Güntekin Onay

Güntekin Onay

gonay@gazetevatan.com

Sosa'nın gecesi

21 Aralık 2015

Osmanlıspor'un istediklerini daha fazla yaptığı bir maç izledik dün akşam. Sert ve kaygan zemin Beşiktaş'ı zorladı. Buna Osmanlıspor'un orta alanda temaslı ve yakın oyunu da eklenince Beşiktaş bir türlü istediği oyunu sahaya yansıtamadı. Ligin en az pas isabet oranına sahip ekibi Osmanlıspor karşısında Beşiktaş, topa daha fazla sahip olmalıydı.Beşiktaş'ın dün gece yaşadığı bir diğer önemli sorun ise savunmada oynayan Ersan ve Rhodolfo'nun Beşiktaş orta alanına yakın oynamayıp kendilerini sürekli geriye atmalarıydı. Bu durum orta alanda kaybedilen topların ardından Osmanlıspor'a alan ve zaman kazandırdı. Ev sahibi ekip böylece Aminu, Musa ve Ndiaye ile Beşiktaş yarı sahasına çok çabuk geçti.2 kez geri düşüp beraberliği yakalamasına rağmen Beşiktaş, rakibini paniğe sevk edemedi. Atılan goller Quaresma, Gomez ve Sosa'nın bireysel becerisi ile geldi. Bunun dışında hücum aksiyonlarında ilk kez bu kadar yetersiz bir Beşiktaş izledik. Fenerbahçe'nin galibiyetle kapattığı bir haftada açıkçası Beşiktaşlı oyunculardan daha yüksek bir mücadele gücü ve kararlılık bekliyorduk.2'nci yarının başında çok çabuk gelen beraberlik golünden sonra oyunu daha fazla forse etmeye çalışan Osmanlıspor oldu. Ndiaye ve Aminu çok etkili, hızlı ve kontrolü zor oyuncular. Bu 2 isim de Beşiktaş'ı çok zorladı.GÖKHAN TÖRE NEDEN YOK? Şenol Güneş, beklenenin aksine skoru ele geçirememesine rağmen Gökhan Töre gibi önemli bir silahı oyuna dahil etmedi. Halbuki Gökhan, hem Galatasaray hem de Karabükspor maçlarında oldukça hazır bir görüntü ortaya koymuştu. İlginçtir oyuncu değişikliklerinin ardından Beşiktaş'ın oyunu daha da geriye gitti.Bir türlü rakibini baskı altına alamayan Beşiktaş, Osmanlıspor'un son 10 dakika psikolojik olarak beraberliği koruma duygusu ile geriye yaslanması sonucu daha atak göründü. Sosa'nın bireysel becerisi ile attığı 3'üncü gol ise alkışı hak eden Beşiktaş'ı şampiyonluk yarışında şahlandıran gol oldu.Beşiktaş'ta yıldızlaşan Sosa'nın dışında İsmail oldukça aktif bir oyun ortaya koyarken takımın hemen hemen tamamı kendi kalitesinin altında kaldı. Beck ve Atiba gibi 2 istikrarlı oyuncu bile çok fazla pas hatası yaptılar. Ligin başından beri en çok zorlandığı maçı oynayan Beşiktaş'ın bu maçı kazanması Sosa'nın bireysel becerisi ile oldu. Aynı Kayseri'de olduğu gibi... Beşiktaş, Ankara'da sadece 3 puan değil çok daha fazlasını kazandı.İlk yarının son dakikasında Bilal Aziz'in koluyla oynadığı top ise net bir penaltıyı gerektiriyordu.

