Güntekin Onay

Güntekin Onay

gonay@gazetevatan.com

4 Büyükler’e aslında ne oldu?

1 Kasım 2012

HER takımın kendine has sorunları var. 4’ünü birlikte değerlendirmek yanlış. Ancak kim ne derse desin birkaç oyuncu dışında yerli oyuncu kalitesinin ‘Büyükler’ açısında çok da fazla sırıtmadığını söyleyebiliriz. Zaten bu Milli Takım’ın durumunda da belli. Bu büyük bütçe farkı yabancı kalitesinde ortaya çıkıyor. Bu yabancılardan 2’si sakat, biri formsuz olunca da ortaya ancak böyle bir tablo çıkıyor. Yine genelleme yaparsak hakemlerin ‘kıyak’ kararları da bir iki maç dışında bu sene Büyükler’in lehine olmadı.‘Rüya Takım’ bozduG.SARAY geçen yıl Avrupa Kupaları’nda yoktu. Haftada 1 maç oynamakla, 3 maç oynamak hem mental hem de fiziksel açıdan çok farklı. Bu zor periyotta bazı kilit oyuncuların da formsuzluğu G.Saray’ın puan kayıpları yaşamasına neden oldu.‘Rüya Takım’ benzetmeleri konsantrasyonu ve ciddiyeti olumsuz etkiledi. Sorunları olmasına rağmen yine de G.Saray ülkenin en iyi futbol oynayan ve oynamaya çalışan takımı.Tatmin etmiyor!F.BAHÇE birçok sorunla -başta Alex- uğraştı. Alex, Emre ve Ziegler’in yeri dolmadı. Kadro güçlenmedi, aksine zayıfladı. Yönetimde değişikler oldu, önemli isimler ayrıldı. Lig-Avrupa-Milli Takım üçgeninde arka arkaya sakatlıklar geldi. Bir iki maçın 20-30 dakikaları hariç oynanan futbol hiçbir zaman tatmin etmedi. Ancak gün oldu Volkan, gün oldu bir başkası takımı kurtardı.MERSİN, G.Antep, Trabzonspor ve Bursa maçlarında alınan 8 puan mucizeydi. F.Bahçe tabii ki çıkışa geçecektir. Ama aldığı puan, oynadığı futbolun gerçekten üzerinde. Cezalı olası da bu durumu pekiştirdi.Zaman ilaç olacakBİRÇOK yeni isimle ve yeni bir teknik adamla sezona giren Beşiktaş için öyle bir hava yaratıldı ki sanki takım küme düşmemeye oynayacaktı. Bu durum siyah-beyazlılara hem bazı avantajlar hem de dezavantajlar getirdi.BİR özgüven bunalımı yaşayan Beşiktaş, kendini ispat etme duygusuyla yüksek tempolu maçlar oynadı. G.Saray maçındaki iki puanı Bülent Yıldırım aldı. G.Antep’te 30 metreden Orhan’ın füzesi mucizeydi. Trabzonspor maçında Beşiktaş bordo-mavili takımı yendi ama Onur’u yenemedi. Aynı oyunla minimum 5 puan daha alınabilirdi. Bunun dışında taşlar yerine daha yeni oturuyor. Beşiktaş’ın biraz daha zamana ihtiyacı var.Her yıl yeni takımTRABZON 4 Büyükler içerisinde en çok kabuk değiştiren takım. Çok önemli oyuncuları her sezon birer birer ayrılıyor. Şenol Güneş de her yıl yeni bir takım kurmaya çalışıyor. Kadro zaafiyetine rağmen alınan bu puan, oynanan futbola göre iyi. Son Bursa maçında İlker Meral golü verse 1 puan daha gelecekti.COLMAN’IN sakatlığı Trabzon’u olumsuz etkiledi. İlk 3 maçtaki ceza da bordo-mavilileri yaraladı. Şehir, lige konsantre olamadı ve havaya giremedi.Dengeler değişti!ÖZETLE sezon başında “Bu yıl Süper Lig ‘La Liga’ gibi olur (Geçen yılki). G.Saray ve F.Bahçe açık ara kopar” düşüncesi topluma empoze edildi. Bunun sebebi transferde harcanan paralardı. Oluşan algı F.Bahçe ve G.Saray’ın herkesi rahat yeneceği yönündeydi. G.Saray bazı sorunlara rağmen iyi bir çizgide. En azından attığı gol sayısıyla beklentilere cevap verdi. F.Bahçe ise gerek puan olarak, gerek oyun olarak gerekse de göresel açıdan tatmin edemedi.BEŞİKTAŞ ve Trabzon’dan ise büyük beklentiler yoktu. G.Birliği, Ordu, Antalya’nın da beklentilerin üzerinde çıkması ligin dengelerini değiştirdi.

