BEŞİKTAŞ genel anlamda ilk yarılarda sonuç bulmakta zorlanıyor. Kara Kartal dün 10 ila 40. dakika arası 30 dakikalık yoğun bir baskı ile rakibini iplere yaslasa da indirecek yumruğu vuramadı. İbrahim Üzulmez ile sıra dışı bir çıkış yakalayan G.Birliği, geçmişe oranla çok daha disiplinli ve iyi taım savunması yapan dirençli bir ekip görüntüsünde. Buna karşılık Beşiktaş ısrarla kanatları kullanmayı tercih etti ve Olcay, Atiba ve Gomez’in kafa vuruşlarıyla pozisyonlar buldu. Merkezden duvar paslarıyla ile gerçekleşen tek klasik Beşiktaş hücumu ise 34’te Olcay’ın cılız plasesi ile sonuçlandı.2. yarıya pres ile başlayan Beşiktaş, tüm ofansif aksiyonlara rağmen rakibini çözemeyince Şenol Güneş, Cenk’i oyuna aldı. Cenk golü atmasa da Sosa’ya verdiği mükemmel pas ile kilidi açan isim oldu. Gomez’in golünden sonra moral ve güven kazanan Beşiktaş, iştahla G.Birliği’nin üzerine gitmeye devam etti. Ancak tam tempoyu düşürdüğü sırada G.Birliği’nin Uğur Çiftçi ile direkten dönen şutu geldi.QUARESMA maç boyu çok etkili ve arayışçı bir oyun sergiledi. Beşiktaş’ı rakip ceza alanına kısa yoldan taşıyan isimdi. Atiba yine kendi standartında kusursuza yakındı. Beşiktaş’ın eksileri ise duran topları etkili kullanamaması ve zaman zaman telaşlı oynayıp çok pas hatası yapmasıydı. İsmail ve Oğuzhan’ın çalışkanlıklarına laf yok fakat ikisi de kalitelerinin altında top kaybı yaptı. Özellikle Oğuzhan, Mersin’den sonra dün de klasının altındaydı.BİRLİKTE gerçek anlamda ilk kez oynayan Marcelo-Alexis ikilisini çok beğendim. 2 stoper de hem yerden hem de havadan yerinde müdahalelerde bulunurken pozisyon hatası yapmadılar. Topu oyuna isabetli ve akılcı soktular.PANİK VE TELAŞ YAKIŞMIYORBEŞİKTAŞ ligin en iyi futbol oynayan takımı ve kadrosu oldukça deneyimli. Hem Mersin hem de dünkü maçlarda yaşanan panik çok anlamsız ve yersiz. Son 15 dakikalık oyun ve telaş Beşiktaş’a yakışmadı.G.BİRLİĞİ’NDE ise Hopf ve Selçuk üst düzey bir performans ortaya koydu.
ÖNCE hain terör saldırısı ve acı can kayıpları ardından maç öncesi Başakşehir’e basan sis.. Yarım saatlik gecikmeyle 5. dakikadan başlayan maç..KONSANTRASYONUN düşük olduğu, ne olup bittiğini kimsenin anlamadığı bir ilk yarı izledik. Beşiktaş istediği baskıyı devrenin ortalarında kursa da ilk yarı Gomez’in pozisyonu dışında ‘Bu gol nasıl kaçar?’ dedirtmedi. Mersin’in çok koşan ve bozmaya yönelik oyununu çözemedi siyah-beyazlılar.İLK yarıyı özetlemek gerekirse ne oynayanlar ne de seyredenler hiçbir şey anlamadı.2. yarıda baskılı bir Beşiktaş bekleyenler ise fena halde yanıldı. Şenol Güneş kanımca erken bir hamle ile Gökhan’ı çıkartıp Cenk’i oyuna alarak 4-4-2’ye döndü. Halbuki Gökhan istekli ve çalışkandı. Sağ kanada geçen Sosa, etkinliğini tamamen yitirirken 5 oyuncu yerine orta alanda 4 kişi ile pres yapmak ise iyice güçleşti. Etkili pres yapamayan Beşiktaş ise Mersin’i hiç sıkıştıramadı.BU etkisizliği fark eden Şenol Güneş bu kez tekrar 5’li orta sahaya dönmek için de Gomez’i çıkarttı. Evet, Gomez etkisizdi. Lakin bunun nedeni