Devamını Oku

Tatsız ve tuzsuz

20 Aralık 2015

F.BAHÇE’NİN alışılageldik deplasman oyunu sergilediği bir maç oldu. Yine düşük tempo ve savunma emniyetinden ödün vermeyen anlayış ile oynadı sarı-lacivertliler. Topa daha fazla sahip olup oyunu genel anlamda kontrol etse de hücumda pozisyon zenginliğinden uzaktı.İLK yarıda Fernandao’nun 2 kafası dışında rakip kaleyi tehdit altına alamayan F.Bahçe, Markovic’in adrese teslim şık pası ile golü bulmasının dışında estetik ve üretkenlikten uzaktı. G.Birliği ise kanatları kapatma telaşı ile hücum aksiyonlarından uzak kaldı.2. yarıda özellikle 60’tan sonra oyunda üstünlüğünü pekiştiren F.Bahçe, Fernandao ile inanılmaz pozisyonlardan sonuç alamadı. 2 farkı yakalayamadığı için de rakibini oyunda tuttu. Maç boyunca yeteneklerini sergileyemeyen Nani, kendine sinirlendi ve oyundan düştü.GENÇLER’İN İŞİ ZORF.BAHÇE, daha hızlı oynamalı, topa akışkanlık ve tempo katmalı. Takım savunmasını iyi yapan, ligin en az pozisyon veren takımı sarı-lacivertliler ofansif oyununu bir seviye daha yukarı çıkartabilecek oyuncu kalitesine sahip. Ancak mevcut oyun anlayışı Perreira’nın tercihinden kaynaklanıyor. Önce pozisyon vermemek üzerine kurulu bu mantalite puan ve maç kazandırıyor fakat izleyenlere ne yazık ki keyif vermiyor. Portekizli sahayı iyi parselleyen, organize bir takım inşa etti fakat hücumda rakip ceza alanında çoğalan bir ekip olamadı henüz F.Bahçe.LİGDE 7 maçtır kazanamayan sorunlu bir G.Birliği karşısında daha fazla atak devamlılığı, üretkenlik ve hücum zenginliği beklemek herkesin hakkı. Renkli ve heyecanlı değil. Yavan ve ağır bir maç oldu. V.Şen, Ozan ve Van Persie hamleleri bile arzu edilen hareketliliği getirmedi F.Bahçe’ye.G.BİRLİĞİ ise Stancu, El Kebir ve İrfan gibi silahlarına rağmen hücum fukarası görüntüsünü devam ettirdi. Başkent ekibinin de ligde işi zor.

Devamını Oku

2-1 bile mucize

15 Aralık 2015

İLK yarı öyle bir maç oldu ki sanki G.Saray, Beşiktaş’ın 6 puan önünde veya kupada ilk maçı evinde 2-0 kazanmış, rövanşa gelmiş. Kazanmak zorunda olduğu bir maçta bu kadar pasif, defansif bir G.Saray açıkçası şaşırttı. Pas ve hücum yapamayan G.Saray, Beşiktaş’a pozisyonlar da verdi. Oyun olarak çok üstün oynayayan Beşiktaş, Muslera’yı geçemeyince devre golsüz kapandı. İlk yarıda Sneijder, Podolski ve Beşiktaş kalecisi Günay’ı hiç görmedik.Bİr futbol takımının rakip ceza alanına hiç yaklaşmadan gol attığına ise ilk kez bu derbide tanık olduk. Kaleci Günay Güvenç’in son derece gereksiz bir çıkışla kendi yarı sahasının ortasında kaybettiği topu Sneijder boş kaleye gönderdi ve G.Saray’ı mucizevi bir şekilde öne geçirdi.GOMEZ bu gole klas bir vuruşla 2 dakika sonra cevap vermese o dakikaya kadar sahanın tek hakimi olan Beşiktaş, psikolojik bir baskı ile da mücadele etmek zorunda kalabilirdi.1-1’den sonra da üstün oyununu sürdüren Beşiktaş’ta Şenol Güneş, Kerim ve Gökhan Töre hamleleriyle galibiyeti istediğinin mesajını oyuncularına yineledi. Nitekim Kerim’in ortasında Gökhan golü atarken Beşiktaş, 2-1’den sonra da presli oyununu sürdürdü.BU KADARINI GÖRMEDİK!BEŞİKTAŞ maçın tamamında G.Saray’a karşı o kadar hakim bir oyun oynadı ki son yıllarda 3 büyükler arasında bir takımın diğerine oyun anlamında bu kadar üstünlük kurduğu bir derbiye şahit olmamıştık. Beşiktaş’ta Oğuzhan, Atiba ve özellikle de İsmail çok iyi oynadılar. Oyuna girdikten sonra Kerim ve Gökhan Töre de etkili oynadılar.BEŞİKTAŞ’IN G.Saray’ı adeta sahadan sildiği bu karşılaşmanın 2-1 bitmesi bile mucizeydi.Mustafa Denizli gibi deneyimli bir teknik adamın Ched-jou’yu orta alanda oynatması büyük hayâlkırıklığı. Bu Beşiktaş’ın kendi takımndan daha güçlü olduğunu kabul etmek anlamına geliyor.