Devamını Oku

Çekirge bu kez sıçramadı

30 Ekim 2012

F.BAHÇE Bursa’da mahkum oynadı, pozisyonlar verdi, harika 1 puan aldı. Limasol maçında 6’sı net olmak üzere rakibe çok şans tanıdı. Kornerden golü bulup harika bir 3 puan aldı. Ancak Bursa ile Limasol’un yapamadığını Antalyaspor yaptı ve yenilmezlik serisine son verdi. Pozisyona giremeyen ve kendi kalesinde sürekli pozisyon veren F.Bahçe’nin aldatıcı skorlar serisi de böylece son buldu. BİR takım kötü savunma yapabilir. Ancak etkili hücum yapar. Bir takım iyi savunma yapabilir ancak hücumda etkisizdir. F.Bahçe hiç hücum yapamıyor; savunması evlere şenlik. Dün kaleci Volkan Demirel de kurtaramadı ve 3-1’lik yenilgi geldi. Daha da farklı olabilirdi. 7 milyon Euro’ya alınan Krasic 7 Euro’luk futbol oynamıyor. Kuyt’ın sadece adı var. Caner ile Cristian da fizik olarak güçsüz olunca orta alan çöktü, paramparça oldu. Gökhan Gönül savunma oyuncusu olduğunu unutup kanadını boş bırakınca Antalyaspor o bölgeden çok etkili oldu. Tandem oynayan Bekir ile Serdar son derece uyumsuz. Savunmayı öne çıkartamadılar.AMATÖR TAKIM YEMEZ!YENİLEN 3. gol ise amatör kümede yenmez. Dakika 90 olsa orta yuvarlak civarında bir emniyet oyuncusu bırakmamak anlaşılabilir. Ama dakika 80 ve arkada kimse yok. Genç Salih’in hatasından önce ‘Arkada neden kimse yok?’ demek lazım. BU sezon iyi maçına şahit olmadığımız F.Bahçe en azından sahada iyi mücadele ediyordu ve disiplinden de uzaklaşmıyordu. Dün mücadele düşük kalıp oyundan disiplininden de uzaklaşınca 3-1’lik yenilgi son derece normal. EKSİKLER mazaret gösterilebilir ama o zaman “kadro geniş” ifadesi de taca çıkıyor. Demek ki kadro falan geniş değil. 9 maçta sadece 3 galibiyet alıp 14 puan kaybetmek ağır bir tablo. Şayet lider G.Saray 9 puan kaybetmemiş olsa bugün itibarı ile koşullar çok farklı olabilirdi...ANTALYASPOR’U ve Mehmet Özdilek’i kutlamak lazım. Son derece güvenli oynayan, sakin, ne yaptığını bilen organize bir takım görüntüsündeydiler. 2 gol atan Diarra dışında takımın organizatörü Aissati maçın yıldızlarıydı. HAKEM Mete Kalkavan çok iyi bir maç yönetti. Umuyoruz bu çizgisi ve güveni kadınlarla çocukların izlediği bir maça özel değildir.

