HEDEFE ulaştıktan sonra motivasyonu düşük bir Beşiktaş izledik. Dün ağırlıklı olarak düzenli forma giymeyen futbolcuların oynadığı Beşiktaş son derece isteksiz ve etkisizdi. Az süre alan isimlerin daha enerjik bir futbol sergilemelerini beklerdik. Skor önemli değildi. Fakat oyun hayal kırıklığı yarattı. Özellikle de geldiği günden beri oynadığı maçlarda bekleneni veremeyen Boyko yine çok olumsuz bir grafik çizdi.TOLGAY klas bir oyun ortaya koydu, Necip ciddi idi. Sosa kaliteliydi. Şampiyon yenilgiyle lig perdesini kapattı. Aslında Konyaspor’un dün kazandığı maç sezonun bir aynasıydı yeşil-beyazlı ekip açısından. Hedefe ulaşmış olmalarına rağmen çok yüksek tempoda olmasa da aynı ciddiyet ve disiplin ile oynadılar.SEZONUN en başarılı 2 takımını karşı karşıya getiren maçta tribünlerin boş kalması üzücüydü. 2 sezondur akılcı işlere imza atan Konyaspor yönetimi bu kez hata yaptı. Yeşil-beyazlı yönetim Beşiktaş taraftarı için çıkan biletleri uçuk fiyatlardan belirleyince Konyalı Beşiktaşlılar şampiyon olmuş takımlarını alkışlama fırsatını bulamadı.BRAVO KONYASPORKONYASPOR, şampiyon Beşiktaş’tan sonra tartışmasız yılın takımıdır. bir Anadolu takımı için 50 puan barajını geçmek rüya iken Konyaspor 66 puanla sezonu kapattı. Aykut Kocaman, mütevazı kadrosuyla olağanüstü bir sezon geçirdi. Avrupa liginde doğrudan gruplarda Türkiye’yi temsil edecekler ve bu haklı başarılarından dolayı kendilerini kutluyorum.AYRICA şampiyon Beşiktaş’ı sahaya çıkarken alkışlayan Konyaspor örnek bir davranışa imza attı. Centilmenlik ve rakibe saygı ilkelerinden taviz vermeyen başkan Ahmet şan ve Aykut Kocaman gibi spor adamlarının sayısı artarsa Türk futbolunda çok yol kat ederiz.
MUHTEŞEM bir stadyum, müthiş bir taraftar ve harika bir takım.. Şampiyonluk maçı öncesinde Osmanlıspor gibi aylardır mağlubiyeti unutmuş bir deplasman ekibi önünde doğal olarak soru işaretleri vardı. İlk 10 dakika temkinli başlayan Beşiktaş, daha sonra üstünlüğü eline aldı ve kurduğu baskı ile sonuca gitti. Özellikle Marcelo’nun ilk golü sonrasında bulduğu moral ile oyun olarak da zirveye çıkan Beşiktaş, Osmanlıspor’u ceza alanına hapsetti ve 2-0’ı yine Brezilyalı stoperi ile buldu. Sosa’nın direkten dönen topu ile 3. gole yaklaşan ‘Şampiyon’ devrenin sonlarına doğru vites düşürdü.İKİNCİ yarıda Quaresma’nın çalımlar ile getirdiği ve Mario Gomez’e bıraktığı topu Alman gol kralı nefis bir birleşik hareketle bitirdi ve siyah-beyazlı takımın gövde gösterisine dönüşen şampiyonluk karşılaşmasını taçlandırdı.ŞAMPİYONLUĞU sonuna kadar hak eden ligin en çok maç kazanan, en çok gol atan, deplasmanda en çok maç kazanan, en çok topa sahip olan takımı Beşiktaş dün de neden bu ligin şampiyonu olduğunu gösteren bir futbol sergiledi. Gol ve asist krallarının da Beşiktaş’tan çıkması bir belgedir.BRAVO BEŞİKTAŞSEZONA Rhodolfo-Ersan Gülüm tandemiyle başlayıp, Marcelo-Tosic ile tamamlayan; sezon boyunca Veli Kavlak ve Tolgay gibi 2 değerli oyuncusundan faydalanamayan; Gökhan Töre gibi bir yıldızını 2. yarıda kullanamayan Beşiktaş, tüm bu olumsuzluklara rağmen şampiyonluk ipini göğüsledi. Üstelik evinden uzakta geçirdiği bir sezonda...BU şampiyonluk öyküsünün baş aktörü böyle harika bir takımı inşa eden, geliştiren Şenol Güneş’tir. Gole yönelik, hızlı tempolu ve coşkulu bir oyunla; görsel açıdan da taraflı tarafsız herkesin beğenisini kazanan bir futbol oynadı Beşiktaş.. Forma giyen, ter döken her oyuncunun bu şampiyonlukta büyük katkısı var. Ancak Gomez-Atiba-Sosa ve Oğuzhan sezon boyunca istikarlı oyunlarıyla şampiyonluk hikayesinin mimarları oldular. Bu bir takımdaşlık ve inanmışlık öyküsüdür.BRAVO Beşiktaş, hem futbolun, hem de gönüllerin şampiyonusun. Zor günlerde elini taşın altına sokup Beşiktaş’ı bu noktaya getiren, harika bir stadyum kazandıran başkan Fikret Orman ve arkadaşlarına da yürekten tebrikler...