Devamını Oku

10 kişiyle bu kadar

6 Aralık 2015

FUTBOLDA bazen doğru zamanda doğru yerde olursunuz, bazen de yanlış zamanda yanlış yerde. Küçük gözüken hataların faturası ağır olur. Hasan Ali’nin kırmızısı ve Diego’nun yarattığı penaltı böyle pozisyonlar. 10 kişiyle oynamak kolay değil. 2 kez yenik duruma düşmesine rağmen F.Bahçe 10 kişi ile beraberliği yakaladı hem de berbat bir zeminde... G.Antep defansif bir takım. Hücum gücü son derece kısıtlı. Sadece savunma yapmaya çalışıyorlar. Onu da iyi yaptıkları söylenemez. Amatör seviyede bile yapılmayacak pozisyon hataları yapıyorlar. Böyle bir rakibe karşı topa daha fazla sahip olup baskılı oynamak doğal.F.BAHÇE 10 kişi kalmasına rağmen oyunun hakimiydi. 11’de şans bulan Fernandao gününde değildi. Gökhan, F.Bahçe’nin en istekli ve üretken futbolcularının başında gelirken 1 asist yapmasına karşın Diego, takımın en başarısız ismiydi. Alper, yaptıklarına ve yapamadıklarına rağmen F.Bahçe’nin en faydalı oyuncularından. Dün 1 gol attı ve çok çalıştı.G.ANTEP ÇOK KÖTÜ!F.BAHÇE’Yİ bu maçı baz alarak yavaş oynadı diye eleştirmek doğru olmaz. Zemin ve maç içi değişkenleri aleyhineydi çünkü.LİGİMİZDE ‘mücadele etmek’ kavramı çok hakim. Özellikle Anadolu takımlarını çalıştıran teknik adamlar mücadele etmenin önemini vurguluyorlar. Top oynamak, etkili hücumlar yapabilmek her ne kadar kalite ile ilintili olsa da G.Antep’in oynadığı şey 10 kişiye karşı futbol falan değil. Mücadele etmeye çalışan bir oyuncu grubu var sahada sadece. Bu kadar kötü ve anti-futbol oynayan bir ekibi son dönemlerde görmemiştik. 65 dakika 10 kişi oynayan bir rakibe karşı 1 pozisyon dahi üretemeyen bir takım aldığı 1 puana sevinmeli. Bu sezon ligimizde oyun kalitesi ne yazık ki çok düşük.F.BAHÇE için ise beraberlik mevcut koşullar altında kötü değil. Son saniyede Fernandao’nun direkten dönen topu gol olsa F.Bahçe 3 puanla dönecekti.

