Şık mı, rüküş mü?

18 Mayıs 2026

Cannes Film Festivali başladı. Türk oyuncular her yıl olduğu gibi bu yıl da festivale çıkarma yaptı.Eşinin vefatının ardından ara verdiği oyunculuğa geri dönen Özgü Namal, bir otomobil markasının davetlisi olarak Cannes’a gitti. 40 yaşındaki Namal, tarzı ile beğeni topladı.Sümeyye Aydoğan kırmızı straplez kıyafeti ile festivalde boy gösterdi.Menajerlik şirketi ve stil danışmanıyla ani bir kararla yollarını ayıran Hande Erçel, yeni yol arkadaşlarının imzasıyla kırmızı halıdaki yerini aldı…Demet Özdemir, derin sırt dekolteli kıyafeti ile adından söz ettirdi.Bir de Gülsim Ali vardı Cannes’a katılan…Genç oyuncunun güzelliğine övgüler yağsa da, giydiği kıyafet-saçı-makyajı eleştirilerden nasibini aldı.‘Dizi galasına mı gidiyorsun abla?’ diye soran da var, ‘Yakın arkadaşının kır düğününe mi?’ diye soran da…Gülsim Ali henüz Türkiye’ye dönmediği için eleştirilere de yanıt veremediAma bilsin ki, havalimanında kendisine sorulacak sorulardan biri festival tarzı olacak…Kadir İnanır korkuttuYerşilçam’ın usta ismi Kadir İnanır, evinde rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldı. 77 yaşındaki İnanır’a zatürre teşhisi konuldu.2012’den bu yana sağlık sorunlarıyla mücadele eden Kadir İnanır sevenlerini korkuttu.Bir gün sonra tedavi gördüğün hastanenin baş hekiminden açıklama geldi.Usta aktörün solunum sıkıntısı yaşadığını öğrendik…Şimdi dularımız bir döneme damga vuran, Yeşilçam’ın mihenk taşlarından Kadir İnanır için…Sağlıkla ayağa kalk büyük usta..    

Devamını Oku

Ee noldu bizim takipçilere?

17 Mayıs 2026

Meta temizlik yaptı, Instagram’daki fake hesaplar birer birer kapatıldı.En büyük şoku binlerce takipçisi olan ünlüler isimler büyük kayıp yaşadı.Kylie Jenner tam 15 milyon takipçi kaybetti. Ronaldo 8 milyon… Selena Gomez 6 milyon…Fırtına Türk ünlüleri de vurdu tabi…Arap dünyasının favori isimlerinden Burak Özçivit’in takipçi sayısı bir anda 450 bin düştü.  Demet Özdemir’in kaybı 400 bin olurken, onu 300 bin ile İrem Derici takip etti.Önümüzdeki günlerde yeni bir temizlik yapılır mı ve bu kez rakamlar nasıl etkilenir şimdiden büyük merak konusu…Buse’nin tavrı gündem olduAlişan, 8 yıl önce nikah masasına oturduğu eşi Buse Varol’u elinde çiçeklerle sette ziyaret etti.Buse Varol’un evlilik yıldönümünü kutlayan Alişan’a olan mesafeli tavrı  takipçilerinin gözünden kaçmadı.Birçok takipçisi Alişan’ın sosyal medyada paylaştığı görüntülerin altına ‘Buse’nin aşkı bitmiş’, ‘Alişan tek taraflı çabalıyor’, ‘Sunucu olduktan sonra değişti’ şeklinde yorumlar yazmış…Buse Varol’un kız kıza çıktığı Amerika tatili, ödül törenine katılırken giydiği transparan elbise, son olarak da mini etekli paylaşımı da eleştirilerden nasibini almış…Hatta yorumu bir tık öteye götürüp ikilinin evliliğine yaz sonuna kadar süre verenler bile olmuş!Kızları Eliz’in doğumundan önce boşanma haberleri ile gündeme gelen ve her şeye kulak tıkayan çiftin ilişkisi bu kez nasıl devam edecek bekleyip göreceğiz…  

