BEŞİKTAŞ nedense maçların ilk 15-20 dakikalık bölümünde etkili olamıyor. Dün de maça iyi başlayan konuk Antalya oldu. Dakikalar ilerledikçe etkinliğini arttıran siyah-beyazlılar hakimiyeti eline geçirse de önceki haftalardaki üretkenliğinden uzaktı. Oğuzhan’ın bireysel becerisi ile önce rakibini eksiltip ardından Sosa ile 2’ye 1 yapıp attığı gol çok klastı. İlk yarıda kerim Frei’ın top kayıpları ve yine Quaresma’nın taç çizgisinde kalması da Beşiktaş’ın oyununu olumsuz etkileyen faktörlerdi.2. yarıda daha kararlı bir Beşiktaş gördük. Özellikle top rakipte iken sahayı daha iyi parselleyen ve iyi baskı yapan Beşiktaş, maçı kopartacak 2. gole de 2 kez Gomez ile yaklaştı. Gomez son 3 maçta o kadar çok gol kaçırdı ki bunların yarısını atmış olsa 30 gol barajına çoktan dayanmıştı. Ancak genel anlamda Beşiktaş’ta dün ofansif alandaki aksiyonlar siyah-beyazlıların genel çizgisinin gerisindeydi.GEREKSİZ FAULLER YAPTI!QUARESMA’NIN yerine oyuna giren Olcay’ın ve maç boyunca etkisiz kalan Kerim’in olumsuz görüntüleri de Beşiktaş’ın hücum etkinliğini azaltan faktörlerdi. Sanıyorum Şenol Güneş, Quaresma’yı sarı kartı olduğu için oyundan aldı. Ancak maç sonunda “Keşke Kerim’i çıkartsaydım” diye düşünmüştür.İSMAİL, Oğuzhan, zaman zaman Sosa ve savunmada Necip ve Marcelo, Beşiktaş’ın iyileriydi. Necip dikkatliydi ve kritik hamleler yaptı. Ama bazı poziyonlarda bölgesini terk edip orta alana çıkarak gereksiz fauller yapıyor. Oyuna son 20 dakika giren Tolgay orta alanı toparladı ve pas trafiğini iyi organize etti. Atiba ise Beşiktaş’ın vazgeçilmezi olduğunu dünkü oyunu ile bir kez daha ispat etti. Kaleci Boyko’ya ise fazla iş düşmedi.KABUL etmek gerekir ki Antalya da Eto’o ve Makoun önderliğinde zaman zaman iyi işler yaptı. Özellikle Eto’o’nun delici pasları zaman zaman Beşiktaş savunmasını zorladı.Penaltı yasak mı?SALI günü Trabzonspor maçının ardından dün de Hüseyin Göçek’in Beşiktaş lehine 2 penaltıyı es geçmesi düşündürücü. Atiba’nın formasından çekilmesi ve Diego’nun elle oynaması açık birer penaltı olmasına rağmen Göçek bu 2 pozisyonda da oyunu devam ettirdi. Ayrıca Necip’in Eto’o’ya yaptığı hareket de penaltı. Milli ara Beşiktaş’a iyi gelecek. Takımda yorgunluk göze çarpıyor. Ayrıca Töre de bu süreçte sakatlıktan kurtulacaktır.