Devamını Oku

Keskin bir viraj dönüldü

5 Aralık 2015

BEŞİKTAŞ, maçı kopartıp farka gidecek pozisyonları değerlendiremiyor. Final paslarında saç baş yolduracak toplar gol bölgesine ulaşmıyor. Küçük gibi görünen bu detaylar futbolda her şey. 2-1’ken 3-1’e getirecek o kadar çok pozisyon ve verilemeyen pas var ki. İnanılır gibi değil. Ligin başından beri bir çok maçta onlarca kez benzerleri yaşandı. Şenol Güneş bu poziyonları izlettirip, oyuncularına bu fırsatların önemini mutlaka vurgulamalı. 90+2’de 4’e 2 gidip de sonuçlandırılamayan atak Beşiktaş’ın kronik hastalığı. Bunu çözmesi lazım. En büyük sorun bu.MAÇA gelince; haftalardır ortaya çıkmayan Sosa, nihayet sahne aldı ve 1 gol + 1 harika asist ile kalitesini ortaya koydu. İyi başlayan siyah-beyazlılar 1-0’ı Gomez ile bulsa da Kayserispor’un -İsmail’in ofsaytı bozduğu pozisyonda attığı gol- ev sahibi ekibi yüreklendirdi. 1-1’den sonra daha güvenli oynayan ev sahibi, Beşiktaş’ı zorlasa da yeterli üretkenliği sağlayamadı.İKİNCİ yarıda kontrol tamamen Beşiktaş’taydı. Fakat kaçan fırsatlar üçüncü golü getirmeyince ev sahibi Kayserispor, bir şekilde maça tutundu. 5 maçtır kaybetmeyen dirençli ve fizikli bir rakip karşısında deplasmanda kazanmak önemliydi.AKSİYON İÇİNDE YOK!GÖKHAN Töre, Beşiktaşlılar’ın güvendiği, kamuoyunun beğendiği büyük potansiyele sahip önemli bir yetenek. Ancak son haftalarda beklenen çizgisinin çok altında. Dün tek bir gollük aksiyonun içinde olamadı.Hepsinden önemlisi çok top kaybediyor. Orta alanda gereksiz çalımlarla kendini yoruyor. Halbuki Töre, savunma arkasına ve arasına koşu yapıp, tek top oynadığı zaman, hızlı düşündüğü zaman çok daha etkili bir silah. Neden çabukluğunu, gücünü ve yeteneklerini bir silaha dönüştüremiyor. Tek başına her maçı kazandirabilecek potansiyeli varken neden bunu hayata geçiremiyor?SPORTİNG Lizbon ve G.Saray maçları öncesi keskin bir viraj, hatalara rağmen dönüldü. Beşiktaş önemli bir 3 puan elde etti.

