürüt)” (Hûd: 81) ayetinde Lut’a, ailesini geceleyin yürütüp kentten çıkarmasının buyurulduğu belirtilmektedir. Ayetin ruhundan anlıyoruz ki, Hz. Peygamber, geceleyin kalkıp Mescid-i Aksa’ya doğru yürümüş ve orada ruhani olaylar görmüştür. Mescid-i Aksa’nın, Kudüs veya Kudüs’te bulunan Süleyman Mabedi olduğu büyük çoğunluğun görüşüdür ama ayette bu konuda bir açıklık yoktur. Buhari’nin rivayetine göre Miraç olayı, Hz. Peygamber’in, henüz peygamberlikle görevlendirilmeden önce, Kabe yanında uyurken gördüğü bir rüyadan ibarettir. Bu rivayette 50 vakit namazın farz kılındığı fakat Peygamber geri dönerken rastladığı Musa’nın, ona bu kadar namazın çok olduğunu söylediği ve Hz. Peygamber’in, Musa’nın önerisiyle 4-5 kez Allah’a başvurup 50 vaktin beşe düşürüldüğü anlatılır. 1- Henüz peygamberlik gelmeden önce namazın farz olması söz konusu olamaz. 2- Allah’ın emrettiği bir şeye, Musa gibi yüce bir Peygamber’in karşı beyanda bulunması asla kabul edilemez. 3- Ruhani âleme yücelirken normal fiziksel düşüncesini ve yetilerini tamamen ilahi irade içinde eritmiş, beşeri varlığından geçmiş olan Hz. Muhammed’in, sıradan bir insan gibi âdeta Allah ile pazarlığa girmesi akıl ve mantığın kabul edeceği bir şey değildir. 4- Kuran’a göre Allah katında söz değiştirilmez (Kaf: 29). Yüce Allah, kullarının yapamayacaklarını bildiği bir şeyi emretmez (Bakara: 286). 5- Miraç, Mekke döneminde olmuştur. Vakti üzerinde de görüş birliği yoktur. Çünkü Miraç’ın, peygamberlikten önce görülen bir rüya olduğu rivayeti yanında peygamberlik geldikten 18 ay yahut 5 yıl yahut 7 yıl yahut 12 yıl sonra vuku bulduğu rivayetleri de vardır. 6- Rivayetlere göre Bakara Suresi’nin son üç ayeti, Miraç olayında Peygamber’e dolaysız, direkt olarak vahyedilmiştir. Bu doğru olamaz. Çünkü Bakara Suresi’nin tamamı, istisnasız olarak Medine’de inmiştir. Kuran’da geçen tek kutsal gece, Kadir Gecesi’dir. Dini bir delile dayanmasa da Müslümanların çoğu bazı geceleri, kandil gecesi olarak kutlamaktadırlar. Bu, güzel bir şeydir. Gönül ister ki her gece, kandil geceleri gibi kutlansın. Allah, kullarına barış ve huzur versin.

Devamını Oku

Kuran’a göre dünya nimetleri inançlıya yakışır

18 Ağustos 2006

* Dünden devamHz. Peygamber güzel giyinmeyi sever, pejmürde dolanılmasından hoşlanmazdı. Bir adam saçı başı karışık peygamberin yanına gelince, Peygamberimiz onu azarlamış, gidip yüzünü yıkayıp taranmasını, sonra gelmesini emretmiş. Adam yıkanıp taranarak gelince, “Birinizin şeytan gibi saçı başı karışık gelmektense böyle güzel gelmesi daha iyi değil mi?” demiş. Ayrıca Kuran, Rabbinin verdiği nimeti söylemeyi, Rabbin lütuflarına şükretmeyi emreder. Hadise göre Allah, nimetini kulunun üstünde görmekten hoşlanır. ALLAH ÇALIŞANA VERİRDünyayı zindan yapmanın bir anlamı yok. Kuran’a göre dünya nimetleri aslında inançsızdan çok inançlıya yakışır. Yani inançsızlar dünya nimetlerinden yararlanacaklar, inananlar da sadece cennet beklentisiyle dünyadan el etek çekmeyeceklerdir. Ağlamayana meme yok. Çalışan Allah’ın sevgilisidir. Allah çalışana verir. Çünkü, “İnsana çalışmasından başka bir şey yoktur. Ve insana çalışmasının karşılığı gösterilecektir” (Necm) buyurmaktadır. Çalışmak, didinmek Allah’ın tüm doğaya egemen kıldığı yasasıdır. GERÇEK FAKİRLİK NEDİR?Çalışmadan geri durmaz nücûm-i giysûdâr,Bütün alın teridir, durmadan yağan envâr.(Kuyruklu yıldızlar çalışmadan bir an geri kalmaz. Gökten yağan nurlar, güneşin ve yıldızların alın teridir.)Yüce Allah Kuran’da, “Ey insanlar, siz Allah’a muhtaçsınız” buyurmuş, Peygamberimiz de “Fakirlik benim övüncümdür” demiştir ama bu sözlerdeki fakirlik, dünya yoksulluğu değildir. Asıl fakirlik, kişinin kendisine varlık vermemesi, varlığının Hakk’tan geldiğini bilmesidir. Gerçek fakirlik, kişinin nefsi için değil, Allah için olmasıdır. Bunun için de bütün nefis arzularını, hırsını, tamahını atmak, içinde Allah düşüncesinden başka bir şey kalmamak gerekir. Bütün ruhunu Allah sevgisi kapladığı ve Allah’tan başka hiçbir şeye eğilimi kalmadığı zaman insan, gerçek fakirlik derecesine ulaşmış olur.

