Ömür Özdemir(@Cerilevis)

Ömür Özdemir(@Cerilevis)

-

Twitter’dan taraftar manzaraları

7 Nisan 2013

Malum bu hafta hem Galatasaray’ın hem de Fenerbahçe’nin çok mühim Avrupa maçları vardı ve özellikle Fenerbahçe İtalya’nın bağrından kopup gelen Lazio’yu 2-0 mağlup ederek taraftarının yüzünü fena halde güldürdü. Bir Beşiktaşlı olarak kıskanmadım değil doğrusu ama ülke adına alınan güzel sonuç beni de ziyadesiyle sevindirdi. Ve bu olurken de her zamanki gibi; Twitter’da da çeşit çeşit güzel insanlardan çeşit çeşit tweetler okumak mümkündü. Sanırım sanal mecralarda şöyle taraftar profillerimiz var bizim...Küsülen biriyle barışmak için gereken Gönül adamları Onlar için takımın ismi cismi önemli değildir. Yabancı bir ülkenin takımıyla maç yapıldığı vakit hangi takımın taraftarı olursa olsunlar “Arkadaşlar bunların hepsi bizim takımımız, ülke puanı vatanımız için çok önemli, gelin birlik olalım, kardeş olalım, kahrolsun Bizans“ temalı tweetler atarlar. Sıcak insanlardır, gönül telini titretenlerdir. Saygıyla şakaklarından sevilmelidirler.Muhabbetten eksik kalmayayımcılarBunların futbolla ilgisi, bir eskimonun güneş yağıyla ilgisi kadardır. Futbol topunu bulduklarında el bombası diye karakola götürebilecek potansiyelde insanlardırlar. Özellikle maç zamanları Twitter’da dönen futbol muhabbetinden en çok sıkılanlar, en çok dertlenenler bunlardır. Ama yine de bir takım futbolumsu tweetlerle “Ben saksı değilim” algısı yaratmaya çalışırlar. Bu gruptaki insanların çoğu bir kısım kadınlarımızdır. Hatta bazı kadınların futbolla ilgili tweetleri erkeğin kalbine giden yolda bir silah olarak kullandıkları da gözlerden kaçmamaktadır.Döner bıçağıyla tweet atanlarAllah hepimizi onların gazabından korusun. Sanal mecralarda kendi takımlarına destek vermekten çok, rakip takımın taraftarına saydıran bu tuhaflardan günün birinde okkalı bir küfür yemeniz kuvvetle muhtemeldir. Bu küfürü yemek için çabalamanıza gerek yoktur. Tek yapmanız gereken tuttuğunuz takımla ilgili bir tweet atmaktır. Tamamen rekabette oldukları takımlara odaklanmışlardır bunlar. Kendi takımının 11’ini say desen sayamazlar ama rakip takımın 11’ini adları gibi bilirler. Rekabette oldukları takım eski sevgilileriyle maç yapsa, eski sevgililerini desteklerler. Taraftar gibi taraftarlarSüper insanlardır. Efendi efendi takımlarını desteklerler sanal mecralarda. Kimseyle didişmez, kimseye salça olmazlar. Takımlarına aşıklardır. Allah göstermesin bütün sülalesinin içinde olduğu uçak düşse, onlar yine akşamki maçı kaçırmazlar, Klavyelerinden nadiren kan damlar bu arkadaşların. O da tuttukları takım yenildiği zaman. Hocasına, yöneticisine, futbolcusuna, sevgilisine eder gibi sitemler ederler. Beşiktaşlıysa saat 19.03, Galatasaray’lıysa saat 19.05, Fenerbahçe’liyse saat 19.07 de “İşte günün en güzel anı” temalı tweetlerini mutlaka atarlar. Herkes beni sevsinciler Hangi takımı tuttukları konusunda net bir bilgiye sahip olmanız çok zordur. Rüzgar nereden eserse oraya giderler. Kimse çözemez bunların asıl düşüncesinin, kalbinde yatanın ne olduğunu. Hooop bir bakarsın Beşiktaşlı, ertesi hafta Fenerbahçeli, ertesi hafta Galatasaraylı, Barcelona’lı, Real Madrid’li olurlar. Özellikle bazı yüksek takipçili Twitter kullanıcılarının içinde bulunduğu insan grubudur. Bir rivayete göre bu gruptaki insanların nabza göre şerbet vererek takipçilerine şirin gözükmeye çalıştıkları söylenmektedir.Bir takım güzellikler hoşluklarKemal doğdu ve neler değişti?- Toygar Işıklı’nın son albümündeki “Ben Kötü Biri Değilim” şahane bir şarkı. Çağın Bodur’u tebrik etmek lazım.- Oyun Atölyesi’nde sahnelenmeye devam eden Testesteron isimli oyunu izlemeyen kalmasın.- Darıca Hayvanat Bahçesi’nde dolaşmak kafayı boşaltıyor, bir de imkanı olanlar bağışta bulunsalar ne iyi olur.- Bir değişiklik yapmak ve hafta sonunu arkadaşlarla değil aileyle geçirmek. İnanın kendinizi daha iyi hissedeceksiniz.- Düzenli bir şekilde pilates yapmak. (Pilates için herkes Babs Anadoluhisarı şubesindeki Barış Hoca’yı öneriyor bu ara.)- Taraftarı olduğun takımın maçını izlemek için stada gitmek, o atmosferi yaşamak. Sezon bitmeden yapılmalı bu.- Şile’ye gidip yeşillikler içindeki köyleri gezmek, limanında yürüyüp balık ekmek yemek.7 akil adam- Müge Anlı: Küsülen kişinin dünya üzerinde nerede olduğunu bulacak.Ferhat Göçer: Bulunan kişinin dikkatini çekmek için reklamdaki gibi bağıracak.Bülent Ersoy: İletişime geçmesi için karşısına geçip yüksek sesle ısrar edecek.Yılmaz Morgül: Ağlayarak karşı tarafı yumuşatacak.Gülben Ergen: Mevlana’dan özlü sözler paylaşarak yumuşak ortamı daha da yumuşatacak. Atalay Demirci: Dondurucu esprileriyle karşı tarafın bağışıklık sistemini çökertecek.Ömür Gedik: “Barışmazsan şarkı söylerim!” diyecek.Tuttukları takımlara göre kadınlarımızVallahi bu yazı tamamen benim gözlemlerimden, okulumdan, işimden, uzağımdan, yakınımdan, kısaca hayatımın içinde bir şekilde olmuş ya da olmaya devam eden tanıdığım bildiğim insanlardan yola çıkılarak yazılmıştır. O yüzden kimilerinizin; alınmasına kırılmasına, “Ne alakası var, ben hiç böyle değilim“ demesine gerek yoktur.Beşiktaşlı kadınlar En sevdikleri şey muhabbettir. En mutlu olduğu anlar sevgilisiyle değil arkadaşlarıyla dostlarıyla birlikte oldukları anlardır. Lüksü sevmezler. Stadın dışında en mutlu oldukları yer mütevazi bir ocakbaşı restorandır. “Adam dediğin dürüst olsun, canımı yesin“ cilerdir. İlişkide dominant olmayı severler. “Hükümet gibi kadın“ tabirindeki kadın odur. Galatasaraylı kadınlar G.Saraylı kadınlar güzellik açısından diğerlerinden bir adım öndelerdir. Özgüvenleri yüksektir. Kolay beğenmezler. Aşırı seçicilerdir. Kalabalığı, koloni halinde yaşamayı sevmezler. Sevgilileriyle başbaşa vakit geçirmeye, seyahat etmeye bayılırlar. İlişkideki her yeni adımı erkekten beklerler. Lüks yerlere gitmeyi, pahalı şeyler giymeyi severler. Fenerbahçeli kadınlar Ailelerine aşırı derecede düşkünlerdir. Kadir kıymet bilen duygusal kadınlardır. Hayvanseverdirler. Mutlaka besledikleri kedi, köpek bir şey vardır. Hamarat kadınlardır. Öyle çok kaprisleri, stresleri yoktur. Evlenmeyi, çoluk çocuk sahibi olmayı genç yaşlarından itibaren isterler. En büyük keyifleri siz maç izlerken biranızı çerezinizi hazırlayıp yanınıza oturmaktır. Twitter@hale_akayKıvanç Tatlıtuğ banyodan çıkıp “barış çok güzel” deseydi memleketin yarısını ikna ederdiniz zaten. Bu kadar adama gerek yoktu.@onderserenDışarda tişörtle gezen de var, hırkayla gezen de, montla gezen de. Eskimo gibi giyinen de var. Milletin kafası karışık, zor bir dönemdeyiz.@ vedatozdemiro son dakika! akil adamlar’dan ayrılan bi grup, ıssız adamlar’ı kurdu!W@hakankoksalAkil Adamlar’ın başına Aykut Kocaman’ı getirsinler. Dakkasına Hasan Cemal’i çıkarıp yerine Selçuk Şahin’i sokar.@ İstiklalAkarsuParası neyse verelim, Google Translate’i bir İngilizce kursuna yazdıralım.@littleiv3 Türklerin trafikteki en net atarı, hata yaptığını düşündüğü aracın yanından geçerken kafayı diğer şöföre doğru çevirip geçene kadar bakmak.@kagitbardak Bir kıza ofsaytı anlatmak zorsa, bir erkeğe de aynı kazağın üç rengini almayı anlatmak zor. Ayrı dünyaların insanlarıyız, uğraşmayın.

