Sevmek “ıssız adam” değil erkek adam işidir!

19 Kasım 2008

Söyler misiniz bana, neden ağladınız?Bu filmin sonunda neden ağladınız?Neden içiniz burkuldu?Severek ayrıldılar veya hâlâ birbirlerini seviyorlar diye mi?Ah seviyorlar... (Anladınız siz onu!)Nerede, kim, kimi seviyor arkadaşlar, kendinize gelin.Topu topu 1 aylık bir ilişki hadi hatırınıza aşk diyelim, yaşadılar sonra da erkeğin bağlanamama krizi yüzünden ayrılmadı mı bunlar?Senaryo özetinde aynen şu yazıyor:“Alper kopamadığı özgür hayatının içerisinde Ada’ya yer açmaya çalıştıkça, yaşamının daraldığını fark eder. Aşkı ve özgürlüğü arasında kalan Alper’in sessiz çığlıklarını duyamayan Ada, kendini aşkın rüzgârına kaptırmıştır bir kere...” Nedir abi Alper’in bu kopamadığı özgür hayat?Fahişelere, fahişemsilere gitmek...Zaten vurguladıkları üzere normal kadınlarla pek ilişki kuramıyor. (Bkz: Disko sahnesi)Başka kısıtlandığı bir yer var mı? Yok.Gece gözünü açıyor, geneleve gidiyor...Gerçi Ada’nın bunalımlı kadın feng shui tarzı ve üstelik tam o sırada “Ellerimin çizgilerini hisset” duygusallığından(!) doğal olarak sıkılmış olabilir ama öyle özgürlük cart curt havalarına girmesin.Yani kahramanımızın başka sorunu var mı?Yok.Daral geliyor adama yani...Daral geliyor ve her daral gelen adam gibi, “Ayrılalım” diyor.Adam öteki hayatı seçiyor.Şimdi sevgi bunun neresinde?Sevgi bu mudur yani?Vermektir, fedakârlık etmektir, emektir, paylaşmaktır...Öyle sadece kakada kikidi ve sevişmeyle olmaz.Doğru mu?Eee?Bu ne yapıyor?“Yok ben sıkıya gelmek istemiyom, bir de aklım genelevde biliyon nu?” diyor.Sıkışınca kaçıyor.Siz de bu adama ağlıyorsunuz?Hadi filmdeki Ada ağlıyor, adamın derdinin fahişeler olduğunu bilmiyor çünkü... E, siz niye ağlıyorsunuz?Bile bile...Adama küfredeceğinize...Yok öyle!Sevmek erkek adam işidir.Genelevcilerin işi değil!Azıcık sıkışınca kıytırık ödlekler gibi kaçanların da işi değildir.Seven nasıl seviyor o zaman?Seven niye veriyor (bu kez sahiden kalbini) o zaman?Seven nasıl sahip çıkıyor o zaman?Salak mı onlar?Hı?Siz de ağlayarak ve anlayarak(!) bunların kıç kıvırmalarını onaylıyorsunuz.Erkekler zaten bu işe dünden razı...Tamam, metropollerde böyle ilişkiler var. Doğru.Ama ortada sevgi mevgi yok.Burada anlaşalım.Ha, başka bir şeye ağlıyorsanız buyrun ağlayın.Zaten sevgi olsa ne kadar olacak ki, 1 aylık ilişkide...1 ayda, biri birini ne kadar sevebilir ki? O süre içinde doğru düzgün sevişmeye bile başlayamazsın, kaldı ki böylesine seveceksin!Yani bana sorarsanız o film ayrıldıkları gün bitmeliydi...Öylece...Tıpkı gerçek yaşamda olduğu gibi...Ondan sonrası...Ondan sonrası ayrı bir felaket zaten. Herkes mi psikopata bağlar yahu?

