• Haberler »
  • Gündem Haberleri »
  • Mescidi Aksa saldırısı nedeni ve son durum! Mescid-i Aksa neden önemli, İsrail Mescidi Aksa’ya neden saldırıyor? İşte İsrail Kudüs saldırısı…

Mescidi Aksa saldırısı nedeni ve son durum! Mescid-i Aksa neden önemli, İsrail Mescidi Aksa’ya neden saldırıyor? İşte İsrail Kudüs saldırısı…

11 Mayıs 2021 Salı - 9:29 | Son Güncelleme : 11 05 2021 - 9:29

Mescidi Aksa saldırısı ile ilgili gelişmeler ve saldırının neden olduğu yoğun bir şekilde araştırıyor. İsrail polisinin işgal altındaki Doğu Kudüs'ün Eski Şehir bölgesinde bulunan Mescid-i Aksa'daki cemaate 3 gün önce yaptığı saldırı devam ediyor. İsrail polisinin Mescid-i Aksa’da namaz kılan cemaate saldırısında 205 Filistinli yaralanmıştı. Dün de İsrail polisi, işgal altındaki Doğu Kudüs’te bulunan Mescid-i Aksa’da fanatik Yahudilerin baskınını önlemek için nöbet tutan Filisitinlilere saldırdı. İsrail polisi ile Filistinliler arasında Mescid-i Aksa'da yaşanan olayların üçüncü gününde, gerilim Gazze Şeridi'ne sıçradı. Hamas, İsrail topraklarına 300 roket atarken, İsrail füze ve uçaklarla karşılık verdi. İsrail'in hava saldırılarında 9’u çocuk, en az 22 kişi yaşamını yitirdi. Mescid-i Aksa neden önemli, İsrail Mescidi Aksa’ya neden saldırıyor? İşte İsrail Kudüs saldırısı…


Filistin ve İsrail arasında süren gerilim devam ediliyor. Doğu Kudüs'ün Eski Şehir bölgesinde yer alan Mescid-i Aksa'da bulunan binlerce Filistinliye İsrail polisi müdahale etti. Sabah namazını Doğu Kudüs'ün Eski Şehir bölgesinde yer alan Mescid-i Aksa'da kılan binlerce Filistinli, namazın ardından Mescid-i Aksa’nın avlusunda tekbirler getirerek gösteri düzenledi. Filistinliler, gösterinin sonrasında fanatik Yahudilerin baskın yapmasını önlemek için Mescid-i Aksa’da nöbet tutmaya başladı. Harem-i Şerif’in bazı noktalarına barikatlar kuran Filistinliler, Harem-i Şerif’ten ayrılmayacaklarını dile getirerek sık sık "Canımız kanımız sana feda Aksa" sloganı attı. Daha sonra Mescid-i Aksa’ya baskın düzenleyen İsrail polisi, Filistinlilere göz yaşartıcı gaz, plastik mermi ve ses bombalarıyla müdahale etti. Filistinliler, İsrail polisinin müdahalesine taş atarak karşılık verirken, İsrail polisinin Harem-i Şerif’teki saldırısı devam ediyor. Gazze Şeridi'ye sıçrayan olaylarda Hamas, İsrail topraklarına 300 roket atarken, İsrail hava operasyonlarıyla karşılık verdi. İsrail'in hava saldırılarında en az 22 kişinin yaşamını yitirdiği açıklandı. Gazze'deki Sağlık Bakanlığı yetkilileri, hava saldırısı sonucunda ölenler arasında 9 çocuk ile yaşlı bir kadının bulunduğunu duyurdu. Peki, Mescid-i Aksa neden önemli, İsrail Mescidi Aksa’ya neden saldırıyor? İşte İsrail Kudüs saldırısı…

MESCİD-İ AKSA NEDEN ÖNEMLİ?

Mescid-i Müslümanlarca kutsal kabul edilen ve Müslümanların ilk kıblesi olan mescid olarak bilinir. Kudüs'ün doğusundaki Eski Şehir bölgesinde Tapınaklar tepesi (Morya) olarak bilinen alanda bulunur: Bu alanın yüzölçümü yaklaşık 144 dönüm olup, Kubbet-üs-Sahra, Kıble Mescidi ve sayısı iki yüze ulaşan birçok esere sahiplik eder. Kubbet-üs-Sahra'nın üzerine kurulduğu kaya bu tepenin en yüksek noktası olarak kabul edilir.

Mescid-i Aksa Müslümanlar için kutsal sayılmasının yanı sıra, Hristiyanlar ve Yahudiler tarafından da kutsal sayılan dini bir mekandır.

MESCİDİ AKSA MÜSLÜMANLAR İÇİN NEDEN ÖNEMLİ?

Mescid-i Aksa Hz. Muhammed döneminde, Müslümanlar için önemli bir özellik kazanmıştır. Çünkü Hicretin birinci yılında (M. 622), Medine'de Müslümanlar yaklaşık 16 ay boyunca Mescid-i Aksa'ya yönelerek namaz kılmış ve burayı kıble olarak kabul etmişlerdir.
Mescid-i Aksa Hz. Muhammed'in İsra ve Mirac hadisesi sırasında gerçekleştirdiği yolculuğun yeryüzündeki gece yolculuğu olarak bilinen İsrâ kısmında yöneldiği yerdir. Bu yolculuk, O'nun peygamber olarak gönderilişinin 3. senesinde, Recep ayının 27. gecesi gerçekleşmiştir.