Devamını Oku

Ne çektik be! Ne çektik!

30 Mart 2013

Yalan Dünya dizisinin Vasfiye Teyze’sinin “Ne çekti bu X...” ile başlayan sempatik cümleleri son zamanlarda herkesin dilinde. Sonunda ben de dayanamadım ve “Vasfiye Teyze bazı ünlüler hakkında konuşacak olsaydı muhtemelen şöyle şeyler söylerdi” isimli bir çalışma yaptım...- Ne çekti bu İbrahim Tatlıses be! Dinleyen bile dinlediğini gizledi, öteledi bunu. Millete kendini kabul ettirmek için ne çabalar sarf etti yavrum. E ne yapacak, sarfedecek tabii. Mecbur.- Ne çekti bu Burak Yılmaz be, ne çekti! “Bu golcü değil” dediler, Beşiktaş’tan, Fener’den yolladılar. Ama Galatasaray’da bir kamyon gol atıp herkesi susturuverdi çocuk. E, ne yapacak, atacak tabii. Mecbur.- Ne çekti bu Kıvanç Tatlıtuğ be! “Mankenden oyuncu olur mu?” dediler, “Sadece adonisle olacak iş mi bu?” dediler başının etini yediler garibin. Yavrum ne uğraştı, ne didindi bu noktaya gelmek için. E, ne yapacak, didinecek tabii. Mecbur.- Ne çekti bu Justin Bieber be! “Sübyan” dediler, “Ergenin özü” dediler, küçümsediler. Grammy falan aldı da durumu kurtardı şimdi. E, ne yapacak, kurtaracak tabii. Mecbur.- Ne çekti bu Acun be! “Kötü İngilizce’siyle dünyayı geziyor” dediler, alay ettiler. Ama sonra o ‘advertorial’ senin bu ‘advertorial’ benim dolanıp paranın gözüne gözüne vurdu çocuk. E, ne yapacak, vuracak tabii. Mecbur.- Ne çekti bu Mahsun Kırmızıgül be, ne çekti! “Türkücü” dediler, “Bundan başka bir şey olmaz” dediler, ciddiye almadılar çocuğu. Neyse sonra bir iki film çekti de toparladı vaziyeti. E ne yapacak, toparlayacak tabii. Mecbur.- Ne çekti bu Serdar Ortaç be! Yok efendim “Şarkı sözlerinden bir şey anlamıyoruz” dediler, yok efendim “Sesi vızırtı gibi geliyor kulağa” dediler. Ama her eğlencede de en çok onun şarkısıyla eğlendiler. Serdarcağızım hep sabretti. E ne yapacak, sabredecek tabii. Mecbur.Sana laflar hazırladım - Sen Gossip Girl izlersin ama cenazene Akasya Durağı gelir.- Sen Bebek’te porçini mantarlı risotto yersin ama cenazene peynirli gözleme gelir.- Sen Fransızın macaronuna bayılırsın ama cenazene acıbademin kurabiyesi gelir.- Sen Alexander McQueen giymeye yeltenirsin ama cenazene Mahmutpaşa’dan tekstilci Rıza abi gelir.- Sen Ferrari için ölürsün ama cenazene Şahin gelir.- Sen akıllı telefonun olmadan tuvalete bile gitmezsin ama cenazene postacı Kamil gelir.- Sen Cem Adrian dinlersin ama cenazene İsmail YK gelir.- Sen huzuru Paris’te bulursun ama cenazene Gümüşhane gelir.- Sen karamel makiyato içersin ama cenazene demleme çay gelir.Özet geçiyorum- Benim de oyuncularından biri olduğum FOX TV’de oynayan Harem dizisi bundan böyle Salı günleri saat 22.00’da yayınlanacak.- İşletmeciliğini Özgür Aras’ın yapmaya başladığı Sortie, 3 Mayıs’ta görkemli bir partiyle açılıyor.- 5 Nisan’da Bilkent’te söyleşideyim.Uzun yaşamanın 5 sırrı- Ferhat Göçer’in bağırdığı reklam çıkınca kanalı değiştir.- Yıldız Tilbe’nin Twitter’a koyduğu ev hali fotoğraflarına bakma.- Bu aralar Milli Takımın maçlarını izleme.- Rasim Ozan Kütahyalı’yı 10 dakikadan fazla dinleme.- Acun Ilıcalı’nın ne kadar parası olduğunu hesaplamaya çalışma.5 soruda sosyal alemCeri, Hamdi Alkan’a sorduBir takım güzellikler hoşluklar- Birkaç günlüğüne de olsa sanal mecralardan elini ayağını çekmek.- Uzun yolda Birsen Tezer dinlemek.- Gösterimdeki Hitchcock filmine gitmek.- Bora Öztoprak ve Kaan Öztürk’ü sahnede izlemek ve eğlenmek.- Mert Vidinli ve Çağla Gürsoy’un W Lounge’daki partilerine katılmak.- Sevdiceğinle Garipçe’de pazar kahvaltısı yapmak.- Levent Kazak’ın yazdığı “Cam” adlı tiyatro oyununu izlemek.- Eski mahallene gidip eski arkadaşlarla anıları yad etmek.- Diyete başlamak. Akabinde de spora başlamak.Twitter@resulertasBelediye otobüsünde her güzel koltuk boşaldığında kalkıp yer değiştiren amca, o azimle devam etse cumhurbaşkanlığı koltuğuna bile oturur.@hakikipapaEvlenme programındaki kadına “sosyal hayat nedir?” diye sordular. “düğün olur, cenaze olur, mevlid olur... hepsine giderim” dedi.@amanneguzel“Haftaya kesin spora başlıyorum” demekten çene kası yapan arkadaşlarım var.@RapunzelllBundan sonra cep telefonu alırken sadece şarj aleti özelliklerine bakıcam, telefonu günde 1 saat kullanıyorum şarj aletini 23 saat.

