Bu dünyadan bir Kadir İnanır geçti...

1 Temmuz 2026

“Mavinin yeşile aşık olduğu Karadeniz şehrinde doğdu, hayallerine kavuşmak için taşı toprağı altın İstanbul'a gitti... Katıldığı yarışma ile hayatı baştan sona değişti... O artık Fatsalı Kadir'den daha çok 'Tatar Ramazan', 'İstanbul'lu Kamyoncu İlyas' ya da kendi repliği ile "Kadir ulen deli Kadir!'di... Hayat hikayesini hazırlarken böyle yazmıştım…Türk sineması dev ismini, adını tarihe altın harflerle yazdıran ustası Kadir İnanır’ı kaybetti…14 Mayıs’tan bu yana tedavi gören İnanır’ın acı haberi 26 Haziran saat 18:05’te geldi…77 yaşındaydı İnanır… Gidişi en çok 27 yıllık hayat arkadaşı Jülide Kural’ı sarstı…Acı haberi alan dostları hastaneye koştu.Menderes Samancılar “Kurşun yemiş gibiyim, sol yanımı vurdu geçti” dedi.Televizyon kanalları art arda ona en yakın isimleri ağırladı…Son yolculuğu da ona yakışan şekilde oldu elbet…Önce Muhsin Ertuğrul Sahnesi’ne geldi tabutu. Herkes İnanır’la olan bir anısını anlattı…Sonra vasiyeti üzerine Ulus Mezarlığı’nda toprağa verildi.  Geçtiğimiz yıl yakın dostu Yılmaz Ulusoy’un mezarının yanında kendine bir yer almıştı…Oraya gömüldü… İki dost ebediyete kadar buluştu…İyi insanları, iyi oyuncuları birer birer kaybediyoruz…Ardlarında doldurulmayacak boşluklar bırakarak gidiyorlar.Biz ise onları filmleriyle yaşatmaya çalışıyoruz.Bu dünyadan bir Kadir İnanır geçti…Keskin bakışlı, selvi boylu, sesi bile karizmatik…Gittiğin yer incitmesin büyük usta… Yerin hep cennet olsun…  

Devamını Oku

Gerçekten başka marşa gerek yokmuş!

24 Haziran 2026

Türkiye’nin 24 yıl aradan sonra katıldığı Dünya Kupası hüsranla sonuçlandı. A Milli Takım, İlk maçında Avustralya’ya, ikinci maçında ise 10 kişi kalan Paraguay’a yenilerek maceraya veda etti.Oysa Dünya Kupası maçlarına aylar öncesinden hazırlanmıştık…Dudak uçuklatan fiyata formalar satmaya başladık, ‘hangimiz daha iyi marş yazacak’ diye yarışa girdik…Sonuç? Bırakın bayramı görmeyi, arefeyi bile yaşayamadık.‘Tükler Geliyor’ diyen ve her sahnesinde yazdığı marşı söyleyen, yetinmeyin Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bile dinleten Sinan Akçıl, yaşanan hezimetin ardından 'Bilseydim marşın adını 'Türkler Gidiyor' yapardım!' diye tweet attı.Haklı!Tarkan da çooook önce ‘başka marşa gerek yok’ demişti…Kim bilir belki de olacakları gördü de böyle konuştu, biz anlamadık.Haklısın Şirin!Tuğçe Tayfur’un eşi ve 2 çocuğunun babası Muhammet Aydın gözaltına alındı. Aydın’ın 9 suç kaydının olduğu ortaya çıktı.Neredeyse tüm ana haber bültenleri, internet siteleri ‘Ferdi Tayfur’un damadı Muhammet Aydın’ diye verdi haberi.Usta sanatçının yeğeni Şirin Gözalıcı duruma isyan etti.“Ferdi Tayfur ismi; emeğin, sanatın ve onurlu bir mirasın temsilidir. Hayatı boyunca tanımadığı, görmediği ve herhangi bir bağı bulunmayan kişilerle ilgili yapılacak haberlerde, "Ferdi Tayfur'un damadı" gibi ifadelerin kullanılmasını doğru bulmadığımızı belirtir; basın kuruluşlarımızdan bu konuda gerekli hassasiyeti göstermelerini rica ederiz.”Vallahi çok haklı…Ya Ferdi Tayfur,  ismi geçen kişiyle yan yana gelmemiş, evliliğe onay vermemiş, her zaman her şekilde tepkisini belli etmiş, hatta seçimlerinden dolayı canım-ciğerim demeyip kızıyla bile arasına mesafe koymuş!Adam damatlığa kabul etmemiş ki, siz her seferinde ‘Ferdi Tayfur’un damadı’ diye bahsediyorsunuz…İlla usta sanatçının ismine ihtiyacınız varsa ‘Ferdi Tayfur’un damatlığa kabul etmediği…’ demek daha yerinde!  

Devamını Oku

Canım pardon, hangi arzın talebi bu marşlar?

21 Mayıs 2026

Heyecan haftalar hatta aylar öncesinden başladı…Müzik dünyasında ise bambaşka bir yarış baş gösterdi.Sinan Akçıl, Dünya Kupası için marş yazdığını açıkladı: Türkler Geliyor…Ondan kısa bir süre sonra Semicenk ‘ben de marş yaptım’ diyerek çıktı. Ardından Edis, yaza damga vuran ‘Martılar’ şarkısını Dünya Kupası’na uyarladı…100 yıldır bir araya gelmeyen ‘Birkaç İyi Adam’ grubu bile yeniden buluştu inanır mısınız?Rafet El Roman bir yandan, Murat Dalkılıç bir yandan, yapay zeka ise bambaşka bir yandan…Hangi arzın talebi olduğunu anlayamadığımız sayısız marş dijital ortamlarda dolaşmaya başladı.Tüm bunların üzerine Reynmen ‘birlik olalım diye yapılan marş ancak bu kadar ayrıştırıcı olabilir’ dedi. Çok da güzel söyledi…Neredeyse çeyrek asır önce yazdığı ‘Bir Oluruz Yolunda’ ile ulaşmadığı kıta kalmayan, 7’den 70’e herkesi aynı cümlelerde buluşturan Tarkan noktayı koyan bir açıklama yaptı:“‘Bir oluruz yolunda' gibi bir marş yazmışım bir kere ve yenisini yazmak gibi bir niyetim, düşüncem de yok. En azından kendi adıma gerekli bulmuyorum böyle bir şeyi.”  Emek vermek, çaba harcamak, ‘ben de varım’ demek elbet güzel… Dinledik, saygı duyduk. Tamam.Norm Ender’in kulakları çınlasın ve şimdi müsaadenizle mekanın sahibi geri gelsin…  Biz dinleyiciler Tarkan ile yola devam ediyoruz:“Bir oluruz yolunda Hadi bastır, gönüller coşsun O kupalar sana helal, al Gel de buralar bayram olsun!”  

Devamını Oku