Müslümanlar Hz. Muhammed'in melek Cebrail eşliğinde, Burak adlı bineğe binerek Mescid-i Haram'dan yola çıktığını ve Mescid-i Aksa'ya ulaştığını, Burak'ı Burak Duvarı'na bağlayarak tüm peygamberlere imamlık ederek namaz kıldığını ve sonrasında farklı katlarında Adem, Yahya, İsa, Yusuf, İdris, Harun, Musa ve İbrahim peygamberlerle buluşacak şekilde göğü katederek miraca çıktığını kabul ederler.

MESCİDİ AKSA İSRAİLLİLER İÇİN NEDEN ÖNEMLİ, İSRAİL MESCİDİ AKSA’YA NEDEN SALDIRIYOR?

Yahudiler için önemi Ağlama Duvarı’nda yaptıkları ibadettir. Mescid-i Aksa’nın bizim için önemi yüksektir. Bunun ana sebeplerinden bir tanesi Hz. Muhammed’in miracının burada gerçekleşmesidir. Öte yandan Kuran-ı Kerim'deki İsra suresinin ilk ayetinde Mescid-i Aksa'nın adına yer verilmiştir. Mescid-i Aksa’nın Hristiyanlar için önemi ise bu dinin Kudüs’ten yayılmaya başlaması ile ilgilidir. Dolayısıyla Mescid-i Aksa’nın diğer dinler için önemi de yüksektir.

Kudüs şehri, tarih boyunca birçok medeniyetin kontrolü altında yer aldı. Mısır Krallığı, İsrail-Yehuda Krallıkları, Roma İmparatorluğu, Bizans İmparatorluğu, Sasaniler, Emeviler, Fatimiler, Kudüs Krallığı, Eyyubiler, Moğollar, Memlüklüler, Osmanlı İmparatorluğu, Britanya İmparatorluğu ve İsrail gibi birçok devletin eline geçen Kudüs şehri, coğrafi konum olarak da dikkat çekmektedir.

İsrail ve Filistin'in tam ortasında yer alan Kudüs şehri, içinde bulundurduğu kutsal mekanlarla da oldukça önemli bir şehirdir. Mescid-i Aksa, Ağlama Duvarı, Kubbet-Us-Sahra gibi dini açıdan büyük önemi olan yapılara ev sahipliği yapan Kudüs'te günümüzde 800 bin civarı nüfusun olduğu bilinmektedir. Ortadoğu'da yer alan dünyanın en eski şehirleri arasında bulunan Kudüs şehrinde, İsrail Devleti'nin bütün dalları bulunmaktadır. Bunların arasında Knesset (İsrail parlamentosu),Başbakan ve Başkan köşkleri ile Yargıtay yer almaktadır. Aynı zamanda İbrani Üniversitesi ve İsrail Müzesi Kudüs’tedir. Birçok turistik ve tarihi yerlere sahiptir.

İSRAİL FİLİSTİN ARASINDAKİ GERİLİM NEDEN TIRMANDI?

BBC Türkçe'nin haberine görei yaşanan şiddet olaylarının temelde üç sebebi var. 

İlki, Kudüs Günü yürüyüşü.

İsrail'de bazı gruplar, İsrail'in Doğu Kudüs'ü işgal ettiği, 1967'deki Altı Gün Savaşı'nın yıl dönümünü İbrani takvimine göre "Kudüs Günü" olarak kutluyor. Bu yıl bu takvime göre Kudüs günü 9-10 Mayıs'a denk geliyor.

Her yıl İbrani takvimine göre kutlanan Kudüs Günü'nde yüzlerce Yahudi ellerinde bayraklarla Müslümanlar için kutsal olan bu bölgeye yürüyerek sloganlar atıyor ve İsrail marşları söylüyor.

Bu kutlamalar, Filistinliler için "bilerek yapılan provokasyon" olarak değerlendiriliyor. Bu yıl bu günün Ramazan ayının son günlerine denk gelmesi, Filistinli grupların Mescid-i Aksa çevresinde barikatlar oluşturarak bu grupları engellemeye yönelik daha sert bir adım atmaya itti. Kudüs dışında yaşayan yüzlerce Filistinli de hafta sonu otobüslerle Mescid-i Aksa'ya akın ederek nöbete katıldı.

Ancak bu yürüyüş, bir aydır süren gerilimin sadece son parçası oldu.

Şam Kapısı'nda Filistinlilerin oruç açmasına izin verilmedi

Gerginliğin bir diğer sebebi, Nisan ayı ortasında Ramazan'la birlikte başladı.

Filistinlilerin Ramazan geleneği olan, oruçlarını eski kentin Şam Kapısı'nın merdivenlerinde açmalarının engellenmesi üzerine Filistinliler İsrail polisini, geleneksel iftarları engellemek amacıyla merdivenlere bariyerler dikmekle suçladı.

