Van Gölü'nden Mars'a! Bilim insanları keşfetti, su altında ortaya çıktı
Van Gölü’nün metrelerce altından çıkarılan o tüpler bilim dünyasını ayağa kaldırdı. İtalya, Çin ve Polonya’dan gelen uzmanlar Türkiye’deki iki göle kilitlendi: Salda’dan sonra Van Gölü de incelemeye alındı. Virüs boyutundaki gizemli yapıların sırrı çözülürse, 2029 yılında uzaydan gelecek haberle dünya tarihi baştan yazılabilir.

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi yürütücülüğünde, İtalya, Çin ve Polonya’dan bilim insanlarının katılımıyla gerçekleştirilen uluslararası araştırmada Van Gölü'nün derinliklerindeki mikrobiyalitlerden numuneler toplandı. Salda Gölü, ardından Jezero Krateri’nden getirilecek Mars örnekleriyle karşılaştırarak gezegenimizdeki ve uzaydaki ilk yaşam izlerinin izini sürecek. Dünyanın en büyük sodalı gölü olan Van Gölü, sahip olduğu modern mikrobiyalit oluşumlarıyla uluslararası bir araştırmaya konu oldu. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinasyon Birimi tarafından desteklenen "Van Gölü'ndeki (Doğu Anadolu) Güncel Mikrobiyalitler Üzerinde Gelişen Biyofilmlerde Karbonat Nanokürelerin Kökeninin İncelenmesi" başlıklı proje kapsamında gölün farklı noktalarında saha çalışmaları gerçekleştirildi.

Van Gölü'ndeki mikrobiyalitlerden numune alan bilim insanları, elde edilen sonuçları Salda Gölü ve gelecekte Mars'tan getirilecek örneklerle karşılaştıracak. Van Gölü'ndeki mikrobiyalitlerde bulunan karbonat nanokürelerin kökeni ve oluşum mekanizmalarını araştıran bilim insanları, elde edecekleri verileri öncelikle Salda Gölü'nden alınan örneklerle karşılaştıracak. Mars'tan getirilecek örneklerin bilim dünyasına açılmasıyla birlikte ise Van Gölü ve Salda Gölü örnekleriyle Mars örnekleri arasındaki benzerlik ve farklılıkların ortaya konulması hedefleniyor.

Projenin yürütücülüğünü Van YYÜ Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Çetin Yeşilova üstlenirken, araştırma ekibinde Prof. Dr. Serkan Üner, Doç. Dr. Pelin Güngör Yeşilova, Doç. Dr. Ezher Tagliasacchi ve Dr. Öğr. Üyesi Gürçay Kıvanç Akyıldız yer alıyor. Proje kapsamında İtalya, Çin ve Polonya'daki üniversite ve araştırma kurumlarıyla uluslararası işbirliği yürütülüyor. Van Gölü'nün yüksek alkaliniteye ve karbonatça zengin su kimyasına sahip olması, gölde günümüzde de aktif mikrobiyalit oluşumlarının gözlemlenebilmesini sağlıyor. Bilim insanları, göldeki mikrobiyalitler üzerinde gelişen biyofilmlerde bulunan karbonat nanokürelerin kökenini, morfolojik özelliklerini ve oluşum mekanizmalarını inceleyecek.

Van Gölü’nün derinliklerine dalan bilim insanları, dünya dışı araştırmalara ışık tutabilecek önemli numuneler topladı. Van Gölü, tarihi kalıntıları ve farklı boyutlardaki mikrobiyalitleriyle dikkat çekerken, bu kez uluslararası bir bilimsel araştırmanın merkezi oldu. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öncülüğünde yürütülen proje kapsamında akademisyenler, gölün farklı noktalarında dalış yaparak özel numuneler topladı. Projede Van YYÜ’nün yanı sıra Pamukkale Üniversitesi, Polonya’daki Varşova Üniversitesi, İtalya’daki Calabria Üniversitesi ve Çin Yer Bilimleri Üniversitesi’nden bilim insanları yer alıyor. Araştırmanın temel amacı ise Van Gölü’ndeki mikrobiyalitlerde gelişen biyofilmlerde bulunan karbonat nanokürelerin nasıl oluştuğunu ve kökenini ortaya çıkarmak.

Gevaş ilçesine bağlı Altınsaç Mahallesi açıklarında dalış gerçekleştiren akademisyenler, farklı derinliklerde mikrobiyalit örnekleri aldı. Toplanan numuneler, farklı ülkelerdeki laboratuvarlarda yapılacak analizlerde incelenecek. Proje yürütücüsü Van YYÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Çetin Yeşilova, elde edilen örneklerin ilerleyen süreçte Salda Gölü ve Mars’taki Jezero Krateri’nden getirilecek örneklerle karşılaştırılmasının hedeflendiğini belirtti. Mars’tan alınan numunelerin 2029'da Dünya'ya ulaştırılmasının beklendiğini ifade eden Yeşilova, ilk aşamada Van Gölü örneklerinin Salda Gölü'nden alınan numunelerle karşılaştırılacağını söyledi. Polonya Varşova Üniversitesi’nden Prof. Dr. Miroslaw Slowakiewicz ise Van Gölü ile Salda Gölü'nün yüksek pH değerleri bakımından benzer özellik taşıdığını belirtti. Van Gölü’nün yaklaşık 10 seviyesindeki pH değeriyle oldukça alkali ve ekstrem bir ortam sunduğuna dikkat çeken Slowakiewicz, bu benzerliklerin Mars araştırmaları açısından da çalışmayı önemli hale getirdiğini ifade etti.Konuya ilişkin konuşan Proje yürütücüsü Doç. Dr. Çetin Yeşilova, saha çalışmalarında önce yüzeyden, ardından tekneyle gölün daha derin kesimlerinden numuneler aldıklarını belirtti. Numunelerin uygun şartlarda muhafaza edilerek laboratuvar analizlerine gönderileceğini ifade eden Yeşilova, "İlk yüzeyden örneklemeler yaptık. Kendi girebildiğimiz, yürüyerek ulaşabildiğimiz kadar yerlerden örnekler aldık. Bugün de daha derinlere tekneyle gittik ve oradaki ilk örneklemelerimizi gerçekleştirdik. Gördüğünüz üzere örneklerimizi Falcon tüplerine koyduk. Glutaraldehit ile birlikte, uygun saklanma şartlarında bunları analize götüreceğiz. Daha önce belirlediğimiz diğer noktalardan da örnekleri aldıktan sonra analize geçeceğiz" dedi.
Projenin temel amacının mikrobiyalitlerdeki nanokürelerin kökenini belirlemek olduğunu dile getiren Yeşilova, elde edilecek sonuçların Salda Gölü ve ilerleyen süreçte Mars'tan getirilecek örneklerle karşılaştırılmasının hedeflendiğini belirterek, "Projedeki amacımız, bu mikrobiyalitlerdeki nanokürelerin kökenini tespit etmek. Bunların kökenini tespit ettikten sonra Salda Gölü ve Jezero Krateri'ndeki örneklerle korele etmek istiyoruz. Ancak şu anda elimizde Mars'taki örnekler olmadığı için, bunlar 2029'da geleceğinden, korelasyonu 2029'dan sonra yapabileceğiz. Fakat ilk etapta elimizde Salda Gölü'ndeki örnekler olduğu için Salda Gölü ile korelasyon yapabileceğiz. Tüm bu bölgelerde gerekli analizler yapıldıktan sonra projenin çıktılarına vakıf olacağız" diye konuştu.