Devamını Oku

Bir bakışta aşk

18 Kasım 2008

Cümleyi tamamlayayım: “Bir bakışta aşk yapanı anlayabilir misin?” Biri bana demiş ki, “genelde erkekler için kullanılır ama sizi de kapsıyor sanırım icraat yoksa çeneye vuruyor galiba!” Öyle midir gerçekten?Vurur mu çeneye?Yoksa hiç alakası yok mudur?Sevişen sevişmeyen konuşuyor kardeşim! Sevişenler sussun da biz de bilelim kimin ne olduğunu!!!Yoksa olay, “parayla imanın kimde olduğu belli olmaz” gibi bir şey midir?Anlaşılmaz mı yani?Zaten kimin seviştiğini bir kendisi, bir partneri bir de her ikisinin arkadaşları bilir.Ha, bir de arkadaşlarının arkadaşları...Ama eğer kimsenin arkadaşı değilseniz bir bakışta sevişgeni tespit edebilir misiniz?Aramızdaki sevişgen!Yani kimin sevişip kimin sevişmediğini anlayabilir misiniz?Anlarsınız...Sabah işe gelir gelmez hem de!Nasıl mı?Bakın erkekte başka, kadında başka ipuçları vardır.Ama sürekli sevişenler değil, uzun zamandır ilk defa sevişenlerden bahsediyoruz, tamam mı?Kimden başlayayım?Hadi bu sefer erkeklere kıyak olsun, (kaç gündür yorduk onları!), kadınlardan başlayayım.Kadın seviştiyse...Sürekli telefonla konuşuyordur veya MSN’dedir. Takır takır, sürekli yazışır. Hiç durmadan. Artık kime ne anlatıyorsa...Konuşmadığı zamanlarda sürekli telefonunu kontrol ediyordur, “Biri aradı ya da mesaj attı da, ben mi kaçırdım acaba?” diye düşünerekten...Diyete başlamıştır.Çok neşelidir ama aynı oranda endişelidir. Yani neşeli ama sinirli, ortaya karışık bir ruh hali...Adrenalin yüklüdür. Yerinde duramaz.Daha iyi giyinir.İşten erken çıkmaya başlar.Erken çıkıp iç çamaşırı dükkânlarına dalar.Havalara girer. İşle ilgili soruları bile sevişmiş insan edasıyla cevaplar. Garip tepkiler verir, zekâsı açılmış ama toparlayamamış gibi...Espri yapar ama en çok kendisi güler...Aniden düşüncelere dalar.Yeter...Sıra geldi erkeklere...Önce yürüyüşleri değişir. Yani sanki film çeviriyor, orada da George Clooney... Hafif sekerek falan yürür.Kendine güveni gelmiştir. Bir kadınla konuşurken şu şekli alır:İşaret parmağını büküp dudağına götürür ve oradan pis pis gülümseyerek bakar. Biraz, “Ben var ya, bi itsiyim var ya...” havasındadır. Etik değerlerinin sınırları genişlemiştir. Hiç sinirli değildir, hatta hoşgörülüdür. Hep söylerim, sevişmiş erkek trafikte kadınlara yol verendir. Yok sıkıştırıp hele bir de bağırıyorsa... Yazık! Başkalarına asılır.Ha, bir de en önemlisi, ağzını toparlayamaz. Mesela bir şeyler sezdiniz ve “Ne haltlar karıştırıyorsun sen?” diye sordunuz değil mi? Öyle bir sırıtır ki, işte o sırada ağzını hiçbir şey, hiç kimse toparlayamaz. Ama tatlı sırıtır. Muzip muzip... Bir erkeğin en tatlı hali budur belki de. (Tabii seviştiği sen değilsen!)Vay be!Ben de tatlı dedim ya...

Devamını Oku

Önsevişme bitişik mi yazılır?