Devamını Oku

Bir kalp iki kişi için de atarmış, öğrendik

9 Mayıs 2026

Yıllar öncesinden hayalini kurup, ‘Adı Masal olur’ dediğimiz kızımız hayatımıza dahil oldu.Hayat başka bir yöne evrildi, zaman başka akmaya başladı…Bir insanın en fazla ne kadar sevilebileceğini de Masal ile öğrendik.Uykusundan feragat edemeyen ben her gece nefes alışını kontrol etmek için uyandım mesela…   İnsanlık için küçük, benim için büyük mesele…Hasta olduğunda saatlerce gözünü kırpmadan bekledim başında…Yeniden yürümeyi, yeniden koşmayı öğrendim…Doğum izni bitip işe başladığım gün patiklerini götürdüm yanımda…Evde bensiz ağlamasın diye ‘anne kokan’ tişört koydum başucuna…Uyumadığı günler boşa akan sütlerle görüntülü arayıp ninni söyledim…8-9 aylıktı her gün işten gelişimi beklemek için anneannesinin kucağında  camlara çıktığında…Bir gün ‘anne’ demiş ben yanında yoktum…Başka bir gün yürüyerek karşıladı beni…  İlk adımında da işteydim…6 yaşına kadar kolumda uyuttum, odasına götürmedim… Yatağına yatırmadım..Uzmanmış, psikologmuş umurumda değil. Ben ayrı kaldığım saatlerin acısını çıkardım.2019’da sıradan bir aralık günü 4 kişi olacağımızı öğrendik…Doktor ‘erkek bebek geliyor’ dedi… Öylesine erkek çocuk hayalim yok, öylesine aman erkek istemem diyen biriydim ki ‘bir daha bakın kızdır o’ dedim…Alışmam 3-4 ay sürdü… Son kontrole kadar hala bir umut kız bekledim.Maskelerin, mesafelerin gündem olduğu zamanlarda Sarp’ı kucağımıza aldık.Kadife gibi teni, çipil çipil bakışları…‘Nasıl da utandıracağım seni, erkek istemediğine pişman olacaksın’ der gibiydi…Öyle de oldu!Anne deyip koşmaları, durup dururken sarılıp öpmeleri, yüzümdeki en ufak değişimde ‘üzüldün mü sen’ diye sorup, gönül almaya çalışmaları…Mesela kızdığında ya da kırıldığında hiç ‘seni sevmiyorum’ demez, ‘Sen beni sevmiyorsun artık’ deyip bütün vicdan yükünü karşısındakine bırakır…Masal büyürken ben düzenli işe giden bir anneydim, Sarp pandemi çocuğu.Yine çalışıyorum ama evden… Bu kez çocuğumun her anına şahit olabildim…Tabii bu durum Masal’a karşı olan vicdan azabımı daha çok arttırdı.Onun neden yanında olmadım ki? Al işte büyüdü… Genç kız oldu…İnsan anne olunca olmayacak şeyleri düşünüp ağlarmış, inanmazdım…‘Saçmalama be daha bebek, asker olacak diye mi ağlıyorsun?’‘Ohoooo üniversiteye gelene kadar bir asır var… Şimdiden neyin dertlenmesi bu?’Bunlar hep benim kınama cümlelerim…Geçen akşam yemek yerken, ‘Bir gün bu masada yalnız kalacaksın Elif’ diye ağladım…Sarp rüya görüp korkmuş, Masal da onu yanına çağırıp uyutmuş… İkisini sarmaş dolaş yatarken görünce ‘Ya bir gün aydı yerlere düşerlerse’ diye düşünüp ağladım…Masal 12 yaşında, 6-7 sene sonra üniversiteli, başka şehre gider de onu her gün göremezsem?Bakın bu da bir ağlama sebebi 😊                                                                                                      Bunun gibi onlarca hatta yüzlerce şey…İhtimaller ve gözyaşları…Bu yıl Anneler Günü’nü yine bir yanımda Masal diğer yanımda Sarpiko ile kutlayacağım. Hayatımda oldukları için şükrederek…Ayaklarına taş değmesin, gözlerinde yaş süzülmesin… Allah acılarını göstermesin diyerek…Birlikte ne kadar zamanımız var bilmiyorum. Ama şunu biliyorum; siz benim bu dünyada sahip olduğum uğruna her şeyden vazgeçeceğim, sorgusuz – sualsiz, koşulsuz sevdiğim mucizelersiniz…O minik, merhametli kalplerinizden öperim çocuklarım! Anneniz sizi çok seviyor…  

