Ruhlarımız geride kalıyor!

4 Aralık 2002

Afrika'da kayıp bir şehri aramakta olan arkeologlar, beraberindeki eşya ve yükleri, hayvanların ve yerlilerin yardımı ile taşıyarak uzun bir yolculuğa çıkmışlar. Kafile zor doğa koşullarında, balta girmemiş ormanlann içinde ilerleyerek, nehirleri, çağlayanları geçerek yolculuğa günlerce devam etmiş. Fakat günlerden bir gün, yerlilerin bir kısmı birden durmuşlar. Taşıdıkları yükleri yere indirmişler ve hiç konuşmadan beklemeye başlamışlar. Ulaşmak istedikleri yere bir an önce varmak isteyen batılı arkeologlar; bu duruma bir anlam veremeyip, zaman kaybettiklerini, bir an önce yola devam etmeleri gerektiğini anlatarak, yerlilerin neden durduklarını öğrenmek istemişler. Fakat yerliler büyük bir suskunluk içinde sadece bekliyorlarmış. Bu anlaşılmaz durumu; yerlilerin dilinden anlayan rehber, onlarla konuştuktan sonra şu şekilde ifade etmiş: "Çok hızlı gidiyoruz, ruhlarımız geride kalıyor!"Modern şehir hayatının ve çağımızın en büyük sorunlardan biri; "Hızlı ve sonu bir türlü gelmeyecek olan hedeflere doğru çılgınca koşuşturmak." Koşuştururken de etraftaki ayrıntıları, manzaraları, mutlulukları, hayata dair pek çok yaşanası güzelliği görememek ve kaçırmak... Yaşanan yığınla drama, saçmalığa ve ilkelliğe seyirci kalmak, duyarsızca sadece bakıp geçmek ve gitmek...Halbuki durup ruhlarımızı beklemeli, müziği duymaya çalışmalı, yavaş dans etmek için çaba sarfetmeli, her günün bitiminde yatağa uzanıp "kendimize doğru bakmalıyız!"Bilgi teknolojileriBilgi teknolojileri alanında yetişmiş insan gücüne her gecen gün daha fazla ihtiyaç duyuluyor. Türkiye Bitişim Vakfı; ülkemizde 5 bin bilgisayar mühendisi bulunduğunu, ancak bir bilişim toplumu olabilmemiz için 70 bin bilgi teknolojileri uzmanına daha ihtiyacımız olduğunun altını çiziyor. ABD Ticaret Bakanlığı Teknoloji Politikası Bürosu'nün hazırladığı rapora göre; endüstrinin gereksinimlerini karşılamak üzere, sırf ABD'de 1,5 milyon kişiye yakın sistem çözümleyicisi, bilgisayar uzmanı, mühendis ve programcıya ihtiyaç duyuluyor. Bir Microsoft Certified Professional (MCP) olmanız için bir veya birkaç Microsoft sertifika sınavından geçmeniz gerekir. Sekiz MCP sertifikası vardır1) Microsoft Certified Systems Engineer+lnternetBu sertifika, bilgi teknolojisi profesyonellerinin karmaşık intranet ve internet çözümlerini geliştirebileceklerini, uygulayabileceklerini ve yönetebileceklerini kanıtlar. Bunlar arasında internet araştırıcısı, proxy sunucusu, ana sunucular, veritabanları, iletişim ve elektronik ticaret bileşenleri de vardır. MCSE+Internet sertifikasına sahip bir profesyonel, web sitelerini yönetme ve çözümleme yeteneğine sahiptir.2) Microsoft Certified System Engineer (MCSE)Microsoft, iletişim ağı profesyonelleri için bu sertifikayı sunmaktadır. MCSE'ler, Microsoft Windows NT Server ve Microsoft BackOffice ailesi bütünleşik sunucu ürünlerini