Devamını Oku

Survivor’ı kazanmanın 10 yolu

23 Mart 2013

- İlk günlerde fazla topa girme, sessiz ol. İleriki günlerde yapacağın muhtemel çirkeflikler için bol bol gözlem yap, malzeme topla, diğer yarışmacıları ciğerine kadar öğren. Ne demiş Fatih Sultan Mehmet; “Düşmanını yenmek istiyorsan önce onu tanımalısın.” Düşün bak adam İstanbul’u aldı bu desturla, sen neden Survivor’ı kazanamayasın?- İddialı değilim ben, eğlenmeye geldim havalarında takıl. “Buradan kazanacağım paraya ihtiyacım yok benim” enerjisi ver. Ver ki “kazanmak için her şeyi yapar bu pislik!” deyip üzerine oynamasınlar senin.- Esrarengiz ol. Erkeksen kızlar üzerinde hem bir abi, hem de potansiyel bir sevişgen imajı yarat mesela, kafalarını karıştır.- İçlerinden en antipatiğini, en “halk bunu sevmez” dediğini seç ve ona oyna. Sen denyonun teki bile olsan sırf ona uyuz oldukları için sana oy versinler SMS’te.- Bol bol ağla. Sanki seni oraya zorla, kafana silah dayayarak götürmüşler gibi yap. Özellikle evliysen ve çocuğun varsa yaşadın. Kameralar sana döndüğünde uzaklara bak ve çocuğundan bahsederek hönküre hönküre ağla.- Olmadık zamanlarda olmadık kişilere iyilikler yap. Rakip olarak seçtiklerine bile. Git bir balık tut, pişir ve ona ver mesela. “Özünde iyi bir insan” desinler. “Niye bu kadar iyisin?” diye sorarlarsa da; “Ailem bana böyle terbiye verdi” de. Anneyi babayı aileyi sıksık cümle içinde kullan, halkımız sever böyle şeyleri.- Tamam, önceki maddede “olmadık zamanlarda olmadık kişilere iyilikler yap” dedim ama sakın ola eşek olma! Unutma, yaptığın iyilikler zamanla görevin haline gelir. Bir gün yapmadığında kadir kıymet bilmez ve tepene biner o hayırsızlar. Evet belki adın konseylerde yazılmaz, yarışmanın sonuna kadar adada kalırsın ama, en fazla “iyi eşekti” derler, SMS’te yamulturlar.- Ödül oyunlarında ilk yarışan kişi olmaya çalış. Çalış ki takımın yenilince hatırlanan başarısız kişi sen olma. Sıyrılmayı, sıvışmayı, üste çıkmayı yala yut.- “Düşmanımın düşmanı benim dostumdur” mottosunun değil, “Düşmanımın düşmanının Allah belasını versin, o bir tek benim düşmanım olabilir” mottosunun izinden yürü. O antipatiği kimselere yar etme.- Kadınsan, hele de vücudun güzelse öyle bikinili mikinili sereserpe uzanıp vücut şov yapma. Erkekler bakarlar, takdir ederler, ama oy vermezler. Genellikle kadınların SMS yolladığı bu sistemde o diri, o cıbıldak, o kıskandıran vücudun en fazla bir hafta barınabilir adada.Eskiden ne derlerdi, şimdi ne diyorlar!- ESKİDEN hak yiyene “dünyanın en eski mesleğinin çocuğu“ derlerdi.ŞİMDİ “gerçek bir profesyonel“ diyorlar.- ESKİDEN “iş arkadaşının ayağını kaydırarak terfi edene“ şeref engelli derlerdi.ŞİMDİ “muhteşem bir başarı hikayesi“ diyorlar.- ESKİDEN iki kişisel gelişim kitabı okuyana “Aferin, okumaya devam et“ derlerdi.ŞİMDİ “yaşam koçu“ diyorlar.- ESKİDEN deliye “deli“ derlerdi.ŞİMDİ “renkli bir kişiliği var“ diyorlar.- ESKİDEN “acıbadem kurabiyesi ne güzel ağızda dağılıyor“ derlerdi.ŞİMDİ “macaronsuz yaşayamam“ diyorlar.- ESKİDEN “hatırlaman yeter“ derlerdi.ŞİMDİ “tektaş bekliyorum“ diyorlar.- ESKİDEN “bu sesle sana kaset yapamayız“ derlerdi.ŞİMDİ “Sinan Akçıl’ın yeni albümü tüm müzik marketlerde“ diyorlar.Neymiş...- Neymiş; koskoca Mourinho Kayseri’ye gelmiş, amma da fantastikmiş, hayretmiş.Ezikliğe bak, acizliğe bak. Ne olmuş gelmişse Kayseri’ye? Senin teknik direktörün İtalya’nın, İngiltere’nin Anadolusuna gidince adamların umrunda oluyor mu? Bu kompleks niye?- Neymiş; eriğin kilosu 200 liraymış, nasıl yiyecekmiş.Hamile ya da hamilenin kocası değilsen yazı bekle ucuzlasın. Bir yerlerin mi şişer, incilerin mi dökülür yemesen şimdi!- Neymiş; İstanbul’un cazibe merkezi Beylikdüzü’nde satılık muhteşem dairelermiş.Kardeşim Beylikdüzü iyi hoş bir yer ama nerenin merkezi? Havayolları şirketleri utanmasalar İstanbul-Beylikdüzü arası uçak seferleri düzenleyecekler. Yapmayın, etmeyin.- Neymiş; hümanistmiş, Twitter’da bol bol Mevlana’nın özlü sözlerinden paylaşırmış.Peki siparişini 5 dakika geç getirdi diye garsona yaptığı o atar neymiş? Ya da yanında çalışanlara çektirdiğin kabir azabı?- Neymiş; doktormuş, hipokrat yemini varmış.Peki hazır çorba reklamına çıkıp sağlıktan sıhhatten bahsetmeye utanmıyor muymuş.5 soruda sosyal alemCeri, Faik Ergin’e sordu- İnterneti en çok hangi amaçla kullanıyorsun?Gündeme ve dünyaya bağlı kalmak için.- Facebook mu, Twitter mı? Neden?twitter. Çünkü Twitter çok hızlı ve çok şık. Eğer becerebilirsen kendini net olarak ifade edebiliyorsun.- Twitter’da severek takip ettiğin kullanıcılar kimler?Selçuk Erdem, Murathan Mungan, Pucca, Okan Bayülgen ve Metin Üstündağ.- Twitter’da takipçi artırma kaygın var mı?Eğer öyle bir kaygım olsaydı Twitter kullanmak için 4 sene beklemezdim!- Twitter’ın şöhretin büyüsünü bozduğuna inanıyor musun?Eğer yanlış kullanırsan, başka niyetlere yönelirsen evet. Ama sen olursan ve sen yazarsan o sensin!Bir takım güzellikler hoşluklar- Sertab Erener’in yeni şarkısı İyileşiyorum nefis olmuş.- Mahmut ile Meryem filmindeki savaş sahnelerinin ihtişamı görülmeye değer.- Galip Derviş’i oynayan Engin Günaydın’ın yeniden ekranlara dönmesi süper haber.- Twitter’da Hakan Altay’ın yazdıkları enfes.- Mehmet Erdem’in Aşk Kırmızı filminin soundtrack’i olan Kadınım şarkısındaki yorumu mest ediyor.- 59saniye.com’un 59 saniyeyi aşmayan kısa videoları sıkmadan baymadan eğlendiriyor.Twitter@amanneguzelÖdediğim vergiler bana yol, su, elektrik olarak geri dönüyorsa köprüye, suya, elektriğe niye tekrar para ödüyorum? Hani dönerse benimdi!@acimasiztweetDüz Kesim 20 tl, Gelin Başı 150 tl, Halil Sezai Başı 250 tl, Ömer Çelakıl Başı paha biçilemez.@ ceriLevisArkadaş olduk falan diyo survivordakiler. Arkadaş olun diye gitmediniz oraya. Bi patates için birbirinizi pıçaklıcaksınız, biz izlicez.@kelebenkBeyler siz “Merve diye bir kızla tanıştım” dediğiniz andan 120 sn sonra, biz onun mezun olduğu üni.’yi, çalıştığı yeri, burcunu biliyoruz.