Alman futbolcudan kaynaklanmıyordu. Sorun topun oraya hiç gelmemesiydi.NEREDESİN OĞUZHAN? LİGİMİZİN en çok gollük pas atan oyuncusu, sezon başından beri her maç övgüler yağdırdığımız Oğuzhan dün adeta sahada yoktu. Beşiktaş’ın hücumda etkisiz kalmasının nedenlerinden biri de buydu. Sosa attığı mükemmel frikikle aynı Kayseri’de olduğu gibi Beşiktaş’a adeta hayat verirken birkaç dakika sonrasında Ricardo Quaresma’nın asistinde Olcay Şahan, uygun durumda topu direğe nişanladı.BEŞİKTAŞ dün Mersin’e pozisyon vermese de ofansif anlamda sezonun en durgun maçlarından birini oynadı.TÜM bu olumsuzluklar içerisinde Beşiktaş açısından kazanmak çok önemliydi. Ancak bu oyunun kalitesi ve yeterliliği Beşiktaşlılar’ı tatmin etmemiştir.MAÇ öncesi endişe yaratan stoper tandemindeki Tosic-Necip ikilisi ise başarılıydı.ÇOK koşan ve mücadele eden; Beşiktaş’ın oyununu bozan ancak gol pozisyonu üretemeyen Ümit Özat’ın Mersin’i hücumda Welliton’un dönüşü ile daha üretken olabilirse bu ligde kalıcı olmayı başarabilir.Gün, duyarlı olma günüdürBİZİM işimiz futbol. Ancak bu ülkede futboldan çok daha önemli meseleler var. Atılan gollerden, kazanılan-kaybedilen maçlardan ve şampiyonluklardan çok daha önemli tek bir vatandaşımızın hayatı. Futbol sadece bir oyun, bir eğlence...TERÖR illeti yüzünden yıllardır maalesef kayıplar veriyoruz. 77 milyonun her bireyinin duyarlılığı, iktidar ve muhalefet partilerinin dayanışması, birlikteliği ile dimdik ayakta kalarak, birlik-beraberlik içinde güçlü olarak bu terör belasını hep beraber yenebiliriz. Gün duyarlılık ve kararlılık günüdür.
BEŞİKTAŞ, ilk yarıda stoper tandeminin uyumsuzluğundan kaynaklanan bir pozisyonda kalesinde golü gördü. Ayrıca Mehmet Batdal’ın Alexis ve Necip’den çok daha uzun olması yüksek toplarda Beşiktaş’ı zorladı. İlk yarım saatte çok baskılı oynamasa da Gomez ile 3 pozisyon bulan siyah-beyazlılar devrenin son 10 dakikalık bölümünde maçı adeta tek kaleye çevirdi. Bu bölümde Başakşehir’i bunaltan ve çıkartmayan siyah-beyazlılar yine Gomez ile pozisyon bulsa da eksik olan tek şey goldü.BAŞAKŞEHİR ligin en organize ve iyi takım savunması yapan ekiplerinden.. Böyle bir rakibe karşı bundan daha iyi oynayamazsınız.. Başakşehir takımının bu kadar baskı yediği bir başka maça daha tanık olmamıştık. İlk yarının son düdüğü adeta raund sonrasındaki “Gong’ gibi imdadına yetişti Başakşehir’in..BEŞİKTAŞ dün genel anlamda Necip’in stoper pozisyonunda oynamasının sıkıntısını fazlasıyla yaşadı. İlk golde Visca’yı savunma arkasına kaçıran Necip, Başakşehir’in 2. golünde sırtı dönük oyuncuya gereksiz faul yaptı ve o duran top gol oldu. Golü atan Mahmut’un vuruş yaptığı bölgede de hiçbir Beşiktaşlı oyuncu yoktu. Durum böyle olunca da siyah-beyazlılar ligin başından beri ilk kez bir kafa golü yedi.HAKEM KURALI UYGULAMADISIRBİSTAN Milli Takımı’nda ve G.Birliği’nde zaman zaman sol stoper oynayan Tosic’in Alexis’in yanında oynaması kanımca daha doğru bir tercih olabilirdi. Çünkü Mehmet Batdal, savunma arkasına koşu yapan hızlı bir oyuncu