Gerçekten başka marşa gerek yokmuş!

24 Haziran 2026

Türkiye’nin 24 yıl aradan sonra katıldığı Dünya Kupası hüsranla sonuçlandı. A Milli Takım, İlk maçında Avustralya’ya, ikinci maçında ise 10 kişi kalan Paraguay’a yenilerek maceraya veda etti.Oysa Dünya Kupası maçlarına aylar öncesinden hazırlanmıştık…Dudak uçuklatan fiyata formalar satmaya başladık, ‘hangimiz daha iyi marş yazacak’ diye yarışa girdik…Sonuç? Bırakın bayramı görmeyi, arefeyi bile yaşayamadık.‘Tükler Geliyor’ diyen ve her sahnesinde yazdığı marşı söyleyen, yetinmeyin Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bile dinleten Sinan Akçıl, yaşanan hezimetin ardından 'Bilseydim marşın adını 'Türkler Gidiyor' yapardım!' diye tweet attı.Haklı!Tarkan da çooook önce ‘başka marşa gerek yok’ demişti…Kim bilir belki de olacakları gördü de böyle konuştu, biz anlamadık.Haklısın Şirin!Tuğçe Tayfur’un eşi ve 2 çocuğunun babası Muhammet Aydın gözaltına alındı. Aydın’ın 9 suç kaydının olduğu ortaya çıktı.Neredeyse tüm ana haber bültenleri, internet siteleri ‘Ferdi Tayfur’un damadı Muhammet Aydın’ diye verdi haberi.Usta sanatçının yeğeni Şirin Gözalıcı duruma isyan etti.“Ferdi Tayfur ismi; emeğin, sanatın ve onurlu bir mirasın temsilidir. Hayatı boyunca tanımadığı, görmediği ve herhangi bir bağı bulunmayan kişilerle ilgili yapılacak haberlerde, "Ferdi Tayfur'un damadı" gibi ifadelerin kullanılmasını doğru bulmadığımızı belirtir; basın kuruluşlarımızdan bu konuda gerekli hassasiyeti göstermelerini rica ederiz.”Vallahi çok haklı…Ya Ferdi Tayfur,  ismi geçen kişiyle yan yana gelmemiş, evliliğe onay vermemiş, her zaman her şekilde tepkisini belli etmiş, hatta seçimlerinden dolayı canım-ciğerim demeyip kızıyla bile arasına mesafe koymuş!Adam damatlığa kabul etmemiş ki, siz her seferinde ‘Ferdi Tayfur’un damadı’ diye bahsediyorsunuz…İlla usta sanatçının ismine ihtiyacınız varsa ‘Ferdi Tayfur’un damatlığa kabul etmediği…’ demek daha yerinde!  

Devamını Oku

Canım pardon, hangi arzın talebi bu marşlar?

21 Mayıs 2026

Heyecan haftalar hatta aylar öncesinden başladı…Müzik dünyasında ise bambaşka bir yarış baş gösterdi.Sinan Akçıl, Dünya Kupası için marş yazdığını açıkladı: Türkler Geliyor…Ondan kısa bir süre sonra Semicenk ‘ben de marş yaptım’ diyerek çıktı. Ardından Edis, yaza damga vuran ‘Martılar’ şarkısını Dünya Kupası’na uyarladı…100 yıldır bir araya gelmeyen ‘Birkaç İyi Adam’ grubu bile yeniden buluştu inanır mısınız?Rafet El Roman bir yandan, Murat Dalkılıç bir yandan, yapay zeka ise bambaşka bir yandan…Hangi arzın talebi olduğunu anlayamadığımız sayısız marş dijital ortamlarda dolaşmaya başladı.Tüm bunların üzerine Reynmen ‘birlik olalım diye yapılan marş ancak bu kadar ayrıştırıcı olabilir’ dedi. Çok da güzel söyledi…Neredeyse çeyrek asır önce yazdığı ‘Bir Oluruz Yolunda’ ile ulaşmadığı kıta kalmayan, 7’den 70’e herkesi aynı cümlelerde buluşturan Tarkan noktayı koyan bir açıklama yaptı:“‘Bir oluruz yolunda' gibi bir marş yazmışım bir kere ve yenisini yazmak gibi bir niyetim, düşüncem de yok. En azından kendi adıma gerekli bulmuyorum böyle bir şeyi.”  Emek vermek, çaba harcamak, ‘ben de varım’ demek elbet güzel… Dinledik, saygı duyduk. Tamam.Norm Ender’in kulakları çınlasın ve şimdi müsaadenizle mekanın sahibi geri gelsin…  Biz dinleyiciler Tarkan ile yola devam ediyoruz:“Bir oluruz yolunda Hadi bastır, gönüller coşsun O kupalar sana helal, al Gel de buralar bayram olsun!”  