Devamını Oku

Taşlar yerine oturuyor..

27 Ekim 2012

OĞUZHAN’IN takıma katılmasıyla Beşiktaş’ın orta alandaki pas kalitesi ciddi derecede arttı. Fernandes kendine kaliteli bir asistan buldu ve üzerindeki yükü hafifletti. 1992 doğumlu bu kadar yetenekli ve güvenli bir oyuncu Beşiktaş’ın 10 yılını kurtarır. Transferi gerçekleştiren İbrahim Altınsay’a Beşiktaşlılar’ın teşekkür etmesi lazım. Orta alanda bu 2 defansif özelliği düşük oyuncunun varlığı da Samet Aybaba’yı defansif olarak güçlü ve tecrübeli bir oyuncuyu arkalarında kullanma tercihine itti doğal olarak: İ.Toraman... Bu kurgu Beşiktaş’ı hücumda çok daha etkili bir hale getirdi.SORUN RAKİP ÖNDEYKENBEŞİKTAŞ’IN, F.Bahçe ve G.Saray’da bile olmayan olumlu bir özelliği var. En uçtaki Almeida zaten orada, sağdan Holosko, soldan Olcay ortadan Fernandes ve Oğuzhan ceza alanına toplu veya topsuz sızma yapabiliyor. Hilbert veya Uğur katılınca ortaya savunulması zor bir takım çıkıyor.BEŞİKTAŞ’IN sorunu top rakipteyken. Önde baskı yapamadığı için zaten top ceza alanına gelince sıkıntı yaşıyor. Disiplinli alan daraltan takım savunması üzerinde çalışması şart.2. yarı yine önde baskıyla başlamak maçı Beşiktaş’a getiren en önemli faktör oldu. Duran toptan gelen klasik Sivok golü takımı rahatlattı.OLCAY çok çalışkan bir futbolcu ancak daha sakin olabilmeli. Rakip hücumlarda Olcay-Holosko ve Necip’in gereksiz faullerle rakiplere etkili noktalarda duran top vermesi sorunu da ortadan kalkmalı. Ayrıca kaleden uzak bölgelerden kullanılan serbest vuruşlarda savunma hattı kaleye çok yakın kuruluyor ve kale alanına düşen her top tehlike yaratıyor.AYBABA KENDİNE KIZIYORDURALMEIDA geldiği günden beri karşı karşıya ayak içiyle gol atamama orucunu yine bozamadı. Bir santrfor kaleci ile karşı karşıya 1 tane gol atamaz mı? 1 tanesini gole çevirebilse üzerindeki baskıyı atıp rahatlayacak.OĞUZHAN’I ilk 7 hafta boyunca son yarım saatlik bölümlerde bile kullanmayan Samet Aybaba neden bu kadar geç kaldığı konusunda kuşkusuz kendisine kızıyordur.KASIMPAŞA güçlü ve tehlikeli bir takım. Böyle bir deplasmanda 3 gol atmak ve pozisyonlara girmek önemli. Beşiktaş takım savunması ve duran top müdafaasındaki eksikleri giderirse ligde zirve yürüyüşüne başlayabilir.

