Hem de techno remix...
Atatürk’ü
anlatıyor...
Evet aynen öyle...
Dün sabah 9.05’te herkes gibi ben de arabamdan inip saygı duruşunda bulundum. Siren bitene kadar bekledim.
Arabama bindiğimde Mydonoz FM’den de gelen siren sesinin yerini İstiklal Marşı aldı. Onun da arkasından bu...
“Atatürkiye...”
Dedim ya, techno remix üzerine kronolojik sırayla Atatürk’ün hayatından, yaptıklarından kesitleri İngilizce anlatan bir erkek...
Arada Atatürk’ün kendi sesi...
Geri vokalde “Atatürkiye” nakaratı...
Biraz destansı, biraz etnik, biraz techno...
Nefisti...
Marş olmamasına rağmen bağırarak, ağlanarak söylenen bir şiir olmamasına rağmen nefisti...
“İşte” dedim, bu da başka bir “Mustafa.”
Gazeteye gelir gelmez Mydonose FM’i aradım...
“Nedir bu?” diye...
Çok eski bir parça olduğunu söylediler. Ve böyle günlerde çaldıklarını...
Belki de bir zamanlar Number One grubunun çıkardığı Nutuk97 çalışmasından bir parça olabileceğini...
Nutuk97’yi de buldum, o da çok güzeldi ama aradığım değildi...
Vatan Music Project Grubu’na kadar gittim. Galiba onlara ait.
Yeni keşfettiğim bu eski remix’i çok sevdim.
Atatürk’e insan olarak biraz daha yakınlaştığımı hissettim.
Hiç de fena olmadı....
Marşsız da ona hayran olabileceğimi kanıtladım.
İçimden “Mydonose FM’de birileri beni okumuş olsa, yarın sabah yine çalsalar” dedim.
Hatta abarttım:
“Bu hafta boyunca her sabah 09.05’te çalsalar...” diye şımardım bile...
Keşke...
Üstelik kimsenin itiraz edeceği, yorum getireceği bir terslik de yok.
Kavga da çıkmaz.
Kimse kimseyi suçlamaz.
“Mustafa” filmi gibi seyreden seyretmeyen konuşmaz.
Şimdiye kadar filmi yaklaşık 500 bin kişi izlemiş, tahminim 30 milyon kişi yorum yapıyor...
Var mı böyle bir şey?
Rica etsem, görmeyenler sussa...
“Ben gitmedim ama çok güvendiğim birilerinden duydum” diyenler var ya, onlar...
Bu kadar mı kendine değer vermiyorsun, başkasının aklıyla kavgaya giriyorsun.
Ya git seyret ve öyle yorumla, “gerçekten de kötüymüş” de...
Veya “hiç de öyle söyledikleri gibi değilmiş” de...
Başka bir açılım getir...
Ya da gitme ama sus.
“Bilmiyorum” de.
“Tepki duyuyorum, gitmiyorum” de.
Bir de...
“Gitmedim ama korsanını seyretmeyi düşünüyorum” diyenler var ya...
Bu ne şimdi?
Can Dündar para kazanmasın diye...
Ya seversen filmi?
Ne yapacaksın?
Can Dündar’ın hesabına 10 milyon mu çıkaracaksın?
Amaannn...
Saçma sapan işler... Ben mi?
Bilmiyorum, seyretmedim.
Şu sıralar Atatürkiye’yi dinliyorum...
Bu da başka bir “Mustafa”
Haberin Devamı