Devamını Oku

Ölümden sonra sosyal medya var mı?

16 Mart 2013

Ölsem de namım yürümeye devam etsin diyen, dünyaya kazık çakma manyağı, iflah olmaz bir mazoşistseniz evet, ölümden sonra sosyal medya var. Önce Facebook'ta başladı bu akım. "If I die" (eğer ölürsem) ve benzeri uygulamalar sayesinde binlerce mevta sosyal medyadaki faaliyetlerine devam edebiliyor artık. Uygulamanın yaratıcısı Eran Alfonta sizin bir veda videosu hazırlamanızı da mümkün kılıyor. Ve muhtemelen bu veda videosunda "Ben öldüm, hadi sizde fazla uzatmadan yanıma gelin, sizi özleyeceğim, bu arada kredi kartlarımın şifresi 763839" gibi şeyler konuşuluyor. Sonra sizin seçtiğiniz 3 kişi "evet abi bu arkadaş hakkaten de öldü" diye onay veriyor videonuz sanal mecralardaki hesaplarınızdan yayınlanıyor. Akabinde de bazı dingil arkadaşlarınız like'lıyor falan. Bu gereksiz akımın Twitter'a da sıçramaması mümkün değildi ve orda da başladı tabii. Uygulama sağlığınızda sevdiğiniz şeylerin verilerini depoluyor ve siz öldükten sonra da sizin adınıza tweet atmaya devam ediyor. Slogan da gayet açık ve net; "Kalbiniz atmasa bile tweet atmaya devam edin!" Ya iyi hoş da bu eşe dosta akrabaya eziyetten başka bir şey değil ki güzel kardeşim. Ölenin tweet’lerini oku oku ağla, hatırla hatırla kahrol, bu ne be! Misal tam "ne kadar da güzel bir gün" derken birden merhum karın tweet atsın, "Necati o yanındaki kadın kim? Ne çabuk unuttun beni?" falan diye, kafayı ye. Tabii bu kadarı da olmaz ama ne bu sürekli hatırlanma kaygısı yani? İnsan gibi öl git işte, bir Michael Jackson değilsen, bir Marliyn Monroe değilsen, insanlar seni hatırlayıp ne yapsın? Niye üzüyorsun geride kalanları!E madem ölüm sonrası tweet atma gibi iç karartıcı bir meseleden bahsediyoruz, konuyu bizim meşhurlara getirip olaya biraz eğlenceli tarafından bakalım. Allah hepsine uzun ömür versin, hatta benden ömür alıp onlara versin ama şaka yapmak için 20 saniyeliğine öldürüyorum şimdi bazılarını. Sanırım şöyle tweet’leri olurdu bizimkilerin...- Nihat Doğan: BURASI SIRAT, BURDA HERŞEY GERÇEK!!!- Sinan Akçıl: Arkadaşlar günahkarlara konser vermem istenildi. Ömür Gedik'le beraber turneye çıkıyoruz.- Acun Ilıcalı: Murat, Mustafa, Hülya, Hadise! Hadi bir an önce ölüp buraya gelin! Yarışma yapacağız, çok güzel sesler var burada!- Kutsi: Yine Doktorlar'ın tekrarları yayınlanmaya başlandı. İsteseniz de unutamayacaksınız beni!- Kıvanç Tatlıtuğ: Hadi itiraf edin, adonislerim iyiydi!- Cem Yılmaz: Bir araba vardı, onu da alaydım iyiydi, resmen gözüm açık gitti.- Hadise: "Daha fazla zayıflama ölürsün" demişlerdi ama inanmamıştım!- Murat Boz: Tüh be o kadar vücut çalışmıştım yeni memelerimi göstermek için!- Ajda Pekkan: Sürpriz olmadı bana açıkçası şu durum.- Müge Anlı: Var mı aradığınız birileri canlarım? Bakayım burada.- Sibel Can: Yaşasıııın! Bir anda 30 kilo birden verdim.- Bülent Ersoy: Daha lemurdan yapılan kürkümü gösterecektim!- Teoman: Ulan tam da müziğe dönecektim.- Elif Şafak: Oh be Mevlana'ya kavuştum!- Şahan Gökbakar: Daha Recep İvedik 4'ün ekmeğini yiyecektim!- Serdar Ortaç: Bu kez ciddiydim, evlenecektim...Saba Tümer: Gülmekten öldüm!Twitter@feridun_duzagacSalih, sırf Aykut Kocaman'ı güldürebildiği için bile büyük oyuncudur.@musmulafaruk14 Mart Tıp Bayramı, Doktorlar'ı yayınlasak mı lan! (Show TV)@mehmetakifcetinDışarı çıkmalı ilişkiler çok yorucu. Evliliğin en güzel tarafı olay evde geçiyor.@siminyaTamam da neden ofsaytı bilmek zorundayız? O zaman sizde oriel, krepe, balyaj, çıt çıt, keratin kaynak bunları öğrenin gelin hadi bakim.5 soruda sosyal alemCeri, Tolga Güleç’e sordu- Interneti en çok hangi amaçla kullanıyorsun?En çok gündemi takip etme amaçlı kullanıyorum.- Facebook mu Twitter mı? Neden?Aktif Facebook kullanıcısı değilim, bir hesabım var orada ama öyle duruyor. Facebook bana çok avam geliyor, Twitter'ı tercih ediyorum.- Twitter'da severek takip ettiğin kullanıcılar kimler?Tabii ki sen başta olmak üzere ege bamyası ve nafer ermiş'i severek takip ediyorum.- Twitter'da takipçi artırma kaygın var mı?Asla takipçi artırmayla ilgili bir kaygım yok. Kaç takipçim olduğuna bile bakmam. (şu an baktım) - Twitter'ın şöhretin büyüsünü bozduğuna inanıyor musun?Zaten genel olarak şöhretin bir büyüsü olduğuna inanmadığım için bunun da Twitter'da bozulabileceğini sanmıyorum.