Devamını Oku

Beşiktaş 1 Cüneyt Çakır 1

22 Ekim 2012

FUTBOL hatalar oyunu ve hataların faturası da ağır olabiliyor. Beşiktaş’ın devrenin sonunda yediği golde Cüneyt Çakır, Fernandes serbest vuruş kullanırken bilinçli olarak topun önünde duran ve topa ayağını uzatan Olcan’a vuruşu geciktirme ihlalinden sarı kart gösterip oyunu yeniden başlatmalıydı. Zira top Olcan’a temas etmişti. Yapmadı dönen top gol oldu. Ersan ofsayttaki rakibini ofsayttan kurtarmak istercesine fazla geriye kaçarak 2. hatayı yaptı.BİR diğer hata da Samet Aybaba’dan geldi. ‘Nihayet’ Oğuzhan’a şans veren Samet Aybaba, Almeida’yı gereksiz bir fantaziyle kanatta oynatarak hem Portekizli santrforun etkinliğini azalttı hem de takımının kanat savunmasında zaafiyet göstermesine neden oldu. İlk yarıda kalitesi düşük pozisyonu az mücadele maçında Cüneyt Çakır’ın hatası olmasa gol de gelmeyecekti. Bu tip dengeli maçlarda yenik duruma düşmek ve maçı çevirmek çok zor.2 YILDA 1 GOL ATAMADI!İKİNCİ yarı çok daha tempolu geçti. Fernandes’in serbest vuruştan gelen gol sonrası baskısını sürdüren Beşiktaş, Olcay ve Almeida ile 2 net fırsattan sonuç alamadı. Özellikle Almeida’nın kaçırdığı gol olacak gibi değil. Bir santrfor ayak içi ile 2 yıldır 1 tane bile gol atmaz mı? Sezon başından beri yazıyorum, söylüyorum. Oğuzhan’a şans verilmeli.Geride kalan 7 maçta daha fazla süre almış olsa şimdi seviyesini daha da yükseltmiş ve özgüven kazanmıştı. Oyun zekası ve tekniği iyi. Zamanla daha da iyi olacak.BEŞİKTAŞ’TA dikkatimi çeken önemli zaafiyetlerden biri savunma hattı rakip ataklarda ve duran toplarda çok geriye kaçıyor. Modern futbolda savunma artık bu kadar geride kurulmuyor.F.BAHÇE ve G.Saray’ın puan kaybetme rekoru ile başladığı ligde Beşiktaş’ın 8 maçta 15 puan kaybedip gerilerde kalması düşündürücü.TRABZONSPOR’DA Bamba ve Zokora çok iyi oynadı. Şenol Güneş, Serkan ve Volkan ikilisi ile sağ kanatta başlamış olsa Beşiktaş’ı çok daha fazla zorlardı. Hücumda etkisiz bir Trabzonspor gördük.

Devamını Oku

Öne geçen yolu yarılar

21 Ekim 2012

Üst üste 3 maç kaybeden Beşiktaş, kazanmak zorunda. Yarışa tutunabilmek, yukarıya tırmanabilmek için ve kaybettiği özgüveni kazanmak için tek çıkar yol 3 puan. Trabzonspor ise lig başından beri eksikleri olmasına rağmen puan olarak iyi durumda. Beraberlik bile onların işine gelecektir. Bu çerçeveden bakarsak bir tarafta kazanmaya şartlanmış bir takım, diğer yanda daha sakin ve dengeli bir ekip. BEŞİKTAŞ’IN tek silahı dinamizmi, rakibi bozan enerjisi ve temposu. Ancak Veli ve Necip’in oynamayacak olmaları siyah-beyazlıları orta alanda bundan yoksun bırakacak. Veli ile Necip top kazanma becerisi son derece fazla olan oyuncular. Bu açıdan Beşiktaş orta alanda ciddi defansif zaafiyetler yaşayabilir. Saha içinde sezon başından beri organize görünmeyen Beşiktaş iyi oynarken de kötü oynarken de defansif anlamda sağlam bir görüntü vermiyor. Her an gol yiyebilecek sarsak bir hali var. Hücumda ise çok üretken değil. BEŞİKTAŞ’IN kazanması için Almeida ve Fernandes’in mükemmel oynaması şart. Bu maçın siyah-beyazlılara kazandıracağı en önemli şey ise Oğuzhan olacak. Genç oyuncu, ilk 11’de şans bulması halinde yeteneğiyle vitrine çıkabilir.OYUNU dengede götürüp, tempoyu ayarlayıp duran top ya da herhangi bir pozisyondan ‘Golü bulabilir miyim?’ duygusuyla oynayamayan bir Beşiktaş, Trabzonspor karşısında kazanamaz. Bordo-mavililer orta alanda tecrübeli oyuncularıyla ağır basıyor. Ancak onlar da kapanan rakipler karşısında üretmekte zorlanıyor. Beşiktaş’ın silahı olan duran toplar karşısında Trabzonspor’un en büyük kozu Bamba olacak. Hava toplarında çok etkili olan Bamba Beşiktaş kalesinde de çıktığı zaman duran toplarda silah olabilir.İKİ takımı kağıt üzerine koyduğumuz zaman psikolojik faktörler ve iç saha avantajı dışında Beşiktaş’ın Trabzonspor’a üstünlük sağladığı bir alan yok. Samet Aybaba rakiplerine stratejik ve taktiksel üstünlük kuramıyor. Bu bağlamda kadro kalitesi çok üstün olmasa da Trabzonspor öne çıkıyor.KIRMIZIYA DİKKAT! SON yıllarda Beşiktaş, Trabzonspor’a karşı hep zorlanıyor. Beşiktaş takım savunmasında gedik vermezse, sabırlı oynarsa kazanabilir. Ama seyirci desteğiyle kontrolünü kaybederse maçı da kaybeder. Oyun ve sezon içindeki istikrarları olmayan bu iki takımın arasındaki maçı kestirebilmek çok güç. Fakat Trabzonspor daha derli toplu ve organize. Beşiktaş ise üst üste 3 maç kaybetmiş ve iç sahada oynuyor. İlk golü atanın avantaj kazanmaya yakın olacağı bir maç. Cüneyt Çakır’ı da unutmamak lazım. İki takımdan biri erkenden eksik kalabilir ve maçın seyri değişir.