Devamını Oku

Futbol skor oyunudur

4 Aralık 2015

EĞER bir futbol maçında bu kadar kötü oynayan, futbolun hiçbir temel prensibini ve gereğini yerine getiremeyen bir takım maçı farklı kazanıyorsa bazı şeyleri sorgulamak, tartışmak gerekiyor. Rakibe baskı yapamayan, temposu düşük, hücuma çıkamayan, çıksa geri dönemeyen; sahanın hiçbir gölgesinde çoğalamayan kopuk kopuk oynayan G.Saray dün farklı kazandı. Rakipten top kazanma sıralamasında 18 takım içinde 16. olan G.Saray’ın top rakibin ayağındayken ciddi sorunları var. Orta alanda top kapacak, top kazanacak dinamizmde oyuncusu yok. Biraz kalitesi olan, pas yapan her takım G.Saray’a sorunlar yaratır. MUSTAFA Denizli, tecrübeli bir teknik adam olduğu için, belli ki “Topun arkasına 11 kişi geçelim. Bekleyelim, rakibe alan vermeyelim. Gol yemezsek kesin kazanırız. Çünkü hücum bölgesinde kalitemiz var. Burak rakip savunmanın arkasına ofsayta düşmeden koşu yapar veya, Snejider-Podolski şut atar. Bir şekilde maçı kazanırız” demiş herhalde. Çünkü o da biliyor bu takım baskı yapamaz, oyunu domine edemez. Tempolu oynayamaz.3 YILDIZ G.SARAY’I TAŞIYORKEŞKE bu maçı ve geçen haftayı izledikten sonra skora bakıp Mustafa Denizli, ‘Bazı şeyleri değiştirdi’ diyebilsek.Hakan Balta’nın sol bek oynaması dışında, daha fazla kendi yarı sahasında bekleyen ve az hücum yapan bir G.Saray var 2 haftadır. Ligde şu ana kadar ki en net skoru almış olmasına rağmen böyle.WESLEY Sneijder, Lukas Podolski ve Fernando Muslera gibi dünya çapında kalitesi olan 3 oyuncu; kritik anlarda sahne alıyor ve G.Saray’ı taşımaya devam ediyor.BURSA, daha çok pozisyona girmesine rağmen, oyun üstünlüğünü elinde tutmasına rağmen kazanamadıysa Emre ve Necid yüzünden. Necid ne kadar gol atarsa atsın, çok ağır ve tedavülden kalkmış santrfor tipi. Genç Emre ise takımının en çalışkan ve istekli oyuncusu olmasına rağmen sol önde oynayacak meziyetlere sahip değil. Bursa bu kadro ile sürekli kaybediyorsa problemli bir takım olduğu için. Dzsudzsak yetenekli ama ürettiği hiç bir şey yok. Yeşil-beyazlılarda ayrıca anlamsız bir isteksizlik var.

Devamını Oku

İlk yarıdaki Fener’e ‘evet’

30 Kasım 2015

GÜNÜMÜZ futbolunun en temel belirleyicilerinden biri pres. F.Bahçe ilk yarı iyi pres yaptı. Etkili oldu, Trabzon’u hataya zorladı. 2. yarıda ise 10 kişi oynayan Trabzon’a karşı pres yapmadı ve rakibini 2. bölgede topun arkasına geçerek karşılamayı tercih etti. Bu durum ilk devre ve 2. devre arasında büyük bir oyun farkına neden oldu. F.Bahçeliler’in ve kamuoyunun beklentisi, ilk yarıdaki oyun. NANI attığı şık golün dışında Türkiye’ye geldiği günden bu yana en iyi maçlarından birini çıkarttı. İstekli ve çalışkandı. Ancak Van Persie yine beklenen çizgisinin altında kaldı.İLK yarıdaki baskılı oyunda Alper, Josef, H.Ali ve Gökhan parlayan futbolcular oldular. F.Bahçe, Trabzonspor’u kendi yarı alanından 2 kontra atak dışında çıkartmazken devrenin sonlarında gol pozisyonları da üreterek 2 farklı skoru bulma şansı yakaladı.PEREIRA ısrarla orta alan kurgusunu değiştirmiyor. M.Topal ve Josef’in defansif güçlerinden vazgeçmeyip bu 2 oyuncuyu orta alanda bir sigorta olarak düşünüyor. Hâl böyle olunca da ofansif üretkenlik Diego’nun üzerine yükleniyor.TRABZON NEYİN PEŞİNDE?2. yarı oynanan yavaş ve üretkenlikten uzak futbol F.Bahçe’nin ilk 11 haftadaki futbolunun benzeri. Bu eleştirisel yaklaşımda Trabzon’un 10 kişi oynaması göz ardı edilmemeli. Perreira için referans alınması gereken performans İlk yarıdaki oyun olmalı.F.BAHÇE’NİN liderliği ve 3 yıldır evinde yenemediği ezeli rakibini yenmesi olumlu. Gözle görülür bir yükseliş var fakat Mersin İY ve Trabzonspor gibi kırılgan ve sorunlu takımlar karşısında sergilenen bu çıkış, yanıltıcı olabilir.TRABZONSPOR saha içinde ve dışında sorunlu bir takım. Bu kadar harcanan paraya rağmen pes etmiş, dağılmış, yarışmacı duygudan uzaklaşmış olmaları üzücü ve düşündürücü. Cavanda ve Mbia iyi futbol oynadılar ancak bordo-mavililer hiç bir bölümde F.Bahçe’yi hücumda tehdit edemedi.TEKNİK direktör Sadi Tekelioğlu neden Marko Marin, Douglas ve Oscar Cardozo’yu oynatmıyor? Trabzonspor neden bu oyuncuları transfer etti? Bu sorulara cevap verecek birileri olmalı. Trabzonspor artık evrensel normlar ile yönetilmeli. Aslında kadrosu kö-tü değil. Yazık harcanan paraya.

