Güntekin Onay

Güntekin Onay

gonay@gazetevatan.com

F.Bahçe zorlanmadı

18 Nisan 2016

MERSİN İdman Yurdu, öğle saatlerinde Kayserispor’un Kasımpaşa’yı yenmesi ile ligde kalma umutlarını hemen hemen tüketmiş bir şekilde çıktı Kadıköy’e.. Böyle bir rakip karşısında moralsiz de olsa F.Bahçe’nin rahat bir galibiyet almasını beklemek doğal. Nitekim özellikle Volkan Şen’in etkili oyunu ile maça başlayan sarı-lacivertliler ilk 10 dakikada 2-0’lık üstünlük sağladı.ERKEN gelen gollerin ardından Mer-sin’in tamamen havlu atması ve çok farklı bir galibiyetin gelmesini bekleyenler ise özellikle ilk yarıda yanıldı. Volkan Şen haricinde yüksek tempo ile oynamayan F.Bahçe devrenin son dakikalarında yediği golle soyunma odasına 2-1’lik üstünlükle gitti. 2’nci yarıya da aslında baskılı başlamayan F.Bahçe, önce kaleci Muammer’in ikramı ardından da Van Persie’nin penaltılarıyla maçı koparttı.SON haftaların tutuk ismi Josef De Souza, dün enerjik bir oyun ortaya koydu ve hücuma daha fazla katkı yaptı. Hasan Ali, görevini yapanlar arasındaydı. Bu maç ile ilgili ilginç olan Vitor Perreira’nın kadroda yaptığı tercihlerdi. Son 4 resmi maçını kazanamayan, ligde son 3 maçta 7 puan kaybeden bir takımda bazı şeyler yolunda gitmiyor demektir. Ancak Portekizli teknik adam bu doğrultuda düşünmüyor olacak ki kadroda değişiklik yapmadan aynı anlayış ve oyuncularla devam etti.YARIŞ DAHA BİTMEDİF.BAHÇE taraftarının ve futbol kamuoyunun büyük bölümü yarışın bittiğini düşünüyor olabilir ancak ligde zirve yarışındaki 2 takımın toplam 10 maçı daha var. Bu da 30 puana tekabül eder ve F.Bahçe için şampiyonluk hedefine ulaşmak zor olsa da bitmiş bir şey yok.F.BAHÇE dünkü ruh haliyle kendisine en uygun rakiple oynadı. Hedefi olan, daha güçlü bir ekiple karşılaşsaydı bu oyunla işi daha zor olabilirdi. Bu sezon az gol atan sarı-lacivertliler, ligde veda turları yapan Mersin karşısında ilk kez 4 gollü bir galibiyet elde etti. Geç kalmış bu hücum performansı doğal olarak tribündeki taraftarı mutlu etmedi. Dün ıslıklanan Van Persie ve Fernandao bir anlamda istatistiklerini de bir nebze olsun toparladı. Fakat performans olarak sınıfı geçtiler mi? Bir kez daha hayır.BİR hafta içinde kupada Konya, ligdeki Trabzon deplasmanları ile F.Bahçe’nin bu sezonki rotası büyük ölçüde şekillenecektir.

Devamını Oku

Beşiktaş saygıyı hak ediyor...