kullanarak geniş bir yelpazede yeralan bilgi işlem ortamlarında bilgi sistemlerini planlayabilir, çalışır . durumda kalmasını sağlayabilir ve destekleyebilirler.3) Microsoft Certified Database AdministratorBu sertifika, Microsoft SQL Server veritabanlarını uygulayan ve yöneten profesyoneller için önemli bir sertifikadır. Sertifika, fiziki veritabanlarını tasarlayanlar, mantıksal veri modelleri kuranlar, Transact-SQL kullanarak veri hizmetleri hazırlayanlar, güvenliği yapılandırıp yönetenler, veritabanlarını izleyip optimum hale getirenler ve Microsoft SQL Server'i kurup yönetenler içindir.4) Microsoft Certified Solution DeveloperMicrosoft uygulama geliştirme araçlarını, teknolojilerini ve MicrosoftNET framework kullanarak kurumsal çözümler sağlamaya yönelik bir sertifikadır. Programlama dili olarak VB.NET yada C# üzerinde detaylı bilgi ve uzmanlık sunar.Uygulama geliştirme mimarisi, veritabanı bağlantısı ve web teknolojileri uzmanlığı kazandırır. Microsoft veritabanı ürünü olan SQL Server 2000 üzerinde planlama, yönetim ve danışmanlık dallarında detaylı bilgi ve deneyim sunar.5) Microsoft Certified Professional+Site BuildingMicrosoft, web sitesi geliştiricileri için bu sertifikayı sunmaktadır. Web sitesi oluşturmada uzmanlaşmış Microsoft Certified Professional'ları, Microsoft ürün ve teknolojilerini kullanarak web sitelerini oluşturabilirler, çalışır halde tutabilirler ve yönetebilirler. Bu sertifika, aralarında veritabanı bağlanabilirliği, çoklu ortam ve taranabilir içerik özellikleri de olan karmaşık ve etkileşimli web sitelerini yönetebilenler için uygundur.6) Microsoft Certified Professional+InternetMicrosoft, internet profesyonelleri için bu sertifikayı sunmaktadır. Bu sertifikaya sahip kişiler, internet teknolojileri konularında uzmandırlar, internet uzmanı MCP'ler, güvenliği planlamaya, sunucu ürünlerini kurup yapılandırmaya, sunucu kaynaklarını yönetmeye, sunucuların CGI ve ISAPI betiklerini çalıştırmaları için yapılandırılmasına, performansı izleyip çözümlemeye ve sorunları gidermeye yetkindirler.7) Microsoft Certified Professional (MCP)Belirli bir Microsoft ürünüyle ilgili uzmanlığını kanıtlamak isteyen kişilere Microsoft Certified Professional (MCP) sertifikası sunuluyor. MCP'ler, en az bir Microsoft işletim sistemi konusunda derinlemesine bilgi sahibidirler. Adaylar, diğer Microsoft sertifika sınavlarından da geçerek Microsoft BackOffice ürünleri, çözüm geliştirme araçları veya masaüstü uygulamaları hakkındaki becerilerini kanıtlayabilirler.8) Microsoft Certified Trainer Microsoft, eğitimciler için bu sertifikayı sunmaktadır. MCT'ler, eğitim teknikleri ve teknik bilgi açısından Microsoft Yetkili Teknik Eğitim Merkezleri'nde ve Microsoft Yetkili Akademik Eğitim Programı kapsamındaki kuruluşlarda eğitim verebilmeleri için Microsoft tarafından sertifikalandırılmışlardır. Ayrıntılı bilgi: www.bilginc.com