değil. Necip belki daha çabuk ve ikili mücadele kazanan bir oyuncu olsa da Tosic’in stoper bölgesindeki pozisyon bilgisi Necip’e göre daha iyi.BUNDAN sonra Rhodolfo ve Ersan Gülüm yok. Beşiktaş’ın enseyi karartmadan 2 yiyorsa 4 atacak enerji ve oyun gücüne ihtiyacı var. Ayrıca kabul etmek gerekir ki ligdeki diğer takımlar da bir Başakşehir değil.2-0’dan sonra psikolojik olarak bir çöküş yaşayan Beşiktaş’ın geri dönüş yaşaması için de bir kıvılcıma ihtiyacı vardı.O kıvılcım Quaresma’nın harika ortası ve Cenk’in golü ile geç de olsa geldi. Bu bölümden sonra baskısını iyice arttıran Beşiktaş Atiba ile 2-2’yi buldu. Bu kadar olumsuzluk içinde 2-0’dan 2-2’ye gelmek ve alınan 1 puan bile Beşiktaş için çok değerliydi.HAKEM Ali Palabıyık devrenin son dakikasında inisiyatif kullandı ve kuralı uygulamadı. Halbuki hava topu mücadelesinde elini-kolunu kullanmak; şiddeti ne olursa olsun rakibinin başına temas etmek sarı kart gerektiriyor. Mehmet Batdal rahatlıkla 2. sarıyı görüp oyun dışı kalabilirdi.
FUTBOL gerçekten de çok ilginç bir oyun... Dakika 64. O dakikaya kadar futbol adına ortaya olumlu hiçbir şey koyamamış olan Konyaspor’un başına adeta talih kuşu kondu. Öyleki, üst üste 3 pas, 1 cılız şut, 1 atak hatta 1 orta bile yapamayan, tek korner atmamış; rakip ceza alanına dahi yaklaşamayan Konyaspor, savunma arkasına atılan ve ofsayt olan bir pozisyonda Marcelo’nun kırmızı kart görmesi ile frikik kazandı ardından da 1-1’lik beraberliği buldu. Antrenman maçı temposunda rahat bir maç çıkartan Beşiktaş ise 10 kişi kalıp skor dezavantajına düştü.FUTBOLDA her an her şey olabilir. Ancak dün geceki maç Hollywood’da en şaşırtıcı senaryoları yazan senaristleri bile kıskandıracak şekilde tezahür etti.10 kişi kalan Beşiktaş karşısında ise ibre doğal olarak Konyaspor’a döndü. Eğer Aykut Kocaman bu senaryoyu planladıysa hayal gücüne hayran olmamak mümkün değil. Ancak yine de Beşiktaş’ta Marcelo’nun gördüğü kırmızı kartın sorumlusu da Konyaspor değil tabii.BEŞİKTAŞ, 65’e kadar Veli ve Necip’in önderliğinde rakibine nefes aldırmadı. Çok iyi pres yaptı. 65 dakika boyunca rakibinden çok üstündü. 11’e 10 oynanan bölümler için yorum yapmak ise pek sağlıklı olmaz. Nitekim Konyaspor eline geçen fırsatı bu bölümde çok iyi kullandı.DENYS BOYKO KÖTÜYDÜİLK kez forma giyen Boyko 2 golde de hatalıydı. Frikik golünü kapattığı köşeden, ters ayakta yakalanıp yedi. 2. golde ise hatalı çıktı. 1 kritik gollük hatasını ise kendi telafi etti. Orada maç 3-1 de olabilirdi.BEŞİKTAŞ dün maçı kaybetmedi. 4 gün içinde 3. stoperini kaybetti. Rhodolfo’nun ardından kırmızı kart cezalısı Marcelo da Başakşehir maçında yok. Elde kaldı sadece Alexis... Dün bütün takımı dinlendiren Şenol Güneş gibi tecrübeli bir teknik adam neden alternatifi olmayan 2 stoperi de oynattı? Bunu anlamak mümkün değil.KONYA zaten sadece savunmayı düşünen bir takım. Şenol Hoca, Marcelo ve Alexis yerine erteleme maçlarıı için düşündüğü ismleri denese daha akılcı bir tercih olmaz mıydı? Çünkü asıl mühim olan Başakşehir maçıydı.