F.BAHÇE aslında maça kötü başlamadı. Hatta temsilcimiz İstanbul’daki maça oranla Braga’yı daha önde karşıladı ve orta alanda rakibe alan vermedi. Plan yolunda gidiyor derken Braga’nın golü geldi. Aslında yardımcı hakem açısından çok da zor olmayan bir pozisyonda ofsayt bayrağı kalkmadı. Ofsayt golle gelen 1-0 F.Bahçe üzerinde tedirginlik yaratsa da Van Persie’nin yakın mesafeden kaçırdığı net gol fırsatı ilk 45 dakikadaki en önemli gol pozisyonuydu. Hırvat hakemin negatif ve abartılı otoriter tavrı F.Bahçe’yi psikolojik açıdan olumsuz etkiledi. M.Topal ve Josef’in gördüğü yanlış sarı kartların üzerine Perreira da tribüne gönderildi.DEVRENİN sonlarına doğru pozisyon bulamasa da oyunun kontrolü Braga’ya geçmişken çok kritik bir dakikada F.Bahçe’ye tur için büyük avantaj getiren gol Alper ile geldi. İşlerin kötüye gittiği ve psikolojik faktörlerin aleyhine döndüğü şartlarda golü bulmak o kadar değerliydi ki hem F.Bahçe’ye ihtiyacı olan moral ve özgüven geri geldi hem de Braga demoralize oldu.NİTEKİM 2. yarıda oyunun kontrolü F.Bahçe’deydi. 1-1’in verdiği rahatlıkla oynayan temsilcimiz ortaalanda Braga’yı iyi karşıladı ve ilk yarıya oranla kanatları daha iyi kapattı. Fakat M.Topal’ın kolları vücuduna yakınken çalınan penaltı ve arkasından gelen penaltı-kırmızı kart suyun tüm akış yönünü değiştirdi. F.Bahçe açısından her şeyi tepetaklak etti. Hakem hadi penaltıyı verdi, 2. sarıya ne gerek vardı?ALVES REFAKATÇİ GİBİ F.BAHÇE’DE erken gördüğü karta rağmen oyundan atılana kadar M.Topal her zamanki çizgisindeydi. Kjaer dikkatli ve güçlüydü, Alper çalışkandı, Van Persie zaman zaman kaliteli işler yaptı. Ancak bireysel performans olarak diğer futbolcuların genel anlamda kendi kalitelerinin çok altında kaldığını gördük. Özellikle Alves üst düzey futbol ile vedalaşmış. Son 2 golde de rakiplere adeta refakat etti.TUR avuçlardan kaymışken, F.Bahçe 10 kişi kalmışken yapılan oyuncu değişikleri de F.Bahçe’nin farklı mağlubiyetinde önemli rol oynadı. Şunu da göz ardı etmemek lazım: Hem oyundan atılması hem de yaptığı değişiklikler ile Pereira, hakemden sonra bu elenişin sorumlusu.SAHADAKİ 2 takıma bakınca 60 dakika boyunca aslında daha kaliteli olan net biçimde F.Bahçe’ydi. Portekiz temsilcisi İstanbul’da F.Bahçe’yi daha fazla zorlamıştı. Skandal hakem kararları, futbolcularımızın sinirli tavırları turun kaybedilmesine ve bu hezimetin ortaya çıkmasına neden oldu.
BEŞİKTAŞ, Trabzonspor karşısında ilk yarıda daha ofansif görünmekle birlikte Rize’deki etkinliğinden uzaktı. Trabzon ceza alanı civarında çok top kaybeden siyah-beyazlılar girdiği pozisyonları da değerlendiremedi. Özellikle Mario Gomez ilk yarıda tanınmayacak haldeydi. Alman yıldız kritik noktalarda isabetsiz paslar attı, top kontrolünde ve son vuruşlarda kendi kalitesinden uzak işler yaptı.BEŞİKTAŞ’IN bir diğer sorunu da Quaresma’nın yine taç çizgisine çok yakın oynamasıydı. Genellikle rakibi merkezden delmeye çalışan Beşiktaş’ın sol taraftan getirdiği toplarda da Quaresma diğer kanattan ceza alanına girmekte gecikti. Portekizli büyük yetenek ancak ceza alanına toplu veya topsuz daha fazla girmeli.2. yarı maçın tek hakimi olan Beşiktaş, zorladı zorladı ve kaçırdıklarına rağmen maçı kazanmayı başardı. Savunmada Tosic-Necip ikilisi hatasız oynadı. Gol gelene kadar Beşiktaş’ta bir gerginlik ve stres göze çarptı. Nitekim golün ardından daha rahat oynayan siyah-beyazlılar kendisine liderliği getirecek sonucu almayı başardı.YILDIZLAR SAHADA 90 DAKİKA KALMALIBEŞİKTAŞ’IN bu günleri görmesindeki baş rol oyuncularından biri olan ve gol krallığına koşan Gomez’in kaçırdığı goller, bitkinliği, yorgunluğu skorun 76 dakika boyunca değişmemesindekiönemli etkenlerden biriydi. Şayet Gomez diri ve gününde olsaydı maç çok daha erken kopardı. Yine de büyük yıldızları 90 dakika sahada tutmak gerekiyor. Nitekim 76’da Quaresma gibi bir süperstarın harika ortasında Gomez uçarak kafa ile golü attı ve ikinci yarıda tek kale oynayan Beşiktaş, forvet hattındaki bireysel sorunlara rağmen aradığı golü buldu.ATIBA’NIN sorumluluk duygusu, sakatlığına rağmen Oğuzhan’ın çalışkanlığı ve etkili oyunu Beşiktaş’ın kazanmasında ve hakim bir oyun oynamasında etkendi. Trabzonspor, eksiklerine rağmen sahaya tüm gücünü koydu ancak bu performans Beşiktaş’tan puan almak için yeterli olmadı. Stopersiz, Gökhan’sız yorgun Kartal tüm olumsuzluklara rağmen zorlu periyodu lider kapatmayı başardı.HAKEM Bülent Yıldırım, ilk yarıda Beşiktaş’ın açık bir penaltısını vermedi. Mustafa Yumlu, Gomez’in vuruşunu elle kesti lakin devam kararı çıktı. Ayrıca Cavanda’nın kaleci Esteban’a ayak içi ile verdiği pasta da devam kararı tecrübeli hakemin imza attığı bir diğer skandaldı. Son haftalarda Türkiye’nin 3 kıdemli hakemi Cüneyt Çakır, Fırat Aydınus ve Bülent Yıldırım’ın sergilediği yönetimler ne yazık ki maçların sonuçlarını ve yarışın seyrini etkiliyor.