F.BAHÇE kendisi açısından tek çıkar yolun 3 puan olduğu, diğer ihtimallerin söz konusu bile olmadığı bir maça çıktı. Ancak başlama düdüğünden itibaren sanki lig takviminin ortalarında bir maçın duygusu ile hareket etti. İlk yarı Başakşehir karşısında oldukça yavaş oynayan sarı-lacivertliler, tek bir pozisyon dahi üretemedi. Sağlamcı oyun anlayışından ödün vermedi.İLGİNÇ olan teknik direktör Perreria bu durumdan memnundu ki hiçbir değişiklik yapmadan 2. yarıya başladı. Düşünün ki beraberlik bile ihtimal dahilinde değilken tek pozisyonunuz yok, istediklerinizi yapamıyorsunuz ancak hiç bir değişikliğe gerek görmüyorsunuz.BABACAN DEVLEŞTİ2. yarıda ne zaman ki gol geldi Perreira, Fernandao’yu oyuna sokup çift santrfora döndü. Geciken hamlenin hemen ardından da maçın yıldızı Visca ile Başakşehir, 2. golü buldu. 1-0’dan sonra Volkan Babacan’ın Fernandao’nun yakın mesafeden yaptığı kafa vuruşunu mükemmel kurtardı ve o pozisyon gerçek anlamda bir kırılma anı oldu.F.BAHÇE’NİN başarılı sezon geçiren 2 stoperi Alves ve Kjaer, takımın risk aldığı bölümlerde açık alanlarda sorun yaşıyor. Benzer senaryolara Shakhtar, Molde, Antalya ve Braga maçlarında da tanık olduk.ŞUURSUZCA BASTIRDILAR2-0’dan sonra artık kaybedecek bir şeyi kalmayan F.Bahçe tüm hatlarıyla yüklendi. 75’te kazanılan penaltıyı Van Persie ile kaçıran F.Bahçe, kalan süre için umutlarını iyice azalttı. Sarı-lacivertliler kalan bölümde tüm riskleri alıp kendi yarı sahasında geniş alanlar bırakmasına rağmen, Başakşehir ise 2 farklı üstünlüğüne rağmen yediği baskı karşısında oldukça telaşlı bir görüntü ortaya koydu. Nitekim bu baskı M.Topal’ın golüyle maçı 2-1’e getirdi.F.BAHÇE’DEN ve Pereria’dan bu maç için beklenen 2-0’dan sonraki reaksiyon ve oyundu. Son bölümde şuursuzlaşan F.Bahçe, kalesinde çok net pozisyonlar verirken, Fırat Aydınus’un Volkan’ın Napoleoni’yi ittiği pozisyonda devam kararı vermesi ise komik bir karar oldu.