6 haftadır ligde maç oynamayan Beşiktaş, bıraktığı yerden döndü. En son Konyaspor’u 4-0 ile adeta sahadan silen siyah-beyazlılar ligin organize ve iyi savunma yapan takımlarından biri olan G.Antep’i zorlanmadan geçti. Beşiktaş o kadar yetenekli oyunculara sahip bir takım ki zaman zaman oyun içinde kopukluklar yaşasa bile çok kolay pozisyona girip farklı bir galibiyet alabiliyor. Goller ve kaçanlar, nitelikli hücum aksiyonları “Şenol Güneş Beşiktaş’ının” bir klasiği idi yine dün gece.TOPLA adeta dans eden Oğuzhan, çok hareketli ve istekli bir Gomez, bitmek tükenmek bilmeyen bir enerji ile oynayan İsmail, kalitesini ayağına her aldığı topta gösteren Sosa Beşiktaş’ın en iyileriydi.BEŞİKTAŞ farklı kazandı, hücumda yine zengindi ama Tolga için de ayrı bir paragraf açmak lazım. Tecrübeli kaleci, Boyko’nun gelişi ile birlikte belli ki silkinmiş. dün gece yaptığı 3 kritik kurtarış ile G.Antepspor’u maça ortak etmedi.2 yeni transferden Marcelo geçen hafta Bundesliga’da maç oynadığı için daha fit durumda. Alexis ise maç eksikliğinin ve oyuna sonradan girmenin tedirginliğini yaşasa da iyi bir maç çıkarttı.TEK SIKINTI STOPERKAR yüzünden maçların ertelenmesi ile puan olarak geride kalan Beşiktaş, psikolojik baskı altında kalacağı yönündeki safsatalara “Ben buradayım. Hazırım ve güçlüyüm. Şampiyonluğun da en güçlü adayıyım” mesajını verdi.BELLİ bölümler dışında oyunun kontrolünü rakibe hiç vermeyen siyah-beyazlılar, zorlanmadan farklı bir galibiyet elde etti. Şampiyonluğa oynayan takım, gol atar, pozisyona girer. Topa sahip olur, oyuna hükmeder. Bu dünyanın her yerinde böyledir. İyi futbol tanımlamasını değiştirmeye çalışanlar eski köye yeni adet getirmesinler.BEŞİKTAŞ, lige kaldığı yerden devam etti. Vitesi daha da yükseltecek potansiyeli var. Siyah-beyazlılar için tek olumsuzluk Rhodolfo’nun sakatlığı ile erteleme maçlarında yaşanacak stoper sıkıntısı.G.ANTEPSPOR’DA yeni transferler Abuda ve Habibou’yu çok beğendim. Ancak konuk takım ligin en iyi file bekçilerinden Karcemarskas’ı fazlasıyla aradı.
F.BAHÇE ilk yarıda sahada yoktu adeta. Oyunu kontrol eden, atak devamlılığı sağlayan ve pozisyonları bulan Antalyaspor’du. Son 11 maçta sadece 1 kez maç kazanan -o da mucizevi Mersin galibiyeti- kırmızı-beyazlı ekip karşısında ilk yarıda Inkoom’un hediye pası ile pozisyona giren Fernandao dışında rakip kalede tehlike yaratmadı F.Bahçe.ASLINDA sürekli kazanmasına rağmen gol pozisyonu ve hücum üretkenliği konusunda sorun yaşayan F.Bahçe’yi objektif bir gözle takip edip yorumlayanlar için sürpriz değildi bu görüntü.ORTA alandaki bu 3’lü üretemiyor. Pozisyon hazırlayamıyor. İyileşen ve kupada gol atan Diego, neden tercih edilmedi bunu anlamak da kolay değil.NİTEKİM Pereira, işlerin yolunda gitmediğine kanaat getirerek Van Persie hamlesini 46. dakikada yaptı ve oyuna hiçbir değer katmayan Ozan’ı oyundan aldı.ANTALYASPOR bile F.Bahçe ile oynarken santrfor M’Billa, forvet arkasında Eto’o ile oynuyor ise F.Bahçe neden Van Persie-Fernandao ikilisini birlikte oynatmıyor? Bu soruyu sanıyorum tüm