BEŞİKTAŞ maça diri, istekli ve agresif başlayan Rize karşısında ilk 15 dakika bocaladı. Sosa’nın ‘usta işi’ frikik golüyle kilidi açan siyah-beyazlılar Rize’nin Koray ve Ahmet İlhan ile kullandığı sağ kanattan getirdiği toplarda sorun yaşadı. Beşiktaş’ın sol kanadından gelen Rize önce bir penaltı kazandı, bir de direkten dönen top ile gole yaklaştı.“Penaltı kaçırılır mı, kaleci mi kurtarır?” Futbolda tartışılan bu soru dünkü pozisyon için cevabını net biçimde buldu. Tolga, Deniz’in kullandığı penaltıyı kurtardı.Dakikalar ilerledikçe Oğuzhan-Sosa-Kerim ve Olcay’ın ağırlığını koymasıyla “Barcelonavari” işler yapan bir Beşiktaş izledik. Dar alanda beceri ve zeka dolu müthiş işler yapan Beşiktaş, hemen her atakta gol aksiyonları üretmeye başladı. Ancak bunların sadece birinde Kerim ile golü buldu. Devrenin son 10 dakikasında oynarken keyif alan Beşiktaşlı futbolcular, son vuruşlar ve pasları aynı beceri paralelinde noktalayabilseydi ilk 45 dakika büyük bir fark ile bitebilirdi.2. yarıya yine topa sahip olarak başlayan Beşiktaş istediği tempoda maçı götürürken 51’de Oğuzhan sakatlandı. Beşiktaş Necip-Oğuzhan değişikliğine rağmen hakim oyununu sürdürdü. Gomez’in Rize’nin sert ve faüllü oyunundan olumsuz etkilendiğini gördük. Gününde değildi. Kaçırdıklarının yarısını atsa gol krallığını ilan etmişti! Beşiktaş’ta Kerim, Sosa ve Oğuzhan harika işler yaptı.KERİM FREI ÇOK ETKİLİYDİKERİM Frei, çok çabuk, kıvrak, topa yatkın bir oyuncu. Yetenekli, yaratıcı. Hem dar hem geniş alanda etkili. Topu ayağından daha çabuk çıkarttığı zaman daha olumlu işler yapıyor. Oyununda büyük mesafe kat etti ve daha da iyisini yapabilecek kapasitesi var. 59’da Beşiktaş’ın 3’e 2 yakaladığı pozisyon Kerim’in tek ve önemli eksiğine önemli bir örnek. Topu çabuk çıkartsa solda 2 arkadaşı bomboş. Ancak topla oynamaya devam edip pozisyonu kaybediyor. İşte bu yanlışlarından kurtulduğu gün “büyük yıldız” olacak.TÜRKİYE’NİN Barcelona’sı Beşiktaş bu sezon en az 7-8 fark ile kazanması gereken bir başka maçta daha saç baş yoldurdu ve kendi gol kaçırma rekorunu kırdı. İşin ilginç tarafı Beşiktaş’ın bu durumdan ders çıkaramaması. Kazanmak önemli ama bu kadar gol pozisyonu kaçırmak da akla yatkın değil. Nitekim 90’da gelen gol daha erken atılsa Beşiktaş tarihi fark ile kazanacağı maçtan belki de tarihi utanç ile dönecekti.RİZE ise oyunu sadece fiziksel mücadeleye dönüştürmeye çalıştı ve başta Koray olmak üzere sert oynadı. Ev sahibi ekip buna rağmen bir hezimet yaşamadığı için şanslıydı.
