Tehlike çanları çalıyor... Türkiye'nin kalbi susuz kaldı: Van ve Bitlis kurudu! ' Bizi perişan etti'

Yağışlar mevsim normallerinin altına indi, barajlar boş kaldı, toprak çatladı. Doğu’nun iki kadim şehri Bitlis ve Van kuraklıkla mücadele ediyor. Adilcevaz’daki Heybeli Gölü ve Van'da bulunan Tuz gölü tamamen kurudu. Van Gölü kıyılarında ise çekilme rekor seviyeye ulaştı. Türkiye'nin ikinci büyük gölü olan Tuz gölü de kuraklığın pençesinde, her yıl daha da küçülüyor.
Türkiye'de, iklim krizinin etkileri kendini gösteriyor. Bitlis ve Van’da kuraklık artık yalnızca bir risk değil, günlük yaşamı etkileyen bir gerçek haline geldi. Bölgedeki küçük göller bir bir kururken, tarım alanları susuzluktan zarar görüyor, hayvancılık zorlaşırken yerel halk da su sıkıntısıyla mücadele ediyor.
ADİLCEVAZ HEYBELİ GÖLÜ KURUDU
Bitlis'in Adilcevaz ilçesindeki Heybeli (Norşin) Gölü, kuraklık nedeniyle tamamen kurudu. Van Gölü'nün kuzeyinde bin 650 metre yükseklikte bulunan ve 6 kilometrekare genişliğe sahip Heybeli Gölü, yaşanan iklim değişikliği ve kuraklık nedeniyle tamamen . Bir zamanlar cıvıl cıvıl kuş sesiyle bilinen ve serinlemek isteyen çocukların uğrak yeri olan göl hayvanlar için otlanma alanı oldu.
Vatandaşlardan Rahmi Akdoğmuş, gölün kendileri için kıymetli olduğunu söyleyerek, "Su ve kuş sesi insanları mest ediyordu. Ancak kuraklık hem hayvanları hem de bizleri perişan etti" dedi.

VAN GÖLÜ TAMAMEN KURUDU
Van'ın Saray ilçesine 15 kilometre uzaklıkta bulunan ve 371 hektar alana sahip olan Tuz Gölü, bu yıl mevsim normallerinin üzerinde seyreden sıcaklıklar ve yetersiz yağışlar nedeniyle tamamen kurudu.
BEKLENENDEN ERKEN OLDU
Her yıl birçok türden kuşa göç yolunda ev sahipliği yapan göl, suların çekilmesiyle birlikte çorak bir araziye dönüştü. Göl tabanında geniş beyaz tuz tabakaları oluşurken, daha önce gölde konaklayan kuşların da bu yıl bölgeyi terk ettiği gözlendi. Doğal güzelliğiyle bilinen Tuz Gölü, ilkbahar ve yaz aylarında hem doğaseverlerin hem de fotoğraf tutkunlarının uğrak noktalarından biriydi. Ancak bu yıl kış yağışlarının yetersiz olması ve haziran ayındaki aşırı sıcaklıklar nedeniyle gölde beklenenden erken kuruma meydana geldi.
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Prof. Dr. Lokman Aslan, Van Gölü Havzası'nın küresel iklim değişikliğinden olumsuz etkilendiğini belirtti.

EKOLOJİK DENGE BOZULUR
Önceki yıllarda temmuz ve ağustos aylarında kuruyan göllerin bu yıl daha erken kuruduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Aslan, "Yağışların iyi olması durumunda bu göller bazen sezon boyunca kurumazdı. Örneğin Akgöl, geçtiğimiz sezon yağışların yeterli olmasından dolayı kurumadı. Ancak bu sene Akgöl bir ay erken kurumuş oldu. Bunun yanında Saray ilçemizde bulunan Tuz Gölü de erken kurudu. Bunun erken kuruması bir felaket olduğu anlamına gelmez ama bu bölgeleri koruyamazsak veya yerleşim alanları açarsak kurumasa bile ekolojik dengesi bozulmuş olur" dedi.
Bölgede yaşayan vatandaşlar da gölün bu yıl beklenenden önce kurumasının küresel iklim değişikliğinin etkilerinden kaynaklandığını kaydetti.