Devamını Oku

Yazık bize...

17 Ekim 2012

ÇOK iyi başladığımız maç, anlamsız bir şekilde çok kötü bitti. Golü bulduğumuz 23. dakikaya kadar sahanın mutlak hakimi bizdik. İyi pas yaptık, rakibi çıkartmadık ve golü de bulduk. 1-0’dan sonra Macarlar kabuğundan çıktı. Özellikle rakipler 3. bölgede hızlı oynadıkları zaman defolarımız net bir şekilde ortaya çıkıyor. Rakiplerin hemen hemen her gelişi golle ya da gol pozisyonuyla sonuçlanıyor. Romanya maçında da dün de bunu yaşadık.SAVUNMAMIZ ne yazık ki felaket. Macaristan gibi bir takımdan 3 gol yemenin, Romanya’ya 5 net pozisyon vermenin başka izahı olamaz. Maç 3-1’e geldikten sonra oyunu rakip kaleye yıktık ve baskı oluşturduk. Ancak İtalyan hakemin Nuri’ye yapılan net penaltıyı vermemesi ve ondan sonra Aydın’ın kaçırdığı %100’lük pozisyon maça tekrar ortak olmamızı engelledi.NE yapsak olmuyor.. Bundesliga ağırlıklı yurt dışında oynayan ve yetişmiş futbolcularla çıkıyoruz, yine kaybediyoruz. Ligimizin en değerli oyuncularıyla çıkıyoruz, yine kaybediyoruz. Brezilya sadece coğrafi olarak değil artık puan olarak da çok çok uzaklarda. Gruptaki kaderimizi belirleyecek şu iki maçta alınan ‘sıfır’ puan büyük hayâl kırıklığı.TÜRK futbolunda artık gerçekleri görmenin, realiteyle yüzleşmenin zamanı geldi de geçiyor. Gerçek potansiyelimizin ve gücümüzün ne olduğunu idrak edemezsek bu durum böyle devam eder. Uluslararası seviyede 4-5 kaliteli oyuncumuz var, diğerleri çok abartılıyor. Milli Takım forması ağır bir forma. GERÇEKLERİ GÖRELİM“BEN buldum, ben yarattım, ben çıkarttım” anlayışı ulusal takım için geçerli değil. Mevkilerinin en iyisi neyse, en kalitelisi hangisiyse onlar oynamalı. Mehmet Ekici, Tunay, Sercan Sararer henüz bu formayı taşıyacak seviyede değiller. Hamit eski Hamit değil. Egemen düşüşte. En güvendiğimiz oyunculardan birisi olan kaleci Volkan Demirel yapmayacağı hatalar yapıyor. Durum böyle olunca da kaybediyoruz. DÜN biraz Emre, biraz Nuri kalitesini ve mücadele gücünü ortaya koyan oyunculardı. İlk 20 dakika ve son 25 dakika oyunun hakimi olmamıza rağmen kontrolü kaybettiğimiz diğer bölümlerin faturası çok ağır oldu. Kötü oynasak bile savunmada sağlam durmayı ve iyi pozisyon almayı beceremiyoruz. MİLYON Eurolar’ın havada uçuştuğu ligimizden çıkan takım da bu; Gurbetçilerden oluşturduğumuz ve gelecek için bel bağladığımız takım da bu.