F.BAHÇE, Braga karşısında harika bir skor aldı. Rövanş için gol yemeden alınan galibiyet temsilcimizi Portekiz’e büyük avantaj ile götürecek. Sabırlı oyun ile dakika dakika hesaplanmış bir risk faktörü ile oynayan F.Bahçe golü de atılabilecek en uygun zamanda buldu.SARI-lacivertliler ilk yarıda abartılı bir şekilde temkinli bir futbol oynadı. Braga’ya baskı yapmak yerine kendi yarı alanında karşılamayı tercih eden temsilcimiz rakip kalede hiç pozisyon üretemedi. Kanat bekleri Caner ve Şener’i de oyuna sokamayan F.Bahçe, santrafor Van Persie’yi hiç topla buluşturamadı.İKİNCİ yarıda ilk devreye oranla rakip ceza alanına daha fazla gitse de yine ofansif aksiyonlar yetersizdi. Sağ bek pozisyonunda oynayan Şener çok fazla top kaybı ile oynarken orta alan akıcılıktan uzaktı. Nani’nin girmesi ile birlikte daha ofansif görünen F.Bahçe, ikinci yarıda Braga’yı kendi ceza alanına fazla yaklaştırmadı.YÜKSEK toplar ile rakibi zorlamaya çalışan F.Bahçe’de Fernandao, topla buluşmakta güçlük çeken Robin van Persie yerine daha etkili olabilirdi. Bitime 10 dakika kala Brezilyalı’yı oyuna dahil eden Perreira çift forvete dönerek risk aldı. Gol ise Mehmet Topal’ın bireysel çabası ve becerisi ile geldi. F.Bahçe’de gecenin iyilerinden biri olan Mehmet Topal, harika bir gole imza atarak tur şansını 2 katına katladı.BRAGA ÇOK ORGANİZEİLK yarıda olmasa da ikinci devredeki futbolu ile galibiyeti hakeden bir F.Bahçe vardı. Mehmet Topal dışında orta alanda Josef de Souza’yı da beğendim. Ayırca kaleci Volkan da Josue’nin şutunda kritik bir kurtarış yaptı.BU tip çift maçlı eleminasyon maçlarında gol yememek tabii ki önemli. Vitor Pereira’nın bu faktörü gözardı etmeden emniyetli bir oyunu tercih etmesi doğal. Braga, son derece organize bir takım. 4-4-2 oynamasına rağmen iyi takım savunması yapıyorlar. Tabii ki deplasmandaki maç kolay olmayacak ancak atılacak 1 gol F.Bahçe’ye turu getirir. Ancak rövanş maçında hücum bölgesindeki oyuncuların bireysel performansını biraz daha arttırmaları gerekiyor.
BEŞİKTAŞ, Eskişehir karşısında ilk yarıda özlenen temposunu ortaya koydu. Özellikle 15. dakikadan sonra artan baskı ile birlikte pozisyonlar üst üste gelmeye başladı. Adeta ‘geliyorum’ diye haykıran gole imzayı Atiba attı. 1-0’dan sonra iştahı artan Beşiktaş, daha da etkili bir hücum oyunu oynamaya başladı ve Quaresma’nın harika asisti ile Gomez farkı 2’ye çıkarttı.BEŞİKTAŞ’IN bu oyunu keyif veriyor. Ancak asıl anahtar kelimeler ‘orta saha sertliği’ ve ‘pres’. Top ile oynama becerisi kadar Beşiktaş’ın şampiyonluk koşusunda orta alandaki agresifliği de büşük önem teşkil ediyor. Quaresma, Oğuzhan, Sosa ve Gomez gibi oyuncuların birlikte oynaması zaman zaman sert ve diri takımlar karşısında Beşiktaş’ın işini güçleştirebilir. Siyah-beyazlıların bu dengeyi bulması ve maçlarda pres gücünden hiç bir zaman vazgeçmemesi şart. Özetle, “oynama” konusunda hiç bir sorun yaşamayan Beşiktaş, “oynatmamak” için de enerji koyduğu takdirde bambaşka bir takım hüviyetine bürünüyor.OLCAY GEÇMİŞİ ARATIYORİKİNCİ yarı Oğuzhan ile başlayan, Olcay ile devam eden bir gol kaçırma yarışı vardı. Son vuruşlar ve final pasları isabetli olmayınca 3. gol ancak 70. da-kikada geldi. Siyah-Beyazlı ekipte dün kötü oynayan futbolcu yoktu. Eskişehirspor güçlü bir ekip olmasa da Marcelo-Alexis uyumu ve 2 stoperin de yerinde hamleleri gözden kaçmadı. Ayrıca hem Marcelo, hem de Alexis topu oyuna iyi sokuyor.ATILAN 3 gol, kaçan en az 7-8 net gol pozisyonu Beşiktaş penceresinden olumlu. Olumsuz olan tek şey ise çok daha fazlası olmalıydı. Olcay, geçtiğimiz sezonlardaki golcü kimliğinden uzak. Lakin pozisyona giriyor. 