İsrail polisi ise barikatların yayaların eski Kudüs'e geçişinin kolaylaştırılması amacıyla kurulduğunu savundu.

Bu sırada bazı Filistinlilerin, ultra-Ortodoks Yahudilere saldırdığını gösteren birkaç videonun TikTok'ta yayılması aşırı sağcı Yahudileri harekete geçirdi ve yaklaşık bir hafta boyunca Kudüs'de çok sayıda Filistinli, Yahudi gruplarının saldırısına uğradı.

Doğu Kudüs'te en şiddetli olaylar ise 22 Nisan Perşembe akşamı yaşandı. Doğu Kudüs'te aşırı sağcı Yahudi eylemciler, Filistinliler ve İsrail polisi arasında çıkan şiddetli çatışmalarda Filistin Kızılayı'na göre en az 100 Filistinli yaralandı; İsrail polisi de 20 polis memurunun yaralandığını açıkladı. 50 kişi de gözaltına alındı.

Gerginliğin çok daha eskiye dayanan son sebebi ise, Doğu Kudüs'ün Şeyh Cerrah bölgesinde yaşayan Filistinli ailelerin tahliye edilmesi planları oldu.

Tam da 10 Mayıs'taki Kudüs Günü yürüyüşüne denk gelen bir duruşmada, İsrailli yetkililerin on yıllardır Doğu Kudüs'teki evlerinden çıkarılması için çalıştığı Filistinli ailelerden dördünün yaptığı temyiz başvurusu görüşülecekti.

Bölgede 30'dan fazla Filistinlinin yaşadığı dört evin "Yahudilere ait olduğu gerekçesiyle" boşaltılması için son karar bu yılın başında görülen bir duruşmada verildi. Uluslararası hukuka aykırı şekilde yapılan yerleşim bölgelerinde yaşayanların lehine verilen karara Filistinli dört aile itiraz etmişti. Ancak 10 Mayıs'ta yapılması gereken duruşmada Filistinlilerin tahliyesine karar verilmesi bekleniyordu.

Şeyh Cerrah'ta protestolar son günlerde arttı

İsrailli davacılar, ailelerine ait olan bu evlerin 1948'deki savaşta Filistinliler tarafından işgal edildiğini savunuyor. Filistinli dört aile ise, evlerin 1948-1967 arasında bölgeyi kontrol eden Ürdünlü yetkililerden satın alındığına dair belgeleri mahkemeye sunarak karara itiraz etti.

Mahkeme sonucu, bölgede 1948'de yerlerinden edilmiş yüzlerce Filistinli aile için de, İsrailli yerleşimcilerin evlerin kendilerine ait olduğuna dair iddiaları için de emsal teşkil edebilecek. Bu sebeple dava sonucu kritik önemde. Filistinliler, dava günü yaklaşırken Şeyh Cerrah bölgesinde de protestoları yoğunlaştırdı.

İsrail polisinin hem Şeyh Cerrah Bölgesi'nde hem Şam Kapısı'ndaki Filistinlilere sert müdahalesinin ardından Mescid-i Aksa'da benzer görüntüler ortaya çıktı.

Kabine toplantısında Kudüs Günü'yle ilgili konuşan Başbakan Binyamin Netanyahu, "Hiçbir radikal unsurun Kudüs'teki huzuru bozmasına izin vermeyeceğiz, bölgede kanun ve düzeni sert ve sorumlu bir şekilde uygulayacağız. Tüm dinler için ibadet özgürlüğünü sağlamaya devam edeceğiz ancak şiddet içerikli müdahalelere izin vermeyeceğiz" dedi.

Yahudilerin Ağlama Duvarı'nda ibadet etmeye devam edebileceklerini söyledi.

Netanyahu'nun bu sert açıklamasına rağmen gerilimin artmaması için Pazartesi günü görülecek tahliye davası ertelendi.

Pazar günü yapılan açıklamada davanın İsrail başsavcısının talebi üzerine ertelendiği; yeni duruşma tarihinin 30 gün içinde açıklanacağı duyuruldu.

Filistin lideri Mahmud Abbas da yaşanan şiddet olaylarından İsrail hükümetini sorumlu tuttu ve "Mescid-i Aksa'daki kahramanlarımıza tam desteğimizi sunuyoruz" açıklaması yaptı. Gazze Şeridi'nde yönetimde olan Hamas'tan ise "Direniş, Mescid-i Aksa'yı ne pahasına olursa olsun savunmaya hazırdır" açıklaması geldi.

Harem-üş Şerif, hem Müslümanlar hem de Yahudiler tarafından kutsal sayılıyor. Yahudiler için bölge Museviliğin en kutsal noktası ve Tevrat'ta adı geçen iki mabedin de geçmişte bulunduğu yer.

Mescid-i Aksa ise İslam'ın üçüncü en kutsal ibadet yeri olarak kabul ediliyor.

Bu bölgenin içinde olduğu Doğu Kudüs, 1967'deki Altı Gün Savaşı olarak da bilinen Arap-İsrail savaşından bu yana İsrail devletinin işgali altında bulunuyor.