Devamını Oku

Olmuyor, olacak gibi de değil!

13 Ekim 2012

DÜNKÜ maçın öngörüsünde agresif ve baskılı oynamamız gerektiğini, oyunu tempo oyununa dönüştürmemizin şart olduğunu vurgulamıştım. Bizi bekleyen en büyük tehlikenin de durağan ve yavaş oynamak olduğunu yazmıştım. Karşılaşmanın ilk yarısı maalesef aynen böyle geçti. Çöpe atılan bir 45 dakika.. Mehmet Topal oyuna hiç katılmadı, Emre Belözoğlu savunmanın çok önünde kaldı. Hücumda da Arda Turan dışında herkes çok statikti. Alanı daraltamadık, oyunu çok geniş mesafede oynadık.İLERİDE sadece Marica’yı bırakan Romenler’i tam 6 kişiyle bekledik. Topu kanatlara indirdiğimiz zaman da cezaalanına oyuncu sokamadık. Romenler ilk yarı 2-3 kez alan buldu ancak sadece 1 tanesinde Volkan hatalı çıkışında gole ulaştılar. İlk yarıda biraz Hasan Ali dışında iyi oynayan oyuncumuz yoktu. 2. yarıda oyunu hızlandırmaya çalıştık ama kötü gününde olan Emre Belözoğlu’nun ve yanında oynayan Mehmet Topal’ın katkısı çok sınırlı kalınca herşey Arda Turan’ın becerisine kaldı. 2. yarının başında Romanya net fırsatlardan yararlanamazken 63’te de çok net bir fırsatı daha kaçırdı. Oysa biz heyecanlanacağımız ilk pozisyonu 76’da Arda’yla bulduk. Hamit’in ismi var ama kendisi yok. O kadar etkisiz ki Abdullah Avcı ondan bir şey beklemekte çok sabırlı davrandı.BÜYÜK YARA ALDIKMİLLİ Takım önde gayretli ve istekliydi. Ancak çizgiye inemedik, şut atamadık. Bu yenilgiyle Dünya Kupası yolunda yara aldık. Bazı oyuncuların Milli Takım forması için çok abartıldığını ve bu seviyede olmadıklarını görebiliyoruz. Bunlardan birisi de Sercan Sararer. BU mağlubiyet Romanya’yla deplasmanda oynayacağımız karşılaşmayı da hesaba katarsak işimizi çok zorlaştırdı. Hasan Ali iyi oynadı, Arda Turan kalitesinin altında kalmasına rağmen gayretliydi. Onun dışında iyi oynayan futbolcumuz yoktu.. Romenler’de ise Marica bir santrforun nasıl oynaması gerektiğini herkese gösterdi. İKİNCİ yarıda verdiğimiz inanılmaz pozisyonlar ve geniş alanlarda rakibimiz Romanya’nın 2. golü bulamaması en büyük şansımızdı.

Devamını Oku