Devamını Oku

Erkeğe de uzanan eller kırılsın!

15 Mart 2013

Bir 8 Mart Dünya Kadınlar Günü daha tarihin tozlu sayfalarındaki yerini aldı. Umarım kadına şiddetin sadece böyle günlerde hatırlandığı ve önemsendiği bir ülke olmak da tarihin tozlu sayfalarındaki yerini alır bir gün. Ayrıca da bu şiddet denen pisliğin kadını erkeği olmaz, olmamalı! Kadına uzanan eller kırılsın da erkeğe uzanan eller öpülsün mü yani, değil mi? O eller de kırılsın. Ama kabul etmek gerekir ki şiddete uğrama meselesinde kadınlar erkeklere göre çok daha mağdurlar. Biz erkekler genellikle psikolojik şiddete uğruyoruz. Bu nedenle ben de goygoyla ve kıskançlıkla karışık; 9 Mart gününün Dünya Erkekler Günü olarak kutlanmasını ve bu psikolojik şiddete dikkat çekilmesini öneriyorum. Hem bakın ne kadar da centilmenim, 7 Mart demedim, 9 Mart dedim, Kadınlar Günü’nden sonra olsun dedim, "ladys first" dedim. Şimdi hemen "Siz ne şiddetine uğruyosunuz yahu!" diyen kadınlar olacaktır. Onlar bana bir kulak versinler az...- Çocukluğumuz acılar içinde geçiyor, çöp dökmeye, ekmek almaya hep biz gidiyoruz. Halbuki sen de çocuksun ben de, aynı savunmasızlıktayız. Gelgelelim 5 yaşında olsak bile sırf erkeğiz diye o karanlık sokakları hep biz arşınlıyoruz.- Ortaokuldan itibaren kravat diye bir şey takıyorlar boynumuza. Yahu daha ortaokuldayız be kardeşim. Bağlaması bir dert, takması bir dert bunun. Sırf okul yıllarında mı; hayır, yıllarca takıyoruz o medeniyet yuları denen lanet şeyi!- Önce anlı şanlı bir "Haydi amcalara pipini göster" dönemi yaşıyoruz, sonra da düğün dernekle, alkışlar arasında pipimiz kesiliyor. Yahu hani övünüyorduk onunla! Ayrıca hayatının geri kalanını şekillendirecek olan şeyin herkesin huzurunda davullar zurnalar eşliğinde kesilmesinin travmasını atlatmak kolay mı? Resmen sınanıyoruz.- Okul yıllarında kızların saçına doğru düzgün karışılmazken senin saçının uzunluğu her sabah müdür yardımcısı tarafından masaya yatırılıyor. Binbir katakulliyle sınıfına girmeye çalışıyorsun. Her sabah ayrı stres. Okul yılları bitti işe girdin şimdi de her sabah sakal traşı olmak zorundasın. Sabahın köründe ele jilet alıp suratımızı kesmenin mutsuzluğundan haberiniz var mı ey dünya güzelleri?- İlk buluşma da dahil neredeyse tüm buluşmalarda hesabı bizim ödememiz bekleniyor. Hele bunun aksini yap bak hatunun arkadaş ortamında nasıl idam cezasına çarptırılıyorsun hemen. Parası var mıdır? Belki yokluktadır demeden böğrümüzde hep bir hesap ödeme baskısı. Yahu en azından arkadaşınızın hesabını ödemeyelim.- Özel günler yok mu o yere batasıca özel günler. Tam bir kabus, tam bir korku filmi biz erkekler için. Sevgililer günüydü, anneler günüydü, kadınlar günüydü, yılbaşıydı, doğum günüydü, sevgilinin dıdısının dıdısının doğum günüydü, ilişkinin yıldönümüydü, evliliğin yıldönümüydü hep bir iyi şey, hep bir pahalı şey hediye etme baskısı. Bizler don, çorap, kravat, çakmak hediyesiyle savuşturulurken bizden beklenen tektaş, Paris gezisi, hatta bir umut araba, ev oluyor. Valla yazık bize ya.- Kadının istediği her an sevişmeye hazır olmalısın. Ufacık bir zamanlama hatası kadınlar arasındaki o büyük dedikoduya adının karışmasını sağlıyor ve yeni sevgili bulma olasılığın tek haneli rakamlara iniyor. Ne iktidarsızlığın kalıyor, ne de beceriksizliğin. Boyut meselesinin tantanasına hiç girmeyeyim. O konu daha vahim.- Karşımızda hep bir evlenme teklifi bekleyen kadın. Üstelik taa lise yıllarında başlıyor bu baskı. Daha çocuğun sakalı bıyığı nemlenmemiş, cebindeki para sadece leblebi tozu almasına yetiyor, ama arkadaşlarıyla "Hangimizin sevgilisi daha çok seviyor" yarışına giren 13 yaşındaki kızımız Ecesu, 14 yaşındaki Berkecan'dan evlilik teklifi bekliyor. Berkecan da ne yapsın babasının cebinden çaldığı paralarla Ecesu'ya yüzük alıyor. Kendi aralarında sözlenip yaz tatili başlayınca ayrılıyorlar. Berkecan büyüyünce de durum değişmiyor aslında. Kimse ona "Maddi durumun nedir, psikolojin ne durumda?" diye sormuyor. Berkecan hep hazır olmak zorunda olaya. Hepimiz Berkecan'ız.- Ömür boyu çalışmak zorundayız. Çalışmazsan, adam gibi bi işin olmazsa "eksik erkek" muamesi görüyorsun ve kimseler seni iplemiyor. "Zengin bir kadın bulup evleneyim de hayatımı kurtulsun" gibi lükslerimiz yok bizim. Al sana şiddetin babası.Atın beni denizlere!- Ömür Gedik, Every Breath You Take'i söylerken.- Bülent Ersoy bilmem kaç hayvan telef edilerek yapılan kürklerini öve öve bitiremezken.- Serdar Ortaç 30 bininci kez "evlenmek istiyorum" diye röportaj verirken.- Nihat Doğan merhum Chavez'den "yoldaşım" diye bahsederken.- Çalışma Bakanı Faruk Çelik asgari ücret için "800 lira büyük para, geçinirsiniz" derken.- Manchester United-Real Madrid maçını yöneten Cüneyt Çakır'ı yerin dibine sokan dış kapının mandallarını dinlerken.- Çok bilindik köşe yazarlarının Nusret'in pahalılığıyla ilgili yazılarını okurken. Hazır konu açılmışken; Tek derdiniz bu mu abi? - Bilmeyen birine Twitter'ı anlatırken.- Nil Erkoçlar'ın Rüzgar olması hakkında iğrenç espriler yapılırken.- Markaların şiddete dikkat çekme bahanesiyle Kadınlar Gününü istismar eden uyduruk projeleri gözümüze sokulurken.- Ortamdan biri "En kral fotoğrafçı Mehmet Turgut" derken.5 soruda sosyal alemCeri, İnci Pars’a sorduİnterneti en çok hangi amaçla kullanıyorsun?Youtube'da dolaşmak ve de Google ile öğrenmek istediğim şeylere rahatlıkla ulaşabiliyorum.Twitter mı, Facebook mu? İkisini de tamamıyla işim için kullanmaya çalışıyorum. Twitter'da severek takip ettiğin kullanıcılar kimler?Gani Müjde'yi ve seni takip etmeyi çok seviyorum. Twitter'da takipçi artırma kaygın var mı?Kesinlikle yok, ben Twitter'ı yaptığım işlerle ilgilenen insanlarla dialog kurmak için kullanıyorum. Bizi izleyen gerçek kitlenin twitter ve diğer sosyal mecralarda olmadığına inanan biriyim. Takipçi sayısı ile gerinen insanların da bir balon olduğunu düşünüyorum. Ve Twitter'daki birçok insanın o mecrada normal hayattan daha cesur olduklarını görüyorum.Twitter'ın şöhretin büyüsünü bozduğuna inanıyor musun?Ben kendi adıma çok hayal kırıklığına uğruyorum. Bunun adı büyünün bozulması olabilir. Twitter@littleiv3Otobüse arka kapıdan binip akbilini öne uzatan insanın akbilini takibini, ceylanı takip eden aslanda bulamazsın.@melikekarakartaBen Mart'a Mart demem, Kadınlar Günü için dayak makyajı yapılmış ünlü kadınlar ve kadın kılığına sokulup fotoğraflanmış erkekler görmezsem.@RapunzelllBeynimin %70'ini alışveriş yaparken, %25'ini uyurken, %4'ünü ders çalışırken, %1'ini de aşık olduğumda kullanıyorum.