17 Kasım 2008

Yoksa ayrı mı? İçerik olarak bakacak olursak, bitişik yazılmalı öyle değil mi? Yani sevişmeyle bir bütün falan diyerekten...Ama mesela önsevişmeye karşı olanlar ayrı da kullanabilir...Cümle içinde kullanacak olursak:“Nedir abi bu ön sevişme geyiği...” derken...Ama ayrı ayrı yazınca da, “ön sevişme” diye, o zaman da sanki bir de arka sevişme, yan sevişme de varmış gibi oluyor.Olmaz.“Olmaz” dedim!Durun bir bakayım TDK ne diyor bu işe?Ayrı yazdım, bulamadım.“Önsevişme” yazdım, karşıma şu çıktı:“Söz bulunamadı!!” O iki ünlemi ben koymadım ha!Kızdı mı ne bana? Nereden anladı ki?:)Hemen altında da şu yazıyordu:“Aşağıdaki sözlerden birini mi aramak istediniz? “Önk yapan”Önk!Olabilir tabii, öyle de diyebiliriz bir manada ama... Biraz şey olmuyor mu, ayıp?Yani ben önsevişme deyince iki ünlemi çakıyorsun sonra da, “önk yapan” falan, olmuyor ama...(Baktım, baktım, ona da baktım önk, tıbbi bir söz.)O halde doğrusunu öğrenene kadar bitişik yazalım.Bitişik yazalım, bitişik yapalım!!! Heh heh he...Tatlı yiyelim tatlı konuşalım gibi bir şey yani...Tabii ki bütün yazıyı imlâ kurallarına ayırmadım. Bir mail’i ileteceğim size... Bakalım ne diyeceksiniz?Benim sana diyeceğim şu ki: senin o “Önsevişme sırasında pornografik hareketler yaparsa... Anında, evet o anda, hem de öylece bırak!”... lafına ben takıldım ama nasıl takıldım biliyor musun? Dedim ki kendi kendime, “Ulan niye bırakayım be herifi!! Ne güzel bulmuşum aslanlar gibi önsevişen” birini!!! Niye bırakayım ki herifi yaa!!?? Herif öyle veya böyle “önsevişme” yapıyorsa bilakis bağlanman lazım adama!! Demek ki önsevişmenin ne demek olduğunu hiç olmazsa biliyor adam! Onu yutulması gereken tablet falan zannedenler de var:“Ne! Ön sevişme mi? Tablet mi bu? Sevişmeden önce mi yutucazz!?” Hem sonra MAALESEF! birçok TÜRK kadını bile bilmez iken bunun ne olduğunu, Allah’ın bana ve benim gibilere bağışladığı bu bilgiyi kullanabilen bir erkeği de ne bırakcaamm be! Giderim gidebildiğim kadar abii!? :-)) Koptuğu yerden kopar! (Çünkü bizim Türk erkekleri ön sevişmeli mevişmeli kadınları belli bir zamandan sonra bırakıp, annelerinin bulduğu, TEMİZZ !!! aile kızlarını alıyorlar ya, ondan dedim, bi şekilde muhakkak kopuyo!! Valla ön seviştiği kadınla evlenen türünün son örnekleri Primitif Türk erkeklerine selam olsun, alınlarından öperim ben onları!!) Şimdi diycen ki “Sen o yüzden gittin yabancıyla mı evlendin!! Seni kimse almadı mı!!” (lafa bak “Almadimi??!) :-)) Yok ben 2 dene çok iyi ön sevişen ve de benimle evlenmek isteyen primitif bulmuştum ama tabii iş keşke sadece ön sevişmeyle bitse...Benim eklemek istediğim şudur: Eğer adam seninle sevişirken, porno filim seyretmek istiyor ya da seyrediyorsa... Bırak abii! Yaramaz çünkü, o zaman işler değişir, rollerin ne olduğu ortadadır. İkinci ekleme de şu: Eğer adam seninle birlikte bir ikinci kadınla daha birlikte olmak istiyorsa, anında daha sorunun soru işareti konmadan bitirecen olayı!! Bu mudur?... Budur!.. Şimdi bu iki olaydan sadece bir tanesi benim başıma geldi ötekini arkadaşımdan duydum ama hangisi benim olay söylemiim de artık o kadar da yüz göz olmayalım!! eheheh! :))

Devamını Oku

Pornografik hareketler bunlar...