Devamını Oku

Herkes kendi evini kurar

28 Kasım 2002

Yaşlı marangozun, emeklilik çağı gelmişti. Marangoz, işverenine; çalıştığı konut yapım işinden ayrılmak ve eşi ile birlikte, daha özgür bir yaşam sürmek tasarısından söz etti. Çekle aldığı ücretini elbette özleyecekti, ama emekli olmak ihtiyacındaydı. Müteahhit, iyi işçisinin ayrılmasına üzüldü ve ondan, kendine bir iyilik olarak, son bir ev daha yapmasını istedi. Marangoz, kabul etti ve işe girişti. Ne var ki; gönlünün, yaptığı işte olmadığını görmek çok kolaydı. Baştan savma bir işçilik yaptı ve kalitesiz malzemeler kullandı. Kendini adamış olduğu mesleğine, böyle son vermesi ne büyük bir talihsizlikti! işini bitirdiğinde işveren, evi gözden geçirmek için geldi. Evin anahtarını marangoza uzattı:"Bu ev senin. Sana, benden bir hediye!" dedi. Marangoz şoka girdi. Ne kadar da utanmıştı. Keşke, yaptığı evin kendi evi olduğunu bilseydi. O zaman, onu böyle yapar mıydı!Her gün, kendi hayatımızı kurarız. Çoğu zaman; yaptığımız işe, elimizden gelenden daha azını koyarız. Sonra da, kendi kurduğumuz evde yaşayacağımızı anlarız. Eğer tekrar yapabilsek, çok daha farklısını yapardık. Ne var ki, artik geriye dönemeyiz. Marangoz, sizsiniz! Her gün bir çivi çakar, bir tahta koyar veya bir duvar dikersiniz. "Hayat, bir kendin yap tasarımıdır." Bugün yaptığınız davranış ve seçimler, yarın yaşayacağınız evi kuracaktır. Evinizi akıllıca kurun!Yeni bilim dalı: "Biyomühendislik"Mühendislik; matematik, fizik ve kimyanın temel ilkelerini kullanarak, bazı sistemlerin geliştirilmesiyle, toplumun yaşam kalitesini yükseltmek için yapılan çalışmaların tümüdür. Biyomühendislik; mühendislik prensiplerinin, biyolojiyi de içerecek şekilde uygulandığı bir bilim dalıdır. Bu bilim dalı; mühendisliğin temel ve uygulamalı birçok dalının yanısıra genetik, moleküler biyoloji, metabolizma, hücre biyokimyası, nörobiyoloji, farmakoloji vb. temel ve uygulamalı bilimlerdeki araştırma ve bilgi birikimleri arasında bir köprü oluşturarak, günümüz toplumunun farklı sektörlerdeki sorunlarına özgün çözümler üretmeyi amaçlamaktadır. Biyomühendislik dalındaki ilerlemeler sayesinde gelişen tekniklere, biyoteknoloji; endüstrilere ise, biyoteknolojik endüstriler adı verilmektedir. Biyoteknolojik yöntemler ve bunların kullanıldığı sanayilerde çeşitli gıda maddeleri, içecekler, enerji kaynakları, ilaçlar ve biyokimyasal maddeler, biyolojik sistemlere uyumlu malzemeler elde edilmektedir.Genetik materyale müdahale ile, proteinlerin yapısını değiştirip, doğal sistemlerin fonksiyonlarını etkileme ve yönlendirme, arzu edilen özelliklere sahip bitki, hayvan ve mikroorganizmalar geliştirme, insanlardaki