16 Nisan 2016

BEŞİKTAŞ, sakin, olgun ve dengeli başladı. Topa sahip olan, oyunu kontrol eden ve atak devamlılığı sağlayan siyah-beyazlılar, Sivasspor’u kornerler dışında kalesine getirmedi. Ancak Olcay’ın üstten dışarı vurduğu top; Kerim ve Mario Gomez’in yakın mesafeden dokunamadıkları dışında da net pozisyon üretemedi. İlk yarıda 2 Sivas stoperinin kafa kafaya çarpışmaları ve Cicinho’nun sakatlığı ile en az 5 dakika duran oyun da Beşiktaş’ın ritmini olumsuz etkiledi.İKİNCİ yarıda sahanın mutlak hakimi Beşiktaş baskıyı biraz daha yoğunlaştırarak Sivasspor’un üzerine gitmeye devam etti. Bu kadar tek taraflı bir oyunda Beşiktaş’ın bir şekilde golü bulacağı çok belliydi. Sivasspor topun peşinde koşmaktan yıpranmaya başlamıştı. Nitekim rakip yarı alanın her bölgesini kullanarak boşluk arayan siyah-beyazlılar, Kerim’in mükemmel ara pasında Gomez’in şık vuruşu ile 1-0’ı buldu, ardından Sivas şoku atlatmadan İbrahim’in Gomez’i düşürmesi ile penaltıdan farkı 2’ye çıkarttı. 3 dakikada gelen 2 gol o ana kadar oyun kurgusunu sadece savunma üzerine planlayan Sivasspor’un gardını tamamen düşürdü. 2-0’dan sonra kaybedecek bir şeyi kalmayan ev sahibi, kendi yarı alanında boşluklar bırakarak Beşiktaş’ın üzerine gitmeye başladı.ATİBA BİR HARİKA BEŞİKTAŞ çok iyi futbol oynuyor. Baskı ise baskı, pas ise pas, pozisyon ise pozisyon, kalite ise kalite... Futbolun gerektirdiği hemen her şeyi ortaya koyuyor. Başta Atiba, Marcelo, Alexis ve Oğuzhan olmak üzere üst düzey konsantrasyon ile herkesin görevini yaptığı bir 90 dakika oynadı siyah-beyazlılar; hal böyle olunca da zor görünen maçı kolay kazandı. Oğuzhan-Sosa ve Gomez çok klas. Lakin Atiba Beşiktaş’ın vazgeçilmezi. Topu çok iyi kullanıyor. Alanları kapatıyor. Baskı yapıyor, top kazanıyor, takımı öne taşıyor.SİVASSPOR için 1 puanın bile çok değerli olduğu bir maçta deplasmanda kazanmak kolay değil. Ayrıca bunu rakibe hiç şans vermeden; oyuna ortak etmeden domine ederek yapmak saygıyı fazlasıyla hak ediyor. Beşiktaş, bitime 5 hafta kala zirve yarışında büyük avantaj elde etti. Ancak zorluk düzeyi yüksek maçlar oynayacak. Şampiyonluğa doğru asıl dev adımı haftaya Akhisar deplasmanında kazandığı takdirde atacak.

Devamını Oku

Derbi sezonun AYNASIYDI

14 Nisan 2016

G.SARAY saha içi organizasyonu ve takım savunması konusunda o kadar arızalı bir takım ki sadece istemekle, yüksek konsantrasyon ile bunu 1 maçta tamir etmesi olanaksızdı. Nitekim F.Bahçe maça önde baskıile ve gol pozisyonları ile başladı. Savunma arkasına atılan 2 top ile dengesiz yakalanan sarı-kırmızılı savunma RvP ve Nani’ye daha maçın başında gol şansları verdi.KENDİ yarı alanından pas ile çıkmakta zorlanan G.Saray, uzun topları kovalayacak bir santrforu olmadığı için de derbide olumsuz görüntüler verdi. Oyunun devamında Volkan Şen ve Van Persie ile fırsatları kaçıran F.Bahçe’de önde yapılan baskının dozajı dakikalar geçip azalıncaG.Saray bir nebze olsun oyunda dengeyi kurdu ve biraz top tutabilmeye başladı.2. yarıda daha düşük tempoda oynanan maçta bir Ryan Donk faciası izledik. Top rakipte iken hiçbir varlık göstermeyen Hollandalı futbolcu, ayağındaki topların hepsini rakip oyunculara atarak bir rekora imza attı. G.Saray teknik direktörü Riekerink ise bu ultra yetersiz performansa seyirci kalmaya devam etti.POLDI HAYALET GİBİSARI-kırmızılı ekipte Selçuk, Semih, Hakan ve Denayer takımı ayakta tutan isimler oldular. F.Bahçe’nin yavaş oyunu G.Saray’ın yetersizliği karşısında etkili olmaktan uzak kaldı. Pereira, Fernandao ve Diego’yu oyuna sürerek vites yükseltmek istedi. G.Saray’da Donk dışında Podolski de hayalet gibiydi. Halbuki bir Umut ve Bilal hamlesi G.Saray’ın düşük olan enerjisini arttırabilirdi.ASLINDA 2. yarıda G.Saray, F.Bahçe’ye o kadar çok alan ve zaman bıraktı ki sarı-lacivertliler bu zaafiyeti kullanacak hızdan ve beceriden yoksundu. 90+1’de Fernandao’nun kaçırdığı gol F.Bahçe için bir hayat öpücüğü getirebilirdi.DÜN geceki derbi bir bakıma sezonun aynası oldu. 2 takım da oyun olarak Beşiktaş’ın fersah fersah gerisinde. F.Bahçe, bu kadar yetersiz bir G.Saray karşısında 2 maçta da kazanamıyorsa “neden şampiyon olamıyorum?” dememeli.