16 Kasım 2008

Dikkat ettiniz mi? Geçen hafta, “bırak” listesinde bir madde vardı:“Ön sevişme sırasında pornografik hareketler yaparsa... Anında, evet o anda, hem de öylece bırak!” diye...Kimse, “Nedir bu?” diye sormadı.Ya herkes anladı ve susmayı tercih etti ya da...Ya da aramızdan bazıları(!) almaza yattı...Başka bir seçenek daha var: Arada kaynadı, gitti... Bence kaynadı...Yahu bir Allah’ın kulu da çıkıp “nasıl hareketler bunlar?” ya da “yaa gerçekten de...” demez mi? Demedi Ne yani? Kimse mi bu maddeye takılmadı?Takılmıştır, takılmıştır...Takılmayan da şimdi takılacaktır.Takarız yani...Eveeet... Nedir abi bu?Pornografik hareketler...Ama dikkatinizi çekerim ön sevişme sırasındakilerden bahsediyorum.Aslına geçince her hareket zaten öyle... Pornografik zaten... Çirkin vaziyetler. İnsan sevdiğine hiç yapar mı?Tıh tıh tıh!Yani şimdi oturup size pozisyon tarif etmeyeceğim, bunu baştan söyleyeyim...Çünkü bu pozisyonların ne olduğundan çok daha önemli şeyler var.Daha doğrusu ortada çok ama çok önemli bir yanlış anlama var. İşte üzerinde durmamız gereken de bu.Ne biliyor musunuz?Erkekler, kadınların bu hareketlerden hoşlandığını sanıyor.Hatta bazı kadınların bu tip fetişleri olduğunu farz ediyorlar...Evet. Özellikle bu kelimeyi kullandım: farz ediyorlar..Gerçekten de bunan inanan erkekler var yahu. Şiddetle bir kadının bu hareketleri istemesini istiyorlar.Sorsan, çok emindir kendinden “Var abi, ben çok rastladım” der. Hayır.İddia ediyorum, hayır.Hiçbir kadın bu pozisyonlardan hoşlanmaz.Ancaaak...Sadece bazı dönemlerde denk gelir, yaşar.Ne zamanlar mı?Ya acemiliğine denk gelmiştir...Ya yalakalık dönemini yaşıyordur...Ya da mecburdur...Ama asla kendi hoşlandığı için değildir.Biraz daha açayım isterseniz... Konuyu!!!Acemiliğindendir çünkü...1- “Hayır” diyemez, “hayır” demeyi henüz öğrenmemiştir. Utanır. 2- İyi bir şey yaptığını sanır.3- Herkesin böyle yaptığını zanneder.4- Bunun iyi bir şey olduğunu ama sadece kendisinin anlamadığını sanır. Yalakalık dönemindedir çünkü...1- Yeni boşanmıştır.2- Hâlâ evlenmemiştir.3- En iyisi olup erkeği etkilemek ister.4- Bunu bir tek kendisinin yaptığını sanır.5- Bunu yaparsa erkeğin ondan vazgeçmeyeceğini zanneder, mecburdur çünkü...Bunu yazmak istemiyorum, bizim kategorimize girmez. Bir kadının ön sevişme sırasında pornografik hareketler yapması bu nedenlerden biri yüzündendir.Yoksa yapmaz yani...Var mı itirazı olan?

Devamını Oku

Bu ne sinir,bu ne asabiyet?

