BEŞİKTAŞ, Eskişehir karşısında ilk yarıda özlenen temposunu ortaya koydu. Özellikle 15. dakikadan sonra artan baskı ile birlikte pozisyonlar üst üste gelmeye başladı. Adeta ‘geliyorum’ diye haykıran gole imzayı Atiba attı. 1-0’dan sonra iştahı artan Beşiktaş, daha da etkili bir hücum oyunu oynamaya başladı ve Quaresma’nın harika asisti ile Gomez farkı 2’ye çıkarttı.
BEŞİKTAŞ’IN bu oyunu keyif veriyor. Ancak asıl anahtar kelimeler ‘orta saha sertliği’ ve ‘pres’. Top ile oynama becerisi kadar Beşiktaş’ın şampiyonluk koşusunda orta alandaki agresifliği de büşük önem teşkil ediyor. Quaresma, Oğuzhan, Sosa ve Gomez gibi oyuncuların birlikte oynaması zaman zaman sert ve diri takımlar karşısında Beşiktaş’ın işini güçleştirebilir. Siyah-beyazlıların bu dengeyi bulması ve maçlarda pres gücünden hiç bir zaman vazgeçmemesi şart. Özetle, “oynama” konusunda hiç bir sorun yaşamayan Beşiktaş, “oynatmamak” için de enerji koyduğu takdirde bambaşka bir takım hüviyetine bürünüyor.
OLCAY GEÇMİŞİ ARATIYOR
İKİNCİ yarı Oğuzhan ile başlayan, Olcay ile devam eden bir gol kaçırma yarışı vardı. Son vuruşlar ve final pasları isabetli olmayınca 3. gol ancak 70. da-kikada geldi. Siyah-Beyazlı ekipte dün kötü oynayan futbolcu yoktu. Eskişehirspor güçlü bir ekip olmasa da Marcelo-Alexis uyumu ve 2 stoperin de yerinde hamleleri gözden kaçmadı. Ayrıca hem Marcelo, hem de Alexis topu oyuna iyi sokuyor.
ATILAN 3 gol, kaçan en az 7-8 net gol pozisyonu Beşiktaş penceresinden olumlu. Olumsuz olan tek şey ise çok daha fazlası olmalıydı. Olcay, geçtiğimiz sezonlardaki golcü kimliğinden uzak. Lakin pozisyona giriyor. 1 gol bulması, üzerindeki baskıyı atmasını sağlayacaktır.
Tolgay büyük kazanç