Devamını Oku

Oscar törenini biz yapsaydık...

2 Mart 2013

- Kırmızı halı bölümü kesinlikle sponsorsuz olmazdı. Kınalı Kuzu Halı’nın sunduğu kırmızı halı geçidi devam ediyor gibi bir takdim olurdu.- Kırmızı halıda görev yapan sunucular “Brad bey evliliğiniz çatırdıyor mu?, Jennifer hanım memeler silikon mu?” gibi şeyler sorarlardı.- Kazananlar hemen öyle zarfı açar açmaz söylenmezdi. “And the Oscar goes to” dedikten sonra araya 8 dakika reklam, uzun bir gerilim müziği, bir yığın da kalp atışı sesi girerdi.- Yüzde 1500 ihtimalle töreni Acun Ilıcalı sunardı. Muhteşem İngilizcesiyle espriler şakalar yapar, sahne üzerine kurduğu tanıtım standlarında o “advertorial” senin bu advertorial benim dolanıp yine paranın gözüne gözüne vururdu.- Kırmızı halıda sunucuların sorduğu “Nereden giyindiniz?“ sorusuna verilen bütün cevaplar reklama girer diye biplenirdi. O Charlize Theron’lar, o Anne Hathaway’ler sinir krizi geçirirdi.- Açılış konuşmasını Kültür Bakanı yapar, ardından Çevre Bakanı, onun ardından Milli Eğitim Bakanı, onun ardından vali, onun ardından belediye başkanı konuşur törenin ilk iki saati sıkıntıdan patlanırdı.- Oylamalar SMS’le yapılır, SMS sonuçlarını sunuculara noter getirir, tören sonrası “Daniel Day Lewis’in baba tarafı Ankaralı’ymış. İç Anadolu bölgesinden aldığı oylarla kazandı adam” gibi muhabbetler dönerdi.- Oscar törenine 20’şer dakikalık tuhaf aralar verilir, o aralarda Ömür Gedik şarkı söyler, Ömür Gedik’i izleyen Adele önce müziği bırakır sonra kalp krizi geçirir ve sonra da salonu ambulansla terk etmek zorunda kalırdı.- Beyazıt Öztürk ve Acun Ilıcalı Hollywood yıldızlarını kendi programlarına çıkarabilmek için birbirlerini bıçaklarlardı.- Tuğba Ekinci aniden sahneyefırlar ve Ben Affleck’e “Okul yaptırdın mı?” diye sorardı.Yeni şapşikliğimiz Harlem ShakeGün geçmiyor ki yeni bir akım sosyal medyayı sarıp sarmalamasın. Bu sefer ki olayımızın adı Harlem Shake. Kendisi kısa sürede Gangnam Style’ın pabucunu dama attı ve internet aleminde fırtına gibi esiyor. Nedir bu Harlem Shake? Bir kameraya, DJ Baauer’in ‘Harlem Shake’ adlı eserine ve en az üç kişiye ihtiyacınız var. Kamera sabit duruyor ve birkaç kişi sessiz sakin durup bir şeylerle ilgilenirken içinizden biri ileri geri sağa sola abuk subuk bir şekilde Yıldız Tilbe’msi hareketlerle dans etmeye başlıyor. Sessiz sakin duran o insanları da çıldırmış bir şekilde dans ederken görüyoruz. Durum o kadar saçmasapan ki insan daha ne kadar saçmalanabiliri merak ettiği için bu videoları ardısıra izlemekten alamıyor kendini. Maksimum 30 saniye süren izlemesi ve hazırlanması kolay videolar. Suyun altında, ofiste, metroda, markette, evde çekilen bir ton Harlem Shake videosunu internette bulabilir, keyifli vakitler geçirebilirsiniz.2013 model dava arkadaşlarıÜnlü düşünürlerimizden Nihat Doğan’ın, Deniz Gezmiş’i andığı tweetinde “dava arkadaşım” tabirini kullanmasıyla başladı her şey. Ben de dahil büyük bir güruh Nihat Doğan’la Deniz Gezmiş’i aynı cümlede üstelik “dava arkadaşı” sıfatıyla görünce “Yok artık Nihat, o kadar da değil” dedik. Sonra benim aklıma bu absürdlükte dava arkadaşları geldi tabii. Çiftlerimiz şunlar...- Küçük İbo-Justin Bieber- Sabri Sarıoğlu-Lionel Messi- Serdar Ortaç-Mozart- Şahan Gökbakar-Woody Allen- Hande Yener-Lady Gaga- Pepe-Spiderman- Kadir Çöpdemir-Jay Leno- Sinan Akçıl-Sting- Ömer Çelakıl-Nostradamus- Tecavüzcü Coşkun-Sigmund Freud- Müge Anlı-Sherlock Holmes- Seda Sayan-Oprah Winfrey- Arka Sokaklar-CSI Miami- Bedri Baykam-Picasso- Kayışdağı muhtarı-Barack Obama- Kont Adnan-Eminem- İsmail YK-Michael Jackson5 soruda sosyal alemCeri, Nurseli İdiz’e sorduİnterneti en çok hangi amaçla kullanıyorsunuz?En çok bilgilenmek, öğrenmek istediğim bir şeyi araştırmak, oyun oynamak için kullanıyorum.Twitter mı, Facebook mu? Neden?Her ikisini de kullanıyorum.Twitter’da severek takip ettiğiniz kullanıcılar kimler?Ben daha çok oyuncu arkadaşlarımı takip etmeyi seviyorum. Onun dışındagazetelerin ve diğer haber kaynaklarının hesaplarını takip etmeyi seviyorum.Twitter’da takipçi artırma kaygınız var mı?Kesinlikle yok, beni merak edenler ve sevenler takip etsinler yeter.Twitter’ın şöhretin büyüsünü bozduğuna inanıyor musunuz?Açıkçası ben buna inanmıyorum. Hem zaten gizemli biri olayım diye uğraş-madım, öyle olayım diye stratejiler uygulamadım hiç. Kristal şatolarda yaşamayı sevmiyorum. Kalemiti Jane gibi yaşamayı seviyorum ben, serseri,erkek gibi.Twitter@hakankoksal O değil de o kırmızı halının temizliği nasıl olacak? Zibilyon kişi ayakkapları çıkarmadan üstünden geçti.@BegumToprak Pudra süreyim derken un kurabiyesine dönen bayanlarımız, sokağa çıkmayın lütfen. Bir kısmınız yere dökülüyor üzerinize basıyoruz, günah.@MuzoCheİKEA Köftesinde AT eti çıkmış... İKEA hemen açıklama yapmış “O AT değil, parçaları yanlış birleştirmişler.”@amanneguzel Cımbızla kumbaradan para çıkarmaya çalışan adamlarız biz, mevduat hesabı bizim neyimize.@hasaniseGün içinde içtiğim çay ve kahve miktarını baz alarak tükettiğim küp şeker sayısını hesapladım da, GALİBA BEN ATIM.