13 Kasım 2008

Şunun sırasında bir-iki dana hareketi yazdım ya dün, bunları yapıyorlarsa “bırak” diye...İtiraf edeyim danaların “bırak” listesine itiraz edeceklerini biliyordum. Biliyordum da, “siz kendinize bakın” ya da “herkes öyle değil” türünden gelecek sanmıştım.Nerdeee... Şaşırdım.Gerçekten ben bile şaşırdım.İyice azıttılar bunlar, söyleyeyim.Önce kızlardan başlayalım...* “Masajları karıştırdığında ‘Ha Hö!! Nee! Sevgilim, ben en son 2 saat önce elime cep telefonumu aldım’ lafına (niyeyse!!) inanılıyorsa... Ya aptal sarışınsın!!! (sarışın değilim!!), ya salaksın (salak değilim!), ya âşıksın (o zamanlar öyleydim)... İşte o an... BIRAKACAKSIIIIINNNNN!!!! :-))” O an bırakmadın değil mi? Söylesene başka neler yaptı dana?* “Eski sevgilisiyle resimlerini pişkince ve özlemle gösteriyorsa, küfrederek bırak...” Küfürle bırakmayalım yaa... Daha kötü bir şeyler yapmak lazım buna... Biraz fikir üretelim. İlki benden: Kapıyı başka bir adam açsın! Heh heh hee... İri yarı bir adam!!!* “Cumartesi görüşmüşsünüz, önümüzdeki cumartesi de görüşmek istemiş ama arada 6 gün hiç arayıp sorma gereği duymamışsa, cumartesi için kendine başka plan yap. ))) Ben bu hafta için yaptım.” Bak, ararsa ve sen de onunla çıkarsan, adisin. * “Ortada terk edilmeyecek dana kalmadı. Eee bundan sonra kimi terk edeceğiz? Bu saydıklarınızı yapmayan biri mi var? Yok canım daha Rabbim yaratmadı.” Bunlar danalıktan vazgeçene kadar bırakmaya devam kızlar... Bırakmayanlar oldukça sonumuz kötü, ona göre...* “Bunların hiçbiri yoksa, karşınızdaki mükemmel adamsa... Ama bırakmak zorundaysanız... Son günlerin moda şarkısındaki gibi, Bana yalan söylediler... Bana yalan söylediler Kaderden bahsetmediler.” Nasıl yaa... İçimi kıyma benim şimdi. O kadar mükemmel olsa seni bırakmazdı yahu! Büyütme gözünde... Filmin havasına girmişsin sen. Silkin ve kendine gel!***Gelelim danalara...* “Dilek Hanım başta sen olmak üzere bütün kadınlar çekin ellerinizi erkeklerin üzerinden, erkeklere gölge olmayın ne olur ne haliniz varsa görün erkeklerden uzak olun lütfen.” Bütün kadınlar derken? Yapma lütfen. Hâlâ birkaç gerzek kadın kaldı ortalıkta. * “Yukarıdaki satırları yazan daha doğrusu aklından geçiren bir sevgiliniz varsa, hemen hiç düşünmeden bırak çünkü iflah olmaz hastadır.” Bak bunu herkese söylemem, bence sen, aklından bunları geçirmeyen bir kadınlaysan hemen onu bırak. Sevmiyordur, inan. * “Allah’tan sık sık başımız ağrımıyor. Yoksa bayanlar için bir BIRAK sebebi daha. Er kişinin suçu emir eri olmamak mı?” Başınız ağrımıyor da n’oluyor??? Duyan da... * “Ey bütün dünyayı kendilerine hizmetle ve mutlu etmekle yükümlü zanneden ve bu dandik ’bırak’listesine bayılan kadın tipleri! Hiç ’başlamayın’zaten, hepimizin yararına olur.” Siz de üzerinize “D” harfli bir şeyler giyin de, ayırt etmesi kolay olsun.Finali de bir kadına bırakıyorum arkadaşlar:“Bu yazıya kızan erkeklere sorum var!! Neden kızıyorsunuz ki yazılanlara? Sizce doğru hareketler mi yani? Madem çok düzgünsünüz, mertsiniz o zaman kendine güvenen erkek çıkar ‘evet bu hareketleri yapanı bırakın gitsin işe yaramaz’ der... Ama nerdeeee... Hemen sinir asabiyet:))”

Devamını Oku

İşte o an...

