Gazete Vatan Logo
AntalyaBilim insanları Konyaaltı Sahili'nde çözdü: Sınır değer bu yaz aşıldı

Bilim insanları Konyaaltı Sahili'nde çözdü: Sınır değer bu yaz aşıldı

Bilim insanları Konyaaltı Sahili'nde çözdü: Sınır değer bu yaz aşıldı

Antalya Konyaaltı Sahili'nde yapılan bilimsel çalışma, kirlilikle ilgili sınır değerlerin aşıldığını gösterirken, özellikle Sonbahar döneminde sağlıkla ilgili risklerin yükseldiğini ortaya koyuyor…

Haberin Devamı

Antalya’da deniz kirliliği bu yıl daha fazla görülür olduğu için gündemde. Ancak kirlilik yeni bir olgu değil. Bu konuda yakın zamanda yapılmış bilimsel çalışmalar da var. Yapılan bilimsel araştırmalar, sadece deniz suyunu analiz etmenin denizin temiz olduğunu söylemek için yeterli olmadığına işaret ederken, bu denkleme plaj kumu ve sedimanın da eklenmesi gerektiğinin altını çiziyor.

DENİZ SUYU TAMAM, KUMSAL NE OLACAK?
Akdeniz Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsünde 2024 yılında N. Ulukan Şimşek tarafından hazırlanan “Konyaaltı Plajı Deniz Suyu ve Plaj Kumunda Kantitatif Mikrobiyal Risk Değerlendirmesi (QMRA)” başlıklı yüksek lisans tezi, bu konuda yakın zaman içerisinde yapılmış güncel ve önemli çalışmalardan biri. Doç. Dr. Gönül Tuğrul İçemer’in danışmanlığında yürütülen bu tez çalışmasında, yalnızca E. coli ve intestinal enterokoklara odaklanılmamış. Pseudomonas aeruginosa ve Staphylococcus aureus gibi fekal olmayan fırsatçı patojenleri de değerlendiriyor. Üstelik yalnızca deniz suyunu değil, plaj kumunu ve sedimanı da kapsıyor. Bu detay küçük gibi görünse de Antalya’da yüzme suyunun temiz olup olmadığı yönündeki tartışmayı daha doğru bir alanda yürütmek için yeni bir kapı aralıyor: Deniz suyu temiz olabilir; peki ya kum?

Bilim insanları Konyaaltı Sahilinde çözdü: Sınır değer bu yaz aşıldı

BAKTERİLER KUMLARDA DAHA UZUN YAŞIYOR
İzmarit, plastik atıklar ve cam kırıkları sezon başında iş makineleri ve dev eleklerle kumsallardan temizleniyor. Bu vahşi uygulamanın yarattığı başka ekolojik sorunlar da var elbette. Ancak kumsaldaki kirlilik, yalnızca görünen katı atıklardan ibaret değil. Kumsal, mikrobiyolojik açıdan bambaşka bir ortam. Çalışmadan edindiğimiz bilgilere göre, kum ve sediman; mikroorganizmaları güneşin ultraviyole etkisinden koruyabiliyor, organik madde sağlayabiliyor ve biyofilm oluşmasına uygun mikro-ortamlar yaratabiliyor. Bu nedenle bazı bakteriler deniz suyuna kıyasla kum ve sedimanda daha uzun süre yaşayabiliyor.

Haberin Devamı

SADECE DENİZ SUYUNU ÖLÇMEK YETERLİ DEĞİL
Dalga hareketi, yağmur, taşkın veya insanların yoğun kullanımıyla kumdaki mikroorganizmalar yeniden su kolonuna karışabiliyor. Yani bugün aldığınız deniz suyu numunesi size bir fotoğraf gösterebilir. Kum ise geçmiş kirliliğin hafızasını taşıyor olabilir. Bu nedenle sadece deniz suyuna bakarak plajın bütün mikrobiyolojik riskini değerlendirmek eksik kalabilir.

Bilim insanları Konyaaltı Sahilinde çözdü: Sınır değer bu yaz aşıldı

Antalya’da son aylarda gündemde olan deniz kirliliği yeni bir tartışmayı da beraberinde getirdi. Kaş İnceboğaz Mevkii’nde ve kent merkezindeki eski Lara Caddesi sahilinden denize atık su sızıntısı oldu. Ancak sağlık Bakanlığının yüzme suyu takip sistemine göre, falezlerden saatlerce şelale gibi atık suyun denize boşaldığı gün olan 25 Ağustos 2026 tarihinde yapıldığı belirtilen analizler yüzme suyunun mükemmel olduğunu yansıttı.

Haberin Devamı

Mavi Bayraklı plajların birçoğunda benzer durum olduğu görüldü. Deniz suyu kirli ancak mavi bayraklı plajlarda yüzme suyu “mükemmel” olarak açıklanıyor. Bu sonuçlar, deniz suyunda neyin izlenip ölçüldüğüne bağlı. Yapılan bilimsel çalışmalara göre, yalnızca iki başlıkta analiz yapmak deniz suyunun sağlıklı olduğunu söylemek için yeterli değil. Bazı durumlarda plaj kumu deniz suyundan daha büyük bakteri riski barındırıyor. Üstelik sahildeki bu riskler, sonbahar aylarında yüksek seviyeye ulaşıyor.