Devamını Oku

Erkekler için hayatta kalma rehberi

23 Şubat 2013

İlişkileri sürdürmenin her geçen gün zorlaştığı, ayrılıkların arttığı günümüzde; güllük gülistanlık bir hayat kadınlar için olduğu kadar biz erkekler için de zor. Her iki taraf için de tahammül sınırları daralıyor. Ama bence kadınların tahammül etme kapasitesi erkeklerinkine göre çok daha az. Peki sevdiceğiyle mutlu yaşamak isteyen pozitif erkeğin yol haritası ne olmalı ya da bu adam nasıl hayatta kalmalı? Naçizane önerilerim şunlar...- Oyunculuk kabiliyeti çok önemli. Mesela alışveriş esnasında "sıkılmıyorum" duygusunu ona geçirecek ustalıkta, Oscarlık bir performans sergilemelisiniz. Sıkıldığınızı farkederse sıkılmamanız için muhteşem kavgalar çıkarabilir.- Muhtemelen AVM'ye girer girmez tanınmaz bir hale gelecek. Ona asla "neyin var, ne oldu?" gibi sorular sormayın. Bu, avının peşinden 300 kilometre hızla koşan bir çitayı durdurup "Neyin peşindesin?" diye sormak kadar ölümcül ve tehlikeli olabilir.- "Nerede yemek yiyelim?" "Hangi filme gidelim?" gibi sorulara önceden çalışın. Öneriniz kötü bile olsa bir şeyler söyleyin. Vereceğiniz her "farketmez" ya da "sen bilirsin" cevabı size öf, pöf ve bir kamyon trip olarak geri dönecektir.- Sevgilinizin kız arkadaşlarından nefret de etseniz, onlarla tanıştığınız için dünyanın en şanslı insanıymış gibi davranın. Eğer onları sevmediğinizi anlarlarsa türlü entrikalarla ilişkinizin üzerine kabus gibi çökebilirler. İlişkinizi 7/24 testere serisi gerginliğiyle yürütmek istemiyorsanız onları seviyormuş gibi yapmak, mümkünse sevmek, ölümüne sevmek zorundasınız!- Öyle salak salak "Ben bu gece arkadaşlarımla takılacağım" kafalarına girmeyin. Önce onun planını öğrenin. Unutmayın, eğer isterse bezdirici mesajlarıyla sizi geceyi görmeden evine dönen bir balkabağına dönüştürebilir.- O sizin yanınızda istediği kadar telefonuyla ilgilenebilir, istediği kadar twitter'da facebook'ta dolaşabilir, ama siz asla onun yanında böyle bir şey yapmayın. Sadece 5 saniye telefonunuzla ilgilenmeniz bile ona; "İşin gücün telefon ya, hiç benimle ilgilenmiyosun" cümlesini söyletecektir. O yapınca kızmayın. Bekleyin, bir süre sonra kafasını kaldırıp sizinle iletişim kuracaktır.- Çok merak ettiğiniz film bile olsa sakın o filme gitmek için ısrarcı olmayın. Bırakın o karar versin, onun istediği filme gidin. Ha eğer "Beni götürdüğün filme bak! Seni dinleyende kabahat" ve buna benzer yıpratıcı cümleler duymayı göze alıyorsanız bilemem.- Sevdiceğinin regl dönemini takvimsel olarak bilmek bu ölüm kalım savaşında işinizi kolaylaştıracaktır. O dönemlerde ona ettiğin her "he aşkım", "tamam aşkım" lafı sana bol oksijen ve sağlıklı yaşam olarak geri dönecektir.- Her ne olursa olsun asla ona eski sevgilinizden bahsetmeyin. "O senin tırnağın olamaz" bile deseniz onun kafasında eski sevgilisini unutamamış bir öküz olacaksınız. Hayatta kalmak istiyorsanız konsantrasyonunuzu asla kaybetmeyin.- "Kilo mu aldın sen?" sorusu ölmeden önce son sözünüz olabilir. Manyaklaşmayın! Daha yaşanacak güzel günleriniz var. Hatta 350 kilo bile olsa bu soruyu sormayın, ya da yok ama ya vazgeçtim; 350 kilo olursa söyleyin. Hatta hiçbir şey söylemeden kapıyı çekip çıkın. O kadar da değil.- Eğer ona sık sık iltifat eden birisi değilseniz, onun yanında bırakın başka bir kadını, annenize bile iltifat etmeyin. O anı hard disc'ine atıp ömür boyu hafızasında saklayacak.- Hafta sonu maç izleme keyfin varsa hemen unut o keyfi ve dizi izleme alışkanlığı edin. İlişkinin başında sana "Beraber maç izleriz" dedi ve sen de buna inandın öyle mi? Yazık, gerçekten çok yazık. O kadar safsın ki, sana Boğaz Köprüsü'nü bile satabilirim.- Onu asla kimseyle kıyaslama! "Emre'nin sevgilisi böyle ama sen şöylesin" cümlesini ettiğin anda bu film şiddet ve korku unsurları içermeye başlayacaktır. Hatta levazım işlemleri başlayabilir. Aile kabristanına mı gömelim?Kadınlar internette ne der ne demek ister?- Aşkım bu takip ettiğin kız kim? (Aşkım, bu takip ettiğin yosma kim?)- Fotoğrafımı koymuyorum, çünkü alıp başkaları kullanıyor. (Fotoğrafımı koysam arkana bakmadan kaçarsın, şimdilik böyle idare edelim, belki ruhumu seversin.)- İyi tamam görüşelim, ne zaman gelirsin? (Araban var mı?)- Sohbeti kapatmayı unutmuşum ya. (Hemen ne bu tripler? Flörtleştiğim tek erkek sen misin! Dur bakalım, ölçüyoruz biçiyoruz herkesi!)- Sen de hep internettesin ya. (Ne iş yapıyorsun?)- Peki kız arkadaşın bu duruma ne diyor?(Sevgilin var mı?)- Mesajını görmemişim. (Hoşuma gitmedin, hadi canım yavaş yavaş uza sen)- O fotoğrafta biraz çirkin çıkmışım. (Hadi bana "saçmalama, gayet de güzelsin" de) Kız kıza gezeceğiz bu gece. (Planımı değiştirebilirim, hadi harekete geç!)- Fotoğraflarına baktım da, baya eğlenmişsin bu yaz. (Meraktan çıldırıcam, o beline dolandığın bikinili kız kim?İnşallah ablandır!)5 soruda sosyal alemCeri, Gamze Karaman’a sorduİnterneti en çok hangi amaçla kullanıyorsun?Maillerime bakıyorum, sosyal medyayla ilgileniyorum, merak ettiğim her konuda kullanıyorum.Twitter mı, Facebook mu? Daha çok instagram kullanıyorum, ama Twitter'da da aktifim. Gelgelelim instagram bana daha eğlenceli geliyor.Twitter'da severek takip ettiğin kullanıcılar kimler?Yakın arkadaşlarımın tamamını severek takip ediyorum, nohutadamfirat ve Pucca'yı da çok beğeniyorum.Twitter'da takipçi artırma kaygın var mı?Hayır, hiç yok. Hatta öyle ki uzun bir süre profilimi kitleyerek kullanmıştım, herkese açık değildi.Twitter'ın şöhretin büyüsünü bozduğuna inanıyor musun?Kesinlikle inanmıyorum. Buna inanan çok insan var etrafımda ve ben bu durumu komik buluyorum.Twitter@BenTurkKiziBir mekanda masa değiştirmem büyüktür Kavimler Göçü (Dev çantam, telefonum, cüzdanım, biram, çerez tabağım vs.)@abdulazizunal Yıldız Tilbe bu ülkede yıllardır Harlem Shake dansı yapıyordu zaten. Kamuoyu oluşturarak bu akımı sahiplenmeliyiz bence.@PaccozMesela bazen "bu gerizekalılıkla senin yaşaman bile mucize aslında" diyemezsin de "canım senin kalbin temiz yaa" dersin.@amanneguzelÖdediğim vergiler bana yol, su, elektrik olarak geri dönüyorsa köprüye, suya, elektriğe niye tekrar para ödüyorum? Hani dönerse benimdi!