Devamını Oku

Bu daha başlangıç

12 Nisan 2016

BEŞİKTAŞ’IN eve dönüş maçında harika bir stadyumda muhteşem bir atmosfer vardı. Siyah-beyazlılar, Bursaspor karşısında baskılı,coşkulu biraz da telaşlı başladı. Konuk ekip ise bu sezon hiç olmadığı kadar defansif bir oyun sergiledi. Öyle ki ilk yarıda Bursaspor’un korneri yok; kaleyi bulan sadece 1 şutu var.AÇILIŞ maçında tarihe geçen gol “futbol sanatının” bir şaheseri niteliğindeydi. 7 kısa ve tek pas ile orta alanı çabuk geçen Beşiktaş, Gomez’in Harun’u çalımlayarak ağları bulması ile öne geçti. İlk yarıda skor olmasa bile oyun, duran top becerisi dışında Beşiktaş’ın istediği gibiydi. Futbol böyledir, bazen rakip 1 kez gelir ve golü bulur. Bursa’nın attığı gol de hazırlanış bakımından güzeldi.İKİNCİ yarıya son derece kararlı başlayan Beşiktaş, Bursaspor’u adeta kendi yarı sahasına hapsetti. Önce Alexis ardından Gomez’in golleri ile 3-1’i bulan Beşiktaş, büyük bir iştah ile baskısını devam ettirdi. Arka arkaya ataklar ile yeşil-beyazlıları bunaltan Beşiktaş, bir türlü 4’üncü golü bulamazken kaleci Harun dışında sahada o dakikaya kadar futbol adına pek bir şey ortaya koyamayan Bursaspor, bu baskıdan çıktığı ilk hücumda Stoch ile 3-2’yi buldu.PANİK YAKIŞMADIBECK, ofansif olarak beklentilerin uzağında kalabilir lakin defansif anlamda pozisyon bilgisi ve enerjisi çok yüksek bir oyuncu. Şenol Güneş’in Serdar Kurtuluş tercihi çok da anlaşılabilir değil.FARKI 1’e indirdikten sonra moral bulan ve cesaretlenen Bursaspor kabuğundan çıktı ve Beşiktaş’ın üzerine gelmeye başladı. Beşiktaş’ta İsmail ve Serdar hariç herkes iyi bir futbol oynadı. Özellikle de Atiba, Sosa ve Oğuzhan iyi bir maç çıkarttılar. Quaresma ise fazla şova kaçtı. Son 15 dakika yorulan Gomez yerine Cenk ile hücum enerjisi arttırabilirdi.ANCAK Şenol Hoca Necip Uysal, Tosiç ve Beck tercihleri yaparak skoru koruma duygusu ile hareket etti. 65 dakika müthiş bir baskı ile oynayan Beşiktaş son 25 dakika özellikle de 3-2’den sonra panik yaşadı.BEŞİKTAŞ bu muhteşem stadyumda yıllar boyunca büyük zaferler ve başarılar elde edecek. Bu daha başlangıç. Emeği geçen herkese başta Fikret Orman olmak üzere tebrikler ve teşekkürler.