BEŞİKTAŞ, görünen o ki bu kadar agresif, istekli ve baskılı bir G.Saray beklemiyordu. İlk yarıda kendi standartlarının çok altında bir Beşiktaş izledik. Emre-Selçuk-Sneijder 3’lüsü ile iyi pas yapan G.Saray, Yasin ile de net bir pozisyon buldu. Tedirgin görünen Beşiktaş zaman zaman rakip ceza alanına etkili gelse de pozisyon zenginliği yaratamadı. Sosa, Gomez ve özellikle de Quaresma kalitelerinin çok altında göründüler. Beşiktaş’ta ilk yarının en iyi ismi hiç tartışmasız Tosic’di. Bu da siyah-beyazlıların 45 dakika boyunca yetersiz kaldığının bir göstergesi oldu.2. yarıya daha kararlı başlayan Beşiktaş ilk 3 dakikada Sosa ile üst üste 2 pozisyon buldu. G.Saray’ın zayıf karnı savunma bloğunun önündeki merkezi daha aktif kullanması gerekiyordu ve nitekim bu şekilde hücum yaptıkça etkili oldu.BEŞİKTAŞ’IN Oğuzhan’ı G.Saray ceza alanı civarına fazla sokamaması da bir diğer olumsuzluktu. Yine de 2. yarıda daha hakim gözüken Beşiktaş, gollük fırsatlar yakaladı ama bu kez Muslera’yı geçemedi.OĞUZHAN KİLİDİ AÇTI2. yarıda Beşiktaş’a orta alanı kaptıran Riekerink, son 20 dakika Sneijder’i çıkartıp Donk’u oyuna alarak savunmayı sağlamlaştırmak istedi. Şenol Güneş ise Gökhan Töre ve Cenk Tosun hamleleriyle kozlarını oyuna sürdü. Nitekim Oğuzhan ile başlayan atakta Cenk’in pasında Beşiktaş Gomez ile aradığı ve hak ettiği golü buldu.GOLDEN sonra daha fazla rakip yarı alanda görünen G.Saray, özellikle duran toplar ile gol aradı. Beşiktaş ise dengesiz yakaladığı rakip savunma karşısında 2. golü bulmaktan çok oyunu öldürmeyi düşündü.BEŞİKTAŞ 2. yarıdaki etkili oyunu ile istediği sonucu almayı başardı ve şampiyonluk yarışında hedefe dev bir adım attı. G.Saray ise özellikle ilk yarıda coşkulu oynasa da 2. yarıda oyundan düştü ve Beşiktaş’a teslim oldu.BEŞİKTAŞ’TA Tosic ve Oğuzhan gecenin başarılı isimleriydi.
Geçen hafta oynanan Trabzonspor maçı F.Bahçe için sezonun en kolay oyunlarından biri olmuştu. Dün akşamki daha da rahat geçti. 15. dakikadan sonra oyunun tek hakimi olan sarı-lacivertliler, G.Antep karşısında hiçbir an bile zorlanmadı. Rakibin zayıflığı tabii ki bu durumda etkendi ancak F.Bahçe, hem saha içi organizasyonu hem fizik kalite hem de teknik olarak rakibinden kat kat güçlüydü. Yarı sahada bir antrenman maçı temposunda oynadılar. Atak devamlılığı sağladılar, orta alanda tüm dönen topları alıp bekleri oyuna soktular. İşin doğrusu daha ilk yarıda 3 farklı bir skorla soyunma odasına gitmeleri de işten bile değildi.ROBIN van Persie şık bir asist ve estetik açıdan çok klas bir golle maçın adamı oldu. Kafa golü ise bu seviyedeki bir golcü için zor değildi. Hollandalı süperstar bu sezon dünkü gibi bir performans sergileseydi F.Bahçe’nin ligde şu anki durumu da farklı olurdu.HÜCUMDAKİ yetersizliğini son haftalarda tamamen bertaraf eden F.Bahçe, Mersin, Trabzon ve G.Antep maçlarında bol pozisyon üretti ve gol buldu. Rakiplerine pozisyon vermedi. Takım savunması olarak zaten başarılıydı. Peki hücumda değişen ne?ÜST üste zayıf rakipler ile oynaması mı? Değil. Van Persie-Nani-Volkan 3’lüsü ve arkalarında daha hareketli bir Alper Potuk ile daha aktif bir ofans kurgusu var. Nani bu formasyonda daha özgür. Kanat beklerinin de hücuma katılmasıyla sayısal çoğunluk da yeterli olunca F.Bahçe daha çok pozisyona giriyor.KONYA ile oynanan kupa maçını da hesaba katarsak son 4 maçta 14 gol atan bir F.Bahçe var. Daha önce böyle bir grafik hiç olmadı sezon boyunca. Demek ki Pereira 28 hafta boyunca bazı şeyleri yanlış yaptı ve ısrar etti. Son 4 maç savunma tandanslı oyundan artık tamamen hücumu düşünen bir F.Bahçe olduğu açıkça gözüküyor.
