Yaşlı marangozun, emeklilik çağı gelmişti. Marangoz, işverenine; çalıştığı konut yapım işinden ayrılmak ve eşi ile birlikte, daha özgür bir yaşam sürmek tasarısından söz etti. Çekle aldığı ücretini elbette özleyecekti, ama emekli olmak ihtiyacındaydı. Müteahhit, iyi işçisinin ayrılmasına üzüldü ve ondan, kendine bir iyilik olarak, son bir ev daha yapmasını istedi. Marangoz, kabul etti ve işe girişti. Ne var ki; gönlünün, yaptığı işte olmadığını görmek çok kolaydı. Baştan savma bir işçilik yaptı ve kalitesiz malzemeler kullandı. Kendini adamış olduğu mesleğine, böyle son vermesi ne büyük bir talihsizlikti! işini bitirdiğinde işveren, evi gözden geçirmek için geldi. Evin anahtarını marangoza uzattı:
"Bu ev senin. Sana, benden bir hediye!" dedi. Marangoz şoka girdi. Ne kadar da utanmıştı. Keşke, yaptığı evin kendi evi olduğunu bilseydi. O zaman, onu böyle yapar mıydı!
Her gün, kendi hayatımızı kurarız. Çoğu zaman; yaptığımız işe, elimizden gelenden daha azını koyarız. Sonra da, kendi kurduğumuz evde yaşayacağımızı anlarız. Eğer tekrar yapabilsek, çok daha farklısını yapardık. Ne var ki, artik geriye dönemeyiz. Marangoz, sizsiniz! Her gün bir çivi çakar, bir tahta koyar veya bir duvar dikersiniz. "Hayat, bir kendin yap tasarımıdır." Bugün yaptığınız davranış ve seçimler, yarın yaşayacağınız evi kuracaktır. Evinizi akıllıca kurun!
Yeni bilim dalı: "Biyomühendislik"
Mühendislik; matematik, fizik ve kimyanın temel ilkelerini kullanarak, bazı sistemlerin geliştirilmesiyle, toplumun yaşam kalitesini yükseltmek için yapılan çalışmaların tümüdür. Biyomühendislik; mühendislik prensiplerinin, biyolojiyi de içerecek şekilde uygulandığı bir bilim dalıdır. Bu bilim dalı; mühendisliğin temel ve uygulamalı birçok dalının yanısıra genetik, moleküler biyoloji, metabolizma, hücre biyokimyası, nörobiyoloji, farmakoloji vb. temel ve uygulamalı bilimlerdeki araştırma ve bilgi birikimleri arasında bir köprü oluşturarak, günümüz toplumunun farklı sektörlerdeki sorunlarına özgün çözümler üretmeyi amaçlamaktadır. Biyomühendislik dalındaki ilerlemeler sayesinde gelişen tekniklere, biyoteknoloji; endüstrilere ise, biyoteknolojik endüstriler adı verilmektedir. Biyoteknolojik yöntemler ve bunların kullanıldığı sanayilerde çeşitli gıda maddeleri, içecekler, enerji kaynakları, ilaçlar ve biyokimyasal maddeler, biyolojik sistemlere uyumlu malzemeler elde edilmektedir.
Genetik materyale müdahale ile, proteinlerin yapısını değiştirip, doğal sistemlerin fonksiyonlarını etkileme ve yönlendirme, arzu edilen özelliklere sahip bitki, hayvan ve mikroorganizmalar geliştirme, insanlardaki genetik hastalıkların tanı ve tedavisinde etkili olabilme şansına da sahibiz. Avrupa Komisyonu'nun kabul ettiği öncelikler arasında, Biyoteknolojiler, topluluğun gelecekte gelişmesi için gerekli anahtar teknolojiler olarak belirtilmiştir. Sağlıklı bir araştırma altyapısı ve buna paralel olarak, temel araştırmaları ticari ürünlere dönüştürebilecek bir endüstriyel kapasite oluşturamamış ülkelerin, yakın gelecekte diğerleri ile ciddi anlamda ticarete girebilmesi söz konusu olmayacaktır.
Biyomühendislik; her alanda kullanacağımız araç ve gereçleri içeren, akıllı bir "alet kutusu" dur. Gelecek yüzyılda tüm ilerlemeler, Biyomühendislik bilim dalının şemsiyesi altında gerçekleşecektir. Yetişmiş insan gücü, günümüzde halen ekonomik rekabetin temel öğesidir.
İnsana yatının, diğer bir deyişle şimdiki ve gelecek nesillerin eğitim-öğretimine önem vermek tüm ülkelerin öncelikli konusudur. Biyomühendislikteki teknikleri kullanarak daha iyi sağlık hizmetleri, daha besleyici gıdalar, daha güvenli atik arıtma sistemleri ve endüstriyel üretimler için daha ucuz üretim yöntemlerinin geliştirilmesi, modem yeniliklerin uygulanmasına bağlıdır.
Bir biyomühendisin yetiştirilmesinde en önemli faktör; bilim ve mühendislikte iyi bir temel verip, uyum yeteneği ve esneklik kazandırmaktır. Teknolojik gelişmelere paralel olarak, endüstriden gelen baskı sonucu, biyomühendislik ilk defa ABD'de 1947 yılında master programı olarak kabul edilmiştir. Gelişmiş ülkeler, modern toplumun ihtiyaçlarına cevap verecek elemanlar yetiştirmek için tüm imkanlarını seferber etmektedir. Ulusal kalkınmanın ana hedefi, mümkün olduğu kadar yüksek oranda kendi kendine yeterliliği gerçekleştirmek olduğuna göre, bol miktarda doğal biyolojik hammaddelere sahip, kendi tarımsal ihtiyacının hemen hemen tümünü karşılayabilen bir ülke olarak, hiç zaman kaybetmeden insan gücü potansiyelimizi aktif hale getirip, bu modern teknolojiden yüksek oranda yararlanmak kaçınılmaz bir zorunluluktur.
Ülkemizde bu teknolojilerin yerleşmesi için, sorunlara çözüm getirebilecek biyomühendislere ihtiyaç vardır. Ancak bu şekilde, ülkemizin bu potansiyelini kalkınma devresine sokmak mümkün olacaktır.
Biyomühendislik eğitiminin amacı, bu dalı destekleyen bilim dallarında çok iyi temel bilgilere sahip, disiplinler arası iletişim sorunlarını asmış, yaygın uygulama alanına sahip, bilimsel yöntem ve ilkelerdeki gelişmelerden haberdar kişiler yetiştirmektir. Biyomühendisler; ilaç sektöründen çevre sektörüne kadar çok geniş bir yelpazede, hastane ve kliniklerde, Hıfsı Sıhha ve TSE'de, genetik tanı ve tedavi merkezlerinde, aşı üretim tesislerinde ve askeri kuruluşlarda çalışabilirler.
Herkes kendi evini kurar
Yaşlı marangozun, emeklilik çağı gelmişti. Marangoz, işverenine; çalıştığı konut yapım işinden ayrılmak ve eşi ile birlikte, daha özgür bir yaşam sürmek tasarısından söz etti
Haberin Devamı