Devamını Oku

Konya gerçeği

9 Nisan 2016

İKİ takım da pozisyon oyununu çok iyi oynuyor. Savunmada açık vermiyor ve organize. Konya maça adeta golle başladı. Bu kadar iyi savunma yapan ve zor gol yiyen bir rakibe karşı maça 1-0 yenik başlamak kolay değil. Nitekim F.Bahçe, gerçek anlamda nitelikli baskı oluşturabilmek için 35 dakika bekledi.BU bölümden sonra da beraberlik için Konyaspor’u sıkıştırmaya başladı. Sarı-lacivertli ekibin beraberlik golüne kadarki bölümde tek net pozisyonu Fernandao’nun bir köşe vuruşundan gelen topa vurduğu kafa ile geldi.41’DE gelen golde ise M.Topal’ın uzun pasında Volkan’ın kıvraklığı ve teknik becerisi kadar kaleci Serkan’ın da hatası söz konusuydu. Sıfıra inmiş bi oyuncunun topu kaleci ile kale arasından geçirdiğine ilk kez tanık olduk. F.Bahçe hücumlarının dün tartışmasız en etkili ismi V.Şen idi. Bu kadar kapalı savunmayı açabilecek hemen hemen tüm aksiyonlar Volkan ile geldi.İKİNCİ yarıda da özellikle ilk 20 dakikalık bölümde iyi baskı yapan F.Bahçe hem dönen topları aldı hem de ikili mücadelelerde Konyaspor’a üstünlük sağladı. Ancak Şen dışında hücumda etkili olamayınca da istediği gollük pozisyonları üretemedi.HÜCUMDA PLANI YOKF.BAHÇE’NİN alamet-i farikası 2 stoper ve önlerindeki 2 defansif orta saha oyuncusu. Bu 4 futbolcu ikili mücadelelerde ve pozisyon oyununda çok başarılı. Eskilerin bir lafı vardır: “Top geçer adam geçmez.” Kjaer-Alves-Mehmet Topal-Josef De Souza 4’lüsü aynen böyle.KONYA ne kadar iyi savunma yaparsa yapsın hücum gücü sınırlı bir takım. Etkili oldukları 2 nokta var. İlki duran toplar. 2.’si ise sağ kanattan Skubic-Ömer Ali ikilisinin geliştirdiği ataklar.65’TEN sonra yeşil-beyazlılar oyunu dengeledi ve F.Bahçe’nin baskısını kırdı. Lakin istediği olgun atakları ve kontratakları 85. dakikaya kadar yapamadı. Yeşil-beyazlı ekibin bulduğu 2. gol ise derslik bir hızlı hücumdu. Çabuk çıkmasına rağmen rakip ceza alanında çoğalan ev sahibi takım Ali Çamdalı ile golü buldu.F.BAHÇE’DE ise gecenin tartışmasız en etkili ismi Volkan Şen çıktıktan sonra gol şansı duran toplara ve kanatlardan beklerin hücumlarıyla yapacakları ortalarda Konya savunmasının hatasına kalmıştı.PEREIRA’NIN hücum planı olmadığını bir kez daha gördük. Konya ise saha içi organizasyonu ve oyun disiplini ile F.Bahçe’yi hak ederek yendi ve neden 3. olduğunu ispatladı.