Devamını Oku

Madde ile mana arasındaki denge

17 Ağustos 2006

Soru: Bir yanda dünya yaşamından uzak, 24 saat ibadetle meşgul, dünyadan elini eteğini çekip ahirete hazırlandığını söyleyen bir kısım insan, diğer yanda bu hayatın bir kez olduğunu ve onun tüm nimetlerinin yaşanması gerektiğini söyleyen başka bir grup. Dinimiz bu konuda ne diyor? Hayatta insanın amaçları olması, bunlar için çalışması dünyaya tapmak mı oluyor? Dünyanın bize sunduklarından (arkadaşlarınla, ailenle vakit geçirmek, yeni yerler gezmek, sevdiğin müzikleri dinlemek, hoşlandığın bir yazarın romanını okumak gibi...) zevk almak günah mı? Bu Allah’ı unutmak mı demek? (Onur Sargın)Cevap: Bazı ayetlerde ve hadislerde hırs, mal tutkusu kınanmaktadır ama bunların amacı, dünya varlıklarına dalıp ahiret sorumluluğunu düşünmeyen, dünya tutkusu gözlerini bürümüş, kendilerine mana âlemini, ruhsal hayatı unutturmuş olan kimselerin davranışlarının yanlışlığını anlatmaktır. Yoksa dünya nimetinin kendisini kınamak değildir. İnsan çalışıp kazanır fakat onu hem kendisi yer hem de başkalarına yedirir, Allah yoluna harcar. SERVET GÜZELDİR AMA...Servet bir amaç değil, araçtır. Aslında servetin kendisi kötü değildir. İnsan, servetini Allah yolunda kullanıp O’nun rızasını kazanmaya çalışmalıdır. İnsanın, dünyası için ahiretini, ahireti için de dünyasını unutmaması, her ikisine karşı görevini yapması, ruhunun da bedeninin de hakkını vermesi lazımdır. Bir Müslüman, “Allah’ın sana verdiği (servet) içinde ahiret yurdunu ara, dünyadan da nasibini unutma” (Kasas: 49/77) ayetini prensip edinmelidir. Servet güzeldir ama insana Allah’ı unutturursa felaket olur. Onun için kişi, çalışıp kazanmalı ancak kazandığını amaç değil, Allah’ın rızasına ermeye, mutlu yaşamaya araç yapmalıdır. Nefsine çıkar sağlamak için bozgunculuk yapmamalıdır. Allah bozguncuları sevmez.Güzel sanatlar, müzik ruhun gıdasıdır. İmam-ı Gazali, kuşlar, hatta cansız sanılan doğa dahi müzikten etkilenirken müzikten etkilenmeyen insanı hayvanlardan da aşağı tutmaktadır. İnsan elbette haram olmayan dünya zevklerinden istifade edecektir. Peygamber’in sahabileri de yeri geldikçe eğlenmişler, zamanın oyunlarını oynamışlar, müzik dinlemişler, düğünlerde ve yol esnasında şarkılar söylemişlerdir. Devam edecek