Devamını Oku

Hayat aynı olur mu bir daha

21 Nisan 2026

Türkiye 15 Nisan’da Kahramanmaraş’taki okul saldırısı ile sarsıldı. Bir gün önce de Siverek’te yaşanmıştı benzer bir olay…Anne-babalar sabah öpe koklaya okula yolladıkları çocuklarını tabutlarını aldılar.Saldırı anına ait görüntüler de sosyal medyada hızlıca yayıldı.İki kız çocuğu saniyeler sonra başlarına geleceklerden habersiz okul koridorunda hoplayıp zıplıyordu mesela…İnsanın içine oturan bir an.Sonra öğrencilerini canı pahasına korumaya çalışan bir öğretmen…‘Son ders: Siper olmak’ yazmış biri… Sadece 4 kelime ama O kadar ağır ki!Olay enine boyuna araştırılacak, sosyolojik psikolojik açılardan değerlendirilecek…Eğitim, güvenlik konuları konuşulacak…Neler yapabiliriz, nasıl koruyabiliriz, ne önlem alabiliriz?Sonra bir gün herkes köşesine çekilecek… Günler geçecek, mevsimler değişecek, dünya tüm hızıyla dönmeye devam edecek… Peki yarım kalan aileler hiçbir ilacın iyileştiremediği bu  yarayı nasıl saracak? HANDE’NİN TEST SONUCU NEGATİFMİŞÜnlülere yönelik yürütülen yasaklı madde operasyonları kapsamında Hande Erçel hakkında da gözaltı kararı verilmişti…Londra’da olan Erçel, ‘En kısa sürede ülkeme dönüp, üzerime düşeni yapacağım’ demişti..Dediğini de yaptı.Uçaktan iner inmez gerekli testleri vermek için Adli Tıp’ın yolunu tuttu.Sonuç sosyal medyada hızla yayıldı. Bir grup kanda bulunan maddeleri ‘pozitif’ olarak algıladı, başka bir grup ‘negatif’ şeklinde başlıklar attı.Ve nihayet bilirkişiler son noktayı koydu:‘Hayatım boyunca bu tarz maddeler kullanmadım’ diyen Hande Erçel’in testi negatif!  

Devamını Oku

Bitmedi bu kriz

14 Nisan 2026

İbrahim Tatlıses İstanbul’daki evinde rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldı, haberi alan Ahmet Tatlıses hastaneye koştu…Babasıyla mahkemelik olan Ahmet Tatlıses, ayağındaki kelepçe nedeniyle uzun süre cami avlusunda bekledi.Bir süre sonra ikna olan İbrahim Tatlıses, oğlunu odasına davet etti.Yıllar sonra gerçekleşen buluşmanın ardından Ahmet, ‘Hüngür güngür ağladık’ dedi.Tam her şey yoluna girdi derken, sabahına İbrahim Tatlses bomba gibi açıklamalarla karşımıza çıktı…Yine oğluna verdi veriştirdi, yine ahlar beddualar, yine suçlamalar…Gerek var mı baba-oğul olduğunu unutup bu kadar gerilmeye?Aile arasında olup biten her şeyi gözler önüne sermeye?AYRILIK NEDENİ HAFSANUR MU?Selahattin Paşalı ile Lara Paşalı’nın evliliğine nazar değdi!İkilinin ayrılık kararı aldığı konuşuluyor…Paşalı, önce Masumiyet Müzesi’ndeki partneri Eylül Kandemir ile olan fotoğraflarını sildi.Haliyle ‘Ayrılık nedeni Eylül mü?’ sorusu gündeme geldi.Çok geçmeden yeni bir iddia ortaya atıldı.Selahattin Paşalı, Eylül ile değil televizyon dizisindeki partneri Hafsanur ile yakınlaşmıştı!Taraflar konu ile sessizliğini korurken, Lara Paşalı’nın sosyal medya hesabındaki fotoğrafları kaldırması ‘ateş olmayan yerden duman çıkmaz’ dedirtti…Paşalı çifti ‘hiç sorun yok, gayet mutluyuz’ mu der,  ‘evet sorun var ama aştık’ diyerek mi kamera karşısına geçer yoksa kızlarına rağmen ayrılık yoluna mı gider önümüzdeki günlerde göreceğiz…

Devamını Oku

Ne olacak bu akran zorbalığı?