Devamını Oku

Kartal fırsat tepti

4 Nisan 2016

BEŞİKTAŞ dün akşam ilk 1 saatlik bölümde tanınmayacak kadar kötü bir oyun sergiledi. Ne pas yapabildi, ne baskı.. İlk yarı istediği oyunu oynayamazken Jose Sosa ile 1-0’ı bulmasına rağmen bu üstünlüğünü de koruyamadı.YENİLEN golde Del Valle, Beck’ten sıyrıldı ancak sağ stoper oynayan Necip, pozisyonunda değildi ve kapatmakta geç kaldı. Boyko da çıkartması gereken bir topu çıkartamayınca maç 1-1’e geldi.2. yarı Beşiktaş silkinir, artık kendi kimliğini ortaya koyar diye bekleyenler ise yine yanıldı. Özellikle pas akışkanlığını sağlamakta güçlük çeken Beşiktaş topu bir türlü rakip ceza alanına taşıyamadı.STADA GİTMEK DOĞRU MU?MARIO Gomez ayaklarına pranga bağlamış gibi hareketsiz bir görüntü ortaya koyarken ; Oğuzhan bir türlü sahne alamadı. Ayakta kalan tek isim Sosa idi. Dün akşamki olumsuz görüntünün ilk nedeni Beşiktaş’ın geniş alanda oynamasıydı. Siyah-beyazlılar stoperleri öne çıkartıp alanı daraltamayınca kopukluklar yaşandı ve top hem rakipte iken hem de ayağındayken sorunlar yaşadı.65’TEN sonra Kasımpaşa’nın oyunu kendi ceza alanında kabul etmesi ile artan Beşiktaş baskısı ise hücum etkinliğini arttırırken pozisyonları da getirmeye başladı. Gomez’in kötü gününde olması, Kasımpaşa stoperlerinin iyi oyunu ve maçın sık sık durması siyah-beyazlıların maçı çevirmesini engelleyen en önemli unsurlar oldu.BEŞİKTAŞ için ilginç olan şu: 2-3 oyuncu kötü oynayabilir ancak tüm takım tel tel dökülür mü? Kazansa puan farkını 6’ya çıkaracak; berabere dahi kalsa 4 puanı yakalayacak olmak acaba psikolojik bir baskı mı yarattı?BU yenilginin ardından akla şu sorular da doğal olarak geliyor. Önceki gece takımı kamptan alıp böyle önemli bir maç öncesi stada götürmek doğru bir hareket miydi? Acaba camianın şampiyonluk yarışından daha çok haftaya açılacak Vodafone Arena’ya odaklanmış olması konsantrasyonu dağıttı mı?TABİİ ligin 2. yarısında tel tel dökülen Kasımpaşa’nın da milli maç arasını iyi değerlendirip Beşiktaş karşısında iyi mücadele ettiğini de vurgulamak lazım. Lacivert-beyazlılar hem fiziksel olarak hem de taktiksel olarak iyi hazırlanmışlar.

