Heyecan haftalar hatta aylar öncesinden başladı…
Müzik dünyasında ise bambaşka bir yarış baş gösterdi.
Sinan Akçıl, Dünya Kupası için marş yazdığını açıkladı: Türkler Geliyor…
Ondan kısa bir süre sonra Semicenk ‘ben de marş yaptım’ diyerek çıktı. Ardından Edis, yaza damga vuran ‘Martılar’ şarkısını Dünya Kupası’na uyarladı…
100 yıldır bir araya gelmeyen ‘Birkaç İyi Adam’ grubu bile yeniden buluştu inanır mısınız?
Rafet El Roman bir yandan, Murat Dalkılıç bir yandan, yapay zeka ise bambaşka bir yandan…
Hangi arzın talebi olduğunu anlayamadığımız sayısız marş dijital ortamlarda dolaşmaya başladı.
Tüm bunların üzerine Reynmen ‘birlik olalım diye yapılan marş ancak bu kadar ayrıştırıcı olabilir’ dedi. Çok da güzel söyledi…
Neredeyse çeyrek asır önce yazdığı ‘Bir Oluruz Yolunda’ ile ulaşmadığı kıta kalmayan, 7’den 70’e herkesi aynı cümlelerde buluşturan Tarkan noktayı koyan bir açıklama yaptı:
“‘Bir oluruz yolunda' gibi bir marş yazmışım bir kere ve yenisini yazmak gibi bir niyetim, düşüncem de yok. En azından kendi adıma gerekli bulmuyorum böyle bir şeyi.”
Emek vermek, çaba harcamak, ‘ben de varım’ demek elbet güzel… Dinledik, saygı duyduk. Tamam.
Norm Ender’in kulakları çınlasın ve şimdi müsaadenizle mekanın sahibi geri gelsin…
Biz dinleyiciler Tarkan ile yola devam ediyoruz:
“Bir oluruz yolunda
Hadi bastır, gönüller coşsun
O kupalar sana helal, al
Gel de buralar bayram olsun!”