7 Nisan 2026

Ailece berbat bir hafta sonu geçirdik...Giresun'da yaşayan ve anasınıfına giden yeğenim, akran zorbalığına uğradı...Öğretmenin 'kafasını çarptı ama buz koyduk' diyerek hafifletmeye çalıştığı olay sonrası, kuzenim çocuğu okuldan aldı.Önlem amaçlı da hastaneye götürdü.Önce kusma nöbetleri, sonra doktorların gözü önünde kasılan elleri… Akıllara tek bir şey geldi: Beyin kanaması!Geri dönüşü olmayan her ihtimale karşı entübe edildi 6 yaşındaki çocuk.Civar illerdeki yoğun bakımlara bakıldı...19 Mayıs Üniversitesi Hastanesi'nde yer vardı neyse ki!Bir dizi tahlil, tomografi, MR...Yoğun bakımdaki tedavi başladı...İçeride cihazların arasında kendini bilmeden uyuyan minicik bir çocuk...Dışarıda büyük bir bilinmezlik yaşayan, evladını kaybetme ihtimali ile yüzleşen ailesi...Pazartesi gününe kadar uyandırılmayacağı söylendi ilk etapta.Sonuçlar iyi gelince, entübeden çıkarıldı. Hastane süreci devam ediyor, çocuk hala takipte. Gelelim okulda yaşanan aksaklıklara... Okulda öğretmen değişikliği yapılıyor, durum velilere sadece whatsapp grubundan 'Merhaba ben yeni öğretmeniniz' mesajı ile bildiriliyor.Hem öğrencilerin öğretmenlerini tanımaları, hem de velilerin çocuklarını kime emanet ettiklerini bilmeleri için oryantasyon yapılması gerekmez mi?Eski öğretmenimize ne oldu, neden gitti bilmiyoruz...Yeni öğretmenin mezun olduğu okulu, tecrübesini bilmiyoruz…Okul yönetimi sözleşmeli personel alırken hangi kritere dikkat etti?15 kişilik bir sınıfta, arkadaşı gelip çocuğu ittiriyor öğretmen konudan bihaber.Kuzenimi arayıp sakince 'başını vurdu ama biz buz koyduk' diyor...Bizimki ısrar edip, görüntülü görüşmek istediğini söyleyince mecbur kalıyor telefonu açmaya!'Anne gel beni al' demesine rağmen çocuğun bir şeyi olmadığı konusunda da ısrarcı hanımefendi.Hatta kaş göz ediyor 'Siz işinize bakın, biz iyiyiz...'İyi değilmiş işte çocuk!Ya öğretmenin söylediklerine ikna olup, almaya gitmeselerdi?Ya okulda kalmaya devam etseydi?Ya o kusma nöbeti, kasılma atakları okuldayken yaşansaydı?Ya biz her şey için geç kalmış olsaydık?Başka bir soru işareti okullardaki bu akran zorbalığına nasıl çözüm bulunacak?Canımız ağzımızda 'inşallah bugün bir şey olmaz' diye dua ederek mi geçecek günlerimiz?Bir şikayetlerimizi dile getirdik, hem okuldan hem öğretmenden şikayetçi olduk.Bu durumun öğretmene yansıması ne olacak mesela?El kadar çocuk yaşadıklarını nasıl unutacak?Bir annenin nefes nefese, ağlaya ağlaya geçirdiği saatlerin hesabını kim verecek?Karşı tarafın annesinin çocuğuna  yaptığı zorbalığın sonuçlarını anlatmamış, göstermemiş olması da ayrı bir vaka.O konuya girmiyorum bile!  

Devamını Oku

Takipten çıkma yok, hack'lenmiş!

24 Mart 2026

Geçtiğimiz günlerde sosyal medyada Suzan Tektaş'ın oğlu Alişan ile gelini Buse Varol'u takipten çıktığı haberleri dolaşmaya başladı.Alişan ile eşinin de karşı hamle yaparak annelerini takibi bıraktığı konuşulmaya başladı.Ailesine düşkünlüğü ile bilinen Alişan, iddialara sessiz kalmadı:Ünlü şarkıcı "Annemin hesabı yaklaşık bir yıl önce hack'lendi. O günden beri aktif bir hesabı yok" dedi.Yani ortada herkesin beklediği gibi bir gelin-kaynana krizi yokmuş, teknik bir sorun varmış!RAHMETLİYİ NASIL BİLİRDİNİZ?Bir dönem müzik dünyasında fırtına gibi esen yapımcı Erol Köse, 16. Kattaki evinin balkonundan düşerek hayatını kaybetti.61 yaşındaki Köse’nin vefat haberi magazin dünyasına bomba gibi düştü.Yolu Erol Köse ile kesişen ünlü isimlerden mesaj yağmaya başladı.Önce Atilla Taş ‘hakkımı helal etmiyorum’ dedi. Ardından Rober Hatemo, almak istediği araziye Köse’nin engel olduğunu açıkladı. Cenk Eren, Gani Müjde, Sanem Kuyucuoğlu derken; Nez göbek atarken çekilen videosunu ‘Ailece ne yaşadığımızı en iyi biz biliyoruz’ notuyla paylaştı.40’ı magazinle iç içe geçen 61 yıllık bir hayat… Arkana dönüp baktığında sana hakkını helal etmeyen onlarca insan…‘Erol Köse keşke böyle yapmasaydı’ demek için artık çok geç…Düştüğü durum ise henüz kendisini ve insan ilişkilerini düzeltme imkanı olanlar için bir pusula…Dönüp aynaya bakın ve kimseyi kendinizden bu denli uzaklaştırmayın.

Devamını Oku