Devamını Oku

F.Bahçe çok tedbirliydi

3 Nisan 2016

F.BAHÇE, dün ilk yarıda belli dakikalar haricinde verimsizdi. Pereira, görünen o ki Osmanlıspor’un kontratak tehlikesine karşın ‘Risksiz’ bir plan ile sürmüş takımını sahaya. Nani ve Diego da yedek kulübesinde olunca üretemedi sarı-lacivertliler. Buna karşılık Osmanlıspor da kontratak silahını hiç kullanamadı.PORTEKİZLİ hoca baktı ki böyle olmuyor, ilk yarının silik ve etkisiz ismi De Souza’yı oyundan alarak 2. yarıya Diego ile başladı. Hücumda daha aktif görünen F.Bahçe, Osmanlıpor’u daha fazla hataya zorlamaya başladı. 62’de bir diğer kozu Nani’yi oyuna alan Perreira bir bakıma ilk 1 saatlik süreyi de “çöpe atmış” oldu.YARATICILIK seviyesi bu kadar düşük olan bir takımda Nani gibi bir yıldızın oyuna son yarım saatlik bölümde alınması çok da akla yatkın değil. Üstelik Portekizli, milli takımıyla Belçika’ya hafta içi gol atmışken. Hava hakimiyetiyle rakip stoperleri zorlayacak ve kenarlardan gelecek toplara hamle yapacak Fernandao değişikliği de Pereira’nın son hamlesiydi. Brezilyalı’nın girmesinden sonra oyunu daha fazla kanatlara taşıyan F.Bahçe, pozisyonları da yüksek toplar ile buldu. Önce Simon Kjaer ardından Van Persie’nin kafa vuruşlarından sonuç gelmedi.PEREIRA ŞAŞMIYOR!SON 15 dakika alınan riskler ise Osmanlıspor’un daha etkili hücumlar yapmasına yol açtı. Maçtaki en net gol fırsatını 90’da Rusescu kaçırdı. F.Bahçe’nin dün en iyi yaptığı şey rakibin hücuma çıkış kanallarını kapatması ve hücumda 2. topları almasıydı. Ancak oynanan futbol tatmin edicilikten uzaktı.VITOR Pereira, doğru bildiğinden şaşmıyor. Buraya kadar bu felsefe ile geldi. Tek farklı galibiyetler ile alınan 3 puanlar, büyük bir kesimi sessiz bıraktı. Ancak F.Bahçe gibi bir takım evinde Osmanlı’ya karşı bu kadar tedbir alarak oynuyorsa ve puan kaybediyorsa bu beraberliğin geleceğini önceden görmek gerekiyordu.Yetersiz hücum performansını çok savunma yapıyor diyerek meşrulaştırmak F.Bahçe taraftarına yapılmış bir haksızlıktı.ALİ Palabıyık genel anlamda iyi bir maç yönetti. Lakin maçta 44 faul var (24 Osmanlı-20 F.Bahçe). Ne yazık ki futbolumuzu bu faül illetinden kurtaramıyoruz. Bu kadar çok duran bir maç da tabii ki keyif vermiyor.

Devamını Oku

Cruyff en büyük futbol filozofuydu

25 Mart 2016

JOHAN Cruyff, gerçek bir futbol efsanesiydi. Tüm zamanların en iyi 3-5 futbolcusundan biri olduğunu sanıyorum vurgulamaya gerek yok. Ancak Holladanlı’yı değerlendirirken ne kadar büyük bir futbolcu olduğunun ötesinde modern futbolu bugüne getiren en önemli figürlerden biri olduğunu öne çıkartmak lazım.KENDİSİ bir futbol devrimcisiydi. Bir filozof, bir futbol düşünürüydü. Tüm zamanların en önemli futbol adamı Rinus Michels’ten öğrendiklerini üzerine koyarak, kendi yorumunu katarak yeniledi ve ortaya Barcelona’nın bugün oynadığı o görkemli futbol çıktı.CRUYFF, yüksek tahsilli biri değildi ancak öğrenme kabiliyeti çok yüksek ve zeki bir adamdı. Futbolun nasıl daha akıcı, kusursuz, basit ve ofansif oynanabileceği konusuna hep kafa yordu. Oyunun geriden kurulması, 4-3-3 siteminde ısrar, rakip yarı alanda baskı, sürekli ve sadece hücumu düşünmek ve bu teorinin pratiğe yansıması onun temel felsefeleriydi.MICHELS’İN MİRASÇISI...GUARDIOLA, Johan Cruyff fikirlerini sahaya yansıtan en önemli kişidir. Barcelona kulübünü altyapısıyla (La Masia) baştan sona dizayn eden ve oyun kültürünü bugünlere getiren Johan Cruyff’tur.RInus Michels’in mirasçısı Johan Cruyff, modern ve ofansif futbola yaptıklarıyla ve fikirleriyle en çok şey katan kişidir.BELKİ Maradona ve Pele, Johan Cruyff’tan daha büyük futbolcuydu ama gerçek bir filozof olan Johan Cruyff, futbol dünyasında tüm zamanların en önemli kişiliğiydi. Johan Cruyff’un fikirleri bugünün futbolunu değiştiren ve geliştiren en temel öğelerdir.

Devamını Oku