12 Kasım 2008

Hangi an? Söyleyeceğim... Daha doğrusu o söylesin. “Dilek Hanım, bugünkü yazınızın finalinden sonra yarınkine de ‘o anlar’dan söz etseniz, ilişkiyi bitirmeniz gerekip de bitiremediğiniz ‘o anlar’dan, hani resti çekersiniz, ‘İneyim o zaman arabadan’ diye de, sözde sevgili blöfü yutmaz ‘sen bilirsin’ der, paşa paşa eve gidersin...” Evet. Peşinden gelmiyorsa o an bırakacaksın adamı...Sevgili okuyucum birkaç örnek daha vermiş:“Eski sevgilisini gördüğünde elini bırakıp, koştura koştura yürümeye başlar da, sen de bunu bildiğin halde sırf inat olsun diye dilin dışarıda ona yetişip elini tutmaya çalışırsın.” İşte o anda, elini bıraktığı anda sen de onu bırakacaksın...Pekiii...Yok mu böyle başka “o an” lardan...Olmaz mıı....Mesela: “Seyahatten dönüyorsun, bunu biliyor ve sen mola yerinden aradığında telefonu açmıyor. Ve tabii seni karşılamaya gelmiyor.” Hemen bırak!“Yoldan geleceğini biliyor ve ‘seni karşılayayım’ı bırak, ‘karşılayan var mı’ diye sormuyor bile...” Adamın şeyinde değilsin yani, bırak!“Doğum gününde, evet senin doğum gününde kendisine hediye alıyorsa...” (Yok artık demeyin, var.)Kötülük yaparak bırak.“Sevgilimi koluma takaaarııımm, diye işaret parmağını yukarı aşağı çevirerek dans ediyorsa...” Yorumsuz bırak.“Sen kara kaşlı, kara gözlüsün ve o sana, ‘Saçlarını sarıya boyatsana’ diyorsa...” Hadi len, deyip bırak.“Hastasın, yatıyorsun ve o araziye karışıyor. Taa, ertesi sabah ‘Nasıl oldun?’ diye soruyor.” Hiç düşünme, bırak. Hatta telefonu açma bile... Bırak.“O ay sıkışıksın, kredi kartında zorluk var. Kendi kendine, ‘merak etme, hallederiz” diyor. Ve bir daha o konuyu açmıyor. “Hayat bununla geçmez, bırak.“Yaz tatili yaklaştığında, ‘Ne yapacaksın? Bir yere gidecek misin?’ diye sorduğunda... “Dakkasında bırak.“Eski sevgilisinden, ‘Yaramaz’ diye bahsediyorsa... “Kendine paye çıkarmadan bırak.“Sen şefkat istediğinde o şeyinin derdine düşüyorsa... Hatta bunu fırsat biliyorsa...”Arkana bakmadan, bırak.“Önsevişme sırasında pornografik hareketler yaparsa..”Anında evet o anda, hem de öylece bırak!“Popona şaplak atmaya kalkışırsa...”Kahkahalar atarak, bırak.“Her şey bittiğinde ‘Nasıldım ama?’ diye soruyorsa. “Berbattın diyerek bırak.“Biter bitmez, gecenin 2’sinde yönetim kurulu toplantısına gidecekmiş edasıyla saatine bakıp giyiniyorsa...”Zaten gidecek, bari sen bırak.Ha, bir de o sırada, ‘test yaptırdın mı?’ türünden tıbbi konuşmalara başlarsa...” “Yeni yaptırdım, neyse ki frengim geçmiş” deyip bırak.“Ona aldığın hediyeyi yeğeninin kolunda, üzerinde, evinde vb. gördüysen...” Bırak gitsin... “Bir yere gittiğinde hiç aramıyorsa...” Aldatarak bırak.Var mı artıran?Daha neler vardır da...Son sözü de yine okuyucuya bırakıyorum.“O anı” şimdilik yaşamamış olanlara bir tavsiye, “o an” ilişkinin dönüm noktasıdır, lehine ya da aleyhine çevirmek elinizde...