TUZ GÖLÜ HER YIL KÜÇÜLÜYOR
Türkiye'nin ikinci büyük gölü olan Tuz Gölü, 1987-1990 yıllarında yapılan çalışmalarda yaklaşık 130 bin futbol sahası büyüklüğünde sulu havzaya sahipken, son yıllarda kuraklığın etkisiyle 13 bin futbol sahasına kadar geriledi.
Ankara, Konya ve Aksaray il sınırlarının kesiştiği yerde bulunan Tuz Gölü, biyolojik çeşitliliğin korunması açısından önemli sulak alanlar arasında yer alıyor. Başta flamingolar olmak üzere binlerce kuşa ev sahipliği yapan Tuz Gölü, yağış azlığı ve küresel ısınmanın etkisiyle her geçen gün biraz daha daralıyor. Tuz Gölü'nde son yapılan araştırmalarda, yaklaşık 9 bin hektarlık alanın suyla dolu olduğu belirlendi.
ÖNÜMÜZDEKİ YIL DA HİSSEDECEĞİZ
Aksaray Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Melayip Bilgin, Türkiye'nin en az yağış alan bölgesinin İç Anadolu Bölgesi olduğunu söyledi.
Bu bölgenin de en az yağış alan tarafının Tuz Gölü ve civarı olduğunu anlatan Bilgin, şöyle konuştu:
"İklim değişikliklerin etkisi sadece bu bölge veya ülkemizle sınırlı değil, tüm dünyada hissediliyor. İklim değişiklikleriyle beraber yağışlar azalıyor, sıcaklıklar artıyor ve dünya ısınıyor. Bu iklim değişiklikleri için dünyada çeşitli önlemler alınıyor. Aksaray ve Tuz Gölü özelinde bu yıl da az yağış aldığımız bir dönemi geride bıraktık. Bu az yağışlı dönemin etkilerini önümüzdeki aylarda ve gelecek yıl daha çok hissedeceğiz."
Bilgin, mevsimsel, tarımsal, hidrolojik, meteorolojik ve sosyoekonomik kuraklık çeşitlerinin bulunduğunu ifade etti.
Bütün bu kuraklıkların bölgeyi etkilediğini belirten Bilgin, "Tuz Gölü'nün sulak alanı 1987-1990 yılları arasına kadar yaklaşık 93 bin hektar civarındaydı. 2000'li yıllara gelindiğinde bu alan 30 bin hektarlara düştü. Şu anda ise 9 bin 200 hektar civarında. Tuz Gölü, 93 bin hektar civarındayken 130 bin futbol sahası büyüklüğündeydi. Kuraklığın ve iklim değişikliğinin etkisiyle 13 bin futbol sahasına kadar geriledi. Yani Tuz Gölü'nün su dolu alanı 10'da 1 oranında kalmış gözüküyor. Küresel ısınma devam ettiği sürece ve yeterli önlemler alınmazsa mutlaka bu alanın daha da azalacağı öngörülmekte." diye konuştu.
"ÇOK FAZLA YER ALTI SUYU ÇEKİMİ OLUYOR"
Bilgin, kuraklık önlemleri anlamında öncelikli yapılacaklar arasında vatandaşların bilinçlendirilmesi ve eğitilmesi gerektiğini dile getirdi.
İnsanların kendilerine zarar gelmediği sürece o sıkıntılı durumun ciddiyetine varamadığını aktaran Bilgin, şunları kaydetti:
"Maalesef sularımız azalmaya ve kesilmeye başlandığında bu durumun farkına varacağız. En basit önlemlerden bir tanesi, yer altı sularını bilinçsizce kullanmamak. Çok fazla yer altı suyu çekimi oluyor. Bunun sonucunda obrukların oluşması da söz konusu. Avrupa'da bazı ülkelerde elektrik kesintileri meydana geldi. Bizde de su kesintileri olmaya başlarsa suyumuzun azaldığının farkına varacağız. Son yıllarda yağışların az olması ve bilinçsiz kullanım nedeniyle su zengini ülke tabirimizden su fakiri tabirine gittiğimiz görünüyor. Genellikle az su isteyen ürünler ekilip biçilmesi gerekiyor. Biz maalesef ürün az su istese de çok su istese de pirinç tarlası sular gibi suluyoruz."

TÜRKİYE'DE KURAKLIK ALARMI
Türkiye'de kuraklık her geçen gün artıyor. 12 aylık (Ocak-Aralık 2024) meteorolojik kuraklık haritasına göre yurdumuzda;
- Marmara Bölgesi’nde Bilecik, Balıkesir (Gönen) ve çevreleri hariç tamamında,
- Ege Bölgesi’nde İzmir (Dikili, Seferihisar, Çeşme ve Ödemiş), Muğla ve çevreleri hariç tamamında,
- Akdeniz Bölgesi’nde Antalya (Elmalı), Isparta, Mersin (Silifke), Kahramanmaraş ve çevrelerinde,
- İç Anadolu Bölgesi’nde Ankara (Polatlı ve Beypazarı), Kırıkkale, Eskişehir, Konya (Akşehir, Kulu, Ereğli, Hadim ve Ilgın), Kırşehir, Sivas, Kayseri (Sarız ve Develi) ve çevrelerinde,
- Karadeniz Bölgesi’nde Samsun, Ordu, Giresun (Şebinkarahisar), Tokat ve çevrelerinde,
- Doğu Anadolu Bölgesi’nde Tunceli, Bingöl (Solhan), Bitlis ve çevrelerinde,
- Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde Gaziantep ve çevresinde
Değişen şiddetlerde meteorolojik kuraklık etkili olmaktadır.