Devamını Oku

Şık mı, rüküş mü?

18 Mayıs 2026

Cannes Film Festivali başladı. Türk oyuncular her yıl olduğu gibi bu yıl da festivale çıkarma yaptı.Eşinin vefatının ardından ara verdiği oyunculuğa geri dönen Özgü Namal, bir otomobil markasının davetlisi olarak Cannes’a gitti. 40 yaşındaki Namal, tarzı ile beğeni topladı.Sümeyye Aydoğan kırmızı straplez kıyafeti ile festivalde boy gösterdi.Menajerlik şirketi ve stil danışmanıyla ani bir kararla yollarını ayıran Hande Erçel, yeni yol arkadaşlarının imzasıyla kırmızı halıdaki yerini aldı…Demet Özdemir, derin sırt dekolteli kıyafeti ile adından söz ettirdi.Bir de Gülsim Ali vardı Cannes’a katılan…Genç oyuncunun güzelliğine övgüler yağsa da, giydiği kıyafet-saçı-makyajı eleştirilerden nasibini aldı.‘Dizi galasına mı gidiyorsun abla?’ diye soran da var, ‘Yakın arkadaşının kır düğününe mi?’ diye soran da…Gülsim Ali henüz Türkiye’ye dönmediği için eleştirilere de yanıt veremediAma bilsin ki, havalimanında kendisine sorulacak sorulardan biri festival tarzı olacak…Kadir İnanır korkuttuYerşilçam’ın usta ismi Kadir İnanır, evinde rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldı. 77 yaşındaki İnanır’a zatürre teşhisi konuldu.2012’den bu yana sağlık sorunlarıyla mücadele eden Kadir İnanır sevenlerini korkuttu.Bir gün sonra tedavi gördüğün hastanenin baş hekiminden açıklama geldi.Usta aktörün solunum sıkıntısı yaşadığını öğrendik…Şimdi dularımız bir döneme damga vuran, Yeşilçam’ın mihenk taşlarından Kadir İnanır için…Sağlıkla ayağa kalk büyük usta..    

Devamını Oku

Ee noldu bizim takipçilere?

17 Mayıs 2026

Meta temizlik yaptı, Instagram’daki fake hesaplar birer birer kapatıldı.En büyük şoku binlerce takipçisi olan ünlüler isimler büyük kayıp yaşadı.Kylie Jenner tam 15 milyon takipçi kaybetti. Ronaldo 8 milyon… Selena Gomez 6 milyon…Fırtına Türk ünlüleri de vurdu tabi…Arap dünyasının favori isimlerinden Burak Özçivit’in takipçi sayısı bir anda 450 bin düştü.  Demet Özdemir’in kaybı 400 bin olurken, onu 300 bin ile İrem Derici takip etti.Önümüzdeki günlerde yeni bir temizlik yapılır mı ve bu kez rakamlar nasıl etkilenir şimdiden büyük merak konusu…Buse’nin tavrı gündem olduAlişan, 8 yıl önce nikah masasına oturduğu eşi Buse Varol’u elinde çiçeklerle sette ziyaret etti.Buse Varol’un evlilik yıldönümünü kutlayan Alişan’a olan mesafeli tavrı  takipçilerinin gözünden kaçmadı.Birçok takipçisi Alişan’ın sosyal medyada paylaştığı görüntülerin altına ‘Buse’nin aşkı bitmiş’, ‘Alişan tek taraflı çabalıyor’, ‘Sunucu olduktan sonra değişti’ şeklinde yorumlar yazmış…Buse Varol’un kız kıza çıktığı Amerika tatili, ödül törenine katılırken giydiği transparan elbise, son olarak da mini etekli paylaşımı da eleştirilerden nasibini almış…Hatta yorumu bir tık öteye götürüp ikilinin evliliğine yaz sonuna kadar süre verenler bile olmuş!Kızları Eliz’in doğumundan önce boşanma haberleri ile gündeme gelen ve her şeye kulak tıkayan çiftin ilişkisi bu kez nasıl devam edecek bekleyip göreceğiz…  