Devamını Oku

Düşüşü görmek lazım

29 Kasım 2015

LİDER haftayı büyük hayâl kırıklığı ile kapattı. Yenilgiyi getiren önemli faktörler var. Bunlara mental ve fiziksel yorgunluk da eklenebilir ancak asıl etkenler şunlar: 1. Gomez’in kötü oyunu: Alman santrfor statik kaldı. Kanatlardan rekor sayıda orta gelmesine rağmen hiç öncelik alamadı. Buluştuğunda da etkisizdi.2. Tolga’nın yediği talihsiz gol: Akhisar ilk yarıda sadece 2 kez gelip 2 gol buldu. Sami’nin golünde Tolga gibi dene-yimli bir kaleci bu hatayı yapmamalıydı. 1-0 ile 2-0 arasındaki fark tek gol değil. Maç 2-0’a gelince Beşiktaş’ın bu katı savunmaya karşı işi iyice zorlaştı.3. Cenk hamlesi ile 4-4-2’ye çok erken dönüldü: Bu değişik-liğin ardından Beşiktaş orta sahası 1 kişi eksildi ve haki-miyetini kaybetti, pres gücü kayboldu, siyah-beyazlılar dönen topları alamadı. Sistemi değiştirmeden Gökhan hamlesi daha doğru olurdu. Çünkü Beşiktaş baskılı ve iyi oynuyordu. Cenk de iyi bir gününde değildi. Çok top ezdi, te-laşlı ve yavaştı. Orta alanı kalabalık tutmak günümüz futbolunun olmazsa olmazı. Sosa çıkınca pas akışkanlığı ve kalitesi kayboldu.4. Kanat beklerinin hücum katkısı yetersizdi: Böylesine kapalı bir savunmaya karşı İsmail ve Beck hücum aksiyonlarında etkinlik sağlayamadı.AYAĞA KALKMAK ŞARTBEŞİKTAŞ’TA dün Quaresma, Akhisar’ı en çok zorlayan isimdi. Sü-rekli aradı, denedi, sorumluluk aldı. Şenol Güneş ve oyuncular bu maçtan dersler çıkarmalı. Çünkü sıradaki Kayseri maçı hiç kolay olmayacak ve ardından Sporting ve G.Saray maçları geliyor. Beşik-taş’ın ayağa kalkması için bu hafta içi çok kritik. Şenol Güneş’in “çözülmeye” izin vermemek için gereken tedbirleri alması şart.BEŞİKTAŞ için dün kaybedilen bir 3 puan var sadece. Fakat düşüşü de görmek lazım. Geride kalan Sivas ve Sken-derbeu maçlarında da saha içi organizasyonunda ve tempoda sorunlar belirgin şe-kilde ortadaydı. Beşiktaş’ın kapanan takımlara karşı alanı daha fazla daraltması gerek. Stoperler orta çizgiye kadar çıkmıyor ve atak dönüşlerinde pres zamanlamasında problemler ortaya çıkıyor.AKHİSAR kalecisi Lukac, stoper Douglao ve santrfor Rodallega ligin en iyilerinden. Hâl böyle olun-ca da bu mütevazı ekip ligin flaş takımı olabiliyor.

Devamını Oku