genetik hastalıkların tanı ve tedavisinde etkili olabilme şansına da sahibiz. Avrupa Komisyonu'nun kabul ettiği öncelikler arasında, Biyoteknolojiler, topluluğun gelecekte gelişmesi için gerekli anahtar teknolojiler olarak belirtilmiştir. Sağlıklı bir araştırma altyapısı ve buna paralel olarak, temel araştırmaları ticari ürünlere dönüştürebilecek bir endüstriyel kapasite oluşturamamış ülkelerin, yakın gelecekte diğerleri ile ciddi anlamda ticarete girebilmesi söz konusu olmayacaktır.Biyomühendislik; her alanda kullanacağımız araç ve gereçleri içeren, akıllı bir "alet kutusu" dur. Gelecek yüzyılda tüm ilerlemeler, Biyomühendislik bilim dalının şemsiyesi altında gerçekleşecektir. Yetişmiş insan gücü, günümüzde halen ekonomik rekabetin temel öğesidir.İnsana yatının, diğer bir deyişle şimdiki ve gelecek nesillerin eğitim-öğretimine önem vermek tüm ülkelerin öncelikli konusudur. Biyomühendislikteki teknikleri kullanarak daha iyi sağlık hizmetleri, daha besleyici gıdalar, daha güvenli atik arıtma sistemleri ve endüstriyel üretimler için daha ucuz üretim yöntemlerinin geliştirilmesi, modem yeniliklerin uygulanmasına bağlıdır.Bir biyomühendisin yetiştirilmesinde en önemli faktör; bilim ve mühendislikte iyi bir temel verip, uyum yeteneği ve esneklik kazandırmaktır. Teknolojik gelişmelere paralel olarak, endüstriden gelen baskı sonucu, biyomühendislik ilk defa ABD'de 1947 yılında master programı olarak kabul edilmiştir. Gelişmiş ülkeler, modern toplumun ihtiyaçlarına cevap verecek elemanlar yetiştirmek için tüm imkanlarını seferber etmektedir. Ulusal kalkınmanın ana hedefi, mümkün olduğu kadar yüksek oranda kendi kendine yeterliliği gerçekleştirmek olduğuna göre, bol miktarda doğal biyolojik hammaddelere sahip, kendi tarımsal ihtiyacının hemen hemen tümünü karşılayabilen bir ülke olarak, hiç zaman kaybetmeden insan gücü potansiyelimizi aktif hale getirip, bu modern teknolojiden yüksek oranda yararlanmak kaçınılmaz bir zorunluluktur.Ülkemizde bu teknolojilerin yerleşmesi için, sorunlara çözüm getirebilecek biyomühendislere ihtiyaç vardır. Ancak bu şekilde, ülkemizin bu potansiyelini kalkınma devresine sokmak mümkün olacaktır.Biyomühendislik eğitiminin amacı, bu dalı destekleyen bilim dallarında çok iyi temel bilgilere sahip, disiplinler arası iletişim sorunlarını asmış, yaygın uygulama alanına sahip, bilimsel yöntem ve ilkelerdeki gelişmelerden haberdar kişiler yetiştirmektir. Biyomühendisler; ilaç sektöründen çevre sektörüne kadar çok geniş bir yelpazede, hastane ve kliniklerde, Hıfsı Sıhha ve TSE'de, genetik tanı ve tedavi merkezlerinde, aşı üretim tesislerinde ve askeri kuruluşlarda çalışabilirler.