Devamını Oku

Bu nasıl ilişki?

11 Kasım 2008

Gerçekten de, “bu nasıl ilişki?” Mi acaba?Hani Bergüzar Korel, Tan Sağtürk’ten 6 bin lira istemiş, o da vermemiş.Bergüzar Hanım da gidip rol arkadaşı Halit Ergenç’ten almış.Bunun üzerine annesi, “bu nasıl ilişki?” demiş ve onlar da ayrılmış ya...Ufff! Yoruldum ha!Buradan yola çıkalım...Ha, bu olay yaşanmış mı, yaşanmamış mı, başka türlü mü yaşanmış, bilemeyiz. Ayrıca bizi de ilgilendirmez...Kişileri bir tarafa bırakıp bu olaya genel anlamda bir göz atabiliriz diye düşünüyorum.Bakın bu sefer kadın erkek ayırmıyorum, ona göre...Her zaman yapmam biliyorsunuz...Yoksa ayırsam mı?Evet evet...Vazgeçtim ayırıyorum. Şimdi...Sevgilisiniz ve hatta uzun zamandır sevgilisiniz...En az 1-2 senelik...Bir gün gerçekten de paraya ihtiyacın oldu.Belki çok doğal karşıladığın için rahatça, belki de ıkına sıkıla istedin.Ve o ne dedi?“Veremem.” Bu yine iyi...Ben dozu biraz daha artırmak istiyorum....Gerçekten de paraya ihtiyacın var. Bunu o da biliyor ve...Sessiz kalıyor.Almaza yatıyor...Dımtıs dımtıs havaya bakıyor.Ve sevgilin denen dana orada dururken sen gidip başka bir arkadaşından borç alıyorsun.Veya arkadaşın hissedip borç vermeyi kendisi teklif ediyor.Bir de üzerine, “Ne zaman istersen o zaman ödersin. Kendini sıkıştırma” diyor...Sen ne yapıyorsun?Ne yapacan? Hüngür hüngür ağlıyorsun...Bunu kimseye söyleyemezsin de... Sanki para yüzünden sevgiline kırılmışsın gibi olacak ...Zira o sırada sevginin saf hali sana şunu söyler:“Para vermedi diye onu sevmekten vazgeçecek değilsin ya!” Yani onu haklı çıkarmaya çalışırsın...Ama içinde bir şeylerin ters gittiğini de hissedersin.Bilirsin.O dana ne yapar?Erkeklerin kaşlarını anlamsızca kaldırdıkları zamanlar vardır.Böyle, iki kaşı birden kaldırırlar, gözleri hafif baygınlaşır. Suratlarında hiçbir ifade yoktur.En sinir göründükleri anlardan biridir.Yani şeytan der ki, geril geril...İşlerine gelmeyen bir durumla karşılaştıklarında bu şekle girerler...“Bana ne abi!” duruşudur bu.Açılımı, “yapmam lazım ama canım istemiyor”dur.İşte o anda da...Para isteyince yani, o pozisyonu alırlar.(Ama bu arada belki de ilk defa, “bazı erkekler” demek zorunda hissediyorum kendimi...)Sanki adamı soymaya kalktın. Maddi anlamda yani... Yoksa öteki anlamda soymaya gelince itiraz etmez tabii...Zaten biraz aklı olan erkek, kadının neyin peşinde olduğunu bilir.Salak değilse anlar.Anlaya anlaya sana yardım etmiyorsa...Hadi bakalım, sırası geldi soruyorum:“Böyle ilişki olur mu?” Olmaz ama...O anda ayrılamazsın da...“Para vermedi diye ayrıldın” olur.Oysa ne alakası var?Seni öyle ortada bırakmıştır o.Alenen hem de... Hani bazı anlar vardır ya, insanın aklına sonradan gelir “daha o zamandan belliydi” dediğin...Bu da o anlardan biridir.Hani “o anlar” birikir birikir de biter ilişki...Oysa o gün bırakacaksın.O dakika...