BEŞİKTAŞ, Kayseri’yi ilk yarıda adeta sahadan sildi. Müthiş bir baskı, enerji ve istek ile maça başlayan siyah-beyazlılar klas oyuncuların yaptığı kaliteli işler ile maçı daha ilk 30 dakikada koparttı. Mario Gomez ligin en iyi golcüsü. Sosa asist kralı, Oğuzhan büyük bir virtüöz.. Quaresma topcambazı.. Hal böyle olunca da yarım saatlik sürede farka gittiler.BU statta böylesine coşkulu bir taraftarın önünde rakiplerin işi çok zor. İsmail, Atiba ve Olcay’ın da hücumlara etkin bir şekilde katılmasıyla hücumda şahlanan Beşiktaş, ilk 45 dakikada daha fazlasını da atabilirdi. Tosic’in direkten dönen topu, Olcay’ın pozisyonları da Kayseri kalesinde ciddi tehlike yarattı.DÜN akşam Beşiktaş’ta uzun bir aradan sonra 11’de başlayan Tosic ve Beck kusursuzdu. Hücumda bu kadar etkili olan Beşiktaş’ın savunması, Kayseri karşısında da başarılıydı. Geçen hafta da yazdım, “Beşiktaş iyi futbol oynuyor. Paniğe gerek yok” diye. Orta alandaki 3’lü Beşiktaş’ın hem beyni hem de motoruydu. Pas akışkanlığını çok iyi sağladılar. Tempoyu iyi ayarladılar.QUARESMA KEYİF VERDİEN istikrarlı isimler Gomez, Atiba, Oğuzhan ve Jose Sosa’ya Quaresma ve Olcay da katılınca Beşiktaş’ın tadından yenmiyor. Vodafone Arena’daki 2 maçta da son derece iştahlı ve etkili bir Quaresma var.GOMEZ’İN kaçırdığı penaltının Beşiktaş’a kaybettirdiği bir şey yok. Lakin takımın birinci penaltıcısı Oğuzhan mı? Gomez mi? Artık bunun adının konması lazım. Şenol Güneş son 20 dakika Cenk ve Gökhan Töre gibi son haftalarda 11’de yer bulamayan kaliteli isimleri oyuna aldı. 2 oyuncu da görev için hazır olduğunu gösterdi.ŞAMPİYONLUK yarışında çok iyi futbolla kazanan Beşiktaş için 3 maç kaldı ve avantaj net bir şekilde Kartal’da. İyi takımsın, en iyi futbolu sen oynuyorsun, puan farkıyla öndesin. Şampiyonluğa koşuyorsun, niye ağlıyorsun kardeşim? Güven kendine.. Dünkü gibi oynarsan tüm maçları kazanır ve hedefe ulaşırsın.
F.BAHÇE, tedirgin başladığı maçta Trabzonspor’un alan ve adam paylaşımı zaafiyetinden iyi faydalandı ve 2 gol buldu. Maçın ilk bölümünde Trabzonspor’un kalite olarak rakibin gerisinde olmasına rağmen taktiksel açıdan da büyük yanlışlar içersinde olduğu çok belirgindi. F.Bahçe’nin her 2 golü de aynı kanattan geldi. Özellikle son haftaların başarılı ismi Volkan Şen’in attığı gol beceri doluydu.NANI haftalar sonra kendi kalitesini ortaya koydu ve hem oyuna hem de skora katkıda bulundu. 2-0’dan sonra oyunu kendi yarı alanında kabullenmesi de doğal. Nani’nin 3. golünden sonra da maç bitti ve F.Bahçe farka koştu.TRABZONSPOR’A tek bir gol pozisyonu dahi vermeyen F.Bahçe, hafta içindeki Konyaspor maçından sonra yine iyi bir görüntü ortaya koydu. Disiplinli, organize ve sağlam takım kimliği ile rakibin hatalarından da faydalanmayı bildi.KUSURSUZA yakın oyunda attığı frikik golüne rağmen Van Persie yine beklenen enerjiden uzaktı. Ancak diğer oyuncuların hepsi görevlerini eksiksiz yere getirdi. 4-0’dan sonra rakibine saygı duyan sarı-lacivertli futbolcular -açık konuşalım- kendilerini fazla sıkmadılar.TRABZONSPOR Teknik Direktörü Hami Mandıralı, nasıl bir plan ile takımını sahaya sürmüş onu bilmiyoruz ama savunmanın önünde defansif yönü çok güçlü olmayan ve bu bölgede tek başına oynayan Okay Yokuşlu ile büyük zaafiyet gösterdiği apaçık ortadaydı. Ayrıca forvette Cardozo-Muhammet ikilisi ile orta alanda 1 kişi eksik oynamak da Trabzonspor’u olumsuz etkiledi.