F.Bahçe-liler maçı izlerken birbirilerine sormuştur.2. yarıda 1-0 yenik oynayan F.Bahçe’nin daha aktif olacağını bekleyen herkes ise fazlasıyla yanıldı. Antalyaspor orta sahayı daha rahat geçti ve maçı 3-0’a getirdi, hatta 4 ve 5. golleri de kaçırdı.ETO’O TEK BAŞINA YETTİSAKATLANIP çıktığı dakikaya kadar aldığı her topu akılcı kullanan, arkadaşlarını pozisyona sokan, kendi pozisyonlara giren Eto’o sahanın yıldızıydı. Kamerunlu çıkmasa F.Bahçe daha da ağır bir yenilgi ile karşılaşabilirdi.F.BAHÇE açısından felaket bir gece oldu lakin ofansif olarak bu maç ne Eskişehir ne de Rize maçlarından farklı değildi. Tuzla’ya, Kayseri’ye karşı bile pozisyona giremeyen teknik direktör Vitor Pereira, bu iş hep böyle gider sandı ve kendini kandırdı. Kanat beklerinin yaptığı ortalar dışında hücumda hiçbir planı olmayan F.Bahçe, iyi savunma yaparak maçları bir bir kazandı. Dün savunma aksarken asıl fark Samuel Eto’o gibi bir yıldızın rakip takımda olması ve Antalya’nın cesur oyunundaydı. HAKEM Ali Palabıyık ise kusursuza yakın bir yönetim gösterdi.
F.BAHÇE’NİN hakimiyetiyle geçen maçta sarı-lacivertliler oyun olarak değil ancak skor olarak yine bocaladı. Bu durumu getiren ana unsur F.Bahçe’nin dünkü 11’inde Van Persie dışında golcü oyuncu olmamasıydı. Bu kadar baskı kaleci hatalarıyla 2 gol getirdi. Galibiyet bitime 13 dakika kala geldi. Topa daha fazla sahip olan, rakip yarı alanda iyi baskı yapan F.Bahçe, golü getirecek pozisyonları üretse de kalesinde yediği tek golün faturasını az kaldı pahalıya ödüyordu.HALBUKİ Sivas’ın koşacak derma-nı olmayan Eneramo ve kötü gününde olan Aatif’la F.Bahçe’yi hiç tehdit edemediği bir maç izledik. Böyle bir rakibe karşı kolay geçmesi beklenen maçın neden bu kadar zor kazanıldığını teknik direktör Vitor Perreira irdelemeli.GEÇMİŞ maçların aksine kanatlardan getirilen toplarda rakip ceza alanında sayısal olarak çoğalma dün ilk kez yeterliydi. Mehmet Topal, Ozan ve Josef, Sivas ceza sahasına girip pozisyonlar buldular. Kanat bekleri sürekli atak devamlılğı sağladı ancak dün cezalı olduğu için forma giymeyen Fernandao’ya uygun maçta F.Bahçeli futbolcular gol vuruşlarında yetersiz kaldılar.OFANSİF ORTA SAHA LAZIMİLK yarıda olumlu bir görüntü ortaya koymayan Markoviç, ikinci yarıda F.Bahçe’nin en iyi isimlerinden biriydi. Mehmet Topal her zamanki çizgisinde yine çok top kazandı ve F.Bahçe’ninoyun devamlılığı sağlamasında baş aktörlerden birisi oldu. Orta alanda oynayan Ozan ve Josef ise oyuna daha fazla kalite katacak işleri yapamadı.GÖRÜNEN o ki ara transferde F.Bahçe’nin bir santrfordan ziyade gol ve asist yapacak, tabela değiştirecek ofansif bir orta saha oyuncusuna ihtiyacı var.SEZON başından beri ofansif an-lamda en zengin maçlarından birini oynayan F.Bahçe’nin 3 puan için zorlanmasının nedeni de orta saha merkez oyuncularının skor üretecek aksiyonlarda yetersiz kalmalarıydı.Sivas ise sezon başına oranla daha diri ve organize göründü ancak Okan Buruk’un takımının da net bir şekilde forvet transferi ihtiyacı ortada.FIRAT Aydınus ise iyi maç yönetti.