Devamını Oku

Bu da başka bir “Mustafa”

10 Kasım 2008

Hem de techno remix... Atatürk’ü anlatıyor...Evet aynen öyle...Dün sabah 9.05’te herkes gibi ben de arabamdan inip saygı duruşunda bulundum. Siren bitene kadar bekledim.Arabama bindiğimde Mydonoz FM’den de gelen siren sesinin yerini İstiklal Marşı aldı. Onun da arkasından bu...“Atatürkiye...” Dedim ya, techno remix üzerine kronolojik sırayla Atatürk’ün hayatından, yaptıklarından kesitleri İngilizce anlatan bir erkek... Arada Atatürk’ün kendi sesi...Geri vokalde “Atatürkiye” nakaratı...Biraz destansı, biraz etnik, biraz techno...Nefisti...Marş olmamasına rağmen bağırarak, ağlanarak söylenen bir şiir olmamasına rağmen nefisti...“İşte” dedim, bu da başka bir “Mustafa.” Gazeteye gelir gelmez Mydonose FM’i aradım...“Nedir bu?” diye...Çok eski bir parça olduğunu söylediler. Ve böyle günlerde çaldıklarını...Belki de bir zamanlar Number One grubunun çıkardığı Nutuk97 çalışmasından bir parça olabileceğini...Nutuk97’yi de buldum, o da çok güzeldi ama aradığım değildi...Vatan Music Project Grubu’na kadar gittim. Galiba onlara ait.Yeni keşfettiğim bu eski remix’i çok sevdim.Atatürk’e insan olarak biraz daha yakınlaştığımı hissettim. Hiç de fena olmadı....Marşsız da ona hayran olabileceğimi kanıtladım.İçimden “Mydonose FM’de birileri beni okumuş olsa, yarın sabah yine çalsalar” dedim. Hatta abarttım:“Bu hafta boyunca her sabah 09.05’te çalsalar...” diye şımardım bile...Keşke...Üstelik kimsenin itiraz edeceği, yorum getireceği bir terslik de yok.Kavga da çıkmaz.Kimse kimseyi suçlamaz.“Mustafa” filmi gibi seyreden seyretmeyen konuşmaz.Şimdiye kadar filmi yaklaşık 500 bin kişi izlemiş, tahminim 30 milyon kişi yorum yapıyor... Var mı böyle bir şey?Rica etsem, görmeyenler sussa...“Ben gitmedim ama çok güvendiğim birilerinden duydum” diyenler var ya, onlar...Bu kadar mı kendine değer vermiyorsun, başkasının aklıyla kavgaya giriyorsun. Ya git seyret ve öyle yorumla, “gerçekten de kötüymüş” de...Veya “hiç de öyle söyledikleri gibi değilmiş” de...Başka bir açılım getir...Ya da gitme ama sus. “Bilmiyorum” de.“Tepki duyuyorum, gitmiyorum” de. Bir de...“Gitmedim ama korsanını seyretmeyi düşünüyorum” diyenler var ya...Bu ne şimdi?Can Dündar para kazanmasın diye...Ya seversen filmi?Ne yapacaksın?Can Dündar’ın hesabına 10 milyon mu çıkaracaksın?Amaannn...Saçma sapan işler... Ben mi?Bilmiyorum, seyretmedim.Şu sıralar Atatürkiye’yi dinliyorum...

Devamını Oku