ÖZER’İN şutunda Hasan Ali Kaldırım’ın koluna çarpan topta penaltı verilse maç değişir miydi? Hayır.TRABZON PARAMPARÇATRABZONSPOR kötü sezon geçirebilir. Maç da kaybedebilir. Ancak bu derece teslim olmuş, kaybetmeyi kabullenmiş bir Trabzonspor olamaz. Her zaman iddialı, yarışan ve başkaldıran, yenilse bile sonuna kadar mücadele eden bir Trabzonspor sahada olmalı. Oyuncu kalitesi rakiplerinin gerisinde olabilir, lâkin Trabzonspor ruhunu da kaybetmiş.BÜYÜK umutlar ile göreve gelen başkan Muharrem Usta ve yönetimi de bu boşvermiş Trabzonspor görüntüsünde sorumludur. Önce Sadi Tekelioğlu ardından Hami Mandıralı’ya takımı teslim etmek Trabzonspor’u antrenörsüz sahaya çıkarmaktır.F.BAHÇE, Beşiktaş’ın puan kaybettiği hafta aradaki puan farkını tekrar 3’e indirme fırsatını tepmedi ve iyi futboluyla haklı bir galibiyet aldı.MAÇ sonunda yaşananlar ise büyük bir skandal. Bu rezaletin sorumluları en ağır cezalara çarptırılmalı. Bu kişiler statlara bir daha kesinlikle sokulmamalı. Hem kendilerine hem de kulüplerine çok büyük zarar veriyorlar.
BEŞİKTAŞ kalesine maç boyunca toplam 1.5 tane atak yapan bir takımdan 3 gol yedi. Az kalsın 4.’yü de yiyordu. Toplam 1.5 atakla 4 gol yemeyi başaran ilk takım olarak tarihe geçecekti. Abartı falan yok. İyi mücadele etti ama ofansif anlamda gerçekten de gollük toplam 1.5 atak yaptı maç boyunca Akhisar...EV sahibinin penaltının olduğu pozisyona kadar tek bir atağı yok. Alexis’in elle oynaması net penaltı. Doğru. Ancak gollük bir aksiyon veya pozisyon yok. Maç 1-1 oluyor. 2’nci golde kaybedilen top, güzel bir pas ve iyi bir koşu ile beceri dolu bir vuruş var. Zaten tek pozisyon da o. 3’üncü gol İsmail’in kısa düşen pası, Alexis’in anlamsızca topu kaleciye bırakması ve Tolga’nın ile hatalar zinciri.RAKİPLER pozisyon bulamıyor, gol buluyor. Beşiktaş’ın kritik haftalarda son 3 maç yediği gol sayısı: 6. Bursa 2 kez gelmiş gol atmış, Sivas ise 1 kez. Beşiktaş biraz stresli lakin kötü oynamıyor. Oyunun kontrolünü rakiplere hiç vermiyor. Bunlar önemli artılar. Ancak bazı oyuncularda gereksiz ve anlamsız bir stres var. 3-2’den sonra Serdar ve Necip ağlıyor. Niye ağlıyorsun kardeşim? Kaybetsen bile 5 puan öndesin. Avantaj her türlü sende. Niye ağlıyorsun?NEDEN STRES VAR? BEŞİKTAŞ’IN sorgulaması gereken durum bu. Görünen o ki siyah-beyazlılar ne geçtikten sonra 2 farkı bulmak zorunda. İsmail de asist ile iyi başladığı maçı felaket bir oyun ile bitirdi. Tüm bunlar stresten kaynaklanıyor.BEŞİKTAŞLI futbolcu şunu bilecek. Siz iyi bir takımsınız ve iyi oynuyorsunuz. Buraya da bileğinizin hakkıyla, emek sarfederek geldiniz. Yarışmak tabii ki kolay değil. Her maç zor ancak avantaj sizde. Her şey sizin kontrolünüzün altında.DÜN Soner’in direkten dönen topu ve 90’da Cenk Tosun’un beraberlik golüyle ligde şampiyonluk yarışının seyri değişti. Beşiktaş yenilse F.Bahçe, tüm maçlarını kazansa siyah-beyazlıların 1 beraberlik şansıı kalmayacaktı. Şimdi hâlâ var. Yarış devam ediyor, Beşiktaş fırsat tepse de hala büyük avantaja sahip. Çünkü F.Bahçe’nin hiç kredisi yok.