BEŞİKTAŞ, Konya’nın önde baskıyla maça başlaması karşısında bocaladı. Aykut Kocaman belli ki Beşiktaş’ı iyi analiz etmiş ve maça hızlı başlayacağını hesaba katarak siyah-beyazlıları durdurmayı planlamış.BU bölüm 20 dakika sürdü. Ancak 25’ten sonra rakip yarı alana yerleşen siyah-beyazlı takım oyun hakimiyetini eline geçirdi. Quaresma ile sağ kanatta etkili olan Beşiktaş, İsmail’i hücum bölgesine sokmayı başarsa da final paslarında başarı sağlayamayınca üretkenlik sağlayamadı. İlk yarı Beşiktaş’ın sorun yaşadığı durumlardan biri de Gomez’in yanına, gol bölgesine 2. oyuncu sokamamak oldu.2. yarıda Oğuzhan’ın başlattığı ve olgunlaştırdığı pozisyonda Gomez’i Konya savunması iyi kapattı fakat Oğuzhan soğukkanlı ve klas bir vuruşla Beşiktaş’ı öne geçirdi.BEŞİKTAŞ’IN SİLAHI ÇOKKONYA gibi disiplinli ve savunma emniyeti ile oynayan bir takım karşısında galip gelebilmek için ‘Anahtar’ ilk golü bulmaktan geçiyordu. Nitekim Beşiktaş, birkaç dakika sonrasında Q17’nin harika ortası ve Gomez’in kafa vuruşu ile 2. golle burun buruna geldi.2. yarıda baskılı, hareketli ve keyif veren Beşiktaş’ta tek olumsuzluk son derece etkili oynayan Quaresma’nın ucuz bir sarı kart görmesi ve oyundan alınması oldu. Portekizli yıldız kolay kart gören bir kişilik. Evet, ama dün gördüğü sarı kart ağır oldu ve Şenol Güneş, iyi ve istekli olmasına rağmen Quaresma’yı oyundan almak zorunda kaldı.BEŞİKTAŞ, o kadar önemli hücum silahlarına sahip bir takım ki Gomez sahne almasa, Sosa iş yapıyor. Onlar dursa Oğuzhan tabelayı değiştiriyor. Quaresma, Gökhan ve Olcay da önemli birer silah. Hepsi suskun kalsa kenarda Cenk gibi bir golcü var. Ligin en iyi santrforu ve en etkili forvet arkası hattı Beşiktaş’ta. Durum böyle olunca da siyah-beyazlılar lider ve en golcü takım. Üstelik izlenmesi keyifli bir futbol ortaya koyuyor. 1-0’dan sonra Beşiktaş’ın gerçek gücü, hızı ve kalitesi ortaya çıktı. Nitekim goller ve pozisyonlar geldi. 2. yarıdaki oyun ile adeta gövde gösterisi yapan siyah-beyazlılar, Konya gibi zor gol yiyen disiplinli bir takımı adeta sürklase etti.GÖKHAN yeteneğinde bir oyuncu dünkü golden sezon boyu en az 10 tane atmalı.BEŞİKTAŞ, bu galibiyetle F.Bahçe maçının sonucunu beklemeden ilk yarıyı lider bitirdi. Bu apoleti fazlasıyla hakeden siyah-beyazlılar, Tolgay ve Veli’nin de takıma katılması ve devrede yapacağı 1-2 takviye ile şampiyonluğun en güçlü adayı olarak 2. yarıya girecek. Üstelik rakibi F.Bahçe, Avrupa’da zorlu maçlar oynayacak. 11 puan gerideki G.Saray’ın ise bu yarışta var olabilmesi için 10-12 maçlık galibiyet serisi yakalaması ve rakiplerin puan kaybetmesini beklemesi gerekecek.ÇINAR’I İLK KEZ BEĞENMEDİMGELECEK vaad eden hakem Serkan Çınar’ı ise dün ilk kez hiç beğenmedim. Gomez ve Oğuzhan’a arkadan yapılan hareketler avantaj sonrası açık birer sarı kartı gerektirirken 4-0 galip durumda, futbol oynayan takıma üst üste kartlar çıkarması anlamsızdı.