Gazete Vatan Logo
GündemDüşen uçağın sırrı çözüldü!

Düşen uçağın sırrı çözüldü!

Düşen uçağın sırrı çözüldü!

Genelkurmay Askeri Savcılığı 'füze' dedi.

Haberin Devamı

Genelkurmay Askeri Savcılığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, 22 Haziranda RF-4E keşif uçağının Doğu Akdeniz’de görev uçuşu esnasında düşürülmesi iddiasıyla ilgili olarak uçağın düşme nedeni ve sorumluların tespitine yönelik soruşturma yürütüldüğü belirtildi.

Bu kapsamda, Genelkurmay Askeri Mahkemesi tarafından soruşturma işlemleriyle ilgili gizlilik kararı verildiği hatırlatılan açıklamada, soruşturmanın devam etmesine karşın olayın hassasiyeti ve kamuoyunun bilgilendirilmesi amacıyla açıklama yapılmasına ihtiyaç duyulduğu bildirildi. Söz konusu uçağın düşürülmesiyle ilgili gerekli kriminal ve diğer incelemeler neticesinde Hava Kuvvetleri Komutanlığı Kaza Kırım İnceleme Heyeti tarafından Kaza Kırım İnceleme Raporu’nun tamamlanarak dün(önceki gün) Askeri Savcılığa teslim edildiği ifade edildi.

Genelkurmay Askeri Savcılığı, 22 Haziran’da düşen uçağın uluslararası hava sahasında Suriye sınırına paralel 7 bin 400 feet irtifa, 30 knot süratte, 211 başta uçarken istikrarlı uçtuğu en son nokta olan 35.48.2 kuzey, 35.33.21 doğu koordinatında soldan ani bir dönüşte irtifa kaybederek Suriye kara kıtasına 8.6 deniz mili mesafede saat 11.57 C’de Suriye kara sularında 35.48.26 kuzey, 35.37.59 doğu koordinatında denize düştüğünün tespit edildiğini açıkladı.

Kaza sonrası su yüzeyinden alınan parçaların, Jandarma Kriminal Daire Başkanlığı’nda incelendiğini belirten Savcılık, istikamet dümeni üzerinde Suriye makamları tarafından iddia edildiği şekilde uçaksavar mermisi hasarına rastlanmadığının tespit edildiğini bildirdi.

Füze yayınlarından sinyal alındı

Genelkurmay Askeri Savcılığı, enkaz parçalarının 1. Hava İkmal Bakım Merkezi Komutanlığı’nda metalurjik incelemeye tabi tutulduğunu, parçalar üzerinde füze yakıtlarında oksitleyici ve harp başlıklarında ana malzeme olarak kullanılan potasyumklorat(KCIO3) bileşiğine ait olduğu değerlendirilen partiküller tespit edildiğini kaydetti. Düşürülen askeri uçağın radar ikaz alıcısı kayıtlarında yapılan incelemede füze yayınlarından sinyal alındığının belirlendiği savcılık tarafından belirtildi.

Savcılık, uçakta teknik bir arıza bulunduğuna ve bu nedenle düştüğüne yönelik herhangi bir bulgu tespit edilmediğini belirtti. Daha detaylı bir patlayıcı incelemesinin yapılması maksadıyla HPLC (High Pressure Liquid Cromotography) ve LC-MS-MS (Liquid Cromotography Mass Spectrometer) yöntemleriyle patlayıcı artığı analizleri yapılmasına ihtiyaç duyulduğunun belirtildiği Savcılık açıklamasında, “Bu maksatla ilgili parçalar İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığına gönderilmiştir. İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığınca yapılan inceleme neticesinde, enkaz parçaları üzerinde RDX (Hexogen), HNX (Octogen), TNT (2,4,6-Trinitrotoluene) ve PETN (Pentaerythritol Tetranitrate) patlayıcı madde artığı tespit edilmiştir” denildi. Genelkurmay Askeri Savcılığı, olayın tüm yönleriyle açıklığa kavuşturulmasına yönelik kapsamlı soruşturmaya devam edildiğini kaydetti.

‘Füze uçağın yakınında patladı’

BİLGESAM(Bilge Adamlar Stratejik Araştırmalar Merkezi) Başkanı Atila Sandıklı, uçağının düşmesinin direkt füzenin uçağa isabet etmesiyle gerçekleşmediğini belirterek, şöyle konuştu:

“Açıklama da gösteriyor ki uçağın düşmesi direkt füzenin isabet almasıyla değil. En açıklayıcı bilgi bir hava savunma füzesinin dışarıda patlaması. Açıklama da bunu söylüyor. Uçak birden bire yön değiştiriyor ve kontrolsüz bir şekilde düşmeye başlıyor. Uçak bu nedenle hızla Suriye sınırı içinde düşüyor. O noktada komuta-kontrol faaliyeti yok. Açıklamayla bütün konulara açıklık getiriliyor. Uçak Suriye tarafından bir füze sistemi tarafından düşürüldü. Füze uçağa etki edecek mesafede patlamıştır. Komuta-kontrol ve iletişim sistemini kullanamayacak konuma getirmiştir. Uçağı, Suriye hava savunma sistemleri füzeyle uluslararası sahada vurmuştur diyebiliriz.”

İz bırakmayan füze düşürdü...

Askeri savcılığın açıklaması, daha önce neden enkazda füzeye dair bulguya rastlanmadığına da açıklık getiriyor. Açıklamada, “Suriye hava savunma unsurları tarafından atılan füzenin uçağın sol arka tarafında patlayarak ‘blast etkisi’ yaratması sonucunda, uçağın ve pilotların uçuş şartlarını sağlayamayacak şekilde etkilenmesi nedeniyle uçağın sola dönüşle irtifa kaybedip, sola hafif yatışlı ve burun yukarı pozisyonda suya çarptığı kanaati belirtilmiştir” deniliyor. Blast etkili füzeler, Rus hava savunmasının en önemli unsurlarından olarak biliniyor. Suriye envanterinde de bu tür füzeler bulunuyor. Bu tür füzeler hedefine temas etmeden yakın mesafede kendisini patlatarak basınçla uçakları düşürmeyi hedefliyor. Proximity fuse yani uzaklık sensörlü fünyeye sahip füzeler, uçağı parçalamak için belli bir mesafeye yaklaşınca kendisini otomatik olarak patlatıyor. Bu patlamanın ardından ortaya çıkan şok dalgası, uçağın dengesini bozuyor ve parçalanmasına neden oluyor. Bu tür füzelerin izlerini uçak enkazlarında bulmak da oldukça zor oluyor. Çünkü enkaz üzerinde az iz bırakıyor. Ancak füzenin yakıt kalıntıları ipucu yaratıyor. Savcılık açıklamasındaki, “füze yakıtlarında oksitleyici ve harp başlıklarında ana malzeme olarak kullanılan potasyumklorat bileşiğine ait olduğu değerlendirilen partiküller” vurgusu bu açıdan önem taşıyor.

Sizin İçin Seçtiklerimiz