Devamını Oku

Bir kalp iki kişi için de atarmış, öğrendik

9 Mayıs 2026

Yıllar öncesinden hayalini kurup, ‘Adı Masal olur’ dediğimiz kızımız hayatımıza dahil oldu.Hayat başka bir yöne evrildi, zaman başka akmaya başladı…Bir insanın en fazla ne kadar sevilebileceğini de Masal ile öğrendik.Uykusundan feragat edemeyen ben her gece nefes alışını kontrol etmek için uyandım mesela…   İnsanlık için küçük, benim için büyük mesele…Hasta olduğunda saatlerce gözünü kırpmadan bekledim başında…Yeniden yürümeyi, yeniden koşmayı öğrendim…Doğum izni bitip işe başladığım gün patiklerini götürdüm yanımda…Evde bensiz ağlamasın diye ‘anne kokan’ tişört koydum başucuna…Uyumadığı günler boşa akan sütlerle görüntülü arayıp ninni söyledim…8-9 aylıktı her gün işten gelişimi beklemek için anneannesinin kucağında  camlara çıktığında…Bir gün ‘anne’ demiş ben yanında yoktum…Başka bir gün yürüyerek karşıladı beni…  İlk adımında da işteydim…6 yaşına kadar kolumda uyuttum, odasına götürmedim… Yatağına yatırmadım..Uzmanmış, psikologmuş umurumda değil. Ben ayrı kaldığım saatlerin acısını çıkardım.2019’da sıradan bir aralık günü 4 kişi olacağımızı öğrendik…Doktor ‘erkek bebek geliyor’ dedi… Öylesine erkek çocuk hayalim yok, öylesine aman erkek istemem diyen biriydim ki ‘bir daha bakın kızdır o’ dedim…Alışmam 3-4 ay sürdü… Son kontrole kadar hala bir umut kız bekledim.Maskelerin, mesafelerin gündem olduğu zamanlarda Sarp’ı kucağımıza aldık.Kadife gibi teni, çipil çipil bakışları…‘Nasıl da utandıracağım seni, erkek istemediğine pişman olacaksın’ der gibiydi…Öyle de oldu!Anne deyip koşmaları, durup dururken sarılıp öpmeleri, yüzümdeki en ufak değişimde ‘üzüldün mü sen’ diye sorup, gönül almaya çalışmaları…Mesela kızdığında ya da kırıldığında hiç ‘seni sevmiyorum’ demez, ‘Sen beni sevmiyorsun artık’ deyip bütün vicdan yükünü karşısındakine bırakır…Masal büyürken ben düzenli işe giden bir anneydim, Sarp pandemi çocuğu.Yine çalışıyorum ama evden… Bu kez çocuğumun her anına şahit olabildim…Tabii bu durum Masal’a karşı olan vicdan azabımı daha çok arttırdı.Onun neden yanında olmadım ki? Al işte büyüdü… Genç kız oldu…İnsan anne olunca olmayacak şeyleri düşünüp ağlarmış, inanmazdım…‘Saçmalama be daha bebek, asker olacak diye mi ağlıyorsun?’‘Ohoooo üniversiteye gelene kadar bir asır var… Şimdiden neyin dertlenmesi bu?’Bunlar hep benim kınama cümlelerim…Geçen akşam yemek yerken, ‘Bir gün bu masada yalnız kalacaksın Elif’ diye ağladım…Sarp rüya görüp korkmuş, Masal da onu yanına çağırıp uyutmuş… İkisini sarmaş dolaş yatarken görünce ‘Ya bir gün aydı yerlere düşerlerse’ diye düşünüp ağladım…Masal 12 yaşında, 6-7 sene sonra üniversiteli, başka şehre gider de onu her gün göremezsem?Bakın bu da bir ağlama sebebi 😊                                                                                                      Bunun gibi onlarca hatta yüzlerce şey…İhtimaller ve gözyaşları…Bu yıl Anneler Günü’nü yine bir yanımda Masal diğer yanımda Sarpiko ile kutlayacağım. Hayatımda oldukları için şükrederek…Ayaklarına taş değmesin, gözlerinde yaş süzülmesin… Allah acılarını göstermesin diyerek…Birlikte ne kadar zamanımız var bilmiyorum. Ama şunu biliyorum; siz benim bu dünyada sahip olduğum uğruna her şeyden vazgeçeceğim, sorgusuz – sualsiz, koşulsuz sevdiğim mucizelersiniz…O minik, merhametli kalplerinizden öperim çocuklarım! Anneniz sizi çok seviyor…  

Devamını Oku