1 gol bulması, üzerindeki baskıyı atmasını sağlayacaktır.Tolgay büyük kazançBEŞİKTAŞ’TA Tolgay’ın sakatlıktan çıkması ve eski gücüne yeniden kavuşması önemli bir gelişme. Tolgay, 20-25 dakikalık süreler ile maç ritmini arttıracak ve kalan haftalada takımına önemli katkı verecek. QUARESMA’NIN sakatlanması ile kritik Çaykur Rize ve Trabzon maçlarında Gökhan Töre’ye ihtiyaç var. Şayet güçlü bir Töre tekrar takımdaki yerini alırsa Beşiktaş, keskin Doğu Karadeniz virajlarını geçip şampiyonluk düzlüğüne çıkar. Rakiplere kırmızı yok!MAÇIN ilk yarısında Toko’nun İsmail’in bileğine basması açık bir kırmızı kart gerektiriyordu. Ancak ilginçtir ligimizin en çok faüle maruz kalan ekiplerinin başında gelen Beşiktaş’ın rakipleri ilk haftadaki Mersin İdman Yurdumaçı dışında hiç eksik kalmadı. Bu maç özelinde değil genel anlamda da hakemlerimizin sert ve faüllü oyuna göz yumduklarını tüm maçlarda gözlemliyoruz.
BU zeminde ince ve kaliteli işler beklemek haksızlık. 2 takım açısından da bakınca kalitenin düşük kalması normal. İlk yarıdaki pas hataları temponun yükselmesini engelledi. 2 takım da ceza alanı dışından atılan şutlar ile gol aradı. Nitekim Şener’in 30 metreden attığı sert ve isabetli şut direğe çarpıp ağlara gidince F.Bahçe 1-0 öne geçti. Yoksa 45 dakikalık oyunuyla F.Bahçe’nin gol atması çok zor gözüküyordu.SARI-lacivertliler ofansif aksiyonlarda etkisiz kalırken ev sahibi Akhisar da yıldızı Rodallega’yı gol bölgesinde topla buluşturmakta güçlük çekti. 2. yarıda genel görüntü çok fazla değişmedi. Top rakibin ayağında iken alan ve pozisyon hatası yapmayan F.Bahçe, Akhisar’ı kendi tehlike bölgesine sokmadı. Sarı-lacivertli ekip top rakipte iken hiç tartışmasız ligin en iyi takımı. Dikkatli ve organize. Dün akşam da bu özelliği ile takdiri hak etti. Hem de ideal savunmasından 3 oyuncusu olmamasına rağmen.ŞENER’İN taşıdığı topla Volkan Şen farkı 2’ye çıkartarak F.Bahçe’yi rahatlattı. Sarı-lacivertli takımda son haftalardaki çıkışın baş rol oyuncuları Alper ve Volkan bir kez daha sahne alırken Teknik Direktör Perreira sanıyorum kalan maçlarda hücum bölgesinde hangi 3’lüyle oynayacağı konusunda güçlü bir fikre sahip olmuştur.VAN PERSIE ETKİSİZF.BAHÇE, berabere kalınan Bursa maçı dahil son maçlarda daha olumlu görüntüler veriyor. Ancak Robin Van Persie, futbol basınındaki bir çok kişiye göre “iyi oynuyor” şeklinde yorumlansa da bu görüşe katılmak mümkün değil.HOLLANDALI ne pozisyona giriyor, ne gol atıyor, ne de asist yapıyor. F.Bahçe’nin santrforu olarak oynayan bir futbolcunun “iyi” oynadığını söyleyebilmek için kendisinden skora katkı beklemek lazım. Hele ismi Van Persie ise...DÜN F.Bahçe’de Şener 1 gol 1 asist ile maçın adamı olurken, savunmadaki oyunu ile da Kjaer alkışı haketti. Braga maçı öncesi zor geçmesi beklenen deplasmanda alınan 3 puan önemliydi. 2 Avrupa maçı arasında zayıf Kayserispor ile oynayacak olması da F.Bahçe için avantaj. Akhisar Belediyespor ilk 4 şansı yüksek olsa da son 2 lig maçında iddiasız ve ehli keyif bir takım görüntüsü verdi.