Devamını Oku

Şimdilik...

26 Kasım 2002

Yoksul köylünün, tek geçim kaynağı tarlasıymış. Bir gün, tarlayı sürdüğü aü ölmüş ve köylü iş göremez hale gelmiş. Komşulan: "Ne büyük bir şanssızlık!" diye konuşmuşlar. Çiftçi ise: "Şimdilik, göreceğiz bakalım" demiş. Birkaç gün sonra, durumuna acıyan komşuları ona bir at hediye etmişler ve "Ne kadar şanslı bir adamsın" demişler. Çiftçi: "Şimdilik, göreceğiz bakalım" demiş. Fakat birkaç gün sonra, hediye edilen at kaçmış. Köylüler: "Zavallı adam, ne kadar da şanssız"demişler. Yoksul çiftçi: "Şimdilik, göreceğiz bakalım" demiş. Birkaç gün sonra, kaybolan at yanında başka bir atla birlikte gelmiş. Köylüler: "Ne şanslı bir adamsın" demişler. Ama çiftçinin tepkisi aynı olmuş. "Şimdilik, göreceğiz bakalım" demiş. Çiftçinin iki atı olunca, diğerine oğlu binmiş. Bir gün, çiftçinin oğlu, attan düşüp bacağını kırmış. Bu sefer köylüler, çiftçiye geçmiş olsuna gelip: "Ne şanssız bir adammıssın" demişler. Çiftçi: "Şimdilik, göreceğiz bakalım" demiş. Aradan birkaç hafta geçmiş ve ülkede savaş çıkmış. Eli silah tutan gençleri silah altına alıyorlarmış. Askeri birlikler, köye geldiklerinde tüm gençleri toplayıp götürmüşler. Ancak çiftçinin oğlunu, ayağı kırık olduğu için götürmemişler. Köylüler: "Ne kadar şanslı bir adamsın" demişler. Çiftçinin yanıtını, tahmin edebiliyorsunuzdur herhalde: "Şimdilik, göreceğiz bakalım. Gelecekte neler olacak acaba?"Geleceğe ilişkin olaylar karşısında, "daha hazırlıklı ve daha sakin atabilsek, kazandığımızda şımarmasak, kaybettiğimizde de üzülmesek" daha iyi olmaz mı?Yönetim Bilişim SistemleriYönetim Bilişim Sistemleri Bölümü, işletme ve bilgisayar eğitimlerini bir arada veren bir bölümdür. Programda, bu iki disiplinin alt yapısını oluşturan dersler ve her iki disiplin ile ilişkili dersler okutulur. Bu bölümü tercih edecek adayların dikkat etmeleri gereken en önemli husus; hem bilgisayar bilimleri hem de işletme konularına ilgi duyuyor olmalandır.Bölüm derslerinin çoğu iki kısımdan oluşur: Öğretim elemanı tarafından dersin anlatıldığı teorik kısım ve araştırma görevlisi tarafından laboratuvar ve proje çalışmalarının yürütüldüğü uygulama kısmı. Öğrenciler, haftalık ortalama 20-25 saat ders alırlar.Alınan derslerEkonomi, Yönetim ve Organizasyon, İş Hukuku, Bilişim Sistemleri ve Teknolojileri, Pazarlama, Problem Çözümü ve Algoritmalar, Programlama, Matematik, Muhasebe, Kantitatif Teknikler, Araştırma Yöntemleri, Bilgisayar Donanımı ve Sistem Yazılımı, İşletmelerde Veri iletişimi, Finans, Nesne yönelimli Modelleme, Sistem Analiz ve Tasarımı, İşletme Programı Geliştirme, Veritabanı Sistemleri, internet Bilişim Servisleri, İş Hukuku, Bilişim Sistemleri Yönetimi, Bilgi işlemde Hukuki ve Ahlaki Değerler, Kurum Bilişim Sistemleri, İşletmelerde Karar Destek Sistemleri vb. Öğrenim süresince, ilk iki senelik ders yükü tamamlandıktan sonra en az 70 iş günü staj yapılır. Staj, öğrenim dönemlerinin dışında (yaz ve sömestr tatili), yurtiçi veya yurtdışı kuruluşlarda yapılır.Çalışma alanlarıBilgi işlem merkezleri, sistem geliştirme bölümleri, proje geliştirme bölümleri, yazılım evleri ve danışmanlık şirketleridir. Sistem Analisti ve Tasarımcısı, Programcı, Proje Yöneticisi - Yönetici, İT Uzmanı, Satış-Pazarlama Bölümü, İnsan Kaynaklan Uzmanı vb. Yönetim Bilişim Sistemleri öğrenimi görmüş kişilere gittikçe artan bir talep olmasına karşın, Türkiye'de bu özelliğe sahip kişilerin sayısı şu anda oldukça azdır. Bu sahada işgücü açığı olduğu DPT raporunda da belirtilmiştir. Mezunolanların gelirlerinin, üniversite mezunlarının ortalama gelirlerinin üzerinde olduğu gözlenmektedir. Bölüm mezunlarına profesyonel iş yaşamında geniş çalışma imkanları vardır. İsteyen öğrencilerin, öğrenimin son iki yılında, yürüttükleri staj ve proje çalışmaları aracılığı ile ilişkide oldukları kuruluşlarda çalıştıkları gözlenmektedir.