Devamını Oku

Kopyacılık büyük tehlike

16 Ağustos 2006

SORU: Kopyacılıkla koca bir nesil yozlaşıyor. Sizin yazmış olduğunuz eserin bile çalınması beni derinden üzdü. Ailemi bu beladan uzak tutmak için ne gerekiyorsa yapıyorum, çevremi de bilinçlendirmeye çalışıyorum. Sizin tefsirinizi nereden temin edebilirim? (Orhan Kılıçlı)CEVAP: Bu millet maalesef git gide meziyetlerini kaybediyor. Kopya hırsızlığı, adi hırsızlıktan kötüdür. Çünkü bundan herkes zarar görüyor. İşler, bilgileri çalanların eline geçiyor. Emanet zayi oluyor. O zaman da millet geriler, sefil, perişan duruma düşer. Huzur diye bir şey kalmaz. İnşallah böyle olmayız. Ama gidiş iyi değil. Tefsirimi şu adresten temin edebilirsiniz:Yeni Ufuklar NeşriyatNuhkuyusu Caddesi No: 365Bağlarbaşı/Üsküdar/İstanbulTelefon: 0216 492 66 12 - 0216 492 66 13NOT: 3 türlü tefsirim var. 1- Konulu tefsir, A’dan Z’ye Kuran konuları. Kuran Ansiklopedisi. 30 cilt. 2- Klasik tefsir. Yüce Kuran’ın Çağdaş Tefsiri. İçindekilerle beraber 12 cilt. 3- Kuranı Kerim Tefsiri. 3 cilt.Sabrın sonu selamettirSORU: Rüyamda oğlumun 7 ile 13 yıl yaşayacağını görmüştüm. 20 Nisan 2006 tarihinde sünnet olmak için ameliyata girdi. Ama ameliyattan sonra hayati fonksiyonları durdu. Rabbim bana gerçekleri mi gösterdi? (Fulya Ünüvar)CEVAP: Rüyalar gerçek de olabilir, başka anlamlara da gelebilir. Yavrunuzun bazı fonksiyonlarını kaybetmesi hem sizin için hem de onun ruhu için bir sınavdır. Siz onu bebek görüyorsunuz ama kim bilir belki ruhu büyüktür ve böyle bir sınavdan geçmesi gerekmiştir. İnsanın dünyada çektikleri, manen olgunlaşmasına sebep olur. Elinizden gelen özeni gösterin. Allah ecrinizi verecektir. Dünya bir gün nasıl olsa geçer. Sabrın sonu selamettir, zaferdir.Kısa bir iltifat mektubu* Sayın hocam, faiz hakkındaki yorumunuz çok güzeldi. Bilmenizi istedim. (Sıtkı Badem)* Dinimiz çok güzeldir ama maalesef şartlanmış insanlar onu çarpıttılar, yozlaştırdılar. İnşallah tekrar eski safiyetine kavuşur. Allah neylerse güzel eyler. Böyle yüzlece takdirkâr mektuplar yanında bizi Allah korkusundan yoksun sayanlardan da birkaç mail alıyorum. Ama bunlar bizim çabamızı engelleyemez. Allah’tan başka kimseden çekinmem. 5 yaşımdan beri haşir neşir olduğum Kuran’ın ruhunu, mantalitesini Allah’ın lütfuyla iyi biliyorum.

Devamını Oku

"Kuran'dan kolayınıza geleni okuyunuz"

15 Ağustos 2006

Soru: Namazı Allah'ı anmak, O'nu unutmamak ve daima aklımızda tutmak için kılıyoruz. Namazda O'nu övdüğümüz gibi O'ndan isteklerde de bulunuyoruz. Tıpkı Fatiha Suresi'nde olduğu gibi. Ancak camide hocalar Fatiha'dan sonra sure veya ayet okumuyorlar. Halbuki Kuran'da Allah'a övgü ve Allah'tan istekte bulunabileceğimiz o kadar çok sure ve ayet var ki. Bunlar da okunsa daha iyi olmaz mı?Cevap: Kuran'da, "Kuran'dan kolayınıza geleni okuyunuz" buyurulmaktadır. Kişi nereyi biliyorsa oradan okuyabilir. Hepsi Allah'ın kelamıdır. Birbirine üstün tutulamaz. İnsan namazda Kuran'ın lafızlarından çok ruhunu düşünür, kendisini Allah'a verir ve Allah sevgisinde kendisini kaybetmeye çalışır. Gerçek namaz öyle kılınır. Sizin dediğiniz gibi seçmeler yapmak da herkesin işi değildir. Bu davranış, sanki Kuran'ın bir kısmını dışlamak anlamına da gelebilir.Riya büyük günahtırSoru: Açılış törenlerinde kesilen kurbanların dinimizde yeri nedir? (Ercan Velidedeoğlu)Cevap: Kurban, Allah için kesilir. Eti de fukaraya dağıtılır. Ziyafet çekmek için kurban kesilmez. Kesenler yerse ona kurban denmez. Bizde evin temeli atılırken de kurban kesmek âdet olmuştur. Aşırıya kaçtığımız muhakkak olan bu iş, gelenekleşmiş bir kere. Fukaraya yardım olduktan sonra sakıncası yok, sevabı var. Zaten dünyada her gün milyonlarca hayvan kesiliyor. Kurban olarak kesilmesi manen o hayvan için daha iyidir. Çünkü o, inancımıza göre cennet hayvanlarından olur. Ama şu parti liderleri gelince kurban kesmek aklımın alamadığı bir şeydir. İşte sakıncalı olan budur. Bu kişilere kurban kesenler, zaman gelir bunların hapse atılmasını, hatta asılmasını isterler. Biz bunları yaşadık. Ben bunlara kurban demem. Bu şovdur, riyakârlıktır. Riya ise en büyük günahlardan biridir.Sadece farz yeter mi?Soru: Vakit namazlarımın farzlarını kılıyorum. Bu yeterli olur mu? (Berkalp Düzgün)Cevap: Farzlar, insanların yapmakla yükümlü oldukları ibadetlerdir. Sünnet ise kişinin kendiliğinden yaptığı artı ibadetlerdir. Sadece farzları kılmakla sorumluluktan kurtulursun. Sünnetleri kılmak artı sevap getirir. Kılmazsan günahı yoktur. Namazın kabul olup olmadığını ise yalnız Allah bilir. Bakarsın kılınan bir tek rekât kabul olunur da binlerce huzursuz rekât reddolunur. Kabul ve red Allah'a aittir.