BEŞİKTAŞ gibi bir takımın 3. dakikada duran toptan yediği gol siyah-beyazlı ekibe yakışmadı. Volkan Şen beceri dolu bir vuruşla şık bir gole imza attı ancak o kalabalığın içinde boş kalması kabul edilemezdi. Maça adeta 1-0 önde başlayan F.Bahçe, golün de getirdiği moralle tribünlerin de desteğini arkasına alarak Beşiktaş’a iyi pres yaptı. Özellikle kanatları kullanan Alper ve Volkan Şen çok etkili oldular.ORTA alanda F.Bahçe’nin agresif oyunu karşısında Sosa ve Oğuzhan ayakta kalamazken baskı yiyen Beşiktaş savunması bocaladı. Buna rağmen Quaresma ile %100’lük bir pozisyon yakalayan siyah-beyazlılar beraberlik şansını kullanamadı.OYUNU KONTROL ETTİLERİLK yarının özeti şuydu: F.Bahçe baskısı karşısında bocalayan Beşiktaş soyunma odasına 1-0 gittiği için; Caner Erkin de Cüneyt Çakır’dan ikinci sarı kartı görmediği için şanslıydı...2. yarıya Olcay-Gökhan Töre değişikliği ile birlikte baskılı başlayan Beşiktaş, kendi stiline daha yakın oynamaya başladı. Marcelo ile bir kornerde beraberliğe yaklaşan Kara Kartal, topa daha fazla sahip olup oyunu kontrol etti. F.Bahçe ceza alanına etkili gitmeye devam eden Beşiktaş Gomez, İsmail ve Atiba ile yakaladığı net pozisyonlarda kaleci Volkan’ı geçemedi.VITOR Perreira, Beşiktaş’ın 2. yarıdaki güçlü oyununa Luis Nani ve Ozan Tufan’ı oyuna sokarak tedbir almak istedi.SEYİRCİ AVANTAJINI KULLANDI BUNA rağmen Beşiktaş baskılı ve ofansif oyununu sürdürdü. Önemli noktalardan duran toplar kazanan siyah-beyazlılar, bunları bir türlü etkili kullanamadı. Özellikle Gökhan Töre serbest vuruş ve kornerleri adeta harcadı.SAVUNMADA kalan sarı-lacivertlilerin oyunu da istediği şekilde soğutmayı başardı ve karşılaşmanın son 10 dakikasına girilirken Beşiktaş’ın hızını kesti.OZAN Tufan’ın pası ve Luis Nani’nin golü ile mücadeleyi 2-0’a getiren F.Bahçe, büyük derbide galibiyetini de perçinledi.BEŞİKTAŞ’TA Mario Gomez, Sosa ve Oğuzhan kendi kalitelerinin uzağında bir futbol sergiledi.Beşiktaş’ın en etkili ismi Quaresma’ydı. Siyah-beyazlılar bu yenilgi ile bir şey kaybetmedi ancak önemli bir avantajı yitirdi. 87’de Cenk Tosun’un kaçırdığı gol ise ikili averajı belki de son dakikalardaki bir beraberlik şansının yitip gitmesi anlamına geliyordu. F.Bahçe, saha ve seyirci avantajını uzun yıllardır olduğu gibi bir kez daha ‘İyi’ kullandı ve kazandı.LİG yarışı 11 hafta kala yeniden başladı. F.Bahçe’nin UEFA Avrupa Ligi’nde oynayacak olması ve Beşiktaş’ın 1 maç eksiği olması siyah-beyazlıları yarışta bu yenilgiye rağmen avantajlı kılıyor.