ANTALYA’DA DENİZ KİRLİ Mİ MÜKEMMEL Mİ?
Kasım ayında küresel iklim zirvesi COP31’e ev sahipliği yapmaya hazırlanan Antalya’da aylardır deniz kirliliği konuşuluyor. Konu, dış basının da gündeminde. Özellikle kente en fazla turist gönderen ülkeler olan Almanya ve Rusya’da basın Antalya’daki deniz kirliliğini ele alan haberler yayınlıyor.

Haberin Devamı

ATIK SULARI DA ‘LEVANT AKINTISI’ MI GETİRİYOR?
Son bir ayda yaşananlar, bu konuda bir yönetim sorun olduğuna işaret ediyor. Kaş’ta denize arıtılmamış atıksu deşarjı tespit edildi. Lara bölgesindeki Falezlerde bir atıksu hattındaki arıza sonrasında denize saatlerce şelale gibi atıksu boşaldı. Denizin rengi değişti, kötü koku oluştu. Küçük Çaltıcak’ta, Çıralı’da, Alanya’da insanlar denizde oluşan kirlilik görüntüleri nedeniyle sudan çıktı. Bir taraftan Antalya kıyılarındaki kirliliğin uzak bölgelerden akıntılarla geldiği anlatılırken diğer taraftan kentin kendi atıksu altyapısından kaynaklanan olaylar kamuoyuna yansıdı.

ANTALYA KIYILARI İZMİR’E DÖNÜŞMEDEN ÖNCE
Antalya, kent içinde denize girilebilen nadir yerlerden biri. Bir zamanlar İstanbul’un ve İzmir’in de olduğu gibi Antalya’nın Plajları halen tıklım tıklım dolup taşıyor. Ancak insanlar kentin bu özelliğini yitirmesinden endişe ediyor. Bu yüzden vatandaş elinde cep telefonu, nerede bir deniz kirliliği görse kayıt altına alıp sosyal medyada paylaşıyor, basın kuruluşlarına, haber sitelerine gönderiyor.

DENİZ SUYU ANALİZLERİ YETERLİ Mİ?
Bütün bu yaşananların ortasında akıllarda en çok şu soru var: “Antalya’nın denizi temiz mi?” Bu soru, yıllardır alışılagelmiş bir izleme yönteminin verdi cevapla yanıtlanıyor. Yanıt genellikle, “mükemmel” ya da “iyi” şeklinde veriliyor. Yanıtı veren ise, yüzme suyu takip sistemi üzerinden 15 günde bir yapılan analizleri duyuran Sağlık Bakanlığı. Aynı şekilde Büyükşehir Belediyesinin Antalya Körfezinde yaptığı analiz sonuçları da Sağlık Bakanlığı ile eşleşiyor. Antalya falezlerinden saatlerce denize akan kanalizasyon suyunun karıştığı bölgede aynı gün, Ağustos 2026 tarihinde yapıldığı belirtilen analizlerde, yüzme suyunun mükemmel olduğunu yansıtıldı.

DOĞRU SORU: DENİZ NASIL ÖLÇÜLÜYOR?
Turizm kenti Antalya’da resmi açıklamalar deniz suyunun mükemmel olduğu fikri üzerine kurulu. Bu fikrin sektörel sloganı ise “Mavi Bayrak inmesin, turizm zarar görmesin!” şeklinde özetlenebilir. Tam da yüzden, “Antalya’da deniz temiz mi?” sorusunu değiştirerek sormamız gerekiyor. Çünkü doğru soru şu: Antalya’da deniz nasıl ölçülüyor? Yüzme suyu yalnızca E. coli’den ibaret değil. Rekreasyonel suların mikrobiyolojik kalitesinin izlenmesinde E. coli ve intestinal enterokoklar dünyanın birçok ülkesinde temel fekal indikatörler olarak görülüyor. Avrupa Birliği Yüzme Suyu Direktifi de bu göstergeleri esas alıyor.

KUMSALLAR BAKTERİ YUVASI OLABİLİR
Bunun çok haklı nedenleri var elbette. E. coli ve intestinal enterokokların yüksekliği, fekal kirlilik ve buna bağlı sağlık riskleri konusunda son derece değerli bilgiler sağlıyor. Ancak “E. coli ve enterokok uygunsa yüzme suyunda halk sağlığı açısından başka mikrobiyolojik risk yoktur” sonucunu çıkarmak da son derece yanlış. Çünkü bu konuda yapılan bilimsel çalışmalar, kirliliğin yalnızca deniz suyunda değil, kumsal ve karasal alanda da devam ettiğini gösteriyor. Hatta bir adım daha öteye gidecek olursak, kimi bakteriler kumlarda suyunda olduğundan daha etkili olabiliyor.