Devamını Oku

TOEFL nedir?

8 Kasım 2002

Kolej ve üniversiteler, hükümet acentalan ve burs programlan da TOEFL, adayların basan seviyesini görmek için kullanmaktadır. İstediğiniz bir okula girebilmek için, belirli bir skoru elde etmiş olmanız gerekir. Çok yüksek bir skorunuz olsa bile, bu tercih ettiğiniz koleje gireceğiniz anlamına gelmez. Yüksek bir TOEFL skoru, akademik bir başarıyı da garantilemez. Okulda başarılı olmak için, ingilizce iletişiminde bir probleminizin olmaması gerekir. 1998 yılından itibaren TOEFL, dünyanın pek çok yerinde bilgisayar ortamında verilmektedir.Sınav günleriTOEFL, Türkiye'de ve dünyada Computer Adaptive Test (ÇAT) olarak yapılmaktadır. TOEFL, her ay boyunca hafta içi her gün ve ayrıca ayda bir kez cumartesi günleri uygulanmaktadır. TOEFL kaydınızı, Prometric Hollanda'ya başvurarak yaptırabilirsiniz. Başvuru için TOEFL bültenini edinmek gerekir. Her oy, bir kez TOEFL alma hakkınız bulunmaktadır.TOEFL'ın bölümleriBilgisayarlı TOEFL, dört bölümden oluşmaktadır:1) Dinlediğini Anlama (Lis-tening): 30 veya 50 soru, 15 veya 25 dakika süre. Ekrandaki saat, sadece soruların cevaplandırılması sırasında çalışacaktır. Bu bölümün gerçek süresi, dinleme süreleri de dahil olmak üzere, 40-60 dakika arasındadır.2) Dil Bilgisi (Structure): 20 veya 25 soru, 15 veya 20 dakika süre.3) Okuduğunu Anlama (Reading): 44 veya 60 soru, 70 veya 90 dakika süre.4) Yazma (Writing): Bir seferde, 30 dakika süre.Bilgisayar tabanlı testin ilk iki bölümü Dinleme ve Dil Bilgisi'dir. Bu iki bölüm; sizin performansınıza göre, size soru yönelten bilgisayar adaptasyonlu bölümlerdir. Herbir bölümde, ilk sorunun zorluk derecesi orta olacaktır, ilk soruya doğru cevap verirseniz daha zor bir soruyla karşılaşacaksınız, eğer yanlış cevap verirseniz bir sonraki soru daha kolay olacaktır. Sorular, sizin gerçek seviyenize ulaşana kadar böylece devam edecektir. Bilgisayar adaptasyonlu bölümlerde, sadece bir soruyu görme olanağınız vardır. Bir sonraki soruyu görmek için, o soruya verdiğiniz cevabı onaylamanız gerekir. Cevabınızı onayladıktan sonra, geriye dönüp cevabınızı değiştiremezsiniz.Dinlediğini Anlama: Bu bölüm, sizin Kuzey Amerika'da konuşulan ingilizce'yi anlama yeteneğinizi ölçmektedir. Kulaklıktan kullanarak, kısa ve uzun konuşmalar dinleyeceksiniz. Konuşmaları dinlerken aynı zamanda bilgisayar ekranında konuşan kişileri ve gereklibilgileri göreceksiniz. Konuşmalara göre, sorulara cevap vermeniz beklenecektir. Cevap seçenekleri ekranda belirmeden, dinlediğiniz konuşma hakkındaki soruyu, hem duyup hem de ekranda yazılı olarak göreceksiniz. Soruları cevaplamak için geçen zaman, ekranda bir saat şeklinde gözükecektir. Materyalleri dinlemek için geçen süre, cevaplama sürenizden ayrı olarak hesaplanacaktır. Bu bölümde yanınızda kağıt bulundurmanıza ve not almanıza izin verilmez.Dil Bilgisi: Bu bölümde, iki çeşit soru tipi vardır. Birinci tip sorularda; eksik cümleleri, kelime veya kelime gruplanyla doldurmanız istenir. Her cümlenin altında dört şık olup, bu şıklardaki kelime veya kelime gruplarından biri o cümleyi en iyi tamamlayandır, ikinci tip sorularda ise soru cümlesinde alti çizili 4 kelime veya kelime grubu vardır. Cümleyi düzeltmek için hangi alti çizili bölümün değiştirilmesi gerektiğini seçerek soruyu cevaplamanız gerekir. Bu bölüm sizin akademik metin kitaplarında kullanılan standart yazılı ingilizce'yi anlama kabiliyetinizi ölçmektedir.Okuduğunu Anlama: Bu bölüm, okuma parçalan ve bu parçalarla ilgili sorulan kapsar. Bu bölüm bilgisayar adaptasyonlu değildir, bölüm içinde olmak kaydıyla bir önceki sorulara dönüp düzeltebilirsiniz. Okuma bölümü, Kuzey Ame-rika'daki kolej ve üniversitelerde okutulan derslerin içeriğine benzeyen kısa paragrafları okuyup, anlayabilme yeteneğinizi ölçmektedir.Yazma: Bu bölümde; size verilen bir konuda, deneme yazmanız istenecektir. Denemenizi yazmak için size iki seçenek sunulmuştur; ya size sağlanan bir kağıtta elle yazabilir veya sınavın diğer bölümlerinde olduğu gibi bilgisayarda yazabilirsiniz. Size ayrıca bir karalama kağıdı verilecektir, ama bu kağıtta yazılanlar puanlamaya katılmayacaktır. Bu bölüm, size verilen bir konuda temiz ve kolay anlaşılan bir İngilizce'yle yazma yeteneğinizi ölçmektedir. Değerlendirmede bakılacak noktalar; dil bilgisi yeterliliğiniz, yazış stiliniz, fikirlerinizin içeriği ve fikirlerinizi iyi örneklerle destekleme yeteneğinizdir.Skor bildirimiTest puanlarınız; kompozisyonunuzu bilgisayarda yazdıysanız sınavdan sonraki 2 hafta içerisinde, kağıt-kalem ile yazdıysanız 5 hafta içerisinde yazılı bir rapor şeklinde Amerika'dan size postalanacaktır.TOEFLın geçerliliğiÜniversiteler; alti ay ile bir yıl içerisinde alınmış TOEFL puanını tercih etmesine rağmen, TOEFL puanlarını iki yıl süresince saklamaktadır. İki yıldan sonra, TOEFL sonucunun bir değeri olmaz ve resmi sonuç raporu kullanılamaz.• Türkiye'de; İngilizce hazırlık sınıfı olan üniversiteler, yüksek bir TOEFL skorunu muafiyet açısından kabul etmektedirler.TOEFL-TÜRKİYE Başvuru Merkeziwww.bil-merk.com

Devamını Oku