Devamını Oku

Kafamda deli sorular

16 Şubat 2013

- THY, uçuş ekibi kıyafetlerini ikide bir yenilemek zorunda mı?- Papa, istifa mektubunu kime ithafen yazdı?- Dilek Hanif’e “uçakta dönem dizisi çekilecek, bize kostüm hazırla!” mı dediler?- Ece Erken’in Twitter’da neden Tarkan’dan daha çok takipçisi var?- Sinan Akçıl şarkıcılık konusunda neden iddialı?- Salih Memecan’a sokulup “Yaa Salih var ya, gülmekten öldürüyosun beni” diyen var mı?- Aşkım Kapışmak’ın gerçek adı Aşkım Kapışmak mı? Yoksa bu bir şaka mı?- Ali Ağaoğlu’nu en çevreciiş adamı seçen Fatih Üniversitesi, Sibel Can’ı da en başarılı diyetisyen dalında ödüllendirdi mi?- 150 hayvan telef edilerek yapılan kürkünü soranlara “Hayvan dostuyum” diyen Bülent Ersoy, olur da günün birinde hayvan düşmanı olursa eve gelip kedimizi köpeğimizi mi boğacak?- Geyikli tayt giyen kadın sayısındaki artışın nedeni ne? Yoksa bu yeni bir tarikat mı? Amaç dünyayı ele geçirmek falan mı?- 65 yaş üzerindekilerden devir işlerinde “akli dengesi yerindedir” raporu istenirken, neden 65 yaşın üzerinde ve kanun çıkarabilen bir dolu milletvekilimiz var?- Gangnam Style zamazingosu sizi de fena halde baymadı mı? Ha bir de Atilla Taş, Yamyam Style diye bir şey yapmıştı, ne oldu ona?- Justin Bieber konseri çıkışı magazincilere “Bizim çocuk çok seviyor Justin’i, ondan geldik eheheh” diyen ilk ünlümüz kim olacak?- Nasıl kilo verdiğini “Her şeyden yedim şekerim, hiç aç kalmadım” diye anlatanlar ne tür bir yalancılar?- Üniversitelerin öğrenci işleri çalışanları, gülmedikleri her saniye için prim alıyorlar mı?- Hadise’nin etrafında “Ya kızım şu saçlarına bir çeki düzen ver!” diyecek kimseyok mu?- Gülben Ergen, Mevlana’nın 140 karaktere sığan özlü sözleri bitince Twitter’a ne yazacak?- Berrak Tüzünataç bu kez nerede ve kiminle yakalanacak?Bir bitmediniz...- Her selam veren karşı cinsi arkadaşlarına “bana asıldı“ diye anlatan boşboğazlar.- Kürk giyenleri eleştirdiğinde “sen de et yeme o zaman“ diyen düz mantıklar.- Aldığı borcu geri ödemeyip gözünün içine baka baka mal mülk alan yüzsüzler.- Ortama yeni giren kişiye şirin gözükmek için senin üzerinden şakalar yapan dingiller.- Lafını kesip söze “o değil de“ diye başlayan aymazlar.- Bütün kadınların/erkeklerin kendine hayran olduğunu sanan şapşikler.- Eğlence bitip de hesap geldiğinde elini cebine atmayan pintiler.- Facebook’tan sürekli oyun isteği gönderen gıcıklar.- “Ben dobra biriyim“ kisvesiyle ağzına gelen her şeyi söyleyen patavatsızlar.- Bir gün “kesin hoşlanıyor“ dedirtip ertesi gün umut bırakmayan dengesizler.- Sosyal medyada feyk ölüm haberi yayan şuursuzlar.- Herkese kendini sevdirmeye çalışan orta yolcular.5 soruda sosyal alemCeri, Nilgün Belgün’e sorduİnterneti en çok hangi amaçla kullanıyorsunuz?İnterneti daha çok işlerim, araştırmalarım ve sosyal paylaşımlar amacıyla kullanıyorum.Twitter mı, Facebook mu? Neden?Tercihim Twitter. Kendimi daha iyi ifade edebildiğim ve kendime daha yakın bulduğum için...Twitter’da severek takip ettiğiniz kullanıcılar kimler?Ahmet Hakan, Medyatava, Cüneyt Özdemir, Sayım Çınar başta olmak üzere 173 kişi takip ediyorum.Twitter’da takipçi artırma kaygınız var mı?Hayır yok. İletişim kurdukça kendiliğinden artıyor zaten.Twitter’ın şöhretin büyüsünü bozduğuna inanıyor musunuz?Büyüsünü bozduğuna şu şekilde inanıyorum; Şöhretin göründüğü gibi değil, olduğu gibi olduğu, gerçek kimliğini yansıttığı yer Twitter...Twitter@adonisliyazarSevgili 14 Şubat, gelecek sene görüşürüz, giderken ışığı kapat, çöpü de at sana zahmet.@adamkizsiz Sevgililer Günü para harcayalım diye kapitalizmin oynadığı bir oyundur ve sevgilim olursa kapitalizmin köpeği olmaya hazırım.@sudangelenesek“Napalım ya Benedict ama olmadı, istifa ettik.”-Papa@rokerrSalih Memecan moda tasarımı, Dilek Hanif de mizah yapsın... Aradaki farkı kimse anlamaz@pakiteysis“Vatikan I do sometimes?”-Papa

Devamını Oku