Devamını Oku

Duayı hissederek okumalısınız

14 Ağustos 2006

Soru: İbadetler içinde en önemli olanlardan birini yapmaya, namaza başlamaya niyet ettim. Önce namazda okuyacağım duaları ezberlemeye başladım. Ancak bu duaların anlamlarını bilmiyorum. Namazda okuduğum duaların anlamını bilmemek bana ters geldi. O nedenle duaların Türkçe mealini okumaya başladım. Böylece hissederek, anlayarak dua edeceğim. Bu söylediklerim doğru mu? (Cem Akyıldız)Cevap: Sen hemen namaza başla. Arapçasını biliyorsan onları oku, bilmiyorsan Türkçesini de okuyabilirsin. Namaz Allah'a dua ve yalvarma, O'nunla iletişim kurma anlamına gelir. Orijinalini okumak, Peygamber'e gelen Allah kelamını aynı kalıplarla yinelemektir. Ama bunu yapamıyorsan Türkçelerini okuyabilirsin. Hiçbir şey bilmesen sadece "Subhanellahi velhamdü lillah: Allah'ın şanı yücedir, hamd O'na özgüdür" demen bile yeterli olur. Yeter ki Allah'la iletişimini sürdür.Mazereti nedeniyle secde edemeyen ne yapmalı?Soru: Dört aydır namaz kılıyorum. Ancak alerjik bir durumum olduğu için secdeye bir türlü varamıyorum. Yere eğildiğimde çok fazla acı çekiyorum, burnum tıkanıyor. Doktorum ise secdeden kaçınmam gerektiğini söyledi. Ne yapmalıyım? (Emre Tunç)Cevap: Madem ki secde etmek sağlığınıza zararlı, o zaman siz de secde etmezsiniz, secdeyi biraz eğilerek yaparsınız. Eğer oturduğunuz yerde namaz kılıyorsanız hafif eğilmek rükû, biraz daha eğilmek secde olur. isterseniz sandalye üzerinde de kılabilirsiniz. Rükû ve secdeyi biraz eğilerek yaparsınız. Eğilmek de zararlı ise hiç eğilmeden, oturduğunuz yerde veya ayakta tespihlerini okursunuz. Dinimizde hiç güçlük yoktur. Zaten namazın esası da Allah'ı anmak, O'nu düşünmektir.Her zaman Allah'a sığınınSoru: Büyü, hakimizin kanayan bir yarasıdır. İstismara en açık konulardan biridir. Bununla ilgili bir açıklama yapar mısınız?Cevap: Halkın içine büyü duygusu adeta içirilmiş. Ne söylersek söyleyelim insanlar nerede büyücü olduğunu duysalar hemen oraya koşarlar. Allah'a yönelen yok. Büyü vardır ama Allah'a sığınan insana büyü zarar vermez. Ayrıca her büyü diye yorumlanan şey de büyü değildir. Allah'ın adı anıldıktan, Allah'a sığınıldıktan sonra hiçbir şey zarar veremez. Yeter ki kul, Allah'